ÖZET: Başvuran, Çevre Mühendisleri Odası’na üye olmasına rağmen, çevre mühendisliği mesleğini icra etmediği ve iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığı gerekçesiyle üyelikten ayrılma talebinde bulunmuştur. Başvurusuna, Oda tarafından “istifa edemeyeceği” şeklinde olumsuz yanıt verilmiştir. Başvuran, aidat borçlarını ödeyerek istifa talebinde bulunmuş, ancak Oda, çevre mühendisliği diplomasının iş güvenliği uzmanlığı için gerekli olduğunu belirterek talebi reddetmiştir.

Oda’nın açıklamaları doğrultusunda, iş güvenliği uzmanı olabilmek için mühendislik veya mimarlık eğitimi almış olmanın şart olduğu ifade edilmiştir. Ancak, başvuranın çevre mühendisliği mesleğini icra etmediği ve Oda’nın sunduğu hizmetlerden yararlanmadığı göz önünde bulundurularak, başvurusunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, üyelikten ayrılmanın aidat borçlarının ödenmesine bağlı tutulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın Oda üyeliğinden ayrılma talebinin kabul edilmesi ve Oda’nın yönetmelik hükümlerinin gözden geçirilmesi gerektiği tavsiye edilmiştir. Bu durum, eşitlik ilkesine ve hukuka uygunluk açısından önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/4166-S.23.6819

BAŞVURU NO : 2022/15062

KARAR TARİHİ : 31/03/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANLIĞI

TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ

BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Oda üyeliğinden ayrılma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinde 2015 yılından itibaren üyelik kaydının olduğunu, üye olduğu tarihten itibaren Çevre Mühendisi olarak çalışmaması nedeniyle anılan

Odasının herhangi bir hizmetinden faydalanamadığını, çalışma hayatına SGK hizmet dökümü incelendiğinde görüleceği üzere farklı meslek kodlarında çalışma yürüttüğünü, 2017 Yılında İstanbul Yeni

Yüzyıl Üniversitesi/Sağlık Bilimleri Enstitüsü/İs Sağlığı ve Güvenliği programında yüksek lisans yaptıktan sonra B sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesi alarak bu mesleği yapmaya hak kazandığını ve halen bu mesleği yaptığını, Çevre Mühendisliği Odasının 19.07.2022 tarihinde göndermiş olduğu mailde birikmiş aidat borçlarının ödenmesi gerektiği aksi halde icra takibi başlatılacağının belirtildiğini, bu maile istinaden birikmiş tüm aidat borçlarını ödeyerek Çevre Mühendisliği mesleğini yapmadığını, İş Güvenliği Uzmanı olarak çalıştığını ve bu sebeple üyelikten ayrılmak istediğini belirten bir dilekçe ile başvuruda bulunduğunu ancak söz konusu başvurusuna cevap olarak Çevre Mühendisleri odasından istifa edemeyeceğini ve başvurunun reddedildiği tarafına bildirildiğini iddia ederek Oda üyeliğinden istifasının sağlanmasını talep etmektedir

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 01/11/2022 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Çevre Mühendisleri Odası

Başkanlığı’nın 18/11/2022 tarih sayılı cevabi yazısında özetle:

2.1. Bilindiği üzere, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanuna göre; İş Güvenliği Uzmanı, “Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça

/

yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı” olarak tanımlandığı, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İş Güvenliği Uzmanlarının

Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; İs Güvenliği Uzmanı olmak için mühendis veya mimarlık fakültesi mezunu, fen edebiyat fakültesi Fizik, Kimya, Biyoloji bölümü mezunu, teknik öğretmenler ve iş sağlığı güvenliği programı mezunu olmak ön koşul olarak belirlendiği, 2.2. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre, İş Güvenliği Uzmanının “Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı” olarak tanımlandığı, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; iş Güvenliği Uzmanı olmak için mühendis veya mimarlık fakültesi mezunu, fen edebiyat fakültesi Fizik, Kimya, Biyoloji bölümü mezunu, teknik öğretmenler ve iş sağlığı güvenliği programı mezunu olmanın ön koşul olarak belirlendiği, 2.3. 14.02.2005 tarih ve 25727 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren TMMOB Çevre Mühendisleri Odası

Ana Yönetmeliğinin “Üyelik” başlıklı 7 nci maddesinde ise; “Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda olup, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun hükümlerine göre mühendislik mesleğini yürütmeye yetkili; yurtiçi ya da yurtdışındaki denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş çevre mühendisliği fakülte ya da bölümlerinden mezun olarak çevre mühendisliği lisans diplomasına sahip; mühendisler, mesleklerinin gerektirdiği işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yapan kuruluşlarda çalışabilmek için Odaya kayıtlı olmak ve üyeliğin gereklerini yerine getirmek, kimlik bilgilerini onaylatarak üyeliklerini korumak zorundadır.” denildiği, 2.4. TMMOB Ana Yönetmeliği 109. Madde ve 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İş Güvenliği

Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince; İş

Güvenliği Uzmanı olmak için ön koşul olarak Mühendislik diplomasını kullanarak İş Güvenliği Uzmanlığı mesleğini icra ettiğinin tespit edilmesi sebebiyle Oda Üyeliğinden istifa talebi ret edildiği, Başvuran tarafından; Çevre Mühendisliği Diploması dışında farklı bir meslek diploması ile (mimarlık fakültesi, fen edebiyat fakültesi Fizik, Kimya, Biyoloji bölümü, teknik öğretmen ve iş sağlığı güvenliği programı mezunu) İş Güvenliği Uzmanlığı mesleğinin icra edildiğinin belgelenmesi ve Odaya ibraz edilmesi halinde durumu tekrar değerlendirmeye alınacağı, 2.5. Odaya yapılan başvurulardan üyenin, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışabilmesinin çevre mühendisliği meslek diplomasına sahip olma koşulunu gerçekleştirmesi sebebiyle mümkün olduğunun anlaşıldığı, TMMOB Ana Yönetmeliği 109/a bendinde ise; “Türkiye’deki mühendis, mimar ve şehir plancıları, mesleklerinin uygulanmasını gerektiren işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yaptırabilmek için, meslek disiplininin ilgili olduğu Odaya kaydolmak ve kimlik belgelerini her yıl onaylatarak, üyeliklerini korumak zorundadırlar.” denildiği, bu kapsamda üye her ne kadar çevre mühendisi olarak değil iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalıştığı gerekçesiyle istifasının kabulünü talep etse de meslek bilgisi ve uzmanlığı ile diplomasını gerektiren bir işle uğraşması sebebiyle üyenin Odaya kayıt olması mevzuattan kaynaklanan bir zorunluluk olduğu, Hususlarının ifade edildiği ve konuya ilişkin belge örneklerinin gönderildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi: “(1)

Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 3.2. “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135 inci maddesinde; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının; 5.1. (f) bendinde “Bu Kanunun uygulanmasında… İş Güvenliği Uzmanı: Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı…ifade eder”, 5.2. (s) bendinde; “Teknik eleman: Teknik öğretmen, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği programı mezunlarını… ifade eder”, 6. 27/01/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun; 6.1. 30 uncu maddesinde “Her türlü oda aidatı ile diğer para cezalarını tebliğ gününden itibaren otuz gün içinde mensup oldukları odaya ödemiyenler hakkında İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre takibat yapılır.” 6.2. 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında “Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihdisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler.”, 6.3. 38 inci maddesinde “Bu kanunun 33 ve 34 üncü maddelerinde yazılı vecibeleri yerine getirmiyen yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarlar Türkiye’de mesleki faaliyetten menedilirler.”, 7. 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin; 7.1. (f) bendinde; “İş güvenliği uzmanı: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı…ifade eder,” 7.2. (ı) bendinde; “Teknik eleman: Teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans veya ön lisans programı mezunlarını… ifade eder”,

8. 02/12/2002 tarihli ve 24954 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları

Birliği Ana Yönetmeliği’nin; 8.1. “Üyelerin Yıllık Ödenti Yükümlülüğü” başlıklı 99 uncu maddesinde “ (1) Yıllık ödenti, üyelerden, Odasının vereceği karara göre peşin olarak ya da eşit taksitlerle alınır. (2) Geçmiş yıllara ait üye ödentisi, borcun ödendiği tarihteki üye ödentisi miktarı üzerinden alınır. (3) Her türlü ödenti ile öteki para cezalarını, yazılı bildirim tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içinde bağlı bulundukları Odaya ödemeyenler hakkında, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre kovuşturma yapılır…”, 8.2. “Üyelik ile İlgili Temel Hükümler” başlıklı 109 uncu maddesinde; “a) Türkiye’deki mühendis, mimar ve şehir plancıları, mesleklerinin uygulanmasını gerektiren işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yaptırabilmek için, meslek disiplininin ilgili olduğu Odaya kaydolmak ve kimlik belgelerini her yıl onaylatarak, üyeliklerini korumak zorundadırlar.”, 8.3. “Oda Üyeliğini Sürdürme Zorunluluğu” başlıklı 110 uncu maddesinde; “Diploma ya da ruhsatname almak suretiyle, Türkiye’de mesleklerini uygulayabilecek duruma gelmiş olan mühendis, mimar ve şehir plancıları, hemen meslek ya da uğraşı konuları ile ilgili bir Odaya başvurarak kaydolmak ve bir kimlik belgesi almak zorundadırlar. Oda kimlik belgesi almayanlar ya da üyelik görev ve yükümlülüklerini yerine getirmediği için ya da başka disiplin nedenleriyle, kimlik belgesi yenilenmemiş ya da onaylanmamış olanların, mesleklerini uygulamaları yasaklanır. 109 uncu maddedeki istisnai hükümler saklıdır.”, 8.4. “Üyelikten Ayrılma” başlıklı 114 üncü maddesinde; “Herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen, yedek subaylık ve erlik hariç olmak üzere silahlı kuvvetler mensubu olan ya da kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışırken üyelikten ayrılmak isteyen üyeler; bu durumu bağlı olduğu Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmek, gerektiğinde belgelemek, Oda Kimlik belgesini geri vermek ve o tarihe kadarki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek koşuluyla, Odadan ayrılabilirler. 6235 sayılı TMMOB Kanunu ve bu ana yönetmelik hükümleri bundan sonra bu kişiler için uygulanmaz. İlgili kanunlar ve bu Ana Yönetmelikteki istisnai hükümler saklıdır.”, 9. 14/02/2005 tarih ve 25727 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları

Birliği Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin; 9.1. “Odanın amaçları” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Oda; yurt ve dünya ölçeğinde, toplum ve kamu yararı doğrultusunda, çevre mühendisliği mesleği ve çevre mühendislerine ilişkin olarak başlıca amaçları

şunlardır:

… c) Üye/ meslektaş açısından;

1) Çevre ve çevre mühendisliği konusundaki gelişmeleri tartışmaya açarak; kamuoyuna ve meslektaşların

ilgisine ve bilgisine sunmak,

2) Üyelerin öğrenim sonrası gelişimleri ile ilgili çalışmalar yapmak, kurumsal ve uygulamaya yönelik

olarak bilgi birikiminin artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla yayın, öğretim, eğitim, proje, seminer, sempozyum, kongre ve benzeri çalışmalar yapmak ve çalışmalara katılmak,

3) Mesleğe ilişkin yayın, kitap, dergi, elektronik yayın, şartname, iç düzenleme ve standartların yayını ve

satışı yoluyla üyelere aktarımını sağlamak, etkinlik ve benzeri üretimlerini süreli ve süresiz yayınlar ile çeşitli iletişim yollarıyla üyelere ve kamuoyuna duyurmak,

4) Çevre mühendisliği hizmetlerine ilişkin olarak, bu alanda faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların kanuni

düzenlemeler doğrultusunda çalışmalarını tescil etmek, denetlemek, izlemek ve buna ilişkin belge, ödül, uyarı, ceza ve benzeri iş ve işlemlerde bulunmak,

5) Mesleğin uygulanması sürecinde üyelerin karşılaşacakları kanundışı ve haksız her türlü davranışa karşı

önlemler almak ve yargı yoluna başvurmak, taraf olmak, bilirkişilik, eksperlik, danışmanlık ve benzeri hizmetlerde bulunmak,

6) Çevre mühendislerinin çalışma olanaklarının arttırılması ve mesleki etkinliğin sağlanması amacıyla

kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarla ilişki kurmak; ülkenin çevre mühendisliği hizmetlerine dair nitel ve nicel ihtiyaçlarını gözeterek, eğitim ve öğretim kurumlarına plan ve program önerilerinde bulunmak,

7) Sayılan amaçların gerçekleştirilmesi sürecinde ülke düzeyinde Şube, Bölge, İl ve İlçe Temsilcilikleri

kurmak, temsilciler belirlemek, bilirkişiler ve mesleki denetim görevlileri belirlemek, çevre mühendisliğine ve Oda faaliyetlerine ilişkin araştırma merkezi, eğitim merkezi, laboratuar gibi teknik birimler ile kongre ve sempozyum düzenleme kurulu, oda yayın danışma kurulu gibi organlar oluşturmak, bilim danışmalar kurulu gibi akademik çalışma grupları tesis etmek, üyelere yönelik sosyal ve kültürel çalışmalar yapmak amacıyla kütüphane, müze, lokal gibi gerekli mekanlar oluşturmak.” 9.2. “Üyelik” başlıklı 7 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda olup, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun hükümlerine göre mühendislik mesleğini yürütmeye yetkili; yurtiçi ya da yurtdışındaki denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş çevre mühendisliği fakülte ya da bölümlerinden mezun olarak çevre mühendisliği lisans diplomasına sahip; mühendisler, mesleklerinin gerektirdiği işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yapan kuruluşlarda çalışabilmek için Odaya kayıtlı olmak ve üyeliğin gereklerini yerine getirmek, kimlik bilgilerini onaylatarak üyeliklerini korumak zorundadır.” 9.3. “Üye yükümlülükleri” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Odaya kayıt olan üyeler; …

d) TMMOB ve yetkili Oda kurullarınca belirlenen yıllık ödentilerinin zamanında ödenmesiyle ve ödeme belgelerinin üyeye ait kopyalarının saklanması ile yükümlüdür, e) Odaya bildirdikleri üyelik bilgilerinin doğru olmasından sorumludur, f) Üye kimlik kartını, kimlikte yer alan bilgilerden en az birinin değişmesi sonrasında bir (1) ay içerisinde değişikliğin belgesi ile yazılı olarak bağlı bulundukları Oda birimine bildirmek, bilgilerin değişmemesi durumunda ise beş (5) yılda bir, yeni üye kimlik kartı almak zorundadır. Üyelerin bilgileri güncellenmemiş olan ve son kullanma tarihini geçen kimlik belgesi geçersizdir, bu durumun sebep olacağı tüm hukuki ve mali sorumluluk üyeye aittir.

g) Adres değişikliklerini bir (1) ay içerisinde Odaya bildirmekle yükümlüdür.” 9.4. “Üyelik Vasfının Kaybolması” başlıklı 11 inci maddesinin b fıkrasında; “(Değişik: RG04/03/2020-31058) Herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen, kamu kurum ve kuruluşlarında, kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışırken üyelikten ayrılmak isteyen üyeler, bu durumu Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmek ve belgelemek, Oda üye kimlik kartını geri vermek ve o tarihe kadar olan üyelik ödentilerinin tümünü ödemek koşuluyla ayrılabilir.” 9.5. “Üye ödentileri” başlıklı 13 üncü maddesinde; “a) (Değişik:RG-04/03/2020-31058) Üyelik ödentileri ve üyelik ile ilgili tüm ücretler, mevcut olanak ve koşullara göre TMMOB`un belirleyeceği ve/veya önereceği tavan rakamdan daha yüksek olmamasına dikkat edilerek, Oda Genel Kurulu tarafından veya Oda Yönetim Kurulu tarafından belirlenir. Geçmiş

yıllara ait üye ödentisi, borcun ödendiği tarihteki üye ödentisi miktarı üzerinden alınır. Üye yıllık ödentisi üyelerden peşin ya da Oda Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre taksitler halinde alınabilir.

b) (Değişik:RG-04/03/2020-31058) Oda Genel Kurulu ya da Oda Genel Kurulunca yetkilendirilen Oda

Yönetim Kurulu, yeni üye kaydı sırasında bir defaya mahsus olmak üzere üye kayıt ücreti alınmasını kararlaştırabilir ve bu ücreti belirleyebilir, bu ücrete üye kimlik bedeli dahil olur. Aynı koşullarda kimlik yenileme işlemleri için kimlik bedeli alınmasını kararlaştırabilir ve Oda Yönetim Kurulu bu ücreti belirleyebilir.

…

h) Tüm Oda alacaklarının tahsilatında gerekli işlemler yapıldıktan sonra başkaca bir yol kalmaması durumunda 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanır.” hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 11. Başvuran (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, Çevre Mühendisleri Odası’na biriken aidat borcunu ödeyerek istifa talebinde bulunmuş olmasına rağmen “yapmakta olduğu İş Güvenliği Uzmanlığı mesleğini Çevre Mühendisi olduğu için icra edebildiği” gerekçesiyle üyeliğinin iptal edilmediğini, Odaya üye olduğu tarihten itibaren Odanın sunduğu hiçbir hizmetten yararlanmadığını belirterek Oda üyeliğinden istifasının sağlanmasını talep etmektedir.

12. Başvuranın Oda üyeliğinden ayrılmak üzere istifa dilekçesi ile birlikte İş Güvenliği Uzmanlığı yaptığına dair kanıtlayıcı dokümanlar sunduğu, mezuniyetinden itibaren Çevre Mühendisliği mesleğini icra etmediğini beyan ettiği ve aidat borcunun tamamını ödediği tespit edilmiştir.

13. Çevre Mühendisleri Odası tarafından başvuranın oda üyeliğinden ayrılma yönündeki talebinin; TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin, çevre mühendisliği lisans diplomasına sahip mühendislerin mesleklerinin gerektirdiği işlerle uğraşabilmelerini Odaya kayıtlı olma ve üyeliklerini koruma mecburiyetine bağlayan 7 nci maddesi; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndaki iş güvenliği uzmanlığı tanımında yer alan “iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip … mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları” ifadesi ve İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’in 4 üncü maddesinde yer alan “iş güvenliği uzmanlığı için mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunu …” olmanın ön koşul olarak belirlendiği hüküm çerçevesinde değerlendirilerek reddedildiği, iş güvenliği uzmanı olarak görev yaparken Çevre

Mühendisliği Diploması dışında farklı bir meslek diploması ile iş güvenliği uzmanlığı mesleğinin icra edildiğinin belgelenmesi ve Odaya ibraz edilmesi halinde durumunun tekrar değerlendirileceğinin bildirildiği görülmüştür. Odanın başvurana verdiği ret cevabında ise başvuranın iş güvenliği uzmanı olarak görev yaparken “çevre mühendisliği mesleğini” ifa ettiği belirtilerek üyelikten istifasının kabul edilmediği anlaşılmıştır.

14. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre, İş Güvenliği Uzmanı “Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik eleman” olarak tanımlanmıştır.

/

15. İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’in 4 üncü maddesinin (f) bendinde; iş güvenliği uzmanının iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere

Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı, (ı) bendinde ise; teknik elemanın teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans veya ön lisans programı mezunlarını ifade ettiği belirtilmiştir.

16. Bu doğrultuda; mühendislik ve mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunlarının yanı sıra Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumunda görev yapan ve çalışma hayatını denetleyen müfettişler, teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip kişiler ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans ve ön lisans mezunlarının teorik ve uygulamalı olmak üzere belli bir eğitim programına tabi tutularak iş güvenliği uzmanlığı belgesine haiz olmak şartıyla söz konusu mesleği icra edebildikleri anlaşılmıştır.

17. Bu konuda yapılan benzer bir başvuruda verilen 11/11/2019 tarihli ve 2019/9996 başvuru sayılı

Tavsiye Kararında aşağıdaki değerlendirme ve tespitlere yer verilmiştir:

18. “Belirtilen mevzuat doğrultusunda, iş güvenliği uzmanlığı belgesi edinmek isteyen mühendislik fakültesi mezunlarının ancak ilgili eğitime katılmaları ve sınavda başarılı olmaları halinde bu mesleği icra edebildikleri, mesleğin icrasında tüm mühendislik dallarında ortak olan ve lisans eğitimi sırasında edinilen bilgi birikiminden istifade edildiği anlaşılmakta birlikte, kişilerin iş güvenliği uzmanlığı mesleğini yürütürken doğrudan mühendislik mesleğini icra ettiklerini değerlendirmenin uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. İlgili Yönetmelik hükümleri uyarınca iş güvenliği uzmanlığı mesleğini fiilen ifa edebilme nitelikleri göz önünde bulundurulduğunda iş güvenliği uzmanlığının yalnızca mühendislik mesleğinin icrasıyla yerine getirilebilen bir meslek olmadığı ve mühendislik mesleği dışında nitelikleri haiz kişilerce de yerine getirilebildiği nazara alınarak Çevre Mühendisleri Odasının iş güvenliği uzmanı olarak çalışırken çevre mühendisliği mesleğini icra ettiği yönündeki değerlendirmesini yaparken TMMOB Çevre

Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin 7 inci maddesinin lafzını maddenin amacını aşar biçimde geniş yorumladığı sonucuna varılmıştır.

19. Öte yandan, 07/02/2005 tarih ve 25727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar

Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 6 ncı maddesinde Çevre Mühendisleri

Odasının amaçları sıralanmış olup, maddenin incelenmesinden söz konusu amaçların çevre ve çevre mühendisliği konusunda gelişmeleri tartışmaya açarak kamuoyuna ve meslektaşların bilgisine sunmak, üyelerinin bilgi birikimini arttırıcı seminer, kongre vb. çalışmalar yapmak, mesleğe ilişkin yayınlarda bulunmak, çevre mühendisliği hizmetlerine ilişkin olarak kişi ve kuruluşların çalışmalarını tescil etmek ve denetlemek ve benzeri hedeflere yönelik olduğu görülmektedir. … Hâlihazırda iş güvenliği uzmanlarına yönelik olarak münhasıran kurulmuş bir Odanın mevcut olmadığı ve başvuran iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olduğundan, Çevre Mühendisleri Odasının kuruluş amaç ve niteliklerinden fayda sağlamadığı göz önüne alındığında, başvuranın Oda üyeliğini devam ettirmeye ve aidat ödemeye zorlanmasının hakkaniyetle bağdaşmadığı anlaşılmıştır.

20. Diğer taraftan, Çevre Mühendisleri Odasına üye olan başvuran iş güvenliği uzmanlığı mesleğinin icrası gereği Oda tarafından sunulan hiçbir hizmetten faydalanmadığını ifade etmiştir. Bu doğrultuda, daha önce herhangi bir Odaya üye olmayan ve iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan mühendislik fakültesi mezunlarını Oda üyeliğine ve bu kapsamda aidat ödemeye zorlayan herhangi bir düzenleme mevcut değil iken daha önce çeşitli nedenlerle Odaya üye olan iş güvenliği uzmanlarının Oda üyeliğinden ayrılışlarına cevaz verilmemesinin Devlet organlarının ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduklarını düzenleyen Anayasa’nın 10 uncu maddesi ile çeliştiği değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi E. 2005/28 K. 2008/122 sayılı Kararında; /

“Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen “yasa önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır…” ifadelerine yer verilmiştir.

Söz konusu kararda aynı durumda bulunan kişilerden bir kısmına farklı kurallar uygulanmasının eşitlik ilkesinin ihlaline neden olduğu değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, aynı hukuksal duruma sahip olarak iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan çevre mühendislerinin Oda üyeliğinden ayrılışına izin verilmemesinin eşitlik ilkesinin ihlaline sebep olduğu sonucuna varılmıştır.” 21. Öte yandan, Oda üyeliğinin sonlandırılmasının Odaya olan aidat borçlarının ödenmesi şartına bağlanması da hukuka uygunluk bakımından ayrıca tartışılması gereken bir husustur.

22. Anayasanın 135 inci maddesinde; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.” hükmü düzenlenmiştir.

23. Söz konusu hüküm uyarınca, meslek kuruluşları ancak kanunla kurulabilmekte ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak idari yapı altında yer almaktadır. Bu çerçevede, Türk Mühendis ve

Mimar Odaları Birliği Kanunu kapsamında mühendislik ve mimarlık mesleğini icra eden kişiler bakımından Oda üyeliğinin zorunlu tutulmakta olduğu, TMMOB Odalarının mesleki denetim, disiplin ve diğer bazı konularda kamusal yetkilerle donatıldıkları, üyelere yönelik faaliyet ve hizmetlere ilave olarak bu kuruluşlara kamusal nitelikteki bazı görev, yetki ve sorumluluklar yüklendiği, üyelerinden ve hizmet sundukları diğer kesimlerden gelir tahsil etme yetkilerinin olduğu görülmektedir.

24. Anılan madde metninde üyelikten ayrılmaya yönelik bir düzenleme yer almadığı, yalnızca kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmayacağı hükmünün düzenlendiği görülmektedir.

25. Oda üyeliğinden ayrılmaya ilişkin hükümlere, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana

Yönetmeliği’nin 114 üncü maddesinde ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri

Odası Ana Yönetmeliği’nin 11 inci maddesinde yer verildiği görülmektedir. Yönetmeliklerde herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyenlerin bu durumu Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmeleri, belgelemeleri, Oda üye kimlik kartını geri vermeleri ve o tarihe kadarki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek şartıyla Oda üyeliğinden ayrılabilecekleri düzenlenmiştir.

26. Kurumumuzca daha önce verilen 23/08/2017 tarih ve sayılı Tavsiye Kararı, 13/11/2018 tarih ve sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı, 13/03/2019 tarih ve sayılı Tavsiye

Kararı, 02/04/2019 tarih ve 2019/24 sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı ve 20/04/2020 tarihli ve sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı’nda; hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı, 6235 sayılı Kanun’da

Odalara olan üyelikten ayrılmaya dair hiçbir düzenlemenin bulunmadığı, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına olan üyeliğin ve bu üyeliğin sonlandırılmasının bireye tanınmış bir hak olduğu ve bu hakkın sınırlandırılmasının da yine bir kanunla gerçekleştirilmesi gerektiği, Oda üyeliğinin sonlandırılmasının Odaya olan aidat borçlarının ödenmesi şartına bağlanmasının ve bu şartın ilgili Kanunla değil 8 ve 9 numaralı paragraflarda belirtilen Yönetmeliklerle getiriliyor olmasının hukuka aykırı olduğu, aidat borçlarının tahsili için İcra ve İflas Kanunu hükümleri gereğince icra takibi yapılması mümkünken aidat borçlarının ödenmemesi durumunda oda üyeliğinden istifa etmenin yasaklanmasının istifa

müessesinin amacıyla bağdaşmayacağı ve söz konusu hüküm ile mesleğin icrasını gerektirecek işlerde çalışmamanın anlamsız kaldığı, mesleği ile ilgili işlerde çalışmıyor olmalarına rağmen aidat borcu nedeniyle kişilerin istifasının mümkün olamadığı ve borcun her ay işlemeye devam ettiği, bu itibarla söz konusu hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

27. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar doğrultusunda sonuç olarak, başvuranın yapmakta olduğu işinde Çevre Mühendisliği mesleğini ifa ettiği yönündeki iddianın hukuken yerinde olmadığı, farklı lisans bölümlerinde mezun ve farklı meslekleri icra etme hakkına sahip kişilerin iş güvenliği uzmanlığı eğitimi almaları şartıyla iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra edebildiği dikkate alındığında iş güvenliği uzmanlığı mesleğinin mühendislik mesleğinin ya da dosya özelinde çevre mühendisliği mesleğinin icrası olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla başvuranın çevre mühendisliği mesleğine yönelik olarak Oda tarafından sunulan hizmetlerden fayda sağlamadığı ve bu nedenle Oda üyeliğini devam ettirmeye ve aidat ödemeye zorlanmasının hakkaniyetle bağdaşmadığı, herhangi bir Odaya üye olmadan iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan mühendislik fakültesi mezunlarını Oda üyeliğine zorlayan herhangi bir düzenleme mevcut değil iken daha önce çeşitli nedenlerle Odaya üye olan iş güvenliği uzmanlarının

Oda üyeliğinden ayrılışlarına izin verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, belirtilen gerekçelerle başvuranın üyelikten ayrılma talebinin kabul edilmesi gerektiği, aksinin hukuka, hakkaniyete ve eşitlik ilkesine aykırı olacağı; ikinci olarak Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ana

Yönetmeliği’nin 114 üncü maddesi ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası

Ana Yönetmeliği’nin 11 inci maddesinde istifa şartı olarak hüküm altına alınan “o tarihe kadarki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek” koşulunun yasal dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle yönetmelik hükümlerinin gözden geçirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “şeffaflık”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik”, “eşitlik” ve “ayrımcılığın önlenmesi” ilkelerine ve başvuranın dilekçesine verilen cevabi yazıda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun hareket edilmediği değerlendirilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ İLE; Başvuranın Çevre Mühendisliği mesleğini ifa ettiği yönündeki iddianın yerinde olmadığı, Odanın sunduğu hizmetlerden fayda sağlamadığı ve daha önce herhangi bir Odaya üye olmayan ve iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan mühendislik fakültesi mezunlarını Oda üyeliğine ve bu kapsamda aidat ödemeye zorlayan herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu haliyle uygulamanın hukuka, hakkaniyete ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçeleriyle başvuranın Oda üyeliğinden ayrılma talebinin kabul edilmesi hususunda TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ÇEVRE

MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

İstifa şartı olarak öngörülen üyelik ödentilerinin ödenmiş olması şartının yasal dayanaktan yoksun olması gerekçesiyle yönetmelik hükümlerinin gözden geçirilmesi hususunda TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR

ODALARI BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA VE TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ

ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Türk

Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Başkanlığı ve Türk Mühendis ve Mimar

Odaları Birliği Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Başkanlığı’na ve

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi