|
ÖZET: Başvuran, Çevre Mühendisleri Odası’na üye olduktan sonra herhangi bir hizmet almadığını ve aidat borcunun ödenmesine rağmen üyeliğinin iptal edilmediğini belirterek istifa talebinde bulunmuştur. İlgili oda, başvuranın istifa dilekçesini, iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığı gerekçesiyle reddetmiştir. Oda, başvuranın mühendislik diploması ile iş güvenliği uzmanlığı yapmasını, üyelik şartlarıyla ilişkilendirerek değerlendirmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu inceleyerek, iş güvenliği uzmanlığının yalnızca mühendislik mesleği ile sınırlı olmadığını ve başvuranın Oda’nın kuruluş amaçlarından fayda sağlamadığını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın aidat borcu nedeniyle istifa talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, Oda üyeliğinden ayrılma talebinin kabul edilmesi gerektiği ve üyelikten ayrılmanın şartlarıyla ilgili yönetmeliklerin gözden geçirilmesi önerilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın istifa talebinin kabul edilmesi ve ilgili yönetmeliklerin yeniden değerlendirilmesi için Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/11301-S.17489
BAŞVURU NO : 2019/9996
KARAR TARİHİ : 11/11/2019
TAVSİYE KARARI
ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ
BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Çevre Mühendisleri Odası üyeliğinden istifasının sağlanması talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 15/05/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan …; Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesine üyelik kaydı yaptırdığını, üye olduğu tarihten itibaren Çevre Mühendisleri Odasından herhangi bir şekilde hizmet veya fayda görmediğini, üyelik aidatı adı altında tarafından 1808 TL talep edildiğini ve evine icra takibi yapılacağına dair tebligat gönderildiğini, söz konusu tutarı ödemesine rağmen üyeliğinin iptal edilmediğini belirterek Oda üyeliğinden istifasının sağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 17/06/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın 22/07/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Ankara Şubelerine 16/08/2010 tarihinde üye olan başvuran tarafından 2010-2019 yılları arasında aidat yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin görülmesi üzerine 16/04/2019 tarihinde adresine yazılı bildirimde bulunulduğu, başvuran tarafından 19/04/2019 tarihinde aidat ödemelerinin gerçekleştirildiği ve 19/04/2019 tarihli istifa dilekçesinin Odalarına iletildiği, Oda
Yönetim Kurulunun 27/04/2019 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu toplantıda başvuranın Sosyal
Sigortalar Kurumu hizmet dökümü incelenerek iş sağlığı güvenliği uzmanlığı yaptığı gerekçesiyle istifa talebinin reddedildiği, 2.2. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre; iş güvenliği uzmanının “usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere
Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı” olarak tanımlandığı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve
Güvenliği Kanunu ve İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri
Hakkında Yönetmelik kapsamında iş güvenliği uzmanı olmak için mühendis veya mimarlık fakültesi ile fen edebiyat fakültesinin fizik, kimya, biyoloji bölümleri, iş sağlığı güvenliği programı mezunu veya teknik öğretmen olmanın ön koşul olarak belirlendiği, 2.3. 14/02/2005 tarih ve 25727 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren TMMOB Çevre
Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği İkinci Bölüm Üyelik başlıklı 7 nci maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti uyruğunda olup, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun hükümlerine göre mühendislik mesleğini yürütmeye yetkili; yurtiçi ya da yurtdışındaki denkliği
Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş çevre mühendisliği fakülte ya da bölümlerinden mezun olarak çevre mühendisliği lisans diplomasına sahip; mühendisler mesleklerinin gerektirdiği işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yapan kuruluşlarda çalışabilmek için Odaya kayıtlı olmak ve üyeliğin gereklerini yerine getirmek kimlik bilgilerini onaylatarak üyeliklerini korumak zorundadır” hükmünün düzenlendiği, bu çerçevede başvuranın istifa talebinin reddedildiği ve başvuranın 19/04/2019 tarihi itibarıyla aidat yükümlülüğü bulunmadığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 3.1. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.…Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar…”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”, 3.3. “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135 inci maddesinde; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin; 1 inci fıkrasının; 5.1. f bendinde; “Bu Kanunun uygulanmasında… İş Güvenliği Uzmanı: Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı…ifade eder”, 5.2. s bendinde; “Teknik eleman: Teknik öğretmen, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği programı mezunlarını… ifade eder”, 6. 27/01/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun; 6.1. 30 uncu maddesinde;“Her türlü oda aidatı ile diğer para cezalarını tebliğ gününden itibaren otuz gün içinde mensup oldukları odaya ödemiyenler hakkında İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre takibat yapılır.”, 6.2. 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; “Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihdisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler.”, 6.3. 38 inci maddesinde; “Bu kanunun 33 ve 34 üncü maddelerinde yazılı vecibeleri yerine getirmiyen yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarlar Türkiye’de mesleki faaliyetten menedilirler.”, 7. 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “İş Güvenliği
Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik”in
“Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin 7.1. f bendinde; “İş güvenliği uzmanı: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere
Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı…ifade eder,” 7.2. ı bendinde; “Teknik eleman: Teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans veya ön lisans programı mezunlarını… ifade eder”, 8. 02/12/2002 tarihli ve 24954 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Türk Mühendis ve
Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği”nin; 8.1. “Üyelerin Yıllık Ödenti Yükümlülüğü” başlıklı 99 uncu maddesinde; “ (1) Yıllık ödenti, üyelerden, Odasının vereceği karara göre peşin olarak ya da eşit taksitlerle alınır. (2)
Geçmiş yıllara ait üye ödentisi, borcun ödendiği tarihteki üye ödentisi miktarı üzerinden alınır.
(3) Her türlü ödenti ile öteki para cezalarını, yazılı bildirim tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içinde bağlı bulundukları Odaya ödemeyenler hakkında, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre kovuşturma yapılır…”, 8.2. “Üyelik ile İlgili Temel Hükümler” başlıklı 109 uncu maddesinde; “a) Türkiye’deki mühendis, mimar ve şehir plancıları, mesleklerinin uygulanmasını gerektiren işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yaptırabilmek için, meslek disiplininin ilgili olduğu Odaya kaydolmak ve kimlik belgelerini her yıl onaylatarak, üyeliklerini korumak zorundadırlar.”, 8.3. “Oda Üyeliğini Sürdürme Zorunluluğu” başlıklı 110 uncu maddesinde; “Diploma ya da ruhsatname almak suretiyle, Türkiye’de mesleklerini uygulayabilecek duruma gelmiş olan mühendis, mimar ve şehir plancıları, hemen meslek ya da uğraşı konuları ile ilgili bir Odaya başvurarak kaydolmak ve bir kimlik belgesi almak zorundadırlar. Oda kimlik belgesi almayanlar ya da üyelik görev ve yükümlülüklerini yerine getirmediği için ya da başka disiplin nedenleriyle, kimlik belgesi yenilenmemiş ya da onaylanmamış olanların, mesleklerini uygulamaları yasaklanır. 109 uncu maddedeki istisnai hükümler saklıdır.”, 8.4. “Üyelikten Ayrılma” başlıklı 114 üncü maddesinde; “Herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen, yedek subaylık ve erlik hariç olmak üzere silahlı kuvvetler mensubu olan ya da kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışırken üyelikten ayrılmak isteyen üyeler; bu durumu bağlı olduğu Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmek, gerektiğinde belgelemek, Oda
Kimlik belgesini geri vermek ve o tarihe kadarki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek koşuluyla, Odadan ayrılabilirler. 6235 sayılı TMMOB Kanunu ve bu ana yönetmelik hükümleri bundan sonra bu kişiler için uygulanmaz. İlgili kanunlar ve bu Ana Yönetmelikteki istisnai hükümler saklıdır.”, 9. 14/02/2005 tarih ve 25727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar
Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin; 9.1. “Odanın amaçları” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Oda; yurt ve dünya ölçeğinde, toplum ve kamu yararı doğrultusunda, çevre mühendisliği mesleği ve çevre mühendislerine ilişkin
olarak başlıca amaçları şunlardır:
… c) Üye/ meslektaş açısından;
1) Çevre ve çevre mühendisliği konusundaki gelişmeleri tartışmaya açarak; kamuoyuna ve
meslektaşların ilgisine ve bilgisine sunmak,
2) Üyelerin öğrenim sonrası gelişimleri ile ilgili çalışmalar yapmak, kurumsal ve uygulamaya
yönelik olarak bilgi birikiminin artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla yayın, öğretim, eğitim, proje, seminer, sempozyum, kongre ve benzeri çalışmalar yapmak ve çalışmalara katılmak,
3) Mesleğe ilişkin yayın, kitap, dergi, elektronik yayın, şartname, iç düzenleme ve standartların
yayını ve satışı yoluyla üyelere aktarımını sağlamak, etkinlik ve benzeri üretimlerini süreli ve süresiz yayınlar ile çeşitli iletişim yollarıyla üyelere ve kamuoyuna duyurmak,
4) Çevre mühendisliği hizmetlerine ilişkin olarak, bu alanda faaliyet gösteren kişi ve
kuruluşların kanuni düzenlemeler doğrultusunda çalışmalarını tescil etmek, denetlemek, izlemek ve buna ilişkin belge, ödül, uyarı, ceza ve benzeri iş ve işlemlerde bulunmak,
5) Mesleğin uygulanması sürecinde üyelerin karşılaşacakları kanundışı ve haksız her türlü
davranışa karşı önlemler almak ve yargı yoluna başvurmak, taraf olmak, bilirkişilik, eksperlik, danışmanlık ve benzeri hizmetlerde bulunmak,
6) Çevre mühendislerinin çalışma olanaklarının arttırılması ve mesleki etkinliğin sağlanması
amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarla ilişki kurmak; ülkenin çevre mühendisliği hizmetlerine dair nitel ve nicel ihtiyaçlarını gözeterek, eğitim ve öğretim kurumlarına plan ve program önerilerinde bulunmak,
7) Sayılan amaçların gerçekleştirilmesi sürecinde ülke düzeyinde Şube, Bölge, İl ve İlçe
Temsilcilikleri kurmak, temsilciler belirlemek, bilirkişiler ve mesleki denetim görevlileri belirlemek, çevre mühendisliğine ve Oda faaliyetlerine ilişkin araştırma merkezi, eğitim merkezi, laboratuar gibi teknik birimler ile kongre ve sempozyum düzenleme kurulu, oda yayın danışma kurulu gibi organlar oluşturmak, bilim danışmalar kurulu gibi akademik çalışma grupları tesis etmek, üyelere yönelik sosyal ve kültürel çalışmalar yapmak amacıyla kütüphane, müze, lokal gibi gerekli mekanlar oluşturmak.” 9.2. “Üyelik” başlıklı 7 inci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda olup, 3458 sayılı
Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun hükümlerine göre mühendislik mesleğini yürütmeye yetkili; yurtiçi ya da yurtdışındaki denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş çevre mühendisliği fakülte ya da bölümlerinden mezun olarak çevre mühendisliği lisans diplomasına sahip; mühendisler, mesleklerinin gerektirdiği işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yapan kuruluşlarda çalışabilmek için Odaya kayıtlı olmak ve üyeliğin gereklerini yerine getirmek, kimlik bilgilerini onaylatarak üyeliklerini korumak zorundadır.” 9.3. “Üyelik Vasfının Kaybolması” başlıklı 11 inci maddenin (b) bendinde; “Herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen, kamu kurum ve kuruluşlarında, kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışırken üyelikten ayrılmak isteyen üyeler, bu durumu
Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmek, gerektiğinde belgelemek, Oda üye kimlik kartını geri vermek ve o tarihe kadar olan üyelik ödentilerinin tümünü ödemek koşuluyla ayrılabilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere; biriken aidat borcunu ödeyerek istifa talebinde bulunmuş olmasına rağmen Çevre Mühendisleri Odası üyeliğinin iptal edilmediğini belirterek Oda üyeliğinden istifasının sağlanmasını talep etmektedir. Başvuran Odaya sunduğu istifa dilekçesinde Odaya üye olduğu tarihten itibaren Odanın sunduğu hiçbir hizmetten yararlanmadığını ve hâlihazırda bir şirkette iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığını belirterek
Odadan üyelik kaydının silinmesini talep etmektedir.
12. Çevre Mühendisleri Odası başvuranın oda üyeliğinden ayrılma yönündeki talebini reddederken gerekçesini; TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin, Türkiye
Cumhuriyeti uyruğunda olup çevre mühendisliği lisans diplomasına sahip mühendislerin mesleklerinin gerektirdiği işlerle uğraşabilmelerini Odaya kayıtlı olma ve üyeliklerini koruma mecburiyetine bağlayan 7 inci maddesi ile iş güvenliği uzmanlığı için mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunu, teknik öğretmen, fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olmayı veya üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans veya ön lisans programı mezunu olmayı ön koşul olarak belirleyen “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik”in 4 üncü maddesine dayandırmaktadır.
Başvuranın istifa dilekçesinin Oda tarafından söz konusu Yönetmelik hükümleri çerçevesince değerlendirilerek iş güvenliği uzmanı olarak görev yaparken çevre mühendisliği mesleğini ifa ettiği kanaatiyle reddedildiği görülmüştür.
13. “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında
Yönetmelik”in 4 üncü maddesinin (f) bendinde; iş güvenliği uzmanın iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı, (ı) bendinde ise; teknik elemanın teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans veya ön lisans programı mezunlarını ifade ettiği belirtilmiştir. Bu doğrultuda; mühendislik ve mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunlarının yanı sıra Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş
Kurumunda görev yapan ve çalışma hayatını denetleyen müfettişler, teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip kişiler ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans ve ön lisans mezunlarının teorik ve uygulamalı olmak üzere belli bir eğitim programına tabi tutularak iş güvenliği uzmanlığı belgesine haiz olmak şartıyla söz konusu mesleği icra edebildikleri anlaşılmıştır.
14. “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında
Yönetmelik”in 8 inci maddesinde iş güvenliği uzmanlığı belgesi (A), (B) ve (C) sınıfı olmak üzere 3 ayrı kategoriye ayrılmış, Yönetmeliğin 7 inci maddesinde iş güvenliği uzmanlarından; (C) sınıfı belgeye sahip olanların az tehlikeli sınıfta, (B) sınıfı belgeye sahip olanlar az tehlikeli ve tehlikeli sınıflarda, (A) sınıfı belgeye sahip olanların ise bütün tehlike sınıflarında yer alan işyerlerinde çalışabilecekleri düzenlenmiştir. Bunlardan az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışmayı düzenleyen (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi edinme şartlarında; mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanlara ilgili eğitime katılarak sınavda başarılı olmaları halinde, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında müfettiş yardımcılığı süresi dahil en az on yıl görev yapan müfettişlere ilgili eğitime katılmaları halinde, Üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans programını tamamlayanlara ise ilgili sınavda başarılı olmaları halinde Genel Müdürlükçe (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi verileceği ifade edilmiştir.
15. Bu doğrultuda, (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi edinmek isteyen mühendislik fakültesi mezunlarının ancak ilgili eğitime katılmaları ve sınavda başarılı olmaları halinde bu mesleği icra edebildikleri, mesleğin icrasında tüm mühendislik dallarında ortak olan ve lisans eğitimi sırasında edinilen bilgi birikiminden istifade edildiği anlaşılmakta birlikte kişilerin iş güvenliği uzmanlığı mesleğini yürütürken doğrudan mühendislik mesleğini icra ettiklerini değerlendirmenin uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. 12 ve 13 üncü paragraflarda belirtilen
Yönetmelik hükümleri uyarınca iş güvenliği uzmanlığı mesleğini fiilen ifa edebilme nitelikleri göz önünde bulundurulduğunda iş güvenliği uzmanlığının yalnızca mühendislik mesleğinin icrasıyla yerine getirilebilen bir meslek olmadığı ve mühendislik mesleği dışında nitelikleri haiz kişilerce de yerine getirilebildiği nazara alınarak Çevre Mühendisleri Odasının iş güvenliği uzmanı olarak çalışırken çevre mühendisliği mesleğini icra ettiği yönündeki değerlendirmesini yaparken TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin 7 inci maddesinin lafzını maddenin amacını aşar biçimde geniş yorumladığı sonucuna varılmıştır.
16. Öte yandan, 07/02/2005 tarih ve 25727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Türk
Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği”nin 6 ncı maddesinde Çevre Mühendisleri Odasının amaçları sıralanmış olup, maddenin incelenmesinden söz konusu amaçların çevre ve çevre mühendisliği konusunda gelişmeleri tartışmaya açarak kamuoyuna ve meslektaşların bilgisine sunmak, üyelerinin bilgi birikimini arttırıcı seminer, kongre vb. çalışmalar yapmak, mesleğe ilişkin yayınlarda bulunmak, çevre mühendisliği hizmetlerine ilişkin olarak kişi ve kuruluşların çalışmalarını tescil etmek ve denetlemek ve benzeri hedeflere yönelik olduğu görülmektedir. Anayasa’nın 135 inci maddesinde ise kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kurulacağı düzenlenmiştir. Bu doğrultuda, hâlihazırda iş güvenliği uzmanlarına yönelik olarak münhasıran kurulmuş bir Odanın mevcut olmadığı ve başvuran iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olduğundan Çevre Mühendisleri Odasının kuruluş amaç ve niteliklerinden fayda sağlamadığı göz önüne alındığında başvuranın Oda üyeliğini devam ettirmeye ve aidat ödemeye zorlanmasının hakkaniyetle bağdaşmadığı anlaşılmıştır.
17. Diğer taraftan, Çevre Mühendisleri Odasına üye olan başvuran iş güvenliği uzmanlığı mesleğinin icrası gereği Oda tarafından sunulan hiçbir hizmetten faydalanmadığını ifade etmiştir. Bu doğrultuda, daha önce herhangi bir Odaya üye olmayan ve iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan mühendislik fakültesi mezunlarını Oda üyeliğine ve bu kapsamda aidat ödemeye zorlayan herhangi bir düzenleme mevcut değil iken daha önce çeşitli nedenlerle
Odaya üye olan iş güvenliği uzmanlarının Oda üyeliğinden ayrılışlarına cevaz verilmemesinin
Devlet organlarının ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduklarını düzenleyen Anayasa’nın 10 uncu maddesi ile çeliştiği değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi E. 2005/28 K. 2008/122 sayılı Kararında; “Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen “yasa önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır…” ifadelerine yer verilmiştir. Söz konusu kararda aynı durumda bulunan kişilerden bir kısmına farklı kurallar uygulanmasının eşitlik ilkesinin ihlaline neden olduğu değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, aynı hukuksal duruma sahip olarak iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan çevre mühendislerinin Oda üyeliğinden ayrılışına izin verilmemesinin eşitlik ilkesinin ihlaline sebep olduğu sonucuna varılmıştır.
18. Ayrıca, “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği”nin 114 üncü maddesinde ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Ana
Yönetmeliği’nin 11 inci maddesinde herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyenlerin bu durumu bağlı olduğu Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmek, gerektiğinde belgelemek, Oda kimlik belgesini geri vermek ve o tarihe kadarki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek koşuluyla Odadan ayrılabilecekleri düzenlenmiştir.
Kurumumuzca daha önce verilen kararlarda; hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı, 6235 sayılı Kanun’da
Odalara olan üyelikten ayrılmaya dair hiçbir düzenlemenin bulunmadığı, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına olan üyeliğin ve bu üyeliğin sonlandırılmasının bireye tanınmış bir hak olduğu ve bu hakkın sınırlandırılmasının da yine bir kanunla gerçekleştirilmesi gerektiği, Oda üyeliğinin sonlandırılmasının Odaya olan aidat borçlarının ödenmesi şartına bağlanmasının ve bu şartın ilgili Kanunla değil 8 ve 9 numaralı paragraflarda belirtilen
Yönetmeliklerle getiriliyor olmasının hukuka aykırı olduğu, aidat borçlarının tahsili için İcra ve İflas Kanunu hükümleri gereğince icra takibi yapılması mümkünken aidat borçlarının ödenmemesi durumunda oda üyeliğinden istifa etmenin yasaklanmasının istifa müessesinin amacıyla bağdaşmayacağı ve söz konusu hüküm ile mesleğin icrasını gerektirecek işlerde çalışmamanın anlamsız kaldığı, mesleği ile ilgili işlerde çalışmıyor olmalarına rağmen aidat borcu nedeniyle kişilerin istifasının mümkün olamadığı ve borcun her ay işlemeye devam ettiği bu itibarla söz konusu hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
19. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca iş güvenliği uzmanlığının yalnızca mühendislik mesleğinin icrasıyla yerine getirilebilen bir meslek olmadığı ve mühendislik mesleği dışında nitelikleri haiz kişilerce de yerine getirilebildiği, başvuranın Çevre Mühendisleri Odasının kuruluş amaç ve niteliklerinden fayda sağlamadığı ve daha önce herhangi bir Odaya üye olmayan ve iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan mühendislik fakültesi mezunlarını Oda üyeliğine ve bu kapsamda aidat ödemeye zorlayan herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu haliyle uygulamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu dikkate alınmak suretiyle başvuranın Çevre Mühendisleri Odası üyeliğinden ayrılma talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilerek bu doğrultuda başvuranın Oda üyeliğinden istifasına cevaz verilmesi gerektiği, ikinci olarak Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ana
Yönetmeliği’nin 114 üncü maddesi ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre
Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 11 üncü maddesinde istifa şartı olarak hüküm altına alınan “o tarihe kadar ki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek” koşulunun yasal dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle yönetmelik hükümlerinin gözden geçirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davrandığı, öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ve “ölçülülük” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, İdarelerin bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmeleri beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ İLE; Başvuranın ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca iş güvenliği uzmanlığının yalnızca mühendislik mesleğinin icrasıyla yerine getirilebilen bir meslek olmadığı ve mühendislik mesleği dışında nitelikleri haiz kişilerce de yerine getirilebildiği, başvuranın Çevre
Mühendisleri Odasının kuruluş amaç ve niteliklerinden fayda sağlamadığı ve daha önce herhangi bir Odaya üye olmayan ve iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan mühendislik fakültesi mezunlarını Oda üyeliğine ve bu kapsamda aidat ödemeye zorlayan herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu haliyle uygulamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçeleriyle başvuranın Oda üyeliğinden ayrılma talebinin kabul edilmesi hususunda
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ÇEVRE MÜHENDİSLERİ
ODASI BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
İstifa şartı olarak öngörülen üyelik ödentilerinin ödenmiş olması şartının yasal dayanaktan yoksun olması gerekçesiyle yönetmelik hükümlerinin gözden geçirilmesi hususunda TÜRK
MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA VE TÜRK
MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Başkanlığı ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ÇEVRE
MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANLIĞI VE TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR
ODALARI BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi