ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mobbing iddialarını değerlendirirken, başvuranın çalıştığı genel müdürlükteki atama işlemlerinin hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Çevre ve Şehircilik Uzmanlık Yönetmeliği çerçevesinde, bakanlık uzmanlarının görevlerini mezuniyet ihtisası aranmaksızın yerine getirebileceği belirtilmiştir. Bu durum, başvuranın iddialarının geçerliliğini zayıflatmaktadır. Ayrıca, başvuranın görev alanı ve atama işlemleri ile ilgili tüm süreçlerin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın mobbing iddialarının hukuki bir dayanağı bulunmadığı ve talep edilen nakil işleminin de idarenin takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirileceği ifade edilmiştir. Bu çerçevede, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/66262-S.20.72009

BAŞVURU NO : 2020/2256

KARAR TARİHİ : 28/07/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Mobbing iddiası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03/02/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu ve bir örneği ekte sunulan başvurusunda özetle; görevini yaptığı genel müdürlük uhdesinde tarafına mobbing uygulandığını iddia ederek mobbingin sona erdirilerek başka bir birime naklen atama yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilen 20/03/2020 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gönderilen 15/04/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda;

2.1. Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünde görev yapıp başka Genel

Müdürlüklere/birimlere naklen atanma talepleri değerlendirilirken personelin görev yaptığı birimin iş yoğunluğu ve personelin üzerinde bulunan işler gözetilerek bir değerlendirme yapıldığı ve personelin hizmetine Genel Müdürlük nezdinde ihtiyaç duyulmuyor ise, personel üzerindeki işlerin de yapılıp tamamlanmasından sonra atanma talebi uygun görülebildiği, şimdiye kadarki süreçte hizmetine ihtiyaç duyulan veya kendisine havalesi yapılan evrakların gereğini yapmayan hiçbir personelin başka bir Genel Müdürlük emrine naklen atanmasına uygun görüş verilmediği,

2.2. 22/12/2011 tarihli ve 28150 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Çevre ve Şehircilik

Uzmanlığı Yönetmeliği’nin “Uzmanların görev ve sorumlulukları” başlıklı 31 inci maddesinde; “1) Uzmanlar (Ek cümle: RG-30 10 2016-29873) daire başkanlarına bağlı olarak; “Mevzuat ile

Bakanlığa verilmiş olan görevleri yürütmek ve Bakanlıkça yürütülen çalışmaların gerektirdiği uzmanlık hizmetlerini yapmaktan, Bakanlığın görev alanı çerçevesinde araştırma ve incelemelerde bulunmak, proje üretmek ve geliştirmekten, Meslekî mevzuat değişikliklerini takip etmek, mevzuatın geliştirilmesi ile ilgili çalışmalarda bulunmak ve mevzuatın uygulamada aksayan yönlerine ilişkin görüş ve tekliflerini bildirmekten, Yurt içinde veyurt dışında bilgisayarların imza karşılığı personele verildiği, bu bilgisayarların personelin şahsi bilgisayarı niteliğini kazanmadığı, belirtilen sebeple, işi sebebiyle ve işini yapmak üzere kendisine teslim edilen bilgisayarın personelce şahsi işi sebebiyle kullanması ve dolayısıyla bu bilgisayarda şahsi bilgi ve verisinin bulunmasının söz konusu olmayacağı,

2.6.1. Başvurana havale edilen ancak izinli veya raporlu olduğu için gereği diğer personelce yapılmak zorunda kalınan 6306 sayılı Kanun kapsamında hak sahiplerine faiz desteği ödemesine ilişkin yazılara esas ödeme planları ve takip dosyalarının başvuranın bilgisayarında kayıtlı olduğundan ve bu belgeler olmadan faiz desteği ödemeleri yapılamadığından, ödeme planlarına ve takip dosyalarına erişim sağlanabilmesi için başvurandan şifresinin istenildiği, ancak başvuranın şifresini vermekten imtina ettiği, Finansman Daire Başkanlığınca yürütülen işlerin önem ve aciliyeti sebebiyle ödeme planlarına ve takip dosyalarına erişim sağlanabilmesi için, başvuranın 12/01/2018 tarihli ve sayılı Genel Müdürlük Makam Oluru ile Genel

Müdürlük Makamı’nda görevlendirilmiş olduğu da gözetilerek, 18/01/2018 tarihli tutanak ile başvuranın kullandığı bilgisayarın alındığı ve bu bilgisayara erişimin Coğrafi Bilgi Sistemleri

Genel Müdürlüğü vasıtasıyla sağlanarak hak sahiplerine gerekli ödemelerin yapıldığı,

2.7. Başvuranın önce 11-12/01/2018 tarihleri arsında 2 gün, sonra 16-25/01/2018 tarihleri arasında 10 gün ve 26.01.2018-04.02.2018 tarihleri arasında 10 gün sağlık raporu aldığı, sağlık raporlarının ardından şikâyetçinin 08-09/02/2018 tarihleri arasında 2 gün süre ile 1517/02/2018 tarihleri arasında yine 2 gün süre ile ve 05-06/04/2018 tarihleri arsında 3 gün süre ile Hatay ilinde geçici görev ile görevlendirildiği, başvurana Genel Müdürlük Makamı’nda görevlendirildiği süre içerisinde (12/01/2018-24/04/2018 tarihleri arasında) yapması için hiçbir evrak havalesi yapılmadığı,

2.7.1. Başvuranın Finansman Daire Başkanlığı’ndaki görevinin sona ermesinden sonra bu

Başkanlıkta kullandığı bilgisayarın kendisinden alınmasından sonra görevini yapması bakımından bilgisayar verilmediği gibi bir durumun söz konusu olmadığı, başvuranın görevlendirildiği birimlerde mevcut olan bilgisayarları kullanmış ve neticede bu bilgisayarlardan birisinin imza karşılığı kendisine teslim edildiği,

2.8. Başvuranın, yaklaşık 6 yıllık memuriyet hayatında eğitim ve gelişim toplantıları hariç olmak üzere, toplamda bir kez yurt dışı görevine ve biri (3) günlük diğer ikisi (2) günlük olmak üzere, üç kez de yurt içi görevine gönderildiği, başvuranın yurtdışı görevine herhangi bir itirazının olmadığı, ancak yurt içi görevlerini mobbing olarak değerlendirdiği, memuriyet hayatı boyunca yurtdışı görevi hariç olmak üzere toplam da (3) kez göreve gönderilen şikâyetçi

Genel Müdürlüğün en az göreve gönderilen memurlarından birisi olduğu,

2.9. Başvurana memuriyet hayatı boyunca istediği zamanlarda ve istediği sürelerde yıllık izinlerinin kullandırıldığı, İmar barışı ile alakalı olarak başvurana havale edilmiş yüzlerce evrakın gereğinin başvuran tarafından zamanında yapılmadığı ve vatandaşlar tarafından bu bekleyen evraklardan dolayı Bakanlığa sürekli şikâyet müracaatları yapıldığı görüldüğünden başvurana “izine ayrılabilmesi için kendisine havale edilmiş olan yazıların en az % 60’ına cevap vermesi gerektiği” söylenmiş ise de, kendisine havale edilen işleri belirtilen oranda yapmamasına rağmen başvurana yıllık izinlerinin kullandırıldığı,

2.10. Şikâyetçi, imar barışı ile ilgi olarak ilgili kurum ve kuruluşlardan gelen görüş sorma yazılarını ve vatandaş dilekçelerini yeterli dikkat ve özenle okuyup anlanmadan, hazırladığı yazıların görüş sorma yazısındaki her konuyu kapsayıp kapsamadığına dikkat etmeden, özellikle birden fazla konu hakkında görüş sorulan yazılara görüş sorulan konulardan sadece birini ihtiva eden emsal yazıları örnek alıp ve sadece tek bir konuya cevap verecek şekilde ve ayrıca çoğu zaman sorulan konuyla alakalı olmayan hususları ihtiva edecek şekilde cevaplar hazırlayarak amirlerinin imzasına sunmakta olup, belirtilen şekilde hazırlanan cevap yazılarının düzeltilmeden imzalanarak ilgili kurum ve kuruluşlara veya vatandaşlara gönderilmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple yazılarının iade edildiği,

2.11. Başvurana havale edilmiş ancak süresi içerisinde cevaplandırılmamış evrak sayısı gözetildiğinde, başvuranın izinli olmadığı süreler içerisinde olması lazım gelen performans ile çalışmadığı, görevi başında olduğu süreler içerisinde olması lazım gelen şekilde çalıştırılamayan başvuranın yıllık izin süresi içerisinde çağrılıp çalıştırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ancak, başvuranın izinli ve raporlu olduğu süreler içerisinde başvuranın üzerinde bulunan ve cevaplandırılmamış olan evraklar sebebiyle vatandaşlarca şikâyette bulunulması durumunda, bu evraklara diğer personelce cevap yazılabilmesi için başvuranın aranarak yazının son durumunun/herhangi bir taslak hazırlayıp hazırlamadığı/görüş sorulan konuya ilişkin amirlerle görüşülüp görüşülmediğinin sorulması gibi bir durum söz konusu olabildiği, bu durumun başvuran tarafından izinli olduğu süre içerisinde çalışma olarak algılandığı belirtilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü,

5. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 19 uncu

Maddesinin E Bendinde : “ Bakanlığın görev alanına giren konularda her türlü etüt, plan, proje, maliyet hesaplarını ve yapım işlerini yapmak veya yaptırmak.” hükmü,

6. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yıllık İzinlerin Kullanılışı” başlıklı 102 inci maddesinde: “Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre

kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izliyen iki yılın izni bir arada verilebilir. (Değişik cümle:

6/7/1995 – KHK-562/2 md.) Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer.” hükmü,

7. Çevre ve Şehircilik Uzmanlığı Yönetmeliğinin “Uzmanların Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 31 nci maddesinde: “a) Mevzuat ile Bakanlığa verilmiş olan görevleri yürütmek ve

Bakanlıkça yürütülen çalışmaların gerektirdiği uzmanlık hizmetlerini yapmaktan, b)

Bakanlığın görev alanı çerçevesinde araştırma ve incelemelerde bulunmak, proje üretmek ve geliştirmekten, c) Meslekî mevzuat değişikliklerini takip etmek, mevzuatın geliştirilmesi ile ilgili çalışmalarda bulunmak ve mevzuatın uygulamada aksayan yönlerine ilişkin görüş ve tekliflerini bildirmekten, ç) Yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirilen toplantıları ve çalışmaları takip etmek, gerekli görülen hâllerde, mevzuata ilişkin taslakların hazırlanmasına, görüşülmesine katkıda bulunmak ve Bakanlık içi ve kurumlar arası toplantı ve çalışmalara katılmaktan, d) Meslekî konularda gelişmeleri ve yayınları takip etmek, gerekli dokümanı toplamak ve bu konularda gereken çalışma ve incelemelerde bulunmaktan, e) Uzman yardımcılarının bilgi ve tecrübelerinin geliştirilmesine yardımcı olmaktan, f) Verilecek benzer nitelikteki görevleri yapmaktan, görevli ve sorumludurlar.” hükmü,

8. 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik

Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde: “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları” hükmü yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Başvuran görevini yaptığı genel müdürlük uhdesinde tarafına mobbing uygulandığını iddia ederek mobbingin sona erdirilerek başka bir birime naklen atama yapılmasını talep etmektedir.

11. Başvuran, çalıştığı genel müdürlüğün görev alanının mezuniyetine uygun olmadığı, yapılan görevlendirmelerin mobbinge dönüştüğü, görevli olduğu ihalede çeşitli sıkıntılar yaşandığı, izin ve raporlu olduğu sürelerde bilgisayarına el konulduğu, izin hakkının hukuka uygun kullandırılmadığı, dosyalarının sürekli iade edildiği hususlarında iddialarda bulunmaktadır.

12. Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerekmektedir. [Bkz, Türkiye

Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]

13. Bir önceki paragrafta belirtildiği üzere psikolojik taciz olduğu iddia edilen fiillerin psikolojik taciz oluşturabilmesi için uzun süreden bu yana devam etmekte olması, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerekmektedir. Somut olay kapsamındaki iddiaların mobbing kapsamına girip girmediği incelendiğinde;

13.1. Başvuranın fiilin çalışmakta bulunduğu genel müdürlüğe atama işleminin Çevre ve

Şehircilik Uzmanlık Yönetmeliği kapsamında yapıldığı ve söz konusu yönetmelik hükümlerinden bakanlık uzmanlarının, bakanlıkça verilen görevleri lisans mezuniyet ihtisası aranmadan uygulayacağı anlaşılmaktadır. Başvuranın çalıştığı alan ve görevlendirilmesine ilişkin tüm işlemler hukuka uygun yapılmıştır.

13.2. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında kanun gereğince Çevre ve

Şehircilik Bakanlığının görev alnına giren konularda bakanlığa proje yapma yetkisi verildiği, ARAAD bilgi sistemi projesinin bu kapsamda kanuna uygun şekilde gerçekleştiği dosya ve eklerinin incelenmesi sonucu tespit edilmiştir.

13.3. Başvurana havale edilen ancak izinli veya raporlu olduğu için gereği diğer personelce yapılmak zorunda kalınan 6306 sayılı Kanun kapsamında hak sahiplerine faiz desteği ödemesine ilişkin yazılara esas ödeme planları ve takip dosyalarının başvuranın bilgisayarında kayıtlı olduğu, bu belgeler olmadan faiz desteği ödemelerinin yapılamayacağı, başvurandan şifresinin istenildiği, ancak başvuranın şifresini vermekten imtina ettiği, Finansman Daire

Başkanlığınca yürütülen işlerin önem ve aciliyeti sebebiyle ödeme planlarına ve takip dosyalarına erişim sağlanabilmesi için, başvuranın 12/01/2018 tarihli ve sayılı Genel

Müdürlük Makam Oluru ile Genel Müdürlük Makamı’nda görevlendirilmiş olduğu da gözetilerek, 18/01/2018 tarihli tutanak ile başvuranın kullandığı bilgisayarın alındığı ve bu bilgisayara erişimin Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü vasıtasıyla sağlanarak hak sahiplerine gerekli ödemelerin yapıldığı idarece bildirilmektedir. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin ekleri incelendiğinde; söz konusu ödemelerin yapılabilmesi için idare tarafında gerekli tutanaklar tutularak ve başvuranın mağduriyetine yol açmayacak şekilde gerekli işlemlerin yapıldığı anlaşılmaktadır.

13.4. Başvuranın, yaklaşık 6 yıllık memuriyet hayatında eğitim ve gelişim toplantıları hariç olmak üzere, toplamda bir kez yurt dışı görevine ve biri (3) günlük diğer ikisi (2) günlük olmak üzere, üç kez de yurt içi görevine gönderildiği görülmektedir. Başvuranın memuriyet hayatı boyunca yurtdışı görevi hariç olmak üzere toplam da (3) kez göreve gönderilmesi işleminin makul sayıda gerçekleştirildiği ve yapılan görevlendirmelerin başvuranın yürüttüğü görev kapsamında olduğu tespit edilmiştir.

13.5. İdare tarafından gönderilen eklerin incelenmesinden; başvuranın izin haklarının 657 sayılı kanun kapsamında amirin uygun gördüğü zamanlarda mobbinge mahal vermeyecek şekilde kullandırıldığı, ayrıca dosya iadelerinin bakanlıkça yapılan yazışmaların uygun şekilde yazılması için yapıldığı başvurana özgü bir uygulamaya gidilmediği anlaşılmaktadır.

13.6. Başvuranın başka bir genel müdürlükte görevlendirilmesi talebinin ise; başvuranın üzerinde bulunan dosyaların yüzde altmışını tamamlanması sonrasında değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır.

14. Mobbingin var olabilmesi için kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerin olması gerekmekte olup, şikayet konusu bilgi ve belgelerinin ve eklerinin incelenmesi sonucu başvuranın iddiaları kapsamında mobbing tespiti yapılamamaktadır.

15. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil

Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı2, Aralık1997) İdare takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerekmektedir.

16. Başvuranın başka bir birime naklen atama yapılması talebini değerlendirdiğimizde; Çevre ve Şehircilik uzmanlarının çalışma alanının Çevre ve Şehircilik Uzmanlık Yönetmeliği kapsamında bakanlığın takdir yetkisine bırakıldığı, ayrıca gerekli koşullar gerçekleşmesi durumunda idarece talebin değerlendirileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.

17. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma sonucunda; idarece gerçekleştirilen eylem ve işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

BAŞVURANA ve ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi