ÖZET: Başvuran, Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunmakta olup, ailesinin Aydın’ın Söke ilçesinde yaşadığını ve kız kardeşinin lösemi hastası olduğunu belirtmiştir. Kardeşiyle görüşemediği için, ailesine yakın olan Nazilli, Ödemiş veya Muğla gibi ceza infaz kurumlarına nakil talep etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın nakil talebini, talep ettiği kurumların dolu olması ve kendisine disiplin cezası verilmiş olması nedeniyle reddetmiştir.

Adalet Bakanlığı, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirildiği süreçte, kurumların kapasitesi, güvenliği ve tutuklu veya hükümlülerin durumları gibi unsurların göz önünde bulundurulduğunu açıklamıştır. Başvuranın, 01.11.2024 tarihinde kesinleşmiş disiplin cezası bulunduğu için, mevcut mevzuat gereği nakil talebinin kabul edilmesi mümkün olmamıştır. İlgili mevzuat, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin, disiplin cezası almamış olmaları veya cezanın kaldırılmış olması şartına bağlı olduğunu belirtmektedir.

Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddedilmesi, hukuka uygun bulunmuş ve karar, Kamu Başdenetçisi tarafından onaylanmıştır. Başvuranın, disiplin cezasının kaldırılması durumunda yeniden nakil talebinde bulunabileceği ifade edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/1923-S.25.2959

BAŞVURU NO : 2024/10930

KARAR TARİHİ : 21.02.2025

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın farklı bir ceza infaz kurumuna nakil talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03.09.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran şikayet başvurusunda özetle; Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğunu, ailesinin Aydın’ın Söke ilçesinde ikamet ettiğini, kız kardeşinin lösemi olduğunu, ona çok düşkün olduğunu, ancak kardeşinin uzun yol yapamadığından dolayı iki yıldır görüşemediklerini, mesafe nedeniyle ailesinin ziyaretine gelemediğini, birçok kez yakın yerlere sevk talebinde bulunduğunu, ancak gerçekleşmediğini belirterek; Nazilli, Ödemiş, Muğla gibi ailesinin ikametine yakın yerlerde bulunan bir ceza infaz kurumuna naklini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 17.12.2024 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e)

bendinde, ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği,

2.2. Bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği,

2.3. Ayrıca, 10.07.2015 tarihinden itibaren adlî suçlardan hükümlü ve tutukluların istek üzerine nakil işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmekte olduğu ve taleplerin “Hükümlü Nakil Sistemi (HÜNSİS) Programı” çerçevesinde sistem tarafından otomatik olarak değerlendirildiği,

2.4. Bu kapsamda, kurumların sınıflandırılmaları, kapasiteleri ile mevcutları HÜNSİS ekranında tanımlanmış olup talep edilen ceza infaz kurumlarının kapasitesinin dolu olması halinde ret onayı, boş yer olması ve konumuna uygun olması durumunda da nakil uygun onayı sistem tarafından otomatik olarak verildiği,

2.5. Bu minvalde, adı geçenin, başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi ile ilgili olarak Genel

Müdürlüğe en son ulaşan 07.10.2024 tarihli dilekçesiyle talepte bulunduğu ancak, talep ettiği kurumların kapasitesinin dolu olması nedeniyle naklinin Genel Müdürlüğün 24.10.2024 tarihli ve – – sayılı yazısıyla uygun olarak değerlendirilemediği,

2.5. Öte yandan, 5275 sayılı Kanun’un “Kendi İstekleri ile Nakil” başlıklı 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; “İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” hükmünün yer aldığı, 05.06.2015 tarihli ve 167 No’lu Genelgenin 15 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde

“iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” ayrıca; ikinci fıkrasında ise; “1 inci fıkranın (e), (h), (ı) bentlerinde belirtilenler dışında kalan koşullara uymayan nakil istemlerine ait dilekçeler, gereksiz yazışmaları önlemek amacıyla, Cumhuriyet başsavcılıklarınca değerlendirilerek uygun görülmediği takdirde reddedilecek ve ret kararı gerekçesi ile birlikte kendilerine tebliğ edilecektir.” ifadelerine yer verildiği,

2.6. Bu kapsamda, adı geçenin bilgi formunun incelenmesi sonucunda 01.11.2024 tarihinde kesinleşmiş, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğu, dolayısıyla günümüz itibarıyla nakil talebinin değerlendirilmesinin yukarıda anılan mevzuat hükmü uyarınca mümkün olmadığı ancak, disiplin cezası kaldırılıp iyi halliliğini kazandıktan sonra isteğe bağlı nakil talebinde bulunması halinde talebinin değerlendirilebileceği,

2.7. Bunun yanı sıra, adı geçene ait ziyaret ve telefon görüşme raporlarının bir örneğinin ekte gönderildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu

maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”

5.2. ‘‘Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”

5.3. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54’üncü maddesinde; “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, gerekir…” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ERTUNÇ ERKAN BALTA’NIN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran, Aydın’ın Söke ilçesinde ikamet eden ailesine yakın Nazilli, Ödemiş, Muğla gibi yerlerde bulunan bir ceza infaz kurumuna nakledilmesini talep etmektedir.

8. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesinde, “öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır.

9. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

10. 5275 sayılı Kanun ve ilgili alt mevzuatında; hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm bulunmamakla birlikte, mezkûr Kanun’un

53’üncü maddesinde, hükümlülerin, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilecekleri öngörülmüş olup hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri kendi istekleri ile nakil hakkındaki düzenlemeler çerçevesinde yerine getirilmektedir.

11. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gerekli olan şartlar, 5275 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinde belirlenmiş olup hükümlülerin, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış olmaları veya disiplin cezası almış iseler bu cezanın kaldırılmış olması bu şartlar arasında sayılmıştır. Dolayısıyla hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin, öncelikle bahse konu şartları sağlayıp sağlamadıkları bakımından incelenmesi gerekmektedir.

12. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; başvuranın kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğu, dolayısıyla hükümlülerin kendi istekleri ile nakli için gerekli olan disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması şartını taşımadığı anlaşılmış olup nakil talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanun’un 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURAN ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi