ÖZET: Bu Danıştay kararında, ceza infaz kurumunda hükümlü olan bir başvuranın, Korona virüsü nedeniyle getirilen ziyaret kısıtlamalarının kaldırılması ve çocuğuyla sağlıklı bir bağ kurabilmesi için uygun koşulların sağlanması talebi ele alınmıştır. Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığı tarafından cezaevlerinde mevcut kısıtlamaların sonlandırıldığı belirtilmiştir. Bu durum, başvuranın talebinin çözüme kavuşturulduğu anlamına gelmektedir.

Kararda, ebeveyni cezaevinde olan çocukların ilişkilerinin sürdürülmesi ve desteklenmesi gerektiği vurgulanarak, bu süreçte çocukların ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Hükümlülerin, Anayasa’nın 19. maddesi çerçevesinde temel hak ve hürriyetlere sahip olduğu, dolayısıyla aileleriyle olan bağlarının korunmasının önemine dikkat çekilmiştir. Bu bağlamda, çocukların ebeveynleriyle olan ilişkilerinin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, hem çocukların gelişimi hem de mahpusların topluma kazandırılması açısından kritik bir öneme sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/9043-S.22.13913

BAŞVURU NO : 2022/995

KARAR TARİHİ : 19/07/2022

TAVSİYE KARARI

Adres

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ziyaret hakkına getirilen kısıtlamaların sonlandırılması ile cezaevi ziyaret alanında, kendisini ziyarete gelen çocuğu ile sağlıklı bir bağ kurulabilmesine olanak tanıyacak koşullar sağlanması talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 19/01/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak barındırılmakta olan başvuran özetle; Korona virüsü hastalığı sebebiyle alınan tedbirler kapsamında ziyaret hakkına kısıtlama getirildiğini, kademeli normalleşme adımlarının başlaması ile birlikte hükümlü ve tutuklulara kapalı ziyaret gerçekleştirme hakkı tanınmasına karşın kapalı ziyaretin temas imkânı sağlamıyor oluşu ve ziyaret alanlarının elverişsizliği nedenleriyle, geçen iki senelik süreçte kendisini ziyarete gelen çocuğu ile sağlıklı bir bağ kuramadığını ifade ederek ziyaret hakkına getirilen kısıtlamaların sonlandırılması ile cezaevi ziyaret alanında, kendisini ziyarete gelen 2 yaşındaki çocuğu ile sağlıklı bir bağ kurulabilmesine olanak tanıyacak koşullar sağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusu üzerine Kurumumuz tarafından tesis edilen 16/11/2020 tarih, sayılı “Gönderme Kararı” üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünün tarihli cevabi yazısında; 2.1. Korona virüsü sebebiyle Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiye kararları doğrultusunda Genel

Müdürlüğün 14/03/2020 tarihli ve 57551099-E.2019/47690 sayılı yazısıyla kapalı ve açık ziyaretlerin ikinci bir talimata kadar ertelenmesine karar verildiğinin tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

2.2. Ancak, kademeli normalleşme adımlarının başlaması ile birlikte yine Sağlık Bakanlığı Bilim

Kurulunun tavsiye kararları doğrultusunda yeniden düzenleme yapılarak 2020 yılı Haziran ayından günümüze kadar kademeli olarak hükümlü ve tutuklulara ziyaret hakkının sağlandığı, 2.3. Ayrıca, Genel Müdürlüğün 30/12/2021 tarihli ve E-57551099-207.01- 7549/135876 sayılı “Bilim

Kurulu Kararı Gereğince Tedbir Kararlarının Devamı” konulu yazısı gereğince; Hükümlü ve Tutukluların

Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca yaptırılan açık ve kapalı görüşlerin belirlenen kurallar çerçevesinde 2022 yılı Ocak ayı içerisinde 2 yakını ve çocukları ile 1 kez açık görüş, 2 kez kapalı görüş şeklinde yaptırılması, açık görüş hakkını kullanmayan ya da kullanmak istemeyen hükümlü ve tutuklulara

3 kez kapalı görüş yaptırılması, bunun dışındaki diğer ziyaretlerin 1 Şubat 2022 tarihine kadar ertelenmesi,

1 Şubat 2022 tarihinde durumun tekrar değerlendirilmesi, zorunluluk arz eden durumlarda Cumhuriyet

Başsavcılığının yazılı izni ile görüşlerin yaptırılmasının bildirildiği ve söz konusu yazı doğrultusunda işlem tesis edildiği, 2.4. Diğer yandan, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Kapalı kurumda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.” İkinci fıkrasının (f) bendinde, “Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısı artırılabilir.” hükümlerine yer verildiği, 2.5. Söz konusu salgın hastalığın özellikle solunum ve temasla bulaşması nedeniyle hükümlü ve tutukluların sağlığını tehlikeye atmamak amacıyla alınan tedbirler kapsamında açık ve kapalı görüşlerin ertelenmesinden dolayı dışarı ile olan ilişkilerinin devamının sağlanması amacıyla kapalı ve açık görüş yerine ek telefonla görüşme hakkının sağlandığı, ziyaret görüş hakkı karşılığı tanınan bu ek telefon görüşme süresinin, personel ile hükümlünün oda çıkışlarında daha az temasta bulunması amacıyla kurumun fiziki şartları ve mevcudu, personel sayısı, asayiş ile telefon cihazı sayısı dikkate alınarak haftalık görüşme süresiyle birleştirilerek 20 dakika olacak şekilde tek seferde kullandırılması bildirildiğinden, ek telefon görüşmesi ile haftalık 10 dakika telefon görüşme hakkının birleştirilerek 20 dakika şeklinde görüşmenin sağlandığı, 2.6. Diğer yandan, ceza infaz kurumlarında çocukların ve bebeklerin fiziki gelişimlerine destek olunması amacıyla kurum içinde oyun alanlarının oluşturulduğu, bu alanlarda çocuklar ve annelerinin birlikte vakit geçirdikleri, çocukların emekleme ve yürümeyi öğrendiği, oyun alanlarında bulunan oyuncaklar ile oyunlar oynanabildiği, oyun alanlarında anne ve çocuklara yardımcı olması amacıyla Halk Eğitim Merkezlerinden usta öğreticilerin görevlendirildiği, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler tarafından anne ve çocukları ile aktivite ve eğitimler yapıldığı, 2.7. Halihazırda ceza infaz kurumlarında bulunan oyun alanlarından sadece hükümlü/tutuklu kadınlar ve yanlarında kalan 0-6 yaş grubu çocukların belirlenen günlük plana göre faydalandığı, bahse konu oyun alanlarının hükümlü/tutukluların yaşam alanlarına yakın konumlarda oluşturulmaları nedeniyle kurum dışında bulunan ebeveynin annesi ile kalan çocuğu ziyareti ya da kurum dışında bulunan çocuğun ebeveynini ziyareti için kullanıma uygun olmamakla birlikte oyun alanlarına görevliler dışında girişin de yasak olduğu, bilgilerine yer verilmiştir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü’nden, 18/02/2022 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Genel Müdürlüğün 29/03/2022 tarihli cevabi yazısında, 27/05/2021 tarihli cevabi yazısına ilaveten; 3.1. Genel Müdürlüğün 25/02/2022 tarihli ve sayılı “Bilim Kurulu Kararı

Gereğince Tedbir Kararlarının Devamı” konulu yazısı gereğince; Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret

Edilmeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca yaptırılan açık ve kapalı görüşlerin belirlenen kurallar çerçevesinde 2022 yılı Mart ayı içerisinde 2 yakını ve çocukları ile 1 kez açık görüş, 3 kez kapalı görüş şeklinde yaptırılması, açık görüş hakkını kullanmayan ya da kullanmak istemeyen hükümlü ve tutuklulara

4 kez kapalı görüş yaptırılması, 1 Nisan 2022 tarihinde durumun tekrar değerlendirilmesi, zorunluluk arz

eden durumlarda Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı izni ile görüşlerin yaptırılmasının bildirildiği ve söz konusu yazı doğrultusunda işlem tesis edildiği, 3.2. Tedbirlere ve kısıtlamalara ilişkin kararların dayanağını Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulunun ceza infaz kurumlarına ilişkin tavsiye kararlarının oluşturduğu, pandemi sürecinin devam etmesi nedeniyle ceza infaz kurumlarında alınan tedbirlere ve kısıtlamalara yönelik uygulamaların da hâlen devam ettiği, 3.3. Ceza infaz kurumlarında çocukların ve bebeklerin fiziki gelişimlerine destek olunması amacıyla kurum içinde oyun alanlarının oluşturulduğu, bu alanlarda çocuklar ve annelerinin birlikte vakit geçirdiği, çocukların emeklemeyi ve yürümeyi öğrendiği, bu alanlarda bulunan oyuncaklar ile oyunlar oynadığı, hali hazırda kurumlarda bulunan oyun alanlarından sadece hükümlü/tutuklu kadınlar ve yanlarında kalan 0-6 yaş grubu çocukların belirlenen günlük plana göre faydalandığı, 3.4. Oyun alanlarına görevliler dışında girişin yasak olduğu, hükümlü/tutukluların yaşam alanlarına yakın konumlarda oluşturulmaları nedeni ile de kurum dışında bulunan ebeveynin annesi ile kalan çocuğu ziyareti ya da kurum dışında bulunan çocuğun ebeveynini ziyareti için kullanıma uygun olmadığı, 3.5. Diğer taraftan, ziyaret alanlarında ebeveyn ve çocukların birlikte vakit geçirmeleri, çocukların ziyarete gelen akranları ile oyunlar oynamaları amacıyla ziyaret alanlarında kaydırak, peluş ve plastik oyuncak gibi materyallerin bulunduğu oyun alanlarının oluşturulduğu ceza infaz kurumlarının bulunduğu, ceza infaz kurumları tarafından bu alanda yürütülen çalışmaların hâlen devam ettiği, 3.6. Bahse konu başvuruda geçen iddialara ilişkin olarak, ceza infaz kurumu idaresi ve görevli personelin görevleri yönünden herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı, yapılan işlem ve uygulamaların ilgili mevzuat gereğince yerine getirildiği, bilgilerine yer verilmiştir.

4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan, 18/02/2022 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Bakanlığın bila tarih, sayı1ı cevabi yazısında; 4.1. Başvuranın dilekçesinde yer alan taleplerin, Bakanlık ile Adalet Bakanlığı arasında 26/07/2021 tarihinde Tutuklu, Hükümlü veya Yükümlüler ile Çocuklarının Sosyal Hizmetlerden Yararlandırılması

Hakkında İş Birliği Protokolünde yer alan Bakanlık yükümlülükleri arasında yer almadığı mütalaa edildiğinden, cezaevlerindeki görüş koşullarının düzenlemesi talebinin Adalet Bakanlığı tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı, ifade edilmiştir.

5. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Çocuk

Hakları Komisyonu’ndan, 18/02/2022 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Komisyon’un 17/03/2022 tarihli cevabi yazısında;

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

5.1. Anayasa’nın 17’nci maddesine göre; herkes maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 8’inci ve Anayasa’nın 20’nci maddesine göre ise; herkes, özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu, Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesinin ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabileceği, 5.2. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarında Dair Sözleşme’nin 9. Maddesine göre; taraf devletlerin, anababasından veya bunlardan birisinin ayrılmasına kara verilen çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça, ana-babanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı göstereceği, 5.3. Anayasa’nın 41’inci maddesine göre ise; devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlanmasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak ve teşkilatı kurmakla görevli olduğu, aynı maddeye göre; her çocuğun, korunma ve bakımdan yararlanma, üstün yararına aykırı olmadıkça ana ve babasıyla doğrudan kişisel ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olduğu, devletin, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri almakla görevli olduğu, 5.4. Ceza infaz kurumunda kalan hükümlü ve tutuklulara ilişkin tedbirlerin kanun ile düzenlenmesinin gerekmekte olduğu, bu hususu; hükümlü ve tutukluların, ailesi ve özellikle çocukları ile olan ilişkilerini de kapsamakta olduğu, Doktrinde ve Yargıtay’ın içtihatlarında sıklıkla yer aldığı üzere; çocukların, ebeveynleri ile kişisel ilişki kurmaları, onların maddi ve manevi varlığını geliştirebilmeleri için elzem olduğu, bu hakkın; sadece çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde gerekçeleri ile açıklanmak sureti ile kanunilik ilkesine uygun olarak kısıtlanabileceği, öte yandan; çocuğun ana ve babasıyla doğrudan kişisel ilişki kurma ve sürdürme hakkının yanında, ebeveyn de analık ve babalık duygularını tatmin etme ve geliştirme hakkına da sahip bulunduğu, 5.5. Mahpuslara yönelik muameleye ilişkin en temel belgelerden biri olan 1955 tarihli Mahpuslara

Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları’nda (Mandela Kuralları) ve Avrupa Konseyi

Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere “Avrupa Cezaevi Kuralları” Hakkında 2 Sayılı Tavsiye Kararı’nda mahpusların aile ve yakınlarıyla görüşme hakkı “Dış dünya ile ilişki” başlığı altında düzenlendiği, buna göre “Mahpuslara, aileleri ve arkadaşları ile gerekli denetim altında, düzenli aralıklarla karşılıklı yazışarak, mümkün olduğu durumlarda telekomünikasyon, elektronik, dijital ve diğer araçları kullanarak ve ziyaret kabul etmesiyle iletişim kurmalarına izin verilmesi” gerektiği, ACK’nin 24’üncü maddesine göre ise

“Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.” şeklinde Mandela Kuralları ile benzer bir düzenlemeye yer verilmiş olduğu, yine aynı maddeye göre; cezaevi yetkililerinin dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmeleri ve bunun için onlara uygun destek ve yardım sağlamaları gerektiği, ACK ayrıca; ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır demek sureti ile de mahpusların dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmeleri konusunda cezaevi yetkililerine pozitif bir yükümlülük yüklemiş olduğu,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

5.6. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin giriş bölümünde “Aile toplumun temel birimidir ve başta çocuklar olmak üzere üyelerinin gelişmesi ve iyiliği açısından doğal ortamı oluşturur” açıklamasının bulunduğu, çocuğun aile yaşamı hakkının Sözleşme’nin 16’ncı maddesinde koruma altına alındığı, 5.7. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 9’uncu maddesinde ana babasından biri ya da her ikisinden ayrılmış bir çocuğun “yüksek yararına aykırı düşmedikçe her iki ebeveyniyle düzenli biçimde kişisel ilişki ve doğrudan temas sürdürme” hakkı olduğu, anne veya babası tutuklu/hükümlü olan çocuklarda kişisel ilişki ve doğrudan temas kurulmasının engellenmesi halinde bu durumun çocuklar üzerindeki olası etkilerinin göz önünde bulundurulması gerektği, 5.8. Özellikle küçük yaş grubundaki çocukların ana babaları ile güçlü ve karşılıklı bağlar oluşturduğu, bu ilişkiler sayesinde çocukların fiziksel ve duygusal anlamda kendilerini güvende hissedeceği, anne ve babaları ile olan ilişkiler sayesinde çocukların kendi kimliklerini oluştururacağı, kültürel açıdan değer verilen beceriler, bilgiler ve davranışlar edindikleri, yine küçük yaş grubundaki çocukların, ana babalarından ayrılmanın olumsuz sonuçlarından daha ağır biçimde etkilendikleri çünkü bu yaşlardaki çocukların ana babalarına fiziksel olarak bağımlı oldukları kadar duygusal olarak da bağlı oldukları, küçük yaş grubundaki çocukların, ayrılmanın koşullarını da yeterince kavrayabilecek durumda olmadıkları, küçük yaş grubundaki çocukları olumsuz biçimde etkileyebilecek durumlar arasında ana baba ilgisinden yoksunluk, çocuğun ana babasıyla ilişkilerinin kesintili olması (ayrılma zorunluluğu gibi durumlar dâhil)

sayılabileceği, 5.9. Yine Sözleşmenin 18’inci maddesine göre; anne ve babanın, çocukların yüksek yararını gözeterek çocuklarının gelişimlerini ve esenliklerini sağlamaktan birinci derecede sorumlu olduğu, 5.10. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3’üncü maddesinde çocuklarla ilgili tüm faaliyetlerde çocuğun yüksek yararının temel alınması gerektiği ilkesinin düzenlendiği, söz konusu maddenin Çocuk Hakları Komitesi’nin 14 numaralı genel yorumunda ayrıntılı bir şekilde ele alınmış olduğu, 5.11. Uzun süreli gözlemler ve araştırmalar sonucunda uluslararası sözleşmelerde vücut bulduğu hali ile çocukların mahpus ebeveynleri ile doğrudan kişisel ilişki kurmasının onların benliği, psikolojik ve ruhsal gelişimleri üzerinde son derece önemli etki doğuracağı, dolayısıyla çocukların ebeveynleri ile doğrudan kişisel ilişki kurma haklarının kısıtlanması veya askıya alınmasının onların üstün yararlarının ihlal ettiğinin kabulü ve buna göre uluslararası standartlara uygun bir şekilde gerekli teşkilatın kurulmasının gerektiği, 5.12. Anayasa’nın 38’inci maddesine göre; ceza sorumluluğunun şahsi olduğu, dolayısıyla; mahpuslar için uygulanacak ceza infaz yöntemlerinin yekun bir şekilde aile bireylerini de sosyal açıdan dahi kapsamayacak olmasına özen gösterilmesi gerektiği, bilindiği üzere; her ne kadar ebeveynler suç işlediklerinde şahsi olarak cezalandırılsa dahi, bunun sonuçları sosyal açıdan bütün aile bireylerini ve bilhassa çocukları etkilemekte olduğu, ebeveynlerinden uzaklaşan, onlarla oldukça sınırlı kabul edilebilecek ölçüde kişisel ilişki kurabilen çocukların; kimi zaman okulda ve arkadaş ortamlarında dışlanabilmekte ve hatta kendini suçlu hissedebilmekte olduğu, bunun en aza indirgenebilmesi için çocuğun mahpus ebeveyn ile doğrudan kuracağı kişisel ilişkinin doğal bir ortamda gerçekleşmesinin en uygun yöntem olduğu, nasıl ki özgür bir ebeveyn çocuğu ile oyun oynayabilmekte, yemek yiyebilmekte ve fiziksel temas kurabilmekte ise; mahpus ebeveynin çocuğu ile doğrudan kişisel ilişki kurduğu anlarda da bu ortamların güvenilir bir şekilde oluşturulması gerektiği, bunun için ceza infaz kurumlarında oluşturulabilecek “aile görüş odaları”nda

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

uygun oyun alanları ile güvenilir ve sağlıklı yiyecek/içecek ikramının oluşturulmasının önemli olduğu, böylelikle çocuklar ile ebeveynleri arasında daha sağlıklı bir kişisel ilişki tesis edilebileceği, 5.13. Öte yandan; yukarıda 1 numaralı bölümde açıkladığımız üzere, çocuk ile mahpus ebeveyn arasında kişisel ilişki tesis edilirken çocuğun korunmasının da önem arz ettiği, mahpusun çocuğa veya diğer ebeveyne fiziksel, ruhsal veya psikolojik açıdan zarar verme ihtimali bulunuyor ise bütün bu hususların göz önünde bulundurulması ve gerekli tüm önlemlerin alınmasının gerektiği, çocuğun ebeveyni ile doğrudan kişisel ilişki kurmasının engellenmesinin sadece çocuğun üstün yararının gerektirdiği hallerde mümkün olabileceği, bu kararın ise; genel geçer kurallarla veya ceza infaz kurumu yetkililerince değil, mahkemelerce detaylı ve kapsamlı bir inceleme sonucunda verilebilmesinin mümkün olduğu, 5.14. Çocukla mahpus ebeveynler arasındaki ilişki kurulması surecindeki çocuğun korunmasının sadece ebeveyn ile görüştüğü anla sınırlı kalmaması gerektiği, çocukların cezaevine girişte yetişkinlerle ayni alandan aranarak girmeleri ve bekleme alanlarının diğer görüşe gelen yakınlarla ayni ortamda olması da onların tedirginliklerini artıran bir durum olduğu bu nedenle sivil kıyafetli çocukla iletişim konusunda uzman çocuğu görüşe getiren refakatçi eşliğinde özel bir konumda görüş alanlarına girişlerinin sağlanması gerektiği, 5.15. Çocuk ile mahpus ebeveynler arasında kurulacak kişisel ilişkilerde gözlemcinin infaz memuru yerine çocuklarla ilişki kuracak psiko-sosyal servis personel olmasının daha uygun olacağı, nitekim çocuğun üniformalı bir kişiyi sürekli olarak görmesinin çocuğun psikolojisini de etkileyebileceği, bu anlamda sivil pozisyonda olan psiko-sosyal servis personeli görüş sırasında hazır bulunarak olumlu veya olumsuz durumları mahkemeye bildirmesi bu görüşmelerin daha denetimli bir şekilde gerçekleşebilmesini sağlayabileceği, hem mahpusun topluma kazandırılması açısından hem de çocuğun korunması açısından önem arz edebilecek bu denetimler neticesinde iyi hal sergileyen mahpus ebeveynlerin çocukları ile doğrudan kişisel ilişki kurma sıklıklarının arttırılmasının bir yöntem olarak tercih edilebilmesinin de mümkün olabileceği, bunun yanında; mahpusluk halinin hem ebeveynin hem de çocuğun üzerindeki olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi ve taraflara ayrıca danışmanlık verilebilmesinin de mümkün olabileceği, 5.16. Mahpusun çocuğu ile kuracağı kişisel ilişkinin mahpusun bireysel ihtiyacı olduğunun unutulmaması gerektiği, Mahpus ile çocuk arasında kurulacak kişisel ilişki esnasında ceza infaz memuru yerine psikolog, sosyal hizmet uzmanı gibi psiko-sosyal servis personelinin bulunması, infaz koruma memurunun görüşmeyi oda dışında oluşturulacak camlı bir bölmeden izlemesi, kapalı görüşlerin de telefon yerine oluşturulacak aile odalarında yahut oluşturulacak oyun alanlarında mahpusun çocukla zaman geçirmesinin sağlanarak gerçekleştirilmesinin çocuğun da üstün yararına olacağı, 5.17. 5275 sayılı yasanın 77. Maddesi;” Hükümlülerin iyileştirilme çabalarında başarıya ulaşılması için dernekler, vakıflar ve gönüllü kişi ve kuruluşlar ile işbirliği yapılabilir. Kamu kurum ve kuruluşları bu maksatla olanakları ölçüsünde, gerekli yardımları yapmakla yükümlüdürler.” düzenlemesine yer verdiği, bu nedenle öncelikle infaz kurumunda bulunan ve özellikle çocuklarla iletişim kuracak psiko-sosyal servis personel sayısının arttırılmasının önem arz ettiği, yine bu ihtiyacın karşılanabilmesi için yasa düzenlemesinde de yer aldığı gibi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Türk Kızılay Derneği, Türk

Psikologlar Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği gibi alanla ilgili çalışabilecek kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yapılmasının da dikkate alınması gerektiği, bilgilerinin verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

6. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin niteliği” başlıklı 12. maddesi; “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.” 6.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 6.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesi; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” 6.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesi; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” 6.4.“Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41. maddesi ikinci fıkrası;, “Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” 6.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.

2)Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.”

3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

(4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” Hükmüne amirdir.

7. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin 1. maddesi; “Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.” 7.1. Sözleşmesinin 2. maddesi; “1. Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.” 7.2. Sözleşmenin 3. maddesi; “1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.

3. Taraf Devletler, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.” 7.3. Sözleşmenin 4. maddesi; “Taraf Devletler, bu Sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik, sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Taraf Devletler eldeki kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak, gerekirse uluslararası işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler alırlar.” 7.4. Sözleşmenin 9. maddesi; “..Taraf Devletler, ana-babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça, ana-babanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterirler.” 7.5. Sözleşmenin 12. maddesi; “Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar..” 7.6. Sözleşmenin 16. maddesi; “1. Hiçbir çocuğun özel yaşantısına, aile, konut ve iletişimine keyfi ya da haksız bir biçimde müdahale yapılamayacağı gibi, onur ve itibarına da haksız olarak saldırılamaz.

2. Çocuğun bu tür müdahale ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.” 7.7. Sözleşmenin 18. maddesi; “1. Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişmesinin sağlanmasında ana-babanın birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin tanınması için her türlü çabayı gösterirler. Çocuğun yetiştirilmesi ve geliştirilmesi sorumluluğu ilk önce ana-babaya ya da durum gerektiriyorsa yasal vasilere düşer. Bu kişiler her şeyden önce çocuğun yüksek yararını göz önünde tutarak hareket ederler.

2. Bu Sözleşmede belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin gelişmesini sağlarlar.” 8. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. Maddesi; “1.

Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.” 9. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6. maddesi; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” 9.1. Sözleşmenin 10. maddesi; “1. Özgürlüklerinden yoksun bırakılan herkese insanca ve kişinin doğuştan sahip olduğu onura saygı gösterilerek davranılır.

3. Cezaevi sistemi, asıl amacı mahkumların ıslahı ve topluma yeniden kazandırılması olan bir sistem olarak ele alınacaktır.” 10. Birleşmiş Milletler Tarafından Kabul Edilen Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kuralları

“Dış dünya ile irtibat kurma” başlıklı 37. maddesi; “Gerekli gözetim altında mahpusların düzenli aralıklarla aileleri ve yakın arkadaşları ile haberleşmelerine ve ziyaret edilmelerine imkan verilerek onlarla iletişim kurmalarına izin verilir.” 10.1. 61. maddesi; “Mahpusların uygulanan ıslah rejimi, kendilerini toplumdan dışlamaya değil ve fakat toplumun bir parçası olmaya devam etmelerini sağlamaya çalışır. Bu nedenle, mahpusların topluma kazandırılma amacında kurum görevlilerine yardım etmeleri mümkün olduğu takdirde, toplumsal kuruluşlar da göreve çağrılır. Mahpusun ailesiyle mümkün olan her türlü ilişkisini sağlamak ve geliştirmekle yükümlü olan kurumun sosyal hizmet uzmanları ile ciddi toplumsal kuruluşlar arasında

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

ilişkiler kurulur. Yasaya ve hapis cezasına uygun düştüğü ölçüde, mahpusların kişisel menfaatleri, sosyal güvenlik hakları ve diğer toplumsal menfaatleriyle ilgili haklarını korumak için tedbirler alınır.” 11. 1955 Tarihli Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Nelson

Mandela Kuralları ) “Dış dü nya ile iliş ki” başlıklı 58. maddesi; “Mahpuslara, aileleri ve arkadaşları ile gerekli denetim altında, düzenli aralıklarla aşağıdaki şekilde iletişim kurmalarına izin verilir: (a) Karşılıklı yazışarak, mümkün olduğu durumlarda telekomünikasyon, elektronik, dijital ve diğer araçları kullanarak ve (b) Ziyaret kabul etmesiyle..” 12. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek ‘Temel İlkeler’ başlıklı 3. maddesi; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’ 12.1. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.1. maddesi; “Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.

24.4. Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.

24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım” sağlamalıdırlar.” 13. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi’nin Çocuğun Yüksek Yararının Birinci Planda

Dikkate Alınması Hakkı (Madde 3, Paragraf 1) İle İlgili 14 Numaralı Genel Yorumu;

“III. Taraf Devletlerin yükümlülüklerinin mahiyeti ve kapsamı

14. Madde 3 paragraf 1, taraf Devletlere üç tür farklı yükümlülük getirerek bir çerçeve oluşturmaktadır:

a. Çocuğun yüksek yararının, herhangi bir kamu kurumu tarafından gerçekleştirilecek her girişimde gerektiği gibi içselleştirilmesini ve tutarlı olarak uygulanmasını sağlama yükümlülüğü. Bu söylenen, çocuklar üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkisi olan tüm uygulama önlemleri, idari ve yargısal işlemler için özellikle geçerlidir.

b. Çocukları ilgilendiren tüm yargısal ve idari kararların, ayrıca politikaların ve yasal düzenlemelerin, çocuğun yüksek yararının birinci planda dikkate alınarak gerçekleştirildiğini gösterme yükümlülüğü.

Yüksek yararın nasıl incelenip değerlendirildiğinin, alınan kararda buna ne ölçüde ağırlık tanındığının anlatılması da buna dahildir.

c. Çocuğun yararının, özel sektörün her kararında ve eyleminde değerlendirilip birinci planda göz önüne alınmasını sağlama yükümlülüğü. Buna, hizmet sunan kuruluşlar, ya da çocuğu ilgilendiren ya da çocuk üzerinde etkili olabilecek kararlar alan diğer herhangi bir özel birim ya da kurum da dahildir.

15. Devletler, bunlara uyulmasını sağlamak üzere, Sözleşme’nin 4 ve 42. maddeleri ile 44. maddenin 6’ncı paragrafına uygun olarak uygulamaya dönük bir dizi önlem almalı ve aşağıdakiler dahil olmak üzere

çocuğun yüksek yararının her fiilde birinci planda gözetilmesini sağlamalıdırlar:

a. İç hukuku ve diğer yasa kaynaklarını madde 3 ve paragraf 1’i içselleştirecek şekilde gözden geçirme ve gerekiyorsa değiştirme ve çocuğun yüksek yararını gözetme gerekliliğinin aşağıda sıralanan her alanda yansıma bulmasını ve uygulanmasını sağlama: tüm ulusal yasalar ve yönetmelikler, olduğu durumlarda il

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

ya da bölge düzeyindeki düzenlemeler, çocuklara yönelik hizmetler veren ya da faaliyetleri çocuklar üzerinde etkili olan özel ya da kamusal kurumların faaliyetlerini yöneten kurallar ve gerek asli bir hak gerekse usul kuralı olarak herhangi bir kademedeki yargısal ve idari işlemler; b. Politikaların ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerde eşgüdümünde ve uygulanmasında çocuğun yüksek yararının gözetilmesi; c. Çocuğun yüksek yararının kendisini ilgilendiren ya da kendisini etkileyecek tüm uygulama önlemleri, idari ve yargısal süreçlerde içselleştirilip uygulanması hakkının eksiksiz olarak yaşama geçirilmesi için şikayet, telafi ya da tazminat mekanizmalarının ve usullerinin getirilmesi; d. Çocukların haklarının yaşama geçmesini sağlamaya yönelik programlara ve önlemlere kaynak tahsis edilirken ve uluslararası yardımlardan veya kalkınma yardımlarından yararlanan etkinliklerde çocuğun yüksek yararının gözetilmesi; e. Veri toplama, izleme ve değerlendirme işlemlerinde çocuğun yüksek yararının açıkça ifade edilmesi ve gerektiğinde çocuk haklarıyla ilgili konulardaki araştırmaların desteklenmesi; f. Profesyoneller ve çocuklar için ya da çocuklarla birlikte çalışan diğer kişiler dahil olmak üzere, çocukları doğrudan ya da dolaylı biçimde etkileyecek kararlar alanların, madde 3, paragraf 1 ve bunun pratikte uygulanması konusunda bilgilendirilmesi ve kendilerine bu konuda eğitim verilmesi; g. Madde 3 paragraf 1’de gözetilen hakkın kapsamını anlayabilmeleri için çocuklara, ailelerine ve çocuklara bakan kişilere anlayabilecekleri dilden yeterli bilgilerin verilmesi ve görüşlerine yeterli ağırlığın tanınabilmesi açısından çocukların görüşlerinin alınabileceği gerekli koşulların oluşturulması…” 14. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesi; “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” 15. 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesi; “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi; bu kapsamda, e) (Değişik: 13/6/2012-6327/38 md.) Sosyal çalışma görevlisi: Psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikoloji, sosyoloji, çocuk gelişimi, öğretmenlik, aile ve tüketici bilimleri ve sosyal hizmet alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun meslek mensuplarını, ifade eder” 15.1. “Temel ilkeler” başlıklı 4. maddesi; “Bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması amacıyla; a) Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması, b)

Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi… İlkeleri gözetilir.” 16. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun “İnfazda Temel İlke” başlıklı 2. maddesi;“ (2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.”

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

“ (4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.) Bu iletiler, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabilir.” 16.1. “Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83. maddesi; “(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. (Ek cümle: 24/1/2013-6411/9 md.) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir. (2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet

Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir. (3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.” 16.2. “Ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar başlıklı” 86. maddesi; “(1) Kapalı ve açık ceza infaz kurumlarına ziyaret veya görüşe gelen resmî heyet ve özel kişiler, kurum güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlarda bulunamaz, kurum güvenliği için alınan ve uygulanan yasal ve idarî tedbirlerin değiştirilmesini isteyemezler.

(3) Kurum görevlileri ve dış güvenlik görevlileri dahil olmak üzere, sıfat ve görevi ne olursa olsun, ceza infaz kurumlarına girenler duyarlı kapıdan geçmek zorundadır. Bu kişilerin üstleri metal dedektörle aranır; eşyaları x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilir, ayrıca şüphe hâlinde elle aranır.

Bu cihazların bulunmadığı yerlerde arama ve kontrol elle yapılır. Ancak milletvekilleri, mülkî amirler, hâkim, Cumhuriyet savcıları ve bu sınıftan sayılanlar, avukatlar, noterler, ceza infaz kurumları ve tutukevleri kontrolörleri, izleme kurulu başkan ve üyeleri, uluslararası sözleşmelerle yetkileri tanınmış kişi ve kuruluşların temsilcileri, ceza infaz kurumu ve tutukevi koruma birlik komutanı ile kurum müdürünün üstleri ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında elle aranamaz. Duyarlı kapı cihazının ikazının sürmesi hâlinde bu kişiler ancak, elle aramayı kabul ettikleri takdirde kuruma girebilirler. Ziyaret yerleri de ziyaret öncesi ve bitiminde aranır..” 17. 7.06.2005 tarihli 25848 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve

Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik “Temel ilkeler” başlıklı 5. maddesi; “Hükümlü ve tutukluların görüşmeleri aşağıdaki esaslara göre gerçekleştirilir: (…) b) Odaya kapatma disiplin cezası almış olsa dahi çocukların; annesi, babası, kardeşleri, avukatı, resmî ve yetkili merciler ile yasal temsilcisiyle görüşmesi engellenemez. c) Görüşler kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır. d)

(Değişik:RG-13/9/2017-30179) Kurum idaresinin uygun göreceği bir hafta açık görüş, ayın diğer haftaları kapalı görüş olmak üzere, hükümlü ve tutuklular bu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde görüşme yapabilir.” 17.1. “Kapalı görüş” başlıklı 7. maddesi; “Kapalı görüş, hükümlü ve tutuklular ile ziyaretçilerinin her türlü maddi temasının önlendiği, konuşulanların hazır bulunan görevli tarafından işitilebilecek şekilde izlenebildiği ve ceza infaz kurumu idaresinin bu iş için tahsis ettiği özel bölümde yapılan görüşmelerdir.” 17.2. “Görüş yeri” başlıklı 8. maddesi; “Her ceza infaz kurumunda, olanaklar elverdiği ölçüde, kapalı görüş yapılabilmesi için bir ziyaretçi kabul yeri ayrılır.” 17.3. “Ziyaret edebilecek kişiler” başlıklı 9. maddesi; “Hükümlü ve tutuklular; eşi, anne, babası, büyükanne ve büyükbabası, çocuğu, torunu, kardeşi, gelini, damadı, kayınbiraderi, baldızı, yengesi,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

eniştesi, görümcesi, kayınvalidesi, kayınpederi, kayınvalidesinin annesi ve babası, kayınpederinin anne ve babası, eşinin başkasından olma çocuğu, büyükanne ve büyük babasının anne ve babaları, torun çocuğu, kardeş çocuğu, eşi, amcası, halası, dayısı, teyzesi ve bunların eşleri ile vasisi ve kayyımıyla görüşebilir..” 17.4. “Ziyaret gün ve saatleri” başlıklı 10. maddesi; “Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir.

(Değişik fıkra:RG-14/9/2021-31598) Görüş süresi, yarım saatten az, bir buçuk saatten fazla olacak şekilde belirlenemez. Görüş süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işletilir. Çocuk hükümlü ve tutuklular için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.” 17.5. “Açık görüş” başlıklı 13. maddesi; “Açık görüş, hükümlü ve tutuklular ile ziyaretçilerinin maddi temasına imkan verecek şekilde, konuşulanların hazır bulunan görevli tarafından işitilebildiği ve izlenebildiği, ceza infaz kurumunun bu iş için tahsis edilmiş özel bölümünde yapılan ziyaret ve görüşmelerdir.

17.6. “Açık görüş yapılacak yer” başlıklı 16. maddesi; “Açık görüşler, ceza infaz kurumunun oda ve eklentileri dışında, bu iş için ayrılmış özel bölümünde, bulunmadığı takdirde, ceza infaz kurumu müdürünün uygun göreceği yerde yaptırılır.” düzenlemelerine yer vermektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

18. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 19. Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak barındırılan başvuran, Korona virüsü nedeniyle ziyaretlere getirilen kısıtlamaların sonlandırılması ile cezaevi ziyaret alanında kendisini ziyarete gelen çocuğu ile sağlıklı bir bağ kurulabilmesine olanak tanıyacak koşullar sağlanmasını talep etmektedir.

20. Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulunun tavsiye kararları doğrultusunda ceza infaz kurumlarında devam etmekte olan mevcut tedbir ve kısıtlamalara ilişkin olarak Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü 29/04/2022 tarih, sayılı “COVID-19 Tedbirleri

Hakkında” konulu yazısı ile “Pandeminin seyrine göre yeniden değerlendirilmek üzere, yazı içeriğinde 3 madde halinde yer verilen tedbir ve kısıtlamalar dışında hükümlü/tutuklular ile personel hakkında uygulanan tüm kısıtlama ve tedbirlerin sonlandırılarak çalışmaların yürütülmesi” uygun görülmüştür.

Genel Müdürlüğün anılan yazısı doğrultusunda açık ve kapalı görüşler ile ilgili kısıtlamaların sonlandırıldığı dolayısıyla başvuranın bu yöndeki isteminin çözüme kavuşturulmuş olduğu anlaşıldığından, Kurumumuzca bu hususta ayrıca bir inceleme yapılmamıştır.

21. Başvuranın, kendisini ziyarete gelen çocuğu ile sağlıklı bir bağ kurulabilmesine olanak tanıyacak koşullar sağlanması talebi, kamu yararı göz önüne alınarak ebeveyni cezaevinde olan çocukların ilişkisinin hapis cezasına rağmen sürdürülmesi, kolaylaştırılması ve desteklenmesi için yapılması gerekenler ile çocukların ziyaret sürecindeki ihtiyaçları nazarında incelenmiştir.

22. Hükümlüler, Anayasa’nın 19. Maddesi kapsamında hukuka uygun olarak “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma” olarak değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler. Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi 8. Maddesi ile

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Anayasa’nın 20 ve 41. Maddeleri devletin, hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (AYM, Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016). Zira mahpusun yakın aile fertleri ile bağını sürdürmesi, onun aile yaşamına saygı hakkının temel bir parçasını oluşturmaktadır.

23. 1955 tarihli Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları’nda (Mandela

Kuralları) ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere “Avrupa Cezaevi Kuralları” Hakkında

Rec (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı’nda mahpusların aile ve yakınlarıyla görüşme hakkı “Dış dünya ile ilişki” başlığı altında düzenlenmekte, anılan metinler ile mahpusların mümkün olabilen sıklıkta aileleri tarafından ziyaret edilmelerine izin verilmesi gerektiği vurgusu yapılarak, mahpusların dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmeleri konusunda cezaevi yetkililerine pozitif bir yükümlülük yüklenmektedir. Avrupa

İşkenceyi Önleme Komitesi de mahpusların dış dünyayla temasının devam ettirilmesini hayati önemde görmektedir.

24. Türkiye’de, “bekleyen çocuk” olarak adlandırılan, ebeveyni cezaevinde bulunan çocuklara ilişkin resmi istatistik bulunmamaktadır. 2016 yılına ait resmi istatistiklere göre Türkiye’de, 18 yaş üstü 184.668 tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Türkiye’de doğurganlık oranına karşılık, eldeki mahpus sayısından hareketle öngörülen “anne ya da babası cezaevinde olan çocuk sayısı” 369.147 olarak öngörülmektedir ( Bekleyen

Çocuk: Anne ya da babası cezaevinde olan çocuklar üzerine bir proje, Şubat,2017; Türkiye İstatistik

Kurumu, 2015). Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan istatistiki verilere göre 31.03.2022 tarihi itibariyle ülkemizde 314.502 hükümlü ve tutuklu bulunmaktadır. Ortaya konulan parametreler ışığında, Ülkemizde anne ya da babası cezaevinde olan çocuk sayısının oldukça yüksek olduğu tahmin edilmektedir.

25. Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 9. maddesinde ana babasından biri ya da her ikisinden ayrılmış bir çocuğun, yüksek yararına aykırı düşmedikçe her iki ebeveyniyle düzenli biçimde kişisel ilişki ve doğrudan temas sürdürme hakkı olduğu ifade edilmiştir. Yine

Sözleşmenin 2, 3, 12, 16 ve 18. maddeleri Sözleşmeye taraf devletlerin anne ve babası cezaevinde olan çocuklar bakımından sorumluluklarına işaret etmektedir. Sözleşmenin 3. maddesinde ele alınan çocuğun üstün yararının çocuklarla ilgili tüm faaliyetlerde temel alınması gerektiği ilkesi benimsenmiştir. Komitenin

14 numaralı genel yorumunda, çocuklarla ilgili her faaliyette, çocuğun yüksek yararının birinci planda

dikkate alınması ve çocuğun yüksek yararının, kamu kurumları tarafından gerçekleştirilecek her girişimde uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir. Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT)’nin görüşüne göre de bütün durumlarda temel prensip çocuğun iyiliği olmalıdır.

26. Ebeveynin cezaevine girmesi çocuk için duygusal ve sosyal sorunlarla baş etmek durumunda kalmasına yol açan önemli bir travmadır. Bu dönemde ebeveynleri ile iletişim kurabilmesi için destekleyici bir ortam sağlanması çocuk için büyük önem taşımaktadır. Araştırmalar, düzenli bir program dahilinde cezaevinde bulunan ebeveyn ziyaretlerinin, çocukların dayanıklılığına olumlu etki eden, koruyucu bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Çocuk ile cezaevinde bulunan anne ya da baba arasındaki ilişkinin devamı, çocuğun zararına bir durum yaratmaması kaydı ile çocuğun yaşadığı ebeveyn ayrılığının olumsuz etkilerinin azaltılması ve aynı zamanda tahliye sonrası ilişkinin kaldığı yerden sürdürülmesinde önemli role sahiptir.

Aynı zamanda mahpusun dışarıdaki hayatla bağlantısının kopmaması ve cezaevi sonrası yaşantıya hazırlanması adına da aralarında anlamlı bir ilişki kurulabilmesi ve sürdürülebilmesine özen gösterilmesi gerekmektedir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

27. Türk hukukunda mahpusun ailesi ve yakınları tarafından ziyaret edilmesi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un dördüncü bölümünde yer alan “Dışarıyla İlişkiler” başlığı altında 83. maddede düzenlenmiştir. Anılan düzenleme kapsamında, mahpus ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkinin sürdürülebilmesi kapalı ve açık ziyaretler, telefon ve mektup şeklinde gerçekleşmektedir. Görüşlerin, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle belirlenmiştir. Kapalı ziyaretler, haftada bir kere, arada cam bölme bulunmak sureti ile maddi temasa imkân vermeyecek şekilde, açık ziyaretler ise ayda bir defa, yüz yüze ve fiziksel temasa imkân verecek şekilde gerçekleştirilen görüşmelerdir. Ziyaret gün ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenmektedir. Görüş süresinin, yarım saatten az, bir buçuk saatten fazla olamayacağı düzenlenmiştir.

28. Nisan 2021 tarihli İnsan Hakları Eylem Planı ( Eylem Planı) doğrultusunda ceza infaz kurumlarında dijital dönüşümün gerçekleştirilmesi ile hükümlü ve tutukluların bazı işlemlerinin teknolojinin imkânlarından yararlanılarak yürütülmesi, hükümlülerin cezalarının mümkün olduğu ölçüde ailelerinin kolaylıkla ulaşabileceği yerlerde infaz edilmesi ve bu suretle aile bağlarını sürdürmelerinin sağlanması ile çocukların eğitim durumları dikkate alınarak ceza infaz kurumlarında hafta sonları da görüş yapma imkânı sağlanması amacıyla mevzuat düzenlemesi yapılması hususları öngörülmüş, bu doğrultuda görüntülü telefon görüşmesi hakkı başta olmak üzere uygulama ve düzenlemeler hayata geçirilmeye başlanmıştır.

Eylem Planı’nın anılan hedef ve faaliyetleri şüphesiz ki hükümlü ve tutuklu ebeveyn ile çocuk arasında aile bağlarının sürdürülmesine de katkı sunmaktadır. Öte yandan, ülkemizde henüz, mahpus çocukları, çocuk ve ebeveyn ilişkileri ve ziyaretlerinin desteklenmesi ve kolaylaştırılmasına ilişkin yasal bir düzenleme ve bu dezavantajlı grubun ihtiyaçlarını gözeten sosyal bir politika bulunmadığı, ziyaret alanlarında ebeveyn ve çocukların birlikte vakit geçirmeleri, çocukların ziyarete gelen akranları ile oyunlar oynamaları amacıyla ziyaret alanlarında oyun alanlarının oluşturulduğu ceza infaz kurumları bulunmakla birlikte; çoğunlukla ceza infaz kurumlarında ziyaretler için ayrılan mekânların, çocukların ihtiyaçları gözetilerek tasarlanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Uluslararası standartlar ve iyi modeller incelendiğinde; çocukların cezaevi ziyaretlerinin nasıl gerçekleşeceğinin önceden belirlenmiş olduğu, ziyaret yerlerinde çocukların ebeveynleri ile oyun oynayabilecekleri alanların da içinde bulunduğu çocuk dostu mekânlara yer verildiği, kimi ülkelerde mahpus çocuklarının haklarının yasal düzenlemeler ile güvence altına alınmış olduğu görülmektedir. Cezaevi ziyaretleri, ziyaret saatleri, ziyaret alanları gibi düzenlemelerde, çocuğun ebeveynin hapis süreci ile birlikte aldığı sosyal yük de dikkate alınarak, çocuk odaklı bir yaklaşım benimsenmesi, cezaevlerine özgü tipik kural ve düzenlemelerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi, ziyaret sürecinde çocukların karşılaştığı zorlukların belirlenmesi ve bu çocukların ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir.

29. Ulusal ve uluslararası mevzuat, Eylem Planı’nın çocuk hakları ile ilgili amaç ve hedefleri, Kurumumuz tarafından dosya içeriğine kazandırılan uzman bilirkişi raporu, Türkiye Barolar Birliği Çocuk Hakları

Komisyonu değerlendirmeleri, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen Türkiye

Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı tarafından yürütülmüş olan 2017 tarihli, “Bekleyen Çocuk: Anne ya da babası cezaevinde olan çocuklar üzerine bir proje” si ve bu alanda yapılan çalışmaların incelenmesi neticesinde; mahpus ve çocuklarının cezaevi ziyaretlerine ilişkin aşağıda yer verilen ihtiyaç ve önerilere ulaşılmış, böylelikle çocuk ile ebeveyni arasındaki bağın daha sağlıklı bir şekilde kurulması ve bu bağın sürdürülmesinin desteklenebileceği kanaatine varılmıştır; 29.1. Güvenlik bakımından risk teşkil etmemesi ve ziyaretçi ya da mahpusun görüşmenin kapalı görüş şeklinde yapılması yönünde talebi olmaması halinde, çocuk ve ebeveynin fiziki temas kurabildiği açık görüş yapılmasına imkân tanıyan yasal bir düzenleme yapılması,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

29.2. Ziyaret sistemi ve sürecinin, ebeveynini ziyarete gelen çocuk için, çocuğun cezaevine gelmesi anından başlayarak, mümkün olduğunca basitleştirmesi, fiziksel ortamın çocuklara uygun hale getirilmesi, cezaevi ile temaslarında çocuklar için özel düzenleme ve uygulamalara yer verilmesi, 29.3. Bekleme salonlarına çocuk dostu alanlar oluşturulması, bu alanlarda gerektiğinde psiko-sosyal destek sunmak üzere bir görevli bulundurulması, cezaevi personelinin de çocuklarla ebeveynlerin temaslarında kolaylaştırıcı, çocukları destekleyici rolleri konusunda ve uygun davranış protokolleriyle ilgili eğitim almaları, 29.4. Ziyaretlerin çocukların ihtiyaçları gözetilerek düzenlenmesi, ziyaret üniteleri içerisinde ebeveyn ile çocuğun beraber oyun oynayabileceği, etkinlik yapabileceği, sohbet edebileceği oyun alanları ile ekipman ve oyuncak bulundurulması.

30. Yukarıdan bu yana değinilenler ışığında, öncelikle ebeveyni cezaevinde olan çocuklara yönelik bir risk ve ihtiyaç değerlendirilmesi yapılması, bu dezavantajlı grubun ihtiyaçlarını gözeten sosyal bir politika belirlenmesi, sonrasında çocuk ve ebeveyn ilişkileri ve ziyaretlerinin desteklenmesi ve kolaylaştırılmasına ve ziyaret alanlarının “çocuk dostu” hale getirilmesine yönelik düzenleme ve mevzuat çalışması yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 31. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet

Bakanlığı Ceza ve Tevkiefevleri Genel Müdürlüğü tarafından kanunlara uygunluk, ölçülülük, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, bilgi edinme hakkı ilkelerine uygun davranıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler

Bakanlığı tarafından şeffaflık ve kararın gerekçeli olması ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşılmakla idareden bundan sonra bu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

32. 6328 sayılı Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ;

Ebeveyni cezaevinde olan çocuklara yönelik bir risk ve ihtiyaç değerlendirilmesi yapılması, bu dezavantajlı grubun ihtiyaçlarını gözeten sosyal bir politika belirlenmesi hususunda ADALET

BAKANLIĞI ve AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NA, Çocuk ve ebeveyn ilişkileri ve ziyaretlerinin desteklenmesi ve kolaylaştırılması, ziyaret alanlarının “çocuk dostu” hale getirilmesine yönelik düzenleme ve mevzuat çalışması yapılması hususunda ADALET

BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığı ve Aile ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin, otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN, ADALET BAKANLIĞI ve AİLE VE SOSYAL HİZMETLER

BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr