|
ÖZET: Bu karar, başvuranın eğitim hakkının engellendiği, kötü muameleye maruz kaldığı ve iyi hal hesaplamalarının hatalı yapıldığı iddialarını incelemektedir. Başvuran, 5275 sayılı Kanun’un 9/3 maddesi gereği Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini belirtmektedir. Eğitim hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile güvence altına alınmış olup, ceza infaz kurumlarında bu hakkın kullanımı 5275 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Başvuranın eğitim hakkının engellendiğine dair yeni bir bilgi veya belge bulunmadığı için daha önceki başvurunun reddedildiği tespit edilmiştir.
İdarenin açıklamaları ve mevcut belgeler doğrultusunda, başvuranın eğitim hakkının engellendiği iddialarının desteklenmediği ve dolayısıyla başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, ceza infaz kurumlarının eğitim hakkını sağlama yükümlülüğünün yerine getirildiğini göstermektedir. Başvuranın iddialarının hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yönü bulunmadığı sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/13544-S.21.21750
BAŞVURU NO : 2021/6684
KARAR TARİHİ : 22/09/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın eğitim hakkının engellendiği, işkenceye maruz bırakıldığı, iyi hal hesaplamalarının hatalı yapıldığı ve istemi dışında nakle tabi tutulduğu iddiaları hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, daha önce bulunduğu Tekirdağ 1 Nolu ve Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumlarından üniversite eğitimi için dilekçeler yazdığını, Malatya İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi
Halkla İlişkiler ve tanıtım Bölümü öğrencisi olduğunu, üniversiteye kayıt yaptırdığı günden beri bir türlü eğitime başlayamadığını, her dönem 743,50 TL harç ödediğini, cezaevlerindeki sorumsuz personeller nedeniyle eğitim alamadığını, bulunduğu cezaevlerindeki yöneticiler sıkıştıkça Adalet Bakanlığından naklini istediklerini, cezaevi cezaevi sürüldüğünü, Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda kaldığı dönemde 13/10/2020 tarihinde açlık grevine başladığını, 23/11/2020 tarihinde 2 Nolu T Tipi personelinden işkence gördüğünü, buna ilişkin raporu ekte sunduğunu, rapor için sevkini kendine zarar verme şeklinde gösterdiklerini ancak gerekli davaların açıldığını, adli tıp incelemesi yapıldığında gerçeğin ortaya çıkacağını, Tekirdağ 1 Nolu ve Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının hakkında infaza ilişkin kararlar verdiğini, Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 13/08/2020 tarih ve 2020/660 sayılı ile Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 20/11/2020 tarih ve 2020/5512 sayılı kararlar incelendiğinde iyiniyetle 9/3 maddesinin kaldırılmadığını, 1/3 süresinin esasen 19/04/2021 tarihinde dolarken 19/05/2019 tarihinde dolmuş gibi gösterilerek Adalet Bakanlığının aldatıldığını, bunun amacının soruşturma ekibinden kendisini kaçırmak olduğunu, 23/12/2020 tarihinde 9/3 maddesiyle Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza infaz Kurumuna getirildiğini, Kuruma geldiği günden beri Kurum Eğitim Kuruluna dilekçeler yazdığını, yarıyıl eğitimi başlamadan işlemleri bitirmelerini istediğini, Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumda teknik müdahale ile sınava
katılmasının engellendiğini, bu konu için Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne 27/01/2021 tarihli dilekçe yazarak sınavlara katılamadığını açıkladığını, yeni dönemin 15/02/2021 tarihinde başladığını, derslerin ise 22/02/2021 tarihinde başladığını ama cezaevinin 11/03/2021 tarihinde derslere başlaması için Bakanlığa yazı yazdığını, Bakanlık izin vermeden başlayamadığını, cezaevinin dersler başlamadan önce defalarca yazı yazmasına rağmen Bakanlığa zamanında yazı yazmadığını, dersler başladıktan 24 gün sonra yazı yazıldığını, okulu bırakmaya zorlandığını, Bakanlıktan verilecek domain şifresinin bilerek geciktirildiğini, telefon görüş hakkının keyfi olarak engellendiğini, nakil dilekçesinin tarafına iade edildiğini, can güvenliğinin tehlikede olduğunu, açlık grevinde olduğu dönemde kalabalık koğuşta tutulduğunu, 12/10/2020 tarihinde tarafına domain şifresi oluşturulduğunu, Tekirdağ 2 Nolu T Tipi
Eğitim Birimi ve teknik personellerinin hileli, teknik müdahalede bulunduklarını, pdf sunum ve ders kayıt videolarının yüklendiği sunucunun online canlı ders ve video erişimini engeli hale getirdiği için pdf’lerle derslere devam zorunluluğunda kaldığını, hem vize sınavlarına hem de 25-26/01/2021 tarihinde yapılan final sınavlarına katılamadığını, Bulunduğu Diyarbakır 1 Nolu Cezaevi eğitim biriminin her sınav saatinde erişim için tek tek kendisini aldığını ancak sınav sayfalarının açılmadığını, Tekirdağ’da yapılan hileli müdahale nedeniyle canlı derslere ve ders kayıtlarına ulaşamadığı gibi sınavlara da katılmasına engel olduğunu, Tekirdağ’daki cezaevlerinin okulu bırakması için her şeyi yaptıklarını, Üniversiteyi dahi suçladıklarını, avukatı aracılığıyla aynı üniversite öğrencisinin uyap üzerinden katılıp katılmadığını sordurduğunu ve sorun yaşamadan katılabildiğini öğrendiğini, bir tek kendisinde bu sorunun yaşandığını iddia ederek sorununun çözülmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel
Müdürlüğünden 07/04/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben anılan İdarenin 28/06/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 2.1. Adı geçenin barındırıldığı Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile Genel
Müdürlüğümüze ulaşan domain şifresi talebi değerlendirilerek Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan domain şifresinin Genel Müdürlüğümüzün 09.11.2020 tarihli ve sayılı yazısı ile barındırıldığı Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildiği, 2.2. Daha sonra, adı geçenin, sorumlu olduğu derslerin vize sınavlarına katılması talebinin değerlendirilerek
Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 19.11.2020 tarihli ve 2020/5483 sayılı kararı ile talebinin kabul edildiği ve bu kararın da adı geçene tebliğ edildiği, adı geçenin
21.11.2020 tarihinde bulunan vize sınavları nedeniyle barındırıldığı odadan çıkarılarak bilgisayar odasına
götürüldüğü, söz konusu üniversitenin çevrim içi ortamda sınav sayfasının açıldığı halde adı geçenin cebinde önceden hazırlamış olduğu 21.11.2020 tarihli dilekçesini görevli personele vererek vize sınavına kendi isteğiyle katılmadığı, 2.3. Adı geçenin, 22.12.2020 tarihinde Diyarbakır 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiği, adı geçenin 25.01.2021-26.01.2021 tarihlerinde bulunan söz konusu üniversitenin çevrim içi olarak yapılan final sınavlarına ALMS sisteminde yaşanan problemlerden dolayı katılamadığı ve bu durumun tutanak ile kayıt altına alındığı, yaşanan teknik problemin çözümü ile ilgili olarak gerekli birimler ile iletişime geçildiği ve söz konusu problemin giderildiği, adı geçenin, 13.02.2021-14.02.2021 tarihlerinde
söz konusu üniversitenin çevrim içi olarak yapılan bütünleme sınavlarına iki ders haricinde (internette meydana gelen problemler nedeniyle) katılımının sağlandığı, ayrıca Diyarbakır 1 No’lu Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 26.03.2021 tarihli ve sayılı kararıyla, adı geçenin anılan Kurumun kütüphanesi içerisinde bulunan bilgisayar ortamında çevrim içi olarak yayınlanan derslerine katılımının sağlanmasına izin verildiği, bu kapsamda adı geçen için ders takip çizelgesi oluşturularak farklı tarihlerde bulunan çevrim içi derslerine görevli personel nezaretinde bilgisayar ortamında katılımının sağlandığı, 2.4. Ayrıca, adı geçenin eğitim görmüş olduğu üniversitenin ders materyallerinin tarafına verilmesine ilişkin olarak kurum idaresine herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, derslerine çevrim içi olarak katılım talebinde bulunduğu, 2.5. Adı geçenin, Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken, 14.10.2020 tarihinde kurum idaresine verdiği dilekçesi ile 13.10.2020 tarihinden itibaren süresiz açlık grevine başladığını beyan ettiği, söz konusu dilekçesine istinaden 15.10.2020 tarihinde açlık grevi eyleminin bedensel ve ruhsal yönünden hasarlar konusunda kurum psiko-sosyal servisi tarafından gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı ancak adı geçenin açlık grevi eylemine devam edeceğini beyan ettiği, adı geçenin, açlık grevi eylemi nedeniyle sağlığı ve beslenmesi yönünden gerekli olan tüm hususların yerine getirildiği, açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri sırasında gerekli tetkiklerin günlük olarak anılan Kurum hekimi tarafından, Kurum hekiminin görevli olmadığı günlerde 112 Acil Servisi çağırılmak suretiyle yaptırıldığı, kurum hekimi tarafından uygun görülen vitamin ve yiyeceklerin eksiksiz olarak temin edilerek adı geçene tesliminin sağlandığı, adı geçenin 20.11.2020 tarihinde kurum idaresine vermiş olduğu dilekçe ile başlamış olduğu açlık grevi eylemini ölüm orucu eylemine çevirdiği, 24.11.2020 tarihli dilekçesi ile söz konusu ölüm orucu eylemini sonlandırdığı, 2.6. Bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.7. Ayrıca, bulundukları ceza infaz kurumundan başka ceza infaz kurumuna nakil gitmek isteyen hükümlü ve tutukluların; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesi ile
05.06.2015 tarihli ve 167 No’lu Genelgenin 15 inci maddesinin ilgili fıkraları gereğince, gitmek istedikleri
kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri ve nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul ettiklerini belirtir şekilde yazmış oldukları dilekçelerini, ceza infaz kurumu idaresi aracılığı ile Genel Müdürlüğümüze göndermeleri gerektiği, 2.8. Bu kapsamda, yapılan tetkikler sonucunda adı geçenin kurum idaresine sunmuş olduğu herhangi bir nakil talebinin olmadığı, dolayısıyla Genel Müdürlüğümüze ulaşan herhangi bir nakil talebinin de bulunmadığı, 2.9. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi uygulama yapılmasının söz konusu olmadığı,
2.10. Görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği, bu hususta şikâyeti olan hükümlü ve tutuklu şikâyetlerinin derhal ilgili mercilere iletilerek gerekli görülmesi halinde ilgili personel hakkında adlî ve idarî soruşturma başlatıldığı, 2.11. Bu kapsamda, adı geçenin söz konusu iddialarına ilişkin olarak Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca görevli personel hakkında soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma neticesinde, Tekirdağ Cumhuriyet
Başsavcılığının 24.05.2021 tarihli kararı ile “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” dair karar verildiği,” 3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel
Müdürlüğünden 13/08/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben anılan İdarenin 27/08/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 3.1. Adı geçenin, İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü (uzaktan eğitim)
birinci sınıf öğrencisi olduğu ve hâlen eğitimine devam ettiği, 3.2. Adı geçenin barındırıldığı Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve
Tekirdağ 2 No.lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile Genel Müdürlüğümüze ulaşan domain şifresi talebi değerlendirilerek Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan domain şifresinin Genel
Müdürlüğümüz tarafından anılan Kurumlara gönderildiği, ancak söz konusu üniversitenin ders videolarının gösterildiği sanal sınıf uygulaması olan ”https://inonu.perculus.com/app/” linkinden birçok defa bağlantı kurulmaya çalışılmış olduğu ancak “giriş yapılamıyor” hatasının alınarak bağlantının sağlanamadığı, bu sebeple adı geçene söz konusu ders videolarının izlettirilemediği, 3.3. Daha sonra, adı geçenin, sorumlu olduğu derslerin vize sınavlarına katılması talebinin değerlendirilerek
Tekirdağ 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 19.11.2020 tarihli ve 2020/5483 sayılı kararı ile talebinin kabul edildiği ve bu kararın da adı geçene tebliğ edildiği, adı geçenin
21.11.2020 tarihinde yapılan vize sınavları nedeniyle barındırıldığı odadan çıkarılarak bilgisayar odasına
götürüldüğü, söz konusu üniversitenin çevrim içi ortamda sınav sayfasının açıldığı halde adı geçenin cebinde önceden hazırlamış olduğu 21.11.2020 tarihli dilekçesini görevli personele vererek vize sınavına kendi isteğiyle katılmadığı, 3.4. Adı geçenin, 22.12.2020 tarihinde Diyarbakır 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiği, 25.01.2021-26.01.2021 tarihlerinde bulunan söz konusu üniversitenin çevrim içi olarak yapılan final sınavlarına ALMS sisteminde yaşanan problemlerden dolayı katılamadığı ve bu durumun tutanak ile kayıt altına alındığı, yaşanan teknik problemin çözümü ile ilgili olarak gerekli birimler ile iletişime geçildiği ve söz konusu problemin giderildiği, adı geçenin, 13.02.2021-14.02.2021 tarihlerinde söz konusu üniversitenin çevrim içi olarak yapılan bütünleme sınavlarına iki ders haricinde (internette meydana gelen problemler nedeniyle) katılımının sağlandığı, ayrıca Diyarbakır 1 No.lu Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 26.03.2021 tarihli ve sayılı kararıyla, adı geçenin anılan Kurumun kütüphanesi içerisinde bulunan bilgisayar ortamında çevrim içi olarak yayınlanan derslerine katılımının sağlanmasına izin verildiği, bu kapsamda adı geçen için ders takip çizelgesi oluşturularak farklı tarihlerde bulunan çevrim içi derslerine görevli personel nezaretinde bilgisayar ortamında katılımının sağlandığı, /
3.5. Ayrıca, adı geçenin eğitim görmüş olduğu üniversitenin ders materyallerinin tarafına verilmesine ilişkin olarak kurum idaresine herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, derslerine çevrim içi olarak katılım talebinde bulunduğu, 3.6. Bunun yanı sıra, adı geçenin Tekirdağ 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken, 14.10.2020 tarihinde kurum idaresine verdiği dilekçesi ile 13.10.2020 tarihinden itibaren süresiz açlık grevine başladığını beyan ettiği, söz konusu dilekçesine istinaden 15.10.2020 tarihinde açlık grevi eyleminin bedensel ve ruhsal yönünden hasarlar konusunda kurum psiko-sosyal servisi tarafından gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı, ancak adı geçenin açlık grevi eylemine devam edeceğini beyan ettiği; açlık grevi eylemi nedeniyle sağlığı ve beslenmesi yönünden gerekli olan tüm hususların yerine getirildiği, açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri sırasında gerekli tetkiklerin günlük olarak anılan Kurum hekimi tarafından, Kurum hekiminin görevli olmadığı günlerde 112 Acil Servisi çağırılmak suretiyle yaptırıldığı, kurum hekimi tarafından uygun görülen vitamin ve yiyeceklerin eksiksiz olarak temin edilerek adı geçene tesliminin sağlandığı, 20.11.2020 tarihinde kurum idaresine vermiş olduğu dilekçe ile başlamış olduğu açlık grevi eylemini ölüm orucu eylemine çevirdiği, 24.11.2020 tarihli dilekçesi ile söz konusu ölüm orucu eylemini sonlandırdığı, 3.7. Diğer yandan, ceza infaz kurumu idareleri tarafından verilen disiplin cezalarının 5275 sayılı Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Disiplin cezalarının niteliği ve uygulama koşulları” başlıklı sekizinci bölümünde yer alan 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51 ve 52 inci maddeleri uyarınca verildiği, 3.8. Bahse konu kurumlarda da ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, bu uygulamada ulaşılmak istenilen temel amacın, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak olduğu, 3.9. Diğer yandan, hükümlü ve tutuklulara görevli memurların ve yöneticilerin tek başına karar vererek ceza vermesinin söz konusu olmadığı, kurum disiplin kurulu tarafından araştırmasının yapılarak işlemiş olduğu davranışa karşılık gelen cezanın ilgili mevzuatta hükmedilen miktarı kadar verildiği, kararların hükümlü veya tutuklulara tebliğ edildiği, disiplin kararına karşı ilgilinin infaz hâkimliğe şikâyet, infaz hâkimliği kararına karşı da ağır ceza mahkemesine itiraz hakkının bulunduğu, 3.10. Bu kapsamda, adı geçenin iyi halli olmadığı, iyi halilik durumuna ilişkin hesaplamaların yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca yapıldığı, 3.11. Ayrıca, adı geçenin Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli hükümlü olarak barındırılmakta iken Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 13.08.2020 tarihli ve Karar sayılı kararı ile iyi halli olduğuna kanaat getirildiği ve 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında kapsamından çıkarılması yönünde karar alındığı ve söz konusu kararın değerlendirilmek üzere Genel
Müdürlüğümüze gönderildiği, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda Genel Müdürlüğümüzün
04.09.2020 tarihli ve sayılı yazısıyla ” Adı geçenin Osmaniye 1 No.lu T
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 23.09.2013 tarihinde 5275 sayılı Kanun’un 9/3 maddesi kapsamında değerlendirilerek, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna nakil edildiği, hükümlünün hakederek tahliye tarihinin 03.09.2030 olduğu ve aynı Kanun’un 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geriye kalan toplam cezasının 1/3’ünü 19.03.2019 tarihi itibarıyla yüksek güvenlikli ve bir bölümü yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda geçirerek iyi hal kazandığı, kuruma geldiği tarihten itibaren iyi halli mahkum olduğu, herhangi bir disiplin cezasının olmadığının Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli
Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce alınan 13.08.2020 tarihli ve 2020/660 sayılı İdare ve Gözlem Kurulu
Kararı ile tespit edildiğinden, hakkında uygulanan 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri kaldırılarak, Tekirdağ 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun görüldüğüne” karar verildiği ve 07.09.2020 tarihinde anılan Kuruma nakledildiği, 3.12. Hükümlünün disiplin dosyasında yapılan inceleme sonucunda ise, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun 10.03.2014 tarihli ve Karar sayılı kararı ile açlık grevi eylemine uyan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 40 ıncı maddesi ikinci fıkrası (g) bendi uyarınca “Bir ay bazı etkinliklere (spor faaliyetleri) katılmaktan alıkoyma” cezası verildiği, söz konusu kararın 04.04.2014 tarihinde kesinleştiği, 11.06.2014 tarihinde iyi halli olduğu, 3.13. Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun 05.05.2016 tarihli ve
Karar sayılı kararı ile 26.04.2016 tarihinden itibaren hükümlünün açlık grevi eyleminde bulunduğunun tutulan tutanaklardan tespit edilmesi sebebiyle, 5275 sayılı Kanun’un 40/2-g maddesi gereği
“Bir ay bazı etkinliklere (kültürel ve spor) katılmaktan alıkoyma” disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu cezanın 21.05.2016 tarihinde kesinleştiği, 22.07.2016 tarihinde de iyi halli olduğu, 3.14. Tekirdağ 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun 21.10.2020 tarihli ve 2020/1492 Karar sayılı kararıyla “Hükümlü 14.10.2020 tarihli Ceza İnfaz
Kurumu Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğu dilekçe içeriğinde, açlık grevi/ölüm orucu eylemine girdiğini beyan etmesi üzerine hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, işlemiş olduğu eylemin karşılığı olarak
5275 sayılı Kanun’un 40/2-g maddesi gereğince, “Bir ay bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma” cezası ile
cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 08.11.2020 tarihinde kesinleştiği, 10.01.2021 tarihinde iyi halli olduğu, 3.15. Yine anılan Kurumun Disiplin Kurulunun 11.12.2020 tarihli ve Karar sayılı kararıyla
“Hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamak ile görevlileri her türlü kasten yaralamak” eylemine uygun 5275 sayılı Kanun’un 44/3-e maddesi gereğince, “15 gün hücreye koyma” cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 27.04.2021 tarihinde kesinleştiği,
16.06.2022 tarihi itibarıyla iyi halli olacağı,
3.16. Diğer taraftan, adı geçenin Tekirdağ 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken Genel Müdürlüğümüzün 14.12.2020 tarihli ve sayılı yazısıyla 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Diyarbakır 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna naklinin uygun görüldüğü, /
3.17. Bunun yanı sıra, adı geçenin başvurusuna konu hususlara ilişkin olarak Tekirdağ Cumhuriyet
Başsavcılığına yapmış olduğu şikâyet başvurularına istinaden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda “Soruşturmaya yer olmadığına dair” kararlar verildiği,”
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 1982 Anayasasının;
4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi:
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4.2. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. Maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek Protokolün “Eğitim hakkı” başlıklı 2. maddesinde; “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.
7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; 7.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 7.2. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “ (3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.” 7.3. “Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması” başlıklı 48’inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “(4) İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır; a) Kınama cezası onbeş gün, b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası bir ay,
c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası üç ay, d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası üç ay, e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası üç ay, f) Hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde bir yıl, g) Hücre cezasına karşılık ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, (f) bendinde belirtilen süre, Sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır.
8. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 05/06/2015 tarihli ve 167 Nolu
Genelgesinin; 8.1. “5275 Sayılı Kanunun 9’uncu Maddesinde Belirtilenler İle 3713 Sayılı Kanuna Muhalefet
Suçlarından Hükümlü ve Tutukluları Nakilleri” başlıklı 13’üncü maddesinin 5’inci fıkrasında; “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilen hükümlüler geriye kalan toplam cezalarının 1/3 ünü iyi hâlli olarak infaz etmedikçe diğer kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilmeyecektir.
Ancak, tutum ve davranışları ile disiplin durumlarına bakılmak suretiyle bu kişilerin 5275 sayılı Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası kapsamından çıkarılmasının uygun olup olmayacağına Bakanlık tarafından karar verilebilecektir.
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; eğitim hakkının engellendiğini, kötü muamele ve işkenceye maruz bırakıldığını, iyi hal hesaplamalarının hatalı yapıldığını, 5275 sayılı Kanun’un 9/3 maddesi gerekçe gösterilerek Diyarbakır 1 nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini iddia ederek sorunun çözümünü talep etmektedir.
11. Başvuranın Eğitim hakkının Engellendiği İddiaları Hakkında:
11.1. Bilindiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek Protokolün 2. Maddesinde ve Anayasanın 42’nci maddesinde eğitim hakkı güvence altına alınmıştır. Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin eğitim hakkından yararlanma usul ve esasları ise 5275 sayılı kanunun 75 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ayrıca aynı kanunun 76’ncı maddesinde “Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan
hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.” Hükmü yer almaktadır. Başvuru dosyası incelendiğinde başvuranın Diyarbakır 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu görülmektedir.
11.2. Başvuranın Tekirdağ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli ve 2 Nolu Kapalı Ceza infaz Kurumunda barındırıldığı süreçte eğitim hakkının engellendiği iddialarına yönelik Kurumumuzun 2020/100454 nolu dosyasında incelendiği ve Kurumumuzun 13/07/2021 tarihli kararı ile başvurunun reddine karar verildiği görülmüştür. Başvuranın eğitim hakkının engellendiğini destekler yeni bir bilgi belge tespit edilemediğinden konusu ve tarafları aynı olan başvurunun incelenmesine imkan bulunmadığı değerlendirilmiştir.
12. Başvuranın kötü muamele ve işkence gördüğü iddiaları hakkında:
12.1. Başvuran 23/11/2020 tarihinde Tekirdağ 2 Nolu T Tipi personelinden işkence gördüğünü iddia etmektedir. İdarenin cevabi yazı ekleri incelendiğinde; başvuranın 23/11/2020 tarihli hekim raporunda basit tıbbı müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının tespit edildiği, infaz kurumunca düzenlenen 23/11/2020 tarihli tutanakta ise başvuranın kullandığı alerji ilacının muadilinin temin edilmesine tepki göstermesi üzerine infaz koruma memurlarınca başvurana bilgi verildiği, başvuranın tepkisine devam etmesi üzerine başvuranın uyarıldığı, başvuranın tepkilerine devam etmesi üzerine başvuranın koğuşuna girildiği, bu sırada başvuranın infaz koruma başmemuruna fiziki saldırıda bulunduğu, bunun üzerine infaz koruma memurlarınca başvurana karşı zor kullanıldığı ve başvuranın etkisiz hale getirildiği, ilerleyen aşamalarda başvuranın pasif direnişini devam ettirdiği, infaz koruma memurlarına karşı tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, başvuranın müşahade odasına alındıktan sonra eşyalara ve kendisine zarar verme eğiliminde bulunması üzerine başvuranın bulunduğu koğuşa tekrar girilerek başvuranın üzeri, ağzı ve eşyalarının arandığı, başvuranın eşyalara zarar verme eğilimini devam ettirmesi üzerine başvurana müdahale edildiği, başvuranın kırdığı plastik parçaların ve metal parçaların alındığı, başvuranın infaz koruma memurlarına hakaret ve tehditlerde bulunması, çevresine ve kendisine zarar vermesini engellemek için başvurana plastik kelepçe takıldığı tespit edilmiştir. Başvuranın kötü muamele ve işkence iddiasına dayanak olay hakkında başvuranın şikayeti üzerine, ilgili infaz koruma memurları hakkında Tekirdağ
Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, 24/05/2021 tarih ve soruşturma nolu kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Başvuranın işkence ve kötü muamele iddiaları hakkında yargı organlarınca karar verilmesi nedeniyle Kurumumuzca inceleme imkanı bulunmadığı değerlendirilmiştir.
13. Başvuranın Nakil İddiaları Hakkında:
13.1. Başvuran, 5275 sayılı Kanun’un 9/3 maddesi gerekçe gösterilerek Diyarbakır 1 nolu Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini iddia etmiştir. Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu başkanlığının 20/11/2020 tarihli ve karar sayılı kararı ile başvuranın 5275 sayılı İnfaz Kanununun 9/3 kapsamına alınarak geldiği Tekirdağ 1 Nolu F
Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna veya başka bir Kuruma naklinin yapılmasının Adalet
Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce değerlendirilmesi için karar alındığı, Adalet Bakanlığı
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 14/12/2020 tarih ve sayılı yazısı ile başvuranın
Diyarbakır 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun görüldüğü, başvuranın kurum idaresine sunmuş olduğu herhangi bir nakil talebinin olmadığı anlaşılmıştır. Başvuranın Tekirdağ 2
No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun 21.10.2020 tarihli ve Karar sayılı kararıyla, açlık grevi/ölüm orucu eylemi nedeniyle “Bir ay bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma” cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 08.11.2020 tarihinde kesinleştiği, 10.01.2021 tarihinde iyi halli olduğu, yine anılan Kurumun Disiplin Kurulunun 11.12.2020 tarihli ve Karar sayılı kararıyla “Hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamak ile görevlileri her türlü kasten yaralamak” eylemine uygun 5275 sayılı Kanun’un 44/3-e maddesi gereğince, “15 gün hücreye koyma” cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 27.04.2021 tarihinde kesinleştiği, 16.06.2022 tarihi itibarıyla iyi halli olacağı anlaşılmıştır. 5275 sayılı Kanunun 9/3 maddesinde
“…bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozan” tutuklu/hükümlülerin yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri düzenlenmiştir. Başvuranın Tekirdağ 2 Nolu Kapalı Ceza infaz
Kurumunda bulunduğu süre içerisinde Kurumun düzenini bozan ve disiplin cezası gerektiren eylemlerde bulunduğu, bu eylemleri nedeniyle 1 ay bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma ve 15 gün hücreye koyma disiplin cezası aldığı ve bu cezaların kesinleştiği, bu durumda başvuranın Kurumun düzen ve disiplinini bozduğu gerekçesiyle 5275 sayılı Kanun’un 9/3 maddesi uyarınca nakle tabi tutulmasında hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yön tespit edilememiştir.
14. Başvuranın İyi Hal Hesaplamalarının Hatalı Yapıldığı İddiaları Hakkında:
14.1. Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 13/08/2020 tarih ve sayılı ile Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 20/11/2020 tarih ve sayılı kararlar incelendiğinde iyiniyetle 9/3 maddesinin kaldırılmadığını, 1/3 süresinin esasen 19/04/2021 tarihinde dolarken 19/05/2019 tarihinde dolmuş gibi gösterilerek Adalet Bakanlığının aldatıldığını, bunun amacının soruşturma ekibinden kendisini kaçırmak olduğunu iddia etmiştir.
14.2. 5275 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinin 4’inci fıkrasında İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılması ve iyi hâlin kazanılmasına ilişkin esaslar belirlenmiştir. İdarenin açıklamaları ve ekinde gönderilen belgeler incelendiğinde; Adalet bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri genel Müdürlüğünün
04.09.2020 tarihli ve 7 1 sayılı yazısıyla, başvuranın “hakederek tahliye
tarihinin 03.09.2030 olduğu ve aynı Kanun’un 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geriye kalan toplam cezasının 1/3’ünü 19.03.2019 tarihi itibarıyla yüksek güvenlikli ve bir bölümü yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda geçirerek iyi hal kazandığı, kuruma geldiği tarihten itibaren iyi halli mahkum olduğu, hakkında uygulanan 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri kaldırılarak, Tekirdağ 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun görüldüğüne” karar verildiği ve
07.09.2020 tarihinde anılan Kuruma nakledildiği görülmüştür. Başvuran her ne kadar soruşturma ekibinden
kaçırılmak istendiği için 19.03.2019 tarihinin esas alındığını iddia etmiş ise de bu iddiasını destekler herhangi bir tespit yapılamamış olup başvuranın yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda kapalı ceza infaz kurumuna nakledilmesinin de başvuranın lehine olduğu, başvuranın aynı ildeki bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi karşısında da başvuranın somut bir mağduriyetinin bulunmadığı değerlendirilmiştir.
14.3. Başvuranın Tekirdağ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Tekirdağ 2 Nolu Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı süreçte; açlık grevinde bulunması nedeniyle “Bir ay bazı etkinliklere (kültürel ve spor) katılmaktan alıkoyma” cezasıyla cezalandırıldığı, söz konusu cezanın 21.05.2016 tarihinde kesinleştiği, 22.07.2016 tarihinde de iyi halli olduğunun tespit edildiği, yine açlık grevi/ölüm orucu nedeniyle “Bir ay bazı etkinliklere (kültürel ve spor) katılmaktan alıkoyma” cezasıyla
cezalandırıldığı, cezanın 08.11.2020 tarihinde kesinleştiği ve 10.01.2021 tarihinde iyi halli olduğunun tespit edildiği, ve son olarak hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamak ile görevlileri her türlü kasten yaralamak eylemi nedeniyle “15 gün hücreye koyma” cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 27.04.2021 tarihinde kesinleştiği, 16.06.2022 tarihi itibarıyla iyi halli olacağının tespit edildiği görülmüştür. Ayrıca Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli
Kapalı ceza İnfaz Kurumu İnfaz birimi ile 16/09/2021 günü telefonla yapılan görüşmede; başvuranın açlık grevinde bulunması nedeniyle “Bir ay bazı etkinliklere (kültürel ve spor) katılmaktan alıkoyma” cezasıyla cezalandırıldığı, söz konusu cezanın 21.05.2016 tarihinde kesinleştiği, 23/05/2016-22/06/2016 tarihlerinde infaz edildiği, yine başvuranın açlık grevi/ölüm orucu nedeniyle “Bir ay bazı etkinliklere (kültürel ve spor)
katılmaktan alıkoyma” cezasıyla cezalandırıldığı, cezanın 08.11.2020 tarihinde kesinleştiği, 11/11/202011/12/2020 tarihlerinde infaz edildiği, son olarak başvuranın hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamak ile görevlileri her türlü kasten yaralamak eylemi nedeniyle “15 gün hücreye koyma” cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 27.04.2021 tarihinde kesinleştiği, 01/06/2021-16/06/2021 tarihlerinde infaz edildiği bilgisi edinilmiştir. Başvuranın aldığı disiplin cezaları ve infaz edilen disiplin cezalarının kaldırılmasına yönelik idarenin hesaplamalarının 5275 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinin dördüncü fıkrasına uygun olduğu anlaşıldığından yapılan hesaplamalarda hukuka aykırı bir yön tespit edilememiştir.
15. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin başvuranın şikayetine konu işlemlerinde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde
Kurumumuza gönderildiği, bu nedenle “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı, başvurana itiraz ve şikayet mercii ve süresi bildirildiğinden
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı tespit edilmiştir.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Tekirdağ İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/