|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, bir hükümlünün boyun fıtığı rahatsızlığı nedeniyle tedavi talebinin reddine ilişkin bir durumu ele almaktadır. Hükümlü, tedavi sürecinin aksadığı ve sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlandığı iddialarıyla başvuruda bulunmuştur. Ancak, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu tarafından sağlanan belgeler, başvuranın sağlık durumunun düzenli olarak takip edildiğini, muayenelerinin yapıldığını ve gerekli ilaçların reçete edildiğini göstermektedir.
Mahkeme, sağlık hizmetlerine erişim hakkının kısıtlandığına dair bir tespit yapılmadığını belirterek, başvurunun reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Bu durum, ceza infaz kurumlarındaki sağlık hizmetlerinin, hükümlülerin insan onuruna yakışır bir şekilde sunulması gerektiği ilkesine dayanmakta olup, devletin sağlık hizmetleri konusundaki yükümlülüklerini yerine getirdiği değerlendirilmiştir. Karar, sağlık hizmetlerinin sunumu ve hükümlülerin hakları açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/10122-S.23.16269
BAŞVURU NO : 2023/4038
KARAR TARİHİ : 11/08/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın, boyun fıtığı rahatsızlığının tedavisinin yaptırılması talebi.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 23/03/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza 20.12.2022 tarihinde başvuru yapan Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olan hükümlü (T.C.: ) özetle; yaklaşık iki yıldır boyun fıtığı rahatsızlığı bulunduğunu, sevklerinin gerektiği gibi yapılmaması nedeniyle tedavisinin geciktiğini, bir sene içerisinde iki defa beyin cerrahisi bölümüne sevkinin yapıldığını, fıtığının sınırda olduğunu ve ameliyat önerildiğini, son muayenesinde MR çekilerek ameliyatının planlanmadığını ve ilaç önerildiğini (50 günlük ilaç verildiğini), 15.11.2022 tarihinde ilacının kesildiğini, bunun üzerine ağrılarının arttığını, günlük yaşamını idame ettirmekte zorlandığını, 29.07.2022 tarihinde beyin cerrahisi bölümüne sevkinin yapılmış olmasına rağmen dört aydır hastaneye gidemediğini, artık ağrıdan duramadığını belirterek, gerekenin yapılmasını talep etmiştir. Bu başvuru, 26.12.2022 tarih ve
S.22.25877 sayılı Gönderme Kararı ekinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne iletilmiştir.
2. Başvuran tarafından aynı konuda 23.03.2023 tarihinde tekrar başvuru yapılmıştır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3. Kurumumuzun 26.12.2022 tarih ve S.22.25877 sayılı Gönderme Kararı üzerine tarafımıza iletilen, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 23.01.2023 tarih ve – – – sayılı yazısı ekindeki Ereğli (Konya) Başsavcılığına hitaplı
16.01.2023 tarih ve – – – sayılı yazıda özetle;
Başvuru konusuyla ilgili yapılan araştırma ve inceleme sonucunda mahallinden temin edilen bilgi ve belgelere göre; 3.1. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması
için azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, adı geçenin de sağlık durumuna ilişkin gerek Kurum revirinde, gerekse de Devlet hastanelerinde tedavisinin yaptırıldığı, 3.2. Mevzuata göre; hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa aile sağlığı merkezi veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 3.3. Bu kapsamda, adı geçenin 51 defa anılan Kurum revirinde, 24 defa da hastaneye sevkinin sağlanarak gerekli tetkik ve tedavilerinin yaptırıldığı, 3.4. Diğer taraftan, adı geçenin Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Polikliniğine sevkinin uygun görülerek sevk sırasına alındığı, en kısa sürede tedavisinin yaptırılacağı hakkında kendisine de bilgi verildiği, 3.5. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlü ve tutuklulara olduğu gibi adı geçenin de sağlık sorunları ile ilgili gerekli tüm tetkiklerin ve tedavilerin özenle yerine getirildiği, ceza infaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık haklarından ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, yapılan işlemlerin usûl ve yasaya uygun olduğu, muayene ve tedavi kayıtlarına bakıldığında herhangi bir ihmalin söz konusu olmadığı, 3.6. Bunun yanı sıra, 5275 sayılı Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi uygulama yapılmasının söz konusu olmadığı, 3.7. Bahse konu başvuruda geçen iddialara ilişkin olarak, ceza infaz kurumu idaresi ve görevli personelin görevleri yönünden herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı, yapılan işlem ve uygulamaların ilgili mevzuat gereğince yerine getirildiği hususu, Belirtilmiştir.
4. Kurumumuzun 28.03.2023 tarih ve sayılı yazısıyla Ereğli (Konya) Cumhuriyet
Başsavcılığından konuyla ilgili bilgi ve belgeler talep edilmiş olup, adı geçen Başsavcılığın
12.04.2023 tarih ve sayılı cevabi yazısı ekindeki Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu Müdürlüğünün Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık/HSK
Muharebe Bürosuna hitaplı 31.03.2023 tarih ve – – sayısında
özetle:
4.1. Kurumda haftanın 5 günü hükümlü/tutukluların Aile Hekimi tarafından muayene ve tedavi işleminin yapılmakta olduğu, Kurumda barındırılan hükümlü/tutukluların dilekçe ile talepleri olduğunda Ereğli
T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 20.04.2022 tarih ve 2022/4094 sayılı kararı ile belirlenen muayene günlerinde Aile Hekimi tarafından muayene ve tedavi edildiği, 4.2. Kurumda barındırılan hükümlü/tutukluların dilekçe ile talepleri olduğunda Ereğli T Tipi Kapalı ve
Açık Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 11.11.2022 tarih ve 2022/9365 sayılı kararı ile belirlenen muayene günlerinde Kurum Diş Hekimi tarafından muayene ve tedavi edildiği, 4.3. Acil ve ani olan rahatsızlıklarda ise muayene gününe bakılmaksızın muayenenin yapılmakta olduğu, müdahale gerekli olan durumlarda ilk müdahale yapılarak 112 Hızır Acil Servis ambulans istemi yapılarak Ereğli Devlet Hastanesine sevkinin ivedilikle sağlandığı, Ereğli Devlet Hastanesi tarafından üst merkeze sevki uygun görülmesi halinde “Hasta Sevk Formu” düzenlenmesi ile üst merkeze (3.
basamak hastaneye) sevkinin ivedilikle gerçekleştirildiği,
4.4. Muayene yapılan ve ilaç reçete edilen hükümlü/tutukluların ilaçlarının kurumla sözleşmesi olan eczaneler ile sırasına göre haber verilerek reçete teslimi yapıldığı ve reçetelerin en kısa sürede hazırlanarak kurumun sağlık birimine teslim edilmesinin istendiği; ayrıca hükümlü/tutuklulara düzenlenen ilaçların, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği birlikte yapılan çalışma ile Türk Eczacıları Birliği öz kaynakları ile geliştirilen, teknik ve bilgi güncellemeleri
Türk Eczacıları Birliği tarafından sağlanan 2019 yılında faaliyete giren Ceza İnfaz Kurumları İlaç
Takip Sistemi üzerinde de kayıtlı ve takip altında olduğu; gelen ilaçların kontrole tabii olanlar ile yanına verilecek ilaçların tasnifleri yapılarak, kontrole tabii olan ilaçların ayrı olarak tek tek verildiği, yanında olmasında sakınca olmayan ilaçların tasnif ardından dağıtımının yapıldığı; eczanelerin, Sağlık
Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 09.07.2018 tarih ve 19172770-513.01-E.126649 sayılı yazısında belirttiği üzere 18.06.2009 tarih ve 43081 sayılı genelge hükümleri gereği muadil ilaç verebildiği; Adalet Bakanlığı Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 17.09.2022 tarih ve
E.95895915-010.07.01-3596/112774 sayılı yazısı gereği antidepresan ve antipsikotik grup ilaçların reçete düzenlenmesinin uzman doktor tarafından yapılabildiği, 4.5. Kurumun bulunduğu ilçedeki devlet hastanesinin 2. basamak hastane olduğu; bazı polikliniklerde tek uzman doktor bulunduğu; Kurum Aile Hekimliğinde muayenesi ardından hastane sevki uygun görülen hükümlü/tutukluların sevk yapılma tarihlerine göre sıra ile poliklinik uzman doktorlarının istediği sayılarda günlük olarak hastanede muayenelerine götürülmekte olduğu; uzman doktorların rahatsızlıkları nedeniyle uygun görerek hükümlü/tutuklulara sevk formu düzenlenmesi halinde 3.
basamak hastanelere Konya Cumhuriyet Başsavcılığının HSK ve Bakanlık Muhabere Bürosunun 31/03/2022 tarih ve – sayılı yazıları gereği randevuları alınması ile randevu tarihlerinde muayene için sevklerinin yapıldığı; 4.6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 16’ncı maddesi kapsamında ceza tehiri ile ilgili adı geçenin talebi veya ceza infaz kurumunca başlatılan herhangi bir işleminin bulunmadığı, 4.7. Adı geçenin 27.10.2021 tarihinde kuruma alındığı ve 27.10.2021 – 31.03.2023 tarihleri arasında toplam 69 defa Kurum Aile Hekimi tarafından muayeneye alındığı, 4.8. İlgili hükümlünün ayrı ayrı diş, acil, kardiyoloji, cildiye, göz, enfeksiyon hastalıkları ve mikrobiyoloji, genel cerrahi, kulak burun boğaz hastalıkları, göğüs hastalıkları, ruh sağlığı polikliniklerine sevk ve muayene bilgilerine yer verildikten sonra başvuruya konu beyin ve sinir cerrahisi polikliniğine sevk ve muayenelerinin; – 12.11.2021 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardından Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir
Cerrahi Poliklinik sevkinin yapıldığı, – 07.01.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik sevki planlanarak muayenesinin yaptırıldığı, tetkik istendiği, 25.01.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik istemiyle MRG çekimi sevki planlanarak MRG çekimi yapıldığı,
09.02.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik Uzman
Doktorunun sonuçları değerlendirerek Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Poliklinik kontrolü önerdiği, – 06.04.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik önerisiyle Ereğli
Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Poliklinik sevki planlanarak muayenesi yaptırıldığı, Fizik Tedavi seansı önerildiği, 20.06.2022 – 01.07.2022 tarihleri arasında hükümlünün Ereğli Devlet Hastanesinde Fizik Tedavi Seansına gittiği, – 07.06.2022 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardına Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir
Cerrahi Poliklinik sevki yapıldığı, 25.08.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir
Cerrahi Poliklinik sevki planlanarak muayenesinin yaptırıldığı, tetkik istendiği, AMATEM sevkinin yapıldığı, 29.08.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik istemiyle MRG çekimi sevki planlanarak MRG çekimi yapıldığı, 12.09.2022 tarihinde Ereğli
Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik Uzman Doktorunun sonuçları değerlendirdiği ve “ameliyat planlanmadı” notunun düşüldüğü, 23.09.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi
Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik Uzman Doktorunun sonuçları AMATEM muayene sonucu ile değerlendirerek ilaç reçete ettiği, – 07.10.2022 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardına Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir
Cerrahi Poliklinik sevkinin yapıldığı, 4.9. 15.11.2022 tarihinde Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının Bakanlı/HSK Muhabere Bürosu 10.11.2022 tarih ve sayılı yazıları gereği Aile Hekimi muayenesine alındığı, 4.10. 21.12.2022 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardından Ereğli Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz
Hastalıkları Poliklinik sevki yapıldığı ve 01.02.2022 tarihinde Konya 16.Asliye Ceza Mahkemesi istemiyle hükümlü için TCK 32/1-2 madde kapsamında rapor aldırılması işlemi için Ereğli Devlet
Hastanesine sevki planlanarak rapor düzenlendiği, 4.11. Hükümlünün Beyin ve Sinir Cerrahi Polikliniğine USG çekimi olmak üzere toplamda iki (2) tane bekleyen sevk planlamasının bulunduğu, hükümlüye ait sağlık işlemlerinin planlamalar dahilinde hassasiyetle takip edildiği, 4.12. Hükümlünün Beyin ve Sinir Cerrahisi Poliklinik sevklerine ivedi olarak gönderildiği, 02.11.2022 tarihinde Beyin ve Sinir Cerrahi Uzman Doktoru . . tarafından “Hiçbir hastanın önceliği yoktur.
Herkes sırayla alınacaktır.” notu üzerine bütün hükümlü/tutukluların sevklerinin yapıldığı ve ivedi olarak gönderilmediği, uzman doktorun ivedi gelecek kişileri kendisinin söyleyeceğini beyan ettiği, Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzman Hekiminin hastası olup ivedi getirilmesini istediği kişiler için ekte görülen yazı ile kurumdan istem yapmakta olduğu, 4.13. Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Polikliniğine 23.01.2023 tarihinde 2. Uzman Hekim
. .’nin hasta kabulüne başlaması ile iki uzman doktorla hizmet vermeye başladığı, her iki uzman doktorun belirlediği gün ve sayıda hasta kabulü yapmakta olduğu, günlük kabul ettikleri hasta hükümlü/tutuklu sayısının Ereğli (Konya) İlk Derece Adli Yargı Mahkemesi ve Adalet Komisyonuna bağlı 5 Ceza İnfaz Kurumundan toplam 6 kişi olacağını söyleyerek bu şekilde işlem yapılmakta olduğu, Kurum Tabipliğince işlemlerin bu istemler üzerine sevk tarih sırasına göre yapıldığı, 4.14. 13.03.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzman Hekimi . ., Ortopedi
Uzman Hekimi . . ve Genel Cerrahi Uzman Hekimi . .’nın geçici olarak Hatay İli Afet Bölgesine görevlendirildiği bilgisi verildiği, bu tarih itibariyle Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi ve
Ortopedi ve Travmatoloji Polikliniğinin tek uzman hekim ile hizmet verdiği, geçici görev bitimi ile
Ereğli Devlet Hastanesi ilgili poliklinik uzman hekimlerinin yeniden hizmet vermeye devam edeceği, 4.15. Sonuç olarak hükümlü/tutukluların sağlık hizmetlerinde, Kurum Sağlık Birimi tarafından işlemlerin eksiksiz ve düzenli olarak varsa takipleri gerekli biçimde yapılarak yerine getirildiği, 4.16. Hükümlünün beyanının olduğu tüm muayenelerine alındığı, hastane sevklerinin sevk tarih sırasına göre yapıldığı, yapılamayan sevklerin ise Ereğli Devlet Hastanenin ilgili bölüm/branş Uzman
Hekiminin yetersizliği yada bulunmaması, hastane sevki bekleyen hasta sayısının çok olması, Kurumun bulunduğu Ereğli (KONYA) İlk Derece Adli Yargı Mahkemesi ve Adalet Komisyonuna bağlı olan yeni açılan Kampüs Ceza İnfaz Kurumlarından da hastane sevklerinin yapılması ile Ereğli
İlçe Devlet Hastanesinin yetersiz kalması gibi nedenlerden kaynaklandığı, hükümlünün sağlık hizmetlerinin eksiksiz yerine getirildiği, iddialarının gerçeği yansıtmadığı,
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 5.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 5.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir…
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”
5.3. “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi…
halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.” 5.4. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 5.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin 3’üncü ve 4’üncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 1’inci maddesinde; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.” 7. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesinde; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” 8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.
(2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” 9. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 13’üncü maddesinde;
“Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz”, 10. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un
10.1. “İnfazda temel ilke” başlıklı 2’inci maddesinde; “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.
(2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.”; 10.2. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27’nci maddesinde; “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.
(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”, 10.3. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” kenar başlıklı 71’inci maddesinde; “Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.” 10.4. “Hükümlünün Muayene ve Tedavisi” başlıklı 78’inci maddesinde;“(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.
(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.
(3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.” 10.5. “Hastaneye sevk” başlıklı 80’inci maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.” 11. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Tüzük’ün 11.1. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 94’üncü maddesinde;
“(1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir”.
11.2. “Hastaneye sevk” başlıklı 115’inci maddesinde;
“(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle bir hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, cezaevi tabibi tarafından bir raporla derhâl kurum en üst amirine bildirilir.”; 11.3. “Hükümlülerin hastanelerde muayene ve tedavileri” başlıklı 116’ncı maddesinde;
“(1) Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan hükümlülerin muayene ve tedavileri Devlet ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. Hükümlülerin yatarak tedavileri bunlar için ayrılan hükümlü koğuşlarında yapılır. Hükümlü koğuşu yoksa tedavileri dış güvenlikten sorumlu güvenlik görevlileri tarafından gerekli önlemler alınarak hastanelerin diğer birimlerinde yapılır.
(2) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevi hükümlülerinin kurum dışındaki yatarak tedavileri, tedavi eden kurumun bulunduğu yerdeki kurumun iç güvenlik görevlileri gözetiminde ve hükümlü odası dışındaki bir bölümde yapılır.
(3) Kurum dışında yatarak tedavileri yapılan hükümlülerin yanında, tedaviyi yapan hekimin raporuyla zorunlu olduğunun bildirilmesi hâlinde, eşi, annesi, babası, kardeşi, çocuğu, bunların olmaması hâlinde Cumhuriyet başsavcılığının uygun gördüğü bir aile yakını refakatçi olarak bulundurulabilir.”, 11.4. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 117’nci maddesinde;
“(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi cezaevi tabibi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.
(2) Kurumda, hükümlünün muayene veya tedavisi sırasında cezaevi tabibi tarafından talep edilmediği sürece muayene odasında sağlık personeli dışında görevli bulundurulmaz. Ancak güvenlik amacıyla ve konuşulanların duyulmayacağı şekilde, kurum idaresi tarafından gerekli tedbirler alınır.
(3) Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.
(4) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.”, 12. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Yönetmelik’in 12.1. “Sağlık servisi” başlıklı 13’üncü maddesinde; “(1) Sağlık servisi; kurumda koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerini cezaevi tabibinin başkanlığında yerine getiren servistir. Sağlık servisinde; cezaevi tabibi, diş tabibi, eczacı, veteriner, diyetisyen, sağlık memuru ve hayvan sağlık memuru görev yapar.
(2) Cezaevi tabibi; a) Kurumun sağlık koşullarını düzenleyerek, hükümlülerin ve kurum personelinin muayene ve tedavilerini yapar. b) Kurumun sağlık koşullarını bozan hareketlerin önlenmesi amacıyla, tedavi olmayı reddedenleri ve kurumun sağlığını bozacak şekilde hareket edenleri, kurum en üst amirine bildirir” 12.2. “Revir” başlıklı 97’nci maddesinde; “(1) Her kurumda bir revir bulunur. Revir, cezaevi tabibinin sorumluluğunda faaliyet gösterir.
(2) Kurum revirinde bulundurulması gerekli tıbbi araç ve gereçler ile kurum revirinin çalışma esas ve usulleri kurum iç yönergesinde gösterilir. “ 12.3. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 98’inci maddesinde; “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi cezaevi tabibi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.
(2) Kurumda, hükümlünün muayene veya tedavisi sırasında cezaevi tabibi tarafından talep edilmediği sürece muayene odasında sağlık personeli dışında görevli bulundurulmaz. Ancak güvenlik amacıyla ve konuşulanların duyulmayacağı şekilde, kurum idaresi tarafından gerekli tedbirler alınır.
(3) Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.
(4) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbi deney yapılamaz.”
12.4. “Hükümlülerin hastaneye sevki ile hastanelerde muayene ve tedavileri” başlıklı 99’uncu maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle bir hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, cezaevi tabibi tarafından bir raporla derhal kurum en üst amirine bildirilir.
(2) Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan hükümlülerin muayene ve tedavileri devlet ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. Hükümlülerin yatarak tedavileri bunlar için ayrılan hükümlü koğuşlarında yapılır. Hükümlü koğuşu yoksa tedavileri dış güvenlikten sorumlu güvenlik görevlileri tarafından gerekli önlemler alınarak hastanelerin diğer birimlerinde yapılır.
(3) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevi hükümlülerinin kurum dışındaki yatarak tedavileri, tedavi eden kurumun bulunduğu yerdeki kurumun iç güvenlik görevlileri gözetiminde ve hükümlü odası dışındaki bir bölümde yapılır.
(4) Kurum dışında yatarak tedavileri yapılan hükümlülerin yanında, tedaviyi yapan hekimin raporuyla zorunlu olduğunun bildirilmesi hâlinde eşi, annesi, babası, kardeşi, çocuğu, bunların olmaması hâlinde Cumhuriyet başsavcılığının uygun gördüğü bir aile yakını refakatçi olarak bulundurulabilir.” 13. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 6’ncı maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder.
Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir. ” 14. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri İle
Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokol’ün 14.1. “Sevk ve nakillerin yapılması, süresi ve esasları” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(1) Ceza infaz kurumu idaresince hükümlü ve tutukluların hastane ve duruşmaya sevk yazıları, zorunlu haller dışında en geç iki gün öncesinden jandarmaya gönderilir ve jandarma koruma birlik komutanlığınca da istenilen gün ve saatte hizmete uygun olarak sevkler yapılır.”, 14.2. “Sağlık kurum ve kuruluşlarından randevu alınması” başlıklı 28’inci maddesinde; “(1) Acil veya hayati bir sağlık sorunu dışında hükümlü ve tutukluların muayene, tetkik, tahlil ve tedavileri için sağlık kurum ve kuruluşlarına sevklerinde, mümkün olduğu ölçüde önceden randevu alınır ve sevkler jandarma tarafından randevu saatinde sağlık kuruluşunda hazır olunacak şekilde yapılır.”; 14.3. “Hükümlü veya tutukluların muayene ve tedavilerinin yapılacağı hastaneler” başlıklı 34’üncü maddesinde; “(1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü veya tutukluların muayene ve tedavileri, bulunduğu yer ya da en yakın Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşlarında yapılır.
(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlü ve tutukluların başka yerlerdeki hastanelere sevki sağlık kurulu raporuyla; acil ve hayati tehlikesi bulunması hâlinde ise varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilen ve başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleşmediği, hastaya nerede ve ne tür tedavinin uygulanması gerektiğini açıkça belirten bir raporla olur. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan
Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.
(3) Hükümlü ve tutuklular acil haller dışında özel sağlık kuruluşlarına sevk edilmez.
(4) Kampüslerde kurulan semt polikliniklerinde, kampüste bulunan ceza infaz kurumu hasta hükümlü ve tutuklularının yanında, başka ceza infaz kurumlarından gelen hasta hükümlü ve tutukluların da muayene ve tedavisi yapılabilir.”,
15. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin (8/4/1998 tarihli oturumda kabul edilmiş olan) Üye
Devletlere Cezaevinde Tıbbi Bakımın Ahlaki ve Kurumsal Yönleri ile İlgili R (98) 7 sayılı Tavsiye
Kararı’nın ilgili kısımları;
“R (98) 7 SAYILI TAVSİYE KARARINA EK
I. Cezaevinde Tıbbi Bakımın Ana Özellikleri
A. Bir Doktora Müracaat 1. Mahkûmlar cezaevine girdiklerinde ve orada bulundukları süre içerisinde herhangi bir yersiz gecikme olmaksızın ve tutukluluk rejimlerine bakılmaksızın, gerekirse sağlık durumları itibarıyla her zaman bir doktora veya tam mesleki tecrübeye sahip olan bir hemşireye müracaat etme imkânına sahip olmalıdır. Bütün tutuklular cezaevine alınmalarında uygun olan bütün tıbbi uygulamalardan yararlandırılmalıdır. Akli dengesizliğin, cezaevine psikolojik adaptasyonun, uyuşturucu kullanımından kaynaklanan zararlı belirtilerin, hap ve alkol bağımlılığının ve bulaşıcı ve kronik durumların üzerinde özel bir önemle durulmalıdır.
2. Mahpusların sağlık gereksinimlerini karşılayabilmek için, mahpusların sayılarına, sirkülasyonuna ve ortalama sağlık durumlarına dayalı olarak, büyük ceza infaz kurumlarında devamlı surette doktorlar ve tecrübeli hemşireler bulundurulmalıdır.
3. Bir cezaevi sağlık bakım ünitesi en azından açık tedavi ve dış hasta konsültasyonlarını yapabilecek imkanlara sahip olmalıdır. Şayet, mahkûmun sağlık durumu cezaevinde garanti altına alınamayacak bir tedaviyi gerektiriyorsa, cezaevi dışında bulunan sağlık kuruluşlarında ve her türlü güvenlik ortamında tedavinin yerine getirilmesi için mümkün olan her şey yapılmalıdır.
4. Mahpuslar gündüz ve gecenin her anında gerekli olduğunda bir doktora görünebilmelidir.
Cezaevi binası ve eklentilerinde ilk yardımda bulunabilecek bir görevli her zaman hazır bulundurulacaktır. Ciddi acil durumlarda doktor, hemşire, personelinin bir üyesi ve cezaevi idaresi haberdar edilmelidir; gözetim personelinin aktif katılımı ve işlemde bulunması esastır…
9. Gerektiğinde, mahpus hastaneye götürülürken kendine doktor veya hemşire personelince refakat edilmelidir…”
Düzenlemelerine yer vermektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
16. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ile tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 17. Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan başvuran özetle; yaklaşık iki yıldır boyun fıtığı rahatsızlığı bulunduğunu, sevklerinin gerektiği gibi yapılmaması nedeniyle tedavisinin geciktiğini, artık ağrıdan duramadığını belirterek, gerekenin yapılmasını talep etmiştir.
18. Anayasamız, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını içermektedir.
19. Aynı şekilde Anayasamız, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler
Sözleşmesi ile hiç kimsenin işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağı düzenlenmiş ve devlete her mahkuma, insan onuruna yaraşır asgari koşulları sağlama
ve hakimiyet alanlarında bulunan kişilere karşı kötü muamelede bulunmama yükümlülüğü yüklenmiştir.
20. Yukarıda yer verilen uluslararası ve ulusal mevzuatlardan kaynaklanan yükümlülükler çerçevesinde, ceza infaz kurumunda devletin gözetim ve sorumluluğu altında olan tutuklu ve hükümlülerin içinde bulunduğu şartların insan onuruna yakışır bir şekilde olması gerekliliği de koruma altına alınmaktadır.
İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların mahkûmları, özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan acı eşiğini aşan yoğunlukta bir sıkıntıya veya sınava maruz bırakmaması gerekir. Ceza infaz kurumunda tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınması ve mahkûmlara gerekli tıbbi yardımın sağlanması da insan onuruna yakışır koşulların sağlanması için gereklidir (AYM, Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19.11.2014).
21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre cezaevi hastanelerinde verilen sağlık hizmeti, her zaman halkın istifade ettiği en iyi sağlık kurumlarıyla aynı düzeyde olmayabilir; bununla birlikte taraf devletlerin tutuklu ve hükümlülere gerekli tıbbi yardımı sağlayarak, onların sağlığını ve iyiliğini yeterince koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (AİHM, Khudobin / Rusya (59696/00), 26.10. 2006).
22. Anayasa Mahkemesi, ölüm olayının veya yaşam hakkına yönelik ciddi bir riskin tespit edilemediği durumlarda ceza infaz kurumlarının fiziki ve tıbbi imkanlarının sağlık durumuna uygun olmamasına dayalı şikayetleri kötü muamele yasağı kapsamında incelemekte, hasta bir kişinin uygun olmayan fiziki ve tıbbi koşullarda tutulmasını Anayasanın 17’nci maddesi 3’üncü fıkrasına aykırı bir muamele olarak kabul edebilmektedir (AYM, Murat Karabulut, B.No: 2013/2754, 18.20.2016).
23. Somut olayda, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumundan elde edilen bilgi ve belgelerden özetle; 23.1. Adı geçenin 27.10.2021 tarihinde Kurum’a alındığı ve 27.10.2021 – 31.03.2023 tarihleri arasında toplam 69 defa Kurum Aile Hekimi tarafından muayeneye alındığı, 23.2. İlgili hükümlünün diş, acil, kardiyoloji, cildiye, göz, enfeksiyon hastalıkları ve mikrobiyoloji, genel cerrahi, kulak burun boğaz hastalıkları, göğüs hastalıkları, ruh sağlığı polikliniklerine de sevk edilerek muayenelerinin yapıldığı, 23.3. Beyin ve sinir cerrahisi polikliniğine ise; 23.3.1. 12.11.2021 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardından Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir
Cerrahi Poliklinik sevkinin yapıldığı, 07.01.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir
Cerrahi Poliklinik sevki planlanarak muayenesinin yaptırıldığı, tetkik istendiği, 25.01.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik istemiyle MRG çekimi sevki planlanarak MRG çekimi yapıldığı, 09.02.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir
Cerrahi Poliklinik Uzman Doktorunun sonuçları değerlendirerek Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon
Poliklinik kontrolü önerdiği, 23.3.2. 06.04.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik önerisiyle Ereğli
Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Poliklinik sevki planlanarak muayenesi yaptırıldığı, Fizik Tedavi seansı önerildiği, 23.3.3. 20.06.2022 – 01.07.2022 tarihleri arasında hükümlünün Ereğli Devlet Hastanesinde Fizik Tedavi
Seansına gittiği, 23.3.4. 07.06.2022 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardına Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi
Poliklinik sevki yapıldığı, 25.08.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi
Poliklinik sevki planlanarak muayenesinin yaptırıldığı, tetkik istendiği, AMATEM sevkinin
yapıldığı, 29.08.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik istemiyle
MRG çekimi sevki planlanarak MRG çekimi yapıldığı, 12.09.2022 tarihinde Ereğli Devlet
Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik Uzman Doktorunun sonuçları değerlendirdiği ve
“ameliyat planlanmadı” notunun düşüldüğü, 23.09.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve
Sinir Cerrahi Polikliniği Uzman Doktorunun sonuçları AMATEM muayene sonucu ile değerlendirerek ilaç reçete ettiği, 23.3.5. 07.10.2022 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardına Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi
Poliklinik sevkinin yapıldığı, 23.3.6. Yazışmaların yapıldığı tarih itibariyle (31.03.2023) hükümlünün Beyin ve Sinir Cerrahi
Polikliniğine USG çekimi olmak üzere toplamda iki (2) tane bekleyen sevk planlamasının bulunduğu, 23.3.7. Hükümlünün Beyin ve Sinir Cerrahisi Poliklinik sevklerine ivedi olarak gönderildiği, 02.11.2022 tarihinde Beyin ve Sinir Cerrahi Uzman Doktoru . . tarafından “Hiçbir hastanın önceliği yoktur.
Herkes sırayla alınacaktır.” notu üzerine bütün hükümlü/tutukluların sevklerinin yapıldığı ve ivedi olarak gönderilmediği, uzman doktorun ivedi gelecek kişileri yazı ile kurumdan istem yapmakta olduğu, 23.3.8. Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Polikliniğinde 23.01.2023 tarihi itibariyle ikinci uzman doktorun hizmet vermeye başladığı, her iki uzman doktorun belirlediği gün ve sayıda hasta kabulü yapmakta olduğu, Kurum Tabipliğince işlemlerin bu istemler üzerine sevk tarih sırasına göre yapıldığı, 23.3.9. 13.03.2023 tarihinde ise Ereğli Devlet Hastanesinde görevli beyin ve sinir cerrahi uzman doktorlarından birinin Hatay İli Afet Bölgesine görevlendirildiği bilgisinin verildiği, 23.3.10. Hükümlünün beyanının olduğu tüm muayenelerine alındığı, hastane sevklerinin sevk tarih sırasına göre yapıldığı, yapılamayan sevklerin ise Ereğli Devlet Hastanenin ilgili bölüm/branş uzman hekiminin yetersizliği, hastane sevki bekleyen hasta sayısının çok olması, Kurumun bulunduğu
Ereğli (KONYA) İlk Derece Adli Yargı Mahkemesi ve Adalet Komisyonuna bağlı olan yeni açılan
Kampüs Ceza İnfaz Kurumlarından da hastane sevklerinin yapılması ile Ereğli İlçe Devlet
Hastanesinin yetersiz kalması gibi nedenlerden kaynaklandığı, Anlaşılmıştır.
24. Sonuç olarak, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ışığında ve ilgili mevzuat çerçevesinde; başvuranın rahatsızlandığında ve/veya talepte bulunduğunda muayenesinin sağlandığı ve ilaçlarının reçete edildiği anlaşılmış olup, sağlık hizmetlerine erişim hakkının kısıtlandığına dair herhangi bir tespit yapılamadığından başvurusunun reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, dosya kapsamında ilgili idarelerin söz konusu ilkelere uygun davranılmadığı yönünde herhangi bir tespit yapılmamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
26. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Konya İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi