|
ÖZET: Başvuran, Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunduğu dönemde sağlık hizmetlerine erişiminde yetersizlik olduğunu, hastane sevklerinin zamanında yapılmadığını ve ilaç tedavisinin aksatıldığını iddia etmiştir. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde yaşama hakkı, devletin tutuklu ve hükümlülere gerekli tıbbi yardımı sağlama yükümlülüğünü içermektedir. İnceleme sonucunda, başvuranın 2016-2023 tarihleri arasında 57 kez muayene edildiği ve 30 hastane sevkinin yapıldığı belirlenmiştir.
Başvuranın şikayetleri, tedavi sürecinin gereklilikleri doğrultusunda değerlendirildiğinde, hastaneye sevklerinin ve ilaç tedavisinin zamanında yapılmadığına dair somut bir delil bulunmamaktadır. Hükümlünün sağlık durumu ve tedavi süreçleri, ceza infaz kurumu tarafından gerekli özenle yürütülmüştür. Dolayısıyla, idarenin eylem ve işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/9107-S.23.14716
BAŞVURU NO : 2023/2124
KARAR TARİHİ : 21/07/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutulan başvuranın sağlık
BAŞVURUNUN KONUSU :
hizmetlerine erişiminin yetersiz olduğu, Ceza İnfaz Kurumu görevlilerinin hastane sevk istemlerini zamanında yerine getirmediği , ilaç tedavisinin aksatıldığı şikayetlerine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 08/02/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Ereğli(Konya) T
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunu, 7 ay önce Konya Ereğli Devlet
Hastanesinde boyun fıtığı ameliyatı olduğunu, boynuna plak, takoz ve platin takıldığını, düzenli olarak hastane sevkleri yapılıp tedavisine devam etmekte iken Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr.
ve cezaevi revir personeli tarafından ‘hiçbir hastanın önceliği olmadığı, tüm hastaların sırayla alınacağı’ yönünde karar alındığını, düzenli kullanması gerekli ilaçlarının bittiğini, daha önce ivedi şekilde sevki sağlanırken şimdi normal sevk edildiği için 4 aydır ilacını yazdıramadığını, tekrar kurum doktoruna gittiğini ve kendisi kronik rahatsızlığı bulunan bir hasta olmasına rağmen fizik tedavi bölümüne sevk ettiğini, ilaçlarını alamadığı için çok şiddetli ağrı çektiğini ve mağdur olduğunu iddia ve ifade ederek hastane sevkinin biran evvel yapılmasını ve ilaçlarının temin edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü’nden 22/03/2023 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili
idarenin 19/06/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle:
2.1. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için
azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, başvuranın sağlık durumuna ilişkin gerek Kurum revirinde, gerekse de Devlet Hastanelerinde tedavisinin yaptırıldığı, 2.2. Mevzuata göre; hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa aile sağlığı merkezi veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 2.3. Anılan kurum revirinde Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 20/04/2022 tarihli ve sayılı kararı ile belirlenen muayene günlerinde hükümlü ve tutukluların talepleri doğrultusunda aile hekimi tarafından haftanın 5 günü muayene, tetkik ve tedavilerin yapıldığı, yine Kurum İdare ve Gözlem
Kurulunun 11/11/2022 tarihli ve sayılı kararı ile belirlenen muayene günlerinde ise Kurum diş hekimi tarafından hükümlü/tutukluların talepleri doğrultusunda muayene, tetkik ve tedavilerinin yapıldığı, 2.4. Ayrıca hükümlü ve tutukluların acil ve ani olan rahatsızlıklarda muayene gününe bakılmaksızın muayene, tetkik ve tedavilerinin yapıldığı, hükümlü/tutukluların görevli sağlık personeli tarafından gerekli ilk müdahalelerinin yapılarak 112 Acil Servise haber verildiği, Ereğli Devlet Hastanesine sevkinin ivedilikle sağlandığı, Ereğli Devlet Hastanesi tarafından bir üst merkeze sevkinin gerekliliği halinde ise Hasta Sevk Formu Düzenlenmesi ile Üst Merkez (3. Basamak) Hastane sevkinin ivedilikle sağlandığı, 2.5. Muayene yapılan ve ilaç reçete edilen hükümlü/tutukluların ilaçlarının Kurum ile sözleşmesi olan eczanelerden sırasına göre haber verilerek reçete teslimi yapıldığı, reçetelerin en kısa sürede hazırlanarak
Kurum Sağlık Birimine teslim edilmesi istenildiği, hükümlü/tutuklulara düzenlenen ilaçların Ceza ve
Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliğince yapılan çalışmayla Türk Eczacıları Birliği öz kaynakları ile geliştirilen, teknik ve bilgi güncellemeleri Türk Eczacıları Birliği tarafından sağlanan ve
Türkiye içinde tutuklu ve hükümlülerin tüm ilaç temin süreçlerini düzenleyen Ceza İnfaz Kurumları İlaç
Takip Sistemi üzerinde kayıtlı ve takip altında olduğu, gelen ilaçların kontrole tabii olanlar ile yanına verilecek ilaçlar tasnifleri yapıldığı, kontrole tabii olan ilaçların ayrı olarak tek tek verildiği, yanında olmasında sakınca olmayan ilaçların ise tasnif ardına dağıtımının yapıldığı, eczanelerin, Sağlık Bakanlığı
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun 09/07/2018 tarih ve 19172770-513.01-E.126649 sayılı yazısında belirttiği üzere 18/06/2009 tarih ve 43081 sayılı genelge hükümleri gereği muadil ilaç verebildiği, Adalet
Bakanlığı Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 17/09/2022 tarih ve E.95895915-010.07.013596/112774 sayılı yazı gereği Antidepresan ve Antipsikotik grup ilaçların reçete düzenlenmesinin
Uzman Doktor tarafından yapılması gerektiği, 2.6. Adı geçenin kronik Hepatit C hastası olduğu, daha önce tedavi gördüğü, 07/03/2023 tarihinde Kurum
Aile Hekimi tarafından kontrol için Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Polikliniğine sevkinin sağlandığı, Hepatit C için mevcut ilaç kullanımının bulunmadığı, 2.7. 12/10/2021 tarihinde boyun ağrısı şikayetiyle Kurum revirine çıkarıldığı, yapılan muayenesinin ardından Beyin ve Sinir Cerrahi Polikliniği’ne sevk edildiği, bu tarihten itibaren Beyin ve Sinir Cerrahi
Uzman Hekimi tarafından ilaç kullanım raporu tanzim edilmediği, kullanmış olduğu ‘Gabapentin’ etken maddeli ilacın ilaç bitimi sonrasında uzman hekim tarafından reçete edilmediği, Ereğli Devlet Hastanesi
Uzman Hekimi tarafından reçete edilen ilaçlarının belirtilen gün/doz kontrolü ve kullanımının görevli personel gözetiminde sağlandığı, 2.8. Hükümlüye ait Kurum Reviri muayenelerinde Aile Hekimi eski muayene bilgi sistemi Element ve yeni MBYS muayene bilgi sistemi kayıtları incelendiğinde 57 adet Aile Hekimi muayene işlemi ve toplam 30 adet hastane sevk işlemi yapıldığı, 17 adet Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik muayenesi, 1
Amatem muayenesi, 2 MRG çekimi ve 1 ameliyat işlemi, 7 adet Acil Poliklinik muayene işlemi bulunduğu, 2.9. Başvuranın ameliyat sürecinden itibaren Beyin ve Sinir Cerrahi Polikliniğine gerçekleştirilen sevk ve muayeneleri incelendiğinde; – 03/06/2022 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardına Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi
Poliklinik sevki yapıldığı, – 14/06/2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik ameliyat sevki planlanarak hükümlünün hastane yatışı yapıldığı, – 15/06/2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik ameliyatı yapılan hükümlünün taburcu edilerek kuruma geri getirildiği, – 30/06/2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik ameliyatı sonrası kontrol sevki planlanarak muayenesi yaptırıldığı, – 20/07/2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik ameliyatı sonrası kontrol sevki planlanarak muayenesi yaptırıldığı, – 28/07/2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Acil Poliklinik sevki sağlanarak muayenesi yaptırıldığı, Beyin Cerrahi ve Kardiyoloji Poliklinik muayenesi önerildiği, – 22/08/2022 tarihinde Aile Hekimi muayenesinde Acil Poliklinikten önerilen Beyin ve Sinir Cerrahi
Poliklinik sevkine ivedi gitmesi önerildiği, 26/08/2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir
Cerrahi Poliklinik sevki planlanarak muayenesi yaptırıldığı, – 27/09/2022 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardına Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik sevkine ivedi gitmesi önerildiği, 30/09/2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik sevki planlanarak muayenesi yaptırıldığı, – 25/10/2022 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardına Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik sevkine ilaç bitimi gitmesi önerildiği, 02/11/2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik sevki planlanarak muayenesi yaptırıldığı, – 06/12/2022 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardına Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi
Poliklinik sevki yapıldığı, – 15/02/2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik Uzman Hekimi tarafından Kuruma yazılan evrakta başvuranın ameliyat kontrolü için getirilmesini talep ettiği, – 17/02/2023 tarihinde ilgili evrak ile Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik sevki planlanarak muayenesi yaptırıldığı, tetkik istendiği ve ilaç reçete edildiği, – 07/03/2023 tarihinde Aile Hekimi muayenesi ardına Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi
Poliklinik sevki yapıldığı, – 08/03/2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik istemiyle MRG sevki planlandığı, hükümlünün dilekçe vererek MRG çekim sevkini erteleterek gitmediği, MRG çekimi için yeni randevu tarihi alındığı, – 22/03/2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik istemiyle MRG sevki planlanarak MRG çekimi yaptırıldığı, – 31/03/2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik Uzman Hekimince tetkik sonuçlarının değerlendirildiği, “şuan cerrahi düşünülmedi, şikayeti artarsa FTR değerlendirmesi önerilir” notu düşüldüğü,
– 31/03/2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Acil Poliklinik sevki sağlanarak muayenesi yaptırıldığı, Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik sevki uygun görüldüğü, Aile Hekimi tarafından Beyin ve Sinir Cerrahi sevki mevcut olduğu notu düşüldüğü, – 04/04/2023 tarihinde Aile Hekimi tarafından 07/03/2023 tarihli sevki Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik
Uzman Hekimi tetkik sonuçlarını değerlendirmiş, “şuan cerrahi düşünülmedi, şikayeti artarsa FTR değerlendirmesi önerilir” notu olması nedeniyle Beyin ve Sinir Cerrahi sevkinin iptal edildiği, 2.10. Hükümlünün Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun aldığı karara istinaden kendisi için tanımlanan muayene günlerinde talebi doğrultusunda Kurum Revirine çıkarılarak aile hekimi tarafından gerekli muayenelerinin yaptırıldığı ve tedavileri için hastane sevkinin aile hekimi tarafından sağlandığı, diğer yandan Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik tek hekim ile hizmet verirken 23/01/2023 tarihinden itibaren iki uzman hekim tarafından hizmet verilmeye başlanıldığı, Beyin ve Sinir
Cerrahi Poliklinik sevkleri uzman hekimin takdiri ile sevk tarih sırasına göre 6 kişi olacak şekilde sınırlandığı, uzman hekim tarafından hükümlünün sağlık dosyasına ‘ivedi’, ‘öncelikli gelecek hasta’ gibi bir not veya talebin işlenmediği, 2.11. Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik uzman hekimi tarafından 02/11/2022 tarihli herkesin sırayla geleceğine dair kendi talep yazısının bulunduğu, ayrıca MHRS randevularının 30 kişi olduğu ve Resmi Kurumlardan gelen hasta kabul sayısının %20’si kadar (6 kişi) olacak şekilde hasta kabulü yaptığını sözlü olarak beyan ettiği, hasta kabul işlemlerinin de bu şekilde yapıldığı, 2.12. Başvuranın 14/04/2021 tarihinde Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil geldiğinde yanında kontrole tabi ilaç bulunmadığı, yanında bulundurduğu ilaçların ise kontrol edilerek kendisine teslim edildiği, 2.13. Hükümlü tarafından belirtilen iddialar hakkında, Beyin ve Sinir Cerrahi Uzman Hekiminin ameliyat sonrası değerlendirme için yazdığı yazı ile hükümlüyü muayeneye çağırdığı, hükümlünün Beyin ve Sinir
Cerrahi sevki planlanarak muayenesinin yaptırıldığı, MRG tetkiki istenildiği, MRG çekimi yapıldığı, tetkik sonuçları Uzman Hekimi tarafından değerlendirildiğinde “şuan cerrahi düşünülmedi, şikayeti artarsa FTR değerlendirmesi önerilir.” notu yazıldığı, hükümlünün Beyin ve Sinir Cerrahi Uzman
Hekiminin görüşü ile Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Poliklinik sevkine sevk tarih sırasıyla gönderileceği, her ne kadar Beyin Cerrahi Poliklinik ve Kurum revirinin aldığı karar ile sevklerine gidemediğini beyan etmiş olsa da, Kurum Revirinin almış olduğu bir karar bulunmadığı, Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik
Uzman Hekiminin takdiri ile sevklerde öncelik sağlanmadığı, sevkin sıra ile gerçekleştirildiği, sevk sırası çözümü için Beyin ve Sinir Cerrahi Polikliniğinin 2 Uzman Hekimle hizmet vermesi ile Uzman
Hekimlerin belirtiği sayılarda günlük sevkler sağlanarak bekleyen sayıların bitirilmesi planlandığı, 2.14. Bu kapsamda ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlü ve tutuklulara olduğu gibi adı geçenin de sağlık sorunları ile ilgili gerekli tüm tetkiklerin ve tedavilerin özenle yerine getirildiği, infaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık haklarından ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, muayene ve tedavi kayıtlarına bakıldığında herhangi bir ihmalin söz konusu olmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı
olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir…
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”
3.4. “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi… halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.” 3.5. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 3.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 1’inci maddesinde; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.” 5. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesinde; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 13’üncü maddesinde; “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz”, 8. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; 8.1. “İnfazda temel ilke” başlıklı 2’nci maddesinde; “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.
(2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.”; 8.2. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27’nci maddesinde; “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.
(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”, 8.3. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” kenar başlıklı 71’inci maddesinde; “Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.” 8.4. “Hükümlünün Muayene ve Tedavisi” başlıklı 78’inci maddesinde;“(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.
(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.
(3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.” 8.5. “Hastaneye sevk” başlıklı 80’inci maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.” 9. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Tüzük’ün 9.1. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 94’üncü maddesinde; “(1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde
Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir”.
9.2. “Hastaneye sevk” başlıklı 115’inci maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle bir hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, cezaevi tabibi tarafından bir raporla derhâl kurum en üst amirine bildirilir.”; 9.3. “Hükümlülerin hastanelerde muayene ve tedavileri” başlıklı 116’ncı maddesinde; “(1) Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan hükümlülerin muayene ve tedavileri Devlet ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. Hükümlülerin yatarak tedavileri bunlar için ayrılan hükümlü koğuşlarında yapılır. Hükümlü koğuşu yoksa tedavileri dış güvenlikten sorumlu güvenlik görevlileri tarafından gerekli önlemler alınarak hastanelerin diğer birimlerinde yapılır.” 9.4. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 117’nci maddesinde;“(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi cezaevi tabibi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.
(2) Kurumda, hükümlünün muayene veya tedavisi sırasında cezaevi tabibi tarafından talep edilmediği sürece muayene odasında sağlık personeli dışında görevli bulundurulmaz. Ancak güvenlik amacıyla ve konuşulanların duyulmayacağı şekilde, kurum idaresi tarafından gerekli tedbirler alınır.
(3) Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.
(4) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.”, 10. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Yönetmelik’in
10.1. “Sağlık servisi” başlıklı 13’üncü maddesinde; “(1) Sağlık servisi; kurumda koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerini cezaevi tabibinin başkanlığında yerine getiren servistir. Sağlık servisinde; cezaevi tabibi, diş tabibi, eczacı, veteriner, diyetisyen, sağlık memuru ve hayvan sağlık memuru görev yapar.
(2) Cezaevi tabibi; a) Kurumun sağlık koşullarını düzenleyerek, hükümlülerin ve kurum personelinin muayene ve tedavilerini yapar. b) Kurumun sağlık koşullarını bozan hareketlerin önlenmesi amacıyla, tedavi olmayı reddedenleri ve kurumun sağlığını bozacak şekilde hareket edenleri, kurum en üst amirine bildirir” 10.2. “Revir” başlıklı 97’nci maddesinde; “(1) Her kurumda bir revir bulunur. Revir, cezaevi tabibinin sorumluluğunda faaliyet gösterir.
(2) Kurum revirinde bulundurulması gerekli tıbbi araç ve gereçler ile kurum revirinin çalışma esas ve usulleri kurum iç yönergesinde gösterilir. “ 10.3. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 98’inci maddesinde; “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi cezaevi tabibi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.
(2) Kurumda, hükümlünün muayene veya tedavisi sırasında cezaevi tabibi tarafından talep edilmediği sürece muayene odasında sağlık personeli dışında görevli bulundurulmaz. Ancak güvenlik amacıyla ve konuşulanların duyulmayacağı şekilde, kurum idaresi tarafından gerekli tedbirler alınır.
(3) Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.
(4) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbi deney yapılamaz.” 10.4. “Hükümlülerin hastaneye sevki ile hastanelerde muayene ve tedavileri” başlıklı 99’uncu maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle bir hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, cezaevi tabibi tarafından bir raporla derhal kurum en üst amirine bildirilir.
(2) Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan hükümlülerin muayene ve tedavileri devlet ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. Hükümlülerin yatarak tedavileri bunlar için ayrılan hükümlü koğuşlarında yapılır. Hükümlü koğuşu yoksa tedavileri dış güvenlikten sorumlu güvenlik görevlileri tarafından gerekli önlemler alınarak hastanelerin diğer birimlerinde yapılır. ” 11. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 6’ncı maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder.
Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir. ” 12. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri
İle Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokol’ün 12.1. “Sevk ve nakillerin yapılması, süresi ve esasları” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(1) Ceza infaz kurumu idaresince hükümlü ve tutukluların hastane ve duruşmaya sevk yazıları, zorunlu haller dışında en geç iki gün öncesinden jandarmaya gönderilir ve jandarma koruma birlik komutanlığınca da istenilen gün ve saatte hizmete uygun olarak sevkler yapılır.”, 12.2. “Sağlık kurum ve kuruluşlarından randevu alınması” başlıklı 28’inci maddesinde; “(1) Acil veya hayati bir sağlık sorunu dışında hükümlü ve tutukluların muayene, tetkik, tahlil ve tedavileri için sağlık kurum ve kuruluşlarına sevklerinde, mümkün olduğu ölçüde önceden randevu alınır ve sevkler jandarma tarafından randevu saatinde sağlık kuruluşunda hazır olunacak şekilde yapılır.”;
12.3. “Hükümlü veya tutukluların muayene ve tedavilerinin yapılacağı hastaneler” başlıklı 34’üncü maddesinde;“(1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü veya tutukluların muayene ve tedavileri, bulunduğu yer ya da en yakın Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşlarında yapılır.
(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlü ve tutukluların başka yerlerdeki hastanelere sevki sağlık kurulu raporuyla; acil ve hayati tehlikesi bulunması hâlinde ise varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilen ve başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleşmediği, hastaya nerede ve ne tür tedavinin uygulanması gerektiğini açıkça belirten bir raporla olur. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.
(3) Hükümlü ve tutuklular acil haller dışında özel sağlık kuruluşlarına sevk edilmez.
(4) Kampüslerde kurulan semt polikliniklerinde, kampüste bulunan ceza infaz kurumu hasta hükümlü ve tutuklularının yanında, başka ceza infaz kurumlarından gelen hasta hükümlü ve tutukluların da muayene ve tedavisi yapılabilir.”, 13. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin (8/4/1998 tarihli oturumda kabul edilmiş olan) Üye
Devletlere Cezaevinde Tıbbi Bakımın Ahlaki ve Kurumsal Yönleri ile İlgili R (98) 7 sayılı Tavsiye
Kararı’nın ilgili kısımları;
“R (98) 7 SAYILI TAVSİYE KARARINA EK
I. Cezaevinde Tıbbi Bakımın Ana Özellikleri
A. Bir Doktora Müracaat 1. Mahkûmlar cezaevine girdiklerinde ve orada bulundukları süre içerisinde herhangi bir yersiz gecikme olmaksızın ve tutukluluk rejimlerine bakılmaksızın, gerekirse sağlık durumları itibarıyla her zaman bir doktora veya tam mesleki tecrübeye sahip olan bir hemşireye müracaat etme imkânına sahip olmalıdır.
Bütün tutuklular cezaevine alınmalarında uygun olan bütün tıbbi uygulamalardan yararlandırılmalıdır.
Akli dengesizliğin, cezaevine psikolojik adaptasyonun, uyuşturucu kullanımından kaynaklanan zararlı belirtilerin, hap ve alkol bağımlılığının ve bulaşıcı ve kronik durumların üzerinde özel bir önemle durulmalıdır.
2. Mahpusların sağlık gereksinimlerini karşılayabilmek için, mahpusların sayılarına, sirkülasyonuna ve ortalama sağlık durumlarına dayalı olarak, büyük ceza infaz kurumlarında devamlı surette doktorlar ve tecrübeli hemşireler bulundurulmalıdır.
3. Bir cezaevi sağlık bakım ünitesi en azından açık tedavi ve dış hasta konsültasyonlarını yapabilecek imkanlara sahip olmalıdır. Şayet, mahkûmun sağlık durumu cezaevinde garanti altına alınamayacak bir tedaviyi gerektiriyorsa, cezaevi dışında bulunan sağlık kuruluşlarında ve her türlü güvenlik ortamında tedavinin yerine getirilmesi için mümkün olan her şey yapılmalıdır.
4. Mahpuslar gündüz ve gecenin her anında gerekli olduğunda bir doktora görünebilmelidir. Cezaevi binası ve eklentilerinde ilk yardımda bulunabilecek bir görevli her zaman hazır bulundurulacaktır. Ciddi acil durumlarda doktor, hemşire, personelinin bir üyesi ve cezaevi idaresi haberdar edilmelidir; gözetim personelinin aktif katılımı ve işlemde bulunması esastır…
9. Gerektiğinde, mahpus hastaneye götürülürken kendine doktor veya hemşire personelince refakat edilmelidir…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
14. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak barındırılmakta olan başvuran (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle, yakın zamanda boyun fıtığı ameliyatı geçirdiğini, hastaneye zamanında ve gereken sıklıkta sevkinin sağlanmadığını, ilaçlarının zamanında ve düzenli tedarik edilmediğini, bu durumun şiddetli ağrı çekmesine neden olduğunu belirterek hastane sevkinin sağlanmasını ve ilaçlarının temin edilmesini talep etmektedir.
16. Anayasamızın 17’nci maddesinin birinci fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2’nci ve
Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 6’ncı maddeleri ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını içermektedir.
17. Aynı şekilde Anayasamızın 17’nci maddesinin üçüncü fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3’üncü ve İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 2’nci maddesi ile hiç kimsenin işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağı düzenlenmiş ve devlete her mahkuma, insan onuruna yaraşır asgari koşulları sağlama ve hakimiyet alanlarında bulunan kişilere karşı kötü muamelede bulunmama yükümlülüğü yüklenmiştir.
18. Yukarıda yer verilen uluslararası ve ulusal mevzuatlardan kaynaklanan yükümlülükler çerçevesinde, ceza infaz kurumunda devletin gözetim ve sorumluluğu altında olan tutuklu ve hükümlülerin içinde bulunduğu şartların insan onuruna yakışır bir şekilde olması gerekliliği de koruma altına alınmaktadır.
İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların mahkûmları, özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan acı eşiğini aşan yoğunlukta bir sıkıntıya veya sınava maruz bırakmaması gerekir. Ceza infaz kurumunda tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınması ve mahkûmlara gerekli tıbbi yardımın sağlanması da insan onuruna yakışır koşulların sağlanması için gereklidir (AYM, Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014).
19. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre cezaevi hastanelerinde verilen sağlık hizmeti, her zaman halkın istifade ettiği en iyi sağlık kurumlarıyla aynı düzeyde olmayabilir; bununla birlikte taraf devletlerin tutuklu ve hükümlülere gerekli tıbbi yardımı sağlayarak, onların sağlığını ve iyiliğini yeterince koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (AİHM, Khudobin / Rusya (59696/00), 26 Ekim 2006).
20. Anayasa Mahkemesi, ölüm olayının veya yaşam hakkına yönelik ciddi bir riskin tespit edilemediği durumlarda ceza infaz kurumlarının fiziki ve tıbbi imkanlarının sağlık durumuna uygun olmamasına dayalı şikayetleri kötü muamele yasağı kapsamında incelemekte, hasta bir kişinin uygun olmayan fiziki ve tıbbi koşullarda tutulmasını Anayasanın 17’nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı bir muamele olarak kabul edebilmektedir (AYM, Murat Karabulut, B.No: 2013/2754, 18/2/2016).
21. Somut olayda, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden elde edilen bilgi ve belgelerden özetle; 21.1. Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna 11/03/2016 tarihinde gelen başvuranın 11/03/2016 – 05/04/2023 tarihleri arasında 57 defa Kurum Aile Hekimi tarafından muayene edildiği ve 30 defa hastane sevk işlemi yapıldığı, 21.2. 24/05/2021, 12/10/2021, 03/12/2021, 12/01/2021, 07/02/2022, 16/03/2022, 23/03/2022, 19/04/2022, 29/04/2022, 03/06/2022 tarihlerinde Ereğli Devlet Hastanesi ilgili polikliniğine sevki planlanarak muayenesinin yapıldığı, 14/06/2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi ameliyat
sevki planlanarak hastane yatışının yapıldığı, 15/06/2022 tarihinde ameliyatı yapılan hükümlünün taburcu edildiği, 30/06/2022, 20/07/2022, 28/07/2022, 26/08/2022, 30/09/2022, 25/10/2022, 02/11/2022, 06/12/2022, 17/02/2023, 07/03/2023, 22/03/2023, 31/01/2023, 31/03/2023 tarihlerinde Ereğli Devlet
Hastanesi ilgili polikliniğine sevki planlanarak muayenesinin yapıldığı, hükümlünün 31/03/2023 tarihli muayenesinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzman Hekimi tarafından tetkik sonuçları değerlendirilerek ‘şuan cerrahi düşünülmedi, şikayeti artarsa FTR değerlendirmesi önerilir.’ notu düşüldüğü, başvuran adına Beyin ve Sinir Cerrahi Uzman Hekimi tarafından ilaç kullanım raporu tanzim edilmediği, uzman hekim tarafından yapılan her muayenede başvurana 2 kutu ‘gabapentin’ etken maddeli ilaç reçete edildiği ancak hekim tarafından ilaç bitiminde kontrol sevki veya yeniden ilaç reçete edilmesi gerektiğine dair hasta dosyasına not düşülmediği, Uzman Hekim tarafından düzenlenen ilaç reçetesinde belirtilen gün/doz şeklinde kontrole tabi ilaçların gün/doz ölçüsünde memur tarafından kullandırıldığı, normal ilaçların ise hükümlünün yanına verildiği anlaşılmıştır.
22. Diğer yandan başvuranın şikayetinin ceza infaz kurumu tarafından hastaneye zamanında sevk edilmediği dolayısıyla ‘gabapentin’ etken maddeli nöropatik ağrı ilacına erişemediği hususunda yoğunlaştığı görülmekle birlikte anılan etken maddeli ilaçlar normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar kapsamında yer almaktadır. Normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar kapsamında yer alan ve etken maddesi “gabapentin” olan şikayet konusu ilaçların kötüye kullanım riski bulunmaktadır. Türkiye’de cezaevi hekimlerine yapılan bir anket çalışmasında, anılan etken maddeli ilaçların mahkumlarca sıklıkla talep edildiği ve kötüye kullanıldığı sonucuna ulaşılmış olduğu görülmüştür (Şengül CB, Şengül C, Albuz B. Mahkumlarca kötüye kullanılan ilaçlar değişiyor mu?
Cezaevi hekimleri ile gerçekleştirilen bir ön araştırma. Bağımlılık Dergisi. 2015;16:113- 8). Bu nedenle
‘gabapentin’ etken maddeli ilaçların 3. Basamak sağlık kuruluşlarından çıkartılan Sağlık Kurulu raporuna istinaden ve rapor çıkartabilecek uzman hekimler tarafından reçete edilmesi halinde SGK tarafından geri ödemesi yapılmakta ve söz konusu ilaçların kullanımını kontrol altında tutulabilmek amacı ile ilaçlar hükümlülerin yanına verilmemekte, günlük kullanım dozuna göre ilgili görevli personel tarafından kullanımı sağlanmaktadır.
23. Dosya kapsamında yapılan incelemede, ‘gabapentin’ etken maddeli ilaçların, Ereğli Devlet
Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Polikliniği Uzman Hekimi tarafından, başvuranın nöropatik ağrı tedavisinde ve sınırlı bir süre boyunca uygulanmak üzere reçete edildiği, ilaç tedavisi amacıyla başvuran adına düzenlenen bir sağlık raporu bulunmadığı ve ilaç tedavisinin tamamlanması sonrasında hekim tarafından başvurana ayrıca kontrol de önerilmediği görülmüştür. Başvurana düzenli hekim kontrolü önerilmediğinden, ceza infaz kurum idaresine rahatsızlığını iletmesi üzerine, ilgili poliklinikten randevu oluşturularak hastaneye sevki sağlandığı ancak Ereğli Devlet Hastanesi ilgili bölüm/branş uzman sayısının yetersiz oluşu, kurumda hastane sevki bekleyen hasta sayısının fazlalığı, uzman hekimin sevk sırasına göre hasta kabul etmesi gibi nedenler ile başvuranın sevk isteminin hemen yerine getirilemediği haller söz konusu olmuş ise de, Kurum hekimince muayene edilerek gerekli görüldüğünde hastaneye sevkinin ivedilikle sağlandığı, hastalığı nedeniyle kullandığı ilaçların geciktirilmeksizin eksiksiz temin edildiği anlaşıldığından idarenin eylem ve işlemlerinde hukuka ayrılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, dosya kapsamında ilgili idarelerin söz konusu ilkelere uygun davranılmadığı yönünde herhangi bir tespit yapılmamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
25. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Konya İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi