ÖZET: Danıştay kararında, Kayseri 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlülerin yaşam alanlarının kamera ile izlenmesi uygulamasının hukuka uygunluğu sorgulanmıştır. Başvuran, bu uygulamanın özel hayatın gizliliği ilkesini ihlal ettiğini ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Birleşmiş Milletler sözleşmelerine aykırı olduğunu iddia etmiştir. İdare, kameraların yalnızca ortak yaşam alanlarını izlediğini, tuvalet ve banyo gibi özel alanların izlenmediğini belirtmiştir. Ancak, başvuruya konu uygulamanın, kişilerin özel hayatına müdahale niteliği taşıdığı ve bu durumun tedirginliğe yol açabileceği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, Danıştay, koğuşların kamera ile izlenmesine dair mevzuatta bir düzenleme bulunmadığını, bu durumun keyfi bir uygulama olduğunu belirterek başvurunun reddine, ancak uygulamanın özel hayatın gizliliği ilkesine zarar vermeyecek şekilde düzenlenmesi için Adalet Bakanlığına tavsiyede bulunulmasına karar vermiştir. Bu karar, ceza infaz kurumlarındaki güvenlik uygulamalarının, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine saygı göstererek yürütülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 8236-8236

BAŞVURU NO : 2018/1898

KARAR TARİHİ : 28/03/2019

KISMİ TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Kararı

BAŞVURU TARİHİ : 15/02/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

(1) İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi tarafından iletilen şikâyet dilekçesinde, aşağıda

kayıtlı hususlar altında şikâyette bulunmaktadır:

(1.1) Kayseri 2 nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlüler …, …, …, …, …, .., .., …, …, …, … …, … , … ve ….’in Derneklerine gönderdikleri

20.11.2017 tarihli mektuba atfen, anılan kişilerin cezaevinde odaları içerisinde bulunan

kameraların tuvalet ve banyo girişlerine varana dek tüm yaşam alanlarını gördüğü, böylece idarenin yeme, içme, TV, sohbet gibi tüm yaşamsal faaliyetlerini izleyip kayıt altına aldığı, 24 saat boyunca izleniyor olmanın güvenlik gerekçesiyle açıklanamayacağı, bunun bir baskı aracı olarak kullanıldığı, (1.2) OHAL döneminden kaynaklı olarak, cezaevlerinde güvenlik tedbirlerinin artırıldığının herkesçe bilinmekte olduğu, ancak OHAL döneminin, hukuk kurallarının askıya alındığı bir dönem olmaması nedeni ile keyfi uygulamalara izin verilmemesi gerektiği, koğuşların kamera ile izlenebileceğine dair mevzuatta hiçbir düzenleme olmadığı gibi, bu yönde bir düzenleme olsa da bu durumun Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesine (AİHS) aykırılık oluşturacağı, iddia ve şikâyet edilerek, (2) Birleşmiş Milletler Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 10 uncu maddesinde düzenlenen “Özgürlüğünden mahrum bırakılmış kişiler insani muamele ve insanın doğuştan kazandığı insan onuruna saygılı davranış görme hakkına sahiptir.” hükmü, Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesinin 3 üncü maddesinde kayıtlı hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağı, 8 inci maddesinde yer alan herkesin özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkı ve Türk Ceza

Kanununda düzenlenmiş olan özel hayatın gizliliği ilkesini ihlal eden ve hiçbir kanuni dayanağı olmayan tutuklu/hükümlülerin yaşam alanı olan koğuşta başlatılan kamera uygulamasına son verilmesi için yerinde inceleme yapılarak ihlalin tespiti ve uygulamaya son verilmesi yönünde tavsiye kararı verilmesi talep edilmektedir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

(3) Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri kapsamında Adalet Bakanlığı nezdinde inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. Yanı sıra, iş bu şikâyet başvurusu hakkında Kurumumuzca verilecek kararımıza da esas oluşturmak amacı ile T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının ve ülkemiz ceza infaz sisteminin, kamera işletim sistemleri dâhil, bir bütün olarak fiziki kuruluş, personel, idari kapasite, yasal mevzuat vs. açılardan işleyişinin yerinde incelenmesi ve meselelerin tespiti amacı ile Sincan, Silivri, Maltepe, Aliağa ve Diyarbakır’da yer alan kampüsler ile Bakırköy, Ümraniye ve Çankırı’daki münferit infaz kurumları ziyaret edilmiştir.

(4) Somut başvuru sadedinde Adalet Bakanlığından, kişilerin tutulduğu koğuşların kamera ile izlenmesi uygulamasının yasal dayanağının ne olduğu, yasal dayanağı olsa dahi özel hayatın gizliliği açısından bunun hukuka uygun olup olmadığı hususundaki değerlendirmeleri ve iddiaların doğruluğu durumunda, koğuşların kamera ile izlenmesi uygulamasına son verilip verilmeyeceği hususundaki görüşleri talep edilmiştir. (12.3.2018 tarih ve … sayılı yazımız)

(5) Adalet Bakanlığından alınan 22.3.2018 tarih ve E.1024/41050 sayılı yazıda; (5.1) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 8 ve 9 uncu maddelerinde “Kapalı ve Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fiziki engellerle donatılmış” olduklarının belirtildiği, (5.2) Ayrıca, Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Komitesinin üye devletlere Avrupa

Cezaevi Kuralları Hakkında … No’lu Tavsiye Kararının “Yerleştirme ve Barınma” başlıklı 18’inci maddesinin onuncu fıkrasında, “Bütün mahpusların kaldıkları yerler, onların kaçma ve kendilerine veya başkalarına zarar verme tehlikesine karşı asgari sınırlayıcı güvenlik düzenlemelerine uygun koşullarda olmalıdır.” hükmüne yer verildiği, (5.3) Anılan mevzuat hükümlerine dayalı olarak, ceza infaz kurumlarının ortak alanlarında yapılan kamera kayıtları, hükümlü ve tutuklular arasında meydana gelebilecek şiddet olaylarının önlenmesinde veya erken müdahale ile daha vahim boyutlara ulaşmadan sonlandırılmasında, olaydan sonra delillerin tespitinde, hükümlü ve tutukluların birbirleri üzerinde tahakküm kurmasının engellenmesinde önemli katkı sağladığı, (5.4) Firar ve benzeri müessif bir olaya ve güvenlik zafiyetine meydan verilmemesi için güvenlik önlemlerinin artırılması amacıyla da kamera montajı yapılabildiği, (5.5) Diğer taraftan; ceza infaz kurumlarında, hükümlü ve tutukluların kullandıkları tuvalet, banyo ve yatakhane gibi alanların, kameraların görüş alanı dışında bırakıldığı, (5.6) Kayseri 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun tip projesine göre inşa edildiği ve fiziki yapısında herhangi bir değişiklik yapılmadığı,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

(5.7) Kurumun ortak yaşam alanları, çatı ve çevresi dâhil olmak üzere birçok kamera ile izlendiği ve görüntülerin kayıt altına alındığı, (5.8) Kaldı ki; anılan Kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların odalarının iki katlı olduğu ve üst kat yatakhane kısmında kamera bulunmadığı, alt kat ortak yaşam alanında ise kameraların bulunduğu, bu kameraların tuvalet ve banyo kapılarını değil, koridor kapılarını gördüğü, özel yaşamın gizliliği ilkesinin kesinlikle ihlâl edilmediği değerlendirmesi Kurumumuza iletilmiştir.

(6) Bunun üzerine Adalet Bakanlığına muhatap 4.4.2018 tarih ve …. sayılı yazımız ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 8 ve 9 uncu maddeleri hükmü ile Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Komitesinin kabul ettiği Avrupa Cezaevi

Kuralları Hakkında … No’lu Tavsiye Kararının 18 nci madde hükmü sadedinde somut uygulama mahiyetinin sağlıklı bir şekilde anlaşılması amacıyla, başvuru dilekçesinde isimleri kayıtlı mahkûmların barındırıldığı oda ve koğuşların krokileri ile güncel görüntüleri ve aynı oda/koğuşlarda yerleştiren kameraların fiziki konumu ve her bir bu kameraların gördüğü açının (kadraj) yansıtıldığı ekran görüntüleri; aynı/benzer uygulamanın münferit düzeyde mi yoksa tüm kurumlarda mı gerçekleştirildiği, bu görüntülerin hangi görevlilerce görüldüğü ve bahsi geçen uygulamaların ülke düzeyinde tüm infaz kurumlarında gerçekleştirilmesini öngören Bakanlıklarına ait bir genelge vb. bir düzenleyici işlemi olup olmadığı; bahse konu uygulamanın özellikle özel hayatın gizliliği ilkesini tehlikeye atabileceği gerçeğinden hareketle, 5275 sayılı Kanun’da sayılan ceza infaz kurumu türleri göz önünde bulundurularak, bu mekânlarda kurulacak kamera sisteminin taşıması gereken şartlarını (çözünürlük, ses kaydı vb. teknik özellikler yanı sıra, hangi noktaların izlenemeyeceği, izlenmesi yasak alanlar, erişime yetkili kişiler vb.) öngören bir yönetmelik, genelge vb. idari düzenleyici işlemlerinin olup olmadığı, bilgisi sorulmuştur.

(7) Adalet Bakanlığından alınan 5.6.2018 tarih ve … sayılı yazıda; (7.1) Adı geçenler gibi aynı statüdeki hükümlü ve tutukluların barındırıldığı kapalı ceza infaz kurumlarının tanımının yapıldığı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kapalı ceza infaz kurumlan, iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fiziki engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasın olanaklı bulunduğu, yeterli düzeyde güvenlik sağlanmış ve hükümlünün gereksinimine göre bireysel, grup hâlinde veya toplu olarak iyileştirme yöntemlerinin uygulanabileceği tesislerdir.” hükmünün bulunmakta olduğu, bu tanım içerisinde belirtilen kurumların teknik, mekanik, elektronik veya fizikî engellerle donatılmış olacağının açıkça belirlendiği, (7.2) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 111 inci maddesinin birinci fıkrasında ise yine “Tutuklular, iç ve dış güvenlik görevlisi bulunan, firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fiziki engelleri olan, 34 üncü maddede sayılan hâller dışında oda ve koridor kapıları sürekli olarak kapalı tutulan ve yasal

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

zorunluluklar ayrık, dışarıyla irtibat ve haberleşme olanağı bulunmayan normal güvenlik esasına dayalı tutukevlerinde veya maddî olanak bulunmadığı hâllerde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının bu amaca ayrılmış bölümlerinde tutulurlar.” hükmüyle tutukluların da kendilerine uygun şekilde hükümlülerle aynı güvenlik koşullarında tutulacağının ifade edildiği, (7.3) Bu çerçevede Kayseri 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun tip projesine göre inşa edilmiş olduğu, fiziki yapıda herhangi bir değişikliğin yapılmadığı, kurumun ortak yaşam, çatı ve çevre dâhil olmak üzere 219 adet kamera ile izlenmekte ve görüntülerin kayıt altına alındığı, (7.4) Ayrıca; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

“Kurumların iç güvenliği” kenar başlıklı 33’üncü maddesinde, kurumların iç güvenliğinin infaz ve koruma görevlileri tarafından sağlanacağı, iç güvenlik görevlilerinin gerektiğinde dış güvenlik görevlileri ile işbirliği yapabileceği, açık kurumlar ile çocuk eğitim evlerindeki idare ile infaz ve koruma görevlilerinin firarların önlenmesi, asayiş ve disiplinin sağlanması bakımından gözetim ve denetimle yükümlü olduklarının düzenlendiği, (7.5) Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzük’ün, “Güvenlik ve gözetim servisi” kenar başlıklı 22 nci maddesinde, güvenlik ve gözetim servisinin; kurumun güvenliği, düzeni ve disiplininden sorumlu olduğu, infaz ve koruma memurunun, kurumun güvenlik, düzen ve disiplininin sağlanması, hükümlülerin kurum içindeki hareketlerinin takip ve kontrolü ile gözetimi ve kurumun temiz tutulması ile hükümlülerin iç yönetmeliklere uygun surette hareket etmelerini sağlamakla görevli olduklarının belirtildiği, (7.6) Ceza infaz kurumu personeline yüklenen iç güvenlik, denetim ve gözetim yükümlülüklerinin daha sağlıklı yerine getirilmesi için ceza infaz kurumlarında ortak kullanım alanlarının kameralarla izlendiği, hükümlü ve tutukluların ortak yaşam alanlarının kayıt altına alınması tedbirinin, açık ceza infaz kurumları ile kapasitesi düşük ilçe ceza infaz kurumları dışındaki ceza infaz kurumlarında uygulandığı, (7.7) Öte yandan; ceza infaz kurumlarında bulunan kamera kayıt sistemlerinin, hükümlü ve tutukluların işledikleri disiplin suçlarının delillendirilmesi, takibi ile sonuçlandırılmasında; olabilecek intihar teşebbüslerinin adli-idari yönden hem önlenmesinde, hem takibinde hem de sonuçlandırılmasında; kurum personelinin hükümlü ve tutuklulara karşı, hükümlü ve tutukluların da kurum personeline karşı kötü muamele suçlamasında bulunmasının engellenmesi, tespiti, delillendirilmesi ve adil bir şekilde sonuca bağlanmasında; ortak yaşam alanlarında oynanabilecek her türlü yasak oyunların takibi, tespiti ve önlenmesinde; ünitelerde meydana gelebilecek baskı ve şiddet uygulamaları ile hırsızlık olaylarının tespit ve engellenmesinde mevzuatın hüküm altına aldığı en önemli güvenlik sistemlerinden olduğu,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

(7.8) Bu kapsamda; ceza infaz kurumlarında kamera sistemlerinin, sadece hükümlü ve tutukluların bir araya geldiği koridor, spor salonu, havalandırma gibi ortak yaşam alanlarında bulunduğu, bu mekânlarda vuku bulan olaylara anında müdahale edildiği ve gerekli adlî ve idarî işlemlerin yapıldığı, (7.9) Ancak, ulusal ve uluslararası mevzuat gereği özel hayatının gizliliğinin korunması amacına uygun olarak hükümlü ve tutukluların banyo, tuvalet ve yatakhane gibi özel alanlarının kamera ile izlendiği hiçbir kurumun bulunmadığı, bu alanlarda meydana gelen olaylara, görevlilerin tespiti veya hükümlü ve tutuklularca yapılan ihbar sonucu müdahale edilebildiği, (7.10) Başvurucuların barındırıldığı Kayseri 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklu odalarının iki katlı olduğu, üst katının yatakhane kısmı olduğu, bu nedenle bu bölümlerde kamera bulunmadığı, alt kat ortak yaşam alanında kameraların bulunduğu, bu kameraların tuvalet ve banyo kapılarına değil, genel olarak banyo ve tuvaletlere giden koridorun kapılarını görmekte olduğu, tuvalet ve banyo kapıları ise hükümlü ve tutukluların en savunmasız oldukları yerler olduğundan flulaştırılmış şekilde izlenebildiği, (7.11) Diğer yandan; ülkemizde son yıllarda sağlanan modern infaz anlayışının en önemli unsuru olan insan hayatına verilen değerin ceza infaz kurulularındaki yansıması olduğu, devlete emanet edilmiş bireylerin ceza infaz kurumu hayatında infazlarının sonuna kadar güvenli ortamda yaşayarak, suçtan arındırılmaları ve topluma kazandırılmalarının, ıslah edilmelerinin en başta gelen adalet hedeflerinden olduğu, ceza infaz kuruluşlarındaki kameraların da bu bağlamda insan hayatını korumak, tehlikeleri önlemek için zaruriyet arz ettiği, (7.12) Öte yandan hükümlü ve tutukluların ortak yaşam alanlarına ilişkin görüntü ve kayıtların, sadece merkez kontrol odası görevlilerince izlenebildiği, kayıtların başka bir kimsenin göremeyeceği ve kayıt altına alamayacağı bir ortamda muhafaza edildiği, bilgisi Kurumumuz ile paylaşılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

(8) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesi birinci fıkrasında, herkesin, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu güvence altına alınmıştır. Aynı maddenin Ek üçüncü fıkrasında, “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” hükmü kural altına alınmıştır.

(9) Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 12 nci maddesi, “Kimsenin özel yaşamına, ailesine konutuna ya da haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

şeref ve adına saldırılamaz. Herkesin bu gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.” ifadelerine yer verilerek, özel hayatın korunmasına yönelik temel güvence öngörülmüştür.

(10) Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin 10 uncu maddesinde, “(1) Özgürlüklerinden yoksun bırakılan herkese insanca ve kişinin doğuştan sahip olduğu onura saygı gösterilerek davranılır… (3) Cezaevi sistemi, asıl amacı mahkumların ıslahı ve topluma yeniden kazandırılması olan bir sistem olarak ele alınacaktır.

Küçük suçlular yetişkinlerden ayrı tutulacak ve kendilerine yaşlarına ve yasal statülerine uygun biçimde davranılacaktır.” hükmü, aynı Sözleşmenin 17 nci maddesinde, “(1) Hiç kimsenin özel ve aile yaşamına, konutuna veya haberleşmesine keyfi veya hukuka aykırı olarak müdahale edilemez; onuru veya itibarı hukuka aykırı saldırılara maruz bırakılamaz. (2) Herkes bu tür saldırılara veya müdahalelere karşı hukuk tarafından korunma hakkına sahiptir.” hükmü güvence altına alınmıştır.

(11) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa

Sözleşmesinin, “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde “(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. (2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.” hükmü öngörülmüştür.

(12) Avrupa Konseyinin 28/01/1981 tarih ve 108 numaralı “Kişisel Nitelikli Verilerin

Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Şahısların Korunmasına Dair

Sözleşmesinin, (17.3.2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2016/8576 sayılı

Bakanlar Kurulu ile onaylanan) “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde kişisel veri, “Kimliği belirli veya belirlenebilen bir gerçek kişi (ilgili kişi) hakkındaki tüm bilgiler” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Sözleşmenin “Verilerin niteliği” başlıklı 5 inci maddesinde, “Otomatik

işleme konu olan kişisel veriler:

a) Adil biçimde ve yasal yoldan elde edilir ve işlenir; b) Belli ve meşru amaçlar için kaydedilir ve bu amaçlara aykırı şekilde kullanılmaz; c) Kaydedilme amaçlarına göre uygun ve yerinde olur ve aşırı olmaz; d) Doğru bilgileri yansıtır ve gerektiğinde güncellenir; e) Kaydedilme amaçlarını gerçekleştirmek için gerekli olan süreyi aşmayacak şekilde ilgili kişilerin kimliklerini belirlemeye imkan veren bir biçimde saklanır.” şeklinde düzenlenmeye yer verilmiştir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

(13) Avrupa Birliğinin 24/10/1995 tarih ve 95/46EC sayılı Kişisel Verilerin İşlenmesinde

Gerçek Kişilerin Korunması Yönergesinin, “Verilerin güvenliği” başlıklı 7 nci maddesinde, “Otomatik fişlere kaydedilen kişisel nitelikteki verileri korumak için, bunların kazaen veya izinsiz olarak imhasına veya zayi olmasına veya bunların elde edilmesine, değiştirilmesine veya izinsiz olarak dağıtılmasına karşı uygun güvenlik önlemleri alınması zorunludur. Veriler yasal çerçevede toplanabilir ve verinin öznesine sistem hakkında bilgilendirme yapılır. Verilerin gizliliği ve güvenliği esastır.” hükmü düzenlenmiştir.

(14) 18/12/2000 tarih ve 45/2001(CE) sayılı Avrupa Parlamentosu Kararında; (Kişisel

Verilerin Avrupa Topluluğu Kurumları ve Kuruluşları Tarafından İşlenmesine

İlişkin Olarak Bireylerin Korunması ve Bu Verilerin Serbest Dolaşımı Hakkındaki

Yönerge) “Kişisel veriler, adil ve yasal olarak belirlenen, açık ve yasal olan amaçlar için toplanmalı ve ancak bu amaçlar doğrultusunda kullanılmalı, toplanma amacıyla ilgili ve yeterli ölçüde olmalı, bu amacı aşmamalı, doğru ve güncel olmalı ve ancak amaca uygun olarak gerektiği sürece saklanmalıdır.” ifadeleri yer almaktadır.

(15) Avrupa Temel Haklar Şartının “Kişisel bilgilerin korunması” başlıklı 8 inci maddesinde, “1. Herkes, kendisine ilişkin kişisel bilgilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. 2. Bu tür bilgiler, belirtilen amaçlar için ve ilgili kişinin muvafakatine veya yasada öngörülen başka meşru temele dayalı olarak adil şekilde kullanılmalıdır. Herkes, kendisi hakkında toplanmış olan bilgilere erişme ve bunlarda düzeltme yaptırma hakkına sahiptir.” düzenlemesi kayıt altına alınmıştır.

(16) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.

(17) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; (17.1) “İnfazda temel ilke” başlıklı 2 nci maddesinde, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamayacağı düzenlenmiştir.

(17.2) Aynı Kanunun “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinde, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amacın, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak olduğu ifade edilmiştir.

(17.3) “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesinde, hükümlülerin ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulacakları, hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten mahrumiyetin, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirileceği, (17.4) “Kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 8 inci maddesinde, “Kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasın olanaklı bulunduğu, yeterli düzeyde güvenlik sağlanmış ve hükümlünün gereksinimine göre bireysel, grup hâlinde veya toplu olarak iyileştirme yöntemlerinin uygulanabileceği tesislerdir.” hükmü, (17.5) Aynı Kanunun “Tutukluların Hakları ve Kısıtlayıcı Önlemler” başlıklı Üçüncü

Bölümün “Kısıtlayıcı önlemler” başlıklı 115 inci maddesinde, “Tehlikeli hâlde bulunan, delil karartma tehlikesi olan, soruşturmanın amacını veya tutukevinin güvenliğini tehlikeye düşüren veya suçun tekrarına olanak verecek davranışlarda bulunan tutuklulara soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince aşağıdaki tedbirler uygulanabilir: a) Tutuklunun tek başına, sıkı bir rejim altında muhafaza edilmesi ve kaldığı odanın kamera ile izlenmesi…” hükmü düzenlenmiştir.

(18) 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi birinci fıkrasında “kişisel veri”, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi şeklinde; “kişisel verilerin işlenmesi” ise kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem şeklinde tanımlanmıştır.

(19) Aynı Kanunun “Genel İlkeler” başlıklı 4 üncü maddesinde, “(1) Kişisel veriler, ancak bu

Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir. (2)

Kişisel verilerin işlenmesinde aşağıdaki ilkelere uyulması zorunludur: a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma. b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma. c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme. ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma. d)

İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme.” düzenlenmiştir.

(20) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Özel hayatın gizliliğini ihlal” başlıklı 134, “Kişisel verilerin kaydedilmesi” başlıklı 135, “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

geçirme” başlıklı 136, “Verileri yok etmeme” başlıklı 138 ve “Gizliliğin ihlali” başlıklı

285 inci maddeleri, kişisel verilerin korunmasının sağlanması konusunda yaptırıma tabi

bir dizi müeyyideyi hüküm altına almaktadır.

(21) 6.4.2006 tarih ve 26131 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz

Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük hükümleri, (22) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin, Avrupa Cezaevi Kuralları Başlıklı 1987/3 No’lu

Tavsiye Kararı, (23) Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Komitesinin, Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında 2006/2 No’lu Tavsiye Kararı, (24) Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunması İçin İlkeler

Bütünü, (25) 1955’te Cenevre’de toplanan Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üzerine Birinci

Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilip Ekonomik ve Sosyal Konseyin 31

Temmuz 1957 tarihli ve 663 C (XXIV) sayılı ve 13 Mayıs 1977 tarihli ve 2076 (LXII)

sayılı Kararlarıyla onaylanan Birleşmiş Milletler Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart

Kurallar, (26) 1990 yılında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üzerine

Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilen Kanun Adamlarının Zor ve Silah Kullanmalarına Dair Temel İlkeler.

IV. KAMU DENETÇİSİ ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

(27) Şikâyet dilekçesinde yer verilen iddialar, Adalet Bakanlığından temin edilen bilgi, belge ve değerlendirme ile ülkemiz ceza infaz sisteminin, kamera işletim sistemleri dâhil, bir bütün olarak fiziki kuruluş, personel, idari kapasite, yasal mevzuat vs. açılardan işleyişinin yerinde incelenmesi ve tespiti amacı ile Sincan, Silivri, Maltepe, Aliağa ve Diyarbakır’da yer alan kampüsler ile Bakırköy, Ümraniye ve Çankırı’daki münferit infaz kurumlarına yönelik ziyaretlerden elde edilen gözlemler birlikte göz önünde bulundurulduğunda, gerekçe bölümünde açıklandığı şekilde; (27.1) Kayseri 2 nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan başvurucu hükümlülerin barındırıldığı koğuşun ortak yaşam alanlarının, güvenlik amacı ile kamera ile izlenmesi ve bu kamera kayıtlarının tutulması uygulamasının yasal bir dayanağa sahip olduğundan hareketle başvurunun bu kısmının reddine, (27.2) Bahse konu uygulamanın, özellikle “özel hayatın gizliliği ilkesi” ve “kişisel verilerin korunması ilkesi” olmak üzere, hak ihlaline yol açmayacak surette teşekkülü, uygulamanın sorumlusu kişilere bu hassasiyetin aktarılması, yanı sıra uygulamanın muhatabı kişilerin akıllarındaki soru işaretlerinin giderilmesi, ayrıca kamera ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

depolama sisteminin taşıması gereken şartları (izlenecek alanların tayini, yasak alanlar, açı, çözünürlük, ses kaydı, depolama süresi, kayıtlara erişim yetkisi vb. yasal ve teknik özellikler) teşkilata tamim eden idari bir düzenleyici işlemin tesisi hususunda Adalet

Bakanlığına tavsiyede bulunulmasına ilişkin hazırlanan bu Kısmi Tavsiye Kısmi Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme (28) Şikâyet başvurusu, Kayseri 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ve başvuru belgesinde isimleri kayıtlı olan hükümlülerin, cezaevinde barındırıldıkları odaların içerisinde bulunan kameraların, tuvalet ve banyo girişlerine varana dek tüm yaşam alanlarını gördüğü, böylece idarenin yeme, içme, TV, sohbet gibi tüm yaşamsal faaliyetlerini izleyip kayıt altına aldığı, 24 saat boyunca izleniyor olmanın güvenlik gerekçesiyle açıklanamayacağı, bunun bir baskı aracı olarak kullanıldığı, koğuşların kamera ile izlenebileceğine dair mevzuatta hiçbir düzenleme olmadığı halde, keyfi bir uygulama niteliğinde olan bu durumun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3 ve 8 inci maddeleri ile Birleşmiş Milletler Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 10 uncu maddesinde düzenlenen temel hak ve özgürlüklerin, ayrıca Türk Ceza Kanununda düzenlenen özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu iddia ve şikâyetine istinaden, hiçbir kanuni dayanağı olmayan tutuklu/hükümlülerin yaşam alanı olan koğuşta başlatılan kamera uygulamasına son verilmesi için yerinde inceleme yapılarak ihlalin tespiti ve uygulamaya son verilmesi yönünde tavsiye kararı verilmesi talebi ile

Kurumumuza iletilmiştir.

(29) Başvuruya konu ihlal iddiasının doğruluğunun aydınlığa kavuşturulması açısından araştırma ve incelemenin kapsamı iki alan ile sınırlı tutulmuştur. Meseleye evvela, bahse konu mekânda şikâyete konu uygulamanın mahiyetinin ve yasal dayanağının araştırılması noktasında yaklaşılmış; ardından bu uygulamanın güvenlik tedbirleri ile özel hayatın gizliliği/kişisel verilerin korunması ilkeleri çerçevesinde “yasal”, “orantılı” ve “gerekli bir uygulama olup olmadığı” ayrıca “eşitsizliğe yol açan bir yönünün” olup olmadığı hususunda tespit ve değerlendirmede bulunulmuştur.

Kamera Kayıt Sisteminin Mahiyeti ve Yasal Dayanağı (30) Bahse konu kişilerin tutulduğu koğuşların kamera ile izlenmesi, bu uygulamanın yasal dayanağı ile fiziki alt yapısı konusunda Adalet Bakanlığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 8 ve 9 uncu maddelerinde kayıtlı kapalı ve yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fiziki engellerle donatılacağı hükmüne istinaden ve ayrıca, Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu

Komitesinin … No’lu Tavsiye Kararına atıfla, hükümlü ve tutuklular arasında meydana gelebilecek şiddet olaylarının önlenmesi veya erken müdahale ile daha vahim boyutlara ulaşmadan sonlandırılması, olaydan sonra delillerin tespiti, hükümlü ve tutukluların birbirleri üzerinde tahakküm kurmasının engellenmesi gerekçesi ile ceza infaz kurumlarının ortak alanlarının kamera ile izlenmekte ve bu kayıtların depolanmakta

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

olduğunu teyit etmekte ve bu uygulamanın hukuka uygun yasal bir temele dayandığını ifade etmektedir. Bakanlık bundan başka, hükümlü ve tutukluların kullandıkları tuvalet, banyo ve yatakhane gibi alanların, kameraların görüş alanı dışında bırakıldığı hususunu vurgulamaktadır. Farklı bir anlatım ile Bakanlık, ceza infaz kurumu personeline yüklenen iç güvenlik, denetim ve gözetim yükümlülüklerinin daha sağlıklı yerine getirilmesi için ceza infaz kurumlarında ortak kullanım alanlarının kameralarla izlendiği ve bu kayıtların depolandığı, hükümlü ve tutukluların ortak yaşam alanlarının kamera ile kayıt altına alınması ve bu kayıtların depolanması tedbirinin, açık ceza infaz kurumları ile kapasitesi düşük ilçe ceza infaz kurumları dışındaki tüm ceza infaz kurumlarında uygulandığını ifade etmektedir.

(31) Bakanlık devamla; (31.1) Ceza infaz kurumlarında kamera sistemlerinin, sadece hükümlü ve tutukluların bir araya geldiği koridor, spor salonu, havalandırma gibi ortak yaşam alanlarında bulunduğu, ancak, ulusal ve uluslararası mevzuat gereği özel hayatının gizliliğinin korunması amacına uygun olarak hükümlü ve tutukluların banyo, tuvalet ve yatakhane gibi özel alanlarının kamera ile izlendiği hiçbir kurumun bulunmadığı, (31.1) Şikâyete konu Kayseri 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu açısından, binanın tip projesine göre inşa edildiği ve fiziki yapısında herhangi bir değişiklik yapılmadığı, kurumun ortak yaşam alanları, çatı ve çevresi dâhil olmak üzere 219 adet kamera ile izlendiği ve görüntülerin kayıt altına alındığı, (31.2) Anılan kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklu odalarının iki katlı olduğu, üst katının yatakhane kısmı olduğu, bu nedenle bu bölümlerde kamera bulunmadığı, alt kat ortak yaşam alanında kameraların bulunduğu, bu kameraların tuvalet ve banyo kapılarını değil, genel olarak banyo ve tuvaletlere giden koridorun kapılarını görmekte olduğu, tuvalet ve banyo kapılarının ise hükümlü ve tutukluların en savunmasız oldukları yerler olması nedeni ile flulaştırılmış şekilde izlenebildiği, bu itibarla özel yaşamın gizliliği ilkesinin kesinlikle ihlâl edilmediği, ceza infaz kurumlarındaki kameraların insan hayatını korumak, tehlikeleri önlemek için zaruriyet arz ettiği, (31.3) Öte yandan hükümlü ve tutukluların ortak yaşam alanlarına ilişkin bu görüntü ve kayıtların, sadece merkez kontrol odası görevlilerince izlenebildiği, kayıtların başka bir kimsenin göremeyeceği ve kayıt altına alamayacağı bir ortamda muhafaza edildiği, bilgisini vermektedir.

(32) Adalet Bakanlığının sunduğu koğuş planları ve kamera fotoğraflarının incelenmesinden, kamera kayıt sisteminin koğuşların alt katlarında yer aldığı, kameraların tuvalet, banyo giriş kapıları dâhil, alt kattaki ortam yaşam alanlarını görüntülediği, yatakhane kısımlarından oluşan üst katlarda kamera sisteminin olmadığı tespit edilmektedir.

(33) Kanunla ihtilafa düşmüş veya düştüğü iddia olunan kişiler hakkında uygulanan ceza ve güvenlik tedbirlerinin amaç, kapsam ve ilkelerinin belirlendiği 5275 sayılı Ceza ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamayacağı düzenlenmiştir. Kanunun 3 üncü maddesinde, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amacın, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak olduğu vurgulanmıştır.

(34) 5275 sayılı Kanun, öneminden hareketle, hürriyeti bağlayıcı cezaların infazında gözetilecek temel ilkeleri de belirlemiştir. Kanunun 6 ncı maddesine göre hükümlülerin ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulacakları, hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten mahrumiyetin, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirileceği; cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve imkânların kullanılacağı; hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkelerinin esas alınacağı; cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edileceği, bu maksatla ceza infaz kurumlarının kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetleneceği; hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınmasının zorunlu olduğu; hükümlülerin, infazın amacına uygun olarak kanun, tüzük ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunlu olduğu; kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı ve bu cezalara karşı savunma ve itirazların da Kanunun gösterdiği mercilere yapılabileceği düzenlenmiştir.

(35) 5275 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi hükmünde de görüleceği üzere, hürriyeti bağlayıcı cezaların infazında hükümlülerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması gereği yanı sıra, bu kişilerin, görevlilerin, toplumun ve kurumun güvenliğinin sağlanması gerekliliği de gözetilecektir.

(36) Nitekim 5275 sayılı Kanun bu temel güvenlik ihtiyacını karşılamak amacı ile kapalı ceza infaz kurumlarının tanımının yapıldığı 8 inci maddesinde, “Kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasın olanaklı bulunduğu, yeterli düzeyde güvenlik sağlanmış ve hükümlünün gereksinimine göre bireysel, grup hâlinde veya toplu olarak iyileştirme yöntemlerinin uygulanabileceği

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

tesislerdir.” hükmünü düzenlemiştir. Maddede geçen firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fizikî engellerle donatılmış olma, kamera kayıt sistemini de içerecek şekilde değerlendirilmektedir.

(37) Dolayısı ile ceza infaz kurumlarının, güvenlik amacı ile kamera ile izlenmesi, kamera kayıtlarının tutulması uygulaması, yasal bir dayanaktan mahrum olmayan bir uygulamadır.

Bununla birlikte bu uygulamanın “orantılı” olması ve “özel hayatın gizliliği” ile “kişisel verilerin korunması” açısından tatbiki, yanı sıra “eşit şekilde uygulanıp uygulanmadığı” meselenin bir diğer hassas noktasıdır.

Uygulamanın, Güvenlik Tedbirleri ile Özel Hayatın Gizliliği/Kişisel Verilerin Korunması

İlkeleri Çerçevesinde “Yasal”, “Orantılı” ve “Gerekli” Olup Olmadığı ve “Eşitlik İlkesi”

Açısından Değerlendirilmesi (38) İdare tarafından açıklandığı üzere, hükümlülerin yattığı oda ile banyo ve tuvalet gibi şahsi bedensel ihtiyaçlarını gördüğü ortamların kamera ile izlenmesi söz konusu olmamaktadır.

Ancak içerisi izlenmese dahi banyo ve tuvalete açılan koridor ve kapıların da kamera ile izlenmesi bu konuda tereddüt ve endişelerin yaşanmasına yol açabilecektir. Nitekim şikâyete konu olayda, başvuru belgesinde isimleri kayıtlı hükümlülerin, bir şekilde özel hayatlarının ihlal edildiği endişesini taşıdıkları görülmektedir. Diğer yönden mesele, bu alanların teknolojik araçlarla izlenmesi ile izlenen görüntülerin kaydedilmesinin farklı hukuki sonuçlara sahip olacağı gerçeği açısından da önem arz etmektedir. Sadece izleme veya gözetleme açısından, önleyici kolluk yetki ve görevi sadedinde mevcut mevzuat hükümleri uyarınca izlemenin icra edilmesinin önünde bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir. Nitekim bir infaz koruma memuru görevlisinin bizzat gözleri ile bir nokta veya alanı izlemesi ile teknolojik bir araçtan yararlanarak izlemesi arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat görüntü kayıtlarının sadece izlenmesi değil, aynı zamanda bunların kaydedilmesi, depolanması, farklı zamanlarda yeniden bu kayıtlara erişilmesi ve bu kayıtların yorumlanması farklı bir hukuki rejime tabidir.

Zira burada, bir kişiye ait kişisel verilerin oluşturulması, bunların işlenmesi durumu söz konusudur ki bu durum başta Anayasa olmak üzere uluslararası hukuk kurallarının belirlemiş olduğu hukuki rejime tabidir.

(39) Unutulmamalıdır ki kişilerin kamusal alandaki faaliyetlerinin teknolojik aletlerle izlenmesi, bunların kaydedilmesi hukuken kabul görmekle birlikte; bu faaliyetlerin özel hayata hiçbir şekilde müdahale sonucu doğurmayacağı yönünde düşünmek asla mümkün değildir. Bu tür izleme ve/veya kamu kurumlarınca sistematik ve daimi olarak görüntü kaydedilmesi durumlarında, kişilerin özel hayatlarına müdahale niteliğinde izleme yapılmadığının ve kayıt girilmediğinin (depolama) ortaya konulması ve açıklığa kavuşturulmasına şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır. Başka bir anlatımla, mevzuatla ceza infaz birimlerine ve görevlilerine verilen yetki ve görevler kapsamında, muhataplarda tedirginliğe yol açmayacak, özel hayata müdahale niteliği taşımayacak ve kişisel verilerin korunmasını güvence altına alacak şekilde, görüntülerin kaydının yapılması, depolanması, korunması ve bu kayıtların imha edilmesinin yeknesak bir usulünün oluşturulması gerekmektedir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

(40) Gerek mevzuatımızda gerekse uluslararası hukukta kişisel veri kavramının tanımı, bir kişinin tespitine imkân verecek tüm bilgiler şeklinde yapılmaktadır. Bu tanım uyarınca bir kişinin kamera ile alınan görüntüsü, tartışmasız o kişiye ait kişisel bir veridir. Dolayısı ile kamusal alanların teknolojik araçlarla izlenmesi ve bu görüntülerin kaydedilmesi, gerçek ve tüzel kişilere ait kişisel verilerin işlenmesi anlamına gelmektedir. Bu uygulama aynı zamanda, kişilerin özel hayatına da bir şekilde müdahaledir. Bu durumda, kişilerin kişisel verileri üzerinde tasarrufta bulunan ve özel hayatlarına müdahale niteliğinde sonuçlar doğuran kamera uygulamasının, mevcut yasal düzenlemelere paralel olarak ikincil düzenlemeler ile herkes tarafından aynı anlaşılan net ve yeknesak bir uygulamaya dönüştürülmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

(41) Bilindiği gibi başta 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olmak üzere, ulusal mevzuat ve temel hak ve özgürlüklerin çerçevesinin belirlendiği, ülkemizin de taraf olduğu çok sayıda uluslararası hukuk metni, bireyin gündelik somut hayatının, huzur ve esenlik içerisinde seyri konusunda temel sorumluluğu kamu mercilerinin uhdesine yüklemiştir.

(42) Sözü edilen “esenlik” ve “huzur” kavramı; “suçun önlenmesi” “özel ve aile hayatının gizliliği”, “ırk, cinsiyet vs. temelli ayrımcılık yasağı”, “bireyin maddi ve manevi varlığının korunması” gibi çok sayıda unsuru kapsamaktadır. Üstelik daha önemlisi, esenlik ve huzur içerisinde bir hayat hakkı devlete, sadece kamu otoritesinden gelmesi muhtemel hukuk dışı müdahaleleri değil, aynı zamanda diğer birey, birey grupları ve kurumların hukuk dışı müdahalelerine de geçit vermeyecek surete toplumsal yaşamın inşasına yönelik gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü yüklemektedir.

(43) Kurumumuzca daha önceden verilen 03.10.2013 tarih ve 03.2013/24 şikâyet numaralı

Tavsiye Kararı (paragraf 16), 08.05.2013 tarih ve 03.2013/33 şikâyet numaralı Tavsiye

Kararı (Paragraf 53) ve 30.12.2013 tarih ve 03.2013/310 şikâyet numaralı Tavsiye

Kararında (Paragraf 358, 374, 375) da belirtildiği üzere toplumsal yaşamın insan onuruna yakışır surette cereyanı noktasında, “güvenlik tedbirleri” ile “özgürlükler rejimi” arasında kurulacak sağlıklı ilişki hayati önem arz etmektedir. Toplumsal barış ve huzurun temini açısından kamu otoritesinin en temel vazifesi, “kamu güvenliği” ile ferdi ve toplumsal gelişmenin, ilerlemenin temel itici gücü konumunda bulunan “özgürlükler rejimi” arasındaki dengenin sağlıklı bir şekilde tesisine fırsat verecek yasal, idari ve örgütsel tedbirlerin alınması hususunda düğümlenmektedir. Kuşkusuz bu durum, kâğıt üzerindeki basitlikten uzak, toplumsal hayatın içerdiği ayrıntılar eşliğinde çok karmaşık ve değişken bir meseledir. Demokratik gelişimini tamamlamış ülkeler dâhil tüm ülkelerin kamu idarelerinin her an yasal, idari ve adli önlemler alıp reform yapmasını ve gözetim ve denetimini gerektiren bir süreçtir.

(44) Somut olay açısından meseleye yaklaştığımızda, yetkili makamlar tarafından usulüne uygun şekilde özgürlüklerinden mahrum bırakılan kişiler, dış dünya ile bağlantıları kaldırılmış/kısıtlanmış, hak ihlali noktasında en fazla risk altında bulunan, diğer kişilere göre daha incinebilir konumda olan ve temel ihtiyaçları için tamamen ilgili mercilere bağımlı kişilerdir. Bu kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin temini ve korunması, tamamen kamu idaresinin sorumluluğu altında bulunmaktadır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

(45) Ceza infaz kurumları ile kolluk işlemlerinin yürütüldüğü mekânlardaki uygulamalarından kaynaklanabilecek hatalar, kamu mercilerinin diğer sıradan hatalarından farklı olarak, kişilerin bizatihi maddi varlığı ve manevi şahsiyeti üzerinde sonuç doğurabilecek ve telafisi mümkün olmayan hak ihlallerine yol açabilecek kusurlardır. Bu cihetle, her ülkede olduğu gibi ülkemizde de söz konusu mekânlardaki uygulamaların yakından izlenmesi büyük önem arz etmektedir. Ayrıca bu mekânlar sadece ceza infaz kurumlarını kapsamamakta, aynı zamanda, gözaltı/tutuk yerlerinden oluşan kolluk merkezlerini, her türlü yargılama öncesi merkezleri göçmen merkezlerini, uluslararası limanlardaki geçiş bölgelerini, sığınma talebinde bulunan barındırıldığı kabul, geri gönderme vs. merkezleri, psikiyatri kurumlarını, akıl hastanelerini, yaşlı, kimsesizler ve özürlü misafirhaneleri ve idari tutuk yerlerini de içermektedir.

(46) Bu öneminden hareketle, özgürlüğünden mahrum kılınan tutuklu ve hükümlü kişilerin barındırıldığı mekânlardan sorumlu kamu görevlilerinin işlem, eylem ve uygulamaların hukuk kurallarına uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin denetimi hususu, sadece adli mercilerin yetki, görev ve sorumluluğu kapsamına girmemekte; aynı zamanda ve özellikle önleyici tedbir bağlamında idari mercilerin de yakın nezaretini gerektiren hassas işlemler sadedindedir. Bu mekânlara ve buralarda yürütülen iş ve işlemlere verilen önemin bir sonucu olarak bununla da yetinilmemekte, bu ortamların izlenmesi ve denetlenmesi hususu, ulusal merciler haricinde, ülkelerin taraf olduğu bir dizi sözleşme vb. hukuk belgelerine dayalı olarak uluslararası kurum ve kuruluşların da izleme yetkisine açılmaktadır.

(47) Toplumsal olaylara müdahale gibi diğer önleyici kolluk müdahalelerinde de olduğu gibi, ceza infaz sisteminde güvenliğinin sağlanması için devreye sokulacak tedbirlerin, temel hak ve özgürlükleri ihlal etmeyecek şekilde kademeli olarak öngörülmesi önem arz etmektedir.

(48) Önleyici ve bastırıcı bir güvenlik tedbirinin hayata geçirilmesinde, haklı gerekçelere dayanıp dayanmadığı ve temel hak ve özgürlüklerin hukuka aykırı şekilde kısıtlayıp kısıtlanmayacağı hususlarının, evvela ve öncelikle güvenlik bürokrasisini sevk ve idare eden Bakanlık sivil idaresi tarafından titizlikle değerlendirmesi yapılmalıdır.

(49) Somut olayda, şikâyete konu ceza infaz kurumundaki ortak yaşam alanlarının kamera sistemi ile izlenmesi ve bu kayıtların depolanması hususunun, her ne kadar yasal bir temele dayansa ve çok yönlü güvenlik gerekçesi ile yapılsa bile bu uygulamanın, özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlali noktasında ciddi risk taşıdığı ve muhataplar nezdinde tedirginliğe yol açacağı akıldan uzak tutulmamalıdır. Uygulamanın sorumlusu kişilere bu hassasiyetin aktarılması, yanı sıra uygulamanın muhatabı kişilerin akıllarındaki soru işaretlerinin giderilmesi de Bakanlığın temel sorumluluğudur.

(50) Neticeten, güvenlik gerekçesi ile yasal bir temele dayanarak uygulanan bir tedbirin, kapsamı, sınırı, somut uygulama alanının net bir şekilde hem uygulayıcılar tarafından hem de muhataplarınca bilinmesi ve bu konuda ilgili kamu idaresi tarafından alınan tedbir

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

dışında bir uygulama olmadığı, tedbirinin kapsamı ve sınırı konusunda herhangi bir tereddütte yer vermeyecek kararlılığın sergilenmesi gerekmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme (51) 28.3.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde bir dizi iyi yönetişim ilkelerine yer verilmiştir.

(52) Başvuru dosyası sadedinde, Adalet Bakanlığının, Kurumumuz bilgi ve belge talep yazılarına süresi içinde ve gerekçeli olarak cevap verdiği değerlendirildiğinden, idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “makul sürede karar verme”, “nezaket”, “şeffaflık” ve

“hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

(53) 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin 6 ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu, başvurana 15.8.2018 tarih ve … sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, koğuşların kamera ile izlenmesine dair mevzuatta hiçbir düzenleme olmadığı, olsa da bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırılık oluşturan keyfi bir uygulama olduğu kısmı hakkında BAŞVURUNUN REDDİNE; Diğer yandan, Ceza infaz kurumlarının kamera ile izlenmesi, bu kayıtların depolanması uygulamasının, özellikle “özel hayatın gizliliği ilkesi” ve “kişisel verilerin korunması ilkesi” olmak üzere, hak ihlaline yol açmayacak surette teşekkülü, uygulamanın sorumlusu kişilere bu hassasiyetin aktarılması yanı sıra uygulamanın muhatabı kişilerin akıllarındaki soru işaretlerinin giderilmesi, ayrıca kamera ve depolama sisteminin taşıması gereken şartları (izlenecek alanların tayini, yasak alanlar, açı, çözünürlük, ses kaydı, depolama süresi, kayıtlara erişim yetkisi vb. yasal ve teknik özellikler) teşkilata tamim eden idari düzenleyici işlemin tesisi hususunda ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

Adalet Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.