|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ailesi tarafından gönderilen A5 boyutundaki defterlerin ceza infaz kurumuna alınmaması üzerine yapılan itiraz ele alınmıştır. Başvuran, defterlerin kantinde satıldığı gerekçesiyle verilmediğini, ancak bu defterlerin kantinde bulunmadığını ve bu durumun keyfi bir uygulama olduğunu iddia etmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, ceza infaz kurumlarında bulundurulabilecek eşyaların yönetmelik ile düzenlendiği belirtilmiş, başvuranın talep ettiği defterlerin ikame edilebilir nitelikte olduğu ve yaşamsal bir önem taşımadığı vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, başvuranın A5 defterlerinin verilmemesinde hukuka aykırılık olmadığına karar verilmiştir. Bu karar, ceza infaz kurumlarının güvenlik ve düzenini koruma amacıyla belirli kısıtlamalar getirebileceğini ve başvuranın talep ettiği eşyaların önemli bir zarar doğurmadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında kalan kişilerin ihtiyaçlarının yönetmelik çerçevesinde karşılanabileceği ifade edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/4377-S.6427
BAŞVURU NO : 2018/16887
KARAR TARİHİ : 14/06/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, ailesinin gönderdiği A5 boyutunda defterlerin kendisine verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17/12/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran Boğazlıyan … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğunu, ailesinin gönderdiği Boş – Yazısız defterlerin kendisine ‘kantinde satıldığı’ gerekçesi ile verilmediğini, ancak ailesi tarafından gönderilen A-5 boyutunda gönderilen defterlerin kantinde satılmadığını, defterlerin ‘emanet eşya biriminde kaldığını’ bu nedenle yüksek lisans yapamadığını, davasına ilişkin çalışmalarının sekteye uğradığını, bu uygulamaların mobbing olduğunu, keyfi olduğunu ifade ederek, mağduriyetinin giderilmesini Kurumumuzdan talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne, 10/01/2019 tarih, E:… sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili Genel Müdürlüğün 01/02/2019 tarihli cevabi yazısında; 2.1. “Bilindiği üzere 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un
“Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir. ” hükmünün yer aldığı, 2.2.Bununla birlikte, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler
Hakkında Yönetmelik’te de oda ve koğuşlarda bulunması gereken malzemelerin belirlendiği, anılan Yönetmelik’in ilgili maddelerinde oda ve koğuşlarda bulundurulabilecek eşya ve maddelerin tek tek sayıldığı, 2.3.Öte yandan; hükümlü ve tutukluların eşyalarının odalarda stok oluşturmayacak şekilde kuruma kabul edilmelerinin sağlandığı, yasal düzenlemeye aykırı keyfi bir uygulamanın söz konusu olmadığı, hükümlüye üzerinde bulundurmak üzere verilen elbise listesinin Ceza İnfaz
Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik çerçevesinde,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
belirtilen sayısal miktarda, güvenlik zaafıyetine mahal vermeyecek nitelikteki eşyalar ve elbiselerin hükümlülere teslim edilerek odalarda bulundurmalarına izin verildiği, 2.4.Diğer taraftan; kantinde satışına karar verilen maddelerin belirlenmesinin İşyurdu Yönetim
Kurulunun görev ve yetkisinde olduğu, ceza infaz kurumunun güvenliğini tehdit etmemek ve mevzuata aykırı olmamak koşuluyla Kurum tarafından uygun görülmesi halinde kantinde satışının yapılabildiği, 2.5.Bahsi geçen mevzuat hükümlerine göre kantinde satılan kırtasiye malzemeleri haricinde, hükümlü ve tutukluların yakınları tarafından getirilen veya kargo yolu ile gönderilen kırtasiye eşyalarının kuruma alınmasının güvenlik açısından uygun olmayacağının değerlendirildiği, 2.6.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hükümlü ve tutuklulara dışarıdan gelen kırtasiye malzemelerinin verilip verilmemesi üzerine görüş sorulmasına istinaden Genel
Müdürlüğümüzce yapılan değerlendirme sonucunda kırtasiye eşyalarının kuruma alınmasının uygun olmayacağı yönünde görüş bildirildiği,”
Bilgilerinin verildiği görülmüştür.
3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Boğazlıyan … Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden, 10/01/2019 tarih, E:… sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili Müdürlüğün 22/01/2019 tarihli cevabi yazısında; 3.1. “Kurumumuz emanet eşya biriminde yapılan incelemeler neticesinde 18/10/2018 tarihinde koli açma teslim tesellüm tutanağı ile kayıt altına alınan … … tarafından gönderilen koli içerisinde iç çamaşırı 5 adet, çorap 6 adet, Ceket 1 adet, şapka 1 adet, fotoğraf
18 adet, kitap 3 adet, defter (A5) 6 adet gönderildiği,
3.2. Kurumumuz İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı’nın 05/12/2018 tarih ve 2018/3044 sayılı kararı ile kargo ve ailesi tarafından getirilen kırtasiye malzemelerinin kendilerine verilmemesi karar verildiği 06/12/2018 tarihinde de tebliğ edildiği, Defter(A5)in kırtasiye malzemesi olması sebebiyle Emanet eşya deposunda muhafaza altına alındığı, 3.3. Kurumumuz kantininde A5 boyutunda defterin satılmadığı, fakat A4 çizgili kağıt, A4 çizgisiz kağıt harita metot defteri kareli, harita metot defteri, çizgili not defteri, resim defteri 35×50 vs. Kırtasiye malzemelerinin satıldığı, 3.4. Kurumumuzda satılan defter çeşitlerinin kurum kantininden alınarak istenildiği boyutta kullanabileceğinden ve kurumumuzda bulunan tutuklu ve hükümlülerin bu yönde de kurumumuz İş Yurtları Müdürlüğünden bir talebi olmadığından dış kantinden alım yapılmadığı”
Bilgilerinin verildiği görülmüştür.
4. Boğazlıyan … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü İç Kantin Satış Fiyat
Listesi incelendiğinde, A4 Çizgili Kağıt ücretinin 0,05 TL, Harita Metot Defter ücretinin 3,85 TL, Not Defteri ücretinin 3,25 TL olduğu görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” 5.1. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.
maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5.
maddesi; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” şeklinde düzenlenmiştir.
7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 7.1. “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35. maddesinde; “(1)
Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.”; 8. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Tüzük’ün “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 95.
maddesinde “(1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.”; 9. 17.06.2005 Resmî Gazete tarihli ve 25848 Resmî Gazete sayılı Ceza İnfaz Kurumlarında
Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in “Bulundurulabilecek hayvanlar ile diğer eşyalar” başlıklı 15. maddesinde “Hükümlüler, oda sistemine geçmiş ceza infaz kurumlarının koğuş, oda ve eklentilerinde, bir adet kafes ile bir çift kanarya, bülbül veya muhabbet kuşu gibi küçük kafes kuşu bulundurabilir. Henüz oda sistemine geçmemiş diğer ceza infaz kurumlarında, kafes ve kuş sayısı idare tarafından belirlenir.
Koğuş veya odada kuş bulundurulabilmesi için, birlikte kalan hükümlülerin rızalarının alınması zorunludur.
Hükümlülerin kendilerini geliştirmeleri için gerekli görülen eğitim ve kültürel çalışmalarında kullanabilecekleri malzemeleri, koğuş, oda ve eklentiler dışında, idare tarafından uygun
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
görülecek yerlerde ve denetim altında bulundurmasına ve kullanmasına kurum olanakları çerçevesinde izin verilebilir.
Hükümlüler, kendilerine idare tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında, kantinden temin edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları değerlendirilerek idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir.
Kantinden temin edilmek koşuluyla, her odada bir adet, on kişiden fazla mevcudu olan koğuşlarda ise iki adet, kumar niteliğinde olmayan ve idarece belirlenen, satranç takımı gibi oyunlara ait malzemeler bulundurulabilir.
Her oda veya koğuşta, idare tarafından yaptırılan panolara asılmak ve kurum kantininden temin edilmek koşuluyla birer adet Türk bayrağı, Atatürk resmî, gazete kupürü, haber, yazı fotoğraf ve takvim bulundurulabilir.
Her hükümlünün kendisine ayrılan yattığı yer veya dolabında, aile fertlerinin fotoğraflarına ait albüm bulundurmasına izin verilir.
Hükümlüler nişan ve evlilik yüzüğü, küpe, kolye, toka, tespih ve kol saati ile kantinden temin edilmek koşuluyla bir adet masa saati ve bir adet top bulundurabilir.
Bayan hükümlüler, kantin aracılığı ile satın aldıkları makyaj malzemelerini koğuş veya odalarında bulundurabilir.
Ceza infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca kantinde satışına karar verilen, bu Yönetmelikte sayılmayan ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, ailesinin gönderdiği yazısız defterlerin kendisine ‘kantinde satıldığı’ gerekçesi ile verilmediğini, ancak A-5 boyutunda gönderilen defterlerin kantinde satılmadığını, bu uygulamaların mobbing olduğunu, keyfi olduğunu ifade ederek, mağduriyetinin giderilmesini
Kurumumuzdan talep etmiştir.
12. 5275 sayılı Kanun ve ilgili Tüzük’te ceza infaz kurumunda bulundurulabilecek eşyalar yönünden ayrıntılı düzenleme yapılmamış, bu hususun Yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiştir. Bunun sonucu olarak, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve
Maddeler Hakkında Yönetmelik’te mahpusların ceza infaz kurumunda bulundurabilecekleri eşyalar ile ilgili ayrıntılı düzenleme yapılmıştır.
13. Anayasa Mahkemesi, mahpusların ceza infaz kurumunda yanında bulundurmak istedikleri (nakil geldikleri kurumdan getirdikleri ya da ailelerin kendisine gönderdiği eşyalar gibi)
eşyaları ile ilgili birçok karar vermiş, bir kararında, ceza infaz kurumunda bulunan tutukluya kendi Kur’an-ı Kerim nüshasının verilmemesinin din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ettiği
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
iddiasına ilişkin olan başvuruda (Anayasa Mahkemesi, Başvuru No : 2018/16887 2017/24331, 9/5/2018 tarihli kararı); 13.1. “Anayasa Mahkemesi için başka alternatiflerin bulunup bulunmaması da değerlendirilmesi gereken bir önemli unsurdur. Somut olayda ilk derece mahkemesi, başvurucunun kütüphaneden Kur’an-ı Kerim’in bir nüshasını temin edebileceği gerekçesine yer vermiştir. İdarenin hükümlü ve tutuklulara Kur’an-ı Kerim temin etmesi, bunların kendilerine ait Kur’an-ı Kerim nüshalarını yanlarına almayı istemelerindeki haklılığı ortadan kaldıran bir neden olarak görülebilir. Ancak başvurucu; Ceza İnfaz Kurumu kütüphanesindeki Kur’an-ı
Kerim nüshalarının sayı itibarıyla yetersiz olduğunu, bunların tutuklu ve hükümlülere süreli olarak verildiğini öne sürmektedir. Kur’an-ı Kerim okumanın İslam dininin önemli bir ibadeti olarak kabul edildiği ve bu ibadetin herhangi bir zaman dilimiyle sınırlı olmaksızın yapılabildiği gözetildiğinde başvurucunun yanında sürekli olarak Kur’an-ı Kerim bulundurmak istemesinin makul karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Ayrıca Kanun’un açık hükmü de bunu gerektirmektedir. (Başvuru No : 2018/16887 2017/24331, 9/5/2018 tarihli kararı, § 45.)
13.2. “5275 sayılı Kanun’un 62. maddesi uyarınca bir mahpusun mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkı da bulunmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun emanet para hesabından karşılanması koşuluyla
Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla Kur’an-ı Kerim alınması mümkündür. Buna karşın başvuruya konu olayda Eğitim Kurulu Başkanlığı 7/2/2017 tarihli kararında Kanun’daki bu düzenlemeyi daha da daraltarak yalnızca kurum kütüphanesinde bulunmayan kitapların Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla alınmasına karar vermiş, Kur’an-ı Kerim’e bir istisna getirmemiştir. Başka bir deyişle somut olayda başvurucunun Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla kendisine ait bir
Kur’an-ı Kerim nüshası almasının da mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.” (Başvuru No : 2018/16887 2017/24331, 9/5/2018 tarihli kararı, § 48.)
diyerek, ceza infaz kurumlarında, mahkumlarına verilmeyen eşyaların ikamesi olup olmadığının önemine değinmiştir.
14. Anayasa Mahkemesi bir başka kararında, Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlüye posta yoluyla gönderilen kol saatinin teslim edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin başvuruda (Anayasa Mahkemesi, Başvuru No : 2018/16887
2014/6190, 06/7/2017 tarihli kararı) şu değerlendirmelerde bulunmuştur:
14.1. “Kol saati zamanı bildirme işlevi gördüğüne göre başvurucunun etkilenen menfaatinin zamanı öğrenememe ihtimalinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşılık Cezaevi idaresinin kol saatlerine Cezaevi güvenliği açısından sorun teşkil edebilen cihazların yerleştirileceğine yönelik kaygılarının ciddi bir nitelik taşıdığının belirtilmesi gerekmektedir.
Anılan cihazların monte edilme ihtimali bulunan bir saatin başvurucuya teslim edilmesinin sebep olabileceği ciddi güvenlik riski, başvurucunun saatini kullanmaktan elde edeceği yararın göz ardı edilmesini haklılaştıracak düzeydedir. ( Başvuru No : 2018/16887 2014/6190, § 36 )
14.2. (….) Saatin başvurucuya teslim edilmemesinin saatin kullanılamamasıyla sınırlı bir etki yarattığı gözetildiğinde başvurucuya aşırı ve katlanılamaz bir külfet yüklemediği sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki başvurucunun, tesliminden imtina edilen saat dışında başka saat veya diğer yollarla zamandan haberdar olma imkanının bulunmadığına yönelik bir iddiası da bulunmamaktadır. Dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına yönelik açık bir ihlalin söz
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
konusu olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.” ( Başvuru No : 2018/16887 2014/6190, § 37 ) Diyerek, başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
15. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun vasisi tarafından gönderilen takvim kartlarının ceza infaz kurumu tarafından başvurucuya verilmemesi nedeniyle maddi ve manevi varlığının ihlal edildiği iddiasına ilişkin değerlendirmede şu hususlara değinmiştir: “5275 sayılı Kanunu’nun 35. maddesinin gerekçesinde “Bu madde kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin, oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbı malzeme ve diğer ihtiyaç maddelerinin yönetmelikte gösterileceğini belirtmektedir.” Bu kapsamda Kanun, yürütme organına hükümlü ya da tutukluların hangi eşyaları bulundurabileceğine ilişkin düzenleme yetkisi vermektedir. Anayasal sınırlar içerisinde kalmak koşuluyla cezaevinin güvenliği ve düzeni için öngörülen bir takım kurallar konulması pek tabiidir. Somut olayda başvurucu, cezaevinde bulunan bir hükümlü olması sebebiyle bu düzenlemenin kendisine uygulanacağı açıktır.” (Anayasa Mahkemesi, Başvuru
No: 2013/4342, 23/3/2016 tarihli kararı, § 30, 31)
16. Anayasa Mahkemesi bir kararında şalvar, makas, para bandı, keçeli kalem talep eden başvuranla ilgili yapılan değerlendirmede, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, anayasal ve kişisel önemi düşük olan veya bulunmayan başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm altına alındığını belirterek, başvuranın talebinin kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. (Anayasa
Mahkemesi, Başvuru No : 2018/16887 2015/19665, 28/06/2018 tarihli kararı ) Söz konusu kararda, 16.1. “Öte yandan İnfaz Kurumu tarafından alıkonulan ve başvuruya konu edilen eşyaların mevzuat çerçevesinde ikame edilebilir nitelikte olduğu ve yaşamsal bir öneminin bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca edebi ve sanatsal çalışmalarını sürdürecek şekilde başvurucuya imkanlar sunulduğu, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumunda tutulmasından dolayı başvurucunun birtakım sınırlamalara maruz kalmasının doğal olduğu ve bu bağlamda söz konusu sınırlamanın ölçülülükten uzak olmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu eşyaların güvenlik gerekçesiyle başvurucuya verilmemesinin kendisi açısından önemli bir zarar doğurmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. (Başvuru No : 2018/16887 2015/19665, §37)
16.2. Bu açıklamalar çerçevesinde Mahkemenin sıklıkla uygulanmış açık bir içtihadının bulunduğu -kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiğine ilişkin- somut başvurunun Anayasa’nın yorumlanması ve uygulanması açısından önem taşımadığı gibi başvurucunun da önemli bir zarara uğramadığı sonucuna varılmaktadır.” (Başvuru No : 2018/16887 2015/19665, § 38)
Değerlendirmelerinde bulunmuştur.
17. Anayasa Mahkemesi bir başka kararında ise, hükümlünün, ailesi tarafından gönderilen ajandaların ceza infaz kurumuna alıkonulması üzerine yaptığı başvuruda, ajandaların içeriğinde düşünce ve kanaat hürriyeti ya da ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir yazı ya da notun bulunmadığı anlaşıldığından, içeriği boş olan ajandaların başvurucunun dış dünya ile iletişim kurmasını sağlayan bir materyal özelliği taşımadığı da dikkate alındığında, başvurunun kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı kapsamında
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
incelenmesi gerektiğini, anayasal ve kişisel önemi düşük olan veya bulunmayan başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm altına alındığını belirterek, başvuranın talebinin kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. (Anayasa Mahkemesi, Başvuru No : 2018/16887 2014/5674, 08/06/2017 tarihli kararı ) Söz konusu kararda; 17.1. “(…) içeriği boş olan ajandaların birer kırtasiye malzemesi olduğu, kırtasiye malzemelerinin Ceza İnfaz Kurumu kantininden temin edilebileceği ve söz konusu eşyanın yaşamsal nitelikte bir öneminin de bulunmadığı açıktır. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, boş ajandaların kurum güvenliğinin tehlikeye düşebileceği gerekçesiyle başvurucuya verilmemesinin kendisi açısından önemli bir zarar doğurmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.” (Başvuru No : 2018/16887 2014/5674, §34)
Değerlendirmelerinde bulunmuştur.
18. Yukarıda, ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, 18.1. Başvuranın talep ettiği A5 not defterlerinin ikame edilebilir nitelikte eşya olduğu, her ne kadar kantinde talep ettiği boyda defter olmasa da, başvurana ‘özel herhangi bir yarar sağlayan’ nitelikte eşya olmadığı, diğer defterler ile de sağlamak istediği yararın gerçekleşeceği, 18.2. Ceza infaz kurumlarında kalan kişi sayısı, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek
Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 15/son fıkrada düzenlenen “bu Yönetmelikte sayılmayan ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir” hükmü, 18.3. Bilgi belge talebimize cevaben gönderilen Kantin Satış Fiyat Listesi dikkate alındığında, kırtasiye malzemelerinin ücretlerinin uygun olduğu, 18.4. Başvuranın talep ettiği defterlerin yaşamsal bir öneminin bulunmadığı, kendisi açısından önemli bir zarar doğurmadığı, Hususları birlikte dikkate alındığında, başvuranın, A5 defterlerinin kendisine verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkeleri, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde sayılmış olup; idarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. Maddesinin 1.
fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili yer İnfaz Hakimliğine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne tebliğine,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.