|
ÖZET: Danıştay kararı, Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çocuk tutuklu ve hükümlülerin kapasitenin üzerinde barındırılmasının yarattığı tehlikeleri ele almaktadır. Başvurucu, kurumda 344 çocuğun barındırıldığını ve bu durumun intihar girişimleri, tecavüz vakaları gibi ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtmiştir. Kurumun, bu olumsuzlukları önlemek adına gerekli tedbirleri almadığı ve bu durumun hem çocuklar hem de personel için büyük riskler oluşturduğu vurgulanmıştır.
Kararda, çocukların barındırıldığı koğuşların izlenmesinin yetersiz olduğu, dolayısıyla insan hakları ihlali riski taşıdığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda, çocukların en yüksek yararının gözetilmesi ve insan hakları ihlallerinin önlenmesi amacıyla, kapasite aşımının derhal giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesi ve özel yasaların oluşturulması gerekliliğini de ortaya koymaktadır. |
ihlalinin yaşanması veya olayın ortaya çıkması durumunda da emri altında çalışan personeli hedef göstereceği ve bu personelin sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmayacağı, ( 4) Koğuşlarda haddinden fazla çocuk barındırılması nedeni ile başta çocuk tutuklu ve hükümlülerin zarar görmemesi ve yaşanabilecek bir insan hakkı ihlali durumunda da Kurum personelinin zarar görmemesi adına konunun araştırılıp, söz konusu insan hakkı ihlalinin önlenmesi ve bu kaçınılmaz tehlikenin önüne geçilmesi şikâyet ve talep edilmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
( 5) Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca
Adalet Bakanlığı nezdinde inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir . Bu kapsamda, Maltepe 2 Nolu
L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanunun 8 ve devamı maddelerinde yapılan tasnife göre hangi türden bir ceza infaz kurumu olduğu, kurum yetişkin bir ceza infaz kurumu olarak belirlenmiş ise çocuk hükümlü ve tutukluların barındırılması noktasında, 5275 sayılı mezkûr Kanunun 11 inci maddesi üçüncü fıkrasında kayıtlı tedbirlerin alınıp alınmadığı, çocuk hükümlü ve tutukluların barındırıldığı belirtilen yukarıda numaraları kayıtlı 9 adet koğuşta, her bir koğuş için belirtilmek sureti ile kaç çocuğun barındırıldığı, kaç adet banyo ve tuvaletin bulunduğu, her bir koğuşun, hali hazırdaki fiziki durumunu gösteren yeni çekilmiş fotoğrafları, her bir koğuş açısından, ranzaların birleştirilip birleştirilmediği ve ranza haricinde yerde yatan kişi olup olmadığı, yakın dönemde Bakanlıklarına, bahse konu ceza infaz kurumunu konu eden bu minvalde şikâyet bildirimlerinin iletilip iletilmediği, iletildi ise
Bakanlıklarınca gerçekleştirilen herhangi bir inceleme, araştırma ve soruşturmanın bulunup bulunmadığı bilgisi temin edilmiştir .
( 6) Buna göre Adalet Bakanlığından alınan 17.5.2018 tarih ve sayılı yazıda; ( 6.1) Maltepe 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun ilgili mevzuat hükümlerine göre hangi türden bir ceza infaz kurumu olduğu hususunda; Kurumun yetişkin bir ceza infaz kurumu olarak tasnif edilmiş olmakla beraber, 5275 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki tedbirlerin alındığı, Kurumda çocuk hükümlü, hükümözlü ve tutuklu olarak bulunan çocukların, Kurumun yetişkin, genç hükümlü ve tutuklularıyla irtibat sağlamayacağı bir bölüm olan E Blokta 9 ayrı koğuşta barındırılmakta oldukları, ( 6.2) Koğuşlarda kapasitesinin üzerinde çocuk barındırıldığı ve sağlıklı yaşam standartlarının olmadığı iddiaları bağlamında; çocukların barındırıldığı E Blok E 1 koğuşunda 31, E 2 koğuşunda 39, E 3 koğuşunda 41, E 4 koğuşunda 31, E 5 koğuşunda 41, E 6 koğuşunda 39, E 7 koğuşunda 41, E 8 koğuşunda 40, E 9 koğuşunda ise 41 çocuk hükümlü ve tutuklu barındırıldığı; anılan Kurumun çocuklar için ayrılan bölümünde toplamda 344 çocuk hükümlü ve tutuklu barındırıldığı, bunların 81 tanesinin hükümlü, 16 tanesinin hükümözlü olarak bulunduğu, E Blokta yer alan 9 adet koğuşun toplam kapasitesinin 252 kişi olduğu, ancak şu anda 344 çocuk hükümlü ve tutuklunun barındırıldığı
Kurumda bulunan çocuk hükümlü ve tutuklulara tahsis edilen E Blokta bulunan her bir koğuşta 2 adet banyo ve 2 adet tuvalet bulunduğu;
2 / 11( 6.3) Yer yatağı ile ranza birleştirme uygulamasının olup olmadığı hususunda; kapasiteyi aşan sayıda
çocuk hükümlü ve tutuklunun 9 adet koğuşa dağıtılmış bir şekilde yer yatağında yatmakta oldukları, ranzaların ise birleştirilmediği, ( 6.4) Bahse konu Kurum hakkında bu ve benzeri hususlarda şikâyet gelip gelmediği hususunda; barındırılan çocuk sayısının yüksek olması ve çocuk ceza infaz kurumlarının çocuklara sağladığı imkânların ve fiziki şartların farklı olması sebebi ile çocuk hükümlü ve tutukluların aile ve avukatları tarafından sık sık çocuk ceza infaz kurumlarına nakil talepli dilekçelerin İstanbul Anadolu
Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği; Karadeniz ve Marmara Bölgesinden hükümlü ve hükümözlü çocukların, hükümlerinin infazı için Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna gönderildikleri, ancak söz konusu Kurumunun kapasitesini aşmasından dolayı Maltepe 2
No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildikleri, burada ise çocuklara ayrılan başka bir bölümde infazlarına devam edildiği ve yeni açılacak çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına sevklerinin yapılabileceği, hususları bildirilmiştir .
( 7) Adalet Bakanlığınca ayrıca, çocuklara yönelik eğitim ve iyileştirme faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı bilgi Kurumuza iletilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
( 8) 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “I . Ailenin korunması ve çocuk hakları” kenar başlıklı 41 inci maddesi ikinci fıkrasında, “Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar .” hükmüne; “VII . Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, Ek fıkra 1’de, “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .”; Ek fıkra 2’de ise “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” hükmüne yer verilmiştir .
( 9) Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 37 nci maddesi birinci fıkrası (b)
bendinde, “Hiçbir çocuk yasadışı ya da keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılmayacaktır . Bir çocuğun tutuklanması, gözetim altında tutulması veya hapsi yasa gereği olacak ve ancak en son başvurulacak bir önlem olarak düşünülüp uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlı tutulacaktır .” hükmüne yer verilmiştir .
( 10) Aynı Sözleşmenin 40 ıncı maddesi birinci fıkrasında, “Taraf Devletler, hakkında ceza yasasını ihlal ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham edilen ya da ihlal ettiği kabul edilen her çocuğun; çocuğun yaşı ve yeniden topluma kazandırılmasının ve toplumda yapıcı rol üstlenmesinin arzu edilir olduğu hususları göz önünde bulundurularak, taşıdığı saygınlık ve değer duygusunu geliştirecek ve başkalarının da insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygı duymasını pekiştirecek nitelikte muamele görme hakkını kabul ederler .” hükmü; dördüncü fıkrasında da “Koruma tedbiri, yönlendirme ve gözetim kararları, danışmanlık, şartlı salıverme, bakım için yerleştirme, eğitim ve meslek öğretme programlarını ve diğer kurumsal bakım seçenekleri gibi çeşitli düzenlemelerin
3 / 11uygulanmasında, çocuklara durumları ve suçları ile orantılı ve kendi esenliklerine olacak biçimde
muamele edilmesi sağlanacaktır . ” hükmü düzenlenmiştir .
( 11) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun; ( 11.1) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi birinci fıkrası (a) bendi ( 2) numaralı alt bendinde, “suça sürüklenen çocuk” , kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk olarak tanımlanmıştır .
( 11.2) Aynı Kanunun “ Temel ilkeler” başlıklı 4 üncü maddesinde, Bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması amacıyla , soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam gösterileceği; çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulacağı; tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak görüleceği; çocukların bakılıp gözetildiği, tedbir kararlarının uygulandığı kurumlarda yetişkinlerden ayrı tutulacakları hüküm altına alınmıştır .
( 12) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır .
( 13) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; ( 13.1) “Çocuk kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 11 inci maddesi birinci fıkrasında, “Çocuk tutukluların ya da çocuk eğitimevlerinden disiplin veya diğer nedenlerle kapalı ceza infaz kurumlarına nakillerine karar verilen çocukların barındırıldıkları ve firara karşı engelleri olan iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, eğitim ve öğretime dayalı kurumlardır .”, ikinci fıkrasında, “Oniki-onsekiz yaş grubu çocuklar, cinsiyetleri ve fizikî gelişim durumları göz önüne alınarak bu kurumların ayrı ayrı bölümlerinde barındırılırlar .”, üçüncü fıkrasında, “Bu hükümlüler, kendilerine özgü kurumun bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine yerleştirilirler . Kurumlarda ayrı bölümlerin bulunmaması hâlinde, kız çocukları kadın kapalı ceza infaz kurumlarının bir bölümünde veya diğer kapalı ceza infaz kurumlarının kendilerine ayrılan bölümlerinde barındırılırlar .” hükmüne yer verilmiştir .
( 13.2) “Çocuk eğitimevleri” Başlıklı 15 inci maddenin birinci fıkrasında, “Çocuk eğitimevleri; çocuk hükümlüler hakkında verilen cezaların, hükümlülerin eğitilmeleri, meslek edinmeleri ve yeniden toplumla bütünleştirilmeleri amaçları güdülerek yerine getirildiği tesislerdir . Bu kurumlarda firara karşı engel bulundurulmaz; kurum güvenliği iç güvenlik görevlilerinin gözetim ve sorumluluğunda sağlanır .”, üçüncü fıkrasında, “Haklarında tutuklama kararı bulunanlar ile 11 inci madde kapsamına girenler hariç olmak üzere, bu tesislerde bulunan çocuk hükümlüler kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmezler .” hükmüne yer verilmiştir .
( 13.3) “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23 üncü maddesi birinci fıkrası (c)
bendinde, kadın, çocuk ve genç hükümlüler ile ilgili gözlem ve sınıflandırmanın, gerekli görülen yer
4 / 11veya bölgelerdeki ayrı gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya bunların noksanlığı hâlinde
kadın, çocuk ve kadın ve erkek gençlik kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yerine getirileceği düzenlenmiştir .
( 14) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Yaptırım ya da Tedbire Maruz Kalan Çocuk Suçlular
İçin Avrupa Kuralları Hakkında Üye Devletlere Yönelik CM/Rec ( 2008) 11 No’lu Tavsiye Kararı, ( 15) Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 29 Kasım 1985 tarih ve 40/ 33 sayılı kararıyla kabul edilen
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Adalet Sisteminin Yönetimine İlişkin Minimum Standart Kuralları (Pekin Kuralları) 1985, ( 16) Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 14 Aralık 1990 tarih ve 45/ 113 sayılı kararıyla kabul edilen, Özgürlüğünden Mahrum Bırakılmış Çocuklarına Korunmasına İlişkin Birleşmiş Milletler
Kuralları (Havana Kuralları) 1990, ( 17) Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üzerine Birinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilen ve Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından 31 Temmuz 1957 tarih ve 663 C (XXIV) sayı ile 13 Mayıs 1977 tarihli ve 2076 (LXII) sayılı Kararlarıyla onaylanan, Birleşmiş
Milletlerce kabul edilen Hükümlülerin Islahı İçin Asgari Standart Kurallar .
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
( 18) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi;
Kısa vadede; çocuğun korunması ve en yüksek yararının gözetilmesi ilkesi, suça sürüklenen çocuklar hakkında ıslah edici tedbirlerin öne çıkarılması ilkesi ve muhtemel çocuk suçluluğu ve hak ihlalinin önlemesi adına, toplam kapasitesi 252 kişi olan Maltepe 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna ait E Blok’ta yer alan 9 adet koğuşta barındırılan 344 çocuktan, kapasitenin üzerinde olanların bir başka kuruma ivedilikle naklinin sağlanması, bu mümkün değilse aynı Kurumda ilave bir bloğun bu kişilere tahsisi, Orta vadede ; güvenlik açığı oluşturmayacak şekilde, bu mekânlarda hak arama mekanizmalarının geliştirilmesi, infaz-koruma rejiminin işleyişinin sivil toplum kuruluşlarının izlemesine, sivil, bağımsız ve nitelikli uzmanlar (doktor, avukat, psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı vs.) tarafından düzenli aralıklarla ziyaret edilmesine ve bu mekânlarda barındırılan özellikle çocuklara ait istatistiki verinin güncel olarak kamuoyu ile paylaşılmasına yönelik tedbirlerin alınması, Uzun vadede ise kanunla ihtilafa düşmüş çocuklar için bütünü ile özel yasa, usul ve kurumların oluşturulmasını öngören modern çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesine yönelik, 2709 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Ailenin korunması ve çocuk hakları” kenar başlıklı 41 inci maddesi ikinci fıkrası hükmü ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu genel hükümleri ve Birleşmiş
Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hükümlerine, ayrıca bu kararda yer verilen Birleşmiş
Milletler ve Avrupa Konseyi organlarınca kabul edilen diğer kurallara uygun gerekli adımların atılması, hususlarında Adalet Bakanlığına tavsiyede bulunulması önerisi ile Kamu Başdenetçisine
5 / 11sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme ( 19) Başvurucu tarafından özetle; çocuk tutuklu ve hükümlülerin de barındırılmakta olduğu Maltepe
2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, kapasitenin üzerinde çocuğun usulsüz olarak
barındırıldığı, bu durumun hem çocuklar hem de kurum görevlileri açısından büyük bir tehlike oluşturduğu; zira koğuşların, intihar girişimi ve tecavüz vakalarının önlenmesi, ayrıca sigara yasağı gibi yasakların önüne geçilmesi açısından sıkı bir şekilde izlenmesine rağmen, haddinden fazla sayıda çocuğun barındırıldığı bu koğuşların en iyi niyetli gayretlere rağmen etkili ve yeterli bir şekilde 24 saat izlenmesi ve denetlenmesinin mümkün olamayacağı, yaşanan bu olumsuzluk konusunda kurum müdürünün hiçbir tedbir almadığı gibi, bir hukuk ihlalinin yaşanması veya olayın ortaya çıkması durumunda da emri altında çalışan personeli hedef göstereceği ve bu personelin sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmayacağı, koğuşlarda haddinden fazla çocuk barındırılması nedeni ile başta çocuk tutuklu ve hükümlülerin zarar görmemesi ve yaşanabilecek bir insan hakkı ihlali durumunda da Kurum personelinin zarar görmemesi adına konunun araştırılıp, söz konusu insan hakkı ihlalinin önlenmesi ve bu kaçınılmaz tehlikenin önüne geçilmesi şikâyet ve talep edilmektedir .
( 20) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa göre “suça sürüklenen çocuk” , kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk olarak tanımlanmıştır . Aynı Kanunun
“ Temel ilkeler” başlıklı 4 üncü maddesinde, bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması amacıyla , soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam gösterileceği; çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulacağı; tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak görüleceği; çocukların bakılıp gözetildiği, tedbir kararlarının uygulandığı kurumlarda yetişkinlerden ayrı tutulacakları hüküm altına alınmıştır .
( 21) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23 üncü maddesine göre, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır .
Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler . Kadın, çocuk ve genç hükümlüler ile ilgili gözlem ve sınıflandırma, gerekli görülen yer veya bölgelerdeki ayrı gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya bunların noksanlığı hâlinde kadın, çocuk ve kadın ve erkek gençlik kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yerine getirilir .
6 / 11( 22) Aynı Kanunun “ Çocuk eğitimevleri” başlıklı 15 inci maddesinde çocuk eğitim evleri; çocuk
hükümlüler hakkında verilen cezaların, hükümlülerin eğitilmeleri, meslek edinmeleri ve yeniden toplumla bütünleştirilmeleri amaçları güdülerek yerine getirildiği tesislerdir . Bu kurumlarda firara karşı engel bulundurulmaz; kurum güvenliği iç güvenlik görevlilerinin gözetim ve sorumluluğunda sağlanır . Kurum içinde veya dışında herhangi bir eğitim ve öğretim programına devam eden ve on sekiz yaşını dolduran çocukların, eğitim ve öğretimlerini tamamlayabilmeleri bakımından yirmi bir yaşını bitirinceye kadar bu tesislerde kalmalarına izin verilebilir . Haklarında tutuklama kararı bulunanlar ile 11 inci madde kapsamına girenler hariç olmak üzere, bu tesislerde bulunan çocuk hükümlüler kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmezler .
( 23) Aynı Kanunun “ Çocuk kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 11 inci maddesinde bu kurumlar, çocuk tutukluların ya da çocuk eğitim evlerinden disiplin veya diğer nedenlerle kapalı ceza infaz kurumlarına nakillerine karar verilen çocukların barındırıldıkları ve firara karşı engelleri olan iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, eğitim ve öğretime dayalı kurumlar şeklinde tanımlanmıştır . Bu kurumlarda, on iki – on sekiz yaş grubu çocuklar, cinsiyetleri ve fizikî gelişim durumları göz önüne alınarak bu kurumların ayrı ayrı bölümlerinde barındırılırlar . Bu çocuklar, kendilerine özgü kurumun bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine yerleştirilirler . Kurumlarda ayrı bölümlerin bulunmaması hâlinde, kız çocukları kadın kapalı ceza infaz kurumlarının bir bölümünde veya diğer kapalı ceza infaz kurumlarının kendilerine ayrılan bölümlerinde barındırılırlar . Buna göre mer ’i mevzuat hükümleri uyarınca, çocuk hükümlülerin cezayı çekme, güvenlik ve iyileştirme programına alındığı mekânlar ilke olarak çocuk eğitim evleridir . Çocuk eğitim evlerinden disiplin veya diğer nedenlerle kapalı ceza infaz kurumlarına nakillerine karar verilen çocuklar ile çocuk tutuklular ise çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmaktadır . Bu kişiler, kendilerine özgü bir çocuk kapalı infaz kurumu bulunmadığı hâllerde yetişkinler için kurulu kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine yerleştirilirler . Kurumlarda ayrı bölümlerin bulunmaması hâlinde, kız çocukları kadın kapalı ceza infaz kurumlarının bir bölümünde veya diğer kapalı ceza infaz kurumlarının kendilerine ayrılan bölümlerinde barındırılırlar .
( 24) Somut olaya baktığımızda, şikâyete konu Maltepe 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunun, 5275 sayılı Kanunun “ Ceza İnfaz Kurumlarının Türleri” başlıklı İkinci Bölümü maddeleri uyarınca, “bir yetişkin kapalı ceza infaz kurumu” olduğu, bu Kurumda çocukların barındırılması noktasında aynı Kanunun yukarıda açıklanan 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen tedbirlerin alındığı; zira hükümlü, hükümözlü ve tutuklu olarak bulunan çocukların, Kurumun yetişkin ve genç hükümlü ve tutuklularıyla irtibat sağlamayacağı bir bölüm olan E Blokta
9 ayrı koğuşta barındırılmakta oldukları anlaşılmaktadır . Bu durumda somut olaya konu çocukların,
yetişkinlere ait bir kapalı ceza infaz kurumunun, usulü dairesinde kendilerine ayrılmış müstakil bir bölümünde barındırılmasının 5275 sayılı Kanuna aykırılık oluşturmadığı anlaşılmaktadır .
( 25) Bununla birlikte, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 37 nci maddesi birinci fıkrası (b) bendinde kayıtlı “… Bir çocuğun tutuklanması, gözetim altında tutulması veya hapsi yasa gereği olacak ve ancak en son başvurulacak bir önlem olarak düşünülüp uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlı tutulacaktır .” hükmü bir tarafa bırakılacak olunursa devletler, çocuk adalet sistemi ile
7 / 11ilgili politika, mevzuat ve uygulamalarını, çocuk haklarını koruyacak ve çocukların gelişimlerini
sağlayacak şekilde düzenlenmesini güvence altına almak durumundadır . Daha yakından bakıldığında, bahse konu Sözleşme, taraf devletlerce oluşturulan bu alandaki politika, mevzuat ve uygulamaların, çocuğun en yüksek yararının gözetilmesi ve özellikle kanunla ihtilafa düşmüş çocuklar için özel yasa, usul ve kurumların oluşturulması, bütünüyle özel bir çocuk adalet sisteminin oluşturulması şartını uygun olarak düzenlenmesini öngörmektedir . Bu noktada devletlerin suça sürüklenen çocuklara karşı yaklaşımı ise çocuk suçluluğunu önlemeye yönelik olmalı ve çocukların, genel ceza adalet sisteminden farklı olarak ıslah edici bir yöne yönlendirilmesinin önemini vurgulamalıdır . [Çocuk Hakları Komitesi, Çocuk Adalet Sistemindeki Çocuklarına
Haklarıyla ilgili 10 No’lu Tavsiye Kararı, CRC/C/GC/ 10, 2 Şubat 2007] ( 26) Zira Sözleşmenin 40 ıncı maddesi hükmüne göre, suç işlediği iddia edilen, farklı bir anlatım ile kanunla ihtilafa düşmekle itham edilen ya da ihlal ettiği kabul edilen her çocuğun, taşıdığı saygınlık ve değer duygusunu geliştirecek ve başkalarının da insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygı duymasını pekiştirecek nitelikte muamele görmeye hakkı vardır . Sözleşme, suça sürüklenen çocukların “kurumda bakım” seçeneklerine alternatif bir dizi başkaca tedbirin devreye sokulmasını, tüm bu tedbirlerde çocukların içinde bulunduğu şartların göz önünde bulundurulmasını, işledikleri suçla orantılı bir şekilde her çocuğa insancıl biçimde, saygıyla ve her türlü zarardan korunmasını sağlayacak şekilde davranılmasını , bu çocukların hakkı olan eğitim, sağlık ve bakım hizmetlerinin gerektiği gibi temin edilmesini öngörmektedir . Bu bağlamda bakıldığında, çocukların incinebilirlikleri göz önünde bulundurularak, onların fiziki ve zihinsel bütünlüklerinin koruması ve esenliklerinin sağlaması devletin temel sorumluluklarındandır . Bu anlamda, diğer kişiler tarafından saldırı ya da tacize maruz kalma korkusu yaşayan çocuklar için ayrı bir mekân temin edilmesi, yetişkinlerden ayrı tutulması gerektiği açıkça belirtilmektedir . Yetişkinlerin çocukları mümkün olduğunca göremeyeceği ve duyamayacağı şekilde düzenlemeler yapılmalı ve yetişkinlerle çocukların irtibat ve iletişimleri hiçbir şekilde mümkün olmamalıdır . Bu çocukların bireysel ihtiyaçlarını karşılayacak ve kapatılma nedenlerine uygun çeşitli hizmetler olmalıdır . Bu tesislerde çocuk ve gençlerin kendilerine, çalışanlara, başkalarına ve daha geniş olarak içinde bulundukları topluluklara zarar vermelerini engelleyecek şekilde asgari düzeyde sınırlayıcı güvenlik ve gözetim düzenlemeleri sağlanmalıdır . Bu tesisler çok büyük tesisler olmamalı ; kişiselleştirilmiş bakım hizmeti sağlamaya uygun olmalı; küçük yaşama birimlerinden oluşmalı; erişimi kolay ve çocukların aileleri ile irtibatta olabilmesini kolaylaştıran yerlerde olmalıdır . Tutulu bulunan çocukların uygun eğitim, sağlık bakım ve boş zaman aktivitelerinden faydalanmalarını sağlayacak düzenlemeler olmalıdır . Fiziki ortamda tedavinin rehabilitasyon amacına uygun olarak düzenlenmiş olmasına ve tüm düzenlemelerde çocuğun mahremiyetine, algısal uyaranlara ve akranlarıyla iletişim kurma ihtiyacına ve spor, fiziki egzersiz ve boş zaman faaliyetleri yapabilmesi için
gerekli imkanların varlığına ciddi hassasiyet gösterilmelidir . [“Çocuklar ve Çocuk Adalet Sistemi :
İyileştirmeye Yönelik Önerler”, Thomas Hammerberg, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği, Strasbourg, 19
Haziran 2009, s. 17- 19] ( 27) Mesele fiziki şartlar/ortam açısından mercek altına alındığında, bu konuda temel standartların belirlendiği Hükümlülerin Islahı İçin Asgari Standart Kuralların ( 1955’te Cenevre’de toplanan
Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üzerine Birinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilen ve Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından 31 Temmuz 1957 tarih ve 663 C (XXIV)
8 / 11sayı ile 13 Mayıs 1977 tarihli ve 2076 (LXII) sayılı Kararları ile onaylanan) 10 uncu maddesinde
mahpuslara kalmaları için ayrılan bütün yerlerde ve özellikle uyumak için kaldıkları yerlerde, iklim şartlarına ve ayrıca metreküpteki hava miktarına, asgari metrekare alana, ışıklandırmaya, ısıtmaya ve havalandırmaya gerekli özen gösterilerek, sağlık için gerekli bütün gereklerin karşılanacağı; 11 inci maddesinde pencerelerin, mahpusun gün ışığında okuyabilmesine veya çalışabilmesine imkân verecek yeterli büyüklükte ve havalandırma tertibatı yapılmış olsa da temiz havanın girebileceği bir biçimde yapılmış olacağı, yararlanabileceği yeterli banyo ve duş tesisinin bulunacağı , düzenli olarak kullanılan yerlerin her zaman titizlikle temiz olarak tutulacağı düzenlenmiştir .
( 28) Somut olay açısından bu noktada meseleye baktığımızda, koğuşlarda kapasitesinin üzerinde çocuk barındırıldığı ve sağlıklı yaşam standartlarının olmadığı iddiaları bağlamında; çocukların barındırıldığı Kurumun E Blok E 1 koğuşunda 31, E 2 koğuşunda 39, E 3 koğuşunda 41, E 4 koğuşunda 31, E 5 koğuşunda 41, E 6 koğuşunda 39, E 7 koğuşunda 41, E 8 koğuşunda 40, E 9 koğuşunda ise 41 çocuk hükümlü ve tutuklu olmak üzere toplam 344 çocuk hükümlü ve tutuklu barındırıldığı, bunların 81 tanesinin hükümlü, 16 tanesinin hükümözlü olarak bulunduğu, E Blokta yer alan 9 adet koğuşun toplam kapasitesinin 252 kişi olduğu, ancak şu anda 344 çocuk hükümlü ve tutuklunun barındırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, Kurumda doluluk oranının yaklaşık
%136 oranında olduğu görülmektedir . Bahse konu E Blokta bulunan her bir koğuşta 2 adet banyo ve 2 adet tuvalet bulunduğu bilgisi dikkate alındığında; ortalama 40 çocuk için ancak 2 adet tuvalet ve 2 adet banyonun hizmet verdiği görülmektedir .
( 29) Koğuşların güncel fotoğraf bilgisi incelendiğinde, Kurumda ranza birleştirme uygulamasının olmamakla birlikte, kapasiteyi aşan çocuk hükümlü ve tutukluların 9 adet koğuşa dağıtılmış bir şekilde yer yatağında yatmakta oldukları açıkça görülmektedir . Bunun yanı sıra aynı fotoğraflardan, düzenli olarak kullanılan banyo, tuvalet, mescit ve diğer yaşam alanlarının gerektiği seviyede temiz tutulmadığı anlaşılmaktadır .
( 30) Ayrıca Bakanlık tarafından, bu koğuşlarda tutulan çocuk sayısının yüksek olması ve çocuk ceza infaz kurumlarının çocuklara sağladığı imkânların ve fiziki şartların daha iyi olması sebebi ile bahse konu çocuk hükümlü ve tutukluların aile ve avukatları tarafından sık sık müstakil bir çocuk ceza infaz kurumuna nakil talepli dilekçelerin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bilgisi verilmiştir .
( 31) Netice olarak; özellikle yargılaması devam eden ve hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet olmayan çocuklar başta olmak üzere, ülkemizde mevcut çocuk adalet sisteminin çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasını öngörmesi hususu bir tarafa bırakılarak; ( 32) Somut olayda uygulanan ceza infaz, güvenlik ve iyileştirme sisteminin işleyişinin, çocuğun en yüksek yararının gözetilmesini öngören Birlemiş Milletler Çocuk Haklarına Daire Sözleşmenin 40 ıncı maddesi hükmü ile çeliştiği; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Ailenin korunması ve çocuk hakları” kenar başlıklı 41 inci maddesi ikinci fıkrası hükmü ile 5395 sayılı Çocuk Koruma
Kanunu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun amaç ve ilkeleri ile de uyuşmadığı anlaşılmaktadır .
9 / 11B. İnsan Hakları Yönünden Değerlendirme – Çocuk Adalet Sisteminin Önemi :
( 33) Yetkili makamlar tarafından usulüne uygun şekilde özgürlüklerinden mahrum bırakılan kişiler, dış dünya ile bağlantıları kaldırılmış/kısıtlanmış, hak ihlali noktasında en fazla risk altında bulunan, diğer kişilere göre daha incinebilir konumda olan ve temel ihtiyaçları için tamamen ilgili mercilere bağımlı kişilerdir . Bu kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin temini ve korunması, tamamen kamu idaresinin sorumluluğu altında bulunmaktadır .
( 34) Ülkemizdeki çocuk adalet sisteminin işleyişi hakkında Adalet Bakanlığı çalışmalarının ve başvuruya konu somut olayda uygulanan ceza infaz, güvenlik ve iyileştirme sisteminin işleyişinin ve bu noktada devletlerin suça sürüklenen çocuklara karsı yaklaşımının, çocuğun en yüksek yararının gözetilmesi, çocuk suçluluğunu önlemeye yönelik olması ve çocukların ceza adalet sisteminden farklı olarak ıslah edici bir yöne yönlendirilmesinin gereğini vurgulayan ve kanunla ihtilafa düşmüş çocuklar için özel yasa, usul ve kurumların oluşturulması, bütünüyle özel bir çocuk adalet sisteminin oluşturulması şartını öngören, Birlemiş Milletler Çocuk Haklarına Daire
Sözleşmenin 40 ıncı maddesi hükmü ile uyumlu hale getirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir .
C. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
( 35) İyi yönetim ilkelerine 28.3.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Adalet
Bakanlığı tarafından Kurumumuzca talep edilen bilgi, belge ve değerlendirme talep yazımıza, gereken hassasiyet ile süresinde cevap verilmiştir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
( 36) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvurunun kabulüne; Çocuğun korunması ve en yüksek yararının gözetilmesi ilkesi, suça sürüklenen çocuklar hakkında ıslah edici tedbirlerin öne çıkarılması ilkesi ve muhtemel çocuk suçluluğu ve hak ihlalinin önlemesi adına, toplam kapasitesi 252 kişi olan Maltepe 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ait E
Blok’ta yer alan 9 adet koğuşta barındırılan 344 çocuktan, kapasitenin üzerinde olanların bir başka kuruma ivedilikle naklinin sağlanması, bu mümkün değilse aynı Kurumda ilave bir bloğun bu kişilere tahsisi, Kanunla ihtilafa düşmüş çocuklar için bütünü ile özel yasa, usul ve kurumların oluşturulmasını öngören modern çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesine yönelik yasal ve idari adımların
10 / 11çabuklaştırılması hususlarında ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
Adalet Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi