|
ÖZET: Danıştay kararında, Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan bir başvuranın, “eş ile mahrem görüşme” hakkından yararlanma talebi ve bu haktan yararlandırılmaması nedeniyle 10.000 TL manevi tazminat talebi incelenmiştir. Başvuran, idarenin keyfi bir tutum sergilediğini ve eşitlik ilkesine aykırı davrandığını öne sürmüştür. Ancak, Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkı çerçevesinde, mahpusların ödüllendirilmesinin bir hak değil, teşvik esaslı bir ayrıcalık olduğu belirtilmiştir.
İdare ve Gözlem Kurulu’nun, ödüllendirme konusunda takdir yetkisi bulunduğu ve başvuranın talep ettiği ödülün verilmesinin zorunlu olmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca, manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için kişilik hakkının ihlal edilmesi gerektiği, ancak başvuranın aile hayatına yönelik bir ihlalin gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, ceza infaz kurumlarındaki ödüllendirme sisteminin hukuki çerçevesini ve mahpusların haklarını belirleyen önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/1163-S.20.1837
BAŞVURU NO : 2019/17123
KARAR TARİHİ : 21/01/2020
RET KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
BAŞVURUNUN KONUSU :
Kurumunda tutuklu bulunan başvuranın “eş ile mahrem görüşme” hakkından faydalandırılma ve daha önce bu haktan faydalandırılmaması sebebiyle 10.000,00 TL manevi tazminat talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 27/09/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan başvuran tarihli başvurusunda; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Kanunun 51 inci maddesi ve ilgili Yönetmelik hüküm gereği “aile görüşü” hakkından yararlanma isteğini arz ettiği, ancak bugüne kadar bu haktan yararlandırılmadığını, Kurumda bulunan diğer tutuklu ve hükümlülerin bu haktan yararlandırıldığını, kendisi ile ilgili olarak idarenin keyfi bir tutum sergilediğini, oysa idarenin bu hususta ayrımcılık yapmaması ve eşitlik ilkesine riayet etmesi gerektiğini belirterek, “aile görüşü” hakkından faydalandırılmasını ve duymuş olduğu manevi üzüntü nedeniyle kendisine 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek
Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden 10/10/2019 tarih ve S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 18/10/2019 tarih ve / sayılı cevabi yazısında; 2.1. “Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik”in
“Ödüllendirilebilecek tutum ve davranışlar” başlıklı 5′ inci maddesinde; “(1-c) hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği”, 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; Kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumunun dikkate alındığı, ayrıca hükümlü / tutuklulara şartları taşıması halinde durumuna uygun ödül verildiği, 2.2. Hükümlünün Kurumda barındırıldığı süre içerinde daha önce aile görüşü ödülünden faydalanmadığı, yukarıda da izah edildiği üzere hükümlü / tutuklulara ödül verilmesinin bir hak değil teşvik esaslı olduğu ve ödül verilirken hükümlü / tutuklunun durumuna uygun ödül verildiği, bu ödülün İdare ve Gözlem Kurulunca uygun görülmediği, 2.3. Kurumda; Nisan ayında 42, Mayıs ayında 42, Haziran ayında 37, Temmuz ayında 52, Ağustos ayında 40 ve Eylül ayında 43 mahkum olmak üzere toplamda 256 kişiye Ödül
Yönetmeliği kapsamında ödül verildiği, 2.4. “Hükümlü Tutukluların Ödüllendirilmesine İlişkin Yönetmelik” in “Ödül türleri” alt başlıklı 7’inci maddesinde hükümlü ve tutuklulara; kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme, haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini uzatma, kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yapma, üst üste kullanılmayan ziyaret sürelerini toplu olarak kullanma, haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini artırma, sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli ve daha uzun süreli yararlanma, haftalık harcama miktarını yarı oranında artırma, tek kişilik odada televizyon bulundurma, hediye, takdir belgesi ve tavsiye mektubu ödülü verilebileceği hususlarının belirtildiği, Kurumda kalan hükümlü / tutuklulara son 6 ay içinde; eşleri ile mahrem görüşme, açık ziyaret süresini uzatma, haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini artırma, hediye (para ödülü) ödüllerinin verildiği, 2.5. Kurumun kapasitesinin 368 olmakla birlikte, Kurumda bugün (18/10/2019) itibari ile 284 hükümlü / tutuklu barındırıldığı, 2.6. “Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesine İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre ödül verilirken ödülün bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği ve ayrıca Kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumunun dikkate alındığı, yine Yönetmeliğin 8’inci maddesinde “(1) Disiplin cezası almamış veya kaldırılmış hükümlü ve tutuklulardan aşağıda sayılan tutum ve davranışların bir veya birkaçını sergileyenler, diğer davranış türlerine de açıkça aykırı davranmamaları hâlinde ödüllendirilebilir” hükmünün yer aldığı, 2.7. Kurumda genel itibari ile talep edilmesi halinde (resen de yapılabildiği) disiplin cezası olmayan ve iyi halli olan hükümlü / tutuklulara durumuna uygun ödül verildiği, hiç yararlanmayan hükümlü / tutukluların bu şartları taşımayan veya ödül istemeyen kimseler olduğu, bu halde olan özellikle terör hükümlü / tutukluların genellikle iyi halli olmayıp sürekli örgütsel eylemler yaptıkları, ayrıca bu bilginin şahsın talebiyle doğrudan bir ilgisi bulunmadığı, 2.8. Son olarak, başvurana Nisan ayında açık ziyaret süresini uzatma, Haziran ayında haftalık telefonla görüşme sayı ve süresini artırma, Temmuz ayında açık ziyaret süresini uzatma ve
Eylül ayında ise telefonla görüşme sayı ve süresini artırma şeklinde ödüller verildiği, ödüllerin
Kurumun mevcut yapısı, imkânları, ziyaret yerlerinin sayısı ve fiziksel büyüklüğü, personel durumu gibi Kurumun ve hükümlülerin güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde değerlendirilerek verildiği, bu şahsa verilen ödül kararlarına ilişkin belgelerin yazı ekinde sunulduğu, Bilgisi edinilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 3.1. Anayasanın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 3.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ başlıklı 8.
maddesinde; ‘‘1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 5. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin
Prensipler Bütünü” nün ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde ‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Kişilik hakkının zedelenmesi” başlıklı 58.
maddesinde; “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir”; 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “İnfazda temel amaç’’ başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 7.1.‘‘Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler’’ başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere
dayalı olarak düzenlenir:
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.
d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.
e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 7.2.‘‘Ödüllendirme’’ başlıklı 51. maddesinde; “(1) Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler.
(2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için de geçerlidir.
(3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır:
a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmi dört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir.
b) Çocuk hükümlülere, en geç iki ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmi dört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiyle kurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir.
c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir.
d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırılabilir.
e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir.
f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir.
g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir.
h) Haftalık harcama miktarı yarı oranında artırılabilir.
ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurma imkânı verilebilir.
j) Hediye verilebilir.
k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubu verilebilir.
(4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir.”; 8. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Tüzük’ün ‘‘Ödüllendirme’’ başlıklı 159. maddesinde; “(1) Kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve uyumları, kurum düzenine karşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki gayretleri gibi beklenen davranış ve tutumları gösteren hükümlülere teşvik esaslı ayrıcalıklar tanınır.”; 8.1. “Ödüllendirilecek tutum ve davranışlar’’ başlıklı 160. maddesinde; “(1) Hükümlülerin
ödüllendirilecek tutum ve davranışları şunlardır:
a) Katılması gereken iş, eğitim, öğretim ve benzeri faaliyetlerde devamsızlığı bulunmamak, b) Davranışları ile arkadaşları ve çevresine iyi örnek olmak, c) Kurum içi ve dışındaki spor, sanat, kültür ve sosyal faaliyetlerde veya yarışmalarda başarı göstermek, d) İyileştirme faaliyetlerinde gösterdiği davranışlarla bu çalışmalara katkı sağlamak, e) Kurumun araç, gereç ve donanımlarını koruma ve kullanmada örnek olmak, f) Sağlık ve güvenlik konularında örnek tutum ve davranışlar içerisinde olmak.’’, 8.2. “Ödüller” başlıklı 161. Maddesinde; “(1) Hükümlüler hakkında disiplin kurulunca
verilebilecek ödüller şunlardır:
a) Teşekkür, takdir veya onur belgesi: Hükümlülerin adları ve ödüle değer bulunan tutum ve davranışları, hükümlünün talebi hâlinde, özel olarak yapılacak bir törenle, kurum personeli huzurunda diğer hükümlülere duyurulur ve söz konusu belge ailesine gönderilir, b) Ödüllendirme listesine kaydetmek: Bir yıl içinde iki veya daha fazla ödül alan hükümlü, kurumun yıllık “Ödüllendirme Listesi” ne yazılır. Bu liste yılda en az bir kez personelin, hükümlülerin ve ailelerinin katılacağı bir törende kurum en üst amiri tarafından okunur. Bu liste, hükümlünün talebi hâlinde, kurumda herkes tarafından görülebilecek bir yere asılır, c) Kurum dışı etkinliklerde öncelik vermek: Başka kurum ve kuruluşlar tarafından düzenlenen ve sınırlı sayıda hükümlünün katılabileceği tiyatro, konser, spor karşılaşması ve buna benzer faaliyetlere katılımda hükümlüye öncelik tanınır, d) Ziyaretlerde azamî görüşme süresi uygulamak: Hükümlüye, ziyaret edildiğinde görüşmeleri için belirtilen azamî süre uygulanır, e) Uygun bir hediye vermek: Hükümlüye, gösterdiği tutum veya davranışına uygun ya da varsa özel ilgi ve becerileri ile uyumlu bir hediye verilir. Hediye, hükümlünün rızası hâlinde personel, hükümlüler ve ailesinin katılacağı bir törenle verilir, f) Tavsiye mektubu vermek: Hükümlüye, salıverilme sonrasında iş veya eğitim için başvuracağı kamu ve özel sektör nezdinde kullanmak üzere tavsiye mektubu verilir.
(2) Hükümlü hakkında verilen ödüllendirmeye ilişkin kararlar, gözlem ve sınıflandırma formuna kaydedilerek “Gözlem ve Sınıflandırma Dosyası”na konur.”; 9. 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve
Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2.
maddesinde “(1) Bu Yönetmelik, ceza infaz kurumlarında bulunan tüm hükümlü ve tutukluları kapsar.”;
9.1. “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Bu Yönetmelikte geçen; (…)
ç) Kurul: İdare ve Gözlem Kurulunu, (…)
ifade eder.” 9.2. ‘‘Temel ilkeler’’ başlıklı 5. Maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili
olarak aşağıdaki ilkelere uyulur:
a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir.
b) Hükümlü ve tutuklulara; ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî görüşleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve sırf bu nedenlerle ayrıcalık tanınamaz.
c) Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı edilemez.
ç) Hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödül verilir ve bu karar ilgiliye bildirilir.
d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır.
e) Hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde aynı anda birden fazla ödül verilebilir.
f) Aynı odada kalan veya ortak etkinliklere katılan hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde birlikte yararlanabilecekleri bir ödül verilebilir.
g) Hükümlü ve tutuklular hakkında disiplin soruşturmasına başlanılması veya ödüllendirilen tutum ve davranışlarının ortadan kalkması hâlinde ödüllendirme kararı Kurul tarafından derhâl geri alınır ve bu karar ilgiliye tebliğ edilir.
ğ) Hükümlü ve tutuklular, kuruma kabul işlemleri sırasında bu Yönetmelikte yer alan düzenlemeler hakkında bilgilendirilir.”; 9.3. ‘‘Ödül türleri’’ başlıklı 7. maddesinde; “(1) Hükümlü ve tutuklulara; a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme, (…)
ödülü verilebilir.
(…)” 9.4. “Ödüllendirilebilecek tutum ve davranışlar” başlıklı 8. maddesinde; “(1) Disiplin cezası almamış veya kaldırılmış hükümlü ve tutuklulardan aşağıda sayılan tutum ve davranışların bir veya birkaçını sergileyenler, diğer davranış türlerine de açıkça aykırı davranmamaları hâlinde
ödüllendirilebilir:
a) Tutum ve davranışları ile diğer hükümlü ve tutuklulara iyi örnek olmak, b) İyileştirme faaliyetlerine geçerli mazeret dışında sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel gelişim göstermek, c) İş, eğitim ve öğretim faaliyetlerine geçerli mazeret dışında sürekli katılarak üstün başarı göstermek, ç) Kurumdaki kişisel ve ortak kullanım alanları ile bu yerlerde bulunan eşyaların temizlik, düzen ve korunmasına azami özen göstermek, d) Kurum içi ya da dışındaki sosyal, kültürel veya sportif faaliyetlere sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel gelişim göstermek, e) Kurum işleyişini sürdürmek için gerekli olan kurum iç hizmetlerinin yerine getirilmesinde istekli olmak ve üstün gayret göstermek, f) Uyuşturucu, alkol veya sigara bağımlısı olup da bu bağımlılıktan kurtulmak için kurumca yürütülen eğitim veya tedavi programlarına katılarak bu konuda gelişim göstermek, g) Kurum asayiş ve düzenini tehlikeye düşürebilecek hukuka aykırı bir eylemin ortaya çıkarılmasını sağlamak.”; 9.5. “Ödüllendirmede yetkili merci” başlıklı 9. maddesinde “(1) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri alınmasına Kurul tarafından Ek-1’de yer alan form doldurulmak suretiyle karar verilir.”; 9.6. “Ödüllendirme usulü” başlıklı 10. maddesinde “(1) Kurul, resen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine ilgililerin ödüllendirilmesine karar verebilir.
(2) Kurul, ödül verilecek hükümlü ve tutukluları ayda en az bir kez yapacağı toplantıda oy çokluğuyla kararlaştırır ve ödülün niteliğine göre uygun şekilde ilgililere bildirir.
(3) Ödülün geri alınmasını gerektiren şartların ortaya çıkması hâlinde Kurul, henüz uygulanmamış veya hâlen uygulanmakta olan ödülün derhâl geri alınmasına karar vererek ilgiliye bildirir.
(4) Hükümlü ve tutuklulara verilen ve geri alınan ödüller kayıt altına alınarak bir sureti ilgililerin şahsî dosyalarında saklanır.”; 9.7. “Eş görüşmesi ödülü” başlıklı 11. maddesinde; “(1) Kapalı ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklulara, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmi dört saate kadar eşleriyle kurumun bu tür ziyaretler için ayrılan bölümünde ve personelin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde eş görüşmesi ödülü verilebilir.”; 10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları
Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3.
maddesinde; “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.”; 10.1. ‘‘Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.2., 24.4. ve 24.5. maddelerinde, “24.1. Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.”; “24.2. Devam etmekte olan bir ceza soruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesi halinde, haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancak adli bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, bu tür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.”; “24.4 Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”; “24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.”; düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Anayasa’nın 20. maddesinde özel hayata saygı hakkı düzenlenmiştir. Özel hayat geniş bir kavram olup bu hakkın kapsayıcı bir tanımının yapılması oldukça zordur. Bununla beraber özel hayata saygı hakkı; kişinin maddi ve manevi bütünlüğü, fiziksel ve sosyal kimliği, bireyin ismi, cinsel yönelimi, cinsel yaşamı, kişisel gelişimi, diğer insanlar ve dış dünya ile ilişkiler kurma gibi unsurları korumaktadır. Kişisel bilgiler ve veriler, kişisel gelişim, aile hayatı vb. konular da bu hakkın içinde yer almaktadır. (Bakınız, Anayasa Mahkemesi, Başvuru No : 2019/171232013/4708, 20/4/2016, § 33).
13. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde de herkesin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Bu kapsamda özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, gerek Anayasa’da gerekse Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi’nde güvence altına alınmaktadır.
14. Bir kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakan diğer tüm tedbirler gibi, hapsetme de, doğası gereği kişinin özel ve aile yaşamı üzerinde sınırlamalara sebep olur. Bununla birlikte, yetkililerin mahpusun yakın ailesiyle iletişimini sürdürmesini sağlaması ya da ihtiyaç halinde, mahpusa bu yönde destek olması, mahpusun aile yaşamına saygı hakkının asli bir unsurudur.
(Bkz., Khoroshenko v. Rusya, Başvuru No : 2019/1712341418/04, 30 Haziran 2015, § 106 )
15. Aynı şekilde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri
Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı tavsiye kararlarında da mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle haberleşmelerine izin verilmesi gerektiğini, ziyaretler için yapılan düzenlemelerin, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olması gerektiğini vurgulanmıştır. Söz konusu tavsiye kararında gerekli görülmesi halinde ziyaretlere dahi kısıtlamalar konulabileceği, ancak bu tür kısıtlamaların kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermesi gerektiği belirtilmiştir.
16. “Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme” ödülü Ödül Yönetmeliği’nde mahpusların ceza infaz kurumundaki tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi sonucunda tanınan teşvik esaslı bir ayrıcalık olarak düzenlenmiş; ödüllendirmede kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu gibi hususların dikkate alınacağı vurgulanmıştır.
17. Ödül Yönetmeliği’ne göre, ödüllendirmede yetkili merci İdare ve Gözlem Kurulu olarak belirlenmiştir. İdare ve Gözlem Kurulu resen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine ayda en az bir kez yapacağı toplantıda ilgililerin ödüllendirilmesine karar vermektedir. Söz konusu düzenleme ile Yönetmelik’te, idarenin ayda en az bir kez yapacağı toplantı ile kurumda ödül verilmesi gerektiği düzenlenmiş olup, idarenin belli bir kişiyi ödüllendirmesinin zorunlu olduğuna dair düzenleme yapılmamıştır.
e-Posta :
18. Ödül Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca, hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödül verileceği ve bunun ilgiliye bildirileceği, ayrıca Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca, verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri alınmasına Kurul tarafından karar verileceği açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle, mahpusun seçeceği ödülün, seçtiği tarihte verilmesi gibi bir düzenleme söz konusu değildir.
19. Ödül Yönetmeliği’nin 8. maddesinde sayılan tutum ve davranışların bir veya birkaçını sergileyenlerin, diğer davranış türlerine de açıkça aykırı davranmamaları hâlinde ödüllendirilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu hükümde de bahsi geçtiği üzere, idarenin maddede sayılan davranışları sergileyenleri ödüllendirmesi zorunlu olmayıp, bu konuda takdir yetkisinin olduğu aşikârdır.
20. Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinde, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Bir kimsenin kişiliğine yapılan tecavüzden duyduğu elem ve üzüntü manevi zarar olarak ifade edilmektedir. (Bkz., M. Kemal OĞUZMAN / M. Turgut ÖZ, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt 2, Vedat Kitapçılık, Gözden Geçirilip, Güncelleştirilmiş 11. Bası, İstanbul 2014, s.40.) Şeref, haysiyet, ticari itibar, kişinin sır ve özel hayat alanı, aile hayatı ve çevresi, özgürlükler, resim hakkı gibi sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali manevi zarar kapsamına girer. (EREN Fikret, Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin
Yayınları, 17. Baskı, s. 792; OĞUZMAN / ÖZ, s. 257.)
21. Manevi tazminat talebinde bulunulabilmesinin birinci şartı, kişilik hakkının ihlal edilmesi olup, tazminat taleplerinin ortak şartını oluşturan ‘hukuka aykırı fiil’ şartı, manevi tazminat talebi bakımından ‘kişilik hakkının ihlali’ biçiminde ortaya çıkmaktadır. (KESKİN A. Dilşad, Objektif Manevi Zarar Teorisi Açısından Manevi Tazminat, Yetkin Yayınları, Ankara 2016, s.
360)
22. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmesi veya kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerekmekte olup; doktrinde de kabul edildiği üzere, manevi tazminat ilgilinin mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. (Danıştay, 8. Daire, 2012/6599 E., 2018/6994 K., 15/11/2018 tarihli kararı)
23. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, 23.1. Başvuranın dilekçesinde belirttiğinin aksine, mahpusların Ödül Yönetmeliği’nden, disiplin cezası almamış olmaları halinde düzenli olarak yararlanma zorunluluğu olmadığı, “kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme” ödülünün, ilgili Yönetmelik’te yer alan diğer ödüller gibi teşvik esaslı bir ayrıcalık olarak düzenlendiği, 23.2. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu’nun, Ödül Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca, mahpus için en uygun ödüle karar verdiği, mahpusun teklif ettiği ödülün kabul edilmesinin ya da talep ettiği tarihte kabul edilmesinin zorunlu olmadığı, nitekim İdare ve
Gözlem Kurulu Kararı ile başvurana “09/09/2019 -13/09/2019 tarihleri arasında 10 dakika süreyle telefonla görüşme”, “01/07/2019-05/07/2019 tarihleri arasında yapılacak olan açık ziyaret süresinin 1 saat uzatılması”, “17/06/2019-21/06/2019 tarihleri arasında 10 dakika süreyle telefonla görüşme” ve “01/04/2019-05/04/2019 tarihleri arasında yapacağı açık ziyaret süresinin 1 saat uzatılması” ödüllerinin verildiği, 23.3. Ödül Yönetmeliği’nde belirtilen davranışları sergileyenlerin, ödüllendirilebileceğinin düzenlendiği, idarenin bu hususta takdir yetkisi olup, kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumunun dikkate alması gerektiği, 23.4. “Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme” ödülünün, AİHM ve AYM kararlarında, aile hayatına saygı hakkı kapsamında kaldığı, söz konusu kararlarda aileler tarafından yapılan / yapılması gereken rutin ziyaretlerin engellenmesinin hak ihlali sayılıp, “kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme” gibi takdiri olarak verilen ödüllerin ihlal kapsamına girmediği, 23.5. İdarenin, ödül vereceği ile ilgili herhangi bir yükümlülük altında olmadığı, bu hususta mahpusların talebini yerine getirmek zorunda olmadığı, 23.6. İnfaz Kurumu’nun cevabi yazısında belirtildiği üzere, ilgili infaz kurumunda 285 mahpusun kaldığı, her ay ortalama 40 kişinin Ödül Yönetmeliği’nden yararlandığı, her ay her mahpusun ödülden yararlanması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, nitekim başvuranın, nisan, haziran, temmuz ve eylül ayında Ödül Yönetmeliği’nden yararlandığı, 23.7. İdarenin ödülden yararlanacak mahpusları belirlerken takdir yetkisini yasaların koyduğu sınırları aşarak, eşitliğe veya kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullandığı yönünde bir tespitte de bulunulamadığı, 23.8. Manevi tazminat talep edilebilmesi için, kişinin kişilik hakkının ihlal edilmesi gerektiği, ancak kişilik hakkı kapsamına giren aile hayatına karşı herhangi bir ihlalin (hukuka aykırı bir fiilin) gerçekleşmediği, hususları birlikte değerlendirildiğinde, Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan başvurana “eş ile mahrem görüşme” ödülünün verilmemesinde ve daha önce bu ödülden faydalandırılmaması sebebiyle 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
25. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın Başvurana ve CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi