ÖZET: Başvurucu, Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunmakta olup, kullanılmayan ziyaret sürelerinin birleştirilmesi ödülünden yararlandırılma talebinde bulunmuştur. Ancak, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvurucunun ödül alabilmesi için gerekli şartları taşımadığını belirterek talebi reddetmiştir. Yönetmelik uyarınca, ödüllerin verilmesi bir hak değil, teşvik esaslı bir ayrıcalık olarak düzenlenmiştir ve bu konuda idareye takdir yetkisi tanınmıştır.

Başvurucunun “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan ceza almış olması ve ceza infaz kurumundaki tutum ve davranışlarının olumsuz değerlendirilmesi, ödül verilmemesinin gerekçeleri arasında yer almaktadır. İdare ve Gözlem Kurulu, başvurucunun ödüllendirilmesi yönünde olumlu görüş sağlamamıştır. Dolayısıyla, başvurucunun ödül talebinin reddi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur. Bu durum, ceza infaz kurumlarındaki ödüllendirme sisteminin güvenlik ve disiplin esasları çerçevesinde işlediğini göstermektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/66301-S.20.72048

BAŞVURU NO : 2020/2138

KARAR TARİHİ : 28/07/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvurucunun, “kullanılmayan ziyaret sürelerinin

BAŞVURUNUN KONUSU :

birleştirilmesi” ödülünden yararlandırılmasına karar verilmesi istemidir.

BAŞVURU TARİHİ : 31/01/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvurucu özetle; Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olduğunu, Kurumumuza yapmış olduğu 2019/19173 sayı no’lu başvurusu hakkında sayı ile “gönderme kararı” verildiğini, karar üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü’nce herhangi bir işlem tesis edilmediğini, halen 3 ayrı açık öğretim fakültesi kayıtlı öğrencisi olduğunu, not ortalamaları dolayısı ile yüksek onur belgesi almaya hak kazandığını, hiçbir disiplin cezası ile cezalandırılmadığını, tüm bu açıklananlar ve barındırıldığı kurumdaki tutum ve davranışları ile “ödül yönetmeliğinden” yararlandırılmaya hak kazandığı inancında olduğunu; bunun yanısıra ailesinin İstanbul ilinde ikamet ettiğini, annesinin engelli olan anneannesine bakmakla yükümlülüğü dolayısıyla kendisini ziyaret edemediğini, bu vesile ile barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumu’ndan “Kullanılmayan ziyaret sürelerinin birleştirilmesi” ödülünden yararlandırılması talebinde bulunduğunu ancak talebinin kabul görmediğini beyan ederek ilgili ret kararının kaldırılması ile bu ödülden yararlandırılması hususunda gereğini Kurumumuzdan talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuranın 2019/19173 sayılı başvurusu üzerine, Kurumumuzun 13/11/2019 tarihli, sayılı kararı ile Gönderme Kararı verilmiş olup, tesis edilen Gönderme Kararı üzerine

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 18/06/2020 tarihli cevabi yazı içeriğinde; 2.1. Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’in, ‘Ödülledirilebilecek

Tutum ve Davranışlar’ alt başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı edilemez”, hükmü ile (d) bendi; “Kurumun fiziki yapısı, personel sayısı, mali ve sosyal imkanları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır” hükmünün düzenlendiği, 2.2.Ayrıca anılan Yönetmelik’in 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri alınmasına Kurul tarafından karar verilir.” hükümlerine yer verildiği, 2.3. Açıklanan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, ceza infaz kurumlarında sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında

Yönetmelikten faydalanma hususlarının güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ile hükümlü ve tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak, kurum idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda gerçekleştirildiği, 2.4. Öte yandan, ödüllerin hükümlü ve tutuklulara verilmesi gereken zorunlu bir hak olmadığı ve ödüllerin kurum idare ve gözlem kurulu tarafından uygun görülen hükümlü ve tutuklulara verilebileceği, Bilgileri edinilmiştir.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nden 25/02/2020 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Genel Müdürlüğün 13/07/2020 tarihli cevabi yazısında; 3.1.Adı geçenin “Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan Tekirdağ 1. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 20.07.2016 tarihli ve sayılı tevkif müzekkeresine ilişik İstanbul 30.

Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2018 tarihli, Esas ve sayılı Kararı ile tutuklanarak ceza infaz kurumuna alındığı, adı geçenin örgütle organik bağının devam ettiği, kamu kurum ve kuruluşlarını işleyişini aksattıracak yersiz şikâyet ve itiraz taleplerinde bulunduğu, hükümözlünün bu tutum ve davranışları dikkate alındığında ceza infaz kurumu psiko-sosyal servis biriminden ve idare gözlem kurulundan adı geçenin ödüllendirilmesi yönünde teklifte bulunulmadığı, 3.2. Bu kapsamda, adı geçenin Ceza İnfaz Kurumu tarafından olumlu görüş sağlanmayarak ödül verilmesine ilişkin bir karar verilmediği, 3.3. Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı edilemez”, (d) bendinde; “Kurumun fiziki yapısı, personel sayısı, mali ve sosyal imkanları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır” hükmü, 3.4. 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri alınmasına Kurul tarafından karar verilir.” hükmü ile, 3.5. 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Kurul, re’sen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine ilgililerin ödüllendirilmesine karar verebilir.”, ikinci fıkrasında “Kurul, ödül verilecek hükümlü ve tutukluları ayda en az bir kez yapacağı toplantıda oy çokluğuyla kararlaştırır ve ödülün niteliğine göre uygun şekilde ilgililere bildirir.” hükümlerinin düzenlendiği, 3.6. Açıklanan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, ceza infaz kurumlarında sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında

Yönetmelikten faydalanma hususlarının güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ile hükümlü ve tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak, kurum idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda gerçekleştirildiği, 3.7. Ödüllerin hükümlü ve tutuklulara verilmesi gereken zorunlu bir hak olmadığı ve ödüllerin kurum idare ve gözlem kurulu tarafından uygun görülen hükümlü ve tutuklulara verilebileceği, 3.8. Adı geçenin ilk olarak 20.05.2019 tarihinde ceza infaz kurumuna kendisine ödül verilmesi yönünde talepte bulunduğu, bu talebine ilişkin olarak Ceza İnfaz Kurumunun 22.05.2019 tarihli ve 2019/bilâ sayılı yazının tebliğ edildiği, 3.9. Söz konusu yazının ardından adı geçenin 28.05.2019 tarihli dilekçesi ile Tekirdağ İnfaz

Hâkimliğine kendisine ödül verilmesi yönünde talepte bulunduğu, 3.10. Adı geçenin söz konusu talebine ilişkin olarak Tekirdağ 2. İnfaz Hâkimliğinin 09.07.2019 tarihli Esas ve 2 sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu kararın

30.07.2019 tarihinde adı geçene tebliğ edildiği, bu karara karşı itirazının da Tekirdağ 1. Ağır

Ceza Mahkemesinin 22.08.2019 tarihli ve D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve söz konusu kararın 04.09.2019 tarihinde adı geçene tebliğ edildiği, 3.11. Adı geçenin anılan Kurumda barındırıldığı süre içerisinde, ailesi ve üç kişilik arkadaş listesinde belirttiği kişi tarafından düzenli olarak ziyaret gerçekleştirdiği, ayrıca adı geçenin kardeşleri ve annesi ile haftalık düzenli olarak telefon görüşü yaptığı, Bilgileri edinilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 4.1. Anayasanın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. Maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 4.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.

maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ başlıklı 8.

maddesinde; ‘‘1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “İnfazda temel amaç’’ başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 6.1.‘‘Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir: c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.

e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.” 6.2.‘‘Ödüllendirme’’ başlıklı 51. Maddesinde; “(1) Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler.

(2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için de geçerlidir.

(3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır:

a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmi dört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir.

b) Çocuk hükümlülere, en geç iki ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmi dört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiyle kurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir.

c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir.

d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırılabilir.

e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir.

f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir.

g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir. h) Haftalık harcama miktarı yarı oranında artırılabilir.

ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurma imkânı verilebilir.

j) Hediye verilebilir.

k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubu verilebilir.

(4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir.”; 7. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının

Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in

“Ödüllendirme” başlıklı 125. Maddesinde; “(1) Hükümlülerin ödüllendirilmesi hakkında

5275 sayılı Kanunun 51 inci maddesi ile 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır.”; 8. 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve

Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2.

maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik, ceza infaz kurumlarında bulunan tüm hükümlü ve tutukluları kapsar.”;

8.1. “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Bu Yönetmelikte geçen; (…)

ç) Kurul: İdare ve Gözlem Kurulunu, (…) ifade eder.” 8.2. ‘‘Temel ilkeler’’ başlıklı 5. maddesinde: “(1) Bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili

olarak aşağıdaki ilkelere uyulur:

a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir.

b) Hükümlü ve tutuklulara; ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî görüşleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve sırf bu nedenlerle ayrıcalık tanınamaz.

c) Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı edilemez.

ç) Hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödül verilir ve bu karar ilgiliye bildirilir.

d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır.

e) Hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde aynı anda birden fazla ödül verilebilir.

f) Aynı odada kalan veya ortak etkinliklere katılan hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde birlikte yararlanabilecekleri bir ödül verilebilir.

g) Hükümlü ve tutuklular hakkında disiplin soruşturmasına başlanılması veya ödüllendirilen tutum ve davranışlarının ortadan kalkması hâlinde ödüllendirme kararı Kurul tarafından derhâl geri alınır ve bu karar ilgiliye tebliğ edilir.

ğ) Hükümlü ve tutuklular, kuruma kabul işlemleri sırasında bu Yönetmelikte yer alan düzenlemeler hakkında bilgilendirilir.”; 8.3. ‘‘Ödül türleri’’ başlıklı 7. maddesinde; “(1) Hükümlü ve tutuklulara; (…)

ç) Haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini uzatma, (…)

ödülü verilebilir. (…)” 8.4. “Ödüllendirilebilecek tutum ve davranışlar” başlıklı 8. maddesinde : “(1) Disiplin cezası almamış veya kaldırılmış hükümlü ve tutuklulardan aşağıda sayılan tutum ve davranışların bir veya birkaçını sergileyenler, diğer davranış türlerine de açıkça aykırı davranmamaları hâlinde

ödüllendirilebilir:

a) Tutum ve davranışları ile diğer hükümlü ve tutuklulara iyi örnek olmak, b) İyileştirme faaliyetlerine geçerli mazeret dışında sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel gelişim göstermek, c) İş, eğitim ve öğretim faaliyetlerine geçerli mazeret dışında sürekli katılarak üstün başarı göstermek, ç) Kurumdaki kişisel ve ortak kullanım alanları ile bu yerlerde bulunan eşyaların temizlik, düzen ve korunmasına azami özen göstermek, d) Kurum içi ya da dışındaki sosyal, kültürel veya sportif faaliyetlere sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel gelişim göstermek, e) Kurum işleyişini sürdürmek için gerekli olan kurum iç hizmetlerinin yerine getirilmesinde istekli olmak ve üstün gayret göstermek, f) Uyuşturucu, alkol veya sigara bağımlısı olup da bu bağımlılıktan kurtulmak için kurumca yürütülen eğitim veya tedavi programlarına katılarak bu konuda gelişim göstermek, g) Kurum asayiş ve düzenini tehlikeye düşürebilecek hukuka aykırı bir eylemin ortaya çıkarılmasını sağlamak.”; 8.5. “Ödüllendirmede yetkili merci” başlıklı 9. maddesinde; “(1) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri alınmasına Kurul tarafından Ek-1’de yer alan form doldurulmak suretiyle karar verilir.”; 8.6. “Ödüllendirme usulü” başlıklı 10. maddesinde; “(1) Kurul, resen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine ilgililerin ödüllendirilmesine karar verebilir.

(2) Kurul, ödül verilecek hükümlü ve tutukluları ayda en az bir kez yapacağı toplantıda oy çokluğuyla kararlaştırır ve ödülün niteliğine göre uygun şekilde ilgililere bildirir.

(3) Ödülün geri alınmasını gerektiren şartların ortaya çıkması hâlinde Kurul, henüz uygulanmamış veya hâlen uygulanmakta olan ödülün derhâl geri alınmasına karar vererek ilgiliye bildirir.

(4) Hükümlü ve tutuklulara verilen ve geri alınan ödüller kayıt altına alınarak bir sureti ilgililerin şahsî dosyalarında saklanır.”; 8.7. “Kullanılmayan ziyaret sürelerinin birleştirilmesi ödülü” başlıklı 21. maddesinde; (1) Hükümlü ve tutukluların üst üste kullanmadıkları en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar da Kanunun 25 inci maddesine uygun olacak şekilde bu ödülden yararlanabilir.

(3) Kurul, birleştirilen ziyaret izni ödülünün süresi ile açık veya kapalı şekilde yapılacağı hususlarını ödüllendirme kararında açıkça belirtir.

9. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları

Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi

“Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.”; 9.1. ‘‘Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.2., 24.4. ve 24.5. maddelerinde; “24.1. Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.”; “24.2. Devam etmekte olan bir ceza soruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesi halinde, haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancak adli bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, bu tür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.”;

“24.4 Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”; “24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.”; düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 11. Anayasa’nın 20. maddesinde özel hayata saygı hakkı düzenlenmiştir. Özel hayat geniş bir kavram olup bu hakkın kapsayıcı bir tanımının yapılması oldukça zordur. Bununla beraber özel hayata saygı hakkı; kişinin maddi ve manevi bütünlüğü, fiziksel ve sosyal kimliği, bireyin ismi, cinsel yönelimi, cinsel yaşamı, kişisel gelişimi, diğer insanlar ve dış dünya ile ilişkiler kurma gibi unsurları korumaktadır. Kişisel bilgiler ve veriler, kişisel gelişim, aile hayatı vb. konular da bu hakkın içinde yer almaktadır. (Bakınız, Anayasa Mahkemesi, Başvuru No : 2020/21382013/4708, 20/4/2016, § 33).

12. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde de herkesin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Bu kapsamda özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, gerek Anayasa’da gerekse Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nde güvence altına alınmaktadır.

13. Bir kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakan diğer tüm tedbirler gibi, hapsetme de, doğası gereği kişinin özel ve aile yaşamı üzerinde sınırlamalara sebep olur. Bununla birlikte, yetkililerin mahpusun yakın ailesiyle iletişimini sürdürmesini sağlaması ya da ihtiyaç halinde, mahpusa bu yönde destek olması, mahpusun aile yaşamına saygı hakkının asli bir unsurudur.

(Bkz., Khoroshenko v. Rusya, Başvuru No : 2020/213841418/04, 30 Haziran 2015, § 106 )

14. Aynı şekilde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri

Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı tavsiye kararlarında da mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle haberleşmelerine izin verilmesi gerektiğini, ziyaretler için yapılan düzenlemelerin, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olması gerektiğini vurgulanmıştır. Söz konusu tavsiye kararında gerekli görülmesi halinde ziyaretlere kısıtlamalar konulabileceği, ancak bu tür kısıtlamaların kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermesi gerektiği belirtilmiştir.

15. Kullanılmayan ziyaret sürelerinin birleştirilmesi ödülü, Ödül Yönetmeliği’nde mahpusların ceza infaz kurumundaki tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi sonucunda tanınan teşvik esaslı bir ayrıcalık olarak düzenlenmiş, ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, kapasitesi, mevcut doluluk durumu, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları, ziyaretçi sayısı ile hükümlü ve tutuklu suç profili gibi hususların dikkate alınacağı, faydalanma hususlarının güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde gerçekleştirildiği vurgulanmıştır.

16. Ödül Yönetmeliği’ne göre, ödüllendirmede yetkili merci İdare ve Gözlem Kurulu olarak belirlenmiştir. İdare ve Gözlem Kurulu resen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine ayda en az bir kez yapacağı toplantıda ilgililerin ödüllendirilmesine karar vermektedir. Söz konusu düzenleme ile Yönetmelik’te, idarenin ayda en az bir kez yapacağı toplantı ile kurumda ödül verilmesi gerektiği düzenlenmiş olup, idarenin belli bir kişiyi ödüllendirmesinin zorunlu olduğuna dair düzenleme yapılmamıştır.

17. Ödül Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca, hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödül verileceği ve bunun ilgiliye bildirileceği, ayrıca Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca, verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri alınmasına Kurul tarafından karar verileceği açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle, mahpusun seçeceği ödülün, seçtiği tarihte verilmesi gibi bir düzenleme söz konusu değildir.

18. Ödül Yönetmeliği’nin 8. maddesinde sayılan tutum ve davranışların bir veya birkaçını sergileyenlerin, diğer davranış türlerine de açıkça aykırı davranmamaları hâlinde ödüllendirilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu hükümde de bahsi geçtiği üzere, idarenin maddede sayılan davranışları sergileyenleri ödüllendirmesi zorunlu olmayıp, bu konuda takdir yetkisinin olduğu aşikârdır.

19. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, 19.1. Somut olayda; başvurucunun iddialarının aksine mahpusların, disiplin cezası almamış olmaları halinde Ödül Yönetmeliği’nden yararlandırılma zorunluluğu olmadığı, kullanılmayan ziyaret sürelerinin birleştirilmesi ödülünün, ilgili Yönetmelik’te yer alan diğer ödüller gibi teşvik esaslı bir ayrıcalık olarak düzenlendiği, 19.2. Başvurucunun “Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan Tekirdağ 1. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 20.07.2016 tarihli ve sayılı tevkif müzekkeresine ilişik İstanbul 30.

Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2018 tarihli, Esas ve sayılı Kararı ile tutuklanarak ceza infaz kurumuna alındığı, 19.3. Başvurucunun, örgütle organik bağının devam ettiği, kamu kurum ve kuruluşlarını işleyişini aksattıracak yersiz şikâyet ve itiraz taleplerinde bulunduğu, hükümözlünün bu tutum ve davranışları dikkate alındığı, ceza infaz kurumu psiko-sosyal servis biriminden ve idare gözlem kurulundan adı geçenin ödüllendirilmesi yönünde teklifte bulunulmadığı, 19.4. Ödüllerin hükümlü ve tutuklulara verilmesi gereken zorunlu bir hak olmadığı ve ödüllerin kurum idare ve gözlem kurulu tarafından uygun görülen hükümlü ve tutuklulara verilebileceği, 19.5. Başvurucu hakkında, Ceza İnfaz Kurumu tarafından olumlu görüş sağlanmayarak, ödül verilmesine ilişkin bir karar verilmediği, 19.6. Ödül Yönetmeliği’nde; belirtilen davranışları sergileyenlerin ödüllendirilebileceğinin düzenlendiği, idarenin bu hususta takdir yetkisi olup, kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumunu dikkate alması gerektiği, 19.7. Mahpusların aileleri tarafından yapılan ziyaretlerin, AİHM ve AYM kararlarında, aile hayatına saygı hakkı kapsamında kaldığı, söz konusu kararlarda aileler tarafından yapılan / yapılması gereken rutin ziyaretlerin engellenmesinin hak ihlali sayılıp, ziyaret sürelerinin birleştirilmesi gibi takdiri olarak verilen ödüllerin ihlal kapsamına girmediği, 19.8. İdarenin, ödül vereceği ile ilgili herhangi bir yükümlülük altında olmadığı, bu hususta mahpusların talebini yerine getirmek zorunda olmadığı, ödüllerin kurum idare ve gözlem kurulu tarafından uygun görülen hükümlü ve tutuklulara verilebileceği, 20. Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurucunun “Kullanılmayan ziyaret sürelerinin birleştirilmesi” ödülünden yararlandırılması hususunda talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. Maddesinin 1.

fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup

Ankara İdare Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi