ÖZET: Başvuran, Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalıcı/kronik haşimato/hibotiroid rahatsızlığı nedeniyle posalı/lifli ve protein destekli diyet talep etmiş, ancak infaz kurumunda bu diyetin verilmediğini ve bu durumun sağlık sorunlarına yol açtığını iddia etmiştir. Ceza infaz kurumlarının temel amacı, hükümlülerin sağlıklı bir yaşam sürdürmelerini sağlamak ve topluma kazandırmaktır. Bu bağlamda, hükümlülerin beslenme ihtiyaçlarının karşılanması, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürmeleri açısından kritik öneme sahiptir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 72. maddesi, hükümlülere besleyici ve sağlık koşullarına uygun gıda verilmesini öngörmektedir. Başvuranın talep ettiği diyetin verilmemesi, idarenin bu yükümlülüğünü yerine getirmediği anlamına gelmektedir. Ancak, yapılan değerlendirmelerde, başvuranın diyetinin uygun şekilde sağlandığı ve son dönemde kilo artışı yaşadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvurunun reddine karar verilmiştir. İdarenin işlemleri mevzuata uygun bulunmuş ve başvuranın sağlık durumuna ilişkin iddialarına somut bir tespit yapılamamıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/12442-S.23.19741

BAŞVURU NO : 2023/5243

KARAR TARİHİ : 29/09/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvuranın diyet besine yönelik şikayeti hakkındadır

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 12/04/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, covid-19 rahatsızlığı geçirdikten sonra kalıcı/kronik haşimato/hibotiroid rahatsızlığı oluştuğunu, söz konusu hastalık için aylık doktor kontrolü gerektiğini, hastalığın kilo kaybına sebep olduğunu, bu yüzden doktorların posalı/lifli ve protein destekli diyet önerdiklerini, daha önce kaldığı infaz kurumunda diyet yemeklerin öğünlere ek olarak verildiğini ancak halihazırda bulunduğu infaz kurumunda diyet besinlerin verilmediğini, doktor raporları olmasına rağmen besinlerin temin edilmediğini, bulunduğu infaz kurumu yetkililerin uğraşılarına rağmen Elazığ Açık Ceza İnfaz Kurumunun bu besinleri vermeyi reddettiğini, bu nedenle 4 kilo kaybının oluştuğunu, yeterli beslenememe nedeniyle ilaçların dozunun 2 katına çıkarıldığını, sağlığının tehlikeye düştüğünü ve geri dönüşü mümkün olmayan kalıcı hasarların oluşabileceğini, mağduriyetinin ivedilikle giderilmesi gerektiğini iddia ederek sorunun çözümünü talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü’nden, 08/05/2023 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş, Genel Müdürlüğün 17/07/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 72 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hükümlüye Adalet ve Sağlık Bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır.” hükmü ile aynı maddenin ikinci fıkrasında “Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç

maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışardan sağlanabilir.” hükmünün yer alındığı, bu doğrultuda yürürlüğe konulan Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinde hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumlarında görevi başında bulunan personelin Devlet tarafından iaşe edildiği, 2.2. Bunun yanı sıra, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara dağıtımı yapılan yemeklerin günlük kalori miktarının Sağlık Bakanlığı ve Bakanlığımız tarafından birlikte kararlaştırıldığı, söz konusu kalori miktarını teminen ceza infaz kurumlarının günlük asgari beslenme ihtiyacının belirlendiği, bu kapsamda 26.05.2005 tarihli ve 25978 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve

Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumu Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin 4 ve 5 inci maddesi uyarınca günlük iaşe bedeli 15.11.2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere; hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan personel için 22,00 TL’den 50,00 TL’ye, ceza infaz kurumlarında barındırılan çocuk hükümlü ve tutuklular için 44,00 TL’den 75,00 TL’ye, kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklar ile süt emziren hükümlü ve tutuklu anneler ve hamileler için 44,00 TL’den 75,00 TL’ye yükseltildiği, 2.3. Hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin doğru ve sağlıklı beslenmesi amacıyla yemeklerin uzmanlar tarafından hazırlandığı, inancı gereği veya vegan, vejetaryen, diyet yemek gibi özel durumu olan hükümlü ve tutukluların beslenmesi ile ilgili düzenlemelerin de yapıldığı, 2.4. Bu kapsamda, adı geçenin diyet talebinde bulunduğu tarihten itibaren Elazığ Kampüs Açık Ceza İnfaz

Kurumunda görevli diyetisyence hazırlanan rapor çerçevesinde diyetin gönderildiği ve kanuni iaşe bedeli içerisinde diyetin adı geçene eksiksiz olarak verildiği, 2.5. Adı geçenin, hastalığına yönelik raporların ve tedavi kayıtlarının birer örneğinin ekte gönderildiği, 2.6. Adı geçene, son altı ay içerisinde verilen yemeklerin listesi ve bunlara ait kalori ve besin değerlerini gösterir çizelgelerin birer örneğinin ekte gönderildiği, 2.7. Adı geçenin, gönderilen diyetin eksik olduğu günlük normal iaşesini alıp buna ek olarak da protein lif ve posa açısından zengin olan ekstra olarak kuruyemiş, meyve, yumurta ve yoğurt gibi gıdaların da ek olarak verilmesini talep ettiği, söz konusu talebin de anılan Kurum aracılığıyla Elazığ Kampüs Açık Ceza

İnfaz Kurumuna iletildiği, 2.8. Elazığ Kampüs Açık Ceza İnfaz Kurumunun cevabî yazısında ise, diyet yemeklerinin günlük hukuki iaşe bedeli limiti çerçevesinde gönderildiği, yasal olarak ek istediği gıdaların iaşe bedelini aştığı, bunun yasal olarak mümkün olmadığı, sağlığı için gerekli olan diyetin tarafına iaşe bedeli sınırları içerisinde gönderildiği ifade edilmiş ve bahse konu cevabî yazının adı geçene tebliğ edildiği, 2.9. Adı geçenin, bahse konu şikâyetlerine ilişkin olarak adli soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma sonucunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2023 tarihli, Soruşturma ve

Karar sayılı kararıyla kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, 2.10. Bunun üzerine, adı geçenin bahse konu karara karşı sulh ceza hâkimliği nezdinde itiraz başvurusunda bulunduğu, Elazığ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.03.2023 tarihli ve İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış olup buna ilişkin belgelerin ekte gönderildiği,”

Bilgisi edinilmiştir.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ankara Şehir Hastanesi

Başhekimliği’nden 14/08/2023 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Başhekimliğin 25/08/2023 tarihli cevabi yazısı ekinde sunulan ‘Diyetisyen Görüş

Raporu’nda; 3.1. Ekte yer alan Ceza İnfaz Kurumunca başvuru sahibine sağlanan besinleri içeren yemek listesi yiyecek türleri açısından incelendiğinde kişiye önerilmiş olan posa ve proteinden zengin diyetin kalıcı/kronik haşimato/hipotroidi hastalığına uygun olduğunun görüldüğü, 3.2. Ekte yer alan yemek listesinin sağladığı ‘günlük enerji ve besin öğelerinin hesabının yapılabilmesi için; listede bulunan yiyeceklerin porsiyon miktarlarının, yemeklerin içine giren malzeme miktarlarının, öğünlerde verilen ekmek miktarının, çay ile kullanılan günlük şeker miktarının net olarak bilinmesi gerektiği, yazıda bu bilgilere yer verilmediği, başvuru sahibinin boy, kilo, son üç ayda ki vücut ağırlığı değişimi, aktivite düzeyi bilinmediği için günlük alması gereken protein ve kalori miktarı hesaplanamadığı, 3.3. Besinlerin her birinde farklı özellikte ve vücut çalışmasında farklı işlevi olan değişik türde besin öğelerinin bulunduğu, yeterli ve dengeli beslenme için bu besin öğelerinin günlük belirli oranlarda alınması gerektiği, besin çeşitliliği yeterli -2 dengeli beslenme ve sağlığın temeli olduğu, bu sebeple menü planlamalarında besin çeşitliliğine önem verilmesi ve yemek tekrarlarından kaçınılması gerektiği, bu yaklaşımın tutuklu ve hükümlülerin menü planlamalarında da göz önünde bulundurulması gerektiği, 3.4. Kahvaltı menüsünde temel yiyecekler olarak peynir ve yumurtanın her gün yer alması gerektiği, çeşitliliği sağlamak için peynir (beyaz, kaşar, süzme, labne vb.), zeytin (yeşil, siyah), tereyağ – reçel (vişne, gül, kayısı, çilek vb.), tereyağ – bal, tahin — pekmez, yumurta (haşlama, omlet, patates omleti, sebzeli omlet vb.) değişik türlerde verilmesi gerektiği, 3.5. Menüde beyazlaştırılmış tahıl ürünleri yerine saflaştırılmamış tahıl ürünlerinin tercih edilmesi gerektiği, bu bağlamda beyaz ekmek yerine tam buğday veya tam tahıllı ekmeklerin tercih edilmesi gerektiği(Kurumda sağlanan ekmeğin türü bildirilmediğinden bu öneri yapılmıştır), 3.6. Menü kısaca toplu beslenme sistemlerinde servis edilen yemeklerin listesi olarak tanımlanır. Her kurumda olduğu gibi ceza infaz kurumlarında da yemek hizmetleri yürütülürken uygulanması gereken yönetmelikler ve bu yönetmeliklere göre hazırlanan yemek hizmetleri teknik şartnamesi, günlük iaşe miktarları vardır. Menü planlamalarının bu yönetmelikler doğrultusunda ceza infaz kurumunun koşulları ile hükümlü ve tutuklulara ilişkin birçok faktör göz önünde bulundurarak yapılması gerektiği”, Bilgilerine yer verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 4.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. Maddesi; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” Hükümlerine amirdir.

5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 1. Maddesi; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.”

Düzenlemesini içermektedir.

6. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6. Maddesi; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” düzenlemesini içermektedir.

7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesi; “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” hükmüne amirdir.

8. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ”Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” kenar başlıklı 6. Maddesi;”(1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda

gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar.

b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.

e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.

g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun, tüzük ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.

h) Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında

Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır.” 8.1. “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 72. Maddesi; “(1) Hükümlüye Adalet ve Sağlık

Bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır.

(2) Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışarıdan sağlanabilir.

(3) Hasta hükümlüye, kurum hekiminin belirleyeceği besinler verilir.” Hükümlerine amirdir.

9. 26/05/2005 tarihli ve 25978 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve

Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumu Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin “Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler” başlıklı 4. Maddesi; “Hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumlarında görevi başında bulunan personel, 14/6/1930 tarihli ve 1721 sayılı Kanunun 2 nci, eğitim merkezlerinde eğitim görenler, 29/7/2002 tarihli ve 4769 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanununun 14 üncü maddeleri gereğince iaşe edilir.”, 9.1. “Günlük iaşe miktarı” başlıklı 5. Maddesi; “Günlük iaşe miktarı, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan tutardır.”, 9.2. “ İaşe miktarlarının öğünlere dağıtımı” başlıklı 6. Maddesi; “Yönetmeliğe göre iaşe edilenlerin günlük gıdası, Yönetmeliğin 5 inci maddesindeki iaşe miktarı, çeşit ve gramajı üzerinden üç öğün olarak verilir. Öğünlerin gramaj ve kalori miktarları 5 inci maddeye göre belirlenmiş esaslara bağlı kalınarak kurum müdürlüklerince tespit edilir.”, 9.3. “Hastaların iaşe edilmesi” başlıklı 9. Maddesi; “(Değişik:RG-28/3/2012-28247) “Hasta hükümlü ve tutukluya, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinler verilir.

İnancı gereği veya vegan, vejeteryan türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanır.

Eğitim merkezlerinde de bu uygulama yapılır.” 9.4. “Yemek tabela ve listelerinin hazırlanması” başlıklı 14. Maddesi; “Günlük yemek tabelaları, hükümlü, tutuklu, görevli personel ile eğitim merkezlerinde eğitim görenlerin sayısı dikkate alınarak günlük olarak hazırlanır. Yemek tabelaları gerektiğinde değiştirilebilir.

Haftalık yemek listeleri 6 ncı maddede belirtilen esaslar çerçevesinde, haftalık olarak hazırlanır ve kurumda herkesin göreceği yerlere asılır. Günlük yemek tabelaları ile haftalık yemek listeleri bu işle görevli ikinci müdür tarafından imzalandıktan sonra kurum müdürünce onaylanır ve dosyada saklanır.

9.5. “Gıda maddelerinin ambardan çıkarılması” başlıklı 15. Maddesi; “Günlük yemek tabelasına göre ambardan çıkarılacak gıda maddeleri için “ihtiyaç yazısı” aşçının istemi ve müdür veya bu işle görevli ikinci müdürün oluru ile imzalandıktan sonra ambar memuruna verilir.”

9.6. “Gıda maddelerinin kurum mutfağına teslim edilmesi” başlıklı 16. Maddesi; “Ambar memuru, “ihtiyaç yazısı”nda cinsi, çeşidi ve miktarı yazılı maddeleri, müdür veya görevlendirilen ikinci müdür tarafından imzalanan bir “çıkış belgesi”ne dayanarak, ambar defterinin çıkış sütununa düzenli bir şekilde kaydettikten sonra, ikinci müdür veya idare memuru ya da infaz ve koruma başmemurunun kontrolü altında tartı veya sayım işlemleri yapılarak, kurum mutfağında görevli aşçı ile yardımcıları ve emniyetli hükümlülerden oluşan bir heyete imza karşılığında teslim eder.

(Değişik fıkra:RG-28/3/2012-28247) Çıkış belgesi, cezaevi müdürü veya bu işle görevlendireceği kurum personeli tarafından imzalanmadıkça ambardan hiçbir madde çıkarılamaz.” 9.7. “Gıda maddelerinin kontrolü” başlıklı 17. Maddesi; “Ambardan kurum mutfağına teslim edilen gıda maddelerinin eksiksiz olarak iaşeye dahil edilmesi, pişirilmesi ve dağıtılması, ikinci müdür veya görevlendirilen bir yetkili ile varsa kurum hekimi tarafından müştereken sıkı bir şekilde kontrol edilir.

Bu işlemin yerine getirilip getirilmediği zaman zaman müdür tarafından denetlenir.”

Düzenlemelerini içermektedir.

10. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik “Sağlık servisi” başlıklı 13.

Maddesinde; “(1) Sağlık servisi; kurumda koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerini cezaevi tabibinin başkanlığında yerine getiren servistir. Sağlık servisinde; cezaevi tabibi, diş tabibi, eczacı, veteriner, diyetisyen, sağlık memuru ve hayvan sağlık memuru görev yapar.

(7) Diyetisyen; kurumlarda kalan hükümlüler ile iaşe edilen personelin yeterli kalori esasına göre sağlıklı beslenmesini sağlayıcı düzenlemeler ile günlük, haftalık ve aylık iaşe planlamalarını yapar, rahatsızlığı bulunanlar için, uygun yemeklerin hazırlanması ve bu konularla ilgili diğer işlerin yerine getirilmesini sağlar.” 10.1. “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 65. Maddesi;

“(1) Hükümlülerin beslenmesinde, 5275 sayılı Kanunun 72 nci maddesinde belirtilen hükümler uygulanır.

(2) Hükümlülerin beslenmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.” 11. 01/06/2020 tarihinde yayımlanan 172 No’lu Ceza İnfaz Kurumlarında Barındırılanların

Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Merkezli Sağlığı Erişimi ve Tedavileri, Tedavi Nedeniyle

Nakiller, Ceza Tehir İşlemleri konulu Genelgenin; “Yemeklerin Hazırlanması, Dağıtımı ve Diyet

Yemek Uygulamaları İle Kantinde Satılan Gıdaların Denetimi” başlıklı 4. Bölümü “Yemeklerin

Hazırlanması ve Dağıtımı B. Diyet Yemek Uygulamaları” başlıklı maddesi; “ 1. Geçici ve sürekli, özel bir beslenme programı uygulanması gereken başta çölyak, diyabet ve sindirim sistemi rahatsızlıkları gibi kronik ve metabolizma hastalıkları uzman hekim raporu ile belgelenen tutuklu ve hükümlülere buna uygun besinler verilecektir.

2. İnancı gereği, veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri kapsamındaki besinler iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacaktır.

…”

Düzenlemelerini içermektedir.

12. 11/1/2006 tarihli Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi

Kuralları Hakkında Rec (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı’nın (Avrupa Cezaevi Kuralları) “Beslenme” başlıklı bölümü;“1. Mahpuslara, yaşlarını, sağlıklarını, fiziki koşullarını, dinlerini, kültürlerini ve çalıştıkları işin özelliğini hesaba katan besleyici gıdalar temin edilmelidir.

2. Asgari enerji ve protein miktarı da dâhil olmak üzere besleyici bir gıdanın gerekleri ulusal mevzuatta düzenlenmelidir.

3. Yiyecekler hijyenik olarak hazırlanmalı ve dağıtılmalıdır.

4. Mahpuslara makul aralıklarla günde üç öğün yemek verilmelidir.

5. Mahpuslar temiz içme suyuna her zaman ulaşabilmelidir.

6. Pratisyen hekim veya nitelikli bir hemşire tıbbi sebeplerle özel bir mahpusun beslenmesinde değişiklik yapmalıdır.” , 12.1. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. Maddesi; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’, 13. Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Nelson Mandela

Kuralları) ‘nın 42. maddesi; “Beslenme, içme suyu, açık havaya erişim ve fiziksel egzersiz, kişisel hijyen, sağlık hizmeti ve yeterli kişisel alan ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere bu kurallarda belirtilen genel yaşam koşulları istisnasız tüm mahpuslara uygulanır.” düzenlemelerini içermektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümözlü olarak barındırılmakta olan başvuran, kalıcı/kronik haşimato/hibotiroid rahatsızlığı oluştuğunu, hastalığın kilo kaybına sebep olduğunu, bu yüzden doktorların posalı/lifli ve protein destekli diyet önerdiklerini, daha önce kaldığı infaz kurumunda diyet yemeklerin öğünlere ek olarak verildiğini ancak halihazırda bulunduğu infaz kurumunda diyet besinlerin verilmediğini, bu nedenle 4 kilo kaybının oluştuğunu, yeterli beslenememe nedeniyle ilaçların dozunun 2 katına çıkarıldığını, sağlığının tehlikeye düştüğünü ve geri dönüşü mümkün olmayan kalıcı hasarların oluşabileceğini, mağduriyetinin ivedilikle giderilmesi gerektiğini iddia ederek sorunun çözümünü talep etmektedir.

16. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini

teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin maddi ve manevi yönden sağlıklı olmaları infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3’ün maddesi, Anayasamızın 17’nci maddesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 2’in ve 6’ncı maddelerinde kötü muamele yasaklanmıştır.

18. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin (b)

bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır.

19. 5275 sayılı İnfaz Kanununun 72’nci maddesinin birinci fıkrasında hükümlülere nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verileceği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise hasta hükümlüye, kurum hekiminin belirleyeceği besinlerin verileceği hüküm altına alınmıştır. Hükümlü ve Tutuklular ile

Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinin 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında hasta hükümlü ve tutukluya, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinlerin verileceği, anılan yönetmeliğin aynı maddesinin ikinci fıkrasında ise İnancı gereği veya vegan, vejeteryan türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların taleplerinin, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacağı ifade edilmiştir.

20. Başvuranın kendisine sağlanan vejetaryen yemek listesi içeriğinde yer alan besinlerin miktar ve besin değeri bakımından yetersiz olduğu şikayetine ilişkin olarak; 20.1. Anayasa’nın 17 inci, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2 inci ve Medeni ve Siyasi Haklar

Sözleşmesi 6 ıncı maddesi ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını da içermektedir.

20.2. Uluslararası sözleşmeler ve tavsiye kararları ile sağlık ve beslenmeye dair belirtilen genel yaşam koşullarının istisnasız tüm mahpuslara uygulanılması ile mahpuslara asgari enerji ve protein miktarı da dahil olmak üzere besleyici gıdanın temininin gerekliliği vurgulanmıştır.

20.3. Cezaevinde tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkumların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınmasının gerekliliği doğrultusunda; hükümlü ve tutukluların sağlığını göz önünde bulundurmak suretiyle cezaevlerinde uygun beslenmenin sağlanmasının da

Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kamu otoritelerinin pozitif bir yükümlülüğü olduğu, AİHM ve

Anayasa Mahkemesi kararları ile kabul edilmektedir (AİHM, Moisejevs/Litvanya, B. No: 64846/01, 15/6/2006, AYM, Şehmus Özsubaşı, B.No: 2013/2582, 3/3/2016).

20.4. Tutuklu ve hükümlülerin uygun beslenmesini sağlamak hususundaki pozitif yükümlülüğü kapsamında devletin; himayesi altındaki hükümlü ve tutukluların verimli ve etkin şekilde iaşe etmesi ile sağlıklı ve dengeli beslenmelerinin, beden ve sağlık durumlarının korunmasını temin etmesi gereklidir.

Nitekim 5275 sayılı Kanun’un 72. Maddesi ve Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları

Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin 4, 5 ve 6. maddelerinin hükümlü ve tutukluların beslenmesi kapsamında ilgili kamu otoritelerine pozitif yükümlülük yüklediği açıktır.

20.5. Başvuru konusu olaya ilişkin olarak başvuran, posalı/lifli ve protein destekli diyet yapması gerektiğini, daha önce kaldığı infaz kurumunda diyet yemeklerin öğünlere ek olarak verildiğini ancak halihazırda bulunduğu infaz kurumunda diyet besinlerin verilmediğini, doktor raporları olmasına rağmen besinlerin temin edilmediğini, bu nedenle 4 kilo kaybının oluştuğunu, yeterli beslenememe nedeniyle ilaçların dozunun 2 katına çıkarıldığını, sağlığının tehlikeye düştüğünü ileri sürerek mağduriyetinin giderilmesi isteminde bulunmaktadır.

20.6. 5275 sayılı Kanun’un 72. maddesinin 1 numaralı fıkrasında hükümlü ve tutukluların beslenmesinde dinî ve kültürel gereklerin göz önünde bulundurularak hükümlü ve tutuklulara besin verileceği hükme bağlanmıştır. Bunun da ötesinde Yönetmelik’in 9. Maddesinde ve 172 No’lu Genelgenin 4. Bölümünde açık bir şekilde vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların taleplerinin karşılanacağı ancak bu kapsamdaki yükümlülüklerin iaşe miktarı ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.

20.7. Başvuranın hastalığıyla ilgili önerilen ‘Lifli protein destekli diyet’e ilişkin olarak 02/12/2022 tarihli ‘Diyetisyen raporu’nda; “….protein birçok aminoasitin bir arada bulunması ile oluşan organik bir bileşiktir. En çok et, yumurta, süt ve süt ürünleri ile hayvansal besinlerde bulunur. Lifli protein destekli diyet ise, et, süt ve süt ürünleri, yumurta, kurubaklagil, sebze ve meyve yoğunluklu diyettir. Bu hastaya önerilen lifli ve protein destekli diyete en yakın olarak proteinden zengin diyabet diyetini uygun bulduğu için bu diyeti uyguladıklarını, proteinden zengin diyabet diyeti, tuzsuz, lifli glisemik indeksi düşük, protein yoğunluklu diyettir. Hasta haşimato hastası olduğu için, az tuzlu veya tuzsuz yemesi gerekmektedir.”

Şeklinde değerlendirmelerde bulunulmuştur.

20.8. Başvuranın tedavi kayıtları incelendiğinde; başvuranın 10/02/2022 tarihinde Ankara Ceza İnfaz

Kurumları Kampüs Devlet Hastanesine sevkinin yapıldığı ve posalı liften zengin diyetin önerildiği, başvuranın 15/09/2022 tarihinde Elazığ Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesine sevkinin yapıldığı, ilacın reçete edildiği ve lifli protein destekli diyetin önerildiği görülmüştür.

20.9. Elazığ Kampüs Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 05/12/2022 tarih ve Muh sayılı yazısında “Bir kişinin kalori ihtiyacının günlük ortalama 2200-2500 kalori aralığında olduğu, kurum bünyesinde hazırlanan yemeklerin kalori miktarının ise günlük 3100 kalori civarında olduğu” ifade edilmiştir. Kalori tutarını gösterir örnek yemek listesi incelendiğinde ise kişi başı günlük kalori miktarının

3229 kalori olduğu görülmüştür.

20.10. Şikayetin çözümü amacıyla Ankara Şehir Hastanesi Başhekimliğinden görüş talep edilmiş, Başhekimliğin 25/08/2023 tarihli cevabi yazısı ekinde sunulan ‘Diyetisyen Görüş Raporu’nda; “Kahvaltı menüsünde temel yiyecekler olarak peynir ve yumurtanın her gün yer alması gerektiği, çeşitliliği sağlamak için peynir (beyaz, kaşar, süzme, labne vb.), zeytin (yeşil, siyah), tereyağ – reçel (vişne, gül, kayısı, çilek vb.), tereyağ – bal, tahin — pekmez, yumurta (haşlama, omlet, patates omleti, sebzeli omlet vb.) değişik türlerde verilmesi gerektiği, menüde beyazlaştırılmış tahıl ürünleri yerine saflaştırılmamış

tahıl ürünlerinin tercih edilmesi gerektiği, bu bağlamda beyaz ekmek yerine tam buğday veya tam tahıllı ekmeklerin tercih edilmesi gerektiği(Kurumda sağlanan ekmeğin türü bildirilmediğinden bu öneri yapılmıştır)” belirtilmiştir. Raporun temini üzerine, başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumuyla yapılan şifahi görüşme sonucunda “Hükümlü ‘ın kurum idaresine tam buğday veya glutensiz ekmek talebi bulunmadığından adı geçen hükümlünün bu yönde ekmek tüketimi bulunmamaktadır. Ocak ayı kilosu (75 kg)o dönem ölçülmüş daha sonrasında hükümlünün kilosu ölçülmemiş olup bugün(14/09/2023 tarihinde) kilosu ölçülmüş, ocak ayından bu yana 2 kg aldığı gözlemlenmiştir.” Bilgisi edinilmiştir.

Diyetisyen raporunda; “kahvaltı menüsünde temel yiyecekler olarak peynir ve yumurtanın her gün yer alması gerektiği, çeşitliliği sağlamak için peynir (beyaz, kaşar, süzme, labne vb.), zeytin (yeşil, siyah), tereyağ – reçel (vişne, gül, kayısı, çilek vb.), tereyağ – bal, tahin — pekmez, yumurta (haşlama, omlet, patates omleti, sebzeli omlet vb.) değişik türlerde verilmesi gerektiği,” belirtilmiştir. Elazığ kampüs Açık

Ceza İnfaz Kurumu Haftalık Proteinden ve Posadan Zengin Yemek Listesi incelendiğinde, diyetisyen raporunda belirtilen besinlerin büyük çoğunluğunun başvurana verildiği, başvuranın son 9 ayda kilo kaybının olmadığı gibi kilosunda 2 kilo artış olduğu görülmüştür.

21. Başvuranın iddiaları ile şikayet başvuru dosyasının incelenmesi neticesinde; Başvuran kendisine önerilen diyet yemeklerin normal öğünlere ek olarak verilmesini talep etmiş ancak idare başvurana verilecek diyet besinlerin iaşe miktarıyla sınırlı olarak verileceğine dair mevzuat hükümlerini gerekçe göstererek talebini uygun görmemiştir. 5275 Sayılı Yasa 72. Maddesi ile Ceza infaz kurumu idaresi tutuklu ve hükümlülere yeterli ve dengeli bir beslenme hizmeti sunmakla yükümlü kılınmış, bu yükümlülük Sağlık

Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan günlük iaşe miktarı ile sınırlı tutulmuştur. Bunun yanında hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilme, kantini bulunmayan kurumlarda ise idarenin izin ve kontrolü altında dışarıdan sağlanması isteminde bulunabilme haklarına da sahiptir.

Dosya içeriğinde başvuranın protein yetersizliği nedeniyle sağlık sıkıntıları yaşadığına dair bir iddiası mevcut ise de, buna dair somut bir tespit yapılamamıştır. Başvuranın barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumu tarafından başvurana proteinden ve posadan zengin özel yemek listesi oluşturulmuş ve liste günlük enerji ihtiyacını karşılamakta olup bu bakımdan idarenin işlemleri mevzuata uyarlıdır. Dosya içeriğine alınan uzman görüşünde, başvurana sağlanan posa ve proteinden zengin diyetin kalıcı/kronik haşimato/hipotroidi hastalığına uygun olduğu, beyaz ekmek yerine tam buğday ve tam tahıllı ekmeklerin tercih edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvuranın tam buğday ve tam tahıllı ekmek talebinin bulunmaması nedeniyle idareye atfedilecek bir kusur tespit edilememiştir. Başvuranın son dönemde kilo artışı sağlaması, başvurana temin edilen yemek listesinin hastalığıyla uyumlu olması, diyetisyen raporunda belirtilen besinlerin büyük bir kısmının yemek listesinde yer alması gibi hususlar gözetildiğinde idarenin iş ve işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiş ve başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana itiraz ve şikayet mercii ve süresi bildirildiğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı, başvuru kapsamında ilgili idareden

istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderilmediği, bu nedenle “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığı görülmüş olup idarenin bu ilkelere de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

23. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu

Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Elazığ İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi