|
ÖZET: Başvuran, ceza infaz kurumunda bulunduğu dönemde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gönderdiği postanın kaybolduğunu ve bu nedenle mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında PTT dışında özel kargo hizmetinin kullanılmasına izin verilmesi gerektiğini ve AİHM’ye yapılan başvuruların engellenip engellenmediğinin araştırılmasını istemiştir. Adalet Bakanlığı, başvuranın tüm dilekçelerinin mevzuat çerçevesinde ilgili mercilere gönderildiğini belirtmiştir. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi ise, postanın Fransa’ya ulaştığını, ancak akıbetinin belirlenemediğini ve Fransa Posta İdaresi’nin sorumluluğu üstlendiğini ifade etmiştir.
Hukuki değerlendirmede, başvuranın postasının kaybolması nedeniyle PTT’nin sorumluluğu ve Adalet Bakanlığı’nın sorumluluğu ayrı ayrı incelenmiştir. PTT’nin, Dünya Posta Birliği Konvansiyonları çerçevesinde belirlenen tazminat limitlerine uygun hareket ettiği ve başvuranın kabul etmediği 30 SDR tazminat teklifinin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Başvuranın özel kargo hizmetine izin verilmesi talebi ise, PTT’nin posta hizmetleri üzerindeki tekelinin devam etmesi nedeniyle reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/5760-S.21.9316
BAŞVURU NO : 2020/98365
KARAR TARİHİ : 08/04/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirkeri
Adalet Bakanlığı
Ceza infaz kurumunda kalmakta olan başvuranın AİHM’ne gönderdiği
BAŞVURUNUN KONUSU :
postasının kaybolması nedeniyle mağduriyetinin giderilmesi, PTT aracılığıyla AİHM’ne başvuruların engellenip engellenmediğinin araştırılması ve ceza infaz kurumlarında posta hizmetinin özel kargo firmaları ile de sağlanabilmesine izin verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 12/10/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak barındırılmakta olan başvuran tarafından yapılan başvuruda, 20/09/2019 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapmak amacıyla barkod kodlu postasını Van PTT aracılığıyla gönderdiğini, AİHM başvurusunun kabul edildiğine dair cevabi yazının tarafına iletilmemesi üzerine PTT’ye 19/12/2019 tarihinde postasının akıbetini sorduğunu, PTT’nin 21/01/2020 tarihli yazısı içeriğinde postasının akıbetinin bilinmediği, kaybolduğu ve kendisine tazminat ödeneceğinin bildirildiğini, PTT’nin teklif ettiği tazminat miktarını (30 SDR) kabul etmediğini, AİHM’ne tekrardan özel kargo aracılığıyla başvuru yaptığını ancak başvurusunun süreye uyulmadığı gerekçesiyle kabul edilemez bulunduğunu ifade ederek, şikayet konusu ile ilgili hak ihlallerinin tespitini, PTT aracılığıyla AİHM’ne başvuruların engellenip engellenmediğinin araştırılmasını, ceza infaz kurumlarında posta hizmetinin sadece PTT aracılığı ile değil özel kargo firmaları ile de sağlanabilmesine izin verilmesini ve hak arama ve adil yargılanma hakkının engellenmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmiştir.
1.1. Başvuran 18/03/2021 tarihli dilekçesinde ise, konunun muhatabının Adalet Bakanlığı olduğunu, AİHM’ne giden postaların Bakanlık tarafından sistematik olarak engellendiğini, bu konunun
araştırılmasını, gerçeğin ortaya çıkarılarak PTT’nin zan altında bırakılmaması gerektiğini ifade ederek, konunun çözümü için gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı’ndan 20/10/2020 tarih, sayılı ve 01/02/2021 tarih, tarihli yazılarımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 12/03/2021 tarih, sayılı cevabi yazısında; 2.1. “Adı geçenin, AİHM yaptığı başvurusuna ilişkin Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna Beşyol
PTT idaresi tarafından gönderilen 03.04.2020 tarihli ve sayılı yazıda; “Van
Beşyol PTT Merkezi kabul, Fransa varışlı barkod numaralı gönderinin akıbetinin varış idaresi nezdinde tespit edilememesi nedeni ile Dünya Posta Birliği konvansiyon kararlarının 22 nci maddesinin 2.1.1 bendine göre “Kayıtlı bir maddenin kaybolması, çalınması ya da zarar görmesi durumunda toplam tazminat bedeli 30 SDR dir ve 1.6 bendine göre yükümlülük durumunda ödenek tazminatta ortaya çıkan zararlar, kar kaybı veya manevi zarar dikkate alınmaz.” hükmü gereğince tazminat tutarı 30 SDR dir.” şeklinde cevap verildiği, 2.2. Adı geçenin 30 SDR olan tazminat bedelini kabul etmeyerek konuya ilişkin PTT Anonim Şirketi hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu, Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma neticesinde 16.03.2020 tarihli ve sayılı karar ile
‘Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar’ verildiği, adı geçenin bu karara karşı yaptığı itirazın Van 1.
Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.06.2020 tarihli ve D.İş sayılı kararıyla reddedildiği, 2.3. Söz konusu kararın ardından adı geçenin Van 1. İdare Mahkemesine tazminat davası açtığı ancak
Van İdare Mahkemesinin Esas sayılı kararı ile adı geçenin başvurusunun “Görev Yönünden” reddedildiği, 2.4. Diğer taraftan, adı geçenin anılan ceza infaz kurumuna geldiği 24.02.2020 tarihinden itibaren yazmış olduğu tüm dilekçelerinin mevzuat çerçevesinde ilgili mercilere gönderildiğinin tespit edildiği, 2.5. Bu kapsamda, bahse konu Kurum uygulamalarının mevzuat çerçevesinde yerine getirildiği, herhangi bir keyfi uygulama veya usulsüzlüğün söz konusu olmadığı,”
Bilgilerinin verildiği görülmüştür.
3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim
Şirketi’nden 20/10/2020 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup Posta
Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, Posta ve Kargo Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın 30/10/2020 tarih, .
sayılı cevabi yazısı ve eklerinde; 3.1. “Söz konusu gönderinin 20.09.2020 tarihinde Van Beşyol PTT Merkezinden kabul edildiği,
28.09.2019 tarih ve sayılı posta kapsamında varış ülkesine sevk edildiği, 03.10.2020 tarihi itibarı ile
Fransa Posta İdaresi’ne ait alıp verme merkezince kayıt altına alındığı anlaşılmıştır.
3.2. Bu kapsamda, göndericinin talebi doğrultusunda söz konusu gönderinin akıbeti hakkında varış posta idaresi nezdinde daha detaylı araştırma başlatılmış ve alınan bir örneği ilişik cevapta görüleceği üzere gönderinin akıbetinin belirlenememesi nedeniyle göndericisine tazminat ödenmesini teminen Şirketimize yetki verilmiştir.
3.3. Fransa Posta İdaresi’nin sorumluluğunu kabul etmesi üzerine, Dünya Posta Birliği Konvansiyon
Kararlarının 22-001. maddesinde belirlenen limitler dahilinde Şirketimizce hak sahibine tazminat ödenmesine yönelik olarak bir örneği ilişik 20.01.2020 tarih ve sayılı yazımızla Van PTT
Başmüdürlüğü’ne yetki verilmiş olup gönderici tarafından bahsi geçen tazminat tutarının kabul edilmediği Başmüdürlüğün bir örneği ilişik 17.02.2020 tarih ve sayılı yazısı ile bildirilmiştir.
3.4. Üyesi bulunduğumuz Dünya Posta Birliği Konvansiyon Kararlarının 22. maddesinin 2.1. Bendine göre “Kayıtlı bir maddenin kaybolması, çalınması ya da zarar görmesi durumunda toplam tazminat bedeli 30 SDR’dir” ve 1.6 bendine göre “Yükümlülük durumunda, ödenecek tazminatta, ortaya çıkan zararlar, kar kaybı veya manevi zarar dikkate alınmaz .” hüküm altına alınmış olup söz konusu gönderi için ödenecek yasal tazminat tutan en fazla 30 SDR’dir.
3.5. Diğer yandan, Van Beşyol PTT Merkez Müdürlüğü’nce bahsi geçen tazminat tutarının ödenmesi hususunda bir kez daha girişimde bulunularak 03.04.2020 tarih ve sayılı bir örneği ilişik yazı ile Oltu
Cumhuriyet Başsavcılığı Muhabere Bürosu’na bilgi verilmiş olup Oltu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından henüz geri dönüş yapılmadığı bildirilmiştir 3.6. Buna göre, Ülkemiz kabul, yurtdışı varışlı mektup postası gönderilerine Dünya Posta Birliği (UPU)
mevzuatına ve Şirketimiz iç hukukuna göre işlem yapılmakta olup bahsi geçen gönderi hakkında
Şirketimizce yapılabilecek başkaca bir işlem bulunmamaktadır.”
Bilgilerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22. maddesinde “ Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.”; 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
/
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin 1. Fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68. maddesinde; “(1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir.
(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.
(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.
(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir.”; 7. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun “Posta tekeli” başlıklı 6. maddesinde; “(1) Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir: a) Temel ücret göz önünde bulundurularak
Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi.
(…)”; 7.1. “Sorumluluk, başvuru hakkı ve zamanaşımı” başlıklı 29. maddesinin ilgili fıkralarında; “(2) PTT hizmetleri ile ilgili olarak herhangi bir talepte bulunmak ve PTT’nin sorumlu olduğu hâllerde dava etme hakkı o hizmetten yararlanana aittir.
(3) PTT hizmetleri ile ilgili olarak talepte bulunma ve dava açma hakkı faaliyet konusu işlemin tesisi tarihinden itibaren bir yılın sonunda zamanaşımına uğrar. Bu süre, PTT’ye başvuru ile kesilir ve yapılan inceleme ve araştırmaların sonucunun ilgililere bildirildiği tarihte kesildiği yerden yeniden başlar. Bu süre yeni bir başvuru ile tekrar kesilmez.
(4) PTT anlaşmazlık konusu olmayan posta hizmetine ait evrakı iki yıl saklamak zorundadır. Ancak mahkemeye, icra dairesine ve kanunla yetkili kılınmış mercilere başvurulduğunun tebliğ edilmesi hâlinde, anlaşmazlık konusu evrak ihtilaf sonuçlanıncaya kadar saklanır.
(5) Mahkemeye, icraya ve kanunla yetkili kılınmış mercilere başvurulması hâlinde zamanaşımı süresi hariç genel hükümler uygulanır.”; 7.2. “Uygulama alanı” başlıklı 30. maddesinde; “(1) Uluslararası anlaşmalarda aksine bir hüküm bulunmadıkça bu Kanun hükümleri uluslararası posta işlerinde de uygulanır.”;
8. Üyesi olduğumuz, Kuruluş Yasası ve Ek Protokollerini Uygun Bulma Kanunları ile
Onayladığımız Dünya Posta Birliği’nin Temmuz 2019’da güncellenen Konvansiyon Kararları’nın 21. maddesinde ‘Sorumluluk’; 22. maddesinde ‘Belirlenmiş İşletmecilerin SorumluluğuTazminatlar’; 23. maddesinde ‘Üye ülkelerin ve belirlenmiş işletmecilerin sorumluluğu olmaması’; 24. maddesinde ‘Gönderenin Sorumluluğu’; 25. maddesinde ‘Belirlenmiş işletmecilerin sorumluluğunu belirleme prosedürleri’; 26. maddesinde ‘Tazminatın göndericiden veya muhataptan olası geri kazanımı’ düzenlemelerine yer verilmiştir.
8.1. Dünya Posta Birliği Konvansiyonu Kararlarının “Belirlenmiş İşletmecilerin Sorumluluğu – Tazminatlar” başlıklı 22. maddesinin; 8.2. “Genel” ana başlıklı maddesinde; “1.1 23. maddede belirtilen durumlar dışında, belirlenmiş
işletmeciler aşağıdakilerden sorumludur:
1.1.1 taahhütlü gönderilerin, normal kolilerin (özellikleri Konvansiyon’da ayrıca tanımlanan e-ticaret
teslimatı kategorisindeki (“ECOMPRO kolileri”) koliler hariç) ve sigortalı gönderilerin uğradığı kayıp, hırsızlık veya hasar;
1.1.2 teslim edilmeme nedeninin bildirilmediği taahhütlü gönderilerin, sigortalı gönderilerin ve olağan
kolilerin iadesi.
(…)
1.5 Ödenecek tazminat tutarları, Konvansiyon’da belirtilen tutarları aşmayacaktır.
1.6 Yükümlülük durumlarında, dolaylı zararlar, kar kaybı veya manevi zararlar ödenecek tazminatta
dikkate alınmaz.
1.7 Belirlenmiş işletmecilerin sorumluluklarına ilişkin tüm hükümler sıkı, bağlayıcı ve eksiksiz olmalıdır.
Belirlenmiş işletmeciler, hiçbir durumda, ciddi bir kusur durumunda dahi, Konvansiyon’da öngörülen limitlerin üzerinde sorumlu tutulamazlar.”; 8.3. “Tazminat” ana başlıklı, “Mektup postası” başlıklı maddesinde; “2.1.1. Sözleşmenin 22.2.1 maddesinde belirtilen, taahhütlü bir gönderide gerçekleşen tam hırsızlık veya tam hasardan kaynaklanan tazminat tutarı 30 SDR’dir. Taahhütlü bir M torbanın kaybına, tam çalınmasına veya tam hasarına ilişkin tazminat 150 SDR olacaktır. Kayıt ücreti hariç olmak üzere gönderinin postalanması nedeniyle gönderen tarafından ödenen masraf ve ücretler ödenecek toplam tazminatın belirlenmesi için bu değerlere eklenecektir.
2.1.2. Kısmen yıpranmış veya kısmen hasar görmüş taahhütlü mallar için Sözleşmenin 22.2.2.
Maddesinde belirtilen tazminat tutarı, kaybolan, tamamen yıpranan veya tamamen zarar gören taahhütlü mallar için 2.1.1. fıkrada belirtilen ilgili tutarları aşmayacaktır.”; 9. 03/12/2018 tarihli Posta ve Kargo Hizmetleri İşletme Prosedürü’nün “5.17 Başvurma hakkı ve zaman aşımı” başlıklı maddesinde;
“5.17.1 Postaya verilen kayıtlı gönderiler için hak aramak veya tazminat istemek yahut dava açma hakkı göndericinindir. Gönderici bu hakkını alıcıya devredebilir. Göndericinin bu hakkını alıcıya devrettiğini bildiren yazı, alıcı tarafından verilirse, PTT A.Ş. bu belgedeki imzanın tasdikini isteyebilir.
5.17.2 Başvurma hakkı, kayıtlı gönderinin kabul edildiği tarihin ertesi gününden başlayarak, yurtiçi
kayıtlı gönderilerde bir yılın sonunda, yurtdışı kayıtlı gönderilerde ise gönderi türüne bağlı olarak Dünya
Posta Birliği Kararları ve yabancı ülke Posta İdareleri ile yapılan ikili anlaşmalarda belirtilen süre sonunda zaman aşımına uğrar. Bu süreler içerisinde PTT A.Ş.’ye, icraya veya mahkeme ya da Tüketici
Hakem Heyeti’ne başvurulursa zaman aşımı süresi durur. Bununla beraber başvurma üzerine yapılan inceleme veya araştırma sonucunun ilgililere bildirildiği tarihten itibaren yeni bir süre başlar. Bu süre yeni bir başvuru ile tekrar kesilmez.
5.17.3 PTT A.Ş. kullanıcılarla yaptığı sözleşmelerde belirtilen özel saklama süreleri hariç olmak
kaydıyla, anlaşmazlık konusu olmayan hizmetlerine ait evrakı iki yıl saklamak zorundadır. Ancak mahkemeye, icra dairesine ve kanunla yetkili kılınmış mercilere başvurulduğunun tebliğ edilmesi halinde, anlaşmazlık konusu evrak, ihtilaf sonuçlanıncaya kadar saklanır.”; 9.1. “5.18 PTT A.Ş.’nin sorumluluğu” başlıklı maddesinde; “5.18.1 PTT A.Ş. hizmetleri ile ilgili görevlerin yerine getirilememesi halinde, 6475 sayılı Kanun, 6102 sayılı Kanun, 4925 sayılı Kanun, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve bu prosedürde belirtilen durumlar ile özel sözleşme/protokollerde belirlenen tazminat hadleri içinde sorumludur. 5.18.2 KKTC varışlı posta kolisi ve APG’ler hariç, yurtdışı varışlı gönderilerin, uluslararası sözleşme ve anlaşmalara göre sorumluluk kabul eden yabancı bir ülkede kaybolması halinde PTT A.Ş. kullanıcıya karşı ilgili yabancı posta idaresinin vereceği tazminat derecesinde sorumludur.
5.18.3 Tabiat ve mahiyetleri bakımından hasar (kırılma, bozulma, kokma) tehlikesi kuvvetli bulunan
maddelerde zararın bu yüzden ileri geldiği kabul olunur. Ancak, gönderme sırasında alınacak özel bir tedbir için ek ücret alınmışsa, PTT sorumludur.
5.18.4 Kapsamı çalınmış veya hasara uğramış kayıtlı gönderilerin teslim alınması esnasında alıcı
tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmüş ise ve yapılan tespitte de PTT A.Ş.’nin sorumluluğu ortaya çıkmışsa tazminat alma hakkı durumuna göre gönderici veya alıcıya geçer.”; 9.2. “5.21 Tazminat miktarları ve ödenmesi” başlıklı maddesinde; “5.21.1 Gönderiler için, postada meydana gelen hasar, kaybolma veya çalınmadan dolayı aşağıdaki şart ve hadler dikkate alınarak tazminat ödenir.
5.21.2 Posta kargosu ile kargo gönderileri hariç kayıtlı yurtiçi diğer posta gönderilerinin, kaybolması
veya kapsamının tamamen çalınması halinde, Kurul tarafından belirlenen temel ücretin en fazla yüz katı tutarında tazminat ödenir. Tazminat tutarının hesaplanmasında gönderinin kabul tarihinde yürürlükte olan temel ücret dikkate alınır.
5.21.3 KKTC varışlı posta kolisi, APG ve yurtiçi değer konulmamış veya sigortalanmamış posta kargosu
veya kargo gönderilerinin kaybolması, çalınması veya tamamının hasarı halinde, ödenecek tazminat, her bir kilogram ve kesri için en fazla 8,33 SDR ile sınırlıdır. Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısım için ödenecek tazminat tutarı, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogram ve kesri için 8,33 SDR ile sınırlıdır. SDR’nin Türk Lirası karşılığının belirlenmesinde gönderinin kabul tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kuru esas alınır.
5.21.4 5.21.2 ve 5.21.3 üncü fıkralarda belirtilen hadleri aşmamak kaydıyla, ödenecek tazminatın
tespitinde, gönderinin kabul edildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değeri göz önünde bulundurulur.
5.21.5 Yurtdışı kayıtlı posta gönderilerine Dünya Posta Birliği kararları ile yabancı posta idareleri ile
yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde belirlenmiş limitler dâhilinde tazminat ödenir.
5.21.6 Kayıp veya tamamen hasar halinde tazminat ödenecek yurtiçi kayıtlı posta gönderileri ile
kargolardan kabulde alınmış olan ücretler talep halinde iade edilir.
5.21.7 Kayıp veya tamamen hasar halinde tazminat ödenecek yurtdışı kayıtlı posta gönderilerinden,
taahhüt ücreti ile varsa değerlendirme ücreti hariç alınmış ücretler talep halinde iade edilir.
5.21.8 Değer konulmuş veya sigortalı özel hizmetini içeren bir gönderinin kaybolması, çalınması veya
hasarı halinde, konulmuş olan değeri geçmemek şartıyla, hasar veya eksiklik derecesinde tazminat ödenir. Ödenecek tazminatın tespitinde, gönderinin kabul edildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değeri, hasar halinde ise uğradığı zarar derecesi göz önünde bulundurulur. PTT gönderinin içindeki eşyanın postaya verildiği zaman konmuş olan değerden daha az değerde olduğunu ispat ederse, bu eşyanın gerçek değerine göre tazminat ödenir.
5.21.9 Değer konulmamış ödeme şartlı özel hizmetini içeren bir gönderinin PTT servislerinde
kaybolması, çalınması veya hasarı halinde, PTT bu maddeler için, şart koşulan bedel üzerinden değil, bunların ödeme şartlı olmayanları derecesinde gönderi türüne göre sorumluluk kabul eder ve öngörülen tazminatı öder. Ödenmesi şart koşulan para tutarı “değer koyma/sigortalı” sayılmaz. Ancak PTT, ödeme şartlının, alıcıya, şart koşulan bedel tahsil edilmeksizin verilmesi ve alıcıdan ne maddeyi geri almanın, ne de şart koşulan parayı tahsil etmenin mümkün olmaması halinde göndericilerine karşı ödemeli bedeli tutarında sorumludur.
5.21.10 Değer konulmuş veya sigortalı özel hizmetini içeren bir gönderinin kaybolması, çalınması veya
hasarı halinde, gönderi içeriğinin hükümsüzleştirilmesi imkanı var ise sigorta bedeli ödenmez hükümsüzleştirme masrafı ödenir.
5.21.11 Yurtiçi ve yurtdışı kayıtlı gönderilere ilişkin tazminat ödemelerinde gerçekleşmemiş kârlar veya
dolaylı zararlar dikkate alınmaz.
5.21.12 Sözleşmelerle, gönderilerde oluşabilecek zarara ve tazminat ödemelerine ilişkin özel
düzenlemelere yer verilebilir. Bu durumda sözleşme hükümleri uygulanır.
5.21.13 Hak sahibi, ödenmesi gereken miktardan daha az tazminat isterse kendisine o miktar tazminat
verilir, sonradan bunun artırılması isteği kabul edilmez.
5.21.14 Kayıtsız gönderilerin postaya verildiği her hangi bir suretle ispat edilse bile bunların
kaybolmalarından çalınmalarından veya hasara uğramalarından dolayı tazminat ödenmez. 5.21.15
PTT’nin, kayıtlı gönderilerin taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, kabul ücreti ile varsa özel hizmet ücreti toplamı ile sınırlıdır.”; 10. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Esas Sözleşmesi’nin “Unvan” başlıklı 2. maddesinde;
“Şirketin unvanı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi’dir. Kısa adı PTT’dir. Bu Esas Sözleşmede
Şirket olarak anılacaktır.” 10.1. “Amaç ve Faaliyet Konuları” başlıklı 3. maddesinde, “…Şirket, (….)
ç) Yurtiçi ve yurtdışı kurumlarla işbirliği yapabilir, bunların katıldığı ulusal ve uluslararası kuruluşlara üye olabilir.
(…)
/
g) Yurtdışında posta sektöründe faaliyette bulunan hizmet sağlayıcıları veya posta idareleri ile doğrudan anlaşma yapabilir.”; düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın talebine ilişkin olarak
“Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden 12. Ceza infaz kurumunda bulunan başvuran AİHM’ne PTT kanalıyla göndermiş olduğu başvurusunun postada kaybolduğunu, ikinci kez yapmış olduğu başvurusunun ise süre şartını taşımaması nedeniyle
AİHM tarafından kabul edilemez bulunduğunu ifade ederek, kaybolan postası nedeniyle mağduriyetinin giderilmesini, ceza infaz kurumlarında PTT yanında özel kargo hizmetinden de faydalanılmasına izin verilmesi gerektiğini ve PTT aracılığıyla AİHM’ne başvuruların engellenip engellenmediğinin tespitini talep etmiştir.
13. Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda, başvuranın anılan ceza infaz kurumuna geldiği
24.02.2020 tarihinden itibaren yazmış olduğu tüm dilekçelerinin mevzuat çerçevesinde ilgili mercilere
gönderildiğini bilgileri verilmiştir.
14. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından verilen cevabi yazıda ise, postanın varış ülkesi olan Fransa’ya sevk edildiği, Fransa Posta İdaresi tarafından kayıt altına alındığı, gönderinin akıbetinin belirlenemediği ve Fransa Posta İdaresi’nin sorumluluğu üstüne aldığını, Dünya Posta Birliği
Konvansiyon Kararları uyarınca da tazminat ödenmesi hususunda kendilerini yetkilendirdiğini ifade etmişlerdir.
15. Başvuranın talepleri iki başlık altında değerlendirilecek olup, başvuranın postasının kaybolması ile ilgili başlık PTT’nin sorumluluğu altında; ceza infaz kurumlarından AİHM’ne gönderilen postaların engellendiği ve ceza infaz kurumlarında PTT haricinde özel kargo şirketlerine izin verilmesi talebi ise
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında incelenecektir.
16. Başvuranın AİHM’ne gönderdiği postalarının kaybolması nedeniyle hak ihlallerinin tespiti ve yaşadığı mağduriyetin giderilmesi talebi ile ilgili olarak; 16.1. Her ülke milli hukukunun kendine özgü, genellikle de iç hukuk kaynaklı uyuşmazlıkların çözümüne yönelik hükümler içermesi, milletlerarası sözleşme aktörlerinin menfaatleri bakımından adilane çözüm getirilmesini her zaman mümkün kılmamaktadır. Bu nedenle de posta faaliyetinin yürütülmesi esnasında, çıkış (belirlenmiş işletmeci), varış ve geçiş ülkesinin egemenlik haklarına saygı çerçevesinde yürütülmesinde ve taraflar arasında ortaya çıkması muhtemel uyuşmazlıkların çözümünde kullanılmak üzere, milletlerarası alanda geçerliliği olan yeknesak bir takım yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur.
/
16.2. Yurt içi posta faaliyetinden farklı olarak, birden fazla ülkenin sınır ve toprakları içerisinde gerçekleşen uluslararası posta gönderim faaliyetinin yürütülmesi sırasında karşılaşılan hukuki sorunların çözümünde kullanılması ve mümkün olduğunca asgari düzeye indirilmesi amacıyla yabancılık unsuru içeren bu türden uyuşmazlıkların milletlerarası anlaşmalarla çözümü yoluna gidilmiştir.
16.3. Evrensel bir hizmet olan posta gönderilerinin birbirine entegre şebekelerden oluşan tek bir posta alanı içerisinde serbest dolaşımını temin etmek, tüm ülkeler için geçerli ortak standartların oluşturulmasını ve teknoloji kullanımı teşvik etmek, paydaşlar arasında işbirliği ve etkileşimi sağlamak, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak ve teknik işbirliği geliştirmek amacıyla aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 22 ülke tarafından 1874 yılında Dünya Posta Birliği (UPU)
kurulmuştur. UPU, 1948 yılından itibaren Birleşmiş Milletler’ in bir uzmanlık örgütü olarak faaliyet göstermektedir. Dünya Posta Birliği Anlaşması`nı kabul eden ülkeler mektup ve diğer posta çeşitlerinin değişiminde tek bir posta sınırı olarak hareket edeceklerdir.
16.4. 03/12/2018 tarihli Posta ve Kargo Hizmetleri İşletme Prosedürü’nde de yurt dışı postalarla ilgili olarak Dünya Posta Birliği Kararlarının uygulanacağı ifade edilmiş olup, mevcut dosyada, Van PTT’den, Fransa’ya gönderilen postanın, yabancılık unsuru içerdiği bu nedenle üyesi olduğumuz Dünya Posta
Birliği Kararlarının uygulanacaktır.
16.5. Dünya Posta Birliği’nin “Belirlenmiş İşletmecilerin Sorumluluğu – Tazminatlar” başlıklı 22.
maddesinde, belirlenmiş işletmecilerin kaybolan postalardan sorumlu olduğu düzenlenmiş ancak bu hallerde ödenecek tazminat miktarının Konvansiyon’da belirtilen tutarları aşmayacağı (1.5. maddesi)
belirtilmiştir. Yine tazminata ilişkin genel hükümler kısmında belirlenmiş işletmecilerin sorumluluklarına ilişkin tüm hükümlerin sıkı, bağlayıcı ve eksiksiz olması gerektiği hiçbir durumda, ciddi bir kusur durumunda dahi, Konvansiyon’da öngörülen limitlerin üzerinde sorumlu tutulamayacakları (1.7. maddesi)
ve yükümlülük durumlarında, dolaylı zararlar, kar kaybı veya manevi zararlar ödenecek tazminatta dikkate alınmayacağı (1.6. maddesi) hüküm altına alınmıştır.
16.6. Konvansiyon Kararlarında mektup postasının kaybolması halinde ödenecek tazminat miktarı da düzenlenmiş olup, bu miktar 30 SDR’dir (2.1. maddesi) (SDR/DTS (Özel Çekme Hakkı) Uluslararası Para
Fonu (IMF)’nun uluslararası hesaplaşmalarda kullandığı para birimidir.). 30 SDR’lik bu tazminat miktarına kayıt ücreti hariç olmak üzere gönderinin postalanması nedeniyle gönderen tarafından ödenen masraf ve ücretler ödenecek toplam tazminatın belirlenmesi için bu değerlere ekleneceği düzenlenmiştir.
16.7. 03/12/2018 tarihli Posta ve Kargo Hizmetleri İşletme Prosedürü’nde de PTT A.Ş.’nin sorumluluğuna 5.18 ve devamı maddelerinde yer verilmiş olup, yurtdışı varışlı gönderilerin, uluslararası sözleşme ve anlaşmalara göre sorumluluk kabul eden yabancı bir ülkede kaybolması halinde PTT A.Ş.
kullanıcıya karşı ilgili yabancı posta idaresinin vereceği tazminat derecesinde sorumlu olduğu (5.18.2 maddesi); yurtdışı kayıtlı posta gönderilerine Dünya Posta Birliği kararları ile yabancı posta idareleri ile yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde belirlenmiş limitler dâhilinde tazminat ödeneceği (5.21.5 maddesi); kayıp veya tamamen hasar halinde tazminat ödenecek yurtdışı kayıtlı posta gönderilerinden, taahhüt ücreti ile varsa değerlendirme ücreti hariç alınmış ücretler talep halinde iade edileceği (5.21.7 maddesi); yurtiçi ve yurtdışı kayıtlı gönderilere ilişkin tazminat ödemelerinde gerçekleşmemiş kârlar veya dolaylı zararlar dikkate alınmayacağı (5.21.11 maddesi) düzenlenmiştir.
16.8. Görüleceği üzere hem Konvansiyon kararlarında hem de ilgili Prosedür’de posta idarelerinin sorumlu olacağı tazminat miktarlarının tavan ücreti düzenlenmiştir. Tavan miktarı belirlenen bu tazminat miktarları yalnızca mektup postaları için geçerli olmayıp, koliler için de ayrı bir miktar belirlenmiştir.
Yine belirtilmesi gerekir ki, sadece yurtdışı postaları için değil, yurtiçinde kaybolan bir posta ile ilgili olarak da PTT A.Ş. tarafından tavan tazminat ücreti (9.3. prgrf) belirlenmiştir.
16.9. Dosya kapsamında başvuranın postası ile ilgili; 16.9.1. Başvuranın 20/09/2019 tarihinde, o dönemde kalmış olduğu Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu’ndan, AİHM’ne posta gönderdiği, postasının barkod numarasının olduğu, 16.9.2. Başvuranın postasının akıbeti ile ilgili olarak 19/12/209 tarihinde PTT A.Ş.’ne dilekçe yazdığı, 16.9.3. PTT A.Ş. tarafından Van CBS’na hitaben yazılan 21/01/2020 tarihli yazıda, gönderinin akıbetinin
Fransa Posta İdaresi tarafından tespit edilememesi nedeniyle Fransa Posta İdaresi’nin kendilerine tazminat konusunda yetki verildiğini, onların da Van PTT Başmüdürlüğü’ne bu yetkiyi verdiği, 16.9.4. Van Beşyol PTT Merkez Müdürlüğü’nün başvuranın o dönem bulunmuş olduğu ceza infaz kurumuna hitaben yazmış olduğu 07/02/2020 tarihli yazıda, tazminat tutarı ve gönderim ücreti olmak üzere toplam 339,73 TL’nin başvuranın kabulüne sunulduğu, 16.9.5. Van PTT Başmüdürlüğü’nün PTT A.Ş.’ne hitaben yazmış olduğu 17/02/2020 tarihli yazıda, başvuranın 339,73 TL tazminat miktarını kabul etmediğinin bildirildiği, 16.9.6. Van Beşyol PTT Merkez Müdürlüğü’nün 03/04/2020 tarihinde Oltu CBS’na yazdığı yazıda, Dünya Posta Birliği Konvansiyon Kararları uyarınca en fazla 30 SDR ödemede bulunulacağının başvurana bildirilmesinin istendiği, Görülmüştür.
16.10. PTT A.Ş. tarafından gönderilen cevabi yazı ekinde yer alan başvuranın postasına ait hareket dökümünü içeren yazı incelendiğinde; 16.10.1. Postanın 20.09.2020 tarihinde Van Beşyol PTT Merkezinden kabul edildiği, 16.10.2. 26/09/2019 tarihinde çıkış merkezine ulaştığı (Konum: Türkiye), 16.10.3. 28/09/2019 tarihinde çıkış merkezinden ayrıldığı (Konum: Türkiye), 16.10.4. 28/09/2019 tarihinde, postanın Türk Hava Yolları TK 1827 sefer sayılı uçağına yüklendiği (Konum: Türkiye), 16.10.5. 02/10/2019 tarihinde postanın Havaalanı Posta Birimine ulaştığı (Konum: Fransa), 16.10.6. 03/10/2019 tarihinde ise postanın Fransa Posta İdaresi’ne ait alıp verme merkezince kayıt altına alındığı (Konum: Fransa),
16.10.7. Aynı yazıda, Fransa Posta İdaresi tarafından sorumluluk miktarı olarak 15 SDR ve bu konuda yetki kodunun da yazıldığı, görülmüştür.
16.11. Başvuranın postasının akıbeti ile ilgili olarak PTT A.Ş.’ye hitaben yazmış olduğu 19/12/2019 dilekçesinde “.. ilgili barkodun internet sorgusunda Fransa’ya ulaştığını öğrenebildim, fakat AİHM’ne teslim edilip edilmediğini öğrenemedim. …” hususuna yer verdiği, yani başvuranın da gönderisinin
Fransa’ya ulaştığını ifade ettiği görülmüştür.
16.12. Postaların kaybolması halinde tazminat bakımından üst sınır (azami miktar) öngörülmesi yalnızca
PTT A.Ş. tarafından öngörülen bir belirleme olmayıp, 192 üyesi bulunan Dünya Posta Birliği tarafından da öngörülmüştür. Burada tüm akit devletler bakımından sınırlı bir sorumluluk söz konusudur. Sınırlı sorumluluğu düzenleyen kuralların, postacılık faaliyetlerinde yer almasının nedeni, taşımacılığın arz ettiği yüksek tehlike ve zarar ihtimalleri olup, bu kuralların amacı ise; çalışanlarının kusurları veya muameleleri sebebiyle, sorumluluklarını sınırlama hakkına sahip olan kişilerin çok ağır sorumluluklar altına girmelerini önlemek ve taşıma risklerini belirsiz olmaktan çıkararak, bu riskleri öngörülebilir ve hesaplanabilir hale getirmektir. Yine bir diğer amaç da posta idarelerinin postanın taşınması işini üstlendiği, bu işin olumlu bir amaç taşıdığı, buna rağmen bir zarar doğmuşsa, posta idaresinin sınırsız bir şekilde sorumlu tutulmak istenmemesidir. (Taşıma faaliyetleri ile ilgili ifade eden KULA Nil, Türk Eşya Taşıma
Hukuku, Seçkin Yayınları, 2018, sayfa 71-72.)
17. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, başvuranın Van Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan AİHM’ne 20/09/2020 tarihinde göndermiş olduğu postasının
Fransa’ya gönderildiği, Fransa postası tarafından kayıt aldığı, ancak sonrasında akıbetinin tespit edilemediği, Fransa Posta Teşkilatı ile PTT A.Ş. arasında ikili anlaşma olmadığı, yurtdışı posta gönderimi ile ilgili olarak Dünya Posta Birliği Konvansiyon kararlarının geçerli olduğu, bahsi geçen Konvansiyon kararlarında göndericiye (başvurana) ödenecek tazminat miktarlarında üst limit belirlendiği (30 SDR), manevi zararların ise tazmin edilmeyeceğinin düzenlendiği, tazminatın ödenmesi başlıklı 25. maddesinde ise tazminatın ödenmesi ile ilgili olarak bir ülkenin diğerine yetki vereceğinin düzenlendiği, Konvansiyon
Kararlarına uygun olarak PTT A.Ş.’nin başvurana yaptığı 30 SDR tazminat (ve gönderim ücreti ile birlikte toplam 339,73 TL) teklifinin bu yetki kapsamında yapıldığı, ancak başvuranın kabul etmediğinin tespit edilmiş olduğu, Posta ve Kargo Hizmetleri İşletme Prosedürü’nde de PTT A.Ş.’nin yurtdışı varışlı gönderilerden, ilgili yabancı posta idaresinin vereceği tazminat derecesinde sorumlu olduğunun ve Dünya
Posta Birliği kararları çerçevesinde belirlenmiş limitler dâhilinde tazminat ödeneceğinin düzenlendiği tespit edilmiş olduğundan, PTT A.Ş.’nin Dünya Posta Birliği Konvansiyon kararlarının 21, 22 ve 25.
maddelerine uygun hareket ettiği görülmüş olup PTT A.Ş. tarafından tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
18. Başvuranın ceza infaz kurumlarında PTT yanında özel kargo hizmetinden de faydalanılmasına izin verilmesi ve PTT aracılığıyla AİHM’ne başvuruların engellenip engellenmediğinin araştırılması talepleri ile ilgili olarak;
18.1. Başvuranın Kurumumuza yazmış olduğu dilekçesinde, AİHM’ne özel kargo ile ikinci kez başvurusunu gönderdiğini, ancak süre yönünden başvurusunun kabul edilmediğini ifade etmiştir (başvuranın ifadesi dışında ek bir evrak bulunmamaktadır).
18.2. AİHM İçtüzüğü’nün 47. maddesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca yapılabilecek başvurunun ve başvuruya ilişkin ek gönderimlerin, ilgili ya da müdafii tarafından yapılması gerektiği belirtilmiştir.
18.3. Paragraf 16 ve 17’de belirtildiği üzere, PTT A.Ş.’nin başvuranın postasının AİHM’ne teslim edilmemesi noktasında herhangi bir kusurunun olmadığı, postanın Fransa’da kayıt aldıktan sonra kaybolduğu ve Fransa Posta İdaresinin 15 SDR yükümlülük altına girdiği tespit edilmiştir.
18.4. Posta Hizmetleri Kanunu’na göre, “yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi hususu” posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir. Bir diğer ifadeyle yurt dışı posta gönderimi PTT A.Ş.’nin sorumluluğunda olup, Adalet Bakanlığı’nın, mevcut olay bazında ise Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunun sınırı, PTT A.Ş.’nin sorumluluğunun başladığı yerde bitecektir. Başvuranın kaldığı ceza infaz kurumu görevlilerinin başvuranın postasını PTT A.Ş.’ne teslim ettiği hususunda ise dosyada hiçbir şüphe bulunmamaktadır.
19. Ceza infaz koruma memurları tarafından başvuranın postasının PTT A.Ş. yetkililerine teslim edildiği, başvuranın postasının Fransa’ya ulaştığı, PTT A.Ş.’nin bir kusurunun olmadığı, postanın PTT A.Ş.’ne teslimi ile Adalet Bakanlığı’nın sorumluluğun ortadan kalkacağı, AİHM İçtüzüğü uyarınca müdafii aracılığıyla da AİHM’ne başvuruların yapılabildiği, başvuranın pek tabii müdafii aracılığıyla başvuruda bulunabileceği, başvuranın tutuklu olması nedeniyle zorunlu müdafilik kapsamında müdafisinin de olduğunun düşünüldüğü, başvuran AİHM’ne yapmış olduğu ikinci başvurusunun AİHM’ne ulaştığını ifade ettiği ve tüm bu hususların Adalet Bakanlığı’nın AİHM’ne yapılan başvuruları engellemediğini gösterdiği tespit edilmiş olup, başvuranın PTT A.Ş. aracılığıyla AİHM’ne başvuruların engellenip engellenmediğinin araştırılması yönündeki talebinin yerinde olmadığı, idare tarafından tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.
20. Başvuranın postasının AİHM’ne teslim edilmemesinde PTT A.Ş.’nin bir kusurunun olmadığı, PTT
A.Ş.’nin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, bu nedenle de sağlamış olduğu posta hizmetinin yetersiz olduğuna dair bir tespit yapılamadığından, başvuranın ceza infaz kurumlarında özel kargo şirketlerine izin verilmesi yönündeki talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği, böylece
/
“makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; başvuranın kaybolan postası ile ilgili talebi yönünden 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ‘Başvuru’ başlıklı 68.
maddesinin ilk fıkrasında yer alan parasal sınırlar dikkate alınarak, üçüncü fıkrası uyarınca ‘tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki’ İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvuru hakkı bulunmaktadır. 6502 sayılı Kanunun 70. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca ise başvuranın
Tüketici Hakem Heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz hakkı bulunmaktadır.
23. Başvuranın ceza infaz kurumlarında PTT haricinde özel kargo firmalarına izin verilmesi ve PTT aracılığıyla AİHM’ne başvuruların engellenip engellenmediğinin araştırılması yönünden talepleri ile ilgili olarak Ankara İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın Başvurana, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi’ne ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/