ÖZET: Bu Danıştay kararında, Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda mahpusların maruz kaldığı kötü muamele, sağlık hizmetlerine erişim hakkı ve ifade özgürlüğü ihlalleri üzerine yapılan başvurular incelenmiştir. Başvuran Dernek, mahpusların hastane sevklerinde yaşadıkları sorunlar, sağlık muayenelerinin kelepçeli yapılması ve insan onuruna aykırı muameleler gibi iddialarda bulunmuş, bu durumların işkence ve kötü muamele yasağını ihlal ettiğini belirtmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde, iddiaların desteklenmesi için somut bilgi ve belgelerin sunulmadığı, bu nedenle başvurunun geçerliliği sorgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuruya ilişkin somut iddialar üzerinden inceleme yapılmış ve idarenin uygulamalarında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Ceza infaz kurumlarındaki uygulamaların, ulusal ve uluslararası mevzuat çerçevesinde değerlendirildiği, mahpusların sağlık haklarının ihlal edilmediği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/1582-S.23.2686

BAŞVURU NO : 2022/11362

KARAR TARİHİ : 07/02/2023

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran Dernek, tarafından yapılan başvuru üzerine, Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaki hak ihlallerinin incelenmesini talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 09/08/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza, Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olan adına başvuran İnsan Hakları Derneği (İHD) tarafından, İHD Antalya Şubesini muhatap 09.06.2022 tarihli dilekçesinde Kurumda kötü muamele yasağı, sağlığa erişim hakkı, ifade ve haber alma özgürlüğü ile ceza infaz rejimi uygulamalarına ilişkin insan hakkı ihlallerine yönelik iddia ve taleplerinin yer aldığı, söz konusu iddia ve taleplere ilişkin adı geçen ve diğer mahpuslarla görüşme yapıldığı, bu görüşmeler sonucunda ceza infaz kurumu idaresinin uygulamalarının dilekçede yer alan iddia ve ifadelerle örtüştüğünün tespit edildiği belirtilerek, bahse konu ihlal iddialarının araştırılması ve ihlalin sona erdirilmesi için gerekli girişimlerde bulunulması talep edilmiştir.

1.1. Dernek tarafından Kurumumuza gönderilen dilekçesinde “10.03.2022 tarihinde bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Antalya S Tipi Kapalı Ceza evine sevk edildiğini, Edirne’deki kurumda arkadaşlarıyla değiş-tokuş yaptığı kitaplarının alındığını, onlarca defteri ve binlerce sayfa yazı/notlarının alınıp kaybettirildiğini, buna ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu ancak bir sonuç alamadığını; Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna geldiğinden beri adeta iç tecrit ve psikolojik işkenceyle karşı karşıya olduklarını, arkadaşlarıyla aynı ünitelerde kalmaları engellendiğini, 10 kişiyle 10 saat ortak etkinlik haklarını kullanamadıklarını, sorunlarını idareye ilettiklerinde çözüm bulunmadığını, kendilerini oyaladıklarını, mevzuatın her şekle sokularak hukuk dışı uygulandığını, ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü olduklarından cezalarının zindan içinde zindan zihniyetiyle infaz edildiğini; ailelerinden uzaktaki kurumlara nakledilerek aileleri ile iletişimin kesilmeye çalışıldığını; Bakanlıkça görüşlerin 1,5 saat olacağı ve Ramazan Bayramı için ayrıca görüş hakkı tanınacağı açıklanmasına karşın bu haklarının verilmediğini; keyfi olarak kitap, gazete ve dergi yasaklamaları olduğunu, daha önce kaldıkları ceza

/

evlerinde aldıkları/kullandıkları birçok eşya hakkında herhangi bir karar olmadan bunların keyfi olarak verilmediğini, Adalet Bakanlığı’nın kantinde satılacak eşyalar listesinde yer almasına rağmen ihtiyaç duydukları birçok eşyayı kantinde bulamadıkları gibi olan eşyaların fiyatlarının da fahiş olduğunu, yine kullandıkları elektriğin konut elektriği olmasına rağmen sanayi elektriği birim fiyatına göre hesaplama yapılarak fahiş elektrik faturaları ödemek zorunda bırakıldıklarını, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahkumların kaldığı odalarda havalandırmanın olmadığını, idare istediğinde 1 saatliğine ve tek başlarına başka havalandırmalara çıkarıldıklarını, bunu yaparken de havalandırma için gelindiğinde mahkum o an müsait değilse havalandırma hakkından vazgeçmiş gibi işlem yaptıklarını, ayrıca kendisinde kronik cilt rahatsızlığı olduğunu, vücudunun %60’a yakının yanmış %30’unda da gözenek olmadığını, bu nedenlerle Antalya gibi havanın çok sıcak olduğu bir yerde sıcağın vücudunda isilik ve kabarcık oluşturduğunu idareye bildirip daha sıcak olan üst kattan daha serin ve boş olan alt kata geçmek istediğini bildirmesine rağmen bu talebinin de yerine getirilmediğini” belirttiği ve aşağıda yer alan; 1. Gerek ekonomik, gerek sağlık, gerekse psikolojik açıdan daha iyi olunması için ağırlaştırmış müebbet cezası alan arkadaşlarıyla 3 ‘lü odalarda kalmasının sağlanması, 2. Üçlü odalarda kalmalarının mümkün olmaması halinde havalandırması odaya ait alt katlarda bulunan A veya C bloklarındaki 49-50-51 ve ardıllarında bulunan 3’lü tek odalarda kalınmasının sağlanması, 3. Havalandırmanın sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde 2 defa 2’şer saat olacak şekilde yapılması, 4. Arkadaşlarıyla beraber aynı ünitede bulunmasının sağlanması, 5. Talep dışı oda değişikliği yapılmaması, 6. Aile ziyaretlerinin Adalet Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu ( 1,5 saat ) süreye çıkartılması, 7. Kitap, dergi sınırlandırılmasının kaldırılmasını, kota koyulması halinde ise dergi, kitapçık, dil konulu kitaplar, kutsal dini kitaplar kelime ve dil sözlüklerinin bu kota dışında tutulması, 8. Kantindeki fahiş fiyatların düşürülmesi ve çeşitliliğin artırılması, 9. Kullanılan elektriğin konut birim fiyatına göre hesaplanması, 10. Daha önce kaldıkları ceza infaz kurumlarında kullandıkları ve beraberlerinde getirdikleri eşyaların depodan çıkartılıp kendilerine verilmesi, 11. Haklarında hukuksuzca başlatılan soruşturmalara son verilmesi, taleplerini ilettiği görülmüştür.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 26/08/2023 tarih ve S. sayılı yazımızla Bakanlıkça yerinde denetim yapılarak bahse konu ihlâl iddialarının araştırılması ve hazırlanacak denetim raporunun bir örneğinin Kurumumuza iletilmesi talep edilmiştir. Anılan Genel Müdürlüğün 16/01/2023 tarihli ve / sayılı cevabi yazısında, adı geçenin 24/10/2022 tarihinde asayiş ve güvenlik nedeniyle Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumuna naklinin yapıldığı belirtilmiş, ayrıca 21.09.2022- 28.09.2022 tarihleri arasında Antalya S Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gerçekleştirilen denetime ait rapor Kurumumuza gönderilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında; “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” 3.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” 3.4. “Düşünce ve kanaat hürriyeti” başlıklı 25 inci maddesi “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.” 3.5. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinin ikinci fıkrası “Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” 3.6. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları “Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.” 3.7. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin; 4.1. “Yaşam Hakkı” başlıklı 2 nci maddesinde “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur.” 4.2. “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 4.3. “İfade özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesi “1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir.” 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 5.1. İnfazda temel ilke başlıklı 2 nci maddesinde “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal

köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır. (2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.” 5.2. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 5.3. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesinin ilgili fıkralarında “(1)

Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir: a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar. b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir. c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere

cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. … e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir. f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur. h) Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır.

5.4. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9 uncu maddesinde “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.

(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır…” 5.5. “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23 üncü maddesinde “(1) Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır: a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır. Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler… e) Ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezalarına veya iki yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, haklarında uygulanacak rejimi ve gönderilmeleri gereken infaz kurumunu ve bu maksatla kişisel ve sosyal özelliklerini belirlemek için Kanunda gösterilen esaslar uyarınca gözleme tâbi tutulurlar. Gözlem süresi altmış günü geçemez…” 5.6. “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı” başlıklı 25 inci maddesinde “(1) Ağırlaştırılmış

müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir:

a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır.

b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır.

c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir.

d) Hükümlü, yaşadığı yerin olanak verdiği ve idare kurulunun uygun göreceği bir sanat veya meslek etkinliğini yürütebilir.

e) Hükümlü, kurum idare kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve onbeş günde bir kez olmak üzere (f) bendinde gösterilen kişilere, süresi on dakikayı geçmemek üzere telefon edebilir.

f) Hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler.

g) Hükümlü hiçbir suretle ceza infaz kurumu dışında çalıştırılamaz ve kendisine izin verilmez.

h) Hükümlü, kurum iç yönetmeliğinde belirtilenlerin dışında herhangi bir spor ve iyileştirme faaliyetine katılamaz.

ı) Hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez. Hükümlü hakkında uygulanacak tüm sağlık tedbirleri, tıbbî tetkik ve zorunluluklar hariç ceza infaz kurumlarında, mümkün olmadığı takdirde tam teşekküllü Devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik ve yüksek güvenlikli mahkûm koğuşlarında uygulanır.

5.7. “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35 inci maddesi “(1) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.”

/

5.8. “Disiplin cezalarının niteliği ve uygulama koşulları” başlıklı 37 nci maddesinin birinci fıkrası

“Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır…” 5.9. “Şikâyet ve itiraz” başlıklı 52 nci maddesi “(1) Disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itiraz durumunda 16.5.2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır. (2) Diğer mevzuattan kaynaklanan dilekçe ve şikâyet hakkı saklıdır.” 5.10. “Kütüphaneden yararlanma” başlıklı 61 inci maddesi “(1) Ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulur. Kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitaplar da bulundurulur. (2) Hükümlüye kurum kütüphanesinden yararlanma imkânı verilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/31 md.) Ayrıca, hükümlüler kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı kütüphanelerde bulunan ve 62 nci maddedeki şartları taşıyan yayınlardan yararlandırılabilir. (3) Bu hizmet, gezici kitaplıklarla da yerine getirilebilir.” 5.11. “Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” başlıklı 62 nci maddesi “(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir. (2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz. (3) (Değişik:14/4/2020-7242/32 md.) Kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez. (4) (Ek:14/4/2020-7242/32 md.) Basın

İlân Kurumu aracılığıyla resmî ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazeteler, ceza infaz kurumuna kabul edilmez. Ancak ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli, bu hükmün dışındadır. Yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığı yetkilidir.” 5.12. “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63 üncü maddesi “(1) Tehlikeli hâli bulunan hükümlü ancak bir veya üç kişilik odalarda, diğer hükümlüler ise kurumun fizikî yapısı, kapasite durumu ve güvenlik gerekleri göz önüne alınarak cezaevi yönetimi tarafından belirlenecek sayıda mahkûmun kalabileceği odalarda barındırılırlar. ..(3) Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmez. (4) Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.” 5.13. “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 72 nci maddesi “(1) Hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır. (2) Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışardan sağlanabilir.”

5.14. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 78 inci maddesinin birinci fıkrası “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 6.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6.2. “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, “Yapılan başvurulardan … yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvurular incelenmez” 7. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin; “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27 nci maddesinin birinci fıkrasında inceleme ve araştırma devam ederken Kamu Denetçiliği Kurumunun tarafları dostane çözüme davet edebileceği, 2. fıkrasında şikâyete konu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı vererek inceleme ve araştırmasını sonlandıracağı, “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesinde şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca

Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verileceği hükmüne yer verilmiştir.

8. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı” başlıklı 35 inci maddesi “(1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder ve bu ceza 5275 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre ve 5275 sayılı Kanunda belirtilen ceza infaz kurumunda infaz edilir.

8.2. “Hükümlünün kişisel eşyasının korunması” başlıklı 59 uncu maddesi “(1) Hükümlünün beraberinde getirmiş olduğu eşya ve elbiseler temizlendikten sonra bir paket yapılır ve ambar memuruna teslim edilir. Ambar memuru, gelen eşyaya ilişkin gerekli kayıt işlemlerine yapar ve buna ilişkin kaydın bir örneği hükümlüye verilir, birisi eşya paketi üzerine iliştirilir, diğeri de kurum kayıtlarında muhafaza edilir.”, 8.3. “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 65 nci maddesi “(1) Hükümlülerin beslenmesinde, 5275 sayılı

Kanunun 72 nci maddesinde belirtilen hükümler uygulanır. (2) Hükümlülerin beslenmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.” 9. Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanların görüş usulü” başlıklı 12 nci maddesinde “(Değişik:RG-14/9/2021-

31598) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar, kapalı ve açık görüşlerde 11 inci maddede

belirtilen kişiler ile ancak teker teker ve ceza infaz kurumu müdürünün belirleyeceği gün, saat ve koşullar içinde, on beş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere görüşebilir. Kurum güvenliği, /

hükümlülerin suç türü, tehlikelilik durumu gibi hususlar göz önünde bulundurularak görüşler kurum idare ve gözlem kurulu kararı ile aynı anda birden fazla ziyaretçiyle de yaptırılabilir.” 10. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin; 10.1. “Elektrikli eşyalar” başlıklı 9 uncu maddesinde “Koğuş, oda ve eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla, bir adet otuzyedi ekran televizyon ile elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir. Ayrıca her hükümlü, kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilir. Oda sistemine geçmemiş ceza infaz kurumlarında, koğuşların durumuna göre, bir adet büyük ekranlı televizyon ile buzdolabı bulundurulmasına izin verilebilir. Aydınlatma dışındaki elektrik giderleri hükümlü tarafından karşılanır.” 10.2. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin 15 inci maddesinin üçüncü ve son fıkralarında “Hükümlülerin kendilerini geliştirmeleri için gerekli görülen eğitim ve kültürel çalışmalarında kullanabilecekleri malzemeleri, koğuş, oda ve eklentiler dışında, idare tarafından uygun görülecek yerlerde ve denetim altında bulundurmasına ve kullanmasına kurum olanakları çerçevesinde izin verilebilir. Ceza infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca kantinde satışına karar verilen, bu Yönetmelikte sayılmayan ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir.” 11. 01/11/2018 tarihli ve 30582 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumları ile

Tutukevleri İşyurtları Kurumu Konsinye Satış İşlemlerine Dair Yönetmeliğinin Temel ilkeler ve uygulama esasları” başlıklı 4 üncü maddesinin (3) sayılı fıkrasında “Kurum belirli ürün veya ürün gruplarında işyurdu konsinye satış geliri tutarı ya da oranı belirleyerek, bu tutarı veya oranı kabul eden firmalarla konsinye satış sözleşmesi imzalayabilir…” (12) sayılı fıkrasında “Kantinlerde, konsinye satış sözleşmelerine konu olan ürün veya ürün gruplarında üçten az olmamak üzere belirli sayıda marka olmasına yönelik sınırlama yapılabilir.” (21) sayılı fıkrasında “Konsinyatör firma ve kantinde görevli personel, satış istatistiklerini dikkate alarak yeterli miktarda ürünün kantinde bulunmasını sağlarlar. Her ay satış miktarları dikkate alınarak gerekli ürün teslim programları hazırlanır…” (22) sayılı fıkrasında “Konsinyatör firmanın sözleşmesi kapsamında yer alan kantinler için tek fiyat uygulaması yapılır…” 12. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı Eki “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 12.1. 3. Bölüm “Sağlık” başlığı altında yer alan ilgili maddelerde “39. Cezaevi yetkilileri sorumlulukları altında bulunan tüm mahpusların sağlığını korumalıdır.” “40.3 Mahpusların, hukukî durumları nedeniyle ayrımcılığa tâbi tutulmaksızın ülkede mevcut olan sağlık hizmetlerine erişmeleri sağlanmalıdır.” “40.4

Cezaevlerindeki sağlık servisleri, mahpusların yakalanmış olabileceği herhangi bir bedensel veya ruhsal hastalık ya da rahatsızlığı ortaya çıkarmak ve tedavi etmek için çaba göstermelidir.” “46.1 Uzman tedavisine ihtiyaç duyan hasta mahpuslar, bu hastalığın tedavisinin cezaevinde yapılmasının mümkün olmaması hâlinde, uzman kurumlara veya sivil hastanelere nakledilmelidir.” 12.2. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun

rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 12.3. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , 12.4. “Mahpusların Eşyaları” başlıklı 31.1 ve 31.5. maddelerinde “Cezaevinin kurallarına göre mahpuslarda kalmasına izin verilmeyen tüm eşyalar, mahpusun kuruma kabulü esnasında emanete alınmalıdır.” “Cezaevinin kurallarına göre mahpuslarda kalmasına izin verilmeyen tüm eşyalar, mahpusun kuruma kabulü esnasında emanete alınmalıdır.” 13. Birleşmiş Milletler Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kuralların (Nelson Mandela

Kuralları); 13.1. “Kalacak yer” başlıklı 10 uncu maddesi “Mahpuslara kalmaları için ayrılan bütün yerlerde ve özellikle uyudukları yerlerde, iklim şartlarına ve ayrıca metreküp başına düşen hava miktarına, asgari zemin alanına, aydınlatmaya, ısıtmaya ve havalandırmaya gerekli özen gösterilerek, sağlık için gerekli bütün koşullar karşılanır.” 13.2. “Yiyecek” başlıklı 20 nci maddesi “(1) Kurum idaresi tarafından her mahpusa sağlık ve kuvvet için yeterli ölçüde besin değerine sahip olan, iyi hazırlanan ve uygun saatlerde servisi yapılan yemek verilir…” 13.3. “Sağlık Hizmetleri” başlıklı 22 inci maddesinin ilk üç fıkrası “(1) Her kurumda, psikiyatriden de anlayan en az bir nitelikli sağlık görevlisi hizmet verir. Kurumdaki sağlık hizmetleri, toplumun veya ulusun genel sağlık yönetimiyle yakın ilişki içinde düzenlenir. Kurumdaki sağlık hizmetleri, psikiyatrik vakalarda teşhisi ve gerektiğinde ruh sağlığındaki normal dışı olan halleri tedavi etmeye imkan verecek şekilde düzenlenir. (2) Durumu özel bir tedaviyi gerektiren mahpuslar, uzman kurumlara veya sivil hastanelere sevk edilirler. Hastane hizmetlerinin kurum içinde verilmesi halinde, bu kurumların araçları, donanımları ve ilaç stoklarının hasta mahpusların tıbbi bakım ve tedavilerini karşılayabilecek uygunlukta olur ve buralarda bu işe uygun eğitim görmüş görevliler bulunur. (3) Her mahpusa, nitelikli bir dişçinin hizmetinden yararlanma imkânı verilir…” 13.4. “Beden eğitimi ve spor” başlıklı 21 inci maddesinin ilk fıkrası “Dışarıda çalıştırılmayan her mahpusun, hava koşulları müsaade ettiği zaman günde en az bir saat açık havada uygun bir biçimde beden eğitimi yapmasına imkân verilir.” 13.5. “Dış dünya ile irtibat kurma” başlıklı 37 nci maddesi “Gerekli gözetim altında mahpusların düzenli aralıklarla aileleri ve yakın arkadaşları ile haberleşmelerine ve ziyaret edilmelerine imkan verilerek onlarla iletişim kurmalarına izin verilir.” 13.6. “Mahpusların eşyalarının saklanması” başlıklı 43 üncü maddesi “(1) Mahpuslara ait olan her türlü para, değerli eşya, giysi ve kurumun tüzüğüne göre kendisinde bulunmasına izin verilmeyen diğer şeyler, mahpusun kuruma girişi ile birlikte güvenliğe alınır. Bu eşyaların envanteri mahpus tarafından imzalanır. Bunların güvenli şartlarda saklanması için gerekli tedbirler alınır. (4) Bir mahpusun bir ilacı beraberinde getirmesi halinde, sağlık görevlisi bunların nasıl kullanılacağına karar verir.” 14. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü”

nün “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19. maddesinde ‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

15. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Kısmen

Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 16. Başvuran Dernek tarafından 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvuruda özetle, Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olan İHD

Antalya Şubesini muhatap 09.06.2022 tarihli dilekçesinde Kurumda kötü muamele yasağı, sağlığa erişim hakkı, ifade ve haber alma özgürlüğü ile ceza infaz rejimi uygulamalarına ilişkin insan hakkı ihlallerine yönelik iddia ve taleplerinin yer aldığı, söz konusu iddia ve taleplere ilişkin adı geçen ve diğer mahpuslarla görüşme yapıldığı, bu görüşmeler sonucunda ceza infaz kurumu idaresinin uygulamalarının dilekçede yer alan iddia ve ifadelerle örtüştüğünün tespit edildiği belirtilerek, bahse konu ihlal iddialarının araştırılması ve ihlalin sona erdirilmesi için gerekli girişimlerde bulunulması talep edilmiştir.

16.1. Başvuran Dernek tarafından kurumda kötü muamele yasağı, sağlığa erişim hakkı, ifade ve haber alma özgürlüğü ile ilgili ulusal ve uluslararası mevzuat ve içtihada yer verilerek ziyaret gerçekleştirilen ceza infaz kurumunda mahpuslarla yapılan görüşmeler sonucunda mahpusların hastane sevkleriyle ilgili sorunlar yaşadıkları, sağlık muayenelerinin kelepçeli yapıldığı, hastaneye gidiş gelişlerinde insan onuruna aykırı şekilde arandıkları ve günlerce karantina koğuşlarında kaldıkları için sevki mümkün olduğunca istemedikleri belirtilerek bunların tamamının işkence ve kötü muamele yasağını ihlal eden uygulamalar olduğu; ceza infaz kurumlarında yüzlercesi ağır, binlerce hasta mahpus bulunduğu, Türkiye’nin de taraf olduğu Uluslararası Sözleşme hükümleri açık olmasına rağmen sözleşme hükümlerine uyulmayarak hasta mahpusların sağlık haklarının sistematik bir biçimde ihlal edildiği, yasaklanmamış birçok yayınevi, bayi ve kitapçıda satılan resmi abonelik yaptırılan gazete ve basılı yayınların verilmemesinin ve radyo ve televizyon imkânlarından faydalandırılmamalarının ifade ve haber alma özgürlüğünün ihlali olduğu belirtilerek, yapılan açıklamalar çerçevesinde bahse konu alanlarla ilgili genel bir inceleme ve araştırma yapılması talep edilmiş ise de; Kurumumuzca verilen kararlarda idarenin somut eylem, işlem, tutum ve davranışları incelemeye konu edilebilmekte; iddialara konu olan kişi, kurum, zaman, mekan ve benzeri konular hakkında iddiayı destekleyen gerekli bilgi ve belgeler verilmeksizin genel ifadelerle yapılan başvuruların Kurumumuzca sübuta erdirilmesi mümkün olmamaktadır. Bu kapsamda, yapılan inceleme neticesinde; başvuru dosyasına dilekçesinin eklendiği, iddia ve taleplerinin Dernek tarafından iletilen diğer iddialarla aynı olmadığı, ancak diğer iddiaları desteklemeye yönelik başka herhangi bir somut bilgi-belge eklenmediği, yukarıda yer alan beyanların

Dernğin gözleminden ibaret kaldığı anlaşıldığından, başvuru Kurumumuza iletilen dilekçesinde yer alan somut iddia ve talepler üzerinden inceleme ve araştırmaya alınmıştır.

17. Bakanlık Başkontrolörü tarafından hazırlanan Özel Denetim Raporunda Derneğe başvuran hükümlü

17.1. Diyarbakır İnfaz Hâkimliğinin 16.05.2022 tarih ve / dosya, / karar numarası ile toplam 8 adet hapis cezası ilamının ağırlaştırılmış müebbet ve ilave olarak 49 yıl 10 gün hapis cezası olarak içtima edildiği, 17.2. Adı geçenin, çeşitli tarihlerde olmak üzere; Edime F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu, Maltepe 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Mardin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kaldığı, 17.3. Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Adalet Bakanlığı Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 02.03.2022 tarihli ve sayılı nakil emirleri ile 5275 sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Zorunlu Nedenlerle Nakil” başlıklı 56 ncı maddesi ve

167 Nolu Genelge’nin 17 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 10.03.2022 tarihinde Antalya S Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklen geldiği, 17.4. Sağlık kayıtlarının UYAP ortamında tutulduğu, buna göre 10.03.2022 tarihinde Kuruma giriş yapan adı geçenin gerekli sağlık muayene ve testlerinin yapıldığı, (raporda adı geçenin aldığı sağlık hizmetlerine ayrıntılı olarak yer verilmek suretiyle) sağlık hizmetlerinin verilmesi bakımından Kurumda kaldığı süre boyunca idarenin bir ihmalinin bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir.

18. sağlık durumu ile ilgili iddia ve taleplerinin incelenmesi:

18.1. Anayasa’nın 17 inci, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2 inci ve Medeni ve Siyasi Haklar

Sözleşmesi 6 ıncı maddesi ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını da içermektedir.

18.2. Yaşama hakkının tamamlayıcısı ve ön koşulu ise sağlığa erişim hakkıdır. Anayasamız uyarınca herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir ve Devlet herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür.

18.3. Mahpuslar, Anayasa’nın 19’uncu maddesi kapsamında hukuka uygun olarak kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkından mahrum bırakılabilirlerken genel olarak ulusal ve uluslararası mevzuat ile tanınan diğer hak ve özgürlüklere sahiptirler. Nelson Mandela Kuralları olarak bilinen Birleşmiş Milletler

Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kurallarda da mahpuslara sağlık hizmeti sağlanması, devletin sorumluluğunda sayılmış, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi

Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararında ceza infaz kurumlarındaki yetkililerin sorumlulukları altında bulunan tüm mahpusların sağlığını korumakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Kararda, mahpusların topluma sağlanan mevcut sağlık standartlarından aynı şekilde yararlanacağı ve hukuki statülerine dayalı ayrımcılık olmaksızın, gerekli sağlık hizmetlerine ücretsiz erişime sahip olacakları, bu amaçla mahpuslara kurum dışında sunulanlar da dâhil olmak üzere gerekli tüm tıbbî, cerrahî ve psikiyatrik hizmetlerin sağlanması gerektiği belirtilmiştir.

18.4. Ulusal mevzuatımızda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda ise tutuklu ve hükümlülerin acil veya olağan muayene ve tedavisi kurum hekimi tarafından yapılacağı, genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işleneceği ve dosyasında saklanacağı belirtilmiş; ilgili ikincil mevzuatta tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerine erişimleri ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

18.5. Öte yandan, Anayasamızın 17 nci maddesinin 3’üncü fıkrasında kimseye “işkence ” ve “eziyet” yapılamayacağı, kimsenin “insan haysiyetiyle bağdaşmayan” ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmış olup, bu hüküm mahpuslar için de geçerlidir.

18.6. Bu husus, 5275 sayılı Kanun’un “İnfazda temel ilke” başlıklı 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz” ve mezkur 5275 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.” hükmü yer almakta olup, bu hükme göre cezanın insan onuruyla bağdaşacak koşullar altında infazı yasal bir zorunluluktur.

18.7. Uluslararası sözleşmeler ve tavsiye kararlarında da mahpusların ceza infaz kurumlarında tutulma koşullarının insan onuruna saygıyı koruyacak nitelikte olması gerektiği düzenlenmiştir. Avrupa Konseyi

Bakanlar Komitesi Cezaevi Kuralları hakkında 2 nolu Tavsiye Kararında özgürlüğünden bırakılmış olan herkesin cezalandırılmalarına veya tutuklanmalarına hükmedilen kararla hukuken ellerinden alınmayan tüm haklarını muhafaza etmeye devam ettiği, özgürlüğünden yoksun bırakılmış herkese insan haklarına saygı çerçevesinde davranılarak sağlanan şartların insan onuruyla bağdaşması gerektiği belirtilmiştir.

Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, gereken asgarî düzeyde ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.Ceza infazının uygulanma biçimi, alıkonulmanın getirdiği ıstırap düzeyini aşacak yoğunlukta bir acı ve ıstıraba yol açmaması gerekmektedir.

18.8. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında devletin bir kişinin insan onuruna saygı ile bağdaşır koşullarda alıkonulmasını güvence altına almak zorunda olduğu ve kişiye uygulanan tedbirin infazında izlenecek tutum ve yöntemin, kişiyi tutuklanmanın doğasında kaçınılmaz olarak var olan ıstırap düzeyini aşan bir yoğunlukta sıkıntı ve zorluğa maruz bırakmaması gerektiği vurgulanmaktadır.

18.9. Anayasa Mahkemesi, cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda mahpusların sahip oldukları hakların sınırlanabileceğini belirtmiştir ( AYM, Turan Günana, § 35).

18.10. Mahpusların sağlığa erişim hakkı çerçevesinde yürütülecek iş ve işlemlerin de insan onuruna yakışır nitelikte ve temel insan haklarına uygun olarak yürütülmesi gerekmekte olup, alınan tedbirlerin uygulanma koşullarının kişinin mahkumiyete bağlı kaçınılmaz üzüntü seviyesini aşacak yoğunlukta bir sıkıntıya sokmaması gerekmektedir.

18.11. Bir muamelenin işkence ve kötü muamele yasağı kapsamına girebilmesi için asgari bir ağırlık derecesine ulaşmış olmasının gerektiğini ifade etmek gerekir. Her olayda asgari eşiğin aşılıp aşılmadığı somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Bu bağlamda muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi faktörler önem taşımaktadır. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler tarafından kötü muamele, kişi üzerindeki etkisi gözetilerek derecelendirilmiş ve farklı kavramlarla ifade edilmiştir. “İşkence”, “insanlık dışı”, “insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele”, “aşağılayıcı muamele” gibi ifadelerin arasında bir yoğunluk farkının bulunmakta, söz konusu kavramlar kişi üzerindeki etkilerinin ağırlık düzeyine göre derecelenmektedir.

/

18.12. Somut dosyada dilekçesinde sağlık durumuyla ilgili olarak “kendisinde kronik cilt rahatsızlığı olduğunu, vücudunun %60’a yakının yanmış %30’unda da gözenek olmadığını, bu nedenlerle

Antalya gibi havanın çok sıcak olduğu bir yerde sıcağın vücudunda isilik ve kabarcık oluşturduğunu idareye bildirip daha sıcak olan üst kattan daha serin ve boş olan alt kata geçmek istediğini bildirmesine rağmen bu talebinin de yerine getirilmediğini” ifadelerine yer verildiği, cilt rahatsızlığının ya da diğer rahatsızlıklarının tedavisi için idarece yapılan iş ve işlemler hakkında herhangi bir şikâyette bulunmadığı, sağlık durumu bilgisinin oda değişikliğine gerekçe olarak sunulduğu ve alt paragrafta görüleceği üzere talebinin idare tarafından kabul edildiği, ancak kendi isteğiyle sunulan bu imkandan faydalanmadığı görülmüştür.

18.13. iddialarının Dernek tarafından öne sürülen sağlığa hizmetlerinin sunulması sırasında kötü muamele yasağının ve sağlığa erişim hakkının ihlal edildiği yönündeki diğer iddialar kapsamında bulunmadığı dikkate alınarak, adı geçenin aldığı sağlık hizmetlerinin ve dilekçesinde belirttiği hususların yukarıda yer verilen mevzuat ve içtihat kapsamında yapılan incelemesinde idarece tesis edilen iş ve işlemlerde sağlığa erişim hakkı açısından hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

19. gerek ekonomik, gerek sağlık, gerekse psikolojik açıdan daha iyi olunması için ağırlaştırmış müebbet cezası alan arkadaşlarıyla 3 ‘lü odalarda kalmasının sağlanması, üçlü odalarda kalmalarının mümkün olmaması halinde havalandırması odaya ait alt katlarda bulunan A veya C bloklarındaki 49-50-51 ve ardıllarında bulunan 3’lü tek odalarda kalınmasının sağlanması,

talep dışı oda değişikliği yapılmaması taleplerinin incelenmesi:

19.1. Bakanlıkça hazırlanan Özel Denetim Raporunda bu hususta, adı geçenin 10.03.2022 tarihinde

Kuruma kabul edildiğinde geçici olarak – nolu odaya, aynı gün suç türü itibarıyla da idare ve gözlem kurulunun 10.03.2022 tarih ve / sayılı kararı ile – no’lu odaya konulduğu; daha sonra ise idare ve gözlem kurulunun 06.04.2022 tarih ve / kararı ile idari nedenlerle – no’lu odaya alındığı sonra yine idare ve gözlem kurulunun 07.04.2022 tarih ve sayılı karan ile idari nedenlerle

– no’lu odaya yerleştirildiği, 07.04.2022 tarihinden sonra ise hükümlü için oda değişikliği yapılmadığı, 19.2. Adı geçenin alt katlarda bulunan tekli odada kalma talebinin idareciler tarafından kabul gördüğü, ancak arkadaşlarının alt kata alınamayacağının kendisine söylendiği, bunun üzerine arkadaşlarından ayrılmak istemeyen da alt kata alınma talebinden vazgeçtiği, özel denetim esnasında Kurum

İdarecileri ve hükümlü ile yapılan görüşmelerden öğrenildiği, belirtilmiştir.

19.3. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Avrupa Cezaevi Kuralları hakkında 2 Nolu Tavsiye Kararında ceza infaz kurumlarına yerleştirmede; devam eden adli süreç, emniyet ve güvenlik gerekleri ile tüm mahpuslar için uygun rejimlerin sağlanması gibi hususların dikkate alınması gerektiği, mahpuslara sağlanan barınma yerleri ve özellikle bütün yatakhane bölümlerinin, insan onuruna ve mümkün olabildiğince özel yaşama saygı gösterecek biçimde olması gerektiği, iklim koşulları ve özellikle zemin alanı, havanın metreküp miktarı, aydınlatma, ısıtma ve havalandırma dikkate alınarak, sağlık ve temizlik gereklerini karşılaması gerektiği ifade edilmiştir. Benzer düzenlemelere kararın mevzuat başlığı altında yer alan

Mandela Kurallarında da yer verildiği görülmektedir.

19.4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslara ilişkin 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise “Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır” hükmü yer almakta olup, adı geçenin arkadaşlarıyla üçlü odada kalma talebinin Kanun’a uyarlı olmadığı tespit edilmiştir. Öte yandan, odasının yukarıda yer verilen mevzuat ve asgari standartlara uygun olmadığı yönünde herhangi bir ifadesinin olmadığı, talebi doğrultusunda alt kata

alınma önerisinin ise arkadaşlarından ayrılmak istememesi sebebiyle tarafından kabul edilmediği,

2022 Nisan ayından bugüne kadar tekrar oda değişikliği yapılmadığı ve tercih ettiği arkadaşlarıyla aynı

katta kaldığı, dikkate alındığında tesis edilen idari işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

20. havalandırmanın sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde 2 defa 2’şer saat

olacak şekilde yapılması talebinin incelenmesi:

20.1. dilekçesinde, “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahkumların kaldığı odalarda havalandırmanın olmadığını, idare istediğinde 1 saatliğine ve tek başlarına başka havalandırmalara çıkarıldıklarını, bunu yaparken de havalandırma için gelindiğinde mahkum o an müsait değilse havalandırma hakkından vazgeçmiş gibi işlem yaptıklarını” ifadeyle havalandırma sayı ve süresinin artırılmasını talep ettiği görülmüştür.

20.2. Avrupa İşkencenin ve İnsanlıkdışı veya Onurkırıcı Muamelenin veya Cezanın Önlenmesi

Komitesinin hapsedilmeye ilişkin 2. Genel Raporunda (CPT/Inf(92)3-part2) mahkumların, içinde bulundukları hücredeki fiziksel şartlar ne kadar iyi olursa olsun, haftalar belki de aylar boyunca hücrelerinde kilitli biçimde çürümeye bırakılamayacakları, günün makul bir kısmını hücreleri dışında, belirli amacı olan ve değişen faaliyetler yaparak geçirmelerinin hedeflenmesi gerektiği, açık havada egzersiz yapma konusunun üzerinde özellikle durularak, mahkumların (tercihen genel bir faaliyet programının bir parçası olarak) her gün açık havada en az bir saat egzersiz yapabilmesi şartının, temel bir önlem olarak genel kabul gördüğü, istisnasız bütün mahkumlara (ceza olarak hücre hapsinde olanlar dahil)

her gün açık havada egzersiz yapma imkanı verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

20.3. Mandela Kurallarında da dışarıda çalıştırılmayan her mahpusun, hava koşulları müsaade ettiği zaman günde en az bir saat açık havada uygun bir biçimde beden eğitimi yapmasına imkân verileceği belirtilmiştir.

20.4. 5275 sayılı Kanunun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslara İlişkin 25’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde ise hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınacağı; risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebileceği düzenlenmiştir.

20.5. Kurum’un yüksek güvenlikli bölümüne ait İç Yönergesinin ‘Havalandırma Bahçesine Çıkma’ başlıklı

29 uncu maddesinde ise “Ağırlaştırılmış hapis cezasına hükümlüler, günde bir saati geçmemek üzere 08.00-

17.00 saatleri arasında açık havaya çıkarılır, ağırlaştırılmış hapis cezasına hükümlülerin, iyileştirme ve

eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hale göre idare ve gözlem kurulu kararıyla açık havaya çıkma süresi uzatılabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

20.6. Özel Denetim raporunda bu hususta, 2022 yılı Haziran ayına kadar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlülerin havalandırmaya 1 saat çıkarıldığı, İdare ve Gözlem kurulunun 11/06/2022 tarih ve / sayılı kararı ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olanlardan iyi halli olanların, havalandırmaya en fazla 4 kişi birlikte olacak şekilde ve günde 1,5 saat çıkarılmaya başlandığı; bu kapsamda da birlikte havalandırmaya çıkmayı talep ettiği aynı koridorda kalan 2 kişi ile birlikte 24/06/2022 tarihinden itibaren günde 1,5 saat havalandırma hakkından faydalandığı belirtilmiştir.

20.7. Kurum idaresiyle yapılan telefon görüşmesinde de üst katlardaki odaların havalandırmasının bulunmaması sebebiyle, yukarıdaki odalarda kalan hükümlülerin havalandırma için merdivenleri kullanarak alt kata indikleri, Kurumda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü yaklaşık 80 kişinin

/

bulunduğu, fiziki yapı ve güvenliğe ilişkin tedbirler de dikkate alınarak havalandırma süresinin yarım saat uzatılarak kullandırılması yönünde karar alındığı ifade edilmiştir.

20.8. Mevzuat çerçevesinde, günde 2 kere havalandırmaya çıkma talebinin ilgili Kanun maddesine uygun olmadığı, ancak Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun kararı doğrultusunda havalandırma süresinin uzatıldığı, aynı karar doğrultusunda birlikte havalandırmaya çıkmayı talep ettiği 2 kişi ile birlikte 24/06/2022 tarihinden itibaren günde 1,5 saat havalandırma hakkından faydalandığı anlaşılmıştır. Havalandırma hakkının kullandırılmasına dair idari işlemin Kanun ve İç Yönerge ile ceza infaz kurumlarına yönelik uluslararası asgari standartlarla uyumlu olduğu tespit edilerek, adı geçenin talebinin mevzuat dâhilinde karşılandığı kanaati hâsıl olmuştur.

20.9. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesi uyarınca taleple ilgili olarak dostane çözüm kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

21. Arkadaşlarıyla beraber aynı ünitede bulunması talebinin incelenmesi:

21.1. Özel Denetim raporunda, 10.03.2022 tarihinden itibaren aynı suç grubuna mensup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlülerle birlikle aynı koridorda kaldığının görüldüğü, denetim esnasında yapılan görüşmede kendisinin bu konuda sorun bulunmadığını beyan ettiği belirtilmiştir.

21.2. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesi uyarınca talebinin idare tarafından yerine getirilerek dostane çözüme kavuşturulduğu, ayrıca inceleme ve araştırmaya konu edilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır.

22. Aile ziyaretlerinin Adalet Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu (1,5 saat) süreye çıkartılması talebinin

incelenmesi:

22.1. Özel Denetim raporunda, UYAP ortamından alınan kayıtlara göre, 10.03.2022 tarihinde Antalya S

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na naklen gelen Kurum’da bulunduğu sürede 21.09.2022 tarihine kadar; 25.03.2022 tarihinde avukatı ile açık görüş, 05.05.2022 tarihinde annesi kardeşi ve kardeşinin çocuğu ile açık görüş; 01.06.2022, 17.06.2022, 23.06.2022 ve 11.08.2022 tarihlerinde avukatları ile açık görüş şeklinde olmak üzere toplam 6 defa görüşme yaptığının tespit edildiği, 2022 yılında Ramazan Bayramı görüşünün açık görüşle aynı haftaya denk gelmesi nedeniyle, Bakanlıktan gelen yazı uyarınca görüşlerden birinin kullandırıldığı belirtilmiştir.

22.2. Anayasamızın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur.

(Messina v. Italy, 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, 37862/02)

22.3. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararında ziyaretler için yapılan düzenlemelerin, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olması ve cezaevi yetkililerinin, bu hususta mahpuslara uygun destek ve yardımı sağlamaları gerektiği belirtilmiştir. Mandela Kurallarının 37 nci maddesinde de mahpuslara, aileleri ve arkadaşları ile gerekli

denetim altında, düzenli aralıklarla ziyaret yoluyla iletişim kurmalarına izin verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

22.4. Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir. Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir (Bu konuda bakınız; İngiltere ve Galler Bölgesi Ceza İnfaz Kurumları

Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların Rehabilitasyonu konulu Rapor, Eylül 2014).

22.5. Türk hukukunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanların aile fertleri ile görüştürülmesine ilişkin düzenleme 5275 sayılı Kanunun 25inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, “Hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler.” şeklinde yapılmıştır.

22.6. Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanların görüş usulü başlıklı 12’nci maddesinde ise “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar, kapalı ve açık görüşlerde 11 inci maddede belirtilen kişiler ile ancak teker teker ve ceza infaz kurumu müdürünün belirleyeceği gün, saat ve koşullar içinde, on beş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere görüşebilir. Kurum güvenliği, hükümlülerin suç türü, tehlikelilik durumu gibi hususlar göz önünde bulundurularak görüşler kurum idare ve gözlem kurulu kararı ile aynı anda birden fazla ziyaretçiyle de yaptırılabilir.” hükmü yer almaktadır.

22.7. Anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri gereği, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanların kapalı ve açık görüşlerde mevzuatta belirtilen kişiler ile on beş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere görüştürülebileceği, mevzuatın asgari standartlarla uyumlu olduğu ancak talebin karşılanmasının yasal değişiklik gerektirdiği anlaşılmış olup, talebinin karşılanmasının mevcut mevzuat kapsamında mümkün olmadığı ve reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

23. Kitap, dergi sınırlandırılmasının kaldırılmasını, kota koyulması halinde ise dergi, kitapçık, dil konulu kitaplar, kutsal dini kitaplar kelime ve dil sözlüklerinin bu kota dışında tutulması talebinin

incelenmesi:

23.1. Özel Denetim Raporunda, Kurumda bulunan hükümlü tutukluların aynı anda odalarında bulundurabilecekleri yayın sayısı ile ilgili olarak 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaza

Hakkındaki Kanun’un 6, 61, 62 ve 67’nci maddeleri uyarınca alınan 23.12.2021 tarihli ve / sayılı

İdare ve Gözlem Kurulu kararında, odalarda aynı anda bulundurulabilecek yayın sayısının 15 adet olarak belirlendiği, dini kitaplar, ders kitapları, dil öğrenime yönelik sözlükler, İl ve İlçe halk kütüphanelerinden geçici süre ile alınan kitapların sınırlama dışında tutulduğu, bu İdare ve Gözlem Kurulu kararının 11.03.2022 günü tebliğ edildiği, adı geçenin karara karşı yapmış olduğu şikâyetin Antalya 1’inci

İnfaz Hâkimliği tarafından reddedildiğine dair 30.03.2022 tarihli ve no’lu kararın kendisine tebliğ edildiği, İnfaz Hâkimliğinin bu kararına karşı itiraz etmediği için kararının kesinleştiği.

23.2. odalarda aynı anda bulundurulabilecek yayın sınırlaması ile ilgili olarak Adalet

Bakanlığı’na da şikâyette bulunduğu, bu konudaki 06.06.2022 tarihli dilekçesine cevaben gönderilen Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 07.06.2022 tarihli yazısına istinaden Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından alınan 23.06.2022 tarih ve / sayılı kararın adı geçene tebliğ edildiği, bu karara yaptığı şikâyetin ise Antalya 1’inci İnfaz Hâkimliği’nin 07.07.2022 tarihli ve / Esas dosya numaralı kararı

ile reddedildiği, bu karara karşı 04.08.2022 tarihli dilekçesi ile Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurduğu, ancak Antalya 1 inci Ağır Ceza Mahkemesinin 23.08.2022 tarihli kararı ile hükümlünün itirazı süresinde yapmadığı belirtilerek itirazın reddedildiğinin öğrenildiği, İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza

Mahkemesinin de denetiminde olan İdare ve Gözlem Kurulu kararında mevzuata aykırılık görülmediği, belirtilmiştir.

23.3. Ceza infaz kurumlarında kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulmaktadır.

Mahpuslara kurum kütüphanesinden yararlanma, kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı kütüphanelerde bulunan ve 5275 sayılı Kanunun 62 nci maddesindeki şartları taşıyan yayınlardan yararlanma, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma ve hediye olarak kitap kabul etme hakkı tanınmıştır. Tutuklu ve hükümlülere verilecek yayın sayısı, kütüphane ve kitaplık hizmetlerini aksatmayacak, oda veya koğuş düzenini bozmayacak şekilde, oda veya koğuştaki hükümlü ve tutuklu mevcudu ile kütüphane veya kitaplıkta bulunan yayın sayısı dikkate alınarak belirlenmektedir. Bu kapsamda, her ceza infaz kurumunda oda ve koğuşlarda bulundurulabilecek kitap sayısı idarelerce kurum olanaklarına göre belirlenmekte olup, ceza infaz kurumlarının mutlak düzen içinde işlemesi gereken kurumlar olduğu dikkate alındığında, bu uygulamanın mevzuatın bir getirisi olmasının ötesinde kapalı kurumların doğasının bir gereği olduğu görülmektedir.

23.4. Bahse konu hukuki ve pratik zorunluluklar doğrultusunda, başvuranın kaldığı kurumda, İdare ve

Gözlem Kurulunun kararlarıyla odalarda aynı anda bulundurulabilecek yayın sayısının 15 adet olarak belirlendiği, dini kitaplar, ders kitapları, dil öğrenime yönelik sözlükler, İl ve İlçe halk kütüphanelerinden geçici süre ile alınan kitapların sınırlama dışında tutulduğu, söz konusu Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulduğu anlaşılmış olup, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlığa ilişkin başvuruların incelenemeyeceği hüküm altına alındığından, bu hususta başvuran Derneğin iddia ettiği üzere ifade özgürlüğünün ihlal edilip edilmediği yönünde inceleme ve araştırma yapılması mümkün olmamıştır.

24. Daha önce kaldıkları ceza infaz kurumlarında kullandıkları ve beraberlerinde getirdikleri

eşyaların depodan çıkartılıp kendilerine verilmesi talebinin incelenmesi:

24.1. Özel Denetim Raporunda bu taleple ilgili olarak emanet eşya kayıtları incelendiğine

21.09.2022 tarihi itibarıyla 32 çeşit eşyanın hükümlünün üzerinde, 17 çeşit eşyanın ise Kurum emanet eşya

deposunda bulunduğunun anlaşıldığı, denetim esnasında kendisiyle yapılan görüşmede, depodaki eşyalarından prit, yapıştırıcı ve kırtasiye malzemeleri dışındakilerin çoğunun kendisine verildiğini beyan ettiği, hükümlünün emanet eşya işlemlerinde bir soruna rastlanmadığı kaydedilmiştir.

24.2. Hükümlü ve tutuklular, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkından hukuka uygun olarak mahrum bırakılabilirken genel olarak Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptirler. AİHM de aynı şekilde hükümlü ve tutukluların Sözleşme’de yer alan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahip olduğunu pek çok kararında yinelemiştir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) [BD], B. No: 74025/01, 6/10/2005). Bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin temin edilmesine yönelik kabul edilebilir, makul gerekliliklerin olması durumunda sahip olunan haklar sınırlanabilir. (Silver ve diğerleri/Birleşik

Krallık, B. No: 5947/72, 25/3/1983). Anayasa Mahkemesi içtihadı da bu yöndedir (Turan Günana, B. No:

2013/3550, 19/11 /2014, § 35).

24.3. 5275 sayılı Kanunda ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, 3 üncü maddede, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır.

24.4. Suç işlemenin önlenmesi, kurumda düzen, asayiş ve güvenliğin sağlanması amacıyla mahpusların bulundurabilecekleri eşyaların kısıtlanması söz konusu olabilmektedir. Mandela Kuralları ve Avrupa

Cezaevi Kuralları gibi mahpuslara ilişkin asgari standartları belirleyen düzenlemelerde de mahpusların tüm eşyalarının kendilerinde bulunmasına izin verilmeyebileceği ifade edilmiştir.

24.5. İç mevzuatımızda 5275 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenleneceği, Ceza İnfaz Kurumlarında

Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin 15 inci maddesinde de hükümlülerin eğitim ve kültürel çalışmalarında kullanabilecekleri malzemeleri, koğuş, oda ve eklentiler dışında, idare tarafından uygun görülecek yerlerde ve denetim altında bulundurmalarına ve kullanmalarına kurum olanakları çerçevesinde izin verilebileceği, ayıca kurum kantinlerinde satılan ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

24.6. Kocaeli 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu

Başkanlığının Kurum güvenliğini tehlikeye sokabileceği düşüncesiyle karbon kağıdının içeriye verilmemesine dair kararına PKK-KONGRA-GEL örgütü mensubu olan tutuklu ve hükümlülerin itirazı yapılan yargılamalar üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından verilen Kararda özetle “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun’un 35. maddesi ile Ceza ve İnfaz Kurumlarında

Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinde ceza infaz kurumlarının koğuş, oda ve eklentilerinde nelerin bulundurulabileceği gösterilmiş olup, karbon kağıdının bulundurulabileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı gibi, terör ve organize suç örgütü üyelerinin bulunduğu yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında örgütsel bağların devam ettirilmesinin ve güçlendirilmesinin engellenmesi ile yönetici konumundaki hükümlü ve tutukluların alt kademedeki örgüt üyeleri ile ilişkilerinin kesilmesi hususlarında idarenin bir kısım tedbirler almasının kurum içi disiplin kurallarına riayet edilmesini temin bakımından önemli olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği” belirtilmiştir. (Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.02.2007 tarihli, 2007/930 E. ve 2007/919 K. Sayılı Kararı)

24.7. Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yetkilileriyle yapılan görüşmede, prit ve yapıştırıcı gibi kırtasiye malzemelerinin suç amaçlı kullanılabildiği görüldüğünden talebin karşılanmasının idarece uygun bulunmadığı açıklanmıştır. Dilekçede geçen “diğer kırtasiye” malzemelerinin hangileri olduğu hakkında açıklayıcı bilgi verilmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlık konusunda idareye

verilen takdir yetkisinin ilgili mevzuata ve bu konudaki diğer düzenlemelere uygun kullanıldığı anlaşıldığından, bu husustaki talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

25. Kantindeki fahiş fiyatların düşürülmesi ve çeşitliliğin artırılması talebinin incelenmesi:

25.1. Özel Denetim Raporunda, denetim başlangıcı olan 21.09.2022 tarihli kantin sayımı ve icmal listeleri incelenerek sayılan ürün çeşitliğinin diğer ceza infaz kurumları ile karşılaştırıldığında normal olduğunun saptandığı, Kurum kantininde yapılan satışların yarısına yakın tutarın konsinye ürünlerden oluştuğu, konsinye ürünlerin satış fiyatlarının. Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından belirlendiği ve idarenin bir dahlinin olmadığı, Konsinye dışındaki ürünlerden bir kısmının da ceza infaz kurumu işyurdu müdürlüklerinden alındığı ve satış fiyatını işyurdu müdürlüğü tarafından belirlendiği, bunlar dışında kalan ürünlerin ise doğrudan temin yöntemi ile en az 3 firmadan teklif alınarak, en uygun teklifi veren firmadan satın alındığının belirlendiği, denetim esnasında, işyurdu kantininde en fazla satışı yapılan 50 kalem ürün için piyasa fiyat araştırması yaptırıldığı, 50 üründen 48’inde kantin satış fiyatlarının, piyasa fiyatları ortalamasından daha düşük olduğunun anlaşıldığı ancak yine de fiyatlarda artış gözlemlendiği belirtilmiştir.

25.2. 5275 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi uyarınca tutuklu ve hükümlülerin uygun beslenmesini sağlamak hususunda idari makamlar yükümlü kılınmış; ancak kendilerine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilecekleri belirtilmiştir. Ceza İnfaz Kurumlarında

Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelikte de koğuş, oda ve eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla kullanılabilecek elektrikli eşyalar ve ayrıca kantinde satışı olacak tutuklu ve hükümlülerin ihtiyaç duyacağı diğer ürünlere ceza infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca karar verileceği belirtilmiştir.

25.3. Ceza infaz kurumlarında kantin fiyatlarının yüksek olduğu ve ürün çeşitliliğinin yetersiz olduğu iddiasıyla Kurumumuza yapılan farklı bir şikâyet üzerine yapılan inceleme neticesinde, ceza infaz kurumlarındaki kantinlerde “dışarıdaki perakende fiyatlardan yüksek fiyata satış yapıldığı” iddiası yerinde görülmemekle birlikte, birçok ürün grubunda tek markadan tek tip ürüne yer verildiği tespit edilerek, Ceza

İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu Konsinye Satış İşlemlerine Dair Yönetmeliğin temel ilke ve esaslarına uygun olarak, ürün çeşitliliğinin Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtlarında üretilen ürünler ile dış perakende marketlerde ve kamuya ait satış yerlerinde alt ve orta ekonomik gelire sahip tüketiciler için sunulan daha uygun fiyatlı muadil ürünlerle artırılması hususunun değerlendirilmesi amacıyla ilgili idareye tavsiyede bulunulduğu tespit edilmiştir.(06/05/2022 tarihli ve 2021/19244 başvuru sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı)

25.4. Bakanlıkça yapılan denetim sonucunda kantin satış fiyatlarında artış olduğu yönündeki gözlem dikkate alındığında, idareye ürün çeşitliliğinin daha uygun fiyatlı muadil ürünlerle artırılmasının değerlendirilmesi hususunun tekrar tavsiye edilmesinin yerinde olacağı kanaatine varılmıştır.

26. Kullanılan elektriğin konut birim fiyatına söre hesaplanması talebinin incelenmesi:

26.1. Özel Denetim Raporunda Antalya Ceza İnfaz Kurumlan Yerleşkesi’nde elektrik aboneliklerinin

Antalya Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından yapıldığı, abonelik tipinin Kamu/Özel Sektör ve Diğer OG

Tek Terim, Tek Zamanlı İkili Anlaşma ile Elektrik Alan Serbest Tüketici olduğu, Antalya Açık Ceza İnfaz

Kurumu Müdürlüğü tarafından 1 Kwh birim fiyatını bildirir belgenin Antalya S Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildiği, Kurumda bulunan elektrik otomasyon sistemi üzerinden, hükümlü ve tutukların kaldıkları odalara ait aylık Kwh tüketim tutarlarının ilk endeks ve son endeks belirtir tablo olarak okunmakta olduğu

ve elektrik birim fiyatına istinaden odaların elektrik Kwh kullanımına göre ödenecek elektrik bedellerinin hükümlü ve tutuklulara bildirildiği, hükümlü ve tutukların emanet para hesaplarından kesilen tutarların kurum elektrik ödemeleri hesabına Antalya Açık Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmek üzere aktarıldığı, sonrasında elektrik bedeli tahsil defteri ve elektrik tahsilat makbuzlarının oluşturulup, elektrik parası tahsil makbuzunun bir nüshasının ilgili hükümlü ve tutuklulara verildiği, 26.2. Kurum’un kullanılan elektrik aboneliklerinin Antalya Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından yapıldığı, elektrik bedellerinin de gelen faturaya göre bu Kurum tarafından adı geçenin bulunduğu Kuruma bildirildiği, kullanılan elektriğin konut birim fiyatına göre hesaplanması konusunda Antalya S Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu tarafından yapılabilecek bir işlem olmadığı, 2021 yılı Eylül ayında 1,19 TL olan elektrik birim Kwh fiyatının, 2022 yılı Ağustos ayında 4,48 TL’ye ulaştığı, enerji fiyatlarında dünya genelinde oluşan artışın alınan elektrik bedellerine de yansıdığının görüldüğü belirtilmiştir.

26.3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun bükümlerine göre hazırlanan

Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesine göre, tutuklu ve hükümlüler oda ya da koğuşlarında infaz kurumu kantininden almak şartıyla; elektrikli su ısıtıcısı, televizyon, buzdolabı, saç kurutma makinesi, vantilatör ve kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilir. Yine aynı Yönetmelik maddesine göre, aydınlatma dışındaki elektrik giderleri hükümlü tarafından karşılanmaktadır. Diğer bir ifadeyle, hükümlü ve tutukluların oda ve koğuşlarının aydınlatma, ısınma gibi temel giderleri Devlet tarafından karşılanmakla birlikte, kendi talepleri ile kullandıkları elektrikli eşyaların giderleri kendileri tarafından karşılanmaktadır.

26.4. Barındırıldıkları ceza infaz kurumunda kendilerine ait elektrik tüketim bedelinin “mesken abone grubuna” alınması, talebiyle yapılan başvurular üzerine Kurumumuzca verilen 08/08/2022 tarihli ve 2022/3714 başvuru sayılı Tavsiye Kararında özetle; “Ceza infaz kurumlarının “ticarethane abone grubu”1 kapsamında yer almasının da etkisiyle, özellikle

01.01.2022 tarihinden itibaren barındırılan kişilere yansıtılan elektrik tüketim bedellerinde ciddi bir artış

yaşandığı; keza Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca onaylanan nihai tarife tabloları incelendiğinde, ticarethane abone grubu ile mesken abone grubu arasındaki payın daha önceki döneme oranla önemli ölçüde açıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasa’nın 5’inci maddesi uyarınca… temel tüketim ihtiyaçları arasında yer alan elektrik hizmetlerine toplumun tüm fertlerinin kolaylıkla ulaşabilmesini teminen gerekli tedbirlerin devlet tarafından alınması bir gerekliliktir.

Söz konusu husus, devletin bakım ve gözetimi altında ceza infaz kurumlarında barındırılan kişiler açısından ayrıca önemlidir. Zira hükümlü ve tutuklu olarak barındırılan kişiler, hukuka uygun şekilde özgürlüğünden yoksun bırakılmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olarak çalışma hayatından da uzaklaşmakta; ceza infaz kurumları tarafından sağlanan çalışma imkânları haricinde gelirlerinden yoksun kalmaktadırlar. Bu durum anılan kişiler ile birlikte aile fertlerini de yakından ilgilendirmekte ve etkileyebilmektedir. Barındırılan kişilerin koğuş ya da odalarında televizyon, radyo, buzdolabı ve benzeri elektrikli eşyaları kullanabilmeleri;

1 31/12/2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve

Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul Ve Esaslar” başlıklı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 5999-3 sayılı Kurul Kararında daha önce “ticarethane abone grubu” olarak anılan başlık 28/04/2022 tarihli ve 10961 sayılı Kurul kararı ile “Kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubu” olarak değiştirilmiştir.

bu kişilerin düzenli bir yaşam sürdürebilmeleri ve infaz rejiminden beklenen iyileştirmenin gerçekleşmesi hususu ile de yakın ilişki içerisindedir. Makul bir bedel karşılığında elektrik hizmetlerine ulaşılamaması durumu, söz konusu eşyalara erişimin kısmen ya da tamamen kısıtlanmasına veya kişilerin ekonomik açıdan zor durumda kalmalarına sebep olabilecek niteliktedir.

Avrupa İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamelenin veya Cezanın Önlenmesi Komitesi (AİÖK) tarafından yayımlanan 30’uncu Genel Rapor kapsamında, ceza infaz kurumlarında belirli hizmet veya eşyalara erişim maliyetlerinde yaşanabilecek artışların, barındırılan kişiler üzerinde ortaya çıkaracağı olumsuz sonuçlara özellikle vurgu yapılmıştır. Söz konusu Genel Rapor’da, ceza infaz kurumlarında yaşanabilecek kaynak sıkıntısı ve pahalılık gibi sorunların, hükümlü ve tutuklular arasında eşitsizliklerin ortaya çıkmasına veya perçinlenmesine sebep olacağı; kişilerin gelecekteki refah durumlarının bundan olumsuz etkileneceği; çok düşük gelire sahip hükümlü ve tutukluların basit veya temel bir takım ihtiyaçlara erişimde dahi sıkıntı yaşayabileceği ve bu durumun kişisel özerklikten yoksun kalmalarına sebep olabileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda Komite, elektrik giderleri de dâhil barındırılan kişilerce karşılanması gereken eşya veya hizmetlerin varlığı halinde, bunlara ilişkin maliyetlerin hükümlü ve tutukluların net gelirini orantısız şekilde etkilememesi gerektiğini ifade ederek bu hususu ceza infaz kurumlarında gözlemlenmesi gereken eşik değerler arasında saymıştır. (AİÖK, 30’uncu Genel Rapor, 2020, §§ 64-79).

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; mevcut durumda ceza infaz kurumlarının elektrik aboneliklerinin

“ticarethane abone grubu” kapsamında yer alması ve bunun sonucunda barındırılan hükümlü ve tutukluların elektrik hizmetlerine yüksek maliyetlerle erişmek durumunda kalmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurduğu; İdare tarafından (ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile koordinasyon halinde), anılan kişilerin makul bedeller karşılığında elektrik hizmetlerinden yararlanabilmesini teminen, mevzuat değişiklik çalışmaları dâhil olmak üzere gerekli çalışmaları başlatması ve ivedilikle sonuçlandırması gerektiği; bu kapsamda ceza infaz kurumlarında barındırılan kişilerin “mesken abone grubu” içerisinde alt abone grubu olarak düzenlenmesi hususunun da değerlendirilmesinin uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.

26.5. Başvuranın talebi açısından, bahse konu Tavsiye Kararımızdaki hususların güncelliğini koruduğu, ceza infaz kurumlarında barındırılan kişilerin “mesken abone grubu” içerisinde alt abone grubu olarak düzenlenmesi hususunun değerlendirilmesi için ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmiştir.

27. Haklarında hukuksuzca başlatılan soruşturmalara son verilmesi talebinin incelenmesi; 27.1. Özel Denetim Raporunda, UYAP ortamından alman kayıtlara göre, 10.03.2022 tarihinde bulunduğu

Kuruma naklen gelen kurumda bulunduğu 21.09.2022 tarihine kadar; • 21.05.2022 tarihinde kalmakta olduğu oda kapılarına vurmaları nedeniyle Disiplin Kurulu

Başkanlığı’nın 02.06.2022 tarih ve / sayılı kararı ile 1 (bir) ay bazı etkinliklerden alıkoyma cezası verildiği, hükümlünün 27.06.2022 tarihinde disiplin cezası için Antalya 1’inci İnfaz Hâkimliği’ne şikâyette bulunduğu, Antalya 1’inci İnfaz Hâkimliği’nin 28.07.2022 tarihli ve / nolu kararı ile şikâyetin reddine karar verdiği, hükümlünün bu karara karşı 05.08.2022 tarihinde Antalya 1’inci Ağır Ceza

Mahkemesi’ne itirazda bulunduğu, • 30.07.2022 tarihinde oda pencerelerinde bulunan telleri keserek alt kattaki bahçelere atıldığı tespit edilmesi nedeniyle, Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 09.08.2022 tarihli ve / sayılı kararı ile 5 (beş) gün hücreye koyma cezası verildiği, hükümlünün 08.09.2022

tarihinde disiplin cezası için Antalya 2’nci İnfaz Hâkimliği’ne şikâyette bulunduğu, Antalya 2’nci İnfaz

Hâkimliği’nin 14.09.2022 tarihli ve / nolu kararı ile şikâyetin reddine karar verdiği, hükümlünün

27.09.2022 tarihinde Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunduğu,

• 05, 26, 27, 28, 29, 30, 31 Temmuz 2022 tarihlerinde, spor faaliyetlerine çıkacağı zaman, kendi suç grubundaki arkadaşlarının bulundukları odaların yakınlarındaki sahada spor faaliyetine çıkmak istemesi, aynı saatler arasında belirtilen sahalarda başka suç grubundaki hükümlü tutukluların spor faaliyeti yapması nedeniyle bu talebinin olumsuz değerlendirilmesi üzerine, bu durumu protesto etmek amacıyla diğer hükümlü ve tutuklular ile birlikte sloganlar atması ve kalmakta olduğu oda kapısına vurması nedeniyle, Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 09.08.2022 tarihli ve / sayılı kararı ile kınama cezası verildiği, hükümlünün 26.08.2022 tarihinde disiplin cezası için infaz hâkimliğine şikâyette bulunduğu, • 24.04.2022 tarihinde hükümlünün bir başka odada kalan hükümlü B.B. ile aşağı poşet sarkıtmak suretiyle alışverişte bulunması nedeniyle, Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu

Başkanlığı’nın 29.04.2022 tarihli ve / sayılı kararı ile kınama cezası verildiği, hükümlünün disiplin cezası için 24.05.2022 Antalya l ’inci İnfaz Hâkimliği’ne şikâyette bulunduğu, Antalya l ’inci İnfaz

Hâkimliği’nin 09.06.2022 tarihli ve / nolu kararı ile şikâyetin reddine karar verdiği, hükümlünün

Antalya 1 ’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunduğu, Antalya 1 ’inci Ağır Ceza Mahkemesinin

19.07.2022 tarihli ve / Değişik İş nolu kararıyla disiplin cezasının kaldırılmasına karar verdiği,

• Disiplin işlemleriyle ilgili olarak hükümlünün infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesine itiraz hakkını kullandığı ve gerek infaz hâkimliği gerekse ağır ceza mahkemesi kararlarına idarenin uyduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.

27.2. 6328 sayılı Kanunun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenemeyeceği hüküm altına alınmış olup hakkında verilen disiplin cezalarına karşı yargı yoluna gidildiği anlaşıldığından talebin Kurumumuzca incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, ilkelerine uygun hareket edildiği anlaşılmıştır. Buna karşılık, cevabi yazının süresinde Kurumumuza gönderilmediği anlaşıldığından “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idareye bu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

29. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası

uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı görevli ve yetkili mahkeme nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, gerek ekonomik, gerek sağlık, gerekse psikolojik açıdan daha iyi olunması için ağırlaştırmış müebbet cezası alan arkadaşlarıyla 3 ‘lü odalarda kalmasının sağlanması, üçlü odalarda kalmalarının mümkün olmaması halinde havalandırması odaya ait alt katlarda bulunan A veya C bloklarındaki 49-50-51 ve ardıllarında bulunan 3’lü tek odalarda kalınmasının sağlanması, talep dışı oda değişikliği yapılmaması taleplerinin incelenmesi sonucunda tesis edilen idari işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiş olup talebin REDDİNE, havalandırmanın sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde 2 defa 2’şer saat olacak şekilde yapılması talebinin incelenmesi sonucunda adı geçenin talebinin mevzuat dâhilinde karşılandığı anlaşıldığından DOSTANE ÇÖZÜM KARARI VERİLMESİNE, Arkadaşlarıyla beraber aynı ünitede bulunması talebinin incelenmesi sonucunda kendisinin bu konuda sorun bulunmadığını beyan ettiği anlaşıldığından, idare tarafından yerine getirilen talep hakkında

DOSTANE ÇÖZÜM KARARI VERİLMESİNE,

Aile ziyaretlerinin Adalet Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu (1,5 saat) süreye çıkartılması talebinin incelenmesi sonucunda, talebin mevcut mevzuat kapsamında karşılanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından REDDİNE, Kitap, dergi sınırlandırılmasının kaldırılmasını, kota koyulması halinde ise dergi, kitapçık, dil konulu kitaplar, kutsal dini kitaplar kelime ve dil sözlüklerinin bu kota dışında tutulması talebinin incelenmesi sonucunda başvuranın “kotanın kaldırılması” talebinin mevzuata uyarlı olmadığı, ancak dini kitaplar, ders kitapları, dil öğrenime yönelik sözlükler, İl ve İlçe halk kütüphanelerinden geçici süre ile alınan kitapların sınırlama dışında tutulduğu, ancak idarenin işlemine karşı yargı yoluna başvurulduğu anlaşılmakla talebin

İNCELENMEMESİNE,

Daha önce kaldıkları ceza infaz kurumlarında kullandıkları ve beraberlerinde getirdikleri eşyaların depodan çıkartılıp kendilerine verilmesi talebinin incelenmesi sonucunda, başvuranın bazı kırtasiye malzemelerinin kendisine teslim edilmemesine yönelik idare işlemde idari takdir yetkisinin ilgili mevzuata ve bu konudaki diğer düzenlemelere uygun kullanıldığı anlaşıldığından talebin REDDİNE, Kantindeki fiyatların düşürülmesi ve çeşitliliğin artırılması talebinin incelenmesi sonucunda ceza infaz kurumlarındaki kantinlerde, ürün çeşitliliğinin alt ve orta ekonomik gelire sahip tüketiciler için sunulan daha uygun fiyatlı muadil ürünlerle artırılması hususunun değerlendirilmesi amacıyla ADALET

BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kullanılan elektriğin konut birim fiyatına söre hesaplanması talebinin incelenmesi sonucunda ceza infaz kurumlarında barındırılan kişilerin “mesken abone grubu” içerisinde alt abone grubu olarak düzenlenmesi hususunun değerlendirilmesi için ilgili idareye tavsiyede bulunulması amacıyla ADALET

BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Haklarında hukuksuzca başlatılan soruşturmalara son verilmesi talebinin incelenmesi sonucunda hakkında verilen disiplin cezalarına karşı yargı yoluna gidildiği anlaşıldığından talebin

İNCELENMEMESİNE,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvuran Derneğe ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi