ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ceza infaz kurumundaki sağlık hizmetleri ve ilaç temini konusundaki şikayetleri ile Ankara iline nakil talebi incelenmiştir. Başvuran, sağlık sorunları nedeniyle ilaçlarının zamanında verilmediğini ve çağrı butonunun işlevsiz hale getirildiğini iddia etmiştir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, ceza infaz kurumunun sağlık hizmetlerinin yeterli olduğu ve çağrı butonunun işlevselliği konusunda iddiaların asılsız olduğu tespit edilmiştir.

Nakil talebi ise, 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi gereği, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle reddedilmiştir. Başvuranın, nakil için gerekli şartları taşımadığı ve Covid-19 pandemisi nedeniyle nakil işlemlerinin geçici olarak durdurulduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuş, ancak gelecekteki olası boşalmalar durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/16041-S.21.25701

BAŞVURU NO : 2021/10138

KARAR TARİHİ : 10/11/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurum personelinin bir kısım

BAŞVURUNUN KONUSU :

uygulamalarına dair şikayetleri ile eğitim ve aile hayatına dayalı, başka bir ceza infaz kurumuna nakil istemine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 31/05/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile hükümlü olarak barındırılmakta olduğunu, bu kuruma nakli öncesinde 12 yıl süre ile barındırıldığı kurumda, hastalığının tedavisinin düzenli olarak gerçekleştirildiği ve ilaçlarının sağlandığını ancak şu an barındırılmakta olduğu kurum revir ve vardiya nöbetçi personellerinin makul olmayan gerekçeler öne sürerek, hekim tarafından reçete edilen ve migren atağının olacağını hissettiği an kullanması tavsiye edilen

“migrex 2,5mg” adlı ilacı hiç temin etmediklerini ya da geç temin ettiklerini, ilacın geç temin edilmesi nedeniyle beklenen faydayı sağlamadığını, başvuranın 12/02/2021 tarih ve numaralı başvurusu hakkında 23/02/2021 tarih ve sayılı “Gönderme Kararı” tesis edilmesi üzerine, barındırıldığı tekli odada mevcut çağrı butonunun Ceza İnfaz Kurum İdaresince kaldırarak işlevsiz hale getirdiğini, butonun tekrar aktif edilmesi için talepte bulunmuş ise de başvurularının cevapsız bırakıldığını, haftada birden fazla kez migren hastalığına bağlı atak geçirdiğini ve butona basarak tıbbi yardım talebine ihtiyaç duyduğunu ancak butonun işlevsiz hale getirilmesi dolayısıyla hastalığının tedavisinin aksadığını, bunlara ilaveten Ankara Üniversitesi Uzaktan Eğitim Fakültesi kayıtlı öğrencisi olduğunu, Ankara iline nakli halinde sınavlara katılım için uzun mesafe yol kat etme külfetinden kurtulacağını, ailesinin de bu ilde yaşamakta olduğunu ve naklinin onların kendisini ziyaret edebilmesini kolaylaştıracağını ancak nakil istemlerinin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından kapasite doluluğu gerekçesi ile reddedildiğini ifade ederek, Ankara ilinde bulunan bir ceza infaz kurumuna naklinin sağlanması talebi ile

Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

/

2. Başvuranın aynı konu, 12/02/2021 tarih ve numaralı başvurusu üzerine Kurumumuz tarafından tesis edilen 23/02/2021 tarih ve sayılı “Gönderme Kararı” üzerine

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından başvuran ve Kurumumuza iletilen 02/06/2021 tarih, sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, 2.2. Bu kapsamda, adı geçenin anılan Kuruma alındığı tarihten itibaren sağlık sorunlarına ilişkin olarak kurum doktoru tarafından 52 defa muayenesinin yapıldığı ve mevcut rahatsızlıkları ile ilgili ilaç tedavisi uygulandığı, bunun yanı sıra, ileri derece tetkik ve tedavi gerektiren rahatsızlıklarına ilişkin olarak da

Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Genel Cerrahi, Nöroloji ve Göz Polikliniklerinde toplamda 6 defa gerekli muayene, tetkik ve tedavisinin yaptırıldığı, adı geçenin nöroloji ve genel cerrahi polikliniklerinde yapılan muayenesi sonucunda, migren tanısı ile ilaç reçete edilerek ilaç tedavisine başlanıldığı ve bu ilaçların da hükümlünün migren atakları (baş ağrısı) başladığı zaman kullanması ile birlikte her iki ayda bir kontrol muayenesi önerildiği, dolayısıyla hastaya bu ilaçların toplu bir şekilde verilmesinin önerilmediği, ayrıca söz konusu ilaçların bitmesi durumunda doktor tarafından muayene edildikten sonra uygun görülmesi halinde yeniden reçete edildiği ve bu ilaçların da teminin de herhangi bir gecikme yaşanmaksızın temin edilerek adı geçenin kullanımının sağlandığı, 2.3. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlü ve tutuklulara olduğu gibi adı geçenin de sağlık sorunları ile ilgili gerekli tüm tetkiklerin ve tedavilerin özenle yerine getirildiği, infaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık haklarından ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, yapılan işlemlerin usûl ve yasaya uygun olduğu, muayene ve tedavi kayıtlarına bakıldığında herhangi bir ihmalin söz konusu olmadığı, bahse konu başvuruda geçen iddialara ilişkin olarak, ceza infaz kurumu idaresi ve görevli personelin görevleri yönünden herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı, ifade edilmiştir.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun 26/07/2021 tarih, yazısı ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Genel Müdürlüğün 08/10/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 3.2. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e)

bendinde, ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği, 3.3. Bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun olarak değerlendirilemediği,

3.4. Adı geçenin Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 1. sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam ettiği, 3.5. 5275 sayılı Kanun’un “Öğretimden yararlanma” başlıklı 76 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.”, 27.07.2007 tarihli ve

“Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler” konulu 46/1 nolu Genelge’nin “F- Yüksek Öğretim Çalışmaları” başlıklı bölümünün birinci fıkrasında ise, “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında, açık ceza infaz kurumlarından iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır. Talebi olması hâlinde okullarının kabul etmesi koşuluyla kayıt dondurma işlemi yapılması için girişimlerde de bulunulacaktır.” hükümlerine yer verildiği, 3.6. 5275 sayılı Kanun’un 92 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet

Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle: 15.08.2016-KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10.11.20166758/16 md.) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan hükümlü ve tutuklu olanların, ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde kurum dışına çıkmaları Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kısıtlanabilir.” hükmü düzenlenmiş olup yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin yaygın eğitimden yararlanmalarına imkan bulunmakta ve okullarının kabul etmesi ve aktif öğrenci olmaları halinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılabildikleri, 3.7. Ayrıca, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in 75 inci maddesinin üç, dört ve beşinci fıkralarında, “Kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz.” “Bu haklar, idare ve gözlem kurulu kararı ile tehlikeli hükümlü oldukları saptananlar veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.”; “İşlediği suçun nitelik ve işleniş biçimi göz önüne alındığında, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan, kurumdaki tutum ve davranışlarıyla, suç işlemek amacıyla kurulan silâhlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülerin, idare ve gözlem kurulu kararıyla televizyon yayınlarını izlemesine ve bilgisayar ile internetten yararlanmasına izin verilmez.” hükümlerine yer verildiği, 3.8. Adı geçen ile ilgili yapılan incelemelerde; ilgilinin öğrenim gördüğü üniversite sınavlarına çevrim içi katılabilmek için ceza infaz kurumu aracılığı ile domain şifresi talebinde bulunduğu ve söz konusu talep ile ilgili gerekli incelemelerin yapılması neticesinde talebinin uygun görülerek 09.11.2020 tarihli ve sayılı yazımız ile ilgiliye tebliğ edilmek üzere domain şifresinin ceza infaz kurumuna iletildiğinin tespit edildiği, /

3.9. Adı geçenin naklini talep ettiği, -Sincan 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1764, mevcudunun 1699, doluluk oranının %96, Sincan 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1724, mevcudunun 1924, doluluk oranının %112, Sincan 3 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun kapasitesinin 1322, mevcudunun 693, doluluk oranının % 52, Sincan 4 No.lu L Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1322, mevcudunun 859, doluluk oranının %65, Sincan T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1100, mevcudunun 941, doluluk oranının %86, Sincan 1 No.lu

Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 487, mevcudunun 182, doluluk oranının

%37, Sincan 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 487, mevcudunun 163, doluluk oranının %33 olduğu, 3.10. Sincan 1 No.lu ve 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Sincan 3 ve 4 No.lu L

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının yeni açılmış olması ve tam kapasite çalışmaması nedeniyle, isteğe bağlı nakil taleplerinin uygun görülmediği, 3.11. Ayrıca adı geçenin nakil talebinde bulunduğu Ankara ilinin suç ve yargılama yeri nedeniyle pek çok davanın merkezi olduğu, Ankara ilinde bulunan ceza infaz kurumlarına duruşmalar nedeniyle haftalık olarak nakil yapıldığı, sirkülasyonun çok fazla olduğu, kurumların mevcutlarının haftadan haftaya yapılacak olan duruşma sayıları, görülen davalar ve dava dosyalarında bulunan sanıkların çokluğuna göre değiştiği, 3.12. Covid-19 pandemisi nedeniyle virüsün kurumlarda yayılmaması için alınan önlemler kapsamında; başka bir hastalık nedeniyle hastanelere sevk edilen, kuruma ilk defa kabul edilen, güvenlik ve duruşma gibi zorunlu nedenlerle nakil edilen hükümlü tutukluların kurumlara girişlerinde 14 gün boyunca izolasyona tabi tutulmaları gerektiği için kurum kapasitelerinde artış görüldüğü, 3.13. Ülkemizde F tipi yüksek güvenlikli ve yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının sayısının kısıtlı, kapasitelerinin de diğer kurumlara nazaran çok düşük ve kurumlarda bulunan odaların bir ve üç kişilik olduğu, 3.14. Hükümlü ve tutuklular tarafından her ay Genel Müdürlüğe gönderilen isteğe bağlı nakil talepleri incelendiğinde, F tipi yüksek güvenlikli ve yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarını talep eden birçok hükümlü/tutuklu olduğu ve bu taleplerin olumlu karşılandığı düşünüldüğünde bu kurumların güvenli bir şekilde işleyişini sürdürmesinin neredeyse imkansız bir hâl alacağı, yukarıda açıklanan nedenlerle, adı geçenin talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakil talebinin uygun görülmediği, 3.15. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, “Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar” yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırıldığı, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil talepleri ceza miktarları ve örgütteki konumları dikkate alınarak değerlendirildiği, 3.16. Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının mevcutlarının günaşırı değişmekte olduğu, 3.17. Bu nedenle, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel Müdürlüğümüze ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, /

3.18. Ayrıca, 2021 yılı Eylül ayı içerisinde bir defaya mahsus isteğe bağlı nakillerin açıldığının 20.08.2021 tarihli ve E-35211520-249.01-3495/79791 sayılı genel yazımız ile tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına duyurulduğu ve 01.09.2021-10.09.2021 tarihleri arasında nakil taleplerinin alındığı, 10.09.2021 tarihi itibarıyla da sistemin taleplere kapatıldığı, Ayrıca, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun hükümlü ve tutukluların nakillerine ilişkin tavsiyeleri doğrultusunda karar verileceği ve işlem yapılacağı, ifade edilmiştir.

4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun 26/07/2021 tarih, yazısı ile Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Müdürlüğün 29/07/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 4.1. Başvuranın, 22/11/2019 tarihinde kuruma sevk olarak geldiği, geldiği tarihten itibaren mevcut sağlık sorunları ile ilgili Giresun Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Genel Cerrahi, Nöroloji, öz

Polikliniklerine kurum tarafından sevk edilerek muayene, tanı ve tedavi işlemlerinin yapıldığı, 4.2. Kurumda görev yapan aile hekimi tarafından hükümlünün sağlık durumunun yakinen takip edilmekte olduğu, sağlık sorunları ile ilgili günümüze kadar toplam 62(altmış iki) kez doktor tarafından muayene edilerek tedavi uygulandığı, hastane sevk evrakları ve aile hekimi muayene ve reçete sağlık dosyası evrakları ve kayıtlarının EK-1 de sunulduğu, 4.3. Ceza infaz kurumunda barındırılan hükümlü ve tutukluların kalmış olduğu oda ve koğuşların içerisinde statik güvenlik önlemleri kapsamında çağrı butonları bulundurulmakta olduğu, çağrı butonlarının kapalı devre sisteminde çalışmakta olup, her bir blok için ayrı ayrı tanımlanmış olduğu, bazı hükümlü ve tutukluların oda içerisinde bulunan çağrı butonlarını yerlerinden söküp, içerisindeki bakır kablolar ile radyo anteni veya farklı amaçlarla kullandıklarının tespit edildiğini, tespit edilen durumlarda ilgililer hakkında kamu malına zarar verme suçundan adli ve idari işlem yapılmakta olduğunu, oda içerisindeki çağrı butonlarından bir tanesine verilen zarar ve tahribatın o blokta bulunan oda ve koğuşun çağrı butonlarını kullanılamaz ve işlevsiz hale getirdiği, kurumda görev yapmakta olan teknik personel tarafından müdahale edilerek arzıların en kısa sürede giderilmekte olduğu, 4.4. Başvuranın kurum tarafından acil çağrı butonlarının engellendiği iddialarının tamamen asılsız olduğu gibi dinamik güvenlik önlemleri kapsamında hükümlü ve tutukluların kamış olduğu oda ve koğuş kapıları önünde 24 sat çalışma esaslı görevli personel bulunduğu, hükümlü ve tutukluların acil durumlarda görevli personelle kolayca ve hızlı bir şekilde iletişim kurma imkanı bulunduğu, 4.5. Başvuranın, nöroloji ve genel cerrahi polikliniklerinde uzman hekimlerce yapılan muayenesinde

“migren” rahatsızlığı teşhisi konulmuş ve ilaç tedavisi uygulanmaya başlanmış olduğu, uygulanan ilaç tedavisinde “migrex 2,5 mg 6 tablet” ilaç reçete edilmekte ve bu ilaçların hükümlünün migren atakları (baş ağrısı) başladığı zaman kullanılmasının önerildiğinin tespit edildiği, 4.6. Hükümlüye reçete edilen ilaçların kurum tarafından alınarak hükümlüye teslim edilmek istendiğinde hükümlü tarafından “benim ilaçlarımı ben istediğim zaman tek tek getireceksiniz, migren atağım başladığında ben size haber veririm” şeklinde beyanda bulunduğu, hükümlünün sağlık durumunun kurum reviri sağlık çalışanları tarafından takip edilmeye başlandığı, 4.7. Hükümlünün migren rahatsızlığı ile ilgili kurum doktoru ve hükümlünün kendisi ile yapılan görüşmede ilaçlarının oda içerisinde muhafaza edilerek teslim edilmesine, migren atakları başladığında ilaçlarına hızlı

/

bir şekilde ulaşmasına imkan verilerek sorunun çözüme kavuşturulduğunu, hükümlünün mevcut sağlık sorunları ile ilgili bütün sorunlarının çözüldüğüne dair beyanı alınmış olup, EK-2 de sunulduğu, 4.8. Başvuranın, ceza infaz kurumuna geldiği 22/11/2019 tarihinden itibaren mevcut sağlık sorunları ile ilgili uzman hekimlerce ve kurum aile hekimi tarafından toplam 62 ( altmış iki ) kez muayene edilerek gerekli görülen ve reçete edilen ilaçları kurum tarafından alınarak hükümlüye teslim edildiği (ek-1), başvuranın ilaçlarının zamanında verilmediği ve çağrı butonunun görevliler tarafından bilerek işlevsiz hale getirildiği iddialarının asılsız olduğu gibi şikayet konusu hakkında hükümlü ile görüşülerek sorunların çözüme kavuşturulmuş olduğu, ifade edilmiş, yazı ekinde başvuran adına düzenlenmiş, reçete, hastane tetkik ve sevk yazıları ile başvuranın imzasına havi ifade tutanağına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 5.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 5.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20nci maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 5.3. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42nci maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” 5.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74üncü maddesinin 3üncü ve 4üncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin; 6.1.“Eğitim hakkı” başlıklı 2nci maddesinde; “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.” 6.2. “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8inci maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 7.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”;

7.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 7.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9uncu Maddesinde; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.

(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.

7.4. “Nakiller” başlıklı 53üncü maddesinde “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 7.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54üncü maddesinde, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, /

Gerekir.

7.6. ”İyileştirme programlarının belirlenmesi” başlıklı 73üncü maddesinde; “(1) Hükümlünün geçmişi, suçluluk nedenleri, suç sicili, fizik yeteneği ve ruhsal yapısı, kişisel doğası, arz edebileceği tehlike hâlleri, hapis cezasının süresi, salıverildikten sonraki beklentisi dikkate alınarak, toplumun hukuka uygun hareket eden ve üretken bir üyesi olarak yaşamını sürdürmesini sağlayacak ve bireysel ihtiyaçlarına uygun bir biçimde iyileştirme programları uygulanır. Bu programların hazırlanması ve uygulanması amacıyla ceza infaz kurumlarında eğitim ve psiko-sosyal hizmet servisleri oluşturulur.” 7.7. “Eğitim programları” başlıklı 75inci maddesinde; “ (1) Ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içinde hükümlüye, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak programlar uygulanır.

(2) Hükümlünün yaş, ceza süresi ve yeteneklerine öncelik verilerek ekonomik ve kültür durumuna uygun biçimde düzenlenen eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar.

7.8. “Öğretimden yararlanma” başlıklı 76ncı maddesinde; (1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.

7.9. “Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 88inci maddesinde; (1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir.

Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir.

7.10. “Kapalı ceza infaz kurumu dışına çıkma hâlleri” başlıklı 92nci maddesinde; (1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle: 15/8/2016KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/16 md.) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan hükümlü ve tutuklu olanların, ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde kurum dışına çıkmaları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından kısıtlanabilir.

8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 9. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27nci maddesinde; “(Değişik:RG-2/3/2017-29995) (1)

İnceleme ve araştırma devam ederken Kurum tarafları dostane çözüme davet edebilir. Gizliliğe yönelik

gerekli görülen tedbirler Kurum tarafından alınır. (2) Kurum, şikâyete konu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı vererek inceleme ve araştırmasını sonlandırır.” 10. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; 10.1. “Öğretimden yararlanma” başlıklı 89uncu maddesinde; “ (1) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.”, 10.2. “Kurum dışına çıkma hâlleri” başlıklı 126ncı maddesinde; “(1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz.”, 10.3. “Hükümlülerin Nakillerinde Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı 127nci maddesinin ilk fıkrasında;“Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanunun 53 ila 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.”, 11. 23/10/2018 tarihli ve 30574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ankara Üniversitesi Açık ve

Uzaktan Eğitim Fakültesi Eğitim Öğretim Ve Sınav Yönergesinin; 11.1. “Açıklamalar” başlıklı 5inci maddesi; “Bu yönergede kullanılan kavramlara ilişkin açıklama ve tanımlar: a) Uzaktan Öğretim: Öğrenci ve öğretim elemanlarının farklı ya da eş zamanda farklı yerde olduğu; öğretimin, içerik aktarımı ve etkileşimin bilgi ve iletişim teknolojileri yoluyla sağlandığı öğretim yöntemidir.” 11.2. “Uzaktan Öğretim Programları ve Derslerin Yürütülmesine İlişkin İlkeler” başlıklı 7nci maddesi; “Uzaktan öğretim; eşzamanlı veya farklı zamanlı teknolojiler aracılığı ile yürütülür. Yeni uzaktan öğretim programları ve örgün öğretimde uzaktan öğretimle verilecek dersler ilgili birimin kurul kararı ve Senatonun kararı ile açılabilir. e-içerik hazırlanması ve öğretim tasarımı, ilgili birimlerin istemleri dikkate alınarak

ANKUZEM tarafından planlanır ve gerçekleştirilir.” 11.3. “Öğrenci Kabulü, Kayıt, Sınav ve Ders Geçme Yöntemleri” başlıklı 8 inci maddesi; “c) Ölçme ve değerlendirme; ara sınavı, yarıyıl/yıl sonu sınavı, bütünleme ve tek ders sınavı yüz yüze yapılacak ve ağırlığı en az % 50 olacak biçimde, yüz yüze oturumlu sınavların yanı sıra alternatif değerlendirme yöntemleri de elektronik ürün dosyası (e-portfolyo), proje, rapor, ödev, çoklu ortam uygulaması, web sayfası vb.) kullanılarak, ilgili birimin ilgili kurulu kararları doğrultusunda gerçekleştirilir.” 12. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin, 12.1. “Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15inci maddesinde, Kanunun ve

Yönetmeliğin “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle

güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”; 12.2. “Eğitim ve Öğretim Nedeniyle Nakil” başlıklı 19uncu maddesinde; “(1) Hükümlüler eğitim ve öğretim nedeniyle,…c. Talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması, f. Almış oldukları disiplin cezaları, cezanın türü ve ceza almalarına neden olan eylemin niteliği, suç vasıfları itibariyle, talep ettikleri ceza infaz kurumunda güvenlik riski oluşturmamaları koşuluyla, süreli veya daimi olarak Bakanlıkça başka bir ceza infaz kurumuna nakledilebileceklerdir.”, 13. Genç Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirme İşlemleri ve Diğer Hükümler

Hakkında 46/1No’lu Genelge’nin “Eğitim-Öğretim Çalışmaları başlıklı 4üncü Bölümünün F Yüksek

Öğretim Çalışmaları başlığının birinci fıkrasında; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında, açık ceza infaz kurumlarından iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır. Talebi olması hâlinde okullarının kabul etmesi koşuluyla kayıt dondurma işlemi yapılması için girişimlerde de bulunulacaktır.”, dördüncü fıkrasında; “Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, kurumla aynı Büyükşehir belediyesi veya belediye sınırları içinde olan herhangi bir yüksek öğretim kurumunda okuma hakkını kazandıklarında, okullarının kabul etmesi hâlinde, talepleri doğrultusunda, okullarına devam etmeleri ve örgün eğitimden yararlanmaları sağlanacaktır.” 14. 22/1/2007 tarihli ve 45/1 No.lu Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer

Hükümler konulu Genelge’nin 14.1. “Hükümlü ve Tutukluların Nakil İşlemleri” başlıklı İkinci Bölümünün ilgili kısımlarında; “Hükümlü ve tutukluların, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakilleri yapılabilecektir.” 15. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3üncü maddesi ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 15.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1 , 17.2 ve 17.3üncü maddelerinde, “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 15.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4 ve 24.5inci maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , Düzenlemelerine yer verilmiştir.

/

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

16. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmi

Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 17. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; barındırılmakta olduğu Ceza

İnfaz Kurumu’nca mevcut hastalığının tedavi rutinine uyulmadığı, ilaçlarının temin edilmediği ya da geç temin edildiği, odasında mevcut acil yardım butonunun kasten kaldırıldığı şikayetleri ve eğitim ve aile hayatına dayalı olarak Ankara ilinde bulunan bir ceza infaz kurumuna naklinin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.

18. Başvuranın odasında mevcut çağrı butonunun Kurumumuza başvuruda bulunması üzerine ceza infaz kurumu idaresince kasten kaldırıldığı ve mevcut hastalığının tedavi rutinine uyulmadığı, ilaçlarının temin edilmediği ya da geç temin edildiği şikayetine ilişkin olarak; 18.1. Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü cevabi yazısı ve yazı ekinde yer alan başvuranın imzasına havi, 13/07/2021 tarihli, Kurum Müdürlüğü ifade tutanağı içeriğinde Başvuranın “dilekçe yazdığı dönemde bir takım sorunları olduğu, ilerleyen tarihlerde kaldığı odanın zil sisteminin yapıldığını, şu anda

Kurum adına herhangi bir şikayetinin olmadığını” beyan ettiği, 18.2. Ceza İnfaz Kurumu tarafından, başvuranın ilaçlarının zamanında verilmediği ve çağrı butonunun görevliler tarafından bilerek işlevsiz hale getirildiği iddialarının asılsız olduğu gibi şikayet konusu hakkında hükümlü ile görüşülerek sorunların çözüme kavuşturulmuş olduğu, migren rahatsızlığı ile ilgili kurum doktoru ve hükümlünün kendisi ile yapılan görüşmede ilaçlarının oda içerisinde muhafaza edilerek teslim edilmesine, migren atakları başladığında ilaçlarına hızlı bir şekilde ulaşmasına imkan verildiğinin ifade edildiği, tespit edilmiştir.

18.3. Yukarıda detayı yer aldığı üzere, başvuranın yukarıda yer verilen şikayetlerinin çözüme kavuşturulduğu, taleplerinin yerine getirildiği, başvuranın barındırıldığı Kurum ile ilgili şikayeti kalmadığını beyan ettiği anlaşıldığından, ilgili mevzuat gereğince inceleme ve araştırmanın bu aşamada sonlandırılması ile başvuranın bahse konu şikayetlerine ilişkin olarak, Yönetmeliğin 33/A maddesi gereğince “Dostane Çözüm” kararı verilmiştir.

19. Başvuranın Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Gazetecilik Bölümü kayıtlı

öğrencisi olmasına dayalı nakil istemine ilişkin olarak:

19.1. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’ şartları düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge hükümlülerin, eğitim, öğretim nedeniyle başka ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık 5275 sayılı

Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge’de, ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü kapsamında, maddede düzenlenen şartlar mevcut olduğu takdirde naklin mümkün olduğunu düzenlenmiştir.

19.2. Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.”

19.3. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek Türkiye’nin taraf olduğu 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi şöyledir: “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.” 19.4. Mahkûmlar, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma” şeklinde değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında Anayasa’nın ve

Sözleşme’nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık, B.No. 74025/01, 6/10/2005).

19.5. Bununla birlikte mahkûmların temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların mahkûmlar için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında mahkûmların hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda haklar sınırlanabilir.

19.6. Eğitim hakkı için de aynı değerlendirme mümkündür. Tutuklu ve hükümlülerin eğitim hakkına yönelik değerlendirmelerde tutuklu ve hükümlüler açısından ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal ve kaçınılmaz sonuçları göz önünde tutulmalıdır. Zira tutuklu ve hükümlülerin temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların tutuklu ve hükümlüler için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında tutuklu ve hükümlülerin hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin olarak Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen kanunla, meşru bir amaçla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak ölçülü olma şartları gözetilerek mahkûmların haklarına yönelik sınırlandırma yapılması mümkündür.

19.7. AİHM de, “Hükümlülerin bir mahkeme tarafından verilen mahkumiyetin infazı için tutuldukları süreye karşılık gelen süre boyunca (Epistatu/Ramanya, B. No: 29343/10, 24/9/2013), “tutukluların ise

devam etmekte olan bir yargılama esnasındaki yasal tutukluluk süresi zarfında (Baltan/Türkiye, B. No:

32777/09, 27/3/2012) tam zamanlı eğitime erişimlerinin engellenmesinin ek 1 No.lu Protokol’ün 2.

maddesinin birinci cümlesi kapsamında eğitimden yoksun bırakma olarak değerlendirilemeyeceği görüşündedir. Bu kapsamda AİHM, Sözleşmeye hükümlü veya tutukluların ceza infaz kurumunda bulundukları süre zarfında fiilen eğitimlerine devam edememelerinin eğitim hakkını ihlal ettiğine ilişkin

başvuruları açıkça dayanaktan yoksun bulmaktadır (Durmaz, Işık, Unutmaz ve Sezal/Türkiye, B. No:

46506/99, 46569/99, 46570/99, 4/9/2001). Bunun yanı sıra başvuranın öğrenci olduğu İstanbul Üniversitesi

Ön lisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ile tutukluluk ve mahkûmiyet durumlarında, öğrencilere bu hallerin süresi kadar kayıt dondurma hakkı da tanınmıştır.

19.8. 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelge’nin; 4/F-1’inci maddesi; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır.” hükmü yer almaktadır. Yer verilen mevzuat kapsamında devlete; tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin derslere devam etmesini sağlamak adına pozitif bir yükümlülük yüklenmemiştir. Mevzuat kapsamında, devletin yükümlülüğü, okullarının kabul etmesi durumunda, tutuklu/hükümlülerin sınavlara katılmalarını sağlamak olarak belirlenmiştir.

19.9. Somut olayda; başvuran, Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Gazete Bölümü kayıtlı öğrencisidir. Fakülte Yönergesi ile de ifade edildiği üzere; uzaktan öğretim, öğrenci ve öğretim

/

elemanlarının farklı ya da eş zamanda farklı yerde olduğu; öğretimin, içerik aktarımı ve etkileşimin bilgi ve iletişim teknolojileri yoluyla sağlandığı öğretim yöntemidir. Yönerge ile uzaktan öğretimin; eşzamanlı veya farklı zamanlı teknolojiler aracılığı ile yürütüleceği, ölçme ve değerlendirmelerin ise ara sınavı, yarıyıl/yıl sonu sınavı, bütünleme ve tek ders sınavı yüz yüze yapılacak şekilde gerçekleşeceği belirlendiği görülmüştür. Başvuranın kesinleşmiş mahkeme kararına bağlı olarak kapalı ceza infaz kurumunda hükümlü statüsünde bulunması dolayısıyla tam zamanlı lisans eğitimine katılabilmesi mümkün değildir, kaldı ki yukarıda değinildiği üzere başvuranın öğrencisi olduğu Fakülte derslerine devam zorunluluğu da bulunmamakta, öğretiminin içerik aktarımı ve etkileşimi bilgi ve iletişim teknolojileri yoluyla sağlanmaktadır. Mevzuat kapsamında, devletin yükümlülüğü tutuklu/hükümlülerin okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmalarını sağlamak ile sınırlıdır. Dosya kapsamına alınan idare cevabi yazıları doğrultusunda, başvuranın öğrenim gördüğü üniversitenin sınavlarına çevrim içi katılabilmek için ceza infaz kurumu aracılığı ile domain şifresi talebinde bulunduğu ve talebinin uygun görülerek ilgiliye tebliğ edilmek üzere domain şifresinin ceza infaz kurumuna iletildiği, tespit edilmiştir. Başvuranın, 5275 sayılı yasa 53. maddesi kapsamında eğitim, öğretim nedeniyle başka bir kuruma nakledilmeyi talep hakkı mevcut ise de talebinin yerine getirilebilmesi için aynı yasa 54. maddesi kapsamında yer alan ve 167 sayılı Genelge ile bu maddeye eklenen şartların da mevcudiyeti aranmaktadır. Bu kapsamda, başvuranın nakil isteminde bulunduğu kurumların kapasitesinin oldukça dolu olduğu, kapasitesi %100 doluluk oranı altında olan kurumların mevcudiyetinin ise haftalık olarak değiştiği, başvuranın suç grubu dolayısı barındırılabileceği kurum ve oda sayısının da oldukça kısıtlı olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda; ilgili mevzuat kapsamında başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.

20. Başvuranın aile hayatına bağlı nakil istemine ilişkin olarak; 20.1. Anayasanın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir.

20.2. Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36). Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz kurumunda tutulmanın doğal sonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir.

20.3. AİHM kararlarında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü” nün ilgili maddesinde ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere

Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17.1. maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir 20.4. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6ıncı Maddesi gereği, idarenin hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuruya konu nakil talebinde, ilgili infaz kurumunun kapasitesinin dolu olması gerekçesiyle ret işlemi tesis edilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir. Çünkü “kurum kapasitesi” nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem

/

nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur. Ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.

20.5. Bununla birlikte, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yayılan Kovid-19 salgınına karşı 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, ceza infaz kurumlarında alınan tedbirler ile Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda hükümlü ve tutukluların nakillerinin geçici olarak durdurulduğu, yüksek bulaşıcılığı olan hastalığın halen spesifik etkili bir tedavisinin bulunamadığı, ceza infaz kurumlarının toplu olarak yaşanan yerler olması ve bulaşıcı hastalıklar açısından risk oluşturması nedeniyle bu aşamada nakil istemlerinin gerçekleştirilemediği de aşikardır.

20.6. Somut olayda; hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmaları, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmadığı, başvuranın talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının ise kapasitesinin oldukça dolu olduğu, doluluk oranı %100 altında olan kurumların ise suç ve yargılama yeri nedeniyle pek çok davanın merkezi olan Ankara ilinde bulunduğu, bu kurumlara duruşmalar nedeniyle haftalık olarak nakil yapıldığı, sirkülasyonun çok fazla olduğu, mevcutlarının haftadan haftaya değiştiği, başvuranın talep ettiği bir kısım kurumun ise yeni açılmış olduğu ve tam kapasite çalışmadığı, başvuranın suç grubu dolayısıyla barındırılması gereken bir bölümü veya tamamı yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının sayısının kısıtlı, kapasitelerinin de diğer kurumlara nazaran çok düşük ve kurumlarda bulunan odaların bir ve üç kişilik olduğu, bu bakımdan da başvuranın barındırılabileceği oda sayısının kısıtlı olduğu, nakil taleplerinin değerlendirilmesinde, hükümlü ve tutukluların ceza miktarları ve örgütteki konumları dikkate alınarak değerlendirildiği, bunun yanı sıra Covid-19 tedbirleri kapsamında, hükümlü ve tutukluların nakillerinin geçici olarak durdurulmuş olduğu ve ikinci bir talimata kadar kapalı ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü, hükümözlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil taleplerinin alınmaması, Bakanlığa gönderilmemesi ve mahallinde reddedilmesinin uygun görüldüğü, Eylül ayı ile sınırlı ve bir defaya mahsus olmak üzere nakil taleplerinin alındığı ve sistemin tekrar taleplere kapatıldığı, bu aşamadan sonra nakil taleplerinin değerlendirilmeye alınıp alınmayacağına Sağlık Bakanlığı Bilim

Kurulunun hükümlü ve tutukluların nakillerine ilişkin tavsiyeleri doğrultusunda karar verilecek olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.

21. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayın tüm koşulları birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte; Başvuranın, barındırıldığı kurum ile öğrenci olduğu okul arasındaki mesafe, geçici sevk masrafları, v.b. etkenler, ile ailesinin naklini talep ettiği Ankara ilinde ikamet etmekte olduğu göz önüne alındığında, başvuranın talebi doğrultusunda nakli halinde eğitim hayatının daha verimli devamına ve ailesi ile etkin bir iletişim kurmasına da yardımcı olunacağı değerlendirilmekle; başvuranın halen Ankara

Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi olması ve nakil koşullarını

/

taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesinin ikamet ettiği Ankara iline daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda, Covid-19 salgını kapsamında alınan tedbirlerin kaldırılmasını takiben, nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet

Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE; Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE, Diğer yandan Kovid-19 salgını kapsamında alınan tedbirlerin kaldırılmasını takiben, başvuranın halen

Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi olması ve başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/