|
ÖZET: Başvuran, ceza infaz kurumundaki sosyal faaliyetlerin yetersizliğinden, mektuplaşma uygulamalarından ve oda değişim taleplerinin dikkate alınmamasından şikayetçi olmuştur. Başvuranın iddiaları, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamalarla yanıtlanmış ve sosyal faaliyetlerin güvenlik gerekçeleriyle düzenlendiği, mektuplaşmanın ise belirli kurallara tabi olduğu belirtilmiştir.
Hukuki değerlendirmede, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük çerçevesinde, sosyal faaliyetlerin güvenlik açısından tehlike yaratmayacak şekilde düzenlendiği ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın iddialarının somut delillerle desteklenmediği ve idarenin uygulamalarının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. İdarenin uygulamalarında hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit edilmemiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/8589-S.13187
BAŞVURU NO : 2019/6503
KARAR TARİHİ : 17/09/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, hükümlü olarak barındırıldığı ceza infaz kurumu idaresinin hukuka aykırı uygulamaları olduğuna dair iddiaları ile bağlantılı talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/03/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 20/03/2019 tarihinde yaptığı başvuruda özetle; Kurumumuza yapmış olduğu 27/12/2018 tarih 2018/… sayı no’lu başvurusu üzerine Kurumumuz tarafından … sayı ile
“gönderme kararı” verildiğini, karar üzerine ilgili idare Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğü’nün 01/03/2019 tarih … sayılı cevabi yazısını tebellüğ ettiğini ancak halen
hükümlü olarak barındırıldığı … 2 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda:
1.1.Haftada 10 saate kadar olması gereken sosyal alan faaliyetlerinin ayda sadece bir defa sohbet ve bir defa spor olarak sınırlandırıldığı , 1.2.Sosyal aktivitelerin hep aynı kişiler arasında sürdürülmek şeklinde yapıldığı, 1.3.Kurum içi mektuplaşmanın dışarıya posta hizmeti gibi ücretlendirildiği, kendilerince taahhütsüz olarak gönderilen ve yine dışarıdan bu şekilde kendilerine gönderilen mektup ve postaların kendilerine verilmediği, 1.4.Oda değişim taleplerinin dikkate alınmadığı, İddialarında bulunarak, gereğini Kurumumuzdan talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden, 19/04/2019 tarih, … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Genel Müdürlüğün 14/06/2019 tarihli cevabi yazısında; 2.1.Başvuranın, Kurumumuz aracılığıyla daha önceden de başvuru yaptığı, söz konusu başvurunun 22/01/2019 tarihli ve … sayılı yazımız ile Genel Müdürlük’e ulaştığı ve 01/03/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile başvurana 08/03/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile de Kurumumuza cevabi yazının iletildiği, 2.2.“Adı geçenin, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28/04/2008 tarih ve 2008/… sayılı kararı ile ‘
Anayasal Düzeni Zorla Değiştirmeye Kalkışmak’ ( THKP-C) suçundan ‘Müebbet Hapis’ cezası aldığı ve hükmün kesinleştiği, 2.3.Ceza İnfaz Kurumları’nda ortak etkinliklerin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Kanun’un 87 inci maddesi; “ (1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır.
(2) Açık havada çalışmayan ve kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağı verilir. Bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabilir. Kurum dışındaki etkinliklere açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler katılabilirler. ” hükümleri, 2.4.Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Tüzük’ün “ İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 40 ıncı maddesi: (1)“ İdare ve gözlem kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir; ( f ) “ İyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlülerin belirlenmesi ile ilgili karar almak “ hükmü, 2.5.Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında
Genelgesi’nin “Ortak Etkinlikler” başlıklı üçüncü bölümü 13 üncü maddesinde “Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.” hükümleri uyarınca işlem yapıldığı, 2.6.Mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, ceza infaz kurumlarında sosyal, kültürel, sportif ve sohbet faaliyetleri, eğitim ve iyileştirme amaçlı kurslar ile atölyelerden faydalanma hususlarının güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü suç profili gibi hususlar dikkate alınarak kurum idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda düzenlendiği, 2.7.Bahse konu Kurumda sosyal ve kültürel etkinliklerle alakalı sohbet, spor faaliyetlerinin süreklilik arz edecek bir biçimde düzenli olarak devam ettiği, ayrıca adı geçenin yasaklanarak dahil edilmediği bir programın bulunmadığı, kurum güvenliği, hava durumu, görevlendirilecek personel sayısına göre adı geçenin açık ve kapalı spor faaliyet programına da düzenli olarak dahil edildiğinin tespit edildiği, 2.8. Diğer yandan Başvuranın barındırıldığı … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu’nda özellikle terör örgütüne mensup tutuklu ve hükümlülerin barındırıldığı keza başvuranın da bu suçtan hükümlü olduğu ve söz konusu kişilerin sosyal faaliyet gruplarının sürekli olarak başka bloklarda bulunan hükümlü ve tutuklularla değiştirmek istedikleri, bu yolla örgüt talimatlarını rahatça birbirlerine iletmek ile örgütsel haberleşmeyi diri tutarak örgütten kopmaların önüne geçmeyi hedefledikleri, dolayısı ile grupların oluşturulması aşamasında bu hususa özellikle dikkat edilerek farklı bloklarda bulunan hükümlü ve tutukluların aynı gruplarda çıkarılmamasına özen gösterildiği ve örgütsel haberleşmenin önüne geçildiği,
2.9.5275 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile buna paralel olarak düzenlenenCeza ve İnfaz
Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 91 inci maddesinde “ (1) Hükümlü, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir.
(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.
(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.
(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir.
2.10.Aynı Tüzük’ün 122 inci maddesinde “(1) 91 inci maddeye göre mektup alma ve gönderme hakkı kapsamında hükümlüler tarafından yazılan mektup, faks ve telgraflar, zarfı kapatılmaksızın bu işle görevlendirilen ikinci müdür başkanlığında, idare memuru ve yüksek okul mezunu iki infaz ve koruma memuru tarafından oluşturulan mektup okuma komisyonuna iletilmek üzere güvenlik ve gözetim servisi personeline verilir. Yapılan incelemeden sonra gönderilmesinde sakınca görülmeyen mektuplar üzerine “görüldü” kaşesi vurulur, zarf içerisine konularak kapatılır ve postaneye teslim edilir.
(2) Resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilenler hakkında 91 inci maddenin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.
(3) Hükümlülere gönderilen ve açılıp incelendikten sonra verilmesinde sakınca olmadığı anlaşılan mektup, faks ve telgraflar zarfları ile birlikte verilir.” 2.11.Tüzük’ün 123 üncü maddesinde; “ (1) Mektup okuma komisyonunca, mahalline gönderilmesi, veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en geç yirmidört saat içinde disiplin kuruluna verilir. Mektubun disiplin kurulu tarafından kısmen veya tamamen sakıncalı görülmesi halinde, mektup aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikayet ve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Mektubun kısmen sakıncalı görülmesi halinde, aslı idarede tutularak fotokopisinde sakıncalı görülen kısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin kurulu kararı ile birlikte ilgilisine tebliğ edilir. Mektubun tamamının sakıncalı görülmesi halinde, sadece disiplin kurulu kararı tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren infaz hakimliğine başvuru için gereken süre beklenir. Bu süre içinde infaz hakimliğine başvurulmamış ise, disiplin kurulu kararı yerine getirilir. İnfaz hakimliğine başvurulmuş ise, infaz hakimliği kararının tebliğinden itibaren itiraz süresi beklenir. İnfaz hakimliği kararına itiraz edilmemiş ise bu karara göre, itiraz edilmiş ise mahkemenin kararına göre işlem yapılır.
(2) Hükümlüye yapılacak tebligatta, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde infaz hakimliğine şikayet hakkının kullanılmaması veya infaz hakimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilmemesi halinde, disiplin kurulu kararının kesinleşerek mektubun sakıncalı görülen kısımlarının okunmayacak şekilde çizilerek verileceği veya tamamı sakıncalı görülen mektubun verilmeyeceği bildirilir.” Hükümlülerinin yer aldığı ve bu hükümler doğrultusunda işlem yapıldığı, 2.12.Anılan kurumda oda ve koğuş yerleştirme işlemlerinin, 5275 sayılı Kanun’un 5 inci bölümünde yer alan “ Hükümlülerin Gözlem ve Sınıflandırılması” başlığı altındaki maddeler ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezi Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde; suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, risk, kurum güvenliği gibi kriterlere göre idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilerek yapıldığı, 2.13.Bu kapsamda, adı geçenin odasının, anılan Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 03/04/2019 tarihli ve 2019/1395 ve 10/04/2019 tarihli ve 2019/434 sayılı kararları ile teknik arıza ve talep nedenleri ile değiştirildiği, 2.14.Ceza İnfaz Kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle infaz hakimliklerine şikayet, infaz hakimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, yargı bağımsızlığına sahip hakim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin ve tavsiye suretiyle müdahale imkanı bulunmadığı, 2.15.Ayrıca, 5275 sayılı Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında barındırılan hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi bir uygulamanın yapılmasının söz konusu olmadığı, görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin Kanun, Tüzük ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği, bu hususta şikayeti olan hükümlü ve tutuklu şikayetlerinin derhal ilgili mercilere iletilerek ilgili personel hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığı, 2.16.Bu kapsamda, adı geçenin farklı konulardaki şikayeti üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yedi farklı soruşturma neticesinde “Kovuşturmaya Yer Olmadığında Dair” karar verildiği, 2.17.Ceza İnfaz Kurumlarının ulusal ve uluslararası denetimlere açık olduğu, Avrupa İşkenceyi
Önleme Komitesi (CPT) ve İşkenceyi ve Aşağılayıcı Muameleyi Önleme Komitesinin Avrupa
Konseyi İnsan Hakları Komiserliği, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu ve
Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokol ( OPCAT) gibi denetim yetkisi kabul edilen uluslararası denetim mekanizmaları tarafından da denetlenebildiği, ulusal düzeyde ise Cumhuriyet Başsavcıları, cezaevinden sorumlu Cumhuriyet Savcıları, Adalet
Bakanlığı müfettişleri, ceza infaz kurumu kontrolörleri, sivil izleme kurulları, il ve ilçe insan hakları kurulları, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu ve Türkiye İnsan Hakları ve
Eşitlik Kurumu yetkilileri tarafından da denetlenebildiği, 2.18.Ülkemizin de taraf olduğu İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Aşağılayıcı
Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme’nin İhtiyari Protokolü’nün ( OPCAT) amacının, işkencenin ve diğer zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı muamele ya da cezanın önlenmesi için özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilerin alıkonuldukları yerlere, bağımsız uluslararası ve ulusal organlar tarafından gerçekleştirilecek olan düzenli ziyaretler sisteminin kurulması olduğu, 2.19.Hak ihlallerini ortadan kaldırmaya yönelik olarak, Genel Müdürlük bünyesinde İnsan
Hakları ve Şikayet Büroları bulunduğu, Genel Müdürlük internet sitesinde “ Vatandaş Şikayet” portalının oluşturulduğu, söz konusu portala vatandaşlar tarafından e-posta yolu ile öneri, şikayet ve görüş bildirimleri yapılabildiği, bu bildirimlerin değerlendirilerek varsa mağduriyeti giderildikten sonra ilgili vatandaşa çözüm odaklı geri bildirim yapıldığı, ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
3.Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla … 2 No’lu F Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne, 30/07/2019 tarih, … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 05/08/2019 tarihli cevabi yazısında; 3.1. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 22/01/2007 gün ve Ceza
İnfaz Kurumlarının tahsisi, nakil işlemleri ve diğer işlemler konulu 45/1 nolu genelgesinin 3.
bölümünün ortak etkinlikler başlıklı 13. Maddesinde “Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü/tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar halinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmayacak şekilde sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.” denildiği; Açıklanan mevzuat hükmünden de anlaşılacağı üzere, sosyal faaliyetlerin haftada on saati aşmayacak, güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü/tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak hükümlü ve tutukluların eşit olarak faydalanmalarını sağlayacak şekilde, idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda düzenlendiği, bir faaliyet dönemi yaklaşık olarak 45 gün sürmekte olup, kurum kapasitesi ve katılan kişi sayısına göre bu süre uzayıp kısalabildiği, bir faaliyet döneminde tüm hükümlü ve tutukluların 3 saat sohbet ve
1 saat spor yapma imkanının bulunduğu,
3.2.Ceza İnfaz Kurumlarının tahsisi, nakil işlemleri ve diğer işlemler konulu 45/1 nolu genelgesinin 3. bölümünün ortak etkinlikler başlıklı 1. Maddesinde; “Hükümlü ve tutuklular işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Bu faaliyetler yüksek güvenlikli kurumlar ile diğer kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde on kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde yürütülür. Programların süresi ve katılacak hükümlü tutuklu sayısı her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirlenir. İyileştirme programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir.” hükmü gereği, özellikle terör örgütüne mensup hükümlü ve tutukluların sosyal faaliyet gruplarının sürekli ve başka bloklarda bulunan hükümlü/tutuklularla değiştirerek hazırlanması taleplerinin olduğu ve bu yolla örgütsel haberleşmeyi diri tutmak ve örgütten kopmaların önüne geçmek için bir araç olarak kullanmaya çalıştıkları, programların süresi ile programa katılacak kişilerin belirlenmesi İdare ve Gözlem
Kurulunun yetkisinde olduğundan ve örgütsel haberleşmenin önüne geçmek amacıyla kişilerin taleplerine bakılmaksızın gözlem kurulunca değerlendirilerek grupların oluşturulduğu, dolayısı ile farklı bloklarda bulunan hükümlü ve tutukluların aynı gruplarda çıkarılmamasına büyük önem gösterildiği ve örgütsel haberleşmenin önüne geçilmesinin hedeflendiği,
3.3.5275 Sayılı Yasa’nın 68. Maddesinin 1. Fıkrası “Hükümlü, bu maddede belirlenen
kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir.” hükmü gereği; Ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutukluların bedelini emanet para hesabından ödemesi halinde birbirlerine posta, mektup, faks göndermesinin mümkün olduğu, Kurumun bu gönderileri ücretlendirmesi gibi bir imkanı bulunmadığı, adi posta olarak nitelendirilen pullu mektuplar ile ilgili PTT Müdürlüğü tarafından herhangi bir takip numarası verilmediğinden bu mektuplarının takibinin kurumca yapılmadığı, gelen adi postalar yapılan inceleme neticesinde herhangi bir sakınca görülmediği taktirde, mektup dağıtım gününde(perşembe ve cuma günleri) odalara dağıtıldığı, nitelikli posta olarak tabir edilen APS, Taahhütlü Mektup, İadeli Taahhütlü Mektup ve faksların ise gönderildiğine dair PTT Müdürlüğü tarafından verilen gönderi takip numaralarının hükümlülere teslim edildiği, kuruma herhangi bir mektubun verilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, 3.4.Kurumda oda değişikliklerinin, yaş, yargılama süreci, ceza süreleri, suçun niceliği, örgütsel durumları, akli ve sağlık durumları, sanat ve meslek faaliyetleri, suça bakış açıları, kuruma kabul tarihleri, sosyo-ekonomik ve kültürel yapı, ilgi ve yetenekleri, sağlık, eğitim, akrabalık, güvenlik, ziyaretçi durumları gibi kriterler baz alınarak İdare ve Gözlem Kurulunca değerlendirilerek yapıldığı, örgüt mensuplarının oda değişikliklerini birbirleri arasında örgütsel olarak iletişim kurma aracı olarak da kullanmaya çalıştıkları, böylelikle farklı bloklarda kalan diğer örgüt mensupları ile sürekli iletişimde kalarak örgütten ayrılmak isteyenlerin önüne geçmeyi amaçladıkları, Kurumda hükümlü tutuklu olarak bulunan mahkumların oda değişikliği için talepte bulunmaları halinde, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda bu değişiklik talebinin örgütsel olarak iletişim kurma amacı sebebiyle talep edildiğinin değerlendirilmesi halinde, bahse konu taleplerinin kabul görmeyerek reddedildiği, ret kararlarına karşı İnfaz Hakimliğine itiraz haklarının bulunduğunun ilgili hükümlü tutukluya bildirildiği, ancak örgütsel olarak iletişim kurma amacı içermeyen akrabalık ve zorunluluk arz eden taleplerin ise kabul edilerek gerekli işlemlerin ifasına karar verildiği, 3.5.Başvuruda yer alan iddiaların tümünün ceza infaz kurumunu karalamaya yönelik, kamu oyunda gündem oluşturmayı amaçlayan, tamamen yasal dayanaktan yoksun, asılsız ve mesnetsiz iddialardan ibaret olduğunun değerlendirildiği, ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .” düzenlemesi yer almaktadır.
4.1.Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.
maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” düzenlemesi yer almaktadır.
4.2.Anayasanın “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin 4. fıkrasında;
“Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”düzenlemesi yer almaktadır.
4.3.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5.
maddesinde; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” düzenlemesi yer almaktadır.
5.13/12/2004 tarihli 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı İkinci Bölümü 2 inci maddesinde“(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır. (2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.1.Kanun’un “Temel İlkeler” başlıklı İkinci Bölümü 3 üncü maddesinde : “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.2.“Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesinde: “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.
(2)Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza
Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
(3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler…” düzenlemesi yer almaktadır.
5.3.“Gözlem ve sınıflandırma merkezleri” başlıklı 13 üncü maddesinde: “ (1) Hükümlülerin durumlarına uygun kurumlara ayrımı, 23 üncü maddede belirtilen gözlem ve sınıflandırma merkezlerince yapılır.
(2) Gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usulleri yönetmelikte gösterilir. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.4.“Hükümlülerin Gözlem ve Sınıflandırılması” başlıklı 23. Maddesinde: “(1)
Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır:
a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır. Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler.”düzenlemesi yer almaktadır.
5.5. “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35. Maddesinde: “ (1) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5.6.“Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü” başlıklı 60. maddesinde “ (1)
Ceza infaz kurumlarında, olanaklar elverdiğince, kültürün ve sanatın çeşitli dallarını temsil eden programlar hazırlanır ve hükümlülerin bunlara katılmaları hususundaki usûller düzenlenir.
(2) Bu programların temel hedefi, hükümlülerin ifade yeteneklerini geliştirmelerini ve bilgilerini artırmalarını sağlamaktır.
(3) Kurumun kültür ve sanat programları, Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslara göre kurum en üst amiri tarafından düzenlenir. Bu maksatla Devletin kültür ve sanat işleriyle görevli kuruluşları gerekli yardımları yaparlar.
(4) Hükümlülerin ifade özgürlüğü çerçevesinde gerçekleştirebilecekleri yayın etkinlikleri, kurumda çalışma esaslarını düzenleyen hükümlere ve bu husustaki koşullara bağlıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.
5.7.“Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” başlıklı 62 nci maddesi 3üncü fıkrasında: “ Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.8.“Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı” başlıklı 67. Maddesinde: “(1) Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir.
(2) Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz.
(3) Kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak, Adalet Bakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebilir.
(4) Bu haklar, tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5.9. “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68 inci maddesinde: “ (1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. (3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez.
Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez. (4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.10. “Beden eğitimi” başlıklı 87. Maddesinde: “ (1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır.
(2) Açık havada çalışmayan veya kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinme olanağı verilir. Bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabilir. Kurum dışındaki etkinliklere açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler katılabilirler. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.11.“Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 88. maddesinde “ (1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
5.12.‘‘Tutukluların Yükümlülükleri’’ başlıklı 116. Maddesinde: ‘‘ (1) Bu Kanunun; (…)
nakiller, disiplin nedeniyle nakil, zorunlu nedenlerle nakil, hastalık nedeniyle nakil, nakillerde alınacak tedbirler, (…) konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 66 ilâ 76 ve
78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları
tutuklular hakkında da uygulanabilir.’’ ; düzenlemesi yer almaktadır.
6. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Tüzük’ün “ İyileştirmede başarı ölçütü” başlıklı 6. Maddesinde:
“(1) Hapis cezalarının infazında iyileştirme amacını güden programların başarısı, hükümlülerin elde ettikleri yeni tutum ve becerilerle orantılı olarak ölçülür. Bunun için iyileştirme çabalarına yönelik olarak hükümlünün istekli bulunması teşvik edilir.
(2) İnfaz, hapis cezasının zararlı etkisini mümkün olduğu ölçüde azaltacak, hükümlünün sağlığını ve kişiliğine olan saygısını korumasını sağlayacak anlayış doğrultusunda düzenlenecek programlar, usûller, araçlarla yerine getirilir” düzenlemesi yer almaktadır.
6.1. “ İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 40. maddesinde (1)“ İdare ve gözlem kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir; ( f ) “ İyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlülerin belirlenmesi ile ilgili karar almak ” düzenlemesi yer almaktadır.
6.2. “Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü” başlıklı 85. Maddesinde:
“(1) Kurumlarda, olanaklar elverdiğince, kültürün ve sanatın çeşitli dallarını temsil eden programlar hazırlanır ve hükümlülerin bunlara katılmaları hususundaki usûller düzenlenir. Bu programların temel hedefi, hükümlülerin ifade yeteneklerini geliştirmelerini ve bilgilerini artırmalarını sağlamaktır.
(2) Kurumun kültür ve sanat programları, ulusal, yerel ve kültürel değerler de dikkate alınarak
Bakanlıkça belirlenen esaslara göre, kurumun en üst amiri tarafından düzenlenir. Bu maksatla
Devletin kültür ve sanat işleriyle görevli kuruluşları gerekli yardımları yaparlar.
(3) Hükümlüler ifade özgürlüğü çerçevesinde yayın etkinliklerinde bulunabilirler. Ancak, bunun için hükümlünün kurumda bulunan çalışma esaslarını belirten koşullara, kurumun fiziki ortamına ve iç güvenliğine uygun hareket etmesi zorunludur.” düzenlemesi yer almaktadır.
6.3.“Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı”
başlıklı 90. maddesinde:
“(1) Hükümlü, kurumlarda merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir.
(2) Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz.
(3) Kapalı ve açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak, Bakanlığın uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın kuruma alınmasına izin verilebilir.
(4) Bu haklar, idare ve gözlem kurulu kararı ile tehlikeli hükümlü oldukları saptananlar veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.
(5) İşlediği suçun nitelik ve işleniş biçimi göz önüne alındığında, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan, kurumdaki tutum ve davranışlarıyla, suç işlemek amacıyla kurulan silâhlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülerin, idare ve gözlem kurulu kararıyla televizyon yayınlarını izlemesine ve bilgisayar ile internetten yararlanmasına izin verilmez.” düzenlemesi yer almaktadır.
6.4.“Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 91 inci maddesinde: “ (1) Hükümlü, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. (3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.
3724 (4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen
mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. Ancak, hükümlünün savunması için avukatına gönderilen mektup, faks veya telgraflar 84 üncü maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2)
numaralı alt bendinde belirtilen hâllerin gerçekleşmesi hâlinde, bu gönderiler hakkında da 84 üncü maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendinde belirtilen esas ve usuller uygulanır. ” düzenlemesi yer almaktadır.
6.5.“Mektupların gönderilmesi ve gelen mektupların verilmesi” başlıklı 122 nci maddesinde:”(1) 91 inci maddeye göre mektup alma ve gönderme hakkı kapsamında hükümlüler tarafından yazılan mektup, faks ve telgraflar, zarfı kapatılmaksızın bu işle görevlendirilen ikinci müdür başkanlığında, idare memuru ve yüksek okul mezunu iki infaz ve koruma memuru tarafından oluşturulan mektup okuma komisyonuna iletilmek üzere güvenlik ve gözetim servisi personeline verilir. Yapılan incelemeden sonra gönderilmesinde sakınca görülmeyen mektuplar üzerine
“görüldü” kaşesi vurulur, zarf içerisine konularak kapatılır ve postaneye teslim edilir.
(2) Resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilenler hakkında 91 inci maddenin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.
(3) Hükümlülere gönderilen ve açılıp incelendikten sonra verilmesinde sakınca olmadığı anlaşılan mektup, faks ve telgraflar zarfları ile birlikte verilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6.6.“Sakıncalı görülen mektuplar “ başlıklı 123 üncü maddesinde: “(1) Mektup okuma komisyonunca, mahalline gönderilmesi veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en geç yirmidört saat içinde disiplin kuruluna verilir. Mektubun disiplin kurulu tarafından kısmen veya tamamen sakıncalı görülmesi hâlinde, mektup aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikâyet ve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Mektubun kısmen sakıncalı görülmesi hâlinde, aslı idarede tutularak fotokopisinde sakıncalı görülen kısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin kurulu kararı ile birlikte ilgilisine tebliğ edilir. Mektubun tamamının sakıncalı görülmesi hâlinde, sadece disiplin kurulu kararı tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren infaz hâkimliğine başvuru için gereken süre beklenir. Bu süre içinde infaz hâkimliğine başvurulmamış ise, disiplin kurulu kararı yerine getirilir. İnfaz hâkimliğine başvurulmuş ise, infaz hâkimliği kararının tebliğinden itibaren itiraz süresi beklenir. İnfaz hâkimliği kararına itiraz edilmemiş ise bu karara göre, itiraz edilmiş ise mahkemenin kararına göre işlem yapılır.
(2) Hükümlüye yapılacak tebligatta, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet hakkının kullanılmaması veya infaz hâkimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilmemesi hâlinde, disiplin kurulu kararının kesinleşerek mektubun sakıncalı görülen kısımlarının okunmayacak şekilde çizilerek verileceği veya tamamı sakıncalı görülen mektubun verilmeyeceği bildirilir.
(3) Kısmen veya tamamen sakıncalı görülen mektuplar, iç hukuk veya uluslararası hukuk yollarına başvuru yapılması durumunda kullanılmak üzere idarece saklanır.” düzenlemesi yer almaktadır.
6.7.“Beden eğitimi” başlıklı 131. Maddesinde: “(1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır.
(2) Açık havada çalışmayan veya kapalı kurumlarda bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağı verilir. Bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabilir. Kurum dışındaki bu tür etkinliklere açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler katılabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6.8.“Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 132. Maddesinde. “(1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre kurum idaresince düzenlenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum idaresince belirlenir.
(2) Genel iyileştirme programı uygulanmayan hükümlüler, her zaman kütüphaneden yararlanabilir ve düzenlenen kurslara katılabilir.
(3) Bu madde hükmüne göre düzenlenecek kursların konusu, süresi, saati ve bunlardan hükümlülerin yararlanma koşulları kurum iç yönetmeliği ile belirlenir.” düzenlemesi yer almaktadır.
7. 17.06.2005 tarihli Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri Yönetmeliği “Gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin görev ve yetkileri” başlıklı 6. Maddesinde: “ Gözlem ve sınıflandırma merkezi, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya iki yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin uygulanmasını; işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilmelerini sağlamakla görevli ve yetkilidir.
Gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde, yargısal, sosyal, tıbbi, kriminolojik, psiko-teknik, psikiyatri ve ceza hukuku bakımından veya gerekli görülecek konularda her türlü inceleme yapılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
7.1.”Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 22. Maddesinde: “Hükümlüler, bulundukları veya gönderildikleri kurumlarda; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular.
gibi gruplara ayrılırlar.” düzenlemesi yer almaktadır.
7.2.“Hükümlülük sürelerine ve suç çeşitlerine göre gruplandırma” başlıklı 24. Maddesinde
“22 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı gruplara ayrılan hükümlüler a) Hükümlülük süreleri ve suç çeşitlerine göre;
1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
2) Müebbet hapis cezası
…
c) Suçların çeşitleri itibariyle
…
4) Topluma karşı suçlar.
5) Millete ve devlete karşı suçlar.
olarak gruplandırmaya tabi tutulur.” düzenlemesi yer almaktadır.
7.3.”Örgütsel durumları nedeniyle gruplandırma” başlıklı 27. Maddesinde: “Yönetmeliğin
22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde belirtilen suçlular ayrıca;
a) Örgüt lideri olanlar, b) Aktif örgüt üyesi olanlar, c) Örgütten ayrılanlar, d) Tarafsız olanlar, şeklinde gruplandırmaya tâbi tutulurlar.” düzenlemesi yer almaktadır.
8. Bakanlığın 22/1/2007 tarihli ve 45/1 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil
İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında Genelgesi’nin “Ortak Etkinlikler” başlıklı üçüncü
bölümü ilgili maddelerinde:
“(1) Hükümlü ve tutuklular işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Bu faaliyetler yüksek güvenlikli kurumlar ile diğer kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde on kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde yürütülür. Programların süresi ve katılacak hükümlü tutuklu sayısı her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirlenir. İyileştirme programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir.
(2) 13/12/2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 102/1 maddesi ile Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi
Kuralları Hakkındaki R (87) 3 sayılı Tavsiye Kararına Ek 70.1 maddesi ve Avrupa Konseyi
Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında Rec (2006) 2 sayılı
Tavsiye Kararına Ek 7’nci maddesinde ifade edildiği üzere hükümlü ve tutukluların topluma uyum sağlama çabalarının desteklenmesi için özellikle aileleri, kişiler ve sosyal kuruluşlarla olan ilişkilerinin korunması ve geliştirilmesi ile eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinde kuruma yardımcı olmak üzere mümkün olduğunca toplumsal kuruluşlardan ve sosyal hizmet servislerinden yardım alınır.
(3) Ortak etkinliklere katılacak hükümlü ve tutukluların gruplandırılması, programların amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden uygulamaya son verilmesi veya gerekli değişikliklerin yapılması hususlarında idare ve gözlem kurulunca karar alınır.
(4) Kurumda kapalı ve açık spor alanı, çok amaçlı salon, kreş, kütüphane, çalışma atölyelerinden biri veya bir kaçı bulunmadığı takdirde eğitim, spor, sosyal ve kültürel faaliyetler ile çalışma, mevcut olan alanlarda yaptırılır. Bu alanlardan hiç birinin bulunmaması durumunda, kurumun olanakları ölçüsünde uygun yerlerde bu çalışmalar için yer hazırlanır. Bu süre zarfında kendi oda ve koğuşları kullandırılabilir.
(5) Psiko sosyal yardım servisi ve eğitim servisi birlikte her hükümlü ve tutuklunun ilgi ve yeteneklerini de dikkate alarak hangi programlara katılmasının uygun olacağına ilişkin bir rapor hazırlar ve yedi gün içinde kurum müdürüne verir. Kurum müdürü, raporu idare ve gözlem kuruluna sunarak, kişinin hangi programlara katılması gerektiğini karar altına aldırır ve karar zorunlu bir neden olmadıkça, idare tarafından 3 gün içinde uygulamaya konulur.
(6) Ceza infaz kurumunda arama, denetleme, ziyaret ve benzeri özel durumlarda günlük uygulama programı ertelenebilir. Deprem, yangın gibi olağanüstü durumlar ile açlık grevi, ölüm orucu, firar, ayaklanma gibi acil durumlarda idare ve gözlem kurulu programı kısa veya uzun süreli olarak durdurabilir.
(7) Hükümlü veya tutuklu, faaliyet veya uygulama programının değiştirilmesini isteyebilir.
İstek, idare ve gözlem kurulunca değerlendirilerek karara bağlanır.
(8) Programları hazırlayan servisler, gerekli gördüğü hâllerde, programın değiştirilmesi veya süreli olarak durdurulması hakkında bir değerlendirme raporu düzenleyerek derhâl kurum müdürüne sunar. Kurum müdürü en geç 7 gün içinde raporu idare ve gözlem kuruluna intikal ettirerek, programın sürdürülmesi, değiştirilmesi veya süreli olarak durdurulması hakkında bir karar verilmesini ister. Programın değiştirilmesi veya süreli olarak durdurulması hakkında bir karar verilmesi hâlinde, yeni bir uygulama programı hazırlanır. İlgililer bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurabilir.
(9) Programlara katılım hususunda alınan kararlar, hükümlü hakkında alınacak iyi hâl kararlarında değerlendirmeye alınır.
(10) Programlara katılım konusunda sürekli isteksiz davrananlar veya mazeretsiz olarak üç defadan fazla faaliyetlere katılmayanlar hakkında, idare ve gözlem kurulunca programların iptali yönünde karar verilebilir.
(11) Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlülerin sadece kendisiyle aynı ünitede kalan hükümlülerle birlikte, sınırlı olarak bu programlara katılmasına izin verilebilir.
(12) Tehlikeli hâlde olduğu saptanan hükümlü ve tutuklular, bu programlara on kişiyi aşacak gruplar hâlinde katılamaz.
(13) Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.
(14) Hücreye koyma cezası alan hükümlü ve tutuklular, bu cezaları infaz edildikten sonra, diğer disiplin cezalarını alanlar ise cezalarının infaz koşulu aranmaksızın bu faaliyetlere katılır. Aynı hükümlü veya tutuklu birden çok programa katılabilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
9.Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik 8inci maddesinde: “ (3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.” düzenlemesi yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11.Şikayet başvurusunda bulunan 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, Haftada 10 saate kadar olması gereken sosyal alan faaliyetlerinin ayda sadece bir defa sohbet ve bir defa spor olarak sınırlandırıldığı, sosyal aktivitelerin hep aynı kişiler arasında sürdürülmek şeklinde yapıldığı, kurum içi mektuplaşmanın dışarıya posta hizmeti gibi ücretlendirildiği, kendilerinin taahhütsüz olarak gönderdikleri ve yine dışarıdan bu şekilde gönderilen mektup ve postaların kendilerine verilmediği, oda değişim taleplerinin idarece dikkate alınmadığı iddiaları ile Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
12.Başvuruda bulunanın, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28/04/2008 tarih ve 2008/… sayılı kararı ile “Anayasal Düzeni Zorla Değiştirmeye Kalkışmak ( THKP-C) suçundan ‘Müebbet
Hapis’ cezası aldığı ve hükmün kesinleştiği” , … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu’nda barındırılmakta olduğu tespit edilmiştir.
13.Başvuranın barındırıldığı Kurum’da gerçekleştiği ileri sürdüğü hak ihlallerine ilişkin iddiaların ayrı ayrı incelenmesi gerekmiştir.
14.Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumunda, haftada 10 saate kadar olması gereken sosyal alan faaliyetlerinin ayda sadece bir defa sohbet ve bir defa spor olarak sınırlandırıldığı iddialarına ilişkin olarak;
14.1.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Beden
Eğitimi” başlıklı 87. maddesinde “Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır.” hükmü, Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü” başlıklı 60.
maddesinde “ (1) Ceza infaz kurumlarında, olanaklar elverdiğince, kültürün ve sanatın çeşitli dallarını temsil eden programlar hazırlanır ve hükümlülerin bunlara katılmaları hususundaki usûller düzenlenir” hükmü, “Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 88. maddesinde “ (1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir.” hükmü yer almaktadır. Aynı şekilde Ceza İnfaz
Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 85 ve 131. maddelerinde bu düzenlemeler yinelenmiştir.
14.2.Ceza infaz kurumlarında ortak etkinliklerin, Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında 45/1 nolu Genelge’nin “Ortak Etkinlikler” başlıklı 3’üncü bölümünün 13. Maddesinde “Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.” düzenlemesine yer verilmektedir.
14.3.Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Şikayete konu Kurum’da sosyal, kültürel, sportif ve sohbet faaliyetleri, eğitim ve iyileştirme amaçlı kurslar ile atölyelerden faydalanma hususlarının güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü suç profili gibi hususlar dikkate alınarak Kurum İdare ve Gözlem Kurulunca alınan kararlar doğrultusunda düzenlendiği, sosyal ve kültürel etkinliklerle alakalı olarak sohbet, spor faaliyetlerinin süreklilik arz edecek bir biçimde düzenli olarak devam ettiği, bunun yanısıra, şikayet başvurusunda bulunanın yasaklanarak, dahil edilmediği bir programın bulunmadığı, kurum güvenliği, hava durumu, görevlendirilecek personel sayısına göre adı geçenin açık-kapalı spor faaliyet programına da düzenli olarak dahil edildiğinin tespit edildiği, hususlarına yer verildiği, 14.4. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvelikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Mevzuat gereği sosyal faaliyetlerin haftada 10 saati aşmayacak, güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü/tutuklu suç profili gibi huşular dikkate alınarak hükümlü ve tutukluların eşit olarak faydalanmalarını sağlayacak şekilde, idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda düzenlendiği, bir faaliyet döneminin yaklaşık olarak 45 gün sürdüğü, kurum kapasitesi ve katılan kişi sayısına göre bu sürenin uzayıp, kısalabildiği, bir faaliyet döneminde tüm hükümlü ve tutukluların 3 saat sohbet ve 1 saat spor yapma imkanının bulunduğu hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
14.5.Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve ilgili idarelerin cevabi yazı içerikleri doğrultusunda, başvuranın barındırıldığı kurumda sosyal faaliyetlerin haftada 10 saati aşmayacak, güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü/tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak hükümlü ve tutukluların eşit olarak faydalanmalarını sağlayacak şekilde düzenlendiği, bir faaliyet döneminde tüm hükümlü ve tutukluların 3 saat sohbet ve 1 saat spor yapma imkanının bulunduğu, başvuranın mevzuat çerçevesinde düzenlenen sosyal alan faaliyetlerine düzenli olarak dahil edildiği, başvuranın iddiasının doğruluğunu destekler şüpheden uzak, somut veri de olmadığı görülmekle; idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
15.Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumunda sosyal alan faaliyetlerinin hep aynı kişiler arasında yapılmak şeklinde sınırlandırıldığı iddiasına ilişkin olarak; 15.1.Bakanlığın 22/1/2007 tarihli ve 45/1 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil
İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında Genelgesi’nin “Ortak Etkinlikler” başlıklı üçüncü bölümü 1. Maddesinde : “Hükümlü ve tutuklular işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Bu faaliyetler yüksek güvenlikli kurumlar ile diğer kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde on kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde yürütülür. Programların süresi ve katılacak hükümlü tutuklu sayısı her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirlenir. İyileştirme programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir.” Düzenlemesine yer verilmektedir.
15.2.Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Başvuranın barındırıldığı … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda özellikle terör örgütüne mensup tutuklu ve hükümlülerin barındırıldığı keza başvuranın da bu suçtan hükümlü olduğu ve söz konusu kişilerin sosyal faaliyet gruplarının sürekli olarak başka bloklarda bulunan hükümlü ve tutuklularla değiştirmek istedikleri, bu yolla örgüt talimatlarını rahatça birbirlerine iletmek ile örgütsel haberleşmeyi diri tutarak örgütten kopmaların önüne geçmeyi hedefledikleri, dolayısı ile grupların oluşturulması aşamasında bu hususa özellikle dikkat edilerek farklı bloklarda bulunan hükümlü ve tutukluların aynı gruplarda çıkarılmamasına özen gösterildiği ve örgütsel haberleşmenin önüne geçildiği hususlarına yer verildiği, 15.3. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Özellikle terör örgütüne mensup hükümlü ve tutukluların sosyal faaliyet gruplarının sürekli ve başka bloklarda bulunan hükümlü/tutuklularla değiştirerek hazırlanması taleplerinin olduğu ve bu yolla örgütsel haberleşmeyi diri tutmak ve örgütten kopmaların önüne geçmek için bir araç olarak kullanmaya çalıştıkları, programların süresi ile programa katılacak kişilerin belirlenmesi İdare ve Gözlem Kurulunun yetkisinde olduğundan ve örgütsel haberleşmenin önüne geçmek amacıyla kişilerin taleplerine bakılmaksızın gözlem kurulunca değerlendirilerek grupların oluşturulduğu, dolayısı ile farklı bloklarda bulunan hükümlü ve tutukluların aynı gruplarda çıkarılmamasına büyük önem gösterildiği ve örgütsel haberleşmenin önüne geçilmesinin hedeflendiği, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
15.4.Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve ilgili idarelerin cevabi yazı içerikleri doğrultusunda, başvuranın barındırıldığı kurumda özellikle terör örgütüne mensup tutuklu ve hükümlülerin barındırıldığı, başvuranın da bu suçtan hükümlü olduğu ve söz konusu kişilerin sosyal faaliyet gruplarının sürekli olarak başka bloklarda bulunan hükümlü ve tutuklularla değiştirmek istedikleri, bu yolla örgüt talimatlarını rahatça birbirlerine iletmek ile örgütsel haberleşmeyi diri tutarak örgütten kopmaların önüne geçmeyi hedefledikleri, dolayısı ile grupların oluşturulması aşamasında bu hususa özellikle dikkat edilerek farklı bloklarda bulunan hükümlü ve tutukluların aynı gruplarda çıkarılmamasına özen gösterildiği ve örgütsel haberleşmenin önüne geçildiği değerlendirilmekle, idarenin uygulamasının yukarıda yer verilen mevzuatına uygun olduğu görüldüğünden, idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
16.Başvuranın barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumunda Kurum içi mektuplaşmanın dışarıya posta hizmeti gibi ücretlendirildiği, kendilerinin taahhütsüz olarak gönderdikleri ve yine dışarıdan bu şekilde gönderilen mektup ve postaların kendilerine verilmediği
iddialarına ilişkin olarak:
16.1.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun
“Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68 inci maddesi
“ (1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir.
(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. (3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez. (4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. ” düzenlemesini içermektedir.
16.2.Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Tüzük’ün 123 üncü maddesinde; “ (1) Mektup okuma komisyonunca, mahalline gönderilmesi, veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en geç yirmidört saat içinde disiplin kuruluna verilir. Mektubun disiplin kurulu tarafından kısmen veya tamamen sakıncalı görülmesi halinde, mektup aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikayet ve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Mektubun kısmen sakıncalı görülmesi halinde, aslı idarede tutularak fotokopisinde sakıncalı görülen kısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin kurulu kararı ile birlikte ilgilisine tebliğ edilir. Mektubun tamamının sakıncalı görülmesi halinde, sadece disiplin kurulu kararı tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren infaz hakimliğine başvuru için gereken süre beklenir. Bu süre içinde infaz hakimliğine başvurulmamış ise, disiplin kurulu kararı yerine getirilir. İnfaz hakimliğine başvurulmuş ise, infaz hakimliği kararının tebliğinden itibaren itiraz süresi beklenir. İnfaz hakimliği kararına itiraz edilmemiş ise bu karara göre, itiraz edilmiş ise mahkemenin kararına göre işlem yapılır.
(2) Hükümlüye yapılacak tebligatta, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde infaz hakimliğine şikayet hakkının kullanılmaması veya infaz hakimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilmemesi halinde, disiplin kurulu kararının kesinleşerek mektubun sakıncalı görülen kısımlarının okunmayacak şekilde çizilerek verileceği veya tamamı sakıncalı görülen mektubun verilmeyeceği bildirilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
16.3.Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Şikayete konu kurumda yukarıda anılan yasal düzenlemeye uygun uygulama yapıldığı, 16.4. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutukluların bedelini emanet para hesabından ödemesi halinde birbirlerine posta, mektup, faks göndermesinin mümkün olduğu, Kurumun bu gönderileri ücretlendirmesi gibi bir imkanı bulunmadığı, adi posta olarak nitelendirilen pullu mektuplar ile ilgili PTT Müdürlüğü tarafından herhangi bir takip numarası verilmediğinden bu mektuplarının takibinin kurumca yapılmadığı, gelen adi postalar yapılan inceleme neticesinde herhangi bir sakınca görülmediği taktirde, mektup dağıtım gününde(perşembe ve cuma günleri) odalara dağıtıldığı, nitelikli posta olarak tabir edilen APS, Taahhütlü Mektup, İadeli Taahhütlü Mektup ve Faksların ise gönderildiğine dair PTT
Müdürlüğü tarafından verilen gönderi takip numaralarının hükümlülere teslim edildiği, kuruma herhangi bir mektubun verilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
16.5.Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve ilgili idarelerin cevabi yazı içerikleri doğrultusunda, şikayet başvurusunda bulunanın barındırıldığı kurum tarafından kurum içi mektuplaşmanın ücrete tabii tutulduğu ve dışarıdan kendilerine gönderilen mektup ve postaların ise teslim edilmediği yolunda başvuruda bulunanın soyut iddiası dışında, şüpheden uzak, somut ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı, mektup ve postaların ilgili kurum mektup okuma komisyonu tarafından “sakıncalı görülmesi” halinde ilgilisinin bu karara karşı infaz hakimliği nezdinde şikayet hakkı olduğu da değerlendirilmekle; idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
17. Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumunda oda değişim taleplerinin dikkate
alınmadığı iddiasına ilişkin olarak:
17.1.Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri Yönetmeliği “Gözlem ve sınıflandırma
merkezlerinin görev ve yetkileri” başlıklı 6. Maddesinde:
“ Gözlem ve sınıflandırma merkezi, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya iki yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin uygulanmasını; işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilmelerini sağlamakla görevli ve yetkilidir. Gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde, yargısal, sosyal, tıbbi, kriminolojik, psikoteknik, psikiyatri ve ceza hukuku bakımından veya gerekli görülecek konularda her türlü inceleme yapılır.” düzenlemesine yer verilmektedir.
Yönetmeliğin “Hükümlülük sürelerine ve suç çeşitlerine göre gruplandırma” başlıklı 24.
Maddesinde: “22 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı gruplara ayrılan hükümlüler a) Hükümlülük süreleri ve suç çeşitlerine göre;
1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
2) Müebbet hapis cezası
…
c) Suçların çeşitleri itibariyle
…
4) Topluma karşı suçlar.
5) Millete ve devlete karşı suçlar.
olarak gruplandırmaya tabi tutulur.” Düzenlemesi yer almaktadır.
Yönetmeliğin, ”Örgütsel durumları nedeniyle gruplandırma” başlıklı 27. Maddesinde
“Yönetmeliğin 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde belirtilen suçlular ayrıca; a) Örgüt lideri olanlar, b) Aktif örgüt üyesi olanlar, c) Örgütten ayrılanlar, d) Tarafsız olanlar, şeklinde gruplandırmaya tâbi tutulurlar.” Düzenlemesi yer almaktadır.
17.2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Şikayet başvurusuna konu kurumda oda ve koğuş yerleştirmeleri işlemleri yapılırken yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, risk, kurum güvenliği gibi kriterlere göre, hükümlü ve tutukluların oda veya koğuş yerleştirmelerinin Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapıldığı, bu kapsamda, adı geçenin odasının, anılan kurum İdare ve Gözlem Kurulu’nun 03/04/2019 tarihli ve 2019/1395 ve 10/04/2019 tarihli ve 2019/434 sayılı kararları ile teknik arıza ve talep nedenleri ile değiştirildiği, hususlarına yer verildiği, 17.3. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Kurumda oda değişikliklerinin, yaş, yargılama süreci, ceza süreleri, suçun niceliği, örgütsel durumları, akli ve sağlık durumları, sanat ve meslek faaliyetleri, suça bakış açıları, kuruma kabul tarihleri, sosyo-ekonomik ve kültürel yapı, ilgi ve yetenekleri, sağlık, eğitim, akrabalık, güvenlik, ziyaretçi durumları gibi kriterler baz alınarak İdare ve Gözlem Kurulunca değerlendirilerek yapıldığı, örgüt mensuplarının oda değişikliklerini birbirleri arasında örgütsel olarak iletişim kurma aracı olarak da kullanmaya çalıştıkları, böylelikle farklı bloklarda kalan diğer örgüt mensupları ile sürekli iletişimde kalarak örgütten ayrılmak isteyenlerin önüne geçmeyi amaçladıkları, Kurumda hükümlü tutuklu olarak bulunan mahkumların oda değişikliği için talepte bulunmaları halinde, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda bu değişiklik talebinin örgütsel olarak iletişim kurma amacı sebebiyle talep edildiğinin değerlendirilmesi halinde, bahse konu taleplerinin reddedildiği, ret kararlarına karşı
İnfaz Hakimliğine itiraz haklarının bulunduğunun ilgili hükümlü tutukluya bildirildiği, ancak örgütsel olarak iletişim kurma amacı içermeyen akrabalık ve zorunluluk arz eden taleplerin ise kabul edilerek gerekli işlemlerin ifasına karar verildiği, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
17.4.Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve ilgili idarelerin cevabi yazı içerikleri doğrultusunda, şikayet başvurusunda bulunanın barındırıldığı kurum tarafından oda değişim taleplerinin dikkate alınmadığı yönünde başvuruda bulunanın soyut iddiası dışında, şüpheden uzak, somut ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı, başvuruda bulunanın “Anayasal Düzeni Zorla
Değiştirmeye Kalkışmak( THKP-C)” suçundan “müebbet hapis” cezası ile hükümlü olduğu, ilgili İdare ve Gözlem Kurulu’nca mevzuat uyarınca bu husus nazara alınarak oda değişim taleplerinin değerlendirildiği, kaldı ki başvuruya konu Kurum İdare ve Gözlem Kurulu’nun 03/04/2019 tarihli ve 2019/1395 ve 10/04/2019 tarihli ve 2019/434 sayılı kararları ile teknik arıza ve talep nedenleri ile başvuruda bulunanın odasının değiştirildiği, ayrıca Kurum tarafından yapılan değerlendirme sonucu alınan kararın ilgilisine bildirildiği ve verilen karara karşı yargı yolunun açık olduğu dikkate alınmakla, idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve
… 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum’u tarafından istenilen bilgi ve belgelerin
Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19.14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin 1.
fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup …
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi