|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuran hükümlü, ceza infaz kurumundaki koşulların iyileştirilmesi talebinde bulunmuştur. Başvuran, tutuklular ile hükümlülerin ayrı odalarda barındırılmasını, kaldığı odanın fiziki koşullarının yetersizliğini, suya erişim sorunlarını ve yeşil yapraklı sebze verilmemesini dile getirmiştir. İdare, başvuranın taleplerinin hukuka uygun olduğunu belirterek, tutuklu ve hükümlülerin ayrı odalarda kalmasının yasal bir zorunluluk olduğunu vurgulamıştır.
Başvurunun değerlendirilmesinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un ilgili hükümleri ve Avrupa Konseyi’nin cezaevi kuralları dikkate alınmıştır. İdarenin, başvuranın kaldığı odadaki kalabalık ve fiziksel koşulların yetersizliği ile ilgili taleplerine yönelik olarak, mevcut düzenlemelerin ve uygulamaların hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talepleri reddedilmiş, ancak su kesintisi gibi konularda dostane çözüm önerilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/8561-S.21.13789
BAŞVURU NO : 2020/97475
KARAR TARİHİ : 07/06/2021
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : Adalet Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın ceza infaz kurumu koşullarının iyileştirilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 28/09/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Bandırma M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu numaralı odada hükümlü olarak bulunduğunu, bulunduğu ceza infaz kurumunda tutuklu ve hükümlülerin ayrı koğuşlarda tutulduğunu, tutuklu koğuşunda 3 kişi kalırken hükümlü koğuşunda 15 kişi kaldıklarını; kaldığı koğuşun 20 m² olduğunu, odanın fiziki koşullarının yetersiz olduğunu; sıcak suyun yetersiz olduğunu, uzun aralıklarla su kesintisi yaşandığını; oda içerisinde çamaşır kurutacak bir yerin olmadığını, odada 2 astım hastası kişinin olması nedeniyle kışın çamaşırlarını kurutmalarının büyük sorun olacağını; koğuş bahçesinin çok küçük olduğunu; bahçede hiçbir faaliyetin yapılamadığını, ceza infaz kurumunda soğuk hava deposu olmadığı gerekçesiyle mart ayından beri yeşil yapraklı sebzenin (marul, maydanoz, roka) verilmediğini ifade ederek ceza infaz kurumu koşullarının iyileştirilmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 13/10/2020 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, söz konusu idarenin 21/01/2021 tarihli cevabi yazısında; 2.1. “Ceza infaz kurumlarında oda ve koğuş yerleştirme işlemlerinin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 5 inci bölümünde yer alan “Hükümlülerin Gözlem ve
Sınıflandırılması” başlığı altındaki maddeler ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezi Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, risk, kurum güvenliği gibi kriterlere göre kurum idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilerek yapıldığı, verilen karara karşı yargı yolunun açık olduğu,
Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA
2.2. Adı geçenin barındırıldığı koğuşunun yatak kapasitesinin 8 (sekiz) kişi olduğu, 25.12.2020 tarihi itibarıyla söz konusu koğuş kapasitesinin dokuz kişi olduğu, koğuşun bahçe bölümü 32 m², yatakhane bölümü 26 m², ortak yaşam alanının 20,70 m², tuvalet ve banyonun 2,50 m² olmak üzere toplam 81,2 m² olduğu, 2.3. Anılan Kurumda su temininin Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile yapıldığı, yerleşke arazisinde beş adet su kuyusu bulunduğu, mevsimlerin kurak geçmesi ve depo suyu yangın seviyesine düşmesi nedeniyle su kesintilerinin yaşanabildiği, 2.4. Ayrıca, su kesintisi yapılmaması ve şehir şebekesinden su bağlatılması için Balıkesir Büyükşehir
Belediyesi (BASKİ) ve Bandırma Belediyesi ile gerekli yazışmalar yapılarak BASKİ tarafından Ömerli
Köyüne su hattı çekildiği, hat tamamlanıp faaliyete geçtiğinde kuruma su verileceğinin bildirildiği, 2.5. Anılan Kurumda barındırılan tüm hükümlü ve tutuklulara iaşeleri miktarınca üç öğün yemek dağıtımı yapıldığı, 2.6. Diğer taraftan, ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklulara dağıtımı yapılan yemeklerin günlük kalori miktarının Sağlık Bakanlığı ve Bakanlığımız tarafından birlikte kararlaştırıldığı, söz konusu kalori miktarını teminen ceza infaz kurumlarının günlük asgari beslenme ihtiyacının belirlendiği, bu kapsamda
26.05.2005 tarihli ve 25978 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutuklular
ile Ceza İnfaz Kurumu Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin 4 ve 5’inci maddesi uyarınca günlük iaşe bedeli
13.03.2020 tarihli Bakan Olur’u ile 13.03.2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere; hükümlü ve
tutuklular ile görevi başında bulunan personel için 8,50 TL’den 10,00 TL’ye, ceza infaz kurumlarında barındırılan çocuk hükümlü ve tutuklular için 12,00 TL’den 18,00 TL’ye, kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklar ile süt emziren hükümlü ve tutuklu anneler ve hamileler için 12,00 TL’den 18,00 TL’ye yükseltildiği, 2.7. 5275 sayılı Kanun’un “Hükümlünün Beslenmesi” kenar başlıklı 72 nci maddesinde de düzenlendiği gibi hükümlü ve tutuklulara; kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verildiği ve içme suyu sağlandığı, 2.8. Hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin doğru ve sağlıklı beslenmesi amacıyla yemeklerin uzmanlar tarafından hazırlandığı, inancı gereği veya vegan, vejetaryen, diyet yemek gibi özel durumu olan hükümlü ve tutukluların beslenmesi ile ilgili de düzenlemelerin yapıldığı,”
Bilgileri edinilmiştir.
3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 15/03/2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, söz konusu idarenin 21/04/2021 tarihli cevabi yazısında; 3.1. “Bandırma M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun, Bandırma Ceza İnfaz Kurumları Kampüs yerleşkesinde bulunan dört ceza infaz kurumundan birisi olduğu, kurum ile birlikte kampüs içerisinde bulunan diğer ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü/tutukluların iaşelerine ait menülerin
Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde gıda mühendisi gözetim ve
denetiminde günlük kalori miktarları da hesaplanarak hazırlandığı, Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumu hariç diğer ceza infaz kurumlarında da mutfak bulunmadığı, bu sebeple anılan kurumda mutfak teşkilatı ve soğuk hava deposunun bulunmadığı, dolayısıyla kurumda bozuk veya tamir bekleyen soğuk hava deposunun bulunmadığı, 3.2. Ancak anılan Kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların ücretlerini ödemeleri koşuluyla meyve ve yeşil yapraklı sebze vb. gibi ihtiyaçlarının talepleri halinde işyurdu müdürlüğüne bağlı kurum kantini aracılığıyla karşılandığı, ürünlerin muhafazasının da koğuşlarda bulunan hükümlü ve tutuklulara ait buzdolaplarında sağlandığı, 3.3. Ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklulara dağıtımı yapılan yemeklerin günlük kalori miktarının Sağlık Bakanlığı ve Bakanlığımız tarafından birlikte kararlaştırıldığı, söz konusu kalori miktarını teminen ceza infaz kurumlarının günlük asgari beslenme ihtiyacının belirlendiği, bu kapsamda
26.05.2005 tarihli ve 25978 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutuklular
ile Ceza İnfaz Kurumu Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin 4 ve 5’inci maddesi uyarınca günlük iaşe bedeli
01.03.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere; hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan
personel için 10,00 TL’den 11,50 TL’ye, ceza infaz kurumlarında barındırılan çocuk hükümlü ve tutuklular için 18,00 TL’den 23,00 TL’ye, kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklar ile süt emziren hükümlü ve tutuklu anneler ve hamileler için 18,00 TL’den 23,00 TL’ye yükseltildiği, 3.4. Anılan Kurumda barındırılmakta olan hükümlü, tutuklu ve görevli personelin yemek ihtiyaçlarının uzman diyetisyen hekimlerce günlük besin değerlerine uygun şekilde programlanarak günde 3 öğün olmak üzere aynı kampüs içerisinde yer alan Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından karşılanmakta olduğu ve hükümlü/tutuklular ile görevli personel için aynı menünün temin edildiği, 3.5. Kurumlara etli, tavuklu yemekler ile dönemine göre balık, sebze yemekleri (ıspanak, kabak, patlıcan, pırasa, karnabahar, beyaz lahana, taze fasulye bezelye, yaprak sarma, lahana sarma, biber dolma, patlıcan dolma) bunun yanı sıra tüm yıl boyunca baklagil yemeklerinin verildiği, ayrıca diyet listelerine göre diyet-vejetaryen yemekleri ve hastalığa göre doktor reçetesinde tavsiye edilen yemekler imkanlar dahilinde hazırlanmaya çalışıldığı, 3.6. Anılan ceza infaz kurumu menülerinde yeşil yapraklı sebzelere, yemeklerin çeşidine göre yer verildiği, 3.7. Bandırma Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde bulunan kurumların yemeklerinin açık ceza infaz kurumu tarafından 2300 kalori olacak şekilde, yeterli ve dengeli beslenme esasına göre çeşitli olarak pişirilip dağıtıldığı, marul, roka, maydanoz, yeşil soğan, semizotu, tere, dereotu gibi yeşillikler ile meyve ve sebzelerin kurum kantinlerinden ve işyurdu marifeti ile temin edilip, ücreti mukabilinde isteyen hükümlü ve tutuklulara temin edildiği, 3.8. Hükümlü ve tutukluların iaşelerinin genele hitap edecek şekilde hazırlandığı, Açık Ceza İnfaz
Kurumundan diğer yiyecek ve meyveler getirilirken yeşil yapraklı sebzelerinin getirilmesinin herhangi bir fark teşkil etmediği,
3.9. Ayrıca, oda ve koğuş yerleştirme işlemlerinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca yerine getirildiği, 3.10. Diğer taraftan, adı geçen her ne kadar günde en az 8 saat su kesintisi yapıldığını iddia etmiş ise de, su deposunun Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumunun uhdesinde olduğu, tüm kurumlara gönderimi ve su kesinti programlarının bu kurum tarafından gerçekleştirildiği, sıcak suyun koğuşlara haftada 150 dakika iki defa toplam beş saat, ayrıca her sabah 30 dakika ve her öğlen 20 dakika olmak üzere verildiği, su kesintisi yapılacağı zaman hükümlü ve tutukluların mağdur olmaması için gerekli bilgilendirmenin kurum idaresi tarafından yapıldığı,”
Bilgileri edinilmiştir.
4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Bandırma M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Müdürlüğü’nden 15/03/2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, söz konusu idarenin Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu’na hitaben yazdığı 17/03/2021 tarihli cevabi yazısında; 4.1. “Bandırma M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumumuz, Bandırma Ceza İnfaz Kurumları Kampüs yerleşkesinde bulunan 4 ceza infaz kurumundan sadece birisidir. Kurumumuz ile birlikte kampüs içerisinde bulunan diğer ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü/tutukluların iaşelerine ait menüler
Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından yönetmelikler çerçevesinde gıda mühendisi gözetim ve denetiminde günlük kalori miktarları da hesaplanarak hazırlanmaktadır.
4.2. Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumu hariç kurumumuzla birlikte diğer ceza infaz kurumlarında da mutfak bulunmamaktadır. Bu sebeple kurumumuzda mutfak teşkilatı ve soğuk hava deposu bulunmamaktadır. Dolayısıyla kurumumuzda bozuk veya tamir bekleyen soğuk hava deposu bulunmamaktadır. Buna rağmen kurumumuzda barındırılan hükümlü ve tutukluların ücretlerini ödemeleri koşuluyla meyve ve yeşil yapraklı sebze vs. gibi ihtiyaçları talepleri halinde işyurdu müdürlüğümüze bağlı kurumumuz kantini aracılığıyla karşılanmakta olup; muhafazası da koğuşlarda bulunan hükümlü ve tutuklulara ait buzdolaplarında yapılmaktadır.”
Bilgileri edinilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin 1.
fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63. maddesinin 3. fıkrasında; “Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmez.”; 7.1. “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 72. maddesinin ilgili fıkralarında; “(1) Hükümlüye Adalet ve
Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır. (2) Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışardan sağlanabilir. (…); 8. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı bölümde “18.8.
Mahpusların özel cezaevlerine veya bir cezaevinin özel bölümlerine yerleştirilmesine karar verilirken tutulma ihtiyaçları bakımından; a. Tutuklu mahpusların hükümlülerden ayrı olmasına; b. Erkek mahpusların kadın mahpuslardan ayrı olmasına; ve c. genç yetişkin mahpusların büyüklerden ayrı olmasına dikkat edilmelidir.”; 8.1. “Hijyen” başlıklı bölümde; “19.4. Genel hijyenin sağlanması için her mahpusun, iklime uygun sıcaklıkta ve mümkünse her gün, değilse haftada en az iki kez (veya gerekiyorsa daha sık olarak) banyo veya duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanmalıdır.”; 8.2. “Beslenme” başlıklı bölümde; “22.1. Mahpuslara, yaşlarını, sağlıklarını, fiziki koşullarını, dinlerini, kültürlerini ve çalıştıkları işin özelliğini hesaba katan besleyici gıdalar temin edilmelidir. 22.2.
Asgari enerji ve protein miktarı da dahil olmak üzere besleyici bir gıdanın gerekleri ulusal mevzuatta düzenlenmelidir. 22.3. Yiyecekler hijyenik olarak hazırlanmalı ve dağıtılmalıdır. 22.4. Mahpuslara makul aralıklarla günde üç öğün yemek verilmelidir. 22.5. Mahpuslar temiz içme suyuna her zaman ulaşabilmelidir.”;
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden 10. Başvuran hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumunda, tutuklular ile hükümlülerin ayrı odalarda barındırıldığını, tutuklu odasının daha az yoğunlukta olduğunu, kalmakta olduğu odanın fiziki koşullarının yetersiz olduğunu, suya yeterli ölçüde erişemediğini, odada çamaşır kurutmanın sıkıntı teşkil ettiğini, havalandırmanın yetersiz olduğunu, 2020 mart ayı itibariyle yeşil yapraklı sebzenin verilmediğini ifade ederek ceza infaz kurumu koşullarının iyileştirilmesini talep etmiştir.
11. Hem başvuranın kaldığı ceza infaz kurumu hem de Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile yazışmalar yazılmış olup, idareler tarafından, yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğu bilgileri edinilmiştir. Cevabi yazıların yetersiz kaldığı noktalarda idareler ile telefonla iletişime geçilmiş olup, bu hususa yeri geldiğinde değinilecektir.
12. Başvuranın çözümünü talep ettiği hususların ayrı konulara ilişkin olması nedeniyle her bir talebi ayrı paragraflarda incelenecektir. Başvuranın tutuklu ve hükümlülerin farklı odalarda kaldığı yönündeki itirazı esasen kendi kaldığı odanın daha kalabalık, tutukluların kaldığı odanın daha az yoğunlukta olmasına yönelikse de, bu talebi yönünden yapılan değerlendirmede; 12.1. 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nda mahpusların ne şekilde yerleştirileceği düzenlemesine yer verilmiş olup, “Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının” bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği düzenlenmiştir.
12.2. Benzer düzenleme, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararında yer almakta olup, “Tutuklu mahpusların hükümlülerden ayrı olmasına” dikkat edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
12.3. Hem ulusal hem de uluslararası mevzuatta, tutuklu mahpuslar ile hükümlülerin ayrı odalarda kalması gerektiği düzenlenmiş olup, odalardaki mahpus sayısındaki orantısızlığın idarenin takdirinde olan bir konu olmadığı, nitekim mahkumiyet hükmünün Yargıtay tarafından onanması halinde kişinin hükümlü konumuna geçeceği ve bu noktadan sonra ise ceza infaz kurumu idaresi tarafından kişinin farklı odaya alınması gerektiği, tutuklu hükümlü odalarındaki kişi sayısının eşitlenebilmesi için yeni oda açılmasının ise ceza infaz kurumlarındaki yoğunluk nedeniyle mümkün olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmamaktadır.
13. Başvuranın kaldığı odanın fiziki şartlarının yetersiz olduğu, havalandırmanın (bahçenin) yetersiz olduğu yönündeki talebi ile ilgili olarak; 13.1. İdareden gelen cevabi yazıda, başvuranın kaldığı numaralı odanın yatak kapasitesinin 8 (sekiz)
kişi olduğu, 25.12.2020 tarihi itibarıyla söz konusu koğuş kapasitesinin dokuz kişi olduğu, koğuşun bahçe bölümü 32 m², yatakhane bölümü 26 m², ortak yaşam alanının 20,70 m², tuvalet ve banyonun 2,50 m² olmak üzere toplam 81,2 m² olduğu bilgileri edinilmiştir.
13.2. Kalabalık odada tutulma nedeniyle mahpusların hak ihlali yaşayıp yaşamadığı hususunda, Anayasa
Mahkemesi’nin mevcut başvuruya emsal teşkil edecek çok fazla kararı bulunmaktadır. Nitekim bir kararında “… başvurucunun tutulduğu odanın her mahpus için mutfak ve açık havalandırma alanları gibi ortak yaşam alanları ile birlikte 4,25 m²lik kişi başına düşen kullanım alanının bulunması nedeniyle bu konuda yeterli standartlara sahip olabildiği sonucuna varılmıştır.” (AYM, Başvuru No : 2020/97475 2017/36197, 27/06/2018 tarihli kararı, §47)
13.3. Anayasa Mahkemesi bir başka kararında, “Darbe teşebbüsünden itibaren başvurucunun tahliye edildiği 27/9/2019 tarihine kadar geçen yaklaşık üç yılda anılan terör örgütü ile ilgili soruşturmaların devam ettiği, buna bağlı olarak göz ardı edilmeyecek sayıda kişinin tutuklanarak ceza infaz kurumlarına yerleştirildiği görülmüştür. Bu olağan dışı şartlar altında başvurucunun tutulduğu odanın her birey için – /
mevcudun en fazla olduğu hâl dikkate alınmıştır- mutfak ve açık havalandırma alanları gibi ortak yaşam alanları ile birlikte 5,75 m²lik kullanım alanının bulunması nedeniyle … yeterli standartlara sahip olduğu sonucuna varılmıştır.” (AYM, Başvuru No : 2020/97475 2018/31300, 07/04/2021 tarihli kararı, §33)
13.4. Havalandırmanın yetersiz olduğu hususunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan bir değerlendirmede; “Söz konusu toplam 33,75 m²lik alanın havanın aydınlanmasından kararmasına kadar bir süre sınırlaması olmaksızın kullanılmasına izin verildiği dikkate alındığında tüm mahpusların bu alandan aynı anda faydalanmak zorunda kalması sonucu başvurucunun şikâyetinde ileri sürdüğü gibi bir sıkışıklığın söz konusu olmayacağı değerlendirilmiştir. Tüm mahpusların bunu isteyip istemeyecekleri bir yana istedikleri takdirde alanı aynı anda kullanmalarının mümkün kılınmasının gerektiği de söylenemez.
Alanın birden fazla mahpusun açık hava imkânından birlikte istifade edebileceği büyüklükte olması ve mahpusların bu imkândan diğer mahpuslarla birlikte faydalanabilmelerine gündüz saatlerinde bir süre sınırlaması da olmaksızın izin verilmesi bu konudaki değerlendirme bakımdan yeterli görülmüştür.” (AYM, Başvuru No : 2020/97475 2017/36197, 27/06/2018 tarihli kararı, §44)
13.5. Yukarıda kıstaslar dahilinde başvuranın talebi değerlendirildiğinde, başvuranın barındırılmakta olduğu odanın yatak kapasitesinin 8 kişi olduğu, bununla birlikte odada 9 kişi kaldığı, toplam oda kapasitesinin 81,2 m² olduğu; 32 m² havalandırmanın hava kararıncaya kadar açık tutulduğu, nitekim her bir mahpusun aynı anda havalandırmadan faydalanma zorunluluğunun da bulunmadığı ve ceza infaz kurumlarının kapasitesinin yoğunluğu hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
14. Başvuranın odada, iki astım hastası bulunması nedeniyle, kışın çamaşırlarını kurutmakta zorlandığı iddiası ile ilgili olarak; ceza infaz kurumlarında, toplu yaşamanın bir sonucu olarak bu tarz sıkıntıların yaşanabileceğinin mümkün olduğu, ancak bu hususların astım hastası olan kişiler yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerekmekle birlikte, başvuran yönünden yapılan değerlendirmede, mahpusların oda düzen ve işleyişini kendi içlerinde çözmeleri gerektiği, oda içindeki ortak yaşamın işleyişini zedeler vaziyette sıkıntılar olması halinde ise bunun idarenin sorumluluğunu doğuracağı değerlendirilerek, idarenin işleminde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
15. Başvuranın sıcak suyun yetersiz olduğu ve uzun süre suların kesildiği talebiyle ilgili olarak; 15.1. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı
Tavsiye Kararında mahpuslara mümkünse her gün, mümkün değilse de haftada en az iki kez banyo veya duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanması gerektiği vurgulanmıştır.
15.2. İdareden gelen cevabi yazıda, sıcak suyun koğuşlara haftada 150 dakika iki defa toplam beş saat, ayrıca her sabah 30 dakika ve her öğlen 20 dakika olmak üzere verildiği belirtilmiştir. Bu noktada, Avrupa Konseyi Tavsiye Kararlarına uygun hareket edildiği, asgari iki günlük şartın sağlandığı görülmüştür.
15.3. İdareden gelen cevabi yazıda, su kesintisi yapılmaması ve şehir şebekesinden su bağlatılması için
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi (BASKİ) ve Bandırma Belediyesi ile gerekli yazışmalar yapılarak
BASKİ tarafından Ömerli Köyüne su hattı çekildiği, hat tamamlanıp faaliyete geçtiğinde kuruma su verileceği bilgileri verilmiştir. Bu kapsamda idare tarafından gerekli yükümlülüğün yerine getirildiği
görülmüş olup, hat tamamlandığında başvuranın suyun yetersiz olduğu yönündeki talebinin çözüme kavuşacağı görülmüş olduğundan, dostane çözüm kararı verilmesi kanaatine varılmıştır.
16. Başvuranın yeşil yapraklı sebze talebi ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; 16.1. İdareden, ceza infaz kurumunun altı aylık menüsü istenmiş olup, yemek listesine (30/03/202019/10/2020) bakıldığında, balıktan, höşmerim tatlısına, Ankara tavadan bamya yemeğine kadar birçok yemek çeşidinin yer aldığı görülmüştür.
16.2. Ceza infaz kurumunun 1 haftalık yemek listesinde, meyve, sebze, cacık, hoşaf gibi soğuk-sıcak mezelerin ne şekilde verildiğini ise şu şekilde belirtmek mümkündür: 1. Gün: meyve; 2. Gün: ayran (öğle), meyve (akşam); 3. Gün: cacık (ö.), ayva kompostosu (a.); 4. Gün: domates-soğan-limon (ö.), meyve (a.); 5. Gün: Cacık (ö.), meyve (a.); Altıncı gün: yoğurt (ö.), meyve (a.); 7. Gün: Meyve (ö.); Ayran (a.).
16.3. Görüleceği üzere, alternatif yiyecekler (salata, hoşaf, meze vb,) mahkumlara her gün verilmeye çalışılmakla birlikte, yeşil yapraklı sebzelere pek yer verilmediği görülmüştür.
16.4. Konuyla ilgili olarak yeniden bilgi ve belge talep edilmiş, ayrıca idareyle iletişime geçilmiştir.
Yapılan görüşmelerde, yeşil yapraklı sebzelerin menüde tek başına yer almasının mümkün olmadığı, bunların bazen yiyeceklerin içerisinde, bazen de balık, çiğköfte gibi yiyeceklerin yanında verilmeye çalışıldığı ifade edilmiştir. İdareden gelen cevabi yazıda mahpusların kantin aracılığıyla da bu yiyeceklere erişebileceği ve odalarında bulunan buzdolabında bu ürünleri muhafaza edebileceği görülmüştür.
16.5. Yapılan değerlendirmede, başvuranın ceza infaz kurumunda olduğu, ceza infaz kurumu menülerinin toplu yaşama uygun bir şekilde hazırlanması gerektiği, kişilerin ferdi talepleriyle bunun şekillenemeyeceği, kalori hesabına ve mevsim şartlarına göre bu menülerin oluşturulduğu, başvuranın kantin ya da işyurdu kanalıyla da yeşil yapraklı sebzelere ulaşabileceği görüldüğünden, idarenin işleminde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesinde “İyi yönetim ilkelerine” yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “makul sürede karar verme” ilkesine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
18. Diğer yandan, başvuranın yeşil yapraklı sebzelerin verilmediği hususundaki talebiyle ilgili olarak
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idare tarafından gönderilen 12/01/2021 tarihli cevabi yazı içeriğinde hükümlülerin beslenmesi ile ilgili mevzuat hükümleri ve konu hakkında genel bilgilere yer verildiği, yazı içeriğinin somut olaya dair yeterli bilgiyi içermediği görülmüştür.
19. Bunun üzerine idareden tekrar yazılı bilgi ve belge talep edilmiş, ayrıca telefon ile irtibat kurularak eksik kalan hususlarla ilgili bilgi alınmış ve başvuru konusu talep bu şekilde sonuçlandırılmıştır.
Başvuranın, ceza infaz kurumu yemek menülerinde yeşil yapraklı sebzeye yer verilmediği yönündeki şikâyetinin, dilekçesinde açık ve anlaşılır şekilde dile getirmiş olduğu, idarenin ilk cevabi yazısı ekinde gönderdiği yemek menüsünde ise yeterli miktarda yeşil yapraklı sebzeye yer verilmemiş olduğu görülmekle, bu aşamada ilk cevabi yazıda idareden beklenen “hesap verilebilirlik” ve “açıklık” ilkesi uyarınca, somut olaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli cevap verilmesi olup, idareden bundan sonra bu ilkelere de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
20. 6328 sayılı Kanun’un “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21. maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 24/03/2019 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE, Başvuranın sıcak suyun yetersiz olduğu, kurumda uzun aralıklarla suyun kesildiği hususundaki talebi ile ilgili olarak DOSTANE ÇÖZÜM KARARINA, Başvuranın, tutuklularla hükümlülerin farklı odalarda barındırıldığı, barındırılmakta olduğu odanın fiziki koşullarının yetersiz olduğu, yeşil yapraklı sebzelerin verilmediği yönündeki talepleri ile ilgili olarak
REDDİNE,
Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi