|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ceza infaz kurumundaki hak ihlalleri iddiaları incelenmiştir. Başvuran, cezaevi personelinin yemek dağıtımını lütuf gibi sunduğunu ve yemeklerin kalitesinin düştüğünü öne sürmüştür. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 72. maddesi gereğince, hükümlülere sağlıklı ve yeterli besin verilmesi gerektiği belirtilmiştir. İdare, yemeklerin düzenli ve eşit şekilde dağıtıldığını, herhangi bir eşitsizlik olmadığını ve personelin de aynı yemeklerden faydalandığını ifade etmiştir.
Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın iddialarını destekleyecek somut bir veri bulunmadığı ve idarenin uygulamalarının hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, başvurunun reddine karar verilmiştir. İlgili mevzuat ve idarelerin açıklamaları ışığında, ceza infaz kurumundaki uygulamaların hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/8597-S.13196
BAŞVURU NO : 2019/6868
KARAR TARİHİ : 17/09/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, hükümlü olarak barındırıldığı ceza infaz kurumu idaresinin hukuka aykırı uygulamaları olduğuna dair iddiaları ile bağlantılı talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/03/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
Başvuran, 21/03/2019 tarihinde yaptığı başvuruda özetle; Kurumumuza 31/12/2018 tarihinde yapmış olduğu 2018/17728 no’lu başvurusu üzerine Kurumumuzca … sayı ile gönderme kararı verildiğini, karar üzerine ilgili idare Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü’nce kendisine herhangi bir cevabi yazı tebliğ edilmediğini hükümlü olarak
barındırıldığı … 2 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda:
1.1.Cezaevi personelinin karavana dağıtma işini görevinin gereği olarak değil adeta “lütufta bulunuyor, fedakarlık yapıyormuşçasına” yerine getirdiği, günlük iaşe olarak verilen yemeklerin nitelik ve nicelik açısından günden güne düştüğü,
1.2.15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi sonrasında getirilen yasakların ve keyfi
uygulamaların rutin bir hal aldığı, 1.3.45/1 numaralı Genelgede tutuklu ve hükümlülere tanınan sohbet hakkının şarta bağlandığı, personel yetersizliği gibi gerekçelerle engellendiğini/kısıtlandığını bu kapsamda 2 ayda bir olmak üzere sadece 3 saat olarak uygulandığı, 1.4.Ceza İnfaz Kanununun 87/1 ve 88/2 maddeleriyle tanınan kütüphane ve kurslardan yararlanma hakkının kullandırılmadığı, 2 yıldır kütüphane, kurs ve spor sahasından yararlandırılmadıkları, 1.5.Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilen hükümlülerin günde 1 veya 2 saat havalandırmaya çıkarıldıkları,
1.6.3 kişilik arkadaş ziyaretçi kontenjanına yazdıkları arkadaşlarının, yakınlarının, … Emniyet
Müdürlüğü tarafından incelendiği/fişlendiğini, 1.7.Ceza İnfaz Kurumuna gelen mahkumlara çıplak arama yapıldığı, mahkumların özel yaşam alanına giren havalandırma ve hücrelerin üst katlarını gören kamera uygulamasının devam ettiği, 1.8.Mahkumların yer değişikliği talebinin idare tarafından nedensiz/keyfi olarak reddedildiği, 1.9.Mektuplarının haftalarca bekletildikten sonra gönderildiği, hastalanan mahkumların ayda bir kez revire çıkarıldığı, 1.10.Kantinde ürün çeşitlerinin teke düşürüldüğü, kalitesiz ürünlerin fahiş fiyata satıldığı, kantinde resim kalemi, renkli kağıt ve bant dahil hiçbir yapıştırıcı satılmadığı, açlık grevindeki mahkumlara kantin satışı yapılmadığı, 1.11.Ceza İnfaz Kanununun 63/2 maddesi gereğince tutuklu ve hükümlülere yeterli sayıda yatak takımı verileceği düzenlenmişse de nevresim takımlarının çamaşırhane bozuk gerekçesiyle yıkanıp değiştirilmediği, talepçilere ihtiyaç duydukları fazladan battaniyenin dahi verilmediği, 1.12.Merkezi yayın sistemindeki TV kanalları belirlenirken mahkumların görüşünün alınmadığını, süreli ve süresiz yayınların düzenli verilmediğini, hücrelerde fotoğraf çekiminin yasak olduğunu, 1.13.Mahkumların avukat görüşüne, hastane ve mahkeme sevklerine kol saatiyle çıkarılmadığı, 1.14.İnfaz hakimliği, savcılık gibi ilgili mercilere yaptıkları şikayetlerin ve suç duyurularının olumsuz sonuçlandığı, İddialarında bulunarak, gereğini Kurumumuzdan talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne, 17/04/2019 tarih, … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Genel Müdürlüğün 16/05/2019 tarihli cevabi yazısında; 2.1.Başvuranın, Kurumumuz aracılığıyla daha önceden yapmış olduğu başvuru ile ilgili verilen
“gönderme kararı” üzerine ilgili başvuru sahibine tebliğ edilmek üzere 13/05/2019 tarihli ve
… sayılı cevabi yazının … Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği ve 16/05/2019 tarihli ve
… sayılı yazı ile de Kurumumuza bilgi verildiği, 2.2.“Adı geçenin, … 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/10/2013 tarih ve …/… .İş sayılı kararı ile ‘ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’, ‘ Anayasal Düzeni Zorla Değiştirmeye Kalkışmak’ suçlarından hükümlü olduğu, 2.3.Şikayet başvurusuna konu Kurum’un 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin 1inci fıkrasında belirtilen Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumlarından olduğu, söz konusu Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi bir uygulamanın yapılmasının söz konusu olmadığı, görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin Kanun, Tüzük ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği, bu hususta şikayeti olan hükümlü ve tutuklu şikayetçilerinin derhal ilgili mercilere iletilerek ilgili personel hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığı, 2.4.Ceza İnfaz Kurumları’nın Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında 45/1 No’lu
Genelgenin Ortak Etkinlikler Başlıklı 3 üncü bölümünün 13 ncü maddesinde; “Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.” Hükmüne yer verildiği, 2.5.Bahse konu Kurum İdare ve Gözlem Kurulunca hazırlanan sosyal faaliyetlerin haftada 10 saati aşmayacak ve güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü ve tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak tüm hükümlü ve tutukluları kapsayacak şekilde düzenlendiği, sohbet faaliyetinin haftada 10 saat değil, 10 saati aşmayacak şekilde düzenlendiği, … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda süreklilik arz edecek biçimde sosyal ve kültürel faaliyetler kapsamında spor ve sosyal faaliyetin uygulama alanı bulduğu, 2.6.Sohbet ve spor faaliyetlerinin keyfi olarak gasp edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ancak anılan madde hükmü gereğince olağanüstü hallerde bu faaliyetlerin durdurulmasına karar verilebileceği, günümüz tarihi itibari ile ise bu yönde bir kararın bulunmadığı,
2.7.5275 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “Ceza İnfaz Kurumlarında,
kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulur. Kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanısıra olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarının değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitaplar da bulundurulur”
88 inci maddesinde ise “ Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece
tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlülerin istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir.”
Ayrıca, Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 30 uncu maddesinde; “ verilecek yayının sayısı, kütüphane kitaplık hizmetlerini aksatmayacak, oda ve koğuş düzenini bozmayacak şekilde, oda ve koğuştaki hükümlü ve tutuklu mevcudu ile kütüphane veya kitaplıkta bulunan yayın sayısı dikkate alınarak Eğitim Kurulu kararıyla belirlenir” hükümlerinin yer aldığı, 2.8.Bahse konu Kurum kütüphanesinde 2097 adet kitabın bulunduğu, hükümlülerin talebi halinde kurum kütüphanesinde bulunan kitapları okumaları konusunda imkan sağlandığı, ancak adı geçen hükümlünün son üç aylık süreçte kütüphaneden yararlanma konusunda müracaatının bulunmadığı, 2.9.Hükümlü ve tutukluların Anayasa, TCK, CMK gibi yazılı mevzuatları ya da kurum kütüphanesinde bulunmayan kitapları kendi imkanları doğrultusunda ücretleri emanet para hesabından karşılanması koşuluyla dış kantin yoluyla temin edebileceği, 2.10.Ceza İnfaz Kurumlarına nakil gelen tüm hükümlü ve tutukluların; üst ve eşya aramalarının, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Tüzük’ün, Kurum’a Alınma ve Kabul İşlemleri başlıklı 67 inci maddesinde belirtilen kriterler çerçevesinde yapıldığı, 2.11.Hükümlü veya tutukluların üzerlerinde ve vücut boşluklarında kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin varlığı ve kurumun en üst amirinin gerekli görmesi halinde, 5275 sayılı Kanun’un “Arama” başlıklı 36 ıncı maddesinin 2inci ve 3üncü fıkralarında yer alan hükümlere göre arama işleminin gerçekleştirildiği, bu uygulamanın mevzuat doğrultusunda yerine getirilmesi gereken zorunlu işlemlerden olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutuklulara yönelik keyfi bir eylem olarak tanımlanamayacağı, 2.12.Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmesi Hakkında Yönetmelik’in “Ziyaret Edebilecek
Kişiler” başlıklı 9 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası gereği, 9 uncu maddenin 1inci fıkrası dışında kalan 3 kişilik ziyaretçi talepleri ile alakalı olarak anılan Kurum’da gerekli görüldüğü taktirde talep edilen ziyaretçi hakkında kolluk aracılığıyla araştırmanın yapıldığı, sakıncalı görülen ziyaretçi taleplerinin reddedildiği, iddia edildiği gibi üç kişilik arkadaş listesinde bulunan ziyaretçilerin kolluk tarafından fişlenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, 2.13.Anılan Kanun’un 25 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi “ Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır.” Hükmü (c) bendi “ Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hale göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir.” Hükmünün yer aldığı, 2.14.Kuruma ilk defa nakil gelen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanların, havalandırma saatlerinin kanunda belirtildiği üzere 1 saat olarak belirlendiği, daha sonradan yapılan gözlem ve incelemeler neticesinde hükümlülerin gösterdikleri iyi hale göre havalandırma saatlerinin Kurum İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile 3 saate kadar artırılabildiği, 2.15.Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve
Nakilleri İle Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokol’ün 3üncü bölümü 15 inci maddesi gereğince, ceza infaz kurumlarında, firar ve benzeri müessif bir olaya ve güvenlik zafiyetine meydan verilmemesi için ortak yaşam alalarının kamera ile kayıt altına alındığı, özel yaşam alanı olan yatakhaneler ile kişisel temizlik ve bakımın yapıldığı ( banyo ve tuvaletin)
kamera ile kayıt altına alınmasının söz konusu olmadığı, 2.16.Kurumda, oda ve koğuş yerleştirmeleri işlemleri yapılırken 5275 sayılı Ceza ve güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 5inci bölümünde yer alan hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması başlığı altındaki maddeler ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezi Yönetmelik
Hükümleri çerçevesinde suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, risk, kurum güvenliği gibi kriterlere göre, hükümlü ve tutukluların oda veya koğuş yerleştirmelerinin Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapıldığı, 2.17.Hükümlü ve tutukluların oda değiştirme talepleri olması durumunda bahsi geçen Mevzuat hükümleri göz önünde bulundurularak İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca durumları değerlendirilerek oda değişiklikleri yapıldığı, 2.18.Hükümlü ve tutukluların mektup, faks ve telgraf alma ve gönderme haklarının 5275 sayılı
Kanun’un 68 inci maddesinde düzenlendiği, anılan maddede belirtilen müdahale sebeplerini içermemesi kaydı ile dışarıya mektup-faks ve telgraf gönderebildiği, dışarıdan gelen mektupfaks ve telgrafı kabul edebildiği, resmi mercilere ise, denetime tabi olmaksızın ileti gönderebildiği, mektup okuma komisyonu tarafından incelenen iletilerin sakıncalı olması halinde “sakıncalı mektup değerlendirme kararı” ile infaz hakimliğine itirazı açık olmak üzere ilgilisine tebliğ edildiği, pullu mektupların( adi posta olarak nitelendirilen) ilgili PTT
Müdürlüğü tarafından herhangi bir takip numarası verilmediğinden bu mektupların takibinin ceza infaz kurumu tarafından yapılamadığı, söz konusu postaların kuruma geldikten sonra gerekli incelemesinden sonra mektup dağıtım günlerinde ilgilisine verildiği, 2.19.Kuruma alınan hükümlü ve tutukluların hasta, hekim mahremiyetine uygun olarak, ilk kabul muayenelerinin yapıldığı, bu muayeneden elde edilen sonuçların, ceza infaz kurumunda kaldığı süre boyunca gerekli tıbbi müdahale ve tedavilerinin yapılabilmesi amacıyla revirde bulunan şahsi sağlık dosyasında saklandığı, kurum hekimi veya diş hekiminin uygun gördüğü durumlarda, ileri tetkik, tedavi ve iyileştirme işlemleri için Devlet Hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenlerin ise üniversite hastanelerine sevk edildiği, acil durumlarda derhal
112 Acil Servise haber verilerek gerekli tıbbi müdahalede bulunulduğu, gerekmesi halinde
ambulansla hastaneye sevkinin sağlandığı, 2.20.Adı geçenin, sağlık dosyasında yapılan incelemede, düzenli olarak revire çıkarıldığı, muayene ve tedavisinin yapıldığı, doktor tarafından reçete edilen ilaçlarının kendisine elden teslim edildiği, sağlık yönünde işleme konulmamış ve bekleyen herhangi bir talep dilekçelerinin bulunmadığının tespit edildiği, 2.21.Kanun’un “ hükümlünün beslenmesi” kenar başlıklı 72inci maddesinde düzenlendiği gibi hükümlü ve tutuklulara; kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dini ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verildiği, ve içme suyu sağlandığı, 2.22.Hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin doğru ve sağlıklı beslenmesi amacıyla yemeklerin uzmanlar tarafından hazırlandığı, inancı gereği veya vegan, vejeteryan, diyet yemek gibi özel durumu olan hükümlü ve tutukluların beslenmesi ile ilgili de düzenlemelerin yapıldığı, 2.23. Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları personelinin İaşe Yönetmeliğinin 4üncü maddesinde “Görevi başında bulunan personel, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde iaşe edilir..” hükmünün yer aldığı, kurumda günlük olarak verilmekte olan iaşeden hükümlü ve tutuklular ile görevi başındaki personelin de faydalandığı, yemeklerin az ve aynı verildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı, 2.24.Kurum kantinlerinde işyurtları bünyesinde iç kantin, dış kantin, adliye kantini ve satış merkezlerinin bulunduğu, kantinlerde farklı ürünlerin satışlarını gerçekleştiği, bu satışlarda hükümlü ve tutuklu ile diğer yararlanıcıların tercihlerinin göz önüne alındığı, bu ürünlerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale usulüyle veya doğrudan temin yöntemiyle temin edildiği, ürünlerin kantin satış fiyatlarının belirlenmesinde teklif fiyatlarının belirleyici olduğu, 2.25.Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in
El İşi Faaliyetleri Başlıklı 14 üncü maddesinde “Maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici alet ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulmalarına izin verilmez.” Hükmü gereği, kurumda oda ve eklentilerde kullanılmak üzere başvuruya konu malzemelerin kurum kantininde satılmadığı, 2.26.Ceza ve İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında
Yönetmelik’in 15 inci maddesinde: “hükümlüler, kendilerine idare tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında, kantinden temin edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları değerlendirilerek idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir.”
Hükmünün yer aldığı, 2.27. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ısınma sistemine ilişkin olarak dış termostatın bulunduğu ve dışarıdaki havanın durumuna bağlı olarak oda sıcaklığının sistem vasıtası ile 21-24 derece arası olarak ayarlandığı, anılan Kurumda yeteri kadar yatak, battaniye, yastık, nevresim takımı bulunduğu, kurumda bulunan çamaşırhanede birimince hükümlü ve tutukluların kuruma kabulü esnasında mevsim şartlarına göre uygun sayıda kullanıma verilen demirbaşların( battaniye, nevresim takımı) sanayi tipi çamaşır yıkama, kurutma makineleri ve ütü marifetiyle temizliklerinin yapıldığı, eskiyenlerin yenisiyle değiştirildiği, ayrıca hükümlü ve tutukluların talebi olması halinde yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereği, kurum kantininden de ücreti mukabilinde nevresim takımı ve battaniye satışının yapıldığı, 2.28.Şikayet başvurusuna konu kurumda merkezi yayın sistemine dahil edilecek kanalların belirlenmesi aşamasında hükümlü ve tutuklular arasında en geniş kesime hitap edecek şekilde ülke genelinde yayın yapan kanalların izlenme oranlarının baz alınmasının değerlendirildiği ve bu konuda Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) yapmış olduğu televizyon izlenme eğilimleri araştırmasına dayanarak hükümlü ve tutukluların taleplerinin değerlendirildiği ve bahse konu kanalların bu şekilde belirlendiği, taleplerin dikkate alınmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, 2.29. Hükümlü ve tutukluların mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu, ancak Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 62 nci maddesinin 3 üncü fıkrası, Ceza ve İnfaz
Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrası ile Ceza ve İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 11 inci maddesinin b fıkrasında belirtilen; “mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsadığı
Eğitim Kurulu kararı ile tespit edilen hiçbir yayın kuruma kabul edilmez.” Hükmü gereğince işlem yapıldığı, 2.30.Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelge’nin
“Diğer İşlemler” başlıklı 5inci bölümü 8inci maddesi ile anılan Genelgede Değişiklik
Yapılmasına Dair 20/12/2016 tarihli ve 45/2 sayılı Genelgenin 8 inci maddesi hükümlerinin yer aldığı, şikayet başvurusuna konu kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların bedellerini karşılaması koşulu ile ve belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca dilekçe ile talep edilmesi halinde odalarda, açık görüş alanlarında fotoğraf çekimine müsaade edildiği, fotoğraf çekilmesinin yasak olma gibi bir durumun söz konusu olmadığı, 2.31.Hükümlü ve tutukluların avukat görüşünde, açık görüşte, hastane ve mahkeme sevklerinde kol saati ile çıkmalarına asayiş ve güvenlik nedeniyle izin verilmediği, ancak telefon, revir, berber, kapalı ziyaret vs. Kurum içi sirkülasyonda odalarından saatleri ile çıkmalarında herhangi bir kısıtlama olmadığı, 2.32.Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki
Tüzük’ün 68 inci maddesinin 2 inci fıkrası“hükümlüye, kurum en üst amirine veya görevlendirdiği bir personele talep ve şikayetlerini her gün bildirme olanağı olanağı tanınır.
Talep ve şikayetler ilgilisine veya konusuna göre yargı mercilerine veya diğer yetkili makamlara iletilir. Talep ve şikayet konusu başvurunun sonucu hakkında geciktirilmeden bilgilendirilir.”Gereği,çeşitli tarihlerde hükümlü tutuklulardan gelen görüşme talepli dilekçelerine istinaden kurum müdürünün görevlendirdiği kurum psikososyal servis uzmanları tarafından görüşmelerin yapıldığı, görüşme sonrasında hükümlü tutukluların sorunlarına ve taleplerine ilişkin olarak kurum müdürüne bilgi verildiği, taleplerin dikkate alındığı ve sonucu ile ilgili olarak bilgilendirme yapıldığı, 2.33.Ceza İnfaz Kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle infaz hakimliklerine şikayet, infaz hakimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, yargı bağımsızlığına sahip hakim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin ve tavsiye suretiyle müdahale imkanı bulunmadığı, ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
3.Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla … 2 No’lu F Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne, 30/07/2019 tarih, … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 05/08/2019 tarihli cevabi yazısında; 3.1.Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinin
Yemeklerin Dağıtılması başlıklı 18. Maddesi “Pişirilen yemekler, tabelada gösterilen hükümlü, tutuklu ve personelin sayısı dikkate alınarak soğutulmadan hak sahiplerine dağıtılır. (Değişik fıkra:RG-28/3/2012-28247) Müdür veya bu işle görevlendireceği kurum personeli pişirilen yemeklerin hak sahiplerine düzenli ve eşit bir şekilde dağıtılmasından sorumludur.” hükmü gereği, yemek dağıtımı sıkı kontrol ve denetim altında ifa edildiği, herhangi bir eşitsizlik veya farklı bir uygulamanın söz konusu olmadığı, 3.2. Cezanın infaz edilmesi bazı hak ve özgürlüklerden yoksun bırakılmayı gerektiriyor ise de hükümlünün hiçbir hakkı bulunmadığı anlamına gelmediği, hükümlüye infaz sırasında cezasıyla bağdaşacak şekilde bazı hak ve özgürlüklerden yararlanmasına yönelik olarak kısıtlamalar getirilebildiği, bu haklar ve kısıtlamalar 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Kanunla kısıtlanarak yasaklanan bir hakkın
Kurumumuzca serbest bırakılması yada kanunla serbest bırakılan hakkın Kurumumuzca yasaklanması gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında kanunilik ilkesine riayet edildiği,
3.3.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 87. maddesinde, ,
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 22/01/2007 gün ve Ceza İnfaz
Kurumlarının tahsisi, nakil işlemleri ve diğer işlemler konulu 45/1 nolu genelgesinin 3.
bölümünün ortak etkinlikler başlıklı 1. Maddesi, 13. İle düzenlenen mevzuat hükmünden de anlaşılacağı üzere, sosyal faaliyetlerin haftada on saati aşmayacak, güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü/tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak hükümlü ve tutukluların eşit olarak faydalanmalarını sağlayacak şekilde, idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda düzenlendiği, bir faaliyet dönemi yaklaşık olarak 45 gün sürmekte olup, kurum kapasitesi ve katılan kişi sayısına göre bu sürenin uzayıp kısalabildiği, Bir faaliyet döneminde tüm hükümlü ve tutukluların 3 saat sohbet ve 1 saat spor yapma imkanın bulunduğu,
3.4.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 61 inci maddesinin
1 inci fıkrası; 88. Maddesi, Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 27’nci
Maddesi ve 30 uncu maddesi mevzuat hükümleri gereğince Ceza İnfaz Kurumu kütüphanesinde günümüz itibari ile 2069 adet kitabın bulunduğu, hükümlülerin talebi halinde kurum kütüphanesinde bulunan kitapları okumaları konusunda imkan sağlandığı, ancak adı geçenin
2019 yılı itibariyle kütüphaneden yararlanma konusunda kurumumuza müracaatının
bulunmadığı, talep edenlere 2019 yılı içerisinde kütüphaneden verilen kitap sayısını gösterir grafik raporu yazımız ekinde sunulmuştur. Ceza İnfaz Kurumunda 03/01/2018-28/09/2019 tarihleri arasında 3 grup olarak gerçekleşecek olan resim kursunun halen devam ettiği, bu kurs programlarının hazırlanmasında istekli ve iyi halli hükümlülerin talepleri değerlendirilerek hazırlandığı, adı geçenin kurs başlangıç tarihinde iyi halli olmadığı, yeni programın hazırlanması aşamasında iyi halli olması ve talep etmesi halinde idare ve gözlem kurulunca değerlendirileceği, Sosyal faaliyetler kapsamında düzenlenen spor faaliyeti programına dahil edildiği ancak faaliyet gruplarının tebliği sırasında imzadan imtina ettiği ve kendi isteği ile faaliyetlere katılmadığı,
3.5.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 25. Maddesi 1.
Fıkrası hükümleri gereği, Ceza İnfaz Kurumumuza ilk defa nakil gelen Ağırlaştırılmış Müebbet
Hapis cezasına hükümlü olanların, havalandırma saatlerinin kanunda belirtildiği üzere 1 saat olarak belirlendiği, daha sonradan yapılan gözlem ve incelemeler neticesinde hükümlülerin gösterdikleri iyi hale göre havalandırma saatlerinin İdare ve Gözlem Kurulu Kararı ile 3 saate kadar artırılabildiği, 3.6.Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin Ziyaret edebilecek kişiler başlıklı 9. Maddesi 2. Fıkrası “(Değişik fıkra:RG-28/07/2007-26596) (Değişik birinci cümle:RG-6/11/2009-27398) hükmü gereği işlem yapıldığı, 3.7.Kurumda yapılan tüm aramaların Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 46’ncı maddesinin 2. Fıkrası, 3. Fıkrasında ve 4.
Fıkrasında yer alan hükümleri gereği yapıldığı, söz konusu arama usulünün tüm mahkumlara uygulandığı, üst ve eşya aramalarında gösterilen titizliğin, kurumda barındırılan diğer hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin güvenliğini sağlamak amacıyla yapıldığı, bu konuda herhangi bir keyfîliğin söz konusu olmadığı, Ceza Kurumu’nun 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun 9. Maddesi 1. Fıkrası hükmünde belirtilen yüksek güvenlikli yapısına haiz olarak kamera sistemleri ile donatıldığı, kamera sistemlerinin ortak yaşam alanlarını görecek şekilde konumlandırıldığı, herhangi bir özel yaşama alanın görme yada izleme gibi bir durumun söz konusu olmadığı, 3.8.Kurumda oda değişikliklerinin, yaş, yargılama süreci, ceza süreleri, suçun niceliği, örgütsel durumları, akli ve sağlık durumları, sanat ve meslek faaliyetleri, suça bakış açıları, kuruma kabul tarihleri, sosyo-ekonomik ve kültürel yapı, ilgi ve yetenekleri, sağlık, eğitim, akrabalık, güvenlik, ziyaretçi durumları gibi kriterler baz alınarak İdare ve Gözlem Kurulunca değerlendirilerek yapıldığı, Örgüt mensuplarının oda değişikliklerini birbirleri arasında örgütsel olarak iletişim kurma aracı olarak da kullanmaya çalıştıkları, böylelikle farklı bloklarda kalan diğer örgüt mensupları ile sürekli iletişimde kalarak örgütten ayrılmak isteyenlerin önüne geçmeyi amaçladıkları, Kurumda hükümlü tutuklu olarak bulunan mahkumların oda değişikliği için talepte bulunmaları halinde, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda bu değişiklik talebinin örgütsel olarak iletişim kurma amacı sebebiyle talep edildiğinin değerlendirilmesi halinde, bahse konu taleplerinin kabul görmeyerek reddedildiği, ancak örgütsel olarak iletişim kurma amacı içermeyen akrabalık ve zorunluluk arz eden taleplerin ise kabul edilerek gerekli işlemlerin ifasına karar verildiği,
3.9.5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 68. Maddesi hükmü
gereği; Ceza İnfaz Kurumumuzda kurum mektup okuma komisyonunca mektupların ve faksların incelendiği, sakınca görülmeyen mektupların ve faksların ilgili kurumlara imkanlar dahilinde gecikmeye mahal bırakmaksızın gönderildiği, sakıncalı olarak değerlendirilen mektuplara Sakıncalı Mektup Değerlendirme Kararı alındığı, kararların … İnfaz Hakimliğine itirazı açık olmak üzere adı geçene tebliğ edildiği, adi posta olarak nitelendirilen pullu mektuplar ile ilgili PTT Müdürlüğü tarafından herhangi bir takip numarası verilmediğinden bu mektuplarının takibinin kurumca yapılamadığı, gelen adi postalar yapılan inceleme neticesinde herhangi bir sakınca görülmediği taktirde, mektup dağıtım gününde odalara dağıtıldığı, 3.10.Ceza infaz kurumumuza ilk kez alınan hükümlü ve tutukluların hekim-hasta mahremiyetine uygun olarak, ilk kabul muayeneleri yapıldığı, bu muayeneden elde edilen sonuçlar, ceza infaz kurumunda kaldığı süre boyunca gerekli tıbbı müdahale ve tedavilerinin yapılabilmesi amacıyla revirde bulunan şahsi sağlık dosyasında saklandığı, kurum hekimi veya diş hekiminin uygun gördüğü durumlarda, ileri tetkik, tedavi ve iyileştirme için devlet hastanelerine ve daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edildiği, Acil durumlarda derhal 112 Acil Servis’e haber verilerek gerekli tıbbi müdahalede bulunulduğu ve gerek görülmesi halinde ambulansla hastaneye sevkin sağlandığı, Kurum tarafından hastanelere sevk edilmesi gereken hükümlü ve tutuklular jandarmaya bildirilmekte, jandarma sevk birlik komutanlığınca istenilen gün ve saatte hizmete uygun olarak sevklerin yapıldığı, ilde bulunan devlet veya üniversite hastanelerinde tedavisinin mümkün olmadığı hallerde tedavisinin yapılabileceği daha kapsamlı hastanelerin bulunduğu illere sevk edilerek tedavilerinin yaptırıldığı, hastalanan mahkumların ayda bir kez revirde muayene edilmesi gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığı, 3.11. Ceza infaz kurumumuzda barındırılan hükümlü ve tutukluların günlük iaşelerine karşılık gelen gıdaların … 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu mutfağında pişirilerek yemek olarak kuruma gönderildiği ve kurumda bulunan hükümlü ve tutuklulara eşit miktarda dağıtıldığı, bu gıdaların muayene ve teslim alınması, muhafazası, kontrolü, öğünlere dağıtılması, pişirilmesi ve hükümlü/tutuklulara dağıtılması işlemlerinin 26/10/2005 gün ve
25978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza
İnfaz Kurumları Personeli İaşe Yönetmeliğinin 5, 6 ve 18 inci hükümleri gereğince sıkı kontrol ve denetim altında ifa edildiği, herhangi bir eşitsizliğin söz konusu olmadığı, ayrıca kurumda görev yapmakta olan kurum personelinin de yemeklerinin anılan yönetmeliğin 4. Maddesi hükümleri gereği kurumda bulunan hükümlü ve tutuklularla aynı şekilde iaşe edildiği, Adalet
Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurdu Kurumu İş Yurtları Daire
Başkanlığının 19/03/2019 gün ve … yazısı ile konsinye satış sistemine geçilen ürün ve ürün gruplarında, acil haller dışında doğrudan temin veya ihale yöntemiyle ürün temin edilemeyeceği bildirildiği, Ceza İnfaz Kurumumu Kantininde satılacak ürünleri Ceza İnfaz
Kurumları İle Tutukevleri İşyurtları Kurumu Konsinye Satış İşlemlerine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesince temin edilerek fiyatlandırıldığı, herhangi bir şekilde kalitesiz ürünün fahiş fiyata satılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, 3.12.Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin 14. Maddesinin 3. Fıkrası “Maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici alet ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulmasına izin verilmez.” hükmü gereği, boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin mevzuat gereği oda ve eklentilerinde bulundurma imkanın olmadığı, 3.13.Kurum demirbaşına kayıtlı 460 adet yatak, 760 adet battaniye, 845 adet yastık, 800 adet nevresim takımının bulunduğu, çamaşırhane birimince hükümlü ve tutukluların kuruma kabulü esnasında mevsim şartlarına göre uygun sayıda kullanıma verilen demirbaşların aynı zamanda kurumda bulunan sanayi tipi çamaşır yıkama, kurutma makineleri ve ütü marifetiyle çamaşırhane birimince periyodik olarak her ay yıkanıp ve ütülenerek değiştirildiği ve gerekli hijyen koşullarının sağlandığı, eskiyen küflenen ya da deforme olan demirbaşların ise hükümlü ve tutukluların talepleri doğrultusunda kurum çamaşırhane birimince yenisiyle değiştirildiği, çamaşırhanede bulunan yıkama ve kurutma makinelerinde herhangi bir arıza durumunun söz konusu olmadığı, Ayrıca hükümlü ve tutukluların talebi olması halinde yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereği, kurum kantininden de ücreti mukabilinde nevresim takımı ve battaniye satışının yapıldığı, 3.14.Ceza İnfaz Kurumunda merkezi yayın sistemine dahil edilecek kanalların belirlenmesi aşamasında hükümlü ve tutuklular arasında en geniş kesime hitap edecek şekilde ülke genelinde yayın yapan kanalların izlenme oranlarının baz alınmasının değerlendirildiği ve bu konuda
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) yapmış olduğu televizyon izlenme eğilimleri araştırmasına dayanarak, Kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların taleplerinin değerlendirildiği ,Ceza İnfaz Kurumunda süreli süresiz yayınlara ilişkin olarak 5275 sayılı
Yasa’nın 62. Maddesi’ne göre işlem tesis edildiği; Anılan madde hükmünün 3. Fıkrasında belirtildiği üzere, hükümlünün faydalanmak istediği süreli ve süresiz yayınların, Eğitim kurulunca, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsadığı tespit edilmesi halinde konu hakkında Eğitim Kurulu kararı alındığı, bahse konu kararların İnfaz Hakimliğine itirazı kabil olmak üzere adı geçenlere tebliğ edildiği, sakınca görülmeyen yayınlardan ise anılan madde hükmü gereği yararlandırıldıkları; Adalet
Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 20/12/2016 gün ve 70817034-010.2016E.1137 sayılı 45/1 No.lu Genelgede Değişiklik Yapılmasına Dair 45/2 No.lu Genelgesi “Ceza
İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 45/1 No.lu Genelgenin
Diğer İşlemler başlıklı Beşinci Bölümünün 8’inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir… hükümleri gereği, odalarda fotoğraf çekiminin yasaklanması gibi bir durumun söz konusu olmadığı 3.15. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün ilgili yazısı ile kameralı, mp3 çalar, ses ve video kaydı yapma özelliği olan fotoğraf çekimi yapabilen ve/veya cep telefonu gibi kullanılabilen saat veya kalemlerin ziyaretçiler tarafından hükümlü ve tutuklulara getirileceği yönünde bilgi elde edildiği, dolaysısı ile avukat görüş ve ziyaret görüşüne çıkarken kol saati ile çıkmalarına izin verilmediği, hastane ve mahkeme vs. çıkarken herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı, sadece avukat ve ziyaret görüş esnasında böyle bir kısıtlamaya gidildiği, daha sonradan başka bir hükümlünün İnfaz hakimliğine yapmış olduğu başvuru neticesinde İnfaz Kurumunca başvurucunun avukat görüşü ve açık görüş sırasında kol saati takmasına izin verilmesine dair karar verildiği, infaz hakimliğinin kararı diğer hükümlü ve tutuklulara uygulanarak söz konusu uygulamanın kaldırıldığı tespit edilmiş olduğu, 3.16.Başvuruda yer alan iddiaların tümünün ceza infaz kurumunu karalamaya yönelik, kamu oyunda gündem oluşturmayı amaçlayan, tamamen yasal dayanaktan yoksun, asılsız ve mesnetsiz iddialardan ibaret olduğu değerlendirildiği, ifadelerine yer verildiği, 3.17.İdarenin cevabi yazısı ekinde sunduğu, şikayet başvurusunda bulunan hükümlü adına düzenlenmiş 26/11/2007 ile 11/07/2019 işlem tarihi aralığına ait “disiplin cezası alanlar listesi” içeriğinden,başvuruda bulunanın 150 adet infaz edilmiş disiplin cezası ( hücreye koyma, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma, haberleşme ve iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama, ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma, bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma), 3 adet infazı halen devam eden disiplin cezası (ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma) ve 4 adet henüz infaz edilmemiş disiplin cezası( ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma) almış olduğu tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. Maddesinde: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .” düzenlemesi yer almaktadır.
4.1.Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.
maddesinin 3. ve 4. Fıkralarında: “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” düzenlemesi yer almaktadır.
4.2.Anayasanın “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin 4. Fıkrasında:
“Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”düzenlemesi yer almaktadır.
4.3.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5.
Maddesinde: “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” düzenlemesi yer almaktadır.
5.13/12/2004 tarihli 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı İkinci Bölümü 2 inci maddesinde: “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır. (2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.1.Kanun’un “Temel İlkeler” başlıklı İkinci Bölümü 3 üncü maddesinde: “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.2.“Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesinde: “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.” düzenlemesi yer almaktadır.
5.3. “Gözlem ve sınıflandırma merkezleri” başlıklı 13 üncü maddesinde: “ (1) Hükümlülerin durumlarına uygun kurumlara ayrımı, 23 üncü maddede belirtilen gözlem ve sınıflandırma merkezlerince yapılır.
(2) Gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usulleri yönetmelikte gösterilir. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.4.“Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı” başlıklı 25. Maddesinde: “(1)
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir:
b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır.
c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
5.5. “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35. Maddesinde: “ (1) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5.6.“Arama” başlıklı 36. Maddesinde: “(1) Kurumlarda, odalar ve eklentilerinde, hükümlülerin üst ve eşyasında habersiz olarak her zaman arama yapılabilir. Her ay bir kez mutlaka arama yapılır. (2) Aramalar, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri veya kolluk kuvvetleriyle veya diğer kamu görevlilerince ortaklaşa gerçekleştirilebilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
5.7.“Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü” başlıklı 60. Maddesinde: “ (1)
Ceza infaz kurumlarında, olanaklar elverdiğince, kültürün ve sanatın çeşitli dallarını temsil eden programlar hazırlanır ve hükümlülerin bunlara katılmaları hususundaki usûller düzenlenir.
(2) Bu programların temel hedefi, hükümlülerin ifade yeteneklerini geliştirmelerini ve bilgilerini artırmalarını sağlamaktır.
(3) Kurumun kültür ve sanat programları, Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslara göre kurum en üst amiri tarafından düzenlenir. Bu maksatla Devletin kültür ve sanat işleriyle görevli kuruluşları gerekli yardımları yaparlar.
(4) Hükümlülerin ifade özgürlüğü çerçevesinde gerçekleştirebilecekleri yayın etkinlikleri, kurumda çalışma esaslarını düzenleyen hükümlere ve bu husustaki koşullara bağlıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.
5.8.“Kütüphaneden yararlanma” başlıklı 61 inci maddesinde: “(1) Ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulur. Kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitaplar da bulundurulur. (2) Hükümlüye kurum kütüphanesinden yararlanma imkânı verilir. (3) Bu hizmet, gezici kitaplıklarla da yerine getirilebilir” düzenlemesi yer almaktadır.
5.9.“Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” başlıklı 62 nci maddesi 3üncü fıkrasında: “ Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.10.“Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63 üncü maddesi: “(1) Tehlikeli hâli bulunan hükümlü ancak bir veya üç kişilik odalarda, diğer hükümlüler ise kurumun fizikî yapısı, kapasite durumu ve güvenlik gerekleri göz önüne alınarak cezaevi yönetimi tarafından belirlenecek sayıda mahkûmun kalabileceği odalarda barındırılırlar. (2) Her hükümlüye yöresel iklime uygun nitelikte tek tip yatak ve yeterli sayıda yatak takımı verilir. (3) Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmez. (4) Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.” Düzenlemesi yer almaktadır.
5.11.“Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı” başlıklı 67. Maddesinde: “(1) Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir.
(2) Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz.
(4) Bu haklar, tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5.12. “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68 inci maddesinde: “ (1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. (3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez.
Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez. (4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.13. “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 72 inci maddesinde: “ (1) Hükümlüye Adalet ve
Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır. (2) Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışardan sağlanabilir. (3) Hasta hükümlüye, kurum hekiminin belirleyeceği besinler verilir. (4) Kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara ve süt emziren annelere durumlarına uygun gıda verilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
5.14. “Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi” başlıklı 82 inci maddesinde: “(1) Hükümlüler, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddettikleri takdirde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirilirler. Psikososyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılır ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanır.
(2) Beslenmeyi reddederek açlık grevi veya ölüm orucunda bulunan hükümlülerden, birinci fıkra gereğince alınan tedbirlere ve yapılan çalışmalara rağmen hayatî tehlikeye girdiği veya bilincinin bozulduğu hekim tarafından belirlenenler hakkında, isteklerine bakılmaksızın kurumda, olanak bulunmadığı takdirde derhâl hastaneye kaldırılmak suretiyle muayene ve teşhise yönelik tıbbî araştırma, tedavi ve beslenme gibi tedbirler, sağlık ve hayatları için tehlike oluşturmamak şartıyla uygulanır.
(3) Yukarıda belirtilen hâller dışında, bir sağlık sorunu olup da muayene ve tedaviyi reddeden hükümlülerin sağlık veya hayatlarının ciddî tehlike içinde olması veya ceza infaz kurumunda bulunanların sağlık veya hayatları için tehlike oluşturan bir durumun varlığı hâlinde de ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
(4) Bu maddede öngörülen tedbirler, kurum hekiminin tavsiye ve yönetimi altında uygulanır.
Ancak, kurum hekiminin zamanında müdahale edememesi veya gecikmesi hükümlü için hayatî tehlike doğurabilecek ise, bu tedbirlere ikinci fıkrada belirtilen şartlar aranmaksızın başvurulur.
(5) Bu madde uyarınca hükümlülerin sağlıklarının korunması ve tedavilerine yönelik zorlayıcı tedbirler, onur kırıcı nitelikte olmamak şartıyla uygulanır.” Düzenlemesi yer almaktadır.
5.15.“Beden eğitimi” başlıklı 87. Maddesinde: “ (1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır.
(2) Açık havada çalışmayan veya kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinme olanağı verilir. Bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabilir. Kurum dışındaki etkinliklere açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler katılabilirler. ” düzenlemesi yer almaktadır.
5.16.“Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 88. Maddesinde: “ (1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
5.17.‘‘Tutukluların Yükümlülükleri’’ başlıklı 116. Maddesinde: ‘‘ (1) Bu Kanunun; (…)
nakiller, disiplin nedeniyle nakil, zorunlu nedenlerle nakil, hastalık nedeniyle nakil, nakillerde alınacak tedbirler, (…) konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 66 ilâ 76 ve
78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları
tutuklular hakkında da uygulanabilir.’’ ; düzenlemesi yer almaktadır.
6. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Tüzük’ün “ İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 40. maddesinde : (1)“
İdare ve gözlem kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir; ( f ) “ İyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlülerin belirlenmesi ile ilgili karar almak ” düzenlemesi yer almaktadır.
6.1.“ Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım” başlıklı 46 ncı maddesinde: “ (2) Hükümlünün üzerinde, kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin varlığı ve kurum en üst amirinin gerekli görmesi hâlinde, çıplak olarak veya beden çukurlarında aşağıda belirtilen usullere göre arama yapılabilir.
a) Çıplak arama, hükümlünün utanma duygusunu ihlal etmeyecek şekilde ve kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir, b) Arama sırasında önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarttırılır, bedenin alt kısmındaki giysiler üst kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarttırılır. Bu giysiler de mutlaka aranır, c) Çıplak arama sırasında bedene dokunulmaması için gerekli özen gösterilir. Aranan kişinin beden çukurlarında bir şeyin bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin bulunması hâlinde öncelikle, hükümlüden madde veya eşyanın kendisi tarafından çıkartılması istenir, aksi hâlde bunun zor kullanılarak gerçekleştirileceği bildirilir. Beden çukurlarındaki arama, cezaevi tabibi tarafından yerine getirilir, d) Çıplak olarak arama, mümkün olan en kısa süre içinde bitirilir.
(3) Beden ve üst aramaları aynı cinsiyetten güvenlik ve gözetim görevlileri tarafından yapılır.
(9) Arama ve sayımlar sırasında insan onuruna saygı esastır.” Düzenlemesi yer almaktadır.
6.2.“Hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi” başlıklı 68 inci maddesinde:“(2) Hükümlüye, kurum en üst amirine veya görevlendirdiği bir personele, talep veya şikâyetlerini her gün bildirme olanağı tanınır. Talep veya şikâyetler, ilgisine veya konusuna göre yargı mercilerine veya diğer yetkili makamlara iletilir. Talep veya şikâyet konusu başvurunun sonucu hakkında hükümlü, geciktirilmeden bilgilendirilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
6.3. “Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü” başlıklı 85. Maddesinde:
“(1) Kurumlarda, olanaklar elverdiğince, kültürün ve sanatın çeşitli dallarını temsil eden programlar hazırlanır ve hükümlülerin bunlara katılmaları hususundaki usûller düzenlenir. Bu programların temel hedefi, hükümlülerin ifade yeteneklerini geliştirmelerini ve bilgilerini artırmalarını sağlamaktır.
(2) Kurumun kültür ve sanat programları, ulusal, yerel ve kültürel değerler de dikkate alınarak
Bakanlıkça belirlenen esaslara göre, kurumun en üst amiri tarafından düzenlenir. Bu maksatla
Devletin kültür ve sanat işleriyle görevli kuruluşları gerekli yardımları yaparlar.
(3) Hükümlüler ifade özgürlüğü çerçevesinde yayın etkinliklerinde bulunabilirler. Ancak, bunun için hükümlünün kurumda bulunan çalışma esaslarını belirten koşullara, kurumun fiziki ortamına ve iç güvenliğine uygun hareket etmesi zorunludur.” düzenlemesi yer almaktadır.
6.4.“Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı” başlıklı 90. maddesinde: “(1) Hükümlü, kurumlarda merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir.
(2) Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz.
(4) Bu haklar, idare ve gözlem kurulu kararı ile tehlikeli hükümlü oldukları saptananlar veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.
(5) İşlediği suçun nitelik ve işleniş biçimi göz önüne alındığında, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan, kurumdaki tutum ve davranışlarıyla, suç işlemek amacıyla kurulan silâhlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülerin, idare ve gözlem kurulu kararıyla televizyon yayınlarını izlemesine ve bilgisayar ile internetten yararlanmasına izin verilmez.” düzenlemesi yer almaktadır.
6.5.“Beden eğitimi” başlıklı 131. Maddesinde: “(1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır.
(2) Açık havada çalışmayan veya kapalı kurumlarda bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağı verilir. Bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabilir. Kurum dışındaki bu tür etkinliklere açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler katılabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6.6.“Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 132. Maddesinde: “(1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre kurum idaresince düzenlenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum idaresince belirlenir.
(2) Genel iyileştirme programı uygulanmayan hükümlüler, her zaman kütüphaneden yararlanabilir ve düzenlenen kurslara katılabilir.
(3) Bu madde hükmüne göre düzenlenecek kursların konusu, süresi, saati ve bunlardan hükümlülerin yararlanma koşulları kurum iç yönetmeliği ile belirlenir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6.7.“Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma” başlıklı 146. Maddesinde: “ (1) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır.
(2) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, 5275 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında sayılan eylemler hakkında uygulanır.” Düzenlemesi yer almaktadır.
6.8. “Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama” başlıklı 148 inci maddesinde: “(1) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar mektup, faks ve telgraf almak ve yollamaktan, televizyon izlemekten, radyo dinlemekten, telefon etmekten ve diğer iletişim araçlarından yararlanmaktan tamamen veya kısmen yoksun bırakılmasıdır.
(2) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası, 5275 sayılı
Kanunun 42 ncimaddesinin ikinci fıkrasında sayılan eylemler hakkında uygulanır.
(3) Hükümlüye gelen mektup, faks ve telgraflar, disiplin cezasının infazından sonra kendisine verilir. Aynı türden olsa bile sonraki disiplin cezasının infazına bu işlem yapılmadan başlanamaz.” Düzenlemesi yer almaktadır.
6.9.“Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma” başlıklı 149 uncu maddesinde:“ (1) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar ziyaretçi görüşüne çıkarılmamasıdır.
(2) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, 5275 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan eylemler hakkında uygulanır (3) Resmî ve yetkili merciler ile avukatlar ve yasal temsilcilerle görüşmelerde bu madde hükmü uygulanmaz.” Düzenlemesi yer almaktadır.
6.10.Tutuklulara uygulanacak hükümler ve yükümlülükleri” başlıklı 186. maddesinde :“(1)
Tüzüğün; 1, 4, 6, 9 ilâ 14, 22, 24 ilâ 27, 29 ilâ 31, 40 ilâ 46, 67 ilâ 73, 75 ilâ 96, 99 ilâ 108,
110 ilâ 117, 119 ilâ 132, 143 ilâ 171, 174, 176 ilâ 179, 185, 188, 189 uncu maddelerinde
düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir” düzenlemesi yer almaktadır.
7. 17.06.2005 tarihli Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri Yönetmeliği “Gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin görev ve yetkileri” başlıklı 6. Maddesinde:“ Gözlem ve sınıflandırma merkezi, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya iki yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin uygulanmasını; işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilmelerini sağlamakla görevli ve yetkilidir..” düzenlemesi yer almaktadır.
7.1.”Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 22. Maddesinde: “Hükümlüler, bulundukları veya gönderildikleri kurumlarda; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular.
gibi gruplara ayrılırlar.” düzenlemesi yer almaktadır.
7.2.“Hükümlülük sürelerine ve suç çeşitlerine göre gruplandırma” başlıklı 24. Maddesinde:
“22 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı gruplara ayrılan hükümlüler a) Hükümlülük süreleri ve suç çeşitlerine göre;
1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
2) Müebbet hapis cezası
…
c) Suçların çeşitleri itibariyle
…
4) Topluma karşı suçlar.
5) Millete ve devlete karşı suçlar.
olarak gruplandırmaya tabi tutulur.” düzenlemesi yer almaktadır.
7.3.”Örgütsel durumları nedeniyle gruplandırma” başlıklı 27. Maddesinde: “Yönetmeliğin
22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde belirtilen suçlular ayrıca;
a) Örgüt lideri olanlar, b) Aktif örgüt üyesi olanlar, c) Örgütten ayrılanlar, d) Tarafsız olanlar, şeklinde gruplandırmaya tâbi tutulurlar.” düzenlemesi yer almaktadır.
8. Bakanlığın 22/1/2007 tarihli ve 45/1 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil
İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında Genelgesi’nin “Ortak Etkinlikler” başlıklı üçüncü bölümü ilgili maddelerinde:“(1)Hükümlü ve tutuklular işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Bu faaliyetler yüksek güvenlikli kurumlar ile diğer kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde on kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde yürütülür. Programların süresi ve katılacak hükümlü tutuklu sayısı her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirlenir. İyileştirme programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir.
(13) Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.
(14) Hücreye koyma cezası alan hükümlü ve tutuklular, bu cezaları infaz edildikten sonra, diğer disiplin cezalarını alanlar ise cezalarının infaz koşulu aranmaksızın bu faaliyetlere katılır. Aynı hükümlü veya tutuklu birden çok programa katılabilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
8.1.Beşinci Bölüm “Diğer İşlemler” başlıklı 8 inci maddesinde: “Hükümlü ve tutuklular; kendi oda veya koğuşunda beraber kaldıkları arkadaşlarıyla veya açık görüş günlerinde ziyarete gelen yakınlarıyla, idarece belirlenen yerlerde ve bedelleri kendileri tarafından karşılanmak koşuluyla fotoğraf çektirebilecektir. Fotoğraf çekimi, müdürü ve fotoğrafçılık işkolu bulunan ceza infaz kurumlarında sadece fotoğrafçılık işkolunca yerine getirilecek, dışarıdan fotoğrafçı temini yoluna gidilmeyecektir. Müdürü bulunmayan kurumlardaki fotoğraf çekimleri dışarıdan temin edilen fotoğrafçı tarafından gerçekleştirilecektir.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
9.22/01/2007 tarihli ve 45/1 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemler ve
Diğer Hükümler konulu Genelge’de Değişiklik Yapılmasına Dair 20/12/2006 tarihli ve 45/2 sayılı Genelge’nin 8 inci maddesinin b fıkrasında: “ Ancak kurum düzeni, kişi ve kurum güvenliği, örgütsel amaç, iletişim ve propogandaya imkan verilmemesi, devam eden soruşturmaların aksamaması (bu çerçevede adli soruşturmaları yürüten Cumhuriyet
Savcılarından görüş alınabileceği) ve toplumsal hassasiyet ve beklentiler dikkate alınarak, bu olgulardan bir veya birkaçının olduğuna dair İdare ve Gözlem Kurulu üyelerinde bir kanaatin oluşması durumunda, tüm kurumda veya bazı örgütler ve kişiler yönünden fotoğraf çekimi kısıtlanabilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
10.Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında
Yönetmelik 8inci maddesinde: “ (3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.” düzenlemesi yer almaktadır.
10.1.“El işi faaliyetleri” başlıklı 14. Maddesinde: “Hükümlülerin, gerekli malzemeler kantinden temin edilmek koşuluyla, el işi faaliyetlerini, ceza infaz kurumlarının uygun bölümlerinde yapmaları esastır. Ceza infaz kurumunun güvenliğini bozmamak kaydı ile bu faaliyetlerin devamına koğuş, oda ve eklentilerinde izin verilebilir. Maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici alet ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulmasına izin verilmez.” Düzenlemesi yer almaktadır.
10.2.“Bulundurulabilecek hayvanlar ile diğer eşyalar” başlıklı 15. Maddesinde:
“Hükümlüler, kendilerine idare tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında, kantinden temin edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları değerlendirilerek idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir.
Ceza infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca kantinde satışına karar verilen, bu Yönetmelikte sayılmayan ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
11.Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in 9 uncu maddesi
4 üncü fıkrasında: “Hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan üç
ziyaretçisinin adı ve soyadı ile bilmesi hâlinde adresini ceza infaz kurumuna kabulünden ve kendisine bu hususun tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde bildirir. Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutuklunun nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği gibi zorunlu hâller dışında değiştirilemez. Ceza infaz kurumu yönetimince, gerekli görülmesi hâlinde bildirilen ziyaretçiler hakkında, ziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı konusunda kolluk aracılığıyla araştırma yaptırılır. Sakıncalı görülenlere ziyaret izni verilmez ve yeni ziyaretçinin bildirilmesi istenir.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
12. Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi “Kuruma kabul edilmeyecek yayınlar” başlıklı 11 inci maddesinde:“b)Mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsadığı eğitim kurulu kararıyla tespit edilen, hiçbir yayın kuruma kabul edilmez.” Düzenlemesi yer almaktadır.
12.1.“Kütüphanede çalışma” başlıklı 27 inci maddesinde: “İdare ve gözlem kurulunun kararıyla, iyi hal gösteren hükümlü ve tutuklular, kütüphanede bulunan yayınları okumak, araştırma yapmak veya etüt çalışmalarında bulunmak üzere, kütüphaneden yararlanabilirler.
Ancak kütüphaneden aynı anda yararlanmak isteyenlerin sayısı, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenir. Hükümlü ve tutukluların kütüphane çalışmaları sırasında, yeteri kadar infaz ve koruma memuru hazır bulundurulur.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
12.2.“Oda veya koğuşa verilecek yayın ve süresi” başlıklı 30 uncu maddesinde: “Oda veya koğuşta okunmak üzere, kütüphane ve kitaplıklarda bulunan süreli ve süresiz yayınlar, hükümlü ve tutuklulara zimmetle verilir.
Verilecek yayın sayısı, kütüphane ve kitaplık hizmetlerini aksatmayacak, oda veya koğuş düzenini bozmayacak şekilde, oda veya koğuştaki hükümlü ve tutuklu mevcudu ile kütüphane veya kitaplıkta bulunan yayın sayısı dikkate alınarak eğitim kurulu kararıyla belirlenir.
Verilen yayınlar, en çok onbeşinci günün sonunda kütüphane veya kitaplığa iade edilir. Bu sürenin bitiminde, sürenin uzatılmasını isteyenlere; yayın adedine, yayına gösterilen ilgiye ve faydalanma maksadına göre kütüphane veya kitaplık sorumlusu tarafından ek süre verilebilir.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
13. Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin
4 üncü maddesinde: “ Görevi başında bulunan personel, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde
iaşe edilir. Personel için özel yemek veya tabldot çıkarılmaz.” Düzenlemesi yer almaktadır.
13.1.“Yemeklerin Dağıtılması” başlıklı 18. Maddesinde: “Pişirilen yemekler, tabelada gösterilen hükümlü, tutuklu ve personelin sayısı dikkate alınarak soğutulmadan hak sahiplerine dağıtılır. (Değişik fıkra:RG-28/3/2012-28247) Müdür veya bu işle görevlendireceği kurum personeli pişirilen yemeklerin hak sahiplerine düzenli ve eşit bir şekilde dağıtılmasından sorumludur.” Düzenlemesi yer almaktadır.
14. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve
Nakilleri ile Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokol’un 15 inci madddesinde: “Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumundan başlamak üzere, mevcut kapalı ceza infaz kurumlarının dış korumasındaki aydınlatma, kule, tel örgü, kafes tel, ihata duvarı, dinleme cihazı, kamera, nöbetçi kulübeleri, kapı ve pencere demirleri ve elektronik kontrol cihazları gibi fiziki noksanlıkların giderilmesi suretiyle, tünel kazılarak vuku bulacak firarları önlemek amacıyla, Adalet Bakanlığınca bütçe imkânları ölçüsünde gerekli tedbirler alınır. Yeni yapılacak ve yapılmakta olan ceza infaz kurumlarında da aynı fiziki tedbirler alınır ve uygulamaya konulur. Adalet Bakanlığınca belirlenecek ceza infaz kurumlarında dinleme ve kamera sistemi kurulur.” Düzenlemesi yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
15.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16.Şikayet başvurusunda bulunan 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, şikayet başvurusunda bulunan barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumu’nda bir kısım hak ihlallerinin süregeldiğini iddia ederek bu hususta gereğinin yapılması talebi ile Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
17.Başvuruda bulunanın, … 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/10/2013 tarih ve …/… .İş sayılı kararı ile ‘ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’, ‘ Anayasal Düzeni Zorla Değiştirmeye
Kalkışmak’ suçlarından hükümlü olduğu ve halen … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu’nda barındırılmakta olduğu tespit edilmiştir.
18.Başvuranın barındırıldığı Kurum’da gerçekleştiği ileri sürdüğü hak ihlallerine ilişkin iddiaların ayrı ayrı incelenmesi gerekmiştir.
19.Cezaevi personelinin karavana dağıtma işini görevinin gereği olarak değil adeta
“lütufta bulunuyor, fedakarlık yapıyormuşçasına” yerine getirdiği, günlük iaşe olarak verilen yemeklerin nitelik ve nicelik açısından günden güne düştüğü iddiasına ilişkin
olarak:
19.1.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un
“Hükümlülerin Beslenmesi” başlıklı 72 inci maddesinde: “ (1) Hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır. (2)
Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışardan sağlanabilir. (3) Hasta hükümlüye, kurum hekiminin belirleyeceği besinler verilir.” 19.2.Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin
4 üncü maddesinde: “ Görevi başında bulunan personel, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde
iaşe edilir. Personel için özel yemek veya tabldot çıkarılmaz.” 19.3.Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinin
Yemeklerin Dağıtılması başlıklı 18. Maddesinde “Pişirilen yemekler, tabelada gösterilen hükümlü, tutuklu ve personelin sayısı dikkate alınarak soğutulmadan hak sahiplerine dağıtılır.
(Değişik fıkra:RG-28/3/2012-28247) Müdür veya bu işle görevlendireceği kurum personeli pişirilen yemeklerin hak sahiplerine düzenli ve eşit bir şekilde dağıtılmasından sorumludur.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
19.4.Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin doğru ve sağlıklı beslenmesi amacıyla yemeklerin uzmanlar tarafından hazırlandığı, inancı gereği veya vegan, vejeteryan, diyet yemek gibi özel durumu olan hükümlü ve tutukluların beslenmesi ile ilgili de düzenlemelerin yapıldığı, Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları personelinin İaşe Yönetmeliğinin 4üncü maddesinde “Görevi başında bulunan personel, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde iaşe edilir..” hükmünün yer aldığı, kurumda günlük olarak verilmekte olan iaşeden hükümlü ve tutuklular ile görevi başındaki personelin de faydalandığı, yemeklerin az ve aynı verildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı, hususlarına yer verildiği, 19.5. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvelikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Yemek dağıtımı sıkı kontrol ve denetim altında ifa edildiği, herhangi bir eşitsizlik veya farklı bir uygulamanın söz konusu olmadığı, Ceza infaz kurumunda barındırılan hükümlü ve tutukluların günlük iaşelerine karşılık gelen gıdaların … 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu mutfağında pişirilerek yemek olarak kuruma gönderildiği ve kurumda bulunan hükümlü ve tutuklulara eşit miktarda dağıtıldığı, bu gıdaların muayene ve teslim alınması, muhafazası, kontrolü, öğünlere dağıtılması, pişirilmesi ve hükümlü/tutuklulara dağıtılması işlemlerinin sıkı kontrol ve denetim altında ifa edildiği, herhangi bir eşitsizliğin söz konusu olmadığı, ayrıca kurumda görev yapmakta olan kurum personelinin de aynı şekilde iaşe edildiği, huşularına yer verildiği tespit edilmiştir.
19.6.Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve idarelerin cevabi yazı içerikleri değerlendirildiğinde; Şikayet başvurusuna konu Kurum’da yemek dağıtımının mevzuata uygun ve hakkaniyetli olarak yapıldığı, herhangi bir eşitsizlik ve farklı uygulama söz konusu olmadığı, gıdaların kontrol ve muayenesinin sıkı kontrol ve denetim altında ifa edildiği personel için özel yemek veya tabldot çıkarılmayacağı düzenlemesi de dikkate alındığında; şikayet başvurusunda bulunanın iddialarını destekler somut herhangi bir veri de olmadığından; idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
20.Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumunda 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi sonrasında getirilen yasakların ve keyfi uygulamaların rutin bir hal aldığı iddiasına ilişkin olarak; 20.1. 13/12/2004 tarihli 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı İkinci Bölümü 2 inci maddesinde“(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır. (2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz. ”
Kanun’un “Temel İlkeler” başlıklı İkinci Bölümü 3 üncü maddesinde“(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır. ” düzenlemesi yer almaktadır.
20.2.Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi bir uygulamanın yapılmasının söz konusu olmadığı, görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin
Kanun, Tüzük ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği, bu hususta şikayeti olan hükümlü ve tutuklu şikayetçilerinin derhal ilgili mercilere iletilerek ilgili personel hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığı, hususlarına yer verildiği, 20.3. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Cezanın infaz edilmesi bazı hak ve özgürlüklerden yoksun bırakılmayı gerektiriyor ise de hükümlünün hiçbir hakkı bulunmadığı anlamına gelmediği, hükümlüye infaz sırasında cezasıyla bağdaşacak şekilde bazı hak ve özgürlüklerden yararlanmasına yönelik olarak kısıtlamalar getirilebildiği, , Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında kanunilik ilkesine riayet edildiği, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
20.4. Yukarıda yer verilen mevzuat, ilgili idarelerin cevabi yazı içerikleri, Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlere karşı tutuklu/hükümlülerin şikayet hakkı olduğu değerlendirilmekle; başvuranın iddialarının doğruluğunu destekler şüpheden uzak, somut veri olmadığı görülmekle; idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
21.Başvuranın barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumunda 45/1 numaralı Genelgede tutuklu ve hükümlülere tanınan sohbet hakkının şarta bağlandığı, personel yetersizliği gibi gerekçelerle engellendiğini/kısıtlandığını bu kapsamda 2 ayda bir olmak üzere sadece 3
saat olarak uygulandığı, iddialarına ilişkin olarak:
21.1.Ceza İnfaz Kurumları’nın Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında 45/1 No’lu Genelgenin Ortak Etkinlikler Başlıklı 3 üncü bölümünün 13 ncü maddesinde; “Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
21.2.Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Bahse konu Kurum İdare ve Gözlem Kurulunca hazırlanan sosyal faaliyetlerin haftada 10 saati aşmayacak ve güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü ve tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak tüm hükümlü ve tutukluları kapsayacak şekilde düzenlendiği, sohbet faaliyetinin haftada 10 saat değil, 10 saati aşmayacak şekilde düzenlendiği, … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda süreklilik arz edecek biçimde sosyal ve kültürel faaliyetler kapsamında spor ve sosyal faaliyetin uygulama alanı bulduğu, Sohbet ve spor faaliyetlerinin keyfi olarak gasp edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ancak anılan madde hükmü gereğince olağanüstü hallerde bu faaliyetlerin durdurulmasına karar verilebileceği, günümüz tarihi itibari ile ise bu yönde bir kararın bulunmadığı, 21.3. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: sosyal faaliyetlerin haftada on saati aşmayacak, güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü/tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak hükümlü ve tutukluların eşit olarak faydalanmalarını sağlayacak şekilde, idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda düzenlendiği, bir faaliyet dönemi yaklaşık olarak 45 gün sürmekte olup, kurum kapasitesi ve katılan kişi sayısına göre bu süre uzayıp kısıla bilmektedir. Bir faaliyet döneminde tüm hükümlü ve tutukluların 3 saat sohbet ve 1 saat spor yapma imkanın bulunduğu, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
21.4.Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve ilgili idarelerin cevabi yazı içerikleri incelendiğinde, ilgili kurumda sosyal faaliyetlerin yukarıda yer verilen mevzuatına uygun olarak süregelmekte olduğu, başvuranın mevzuat çerçevesinde düzenlenen sosyal alan faaliyetlerine düzenli olarak dahil edildiği, başvuranın iddiasının doğruluğunu destekler şüpheden uzak, somut veri de olmadığı değerlendirilmekle; idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir 22. Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumunda Ceza İnfaz Kanununun 87/1 ve 88/2 maddeleriyle tanınan kütüphane ve kurslardan yararlanma hakkının kullandırılmadığı,
2 yıldır kütüphane, kurs ve spor sahasından yararlandırılmadıkları iddiasına ilişkin
olarak:
22.1. 5275 sayılı Kanun’un “Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü” başlıklı 60. maddesinde “ (1) Ceza infaz kurumlarında, olanaklar elverdiğince, kültürün ve sanatın çeşitli dallarını temsil eden programlar hazırlanır ve hükümlülerin bunlara katılmaları hususundaki usûller düzenlenir.
(3) Kurumun kültür ve sanat programları, Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslara göre kurum en üst amiri tarafından düzenlenir. Bu maksatla Devletin kültür ve sanat işleriyle görevli kuruluşları gerekli yardımları yaparlar.
“Kütüphaneden yararlanma” başlıklı 61 inci maddesinde: “(1) Ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulur. Kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitaplar da bulundurulur. (2) Hükümlüye kurum kütüphanesinden yararlanma imkânı verilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
22.2. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Tüzük’ün “Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 132. Maddesinde: “(1)
Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre kurum idaresince düzenlenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum idaresince belirlenir.
(2) Genel iyileştirme programı uygulanmayan hükümlüler, her zaman kütüphaneden yararlanabilir ve düzenlenen kurslara katılabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
“Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma” başlıklı 146. Maddesinde: “ (1) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır.” Düzenlemesi yer almaktadır.
22.3. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Bahse konu Kurum kütüphanesinde 2097 adet kitabın bulunduğu, hükümlülerin talebi halinde kurum kütüphanesinde bulunan kitapları okumaları konusunda imkan sağlandığı, ancak adı geçen hükümlünün son üç aylık süreçte kütüphaneden yararlanma konusunda müracaatının bulunmadığı, Hükümlü ve tutukluların Anayasa, TCK, CMK gibi yazılı mevzuatları ya da kurum kütüphanesinde bulunmayan kitapları kendi imkanları doğrultusunda ücretleri emanet para hesabından karşılanması koşuluyla dış kantin yoluyla temin edebilecekleri, hususlarına yer verildiği, 22.4. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Mevzuat hükümleri gereğince Ceza İnfaz Kurumu kütüphanesinde günümüz itibari ile
2069 adet kitabın bulunduğu, hükümlülerin talebi halinde kurum kütüphanesinde bulunan
kitapları okumaları konusunda imkan sağlandığı, ancak başvuruda bulunanın 2019 yılı itibariyle kütüphaneden yararlanma konusunda kuruma müracaatının bulunmadığı, Ceza İnfaz
Kurumunda 03/01/2018-28/09/2019 tarihleri arasında 3 grup olarak gerçekleşecek olan resim kursunun halen devam ettiği, bu kurs programlarının hazırlanmasında istekli ve iyi halli hükümlülerin talepleri değerlendirilerek hazırlandığı, adı geçenin kurs başlangıç tarihinde iyi halli olmadığı, yeni programın hazırlanması aşamasında iyi halli olması ve talep etmesi halinde idare ve gözlem kurulunca değerlendirileceği, Sosyal faaliyetler kapsamında düzenlenen spor faaliyeti programına dahil edildiği ancak faaliyet gruplarının tebliği sırasında imzadan imtina ettiği ve kendi isteği ile faaliyetlere katılmadığı, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
22.5.Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve ilgili idarelerin cevabi yazı içerikleri doğrultusunda, ilgili kurum kütüphanesinde 2069 adet kitap bulunduğu, kitaplara erişim konusunda hükümlülere imkan sağlandığı ancak şikayet başvurusunda bulunanın 2019 yılı itibariyle
Kurum kütüphanesinden yararlanma konusunda hiçbir müracaatının bulunmadığı, mevzuat gereği hükümlülerde kurs programlarından yararlanmak için talep ve iyi halli olma kriterlerinin arandığı oysa şikayet başvurusunda bulunanın kurs başlangıç tarihinde iyi halli olmadığı, spor faaliyetine ise faaliyet grubunun tebliği sırasında imzadan imtina ettiği ve kendi isteği ile faaliyetlere katılmadığı tespit edildiğinden, idareye kusur izafe edilemeyeceği ve idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
23. Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilen hükümlülerin günde 1 veya 2 saat havalandırmaya çıkarıldıkları
iddiasına ilişkin olarak:
23.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 25. Maddesi 1. Fıkrasının (b) bendi “Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır. (c) bendi “Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
23.2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Kuruma ilk defa nakil gelen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanların, havalandırma saatlerinin kanunda belirtildiği üzere 1 saat olarak belirlendiği, daha sonradan yapılan gözlem ve incelemeler neticesinde hükümlülerin gösterdikleri iyi hale göre havalandırma saatlerinin Kurum İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile 3 saate kadar artırılabildiği, 23.3. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Ceza İnfaz Kurumuna ilk defa nakil gelen Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis cezasına hükümlü olanların, havalandırma saatlerinin kanunda belirtildiği üzere 1 saat olarak belirlendiği, daha sonradan yapılan gözlem ve incelemeler neticesinde hükümlülerin gösterdikleri iyi hale göre havalandırma saatlerinin İdare ve Gözlem Kurulu Kararı ile 3 saate kadar artırılabildiği, 23.4.Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat, idarelerin cevabi yazı içerikleri doğrultusunda; mevzuatta havalandırma saatinin 1 saat olarak belirlendiği, bu sürenin 3 saate kadar çıkarılabilmesinin Kurum İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile mümkün olduğu ve bu durumun hükümlünün iyi hal göstermesi halinde değerlendirilebileceği, başvuruda bulunanın çeşitli tarihlere ait toplam 160 adet disiplin cezası almış olduğu göz önüne alındığında idarenin uygulamasının hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edilmiştir.
24.Başvuranın barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumu’nda 3 kişilik arkadaş ziyaretçi kontenjanına yazdıkları arkadaşlarının, yakınlarının, … Emniyet Müdürlüğü tarafından incelendiği/fişlendiğini iddiasına ilişkin olarak; 24.1. Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin Ziyaret edebilecek kişiler başlıklı 9. Maddesi nde “(Değişik fıkra:RG-28/07/2007-26596) (Değişik birinci cümle:RG-6/11/2009-27398) Hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin adı ve soyadı ile bilmesi hâlinde adresini ceza infaz kurumuna kabulünden ve kendisine bu hususun tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde bildirir. Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutuklunun nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği gibi zorunlu hâller dışında değiştirilemez. Ceza infaz kurumu yönetimince, gerekli görülmesi hâlinde bildirilen ziyaretçiler hakkında, ziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı konusunda kolluk aracılığıyla araştırma yaptırılır. Sakıncalı görülenlere ziyaret izni verilmez ve yeni ziyaretçinin bildirilmesi istenir.” düzenlemesi yer almaktadır.
24.2.Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Mevzuata uygun olarak, anılan Kurum’da gerekli görüldüğü taktirde talep edilen ziyaretçi hakkında kolluk aracılığıyla araştırmanın yapıldığı, sakıncalı görülen ziyaretçi taleplerinin reddedildiği, iddia edildiği gibi üç kişilik arkadaş listesinde bulunan ziyaretçilerin kolluk tarafından fişlenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, hususlarına yer verildiği, 24.3. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin Ziyaret edebilecek kişiler başlıklı 9. Maddesi 2. Fıkrası gereği işlem yapıldığı, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
24.4.Yukarıda yer verildiği üzere “Ceza infaz kurumu yönetimince, gerekli görülmesi hâlinde bildirilen ziyaretçiler hakkında, ziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı konusunda kolluk aracılığıyla araştırma yaptırılabileceği” mevzuat ile düzenlenmiştir.
Başvuranın üç kişilik arkadaş listesinde bulunan ziyaretçilerin kolluk tarafından fişlendiği iddiası soyut, somut veriye dayanmayan bir iddia olduğu değerlendirilmekle, idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
25.Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumunda Ceza İnfaz Kurumuna gelen mahkumlara çıplak arama yapıldığı, mahkumların özel yaşam alanına giren havalandırma ve hücrelerin üst katlarını gören kamera uygulamasının devam ettiği
iddialarına ilişkin olarak:
25.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Arama” başlıklı 36. Maddesinde “(1) Kurumlarda, odalar ve eklentilerinde, hükümlülerin üst ve eşyasında habersiz olarak her zaman arama yapılabilir. Her ay bir kez mutlaka arama yapılır.
(2) Aramalar, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri veya kolluk kuvvetleriyle veya diğer kamu görevlilerince ortaklaşa gerçekleştirilebilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
25.2.Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Tüzük’ün “Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım” başlıklı 46 ıncı maddesi: (2)
Hükümlünün üzerinde, kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin varlığı ve kurum en üst amirinin gerekli görmesi hâlinde, çıplak olarak veya beden çukurlarında aşağıda belirtilen usullere göre arama yapılabilir a) Çıplak arama, hükümlünün utanma duygusunu ihlal etmeyecek şekilde ve kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir, b) Arama sırasında önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarttırılır, bedenin alt kısmındaki giysiler üst kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarttırılır. Bu giysiler de mutlaka aranır, c) Çıplak arama sırasında bedene dokunulmaması için gerekli özen gösterilir. Aranan kişinin beden çukurlarında bir şeyin bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin bulunması hâlinde öncelikle, hükümlüden madde veya eşyanın kendisi tarafından çıkartılması istenir, aksi hâlde bunun zor kullanılarak gerçekleştirileceği bildirilir. Beden çukurlarındaki arama, cezaevi tabibi tarafından yerine getirilir.
d) Çıplak olarak arama, mümkün olan en kısa süre içinde bitirilir (3) Beden ve üst aramaları aynı cinsiyetten güvenlik ve gözetim görevlileri tarafından yapılır.
(4) Aramalar, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri veya kolluk kuvvetleriyle ya da diğer kamu görevlilerince ortaklaşa gerçekleştirilebilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
25.3. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Ceza İnfaz Kurumlarına nakil gelen tüm hükümlü ve tutukluların; üst ve eşya aramalarının, mevzuatta belirtilen kriterler çerçevesinde yapıldığı, Hükümlü veya tutukluların üzerlerinde ve vücut boşluklarında kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin varlığı ve kurumun en üst amirinin gerekli görmesi halinde, 5275 sayılı Kanun’un “Arama” başlıklı 36 ıncı maddesinin 1inci ve 2 inci fıkralarında yer alan hükümlere göre arama işleminin gerçekleştirildiği, bu uygulamanın mevzuat doğrultusunda yerine getirilmesi gereken zorunlu işlemlerden olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutuklulara yönelik keyfi bir eylem olarak tanımlanamayacağı, 25.4. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Kurumda yapılan tüm aramaların mevzuat hükümleri gereği yapıldığı, söz konusu arama usulünün tüm mahkumlara uygulandığı, üst ve eşya aramalarında gösterilen titizliğin, kurumda barındırılan diğer hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin güvenliğini sağlamak amacıyla yapıldığı, bu konuda herhangi bir keyfîliğin söz konusu olmadığı, Ceza Kurumu’nun
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun 9. Maddesi 1. Gereği
kurumun yüksek güvenlikli yapısına haiz olarak kamera sistemleri ile donatıldığı, kamera sistemlerinin ortak yaşam alanlarını görecek şekilde konumlandırıldığı, herhangi bir özel yaşama alanın görme yada izleme gibi bir durumun söz konusu olmadığı, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
25.5.Yukarıda yer verilen mevzuat ve ilgili idarelerin açıklamaları ışığında; Hükümlü veya tutukluların üzerlerinde ve vücut boşluklarında kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin varlığı ve kurumun en üst amirinin gerekli görmesi halinde çıplak arama işleminin gerçekleştirildiği, bu halde de mevzuat düzenlemesi altında ve insan onuruna saygılı olarak işlem yapıldığı değerlendirilmekle; idarenin hukuk ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
26.Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumunda mahkumların yer değişikliği
talebinin idare tarafından nedensiz/keyfi olarak reddedildiği iddialarına ilişkin olarak:
26.1.5275 sayılı Kanun’un “Hükümlülerin Gözlem ve Sınıflandırılması” başlıklı 23.
Maddesinde: “(1) Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır:
a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır. Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler.” düzenlemesi yer almaktadır.
26.2.Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
İlgili mevzuat çerçevesinde suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, risk, kurum güvenliği gibi kriterlere göre, hükümlü ve tutukluların oda veya koğuş yerleştirmelerinin Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapıldığı, hükümlü ve tutukluların oda değiştirme talepleri olması durumunda bahsi geçen Mevzuat hükümleri göz önünde bulundurularak İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca durumları değerlendirilerek oda değişiklikleri yapıldığı, hususlarına yer verildiği, 26.3. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Kurumda oda değişikliklerinin, yaş, yargılama süreci, ceza süreleri, suçun niceliği, örgütsel durumları, akli ve sağlık durumları, sanat ve meslek faaliyetleri, suça bakış açıları, kuruma kabul tarihleri, sosyo-ekonomik ve kültürel yapı, ilgi ve yetenekleri, sağlık, eğitim, akrabalık, güvenlik, ziyaretçi durumları gibi kriterler baz alınarak İdare ve Gözlem Kurulunca değerlendirilerek yapıldığı, Örgüt mensuplarının oda değişikliklerini birbirleri arasında örgütsel olarak iletişim kurma aracı olarak da kullanmaya çalıştıkları, böylelikle farklı bloklarda kalan diğer örgüt mensupları ile sürekli iletişimde kalarak örgütten ayrılmak isteyenlerin önüne geçmeyi amaçladıkları; Kurumda hükümlü tutuklu olarak bulunan mahkumların oda değişikliği için talepte bulunmaları halinde, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda bu değişiklik talebinin örgütsel olarak iletişim kurma amacı sebebiyle talep edildiğinin değerlendirilmesi halinde, bahse konu taleplerinin kabul görmeyerek reddedildiği, ancak örgütsel olarak iletişim kurma amacı içermeyen akrabalık ve zorunluluk arz eden taleplerin ise kabul edilerek gerekli işlemlerin ifasına karar verildiği, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
26.4.Yukarıda yer verilen ilgili mevzuatı, idarelerin cevabi yazıları göz önüne alındığında; şikayet başvurusunda bulunan ‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’, ‘ Anayasal Düzeni Zorla
Değiştirmeye Kalkışmak’ suçlarından hükümlü olduğu, oda değişim talepleri yukarıda yer verilen mevzuat ile düzenlenen kriterler baz alınarak İdare ve Gözlem Kurulu tarafından değerlendirildiği, örgütsel iletişim amaçlı taleplerin bu nedenle reddedildiği değerlendirilmekle, idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
27.Başvuranın barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumu’nda Mektuplarının haftalarca bekletildikten sonra gönderildiği, hastalanan mahkumların ayda bir kez revire çıkarıldığı
iddialarına ilişkin olarak:
27.1. 5275 sayılı Kanun “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68 inci maddesi “ (1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir.
(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.
(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.
(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
27.2.Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık
Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol’unun “amaç” başlıklı 1inci maddesi:
“Bu Protokolün amacı; ceza infaz kurumlarındaki sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığı hastanelerine bağlı ceza infaz kurumu semt polikliniği, aile hekimleri veya görevlendirilen sağlık personeli eliyle Birleşmiş Milletler Minimum Standartlarında yürütülmesini sağlamaktır.” Düzenlemesi yer almaktadır.
27.3. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Kuruma alınan hükümlü ve tutukluların hasta, hekim mahremiyetine uygun olarak, ilk kabul muayenelerinin yapıldığı, bu muayeneden elde edilen sonuçların, ceza infaz kurumunda kaldığı süre boyunca gerekli tıbbi müdahale ve tedavilerinin yapılabilmesi amacıyla revirde bulunan şahsi sağlık dosyasında saklandığı, kurum hekimi veya diş hekiminin uygun gördüğü durumlarda, ileri tetkik, tedavi ve iyileştirme işlemleri için Devlet Hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenlerin ise üniversite hastanelerine sevk edildiği, acil durumlarda derhal
112 Acil Servise haber verilerek gerekli tıbbi müdahalede bulunulduğu, gerekmesi halinde
ambulansla hastaneye sevkinin sağlandığı, Adı geçenin, sağlık dosyasında yapılan incelemede, düzenli olarak revire çıkarıldığı, muayene ve tedavisinin yapıldığı, doktor tarafından reçete edilen ilaçlarının kendisine elden teslim edildiği, sağlık yönünde işleme konulmamış ve bekleyen herhangi bir talep dilekçelerinin bulunmadığının tespit edildiği, mevzuatta belirtilen müdahale sebeplerini içermemesi kaydı ile dışarıya mektup-faks ve telgraf gönderebildiği, dışarıdan gelen mektup-faks ve telgrafı kabul edebildiği, resmi mercilere ise, denetime tabi olmaksızın ileti gönderebildiği, mektup okuma komisyonu tarafından incelenen iletilerin sakıncalı olması halinde “sakıncalı mektup değerlendirme kararı” ile infaz hakimliğine itirazı açık olmak üzere ilgilisine tebliğ edildiği, pullu mektupların( adi posta olarak nitelendirilen)
ilgili PTT Müdürlüğü tarafından herhangi bir takip numarası verilmediğinden bu mektupların takibinin ceza infaz kurumu tarafından yapılamadığı, söz konusu postaların kuruma geldikten sonra gerekli incelemesinden sonra mektup dağıtım günlerinde ilgilisine verildiği, hususlarına yer verildiği, 27.4. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Acil durumlarda derhal 112 Acil Servis’e haber verilerek gerekli tıbbi müdahalede bulunulduğu ve gerek görülmesi halinde ambulansla hastaneye sevkin sağlandığı, Kurum tarafından hastanelere sevk edilmesi gereken hükümlü ve tutukluların jandarmaya bildirilmekte, jandarma sevk birlik komutanlığınca istenilen gün ve saatte hizmete uygun olarak sevklerin yapıldığı, ilde bulunan devlet veya üniversite hastanelerinde tedavisinin mümkün olmadığı hallerde tedavisinin yapılabileceği daha kapsamlı hastanelerin bulunduğu illere sevk edilerek tedavilerinin yaptırıldığı, hastalanan mahkumların ayda bir kez revirde muayene edilmesi gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığı, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
27.5.Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat doğrultusunda ve idarelerin cevabi yazıları içeriklerinden şikayet başvurusuna konu kurumda sağlık hizmetlerinin mevzuata uygun ve hakkaniyetle yerine getirildiği, sağlık hizmetlerine dair şahsi sicil dosyalarının saklandığı, başvuruda bulunanın sağlık dosyasında yapılan incelemede, düzenli olarak revire çıkarıldığı, muayene ve tedavisinin yapıldığı, doktor tarafından reçete edilen ilaçlarının kendisine elden teslim edildiği, sağlık yönünde işleme konulmamış ve bekleyen herhangi bir talep dilekçesinin de bulunmadığı yine ilgili kurumda mektupların süresinde dağıtılmadığı iddiasını destekler somut veri bulunmadığı, kurum tarafından yukarıda yer verilen mevzuatına uygun işlem yapıldığı tespit edilmekle; idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
28.Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumu’nda Kantinde ürün çeşitlerinin teke düşürüldüğü, kalitesiz ürünlerin fahiş fiyata satıldığı, kantinde resim kalemi, renkli kağıt ve bant dahil hiçbir yapıştırıcı satılmadığı, açlık grevindeki mahkumlara kantin satışı
yapılmadığı iddialarına ilişkin olarak:
28.1.Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında
Yönetmelik’in El İşi Faaliyetleri Başlıklı 14 üncü maddesinde “..Maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici alet ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulmalarına izin verilmez.” Düzenlemesi yer almaktadır.
28.2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Kurum kantininde işyurtları bünyesinde iç kantin, dış kantin, adliye kantini ve satış merkezlerinin bulunduğu, kantinlerde farklı ürünlerin satışlarının gerçekleştirildiği, bu satışlarda hükümlü ve tutuklu ile diğer yararlanıcıların tercihlerinin göz önüne alındığı, bu ürünlerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale usulüyle veya doğrudan temin yöntemiyle temin edildiği, ürünlerin kantin satış fiyatlarının belirlenmesinde teklif fiyatlarının belirleyici olduğu, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
28.3. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Ceza İnfaz Kurumu Kantininde satılacak ürünleri Ceza İnfaz Kurumları İle Tutukevleri
İşyurtları Kurumu Konsinye Satış İşlemlerine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesince temin edilerek fiyatlandırıldığı, herhangi bir şekilde kalitesiz ürünün fahiş fiyata satılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin mevzuat gereği oda ve eklentilerinde bulundurma imkanının olmadığı, açlık grevindeki mahkumlara kantin satışı yapılmadığı iddialarına ilişkin olarak ise 5275 sayılı Kanun’un 82 inci maddesi gereği gerekli tedbirlerin alınarak işlem yapıldığı, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
28.4. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve idarelerin cevabi yazıları doğrultusunda; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale usulüyle veya doğrudan temin yöntemiyle kurum kantininde bulunan ürünlerin temin edildiği, kurumda bulunan hükümlü/tutuklu ve personelin güvenliği gereği ve mevzuata uygun olarak Maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici alet ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulmasına izin verilmediği, açlık grevindeki mahkumlara kantin satışı yapılmadığı hususunun soyut iddiadan ibaret kaldığı, kurum tarafından mevzuata uygun gerekli tedbirlerin alınarak işlem yapıldığı değerlendirilmekle; idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
29.Başvuranın barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumu’nda nevresim takımlarının çamaşırhane bozuk gerekçesiyle yıkanıp değiştirilmediği, talepçilere ihtiyaç duydukları
fazladan battaniyenin dahi verilmediği iddialarına ilişkin olarak:
29.1.5275 Sayılı Kanun’un “Bulundurulabilecek hayvanlar ile diğer eşyalar” başlıklı 15.
Maddesinde: “Hükümlüler, kendilerine idare tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında, kantinden temin edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları değerlendirilerek idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
29.2.Ceza ve İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında
Yönetmelik’in 15 inci maddesinde: “hükümlüler, kendilerine idare tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında, kantinden temin edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları değerlendirilerek idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
29.3. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
… 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ısınma sistemine ilişkin olarak dış termostatın bulunduğu ve dışarıdaki havanın durumuna bağlı olarak oda sıcaklığının sistem vasıtası ile 21-24 derece arası olarak ayarlandığı, anılan Kurumda yeteri kadar yatak, battaniye, yastık, nevresim takımı bulunduğu, kurumda bulunan çamaşırhanede birimince hükümlü ve tutukluların kuruma kabulü esnasında mevsim şartlarına göre uygun sayıda kullanıma verilen demirbaşların( battaniye, nevresim takımı) sanayi tipi çamaşır yıkama, kurutma makineleri ve ütü marifetiyle temizliklerinin yapıldığı, eskiyenlerin yenisiyle değiştirildiği, ayrıca hükümlü ve tutukluların talebi olması halinde yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereği, kurum kantininden de ücreti mukabilinde nevresim takımı ve battaniye satışının yapıldığı, hususlarına yer verildiği, 29.4. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Kurum demirbaşına kayıtlı 460 adet yatak, 760 adet battaniye, 845 adet yastık, 800 adet nevresim takımının bulunduğu, çamaşırhane birimince hükümlü ve tutukluların kuruma kabulü esnasında mevsim şartlarına göre uygun sayıda kullanıma verilen demirbaşların aynı zamanda kurumda bulunan sanayi tipi çamaşır yıkama, kurutma makineleri ve ütü marifetiyle çamaşırhane birimince periyodik olarak her ay yıkanıp ve ütülenerek değiştirildiği ve gerekli hijyen koşullarının sağlandığı, çamaşırhanede bulunan yıkama ve kurutma makinelerinde herhangi bir arıza durumunun söz konusu olmadığı, Ayrıca hükümlü ve tutukluların talebi olması halinde yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereği, kurum kantininden de ücreti mukabilinde nevresim takımı ve battaniye satışının yapıldığı, hususlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
29.5.Şikayet başvurusuna konu kurumda yeteri kadar nevresim takımı ve battaniye bulundurulduğu, nevresim takımlarının çamaşırhane birimince periyodik olarak her ay yıkanıp ve ütülenerek değiştirildiği, yıkama ve kurutma makinelerinde herhangi bir arıza olmadığı, ayrıca hükümlü ve tutukluların talebi olması halinde yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereği, kurum kantininden de ücreti mukabilinde nevresim takımı ve battaniye satışının yapıldığı hususları değerlendirilmekle, idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulaması tespit edilmemiştir.
30.Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumu’nda Merkezi yayın sistemindeki TV kanalları belirlenirken mahkumların görüşünün alınmadığını, süreli ve süresiz yayınların düzenli verilmediğini, hücrelerde fotoğraf çekiminin yasak olduğunu iddialarına ilişkin
olarak:
30.1.5275 sayılı Kanun’un Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” başlıklı 62
nci maddesi 3üncü fıkrasında “ Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez. ” düzenlemesi yer almaktadır.
“Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı” başlıklı 67. maddesinde “(1) Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir.
(2) Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz.
(4) Bu haklar, tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
30.2. Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi “Kuruma kabul edilmeyecek yayınlar” başlıklı 11 inci maddesinde:“b)Mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsadığı eğitim kurulu kararıyla tespit edilen, hiçbir yayın kuruma kabul edilmez.” Düzenlemesi yer almaktadır.
30.3.Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında
Yönetmelik 8inci maddesinde: “ (3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.” düzenlemesi yer almaktadır.
30.4. Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu
Genelge 5 inci bölümünde yer alan 8 inci maddesinde “Hükümlü ve tutuklular; kendi oda veya koğuşunda beraber kaldıkları arkadaşlarıyla veya açık görüş günlerinde ziyarete gelen yakınlarıyla, idarece belirlenen yerlerde ve bedelleri kendileri tarafından karşılanmak koşuluyla fotoğraf çektirebilecektir. Fotoğraf çekimi, müdürü ve fotoğrafçılık işkolu bulunan ceza infaz kurumlarında sadece fotoğrafçılık işkolunca yerine getirilecek, dışarıdan fotoğrafçı temini yoluna gidilmeyecektir. Müdürü bulunmayan kurumlardaki fotoğraf çekimleri dışarıdan temin edilen fotoğrafçı tarafından gerçekleştirilecektir.” Düzenlemesi yer almaktadır.
30.5. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Şikayet başvurusuna konu kurumda merkezi yayın sistemine dahil edilecek kanalların belirlenmesi aşamasında hükümlü ve tutuklular arasında en geniş kesime hitap edecek şekilde ülke genelinde yayın yapan kanalların izlenme oranlarının baz alınmasının değerlendirildiği ve bu konuda Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) yapmış olduğu televizyon izlenme eğilimleri araştırmasına dayanarak hükümlü ve tutukluların taleplerinin değerlendirildiği ve bahse konu kanalların bu şekilde belirlendiği, taleplerin dikkate alınmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Hükümlü ve tutukluların mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu, şikayet başvurusuna konu kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların bedellerini karşılaması koşulu ile ve belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca dilekçe ile talep edilmesi halinde odalarda, açık görüş alanlarında fotoğraf çekimine müsaade edildiği, fotoğraf çekilmesinin yasak olma gibi bir durumun söz konusu olmadığı, 30.6. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda: Kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların taleplerinin değerlendirildiği ve bahse konu kanalların bu şekilde belirlendiği, taleplerin dikkate alınmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, hükümlünün faydalanmak istediği süreli ve süresiz yayınların, Eğitim kurulunca, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsadığı tespit edilmesi halinde konu hakkında Eğitim Kurulu kararı alındığı, bahse konu kararların İnfaz Hakimliğine itirazı kabil olmak üzere adı geçenlere tebliğ edildiği, sakınca görülmeyen yayınlardan ise anılan madde hükmü gereği yararlandırıldıkları, 30.7.Başvuruda bulunanın iddiasının aksine ilgili Kurum cevabi yazısı ekinde tutuklu/hükümlülerin yayın yapılacak kanallar ile ilgili isteklerinin alındığını gösterir çizelge yer aldığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) yapmış olduğu televizyon izlenme eğilimleri araştırmasına dayanarak hükümlü ve tutukluların taleplerinin değerlendirilerek kanalların belirlendiği, Hükümlü ve tutukluların mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu, kurumda fotoğraf çekiminin mevzuata uygun olarak izin verildiği, herhangi bir yasak olmadığı, ancak bazı örgütler ve kişiler yönünden İdare ve Gözlem Kurulu üyelerinin kanaati dahilinde örgütsel amaç, iletişim ve propogandaya imkan verilmemesi adına mevzuat gereği kısıtlamaya gidilebileceği değerlendirilmekle ; idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulamasının olmadığı tespit edilmiştir.
31.Başvuranın barındırıldığı ceza infaz kurumunda Mahkumların avukat görüşüne,
hastane ve mahkeme sevklerine kol saatiyle çıkarılmadığı iddialarına ilişkin olarak:
31.1. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden gelen cevabi yazıda:
Hükümlü ve tutukluların avukat görüşünde, açık görüşte, hastane ve mahkeme sevklerinde kol saati ile çıkmalarına asayiş ve güvenlik nedeniyle izin verilmediği, ancak telefon, revir, berber, kapalı ziyaret vs. Kurum içi sirkülasyonda odalarından saatleri ile çıkmalarında herhangi bir kısıtlama olmadığı, 31.2. … 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda:Bir hükümlünün İnfaz hakimliğine yapmış olduğu başvuru neticesinde İnfaz
Kurumunca başvurucunun avukat görüşü ve açık görüş sırasında kol saati takmasına izin verilmesine dair karar verildiği, infaz hakimliğinin kararı diğer hükümlü ve tutuklulara uygulanarak söz konusu uygulamanın kaldırıldığı tespit edilmiş olduğu, 31.3. … 2 İnfaz Hakimliği’nin 2019/811 E, 2019/1043 K no’lu 09/05/2019 tarihli kararı ile tutuklu/hükümlülerin avukat görüşü ve açık görüş sırasında kol saati takmasına izin verilmesine dair karar verildiği, infaz hakimliğinin kararı diğer hükümlü ve tutuklulara uygulanarak söz konusu uygulamanın kaldırıldığı, hastane ve mahkeme vs. çıkarken telefon, revir, berber, kapalı ziyaret vs. Kurum içi sirkülasyonda bu konuda herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı değerlendirilmekle; idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulaması tespit edilmemiştir.
32.Başvuranın, İnfaz hakimliği, savcılık gibi ilgili mercilere yaptıkları şikayetlerin ve suç
duyurularının olumsuz sonuçlandığı iddialarına ilişkin olarak:
32.1. Anayasanın “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin 4. fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”düzenlemesi yer almaktadır.
32.2.Yukarıda yer verilen Anayasa’nın ilgili düzenlemesi ışığında, Ceza İnfaz Kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle infaz hakimliklerine şikayet, infaz hakimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, yargı bağımsızlığına sahip hakim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin ve tavsiye suretiyle müdahale imkanı bulunmadığı değerlendirilmekle; idarenin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir uygulaması tespit edilmemiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 33. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve
… 2 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum’u tarafından istenilen bilgi ve belgelerin
Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
34.14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin 1.
fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup …
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi