ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın ceza infaz kurumu koşullarının iyileştirilmesi, dijital materyallerinin iadesi, sosyal yardım talepleri ve ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil istemi üzerine yapılmıştır. Başvuran, ailesinin maddi durumunun kötü olduğunu ve cenazesine katılamadığını belirterek nakil talep etmiştir. Ancak, ilgili ceza infaz kurumlarının doluluk oranları nedeniyle bu talep reddedilmiştir.

Kararda, başvuranın nakil koşullarını taşıdığı, ancak mevcut durum itibarıyla talep edilen kurumların dolu olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla, başvuranın nakil talebinin reddi hukuka uygun bulunmuş, ancak ileride boşalma olması durumunda nakil taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, ceza infaz kurumlarındaki doluluk oranlarının ve hükümlülerin aileleriyle olan bağlantılarının önemini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/7424-S.20.11710

BAŞVURU NO : 2019/20862

KARAR TARİHİ : 15/05/2020

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : 1. Adalet Bakanlığı 2. Şırnak Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü 3. Batman Valiliği Batman Sosyal Yardımlaşma Ve

Dayanışma Vakfı Başkanlığı

Başvuranın dijital materyallerinin iadesi, sosyal yardım,

BAŞVURUNUN KONUSU :

ceza infaz kurumu koşullarının iyileştirilmesi ve ailesine yakın ceza infaz kurumuna nakil talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 29/11/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran, Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olduğunu, 1.1. Ailesinin Batman ilinde ikamet ettiğini, yakın zamanda babasının vefat ettiğini ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle cenazesine dahi gidemediğini, ailesinin ziyaretine gelemediğini, doluluk nedeniyle nakil talebinin reddedildiğini belirterek, Batman iline ya da ailesine daha yakın bir ile naklini talep etmiştir.

1.2. Üniversite eğitimini aldığı devlet bursu yardımıyla tamamladığını, hiçbir gelirinin olmadığını, ailesinin mağdur ve bakıma muhtaç olduğunu, kendisine zar zor borç edinerek harçlık gönderdiğini belirterek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

1.3. Yargılandığı dosyanın 4. Celsesinde (25/06/2018 tarihli) mahkemenin ara kararda ‘suç unsuru rastlamayan materyallerin şahsa teslim edilmesine’ kararı verdiğini, ancak defalarca

Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne dilekçe yazmasına rağmen bir sonuç alamadığını, mahkeme kararına rağmen teslim edilmeyen materyallerin kendisine teslim edilmesini talep etmiştir.

1.4. Bazen avluda bazen de koridorda tıraş edildiklerini, koğuşa kendi paraları ile aldıkları tıraş makinesine el konulduğunu, cilt rahatsızlığından dolayı tıraş bıçağı ile tıraş olamadıklarını, başka ceza infaz kurumunda haftada bir verilen tıraş makinesinin bulundukları ceza infaz kurumunda verilmediğini belirterek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

1.5. Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda verilen yemeklerin konserve yemekler olduğunu, genellikle yağlı ve aynı tür olduğunu, kahvaltılık malzemelerin çok az olduğunu, kurum kantininde kırtasiye malzemesi, kuruyemiş ürünleri, kahvaltılık malzemelerin kısıtlı olduğunu, bu hususta mağduriyetler yaşadıklarını belirterek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü’ne 30/12/2019 tarih, S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup adı geçen

Müdürlüğün 23/01/2020 tarihli cevabi yazısında; 2.1.“05/03/2019 tarihli yazıları ile isimli şahsın dilekçesi Şırnak 3. Ağır

Ceza Mahkemesine bildirilmiş, 08/03/2019 talimat evrakı ile ’a ait materyaller ile ilgili dosyanın halen istinafta olduğundan dosya kesinleştiğinde, KOM Şube

Müdürlüğümüze Mahkeme tarafından bildirildiği takdirde teslim edilmesi istenilmiştir.

2.2. 23/03/2019 tarihli yazımız ile mahkemenin talimatının Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu C-4 koğuşunda kalan T.C. isimli şahsa tebliğ edilerek tanzim olunacak evrakın KOM Şube Müdürlüğümüze gönderilmesi talep edilmiş, ancak bugüne kadar Şube Müdürlüğümüze herhangi bir tebellüğ belgesi intikal etmemiştir.

2.3. Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarihli talimat evrakı ile şahsın soruşturma aşamasında el konulmuş ve suçun işlenmesinde kullanılmayan, suç teşkil etmeyen iki adet Dizüstü Bilgisayar, cep telefonu, sim kartı ve üzerinde telefon numaraları yazılı kağıdın

’a iade edilmesi istenilmiştir.

2.4. Konu ile ilgili olarak kayıtlarımız tetkik edildiğinde, şahsın; Dijital materyallerin imajlarının bulunduğu iki (2) adet Sony Marka DVD; Dijital materyallerin çıkarımlarının (export) bulunduğu 1 adet Sandisk marka 16 GB kapasiteli Flash Bellek; LG marka cep telefonu, telefonuna takılı vaziyette bulunan 2 GB Micro SD ibareli hafıza kartı ve Türk

Telekom ibareli sim kartın Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği; bunlardan Dijital materyallerin adli kopyası bulunan 2 adet Sony Marka DVD, simkart ve iki adet bankamatik kartının soruşturma savcısının talimatına istinaden ’a 05/07/2017 tarihinde teslim edildiği, 2.5. Şahsın HP Marka dizüstü bilgisayar içerisinden çıkan ve imaj için Siber Suçlarla Mücadele

Şube Müdürlüğüne gönderilen hard diskin arızasının giderilemediğinden Siber Suçlarla

Mücadele Daire Başkanlığına gönderildiği, içerisinden materyal çıkmayan Exper marka dizüstü bilgisayarın Şube Müdürlüğümüze gönderildiği bildirilmiştir.

2.6. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzce şahsa ait yukarıda belirtilen materyallerinin Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına, bazı materyallerinin şahsın kendisine teslim edildiği anlaşılmıştır.

2.7. Şahsın Şube Müdürlüğümüzde bulunan materyallerinin teslimine yönelik çalışmalarımız devam etmektedir.”

Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Batman Sosyal Yardımlaşma ve

Dayanışma Vakfı Başkanlığı’na 27/01/2020 tarih, S. 20. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Batman Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’nın 12/02/2020 tarihli cevabi yazısında; 3.1. “Vakıf Başkanlığımızca yapılan inceleme neticesinde; ’ın ailesinin

Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sisteminde dosyası mevcut olup, çocuğu için Şartlı

Sağlık Yardımından ve Elektrik Tüketim Desteğinden yararlandığı anlaşılmıştır. 2019 yılı içerisinde toplam 950,00 TL nakdi yardım, Vakıf Başkanlığımızca işletilen sosyal marketten

2019 yılı şubat ayında giyim yardımı ve yakacak yardımı yapılmıştır. Ailenin muhtaçlık dosyası

durumuna göre ve Vakfımızın imkânları doğrultusunda, Mütevelli Heyetimizce aileye nakdi ve ayni yardım yapılmaktadır.”

Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’ne 30/12/2019 tarih, S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup adı geçen Genel Müdürlüğün 06/04/2020 tarihli cevabi yazısında; 4.1. “Adı geçene ait bilgi formunun incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş veya kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 4.2.Hükümlülerin kendi talepleri ile barındırıldıkları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmelerine ilişkin olarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde “İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,” hükmünün yer aldığı, 4.3.Nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi ve güvenliği, suç türü ve kişilerin can güvenliği gibi hususların göz önünde bulundurulduğu, bu kapsamda da her talebin uygun olarak değerlendirilemediği, 4.4.Adı geçenin talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin dolu olması nedeni ile nakil talebinin uygun görülmediği, 4.5. Adı geçenin barındırıldığı Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesi 1000, mevcudu 1021, doluluk oranı %102; talepte bulunduğu Batman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun kapasitesi 362, mevcudu 620, doluluk oranı %171; Midyat M Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunun kapasitesi 348, mevcudu 454, doluluk oranı %130; Siirt E Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunun kapasitesi 510, mevcudu 665, doluluk oranı %130 olduğu, 4.6. Ülkemiz genelinde, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, toplu nakiller ve mahkeme nedeniyle yapılan nakilleri sonucunda ceza infaz kurumlarının mevcudunun sürekli değiştiği ve nakil taleplerinin değerlendirmesinin anlık verilere göre yapıldığı, 4.7. Ayrıca, aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi nedeniyle nakil taleplerinin uygun değerlendirilemediği, 4.8. Bu nedenle, mevcut durum itibarıyla adı geçenin talep ettiği ceza infaz kurumlarına naklinin sağlanmasının mümkün olmadığının değerlendirildiği,”

Bilgisi edinilmiştir.

5.Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün cevabi yazısında, başvuranın Şırnak T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kaldığı son 6 aylık süre içerisinde (07/07/2019- 07/01/2020 tarihleri arasında), ailesi ve akrabaları tarafından 4 ayrı tarihte ziyaret edildiği; eşi ile düzenli olarak telefon görüşmesi yaptığı görülmüştür.

6. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu Müdürlüğü’ne 30/12/2019 tarih, S. sayılı; 14/04/2020 tarih, 20. sayılı yazılarımız ile başvuranın ceza infaz kurumu koşullarının düzeltilmesi talebi ile ilgili bilgi ve belge talep edilmiş olup; Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 01/05/2020 tarihli cevabi yazısında; 6.1. “Anılan Kurumda berber hizmetinin berberhanede verilmesi durumunda hükümlü veya tutukluların berberhaneye götürülüp getirilmeleri konusunda sirkülasyonun fazla olması nedeniyle berber hizmetinin (tıraş) hükümlü ve tutukluların bulundukları odaların dışındaki koridorun uygun bir yerinde yapıldığı, 6.2. Öte yandan; adı geçenin cilt hastalığı ile ilgili olarak başvuru tarihine dek kurum revirine tedavi amacı ile çıkma talebinin bulunmadığı, ayrıca cilt hastalığı olduğunu yazılı veya sözlü kurum idaresine bildirmediği, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya Ve Maddeler

Hakkında Yönetmelik’in 12 nci maddesinde yer alan “Hükümlüler, koğuş, oda ve eklentilerinde hekim raporuyla belgelendirilmek koşuluyla, sağlıkları için gerekli protez ve benzeri tıbbı araçları ve eşyaları bulundurabilir.” hükmü uyarınca hükümlülerin talep etmesi ve doktor raporuyla cilt hastalığının tespit edilmesi halinde tıraş makinesinin kendilerine verilebileceği, 6.3. Kurum kantininde, kurumda barındırılmakta olan hükümlü ve tutukluların tüm ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine yönelik oldukça geniş bir ürün çeşidi bulundurulmaya çalışıldığı ve tüm ihtiyaçların karşılanmasına yönelik gerekli girişimlerin yapılmakta olduğu, bunun yanında tüketimi az olan ancak talep edilen ürünlerin de yine kantin marifetiyle temin edilmekte olduğu, bununla birlikte kurum kantinine alınan tüm emtiaların 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerince alınmakta olduğu ve mevzuat çerçevesinde kâr oranları konularak satışının yapılmakta olduğu, bunun dışında kurum idaresince kurum üretimi olmayan hiçbir ürün ile ilgili fiyat belirleme gibi bir durumun söz konusu olmadığı, 6.4. Öte yandan; kurum tarafından eksik ürünlerin siparişlerinin zamanında ve aksatılmadan verildiği, ancak konsinyatör firmalar istenilen süre ve zamanda ürünleri teslim etmediğinden kaynaklanan gecikmeler yaşanabildiği, 6.5. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklulara dağıtımı yapılan yemeklerin günlük kalori miktarının Sağlık Bakanlığı ve Bakanlığımız tarafından birlikte kararlaştırdığı, söz konusu kalori miktarını teminen ceza infaz kurumlarının günlük asgari beslenme ihtiyacının belirlendiği, bu kapsamda 26/05/2005 tarihli ve 25978 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumu Personelinin İaşe

Yönetmeliği’nin 4 ve 5’inci maddesi uyarınca günlük iaşe bedeli 13/03/2020 tarihli Bakan

Olur’u ile arttırılmış olup 13/03/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere; Hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan personel için 8,50 TL’den 10,00 TL’ye, Ceza infaz kurumlarında barındırılan çocuk hükümlü ve tutuklular için 12,00 TL’den 18,00 TL’ye, Kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklar ile süt emziren hükümlü ve tutuklu anneler ve hamileler için 12,00 TL’den 18,00 TL’ye yükseltildiği, 6.6. 5275 sayılı Kanun’un “Hükümlünün Beslenmesi” kenar başlıklı 72 nci maddesinde de düzenlendiği gibi hükümlü ve tutuklulara; kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verildiği ve içme suyu sağlandığı, 6.7. Hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin doğru ve sağlıklı beslenmesi amacıyla yemeklerin uzmanlar tarafından hazırlandığı, inancı gereği veya vegan, vejetaryen, diyet yemek gibi özel durumu olan hükümlü ve tutukluların beslenmesi ile ilgili de düzenlemelerin yapıldığı, 6.8. Diğer taraftan; Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe

Yönetmeliği’nin İkinci Bölüm “Devlet Tarafından İaşe Edilecek Kişiler” alt başlıklı 4 üncü maddesinin yedinci fıkrasında; “Çocuk hükümlü ve tutuklular ile kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara, süt emziren anneler ve hamilelere durumlarına uygun ve Bakanlıkça belirlenen tutarda gıda verilir.” hükmü, “Hastaların İaşe Edilmesi” başlıklı 9 uncu maddesinde (Değişik:RG-28/3/2012-28247) “Hasta hükümlü ve tutukluya, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinler verilir. İnancı gereği veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanır.” hükmü ile “Gıda Maddelerinin Kontrolü” alt başlıklı 17 nci maddesinde yer alan; “Ambardan kurum mutfağına teslim edilen gıda maddelerinin eksiksiz olarak iaşeye dahil edilmesi, pişirilmesi ve dağıtılması, ikinci müdür veya görevlendirilen bir yetkili ile varsa kurum hekimi tarafından müştereken sıkı bir şekilde kontrol edilir. Bu işlemin yerine getirilip getirilmediği zaman zaman müdür tarafından denetlenir.” hükümleri uyarınca işlem yapıldığı,”

Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

7. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 7.1.Anayasanın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 7.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.

maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 8. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8.

maddesinde; ‘‘1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 9. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü” nün ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde ‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 10. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 10.1.‘‘Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı

olarak düzenlenir:

….

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

….”; 10.2. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 10.3. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesine göre, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.

Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.”; 11. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzük’ün “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 165. maddesinde 5275 sayılı

Kanununun 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır.

12. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı

Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin

“Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve

Tüzük’ün ‘‘Kendi istekleri ile nakil ’’ maddelerinde aranan şartlara ek olarak; “h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir” ; 13. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları

Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının ‘Temel İlkeler’ başlıklı 3. maddesi

“Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.”; 13.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.’’, ‘‘Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.’’, ‘‘ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 13.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde, “Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.’’, ‘‘ Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.’’, ‘‘Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.”; düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin

“Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 15. Başvuranın, mahkeme kararına rağmen teslim edilmeyen materyallerinin teslim edilmesi talebi yönünden yapılan inceleme; 15.1. Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü’nün cevabi yazısı ve ekleri incelendiğinde, Emniyet

Müdürlüğü’nün başvuranın materyal teslimi ile ilgili talebi konusunda Şırnak 3. Ağır Ceza

Mahkemesine talimat sorduğu, ilgili mahkemenin, 08/03/2019 tarihli yazısında, ‘Mahkeme tarafından bildirildiği takdirde’ materyallerin teslim edilmesinin istendiği; 25/12/2019 tarihli yazılarında ise, bazı materyallerin başvurana teslim edilebileceğinin belirtildiği görülmüştür.

15.2. Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü’nün, başvuranın yargılandığı mahkemenin talimatları doğrultusunda hareket ettiği, nitekim mahkemenin 25/12/2019 tarihli yazısı ile, başvuranın talep ettiği materyallerinin Başsavcılığa teslim edildiği, bir kısım materyalleri ile ilgili teslim sürecinin devam ettiği anlaşıldığından, şu aşamada idarenin işleminde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

16. Ailesinin mağdur ve bakıma muhtaç olduğunu, kendisine zar zor borç edinerek harçlık gönderdiğini belirterek gereğinin yapılmasını talebiyle ilgili olarak; 16.1. Batman Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Başkanlığı’nın yazısı ile, başvuranın ailesinin

Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sisteminde dosyası olduğu, çocuğu için Şartlı

Sağlık Yardımından ve Elektrik Tüketim Desteğinden yararlandığı, 2019 yılı içerisinde toplam 950,00 TL nakdi yardım, giyim yardımı ve yakacak yardımı yapıldığı görülmüş olup, başvuranın talebinin idare tarafından yerine getirildiği anlaşıldığından, Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin 33/A maddesinde düzenlenen “şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verileceği” hükmü gereğince ‘Dostane Çözüm’ kararı verilmiştir.

17. Bazen avluda bazen de koridorda tıraş edildikleri, cilt rahatsızlığından dolayı tıraş bıçağı ile tıraş olamadığı iddiası ile ilgili olarak; 17.1. 5275 sayılı Kanun ve ilgili Tüzük’te ceza infaz kurumunda bulundurulabilecek eşyalar yönünden ayrıntılı düzenleme yapılmamış, bu hususun Yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiştir. Bunun sonucu olarak, 17.06.2005 tarih ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında

Yönetmelik’te mahpusların ceza infaz kurumunda bulundurabilecekleri eşyalar ile ilgili ayrıntılı düzenleme yapılmıştır.

17.2. Ceza infaz kurumunda bulundurulabilecek eşyalar ile ilgili Anayasa Mahkemesi birçok kararında şu hususları vurgulamıştır: “5275 sayılı Kanunu’nun 35. maddesinin gerekçesinde

“Bu madde kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin, oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbı malzeme ve diğer ihtiyaç maddelerinin yönetmelikte gösterileceğini belirtmektedir.” Bu kapsamda Kanun, yürütme organına hükümlü ya da tutukluların hangi eşyaları bulundurabileceğine ilişkin düzenleme yetkisi vermektedir. Anayasal sınırlar içerisinde kalmak koşuluyla cezaevinin güvenliği ve düzeni için öngörülen birtakım kurallar konulması pek tabiidir. Somut olayda başvurucu, cezaevinde bulunan bir hükümlü olması sebebiyle bu düzenlemenin kendisine uygulanacağı açıktır.” (AYM, Başvuru No : 2019/20862 2013/4342, 23/3/2016 tarihli kararı, § 30, 31)

17.3. Yine bir kararında, “…yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumunda tutulmasından dolayı başvurucunun birtakım sınırlamalara maruz kalmasının doğal olduğu ve bu bağlamda söz konusu sınırlamanın ölçülülükten uzak olmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu eşyaların güvenlik gerekçesiyle başvurucuya verilmemesinin kendisi açısından önemli bir zarar doğurmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.” Hususlarını vurgulamıştır. (AYM, Başvuru No : 2019/20862 2015/19665, §37)

17.4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birçok kararında “hukuka uygun bir şekilde tutuklu bulundurulan kimselerin, özgürlük hakkı dışında Sözleşme ile güvence altına alınmış olan bütün temel hak ve özgürlüklerinden faydalanmaya devam ettiklerini” vurgulamıştır. (Velev v.

Bulgaristan, B. No: 16032/07, § 30; Hirst v. Birleşik Krallık (No. 2), B. No. 74025/01, § 69; Arslan/Bingöl v. Türkiye, Başvuru No. 47121/06, 13988/07 ve 34750/07, § 55 ) Bununla birlikte cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda bu haklar sınırlanabilir. (AYM, B. No: 2013/583, §65)

17.5. Yukarıda ayrıntısı verildiği üzere, hükümlülerin ceza infaz kurumunda bulunmamalarının doğal sonucu olarak birtakım haklarının kısıtlanmasının zorunlu olduğu, ayrıca ceza infaz kurumlarında, son yıllarda yaşanan yoğunluk nedeniyle, kurumda bulunan tutuklu-hükümlü kişilerin barındıkları yerdeki kişi sayısı ve ceza infaz kurumlarındaki personel sayısı düşünüldüğünde, hem güvenlik hem de disiplin açısından birtakım önlemlerin alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Başvuran kurumumuza yazdığı dilekçede cilt rahatsızlığı olması nedeniyle tıraş bıçağı ile tıraş olamadığını belirtmişse de, söz konusu rahatsızlığını idareye bildirmediği görüldüğünden, idarenin işleminde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

18. Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda verilen yemeklerin konserve yemekler olduğu, genellikle yağlı ve aynı tür olduğu, kantinde çeşitliliğin az olduğu iddiası ile ilgili olarak; 18.1. Kamu Denetçiliği Kurumu olarak son bir buçuk yıl içerisinde ceza infaz kurumlarında ziyaretler gerçekleştirilmiş, söz konusu ziyaretlerde, kantinler ve yemekhaneler de ziyaret edilmiş, ürünler ve ürünlerin ücretlerini kontrol edilmiştir. Ceza İnfaz Kurumu Kantininde satılacak ürünlerin Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş yurtları Kurumu Konsinye Satış

İşlemlerine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesince temin edildiği ve yemeklerin kalori hesabına ve mahpusların sağlık durumuna uygun olarak sunulduğu anlaşılmıştır. Yapılan ziyaretlerde ve idareden gelen cevabi yazılarda herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

19. Başvuranın, ailesinin ikamet ettiği Batman iline nakil talebi ile ilgili olarak; 19.1. 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge’de hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge’de, hükümlülerle ilgili düzenlenen, ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü ile disiplin hali, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genel olarak ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilip nakil gerekçesinde bu hükme dayanmışlardır.

19.2. Anayasamızın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis cezasına mahkûmiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, 37862/02)

19.3. AİHM, Vintman davasına ilişkin olarak vermiş olduğu 23/01/2015 tarihli Daire kararında (Vintman v. Ukrayna, 28403/05); AİHS’nin, mahkûmlara cezalarının nerede infaz edileceği konusunda bir seçim hakkı tanımadığını, mahkûmların ailelerinden ayrı olduklarını ve ailelerinden uzak olmalarının hapis cezasının bir sonucu olduğunu, ancak, mahkûmun, ailesinin ziyaretlerini zorlaştıracak ya da imkânsız hale getirebilecek denli uzak bir bölgede barındırılmasının, aile hayatına müdahale teşkil edebileceğini belirtmiştir. Mahkeme orantılılık yönünden yaptığı incelemesinde ise; mahkûmun, ailesine yakın bir kuruma transfer talebinin reddi için, cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun meşru bir gerekçe olarak öne sürülebileceğini, ancak bu durumda dahi mahkûmun görece daha yakın cezaevlerine nakli hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aksi halde, yani kişinin nispeten daha yakın bir bölgeye nakli önünde meşru bir engel yokken uzakta bulunan bir kurumda barındırılması halinde, AİHS’nin 8. maddesinin ihlali sonucu doğabileceğini vurgulamıştır.

19.4. Başvuruya konu nakil talebi, ilgili infaz kurumunun kapasitesinin dolu olması gerekçesiyle reddedilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir. Çünkü “kurum kapasitesi”nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur.

Ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, sağlık sorunlarının, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.

19.5.Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmalarının, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmadığı, başvuranın talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının ise kapasitesinin oldukça dolu olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte, başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının hâlihazırda kapasitelerinin üzerinde dolu olması nedeniyle, başvuranın nakli sağlanamamış olsa da başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde, durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması halinde nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.

Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

22. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başvuranın dijital materyalleri ile ilgili Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE;

Başvuranın sosyal yardım talebi ile ilgili olarak, idarenin söz konusu talebi yerine getirdiği anlaşıldığından DOSTANE ÇÖZÜM KARARI verilmesine, Başvuranın dijital materyallerinin teslimi talebinin REDDİNE, Başvuranın tıraş, yemek ve kantin hizmetleri ile ilgili ceza infaz kurumu koşullarının iyileştirilmesi talebinin REDDİNE, Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE, Diğer yandan başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması halinde nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda

ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet

Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın gereği için Adalet Bakanlığına, bilgi için Başvurana, Şırnak Valiliği İl

Emniyet Müdürlüğüne ve Batman Valiliği Batman Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma

Vakfı Başkanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi