|
ÖZET: Bu karar, İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir hükümlünün, ailesine yakın olabilmek amacıyla başka bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddedilmesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca, ceza infazının amacı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanmasıdır. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. Ancak, başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumlarının dolu olması ve yüksek güvenlikli kurumlarda barındırılması gerekliliği nedeniyle nakil talebi uygun görülmemiştir.
Hukuki değerlendirme, infazın sadece cezanın sürekliliği için değil, aynı zamanda hükümlünün topluma yeniden kazandırılması için de gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Hükümlülerin yakınlarıyla iletişimlerinin sürdürülmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da desteklenmektedir. Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddi, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle hukuka uygun bulunmuştur; ancak ileride boşalma olması durumunda talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/15386-S.22.23541
BAŞVURU NO : 2022/9504
KARAR TARİHİ : 29/11/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
/
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın; liste halinde belirttiği ceza infaz kurumlarından birine nakil talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04/07/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; yaklaşık kırk aydır İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu, ailesinin ise
Balıkesir ilinde ikamet ettiğini, babasının 64, annesinin 61 yaşında olduğunu, babasının ileri derecede kalp yetmezliği hastası olduğunu ve kalbinin sadece %25 oranında çalıştığını, annesinin babasına baktığından dolayı ziyaretlerine gitmekte çok zorlandığını, babasının ise sadece özel araçla ziyaretine gidebildiğini ve bu nedenle babasıyla çok nadir görüşebildiğini, ailesine yakın olabilmek için defalarca nakil talebinde bulunduğunu ancak taleplerinin kapasite doluluğu gerekçesiyle reddedildiğini, denetimli serbestlik süresinin başlamasına dört ay kaldığını ancak bulunduğu ceza infaz kurumunun denetimli serbestlikten yararlandırmadığını, bu nedenle ailesine yakınlığı göz ardı ederek denetimli serbestlikten yararlanabileceği herhangi bir ceza infaz kurumuna nakil talebinde bulunacağını belirterek liste halinde eklemiş olduğu ceza infaz kurumlarından birine naklinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 17/10/2022 tarih ve sayılı yazısında özetle; 2.1. Başvuranın bilgi formunun incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş veya kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, naklini talep ettiği; Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 280, mevcudunun 245, doluluk oranının %88, Kayseri Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 460, mevcudunun 445, doluluk oranının %97, Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 460, mevcudunun 433, doluluk oranının %94, Beşikdüzü T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 600, mevcudunun 563, doluluk oranının %94, Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
kapasitesinin 1405, mevcudunun 1233, doluluk oranının %88, Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1156, doluluk oranının %96, Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1670, mevcudunun 1797, doluluk oranının %108, Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 400, mevcudunun 451, doluluk oranının %113, Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 915, doluluk oranının %92, Samsun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1393, doluluk oranının %139, Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 926, doluluk oranının %93, Aksaray T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1405, doluluk oranının %117, Elmalı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1230, doluluk oranının %103, Ordu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 620, mevcudunun 704, doluluk oranının %114 olduğu, adı geçenin talep ettiği kurumların kapasitesinin dolu olması nedeniyle nakil talebinin uygun görülmediği, 2.2. Birçok ceza infaz kurumunda kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırılması nedeniyle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak da, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının mevcutlarının günaşırı değişmekte olduğu, bu nedenle ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil taleplerinin, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü verileri göz önüne alınarak değerlendirildiği, 2.3. Diğer taraftan 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda oldukları, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumlarının dikkate alınarak değerlendirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Muhabere Bürosunun başvuru konusuna ilişkin 04/11/2022 tarih ve 2022/25440 sayılı yazısı ve eklerinde özetle; infaz dosyasının tetkikinden adı geçenin hükümlü olarak
İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu ve infaz etmekte olduğu hapis cezasından dolayı şartla tahliye tarihinin 03/11/2023 olduğu, ayrıca Açık Ceza İnfaz Kurumuna ve Denetimli Serbestlik
Müdürlüğüne ayrılmak istediğine ilişkin ceza infaz kurumu idaresine sözlü veya yazılı olarak herhangi bir talepte bulunmadığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, /
4.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
4.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun, 6.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.” 6.2. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9’uncu maddesinde: “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır…” 6.3. ‘‘Nakiller” başlıklı 53’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.” 6.4. ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54’üncü maddesinde: “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, gerekir…” 7. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgesi’nin, ‘‘Hükümlülerin
Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15’inci maddesinde: “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için;… h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda
kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir…” 8. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek, 8.1. “Temel İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinde: “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.
8.2. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17’nci maddesinde: “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.’’, ‘‘ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.” 8.3. “Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24’üncü maddesinde: ‘‘Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.’’, ‘‘
Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.’’, ‘‘Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.’’
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan başvuran; liste halinde eklemiş olduğu ceza infaz kurumlarından birine naklinin yapılmasını talep etmektedir.
11. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, 5275 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde, “öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla
infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.
12. Hapis cezasına mahkûmiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; Epners-Gefners v. Latvia, 37862/02)
13. Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir. Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir (Bu konuda bakınız; İngiltere ve Galler Bölgesi Ceza İnfaz Kurumları Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların Rehabilitasyonu konulu Rapor, Eylül 2014).
14. 5275 sayılı Kanun ve ilgili alt mevzuatında; hükümlülerin, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilecekleri öngörülmüştür. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gerekli olan şartlar, anılan Kanun’un 54’üncü maddesinde düzenleme altına alınmış olup “istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması” bu şartlar arasında sayılmıştır. Dolayısıyla hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin, bahse konu şartları sağlayıp sağlamadıkları bakımından incelenmesi gerekmektedir.
15. 5275 sayılı Kanun’un “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6’ncı maddesinin (b)
bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuruya konu nakil talebinde ise, ilgili infaz kurumlarının kapasitesinin dolu olması, söz konusu kurumlarda başvuranın kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olması gerekçeleriyle ret işlemi tesis edilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir.
Kurum kapasitesinin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur.
16. Bunlarla birlikte, dosyasına idaresince sunulan bilgi ve belgelerden başvuranın suç türü nedeniyle, 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği anlaşılmakta olup bu doğrultuda başvuranın talep ettiği/edebileceği ceza infaz kurumlarının kanunen kısıtlı olduğu aşikârdır. Yanı sıra, hükümlü/tutukluların nakilleri yapılırken sadece doluluk oranları değil, talep eden kişilerin ceza miktarlarının, örgütteki
/
konumlarının da dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, bu nedenle başvuranın barındırılabileceği oda sayısının kısıtlı ve kapasitelerinin ise dolu olduğu hususları bildirilmiştir.
17. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hükümlülerin istedikleri yerde barındırılmalarının, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmadığı, başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitesinin oldukça dolu olduğu, ayrıca başvuranın yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması ve dolayısıyla nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli kısmında kapasitenin uygun olması gerektiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, talep edilen kurumların kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu gibi kriterler dikkate alınarak başvuranın nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte başvuranın; infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı hususu dikkate alınarak nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması durumunda ve diğer nakil koşullarını da taşıması kaydıyla talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu
Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanun’un 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara
İdare Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE; Başvuranın, liste halinde belirttiği ceza infaz kurumlarından birine nakledilmesi talebinin REDDİNE, Başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği ceza infaz kurumlarında boşalma olması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek
işlemin veya eylemin 30 gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi