|
ÖZET: Başvuran, Hacettepe Üniversitesi’nde eğitimine devam edebilmek ve ailesine yakın olmak amacıyla Ankara’daki bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, başvuranın talep ettiği kurumların dolu olması nedeniyle nakil talebini reddetmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil olabilmesi için belirli şartların sağlanması gerektiğini belirtmektedir. Bu şartlar arasında, talep edilen kurumda yer ve kapsama gücünün uygun bulunması da yer almaktadır.
Mahkeme, başvuranın eğitim hakkının kısıtlanmasının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alındığını, ancak ceza infaz kurumlarının doluluk oranlarının da dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddi, ceza infaz kurumlarındaki doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle hukuka uygun bulunmuş, ancak başvuranın durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumlar bulunması halinde nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi önerilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/9969-S.22.15349
BAŞVURU NO : 2022/3373
KARAR TARİHİ : 08/08/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, eğitimine devam edebilmek ve ailesine yakın olmak amacıyla Ankara ilinde durumuna uygun bir ceza infaz kurumuna naklini talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığını, 2021 yılında yapılan
Dikey Geçiş Sınavı ile Hacettepe Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümüne yerleştirildiğini ve 17 Eylül 2021 tarihinde kayıt yaptırdığını, kayıt yaptırdığı tarihten bir hafta önce sistem nakil taleplerine kapatıldığı için ailevi sebeplerle nakil talebinde bulunduğunu, Eylül 2021 nakil talebi de karşılanmayınca hak kaybına uğramamak için yarım dönem kayıt dondurduğunu, sonraki nakil döneminde eğitim sebebiyle yaptığı talebinin kayıt durumunun pasif görünmesi sebebiyle reddedildiğini, yaptığı nakil taleplerinin “kapasite doluluğu” gerekçesiyle reddedildiğini, ancak bulunduğu kurumun da %100 kapasitede olduğunu ve halen de naklen gelenlerin olduğunu iddia ve ifadeyle, eğitim durumu da dikkate alınarak ailesinin ikametine yakın durumuna uygun bir ceza infaz kurumuna naklini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 24/03/2022 tarihli ve sayılı yazımızla
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 04/04/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında, 2.1. Adı geçenin, başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi ile ilgili olarak 04.01.2022 tarihli dilekçesiyle talepte bulunduğu, ancak talep ettiği kurumların kapasitesinin dolu olması nedeniyle naklinin Genel
Müdürlüğün 07.02.2022 tarihli ve sayılı yazısıyla uygun olarak değerlendirilemediği,
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
2.2. Adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 2.3. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendinde ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,” ifadelerine yer verildiği, 2.4. Bu nedenle, birçok ceza infaz kurumunda kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırılması nedeniyle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak da, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususların göz önünde bulundurulduğu, dolayısıyla her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.5. Eğitim nedenli nakil talebine ilişkin olarak ise, 5275 sayılı Kanun’un “Öğretimden Yararlanma” başlıklı
76 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan
hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.” hükmünün yer aldığı, 2.6. Ayrıca, 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer
Hükümler Hakkında Genelge’nin “Eğitim ve Öğretim Nedeniyle Nakil” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Eğitimini sürdürdüğüne dair eğitim kurumundan belge ibraz etmeleri”, (c)
bendinde ”Talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması,” ifadelerine yer verildiği, 2.7. Diğer taraftan, yukarıda anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, adı geçenin örgün eğitimden faydalanamayacağı, ancak okulun kabul etmesi ve masrafı kendisi tarafından karşılanması halinde ara, yılsonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılabileceği, 2.8. Adı geçenin 2021 yılında Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet
Bölümünü kazandığı, söz konusu Bölüme kaydının ailesi tarafından yaptırıldığı, ancak adı geçenin
08.10.2021 tarihli dilekçesiyle güz dönemi için 10.02.2022 tarihli dilekçesiyle de bahar dönemi için kayıt
dondurma talebinde bulunduğu, söz konusu dilekçelerinin kurum idaresinin 08.10.2021 tarihli ve sayılı, 10.02.2022 tarihli ve sayılı yazıları ile ilgili Üniversiteye gönderildiği, ayrıca adı geçenin sınavlara katılabilme veya derslerine devam edebilme talebiyle kurum idaresine herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, 2.9. Adı geçenin barındırıldığı Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 400, mevcudunun 383, doluluk oranının %96 olduğu, 2.10. 04.01.2022 tarihli dilekçesiyle isteğe bağlı naklini talep ettiği; 2.11. Adı geçenin naklini talep ettiği; – Sincan 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1764, mevcudunun 2135, doluluk oranının %121,
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
– Sincan 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1724, mevcudunun 1852, doluluk oranının %107, – Sincan 3 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1322, mevcudunun 760, doluluk oranının %57, – Sincan 4 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1322, mevcudunun 1116, doluluk oranının %84, – Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1100, mevcudunun 939, doluluk oranının %85, – Sincan 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 368, mevcudunun 317, doluluk oranının %86, – Sincan 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 368, mevcudunun 334, doluluk oranının %91, – Sincan 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 487, mevcudunun 205, doluluk oranının %42, – Sincan 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 487, mevcudunun 221, doluluk oranının %45 olduğu, – Sincan 1, 2 No.lu Yüksek Güvenlikli ve Sincan 3, 4 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının yeni açılmış olması ve tam kapasite çalışmaması nedeniyle anılan kurumlara isteğe bağlı nakil talebinin değerlendirilemediği, 2.12. Adı geçenin, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, naklini talep ettiği kurumlarda terör suçundan bulunan hükümlü/tutuklulara ayrılan odaların kapasitelerinin ise dolu olduğu, 2.13. Öte yandan, aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi nedeniyle nakil taleplerinin uygun değerlendirilemediği, 2.14. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların bahse konu kurumları talep etmesi halinde, talep eden kişilerin ceza miktarlarının ve örgütteki konumlarının dikkate alınarak ve incelenerek taleplerin değerlendirildiği, 2.15. Bunun yanında, adı geçenin, nakil talebinde bulunmuş olduğu ceza infaz kurumları incelendiğinde, Ankara ilinde bulunan kapalı ceza infaz kurumlarına öncelikli nakil talebinde bulunduğunun tespit edildiği,
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
Ankara ilinin suç ve yargılama yeri nedeniyle pek çok davanın merkezi olduğu, Ankara ilinde bulunan kapalı ceza infaz kurumlarına duruşmalar nedeniyle haftalık olarak nakil yapıldığı, sirkülasyonun çok fazla olduğu, kurumların mevcutlarının haftadan haftaya yapılacak olan duruşma sayıları, görülen davalar ve dava dosyalarında bulunan sanıkların çokluğuna göre değiştiği, 2.16. Ayrıca, Ankara ilinde örgüt suçu nedeniyle tutuklu olarak yargılanan kişilerin duruşma nedeniyle sevklerinin geçici olarak yine bu kampüsler içinde bulunan ceza infaz kurumlarına yapılmakta olduğu ve anılan kurumlarda sirkülasyon yoğunluğunun çok fazla olduğu, 2.17. Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, 2.18. Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin günaşırı değiştiği, 2.19. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil taleplerinin Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü verilerin göz önüne alınarak değerlendirildiği, 2.20. Genel Müdürlüğün 30.12.2021 tarihli ve E-35211520-249.02-6060/135872 sayılı genel yazısı hükümlü/tutukluların ile 01.01.2022-10.01.2022 tarihleri arasında bir defaya mahsus isteğe bağlı nakil taleplerinin alındığı ve 10.01.2022 tarihinde itibarıyla sistemin taleplere kapatıldığı, 2.21. Bu konuda Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda hükümlü/tutukluların 01.04.2022-10.04.2022 tarihleri arasında bir defaya mahsus isteğe bağlı nakil taleplerinin alınacağının tüm
Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği, adı geçenin de belirtilen tarihler arasında nakil talebinde bulunması halinde talebinin mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirilebileceği, 2.22. Başvurana ait ziyaretçi kayıtlarının incelenmesinden 30/09/2021- 29/03/2022 tarihleri arasında 11 farklı tarihte başvuranın annesi, babası ve kardeşi tarafından ziyaret edildiği, Hususlarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 3.2. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. Maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.”
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
3.3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Eğitim hakkı” başlıklı 2. maddesinde; “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.” 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili
bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 5.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesinde; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
/
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.
5.4. “Nakiller” başlıklı 53 üncü maddesinde “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 5.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54 üncü maddesinde; “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.
5.6. “Öğretimden yararlanma” başlıklı 76 ncı maddesinde; “(1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.
(2) (Ek:14/4/2020-7242/35 md.) Bu maddenin uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” 5.7. “Kapalı ceza infaz kurumu dışına çıkma hâlleri” başlıklı 92 nci maddesinde; “(1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle: 15/8/2016KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/16 md.) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan hükümlü ve tutuklu olanların, ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde kurum dışına çıkmaları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından kısıtlanabilir.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
9. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin; 9.1. “Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15 inci maddesinde, Kanunun ve
Yönetmeliğin “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, … gerekir”; 9.2. “Eğitim ve Öğretim Nedeniyle Nakil” başlıklı 19 uncu maddesi; “(1) Hükümlüler, eğitim ve öğretim nedeniyle; a) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, b) Eğitimini sürdürdüğüne dair eğitim kurumundan belge ibraz etmeleri, c) Talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması, d) Tutuklulara tahsis edilmiş olmaması, e) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, f) Almış oldukları disiplin cezaları, cezanın türü ve ceza almalarına neden olan eylemin niteliği, suç vasıfları itibariyle, talep ettikleri ceza infaz kurumunda güvenlik riski oluşturmamaları, Koşuluyla, süreli veya daimi olarak Bakanlıkça başka bir ceza infaz kurumuna nakledilebilecektir.
(2) Milli Eğitim Bakanlığına veya Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı okullara kayıtlı olan hükümlü veya tutukluların yılsonu, ara ve bütünleme gibi okullarında yapılan sınavlarına, kapalı ceza infaz kurumlarında kalanların dış koruma görevlileri, açık ceza infaz kurumu ve çocuk eğitimevi hükümlüleri ile bu kurumlarda kalmaktayken sınava katılmak amacıyla kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilenlerin iç güvenlik görevlileri nezaretinde katılmaları sağlanacaktır…” 10. Genç Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirme İşlemleri ve Diğer Hükümler
Hakkında 46/1No’lu Genelge’nin “Eğitim-Öğretim Çalışmaları başlıklı 4 üncü Bölümünün F Yüksek
Öğretim Çalışmaları başlığının birinci fıkrasında; “Herhangi bir yükseköğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında, açık ceza infaz kurumlarından iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır. Talebi olması hâlinde okullarının kabul etmesi koşuluyla kayıt dondurma işlemi yapılması için girişimlerde de bulunulacaktır.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmi
Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Başvuran, Dikey Geçiş Sınavı ile 17/09/2021 tarihinde Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümüne kayıt olduğunu, Boğazlıyan’da bulunduğu için eğitimine devam edemediğini, eğitim durumu da dikkate alınarak ailesinin ikametine yakın Ankara ilinde durumuna uygun bir ceza infaz kurumuna naklinin sağlanmasını talep etmektedir.
13. Başvuranın idareye verdiği dilekçesinde ailesinin Ankara’da ikamet ettiğini, bu sebeple hem eğitimine devam edebilmesi hem de ailesine yakın olabilmesi için nakil talebinde bulunduğu görülmüştür.
14. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması veya eğitimlerine devam etmelerine imkan tanınması infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.
15. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’ şartları düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge hükümlülerin, eğitim-öğretim nedeniyle başka ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık 5275 sayılı
Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge’de, ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü kapsamında, maddede düzenlenen şartlar mevcut olduğu takdirde naklin mümkün olduğunu düzenlenmiştir.
16. Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrası “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” hükmünü amirdir. Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi’ne ek Türkiye’nin taraf olduğu 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinde ise “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.” denmektedir.
17. Mahkûmlar, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma” şeklinde değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında Anayasa’nın ve
Sözleşme’nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık, B.No. 74025/01, 6/10/2005).
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
18. Ancak bilindiği üzere, Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca, temel hak ve hürriyetlerin kanunla, meşru bir amaçla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak ölçülü olma şartları gözetilerek sınırlandırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğe yönelik makul gereklilikler karşısında, tutuklu ve hükümlülerin sahip oldukları temel hak ve hürriyetler, mevzuatla çizilen sınırlar içerisinde ve ölçülü olmak kaydıyla sınırlandırılabilecektir. Bu itibarla, tutuklu ve hükümlüler eğitim haklarını ceza infaz kurumunda bulunmalarının getirdiği doğal sınırlamalar içinde ve mevzuata uygun olarak kullanılabileceklerdir.
19. AİHM “hükümlüler”in bir mahkeme tarafından verilen mahkumiyetin infazı için tutuldukları süreye karşılık gelen süre boyunca (Epistatu/Ramanya, B. No: 29343/10, 24/9/2013), “tutuklular”ın ise devam etmekte olan bir yargılama esnasındaki yasal tutukluluk süresi zarfında (Baltan/Türkiye, B. No: 32777/09, 27/3/2012) tam zamanlı eğitime erişimlerinin engellenmesinin ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin birinci cümlesi kapsamında eğitimden yoksun bırakma olarak değerlendirilemeyeceği görüşündedir. Bu kapsamda
AİHM, Sözleşme’ye hükümlü veya tutukluların ceza infaz kurumunda bulundukları süre zarfında fiilen eğitimlerine devam edememelerinin eğitim hakkını ihlal ettiğine ilişkin başvuruları açıkça dayanaktan yoksun bulmaktadır (Durmaz, Işık, Unutmaz ve Sezal/Türkiye, B. No: 46506/99, 46569/99, 46570/99, 4/9/2001).
20. 5275 sayılı Kanunun 76 ncı maddesinde; açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmalarının sağlanacağı, maddenin uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Kanunun uygulanmasına yönelik Yönetmelikte de aynı hüküm tekrarlanmıştır. (bkz. prg. 7)
21. 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelge’nin 4/F-1’inci maddesinde “Herhangi bir yükseköğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır.” hükmü yer almaktadır.
22. 167 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin 19 uncu maddesinde ise hükümlü ve tutukluların, eğitim ve öğretim nedeniyle nakil talep edebilecekleri, ancak bunun için bir takım şartların sağlanması gerektiği belirtilmiş, (f) bendinde “Talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması” koşulu getirilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise 46/1
Nolu Genelgedekine benzer şekilde, Milli Eğitim Bakanlığı’na veya Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı okullara kayıtlı olan hükümlü ve tutukluların yılsonu, ara ve bütünleme gibi okullarında yapılan sınavlarına; kapalı ceza infaz kurumlarında kalanların dış koruma görevlileri nezaretinde katılacağı belirtilmiştir.
23. Yer verilen mevzuat ve içtihat kapsamında Devlete, tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin derslere devam etmesini sağlamak adına pozitif bir yükümlülük yüklenmediği görülmektedir. Mevzuat kapsamında, devletin yükümlülüğü, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında tutuklu ve hükümlülerin sınavlarına katılmalarını sağlamak olarak belirlenmiştir.
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
24. Başvuranın kayıtlı olduğu Hacettepe Üniversitesinin Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim
Yönetmeliğine bakıldığında ise 22 nci maddesinde öğrencilerin derslere ve uygulamalara devamının zorunlu olduğu, mazeretler de dahil olmak üzere kuramsal (teorik) saatlerin %30’undan, uygulama saatlerinin de %20’sinden fazlasına katılmayan öğrencinin o dersin genel ve bütünleme sınavına alınmayacağı, 37 nci maddesinde öğrencilere, geçerli mazeretleri nedeniyle ilgili yönetim kurulu kararı ile en fazla iki yıla kadar izin verilebileceği, ikinci fıkradaki istisnalar hariç, öğrenci eğitim-öğretim süresi içinde bu olanaktan bir kez yararlanabileceği, öğrencinin izinden yararlanabilmesi için yarıyıl başlangıcından önce ilgili birime başvurması gerektiği ve izinli sayılan sürelerin eğitim-öğretim süresinden sayılmayacağı belirtilmiştir.
25. Mevcut durumda, başvuranın 2021 yılında kaydının yaptırıldığı Hacettepe Üniversitesine 08.10.2021 ve 10.02.2022 tarihli dilekçeleriyle güz ve bahar dönemleri için kayıt dondurma talebinde bulunduğu, bu sebeple pasif öğrenci statüsünde bulunduğu ve öğrenim süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmaktadır.
26. Başvuranın “eğitim nedeniyle nakil” talebinin ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesinden, başvuranın 5275 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi kapsamında eğitim nedeniyle başka bir kuruma nakledilmeyi talep edebileceği, talebinin değerlendirilmesinde Kanunun 54 üncü maddesinde sayılan ve
167 sayılı Genelge ile bu maddeye eklenen şartların da bulunması gerektiği, buna göre talep edilen kurumda
yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması koşulunun Ankara ilindeki kurumların kapasitelerinin dolu olması sebebiyle sağlanamadığı; öte yandan mahkeme kararına bağlı olarak kapalı ceza infaz kurumunda bulunması dolayısıyla tam zamanlı lisans eğitimine katılmasının mümkün olmadığı, naklinin Ankara’ya gerçekleştirilmesi halinde dahi 46/1 Nolu Genelge’nin 4/F-1’inci maddesi uyarınca okulunun kabul etmesi durumunda, ancak sınavlara katılma imkânı tanınabileceği, ancak Hacettepe Üniversitesinin Ön Lisans Ve
Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinin 22 nci maddesi ile öğrencilerin derslere ve uygulamalara devamının zorunlu olduğu, Yönetmelikte eğitimin dondurulması için hükümlülük haline ilişkin düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla başvuranın hükümlülük halinin ilgili birim yönetim kurulu tarafından mazeret olarak kabul edilerek öğretim programının dondurulması halinde bunun kayıtlı olduğu programının normal süresinin yarısı ile sınırlı olduğu, dolayısıyla başvuranın eğitim sebebiyle nakil talebinin güçlü bir nakil gerekçesi teşkil etmediği anlaşılmaktadır.
27. Başvuranın idareye sunmuş olduğu dilekçesinde ayrıca “ailesinin ikametine yakın olmak” amacıyla
Ankara’ya naklini talep ettiği görülmüştür.
28. Anayasamızın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, 37862/02)
29. AİHM, Vintman davasına ilişkin olarak vermiş olduğu 23/01/2015 tarihli Daire kararında (Vintman v.
Ukrayna, 28403/05); AİHS’nin, mahkûmlara cezalarının nerede infaz edileceği konusunda bir seçim hakkı tanımadığını, mahkûmların ailelerinden ayrı olduklarını ve ailelerinden uzak olmalarının hapis cezasının
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
bir sonucu olduğunu, ancak, mahkûmun, ailesinin ziyaretlerini zorlaştıracak ya da imkânsız hale getirebilecek denli uzak bir bölgede barındırılmasının, aile hayatına müdahale teşkil edebileceğini belirtmiştir. Mahkeme orantılılık yönünden yaptığı incelemesinde ise; mahkûmun, ailesine yakın bir kuruma transfer talebinin reddi için, cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun meşru bir gerekçe olarak öne sürülebileceğini, ancak bu durumda dahi mahkûmun görece daha yakın cezaevlerine nakli hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aksi halde, yani kişinin nispeten daha yakın bir bölgeye nakli önünde meşru bir engel yokken uzakta bulunan bir kurumda barındırılması halinde, AİHS’nin 8.
maddesinin ihlali sonucu doğabileceğini vurgulamıştır.
30. Hem AİHM kararlarında, hem Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin
Prensipler Bütünü” nün ilgili maddesinde, hem Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere
Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17.1. maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir.
31. Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir. Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir (Bu konuda bakınız; İngiltere ve Galler Bölgesi Ceza İnfaz Kurumları
Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların Rehabilitasyonu konulu Rapor, Eylül 2014).
32. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin (b)
bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuruya konu nakil talebinde ise, ilgili infaz kurumunun kapasitesinin dolu olması gerekçesiyle ret işlemi tesis edilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir.
Çünkü “kurum kapasitesi”nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur. Ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, sağlık sorunlarının, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.
33. Başvuranın nakil talebini ilettiği dönemde, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yayılan Covid-19 salgınına karşı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, ceza infaz kurumlarında alınan tedbirler ile Sağlık Bakanlığı ve Bilim
Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda hükümlü ve tutukluların nakillerinin geçici olarak durdurulmuştur.
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
34. Kurumumuza yapılan farklı başvurular kapsamında, ceza infaz kurumlarında devam etmekte olan mevcut tedbir ve kısıtlamalara ilişkin olarak Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden alınan 29/04/2022 tarih, E-57551099-010.07.01-3302/61892 sayılı “COVID-19 Tedbirleri Hakkında” konulu yazı içeriğinden, Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulunun tavsiye kararları doğrultusunda
“Pandeminin seyrine göre yeniden değerlendirilmek üzere, yazı içeriğinde 3 madde halinde yer verilen tedbir ve kısıtlamalar dışında hükümlü/tutuklular ile personel hakkında uygulanan tüm kısıtlama ve tedbirlerin sonlandırılarak çalışmaların yürütülmesinin” uygun görüldüğü anlaşılmıştır.
35. Yapılan incelemeler kapsamında, başvuranın suç grubu nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği, talep ettiği kurumların bir bölümünün yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumu olduğu, ayrıca bahse konu ceza infaz kurumlarına hükümlü/tutukluların nakilleri yapılırken sadece doluluk oranlarının değil, terör ve örgütlü suçların oranlarının da dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, talep edilen Ankara ilinin suç ve yargılama yeri nedeniyle pek çok davanın merkezi olması sebebiyle sirkülasyonun çok fazla olduğu, doluluk oranları düşük olan Sincan 1, 2 No.lu Yüksek Güvenlikli ve Sincan 3, 4 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının yeni açılmış olması ve tam kapasite çalışmaması nedeniyle anılan kurumlara isteğe bağlı nakil talebinin değerlendirilemediği, ayrıca talep tarihinde Covid-
19 pandemisi sebebiyle nakil işlemlerinin durdurulmuş olduğu göz önünde bulundurulduğunda; ilgili
mevzuat kapsamında başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, Bununla birlikte; başvuranın barındırıldığı kurum ile öğrenci olduğu okul arasındaki mesafe, geçici sevk masrafları, vb. etkenler dikkate alındığında, başvuranın halen Hacettepe Üniversitesi öğrencisi olması ve nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut nakil talep ettiği Ankara iline daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği, kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 36. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet
Bakanlığı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
37. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE, Diğer yandan başvuranın halen Hacettepe Üniversitesi öğrencisi olması ve nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut nakil isteminde bulunduğu Ankara iline daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr