ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Antalya Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebi ve Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü hakkında yasal işlemlerin yapılması talebi incelenmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 56. maddesi uyarınca, zorunlu nedenlerle nakil işlemleri, kurumların elverişsiz hale gelmesi, güvenlik sorunları gibi durumlarda gerçekleştirilebilmektedir. Başvuranın durumu, asayiş ve güvenlik açısından risk taşıdığı gerekçesiyle, Adalet Bakanlığı tarafından değerlendirildiği ve naklinin bu çerçevede yapıldığı belirtilmiştir.

Başvuranın nakil talebinin reddedilmesi, ceza infaz kurumlarının güvenliği ve düzeninin korunması amacıyla alınan tedbirler çerçevesinde hukuka uygun bulunmuştur. İdarenin, başvuranın durumunu değerlendirirken, ceza infaz kurumlarının kapasite sorunları ve güvenlik kaygılarını göz önünde bulundurduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla, başvuranın talebinin reddedilmesi, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olarak değerlendirilmemiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 8242-8242 |sayi|94019529-101.07.05.99-E.94019529-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2018/11632 2018/ 11632

KARAR TARİHİ : 28/03/2019 |tarih|

RET KARARI ve , ,

Adres :

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

Müdürlüğü (Resen)

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın ve eşinin; zorunlu nakil ile

Kurumdan nakline neden olan Burdur E Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması ve Antalya veya Konya illerinde bulunan

Ceza İnfaz Kurumlarından birine naklinin sağlanması talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 30/09/2018 30.9.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuru yapan başvuru dilekçesi ve eklerinde özetle;

Kurumumuza yapmış olduğu 02/ 04/ 2018 tarihli şikayetinde çocuğunun eğitimi nedeniyle Burdur E

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan eşi ( T .C. Kimlik No:

ziyaret saatlerine ilişkin olarak görüş saati değişikliği talep ettiğini, Ceza İnfaz Kurumunda yapılan tadilat nedeniyle koğuş değişikliği yapılarak görüş saatinin değiştiğini ve sadece bir hafta bu şekilde görüş yaptıklarını, bu arada Ombudsmanlıkta bulunan şikayet dosyasının da dostane çözümle sonlandırıldığını, ancak sonraki hafta görüş için yola çıktığında eşinin Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz

Kurumuna sevk edildiğinin bildirildiğini, daha evvel cezaevi yönetiminin bir yıl boyunca görüş saatini değiştirmediğini, çünkü eşinin dilekçe vererek hakkını aramasına yönetimin olumsuz tutum

.

1 / 16sergilediğini, ombudsmanlıkta bulunan şikayet dosyası kapatılır kapatılmaz ise eşinin isteği dışı

nakil edildiğini, cezaevindeki olumsuzlukların giderilmesi için dilekçe veren eşinin durumunun düzeltilmeye çalışılmayıp bu sefer daha ağır cezalandırılarak nakil edildiğini, cezaevi yönetiminin profesyonellikten uzaklaşarak bu durumu şahsileştirip takdir hakkını keyfi ve kötüye kullandığını, zira eşinin 1 yılı aşkın süre Osmaniye’de bulunan ceza infaz kurumunda kaldıktan sonra kendi isteği ve 3 bin TL para ödenerek 9 ay evvel Burdur ’a geldiğini, cezaevlerindeki yer sıkıntılarının her cezaevinde bulunduğunu, cezaevi genelgesinde isteği ile gelenler ve ailesi aynı yerde oturanların en son olarak nakledileceğinin belirtildiğini, ancak cezaevinden ilk sevk edilen kişinin eşi olduğunu, kendisinin Antalya’da ikamet ettiğini ve eşi Burdur Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu için Ceza

İnfaz Kurumuna daha yakın bir yere yeni taşındığını, eşinin şimdi sevk edildiği Tavşanlı T Tipi

Ceza İnfaz Kurumunun ise Antalya’ya 416 km uzaklıkta olduğunu, 2 ve 4 yaşlarında iki çocuğunun bulunduğunu ve bu koşullarda eşini ziyaretinin mümkün olmadığını, cezaevi yönetiminin tasarrufunun keyfilik ve kötü niyet olduğunu iddia ve ifade ederek; eşinin Antalya

Ceza İnfaz Kurumuna nakilinin sağlanmasını ve kötü niyetli olarak tasarrufta bulunan

Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını talep etmektedir .

1.1 Şikayete konu hususa ilişkin inceleme araştırma devam ederken başvuranın eşi

( T.C. Kimlik No: ) tarafından Kurumumuza gönderilen 02/ 10/ 2018 tarihli dilekçede; Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna zorunlu nakil ile geldiği için kendisi hakkında ceza infaz kurumunca ön yargı ile hareket edildiğini, kendisi hakkında “paket” denilerek aşağılama ve hakarete maruz bırakıldığını ve sert bir duruş sergilendiğini, 19/ 09/ 2018 tarihinde dilekçe ile emanette bulunan eşyalarını istediğinde, infaz koruma memurları tarafından darp edildiğini ve hakarete maruz kaldığını, kamerasız bir odaya götürülerek işkence suçu işlendiğini, kamerasız odaya götürüldüğüne ait kamera görüntülerinin mevcut olduğunu, ertesi gün dilekçe ile hem psikoloğa hem de idareye söz konusu suçu bildirdiğini, ancak kurum idaresinin kendisi hakkında disiplin soruşturması yaptığını ve söz konusu soruşturmanın da usule uygun yürütülmediğini ve hakkında bir disiplin cezasına hükmedildiğini, disiplin cezası nedeniyle artık isteğe bağlı nakil talebinde de bulunamayacağını, söz konusu hususa ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, söz konusu Kurumda artık can güvenliğinin bulunmadığını belirterek : Antalya veya Konya illerinde bulunan Ceza İnfaz Kurumlarından birine nakil talebinde bulunmuştur .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 09/ 10/ 2018 tarih ve E . sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 21/ 12/ 2018 tarih, E sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Başvuranın, naklini engelleyecek infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin

cezasının bulunmadığı, .

2 / 162.2 Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 10/ 09/ 2018 tarihli ve sayılı yazısı ve ekinde

bulunan Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 07/ 09/ 2018 tarih ve sayılı idare ve gözlem kurulu kararına istinaden, 11/ 09/ 2018 tarihli ve 130627 sayılı yazı ile Tavşanlı

T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne güvenlik gerekçesi ile naklinin uygun görüldüğü,

2.3 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Zorunlu Nedenlerle

Nakil ” başlıklı 56. maddesi ile 167 Nolu Genelgenin “İkinci Bölüm” 17. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet

Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler .” Hükmü gereğince ceza infaz kurumlarında güvenlik ve kapasite sorunu yaşanmaması için nakil işlemlerinin başlatıldığı,

2.4 Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için,

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. Maddesinin birinci

fıkrasının (e) bendi uyarınca “İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” hükmüne yer verildiği, bazı ceza infaz kurumlarında kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurum kapasitesi ve güvenliği, suç türü ve kişilerin can güvenliği gibi hususların göz önünde bulundurulduğu, bu nedenle her talebin uygun değerlendirilemediği,

2.5 Başvuranın Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunurken durumu hakkında idare ve

Gözlem Kurulu tarafından 07/ 03/ 2018 tarih ve , 30/ 03/ 2018 tarih ve , 12/ 04/ 2018 tarih ve ve 16/ 08/ 2018 tarih ve sayılı kararların alındığı, kurumda kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklu barındırıldığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanunun “Hükümlülerin Gruplandırılması” başlığı altındaki 24. Maddesine göre hükümlü ve tutukluların gruplandırılmasının yapıldığı,

2.6 Kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi göz önünde bulundurulduğunda asayiş ve güvenliğin temini

için başvurucunun eski mesleğinin polis olması ve FETÖ/PDY terör suçundan hüküm özlü konumda bulunması dikkate alındığında, kurumda barındırılabileceği oda sayısının 2 olduğu, dostane çözüme ulaşmak için Kurum idaresince çaba gösterildiği, imkanların el verdiği ölçüde bulunduğu odanın 2 defa değiştirildiği ancak gerek çocuğunun eğitim durumunu gösterir belgenin Kuruma gelmemesi gerekse de Kurumun fiziki yapısı ve mevzuatta belirtilen gruplandırma zorunluluğundan dolayı başvuranın isteği yönünde değişiklik yapılamadığı,

2.7 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun “İnfazda Temel İlke”

başlıklı 2. maddesinde; “ Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır . Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz .”

Hükümlerine yer verildiği bu itibarla Kurum uygulamalarının mevzuat kapsamında yerine

.

3 / 16getirildiği, herhangi bir keyfi uygulamanın veya usulsüzlüğün söz konusu olmadığı,

2.8 Başvuranın nakil talep ettiği Antalya İlinde bulunan Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun doluluk oranının %99 ve kapasitesinin 1670, Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun doluluk oranının %188 ve kapasitesinin 995, Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun doluluk oranının %131 ve kapasitesinin 1670 olduğu, ( 2018/ 12269 sayılı dosya kapsamında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 21/ 12/ 2018 tarih, E .4036/ 188236 sayılı yazıda; Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %247 olduğu bilgisi verilmiştir .)

2.9 Başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin dolu olması nedeniyle

naklinin sağlanmasının mümkün olmadığı, ancak hükümlünün talep ettiği bölgede konumuna uygun yeni bir ceza infaz kurumu veya kurumlarının açılması halinde nakle engel bir durumun söz konusu olma durumunda naklinin yapılacağının uygun değerlendirildiği belirtilmiştir .

3. Kurumumuzun 09/ 10/ 2018 tarih ve E . sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından gönderilen 05/ 11/ 2018 tarih, / sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

3.1 Hüküm Özlü ın Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün

05/ 06/ 2015 tarih ve / sayılı Genelgesinin 15. maddesi gereğince 13/ 11/ 2017 tarihinde

Osmaniye 2 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumundan kendi isteğiyle nakil geldiği, kurumda kalmış olduğu süre zarfında Antalya İli ve İlçelerine nakil gitmek için talepte bulunduğu ancak 167 Nolu

Genelgenin Hükümlünün Kendi İstekleri ile Nakilleri başlığı altındaki 15. maddesi 3. fıkrası gereğince kendi isteği ile nakil gelen tutuklu ve hükümlülerin 1 yıl kalmak zorunda olmasından dolayı UYAP tarafından nakil işlemi yapılamadığı, ayrıca dilekçesinde talep ettiği Antalya L Tipi

Ceza İnfaz Kurumu ve Antalya E Tipi Ceza İnfaz Kurumlarının nakil alımına kapatıldığı,

3.2 Kurumda, hükümlü ve tutuklulara mevzuat çerçevesinde ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına

ilişkin kuralların ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, ancak başvuranın kurum iç düzen ve disiplinini bozmaya matuf davranışlar sergilediği, yazmış olduğu mektuplarında da “burada da beni dilekçelerim sayesinde tanıdılar” şeklinde alaycı söylemler içerisine girdiği, Kurum Müdürlüğü tarafından bütün tutuklu ve hükümlülerin eşitlik ilkesine göre barındırıldığı, yapılan bütün işlemlerde bağlı bulunulan kanunlar çerçevesinde işlem yapılır iken, sanki başvurana karşı Kurumun zorlama ve dayatma yapıyormuş gibi infaz

Hakimliğine ve Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ettiği, söz konusu incelemeler sonucu yapılan araştırmalar neticesinde başvuranın isnat etmiş olduğu iddiaların somut bir geçerliliği olmamakla birlikte yersiz olduğunun anlaşıldığı, Başvuran hakkında kurumda kaldığı süre içinde 4 kez asayiş ve güvenlik nedeniyle Nakil talebinde bulunulduğu ve ret verildiği, en son ki nakil isteminin ise uygun görülerek 167 Nolu Genelgenin 17. maddesi gereğince Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakil edildiği, .

4 / 163.3 Kurumda kaldığı süre boyunca personel üzerinde olumsuz bir etki kurduğu bu sayede diğer

hükümlü ve tutuklulara kötü örnek olduğu ileriki zamanlarda olumsuz bir durum yaşanmaması için kamu yararı düşünülerek başvuranın başka bir kurumda barındırılmasının talep edildiği, talebin

Genel Müdürlük tarafından uygun görülerek, yine Genel Müdürlüğün belirlediği başka bir ceza infaz kurumuna naklin gerçekleştirildiği,

3.4 UYAP kayıtlarına bakıldığında hükümlünün nakil gitmiş olduğu Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz

Kurumunda da asayiş ve güvenliği tehlikeye düşürecek hal ve hareketlere devam ettiği ve yine asılsız şikayetler yaptığının tespit edildiği,

3.5 Başvuranın Kurumda barındırıldığı süre boyunca (yaklaşık 10 aylık süre zarfında) kendi çıkarları

doğrultusunda kurum işleyişini eleştirdiği ve kendisine imtiyaz tanınmasını istediği, ancak kurumun

5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun maddeleri gereğince

yönetildiği ve mevzuat dışında hiç bir tutuklu ve hükümlüye keyfi bir uygulama yapılmadığı, dolayısı ile başvuranın kendi çıkarları doğrultusunda isteklerini yaptıramadığı için yargı organlarına, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ahlaki ve etik olmayan dilekçeler yazdığı, kurum işleyişini eleştirdiği, bu kapsamda 600’ün üzerinde dilekçe verdiği, Başvuranın yazıda belirtilen olumsuzlukların giderilmesi için dilekçe yazmadığı, eleştiri ve şikayetlerde bulunarak kurum ve kuruluşların işlemlerini hak arama adı altında engellediği, Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna naklinin kurum asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşürmesi nedeniyle yapıldığı, Ombudsmanlıkta bulunan dosyanın kapatılır kapatılmaz başvuranın nakil edildiği iddiasına ilişkin olarak, kurumun daha önce de toplam 4 kez asayiş ve güvenlik nedeniyle nakil isteminde bulunduğu, bu kapsamda kişinin cezalandırıldığı yönünde beyanların asılsız olduğu,

3.6 Kurumda hüküm özlü olarak barınan başvuran için İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca

07/ 03/ 2018 tarih ve / 30/ 03/ 2018 tarih ve / 12/ 04/ 2018 tarih ve / ve 16/ 08/ 2018 tarih ve / sayılı kararlar ile farklı zamanlarda 4 kez bakanlığa bilgi verildiği, 07/ 09/ 2018 tarih ve / sayılı karar ile naklinin başka bir ceza infaz kurumuna yapıldığı, dilekçede belirtilen Cezaevi Yönetiminin profesyonellikten uzaklaşarak durumu şahsileştirdiği iddiasının tamamen asılsız olup; gerçeği yansıtmadığı, çünkü söz konusu kurulların farklı tarihlerde, farklı idareci ve kurul üyeleri bulunduğu, söz konusu durumun kayıtlarda da mevcut olduğu, Kurulda görev yapan personelin kurumda kalmakta olan tutuklu ve hükümlüler için kurumun kurumsal bir yapı üzerinde hareket etmesini sağlamak, herkese eşit, adil ve şeffaf olarak görev bilincinde çalışarak, infazın temel ilkesinde de belirtildiği üzere genel ve özel önlemeyi sağlamaktan başka amacı bulunmadığı, 5 adet farklı tarihlerde farklı kurul üyelerince ( Başkan, İkinci Müdür, Öğretmen, Sosyal Çalışmacı, İdare Memuru, Psikolog ) alınan kurul kararları incelendiğinde; konu mahiyetinin aynı olduğu, her kurulda hemen hemen üyelerin farklı olmasına rağmen problemin kurumdan nakil giden başvuran kaynaklı olduğu ve ana amacın kurumun asayiş ve güvenliğinin ön planda tutulması olduğunun görüleceği,

3.7 Başvuranın kurumda kaldığı süre boyunca lider pozisyonunda yer almayı benimsediği, kurum

idaresine, İnfaz Hakimliğine, Ağır Ceza Mahkemesine, Cumhuriyet Başsavcılığına devamlı suretle dilekçe yazarak kurum işleyişini engellemeye çalıştığı, kurum iç görüşlerinde ise kendisinin diplomat olduğunu beyan ederek akademisyenlerin olduğu koğuşa geçmek istediği,

5 / 163.8 Olaya tek bir bölümden bakıldığında hataya düşülebileceği, genel olarak değerlendirmeye

alındığında ise başvuranın eylem ve davranışlarının hak arama adı altında infazın amacına ulaşmaması için yapıldığı, Anayasa Mahkemesinin Bireysel Başvuru Sonuçları incelendiğinde de bu kapsamda herhangi bir karar bulunamadığı, alınan tedbirlerin 167 Nolu Genelgenin ilgili kısmında belirtildiği üzere idareye verilen bir hak gibi de değerlendirilmeyip keyfi bir uygulama yapılmadığı,

3.9 Ceza İnfaz Kurumlarının dünün, bugünün ve yarının en kritik kurumlarından olmakla beraber

güvenliğin her fırsatta ya da her durumda en üst seviyede tutulması gereken bir kamu kuruluşu olduğu, Kurum kapasitesinin 750 kişi olmasına rağmen 980 civarında tutuklu hükümlü barındırıldığı, 5275 sayılı Ceza ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun Hükümlülerin

Gruplandırılması Başlığı altındaki 24. maddeye göre Kurumda hükümlü ve tutukluların söz konusu kanun maddesine göre gruplandırıldığı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi göz önüne alındığında asayiş ve güvenliğinin temini için başvurucunun eski mesleğinin Polis olmasından ve FETÖ/PDY

Silahlı Terör Örgütüne Üye olma suçundan hüküm özlü olmasından ve barındırılabileceği oda sayısının 2 adet olması nedeniyle dostane çözüme ulaşmak için Kurum tarafından çaba gösterildiği, imkanların el verdiği ölçüde odasının 2 kez değiştirildiği, ancak gerek çocuğunun eğitim durumunu gösterir belgenin kuruma verilmemesi gerekse de kurumun fiziki yapı ve kanundaki gruplandırma zorunluluğundan dolayı başvuranın isteği yönünde değişiklik yapılamadığı, ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 2. maddesi 1. fıkrası gereğince “Kurumumuzda

Hükümlü tutuklulara mevzuat çerçevesinde ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar ırk, dil, din, mezhep milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır .” ve yine aynı maddenin 2. fıkrası “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz .” Hükmü gereğince kurumda işleyişin keyfiyete göre değil

5275 sayılı Ceza ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanuna göre yapıldığı, hüküm özlünün bugüne

kadar yüzlerce dilekçe yazdığı, dilekçelerin her birisinin gönderildiği buna rağmen personel üzerinde psikolojik baskı uygulamaya çalıştığı, Kurumda diğer hükümlü ve tutuklulara kötü örnek olarak kurum asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşürmeye çalıştığı, Başvuranın Kurumda kaldığı süre içinde devamlı olarak kurumun fiziki yapısından şikayetçi olduğu, kalmakta olduğu bölüm ve eklentileri beğenmediği, Başvuranın Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumundan, Kurumumuzda bulunan diğer tutuklu ve hükümlülere yazmış olduğu mektupta da Tavşanlı Ceza İnfaz Kurumunun fiziki yapısının daha iyi olduğunu bildirdiği, diğer mektubunda ise “Ben gittikten sonra kapınız daha az çalınır olmuştur ve eğitim birimine selam söyleyin benden kurtulduklarına en çok onlar ve infaz Birimi sevinmiştir” diye alaycı şekilde yazışmalar yaptığının tespit edildiği,

3.10 Başvurunun sahibi Hüküm Özlü eşi eşine isnat

edilen suçun Silahlı Terör Örgütüne Üye Olması ve ihraç edilmiş eski bir Polis Memuru olması kendisinin de (kendi beyanına göre) ihraç edilmiş eski infaz hakimi olması sebebi ile abartılı bir dille bulunduğu devlete karşı öfkesinin etkisinde aslı bulunmayan iddialar ile birlikte eşinin nakil işleminden kurumumuzu sorumlu tutmaktadır . Ancak; Nakil işlemleri Adalet Bakanlığının emri ile olup kurumumuzla ilgi ve alakalı bir durum değildir, Kurumumuz sadece Bakanlığın emrini yerine getirmekle yetkilidir . Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 05/ 06/ 2015 tarih

.

6 / 16ve 2015- 585 sayılı Genelgesinin 15. Maddesi gereğince Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna

başvurarak Adalet Bakanlığına dilekçe yazarak kendi isteği ile başka bir ceza infaz kurumuna nakil talebinde bulunabilir .

4. Kurumumuzun 14/ 11/ 2018 tarih ve E . sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından gönderilen 30/ 11/ 2018 tarih, / sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

4.1 Başvuranın, Kuruma 13/ 09/ 2018 tarihinde nakil olarak geldiği ve halen Kurumda barındırıldığı

belirtilmiş olup; bu süre zarfında ziyaretine gelen ziyaretçilerin isimleri, yakınlık derecelerini gösterir tablo ve telefon görüşmesi yaptığı kişilerin isim listesi gönderilmiştir .

5. Kurumumuzun 25/ 01/ 2019 tarih ve E . sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından gönderilen 01/ 02/ 2019 tarih, / sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

5.1 Başvuranın Kuruma kabulü sırasında 2 adet komodin ile geldiği, Adalet Bakanlığı Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 17/ 05/ 2016 tarih ve sayılı yazısında; “her hükümlü ve tutukluya 1 adet komodin verileceği” nin belirtildiğini, bu nedenle kendisine 1 adet komodin verildiği, 1 adet komodinin ise adına kayıt edilerek kurum emanet eşya deposuna kaldırıldığı, başvuranın ısrarla emanet eşya deposundaki komodininin de kendisine verilmesini talep ettiği, görevli memurlarca sözlü tartışma yaşadığı, darp edilme iddialarının asılsız olduğu, kurumun kamera sisteminin kayıt zaman aşımı süresinin 91 gün olması sebebiyle kamera kayıtlarına ulaşılamadığı,

5.2 Söz konusu olay nedeniyle başvuran hakkında kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz söylemek

ve davranışta bulunmak fiilini işlemekten disiplin soruşturması başlatıldığı ve neticesinde 2 ay süre ile bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası ile cezalandırıldığı, söz konusu cezanın Tavşanlı

İnfaz Hakimliğince kaldırıldığı,

5.3 Başvuranın Kuruma kabulü sırasında kendisini diplomat olarak tanıttığı ve görevinden dolayı

Kurum içerisinde kendisine ayrıcalıklı olarak davranılması yönünde söylemlerde bulunduğu, görevli personel tarafından kendisine Ceza İnfaz Kurumunda bulunan tüm hükümlü ve tutukluların eşit haklara sahip olduğu, hükümlü ve tutuklular arasında herhangi bir ayırım yapılmasının ve kendisine ayrıcalıklı olarak davranılmasının söz konusu olmayacağı yönünde bildirimde bulunulduğu, Kurumda kanun ve tüzüklere uygun olarak her hükümlü ve tutukluya eşit olarak davranıldığı ve işlemlerinde aynı şekilde yapıldığı, yaşanan sorunların kendisinden kaynaklandığı, kurumca yapılacak herhangi bir işlemin bulunmadığı belirtilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

6. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

6.1 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “ Temel hak ve

hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

.

7 / 16bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,

demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .”,

6.2 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında; “ Herkes, özel hayatına ve aile

hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir .” ,

6.3 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve

4. fıkralarında; “( 3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . ( 4)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” Hükümlerine amirdir .

7. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı ” başlıklı 8.

maddesinde ; “ Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir . Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir .” kuralına yer verilmiştir .

8. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/ 173 sayılı kararıyla kabul edilen, Herhangi Bir Biçimde Tutulan Veya Hapsedilen Kişilerin Korunması İçin Prensipler

Bütününde;

8.1 ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde ‘‘Tutulan

veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir .’’,

8.2 “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler

Bütünü ” nün 20. maddesinde; “ Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır .” hükmü yer almaktadır .

9. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un,

9.1 “İnfazda Temel Amaç ” başlıklı 3. maddesinde; “ Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile

ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır …” ,

9.2 “ Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili

bentlerinde ‘‘Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak

düzenlenir :

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar

.

8 / 16kullanılır . Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını

sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır .

d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir .

e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir . Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir .

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur .”,

9.3 “Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu

sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler .”,

9.4 “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde; “ Hükümlülerin kendi istekleri ile

bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a)Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b)Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c)Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d)İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f)Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g)Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir . Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b)bendi uygulanmaz .

Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar . Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır .” ,

9.5 “Zorunlu Nedenlerle Nakil” başlıklı 56. maddesinde ; “Kurumların elverişsiz ve yetersiz

kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler .”, 10. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Tüzük’ ün “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 165. maddesinde, 5275 sayılı Kanununun 54.

maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar

.

9 / 16vurgulanmıştır .

11. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları

Hakkında REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararında;

11.1 “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen

kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır .’’,

11.2 “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1, 17.2 ve 17.3 maddelerinde, ”Mahpuslar,

mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler .”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır .”, “İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır .”,

11.3 “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.1, 24.4 ve 24.5 maddelerinde, “Mahpusların mümkün

olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir .”, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar .”, 12. Adalet Bakanlığının 167 sayılı Genelgesinin;

12.1 “Hükümlülerin Kendi İstekleri ile Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde; “ Bu hükümlüler

nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadır . Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanacaktır . Bakanlık tarafından kendi istekleri üzerine nakli yapılan hükümlü ve hükümözlülerin, nakledildikleri kurumlarda 1 yıl kalmaları zorunlu olduğu için 1 yıllık süre dolana kadar ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından, kendi istekleri üzerine müdürlük teşkilatı bulunmayan ceza infaz kurumlarına yapılacak nakiller hariç, merkez ve bağlı ceza infaz kurumlarından birine nakilleri yapılmayacaktır .”,

12.2 “Zorunlu Nedenlerle Nakil” başlıklı 17. maddesinde ; “ Birden fazla müdürlük teşkilatı

bulunan kurumun bağlı olduğu ağır ceza Cumhuriyet başsavcılıklarınca, Bakanlık tarafından ayrı ve özel bir düzenleme yapılmamışsa kapsama gücünün aşılması sorunu öncelikle bağlı kurumlar arasında yapılacak nakillerle mahallinde çözülecektir . Bakanlık tarafından kendi isteği üzerine veya zorunlu nedenlerle, disiplin, asayiş ve güvenlik, eğitim, öğretim nedeniyle nakil emri verilenlerin, zorunlu olmadıkça kapsama gücü aşımı nedeniyle nakilleri yapılmayacaktır . Bu

.

10 / 16nakiller sırasında, gönderilecekleri kurumun suç vasıfları, salıverilme tarihleri ve ceza süreleri veya

varsa Bakanlık tarafından belirlenen koşullar itibariyle konumlarına uygun olup olmadığına dikkat edilecektir . Kapsama gücünün aşılması nedeniyle yapılacak nakillerde; kurum tarafından hazırlanacak listelerde, açık ceza infaz kurumlarından firar edenler, bulunduğu yer nüfusuna kayıtlı olmayanlar, eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri bulundukları yerde ikamet etmeyenlere öncelikli olarak yer verilecektir . 75 yaşın üzerinde olan, kurumda eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri bulunan, sağlık, güvenlik ve disiplin nedeniyle o kuruma nakil emri verilmiş olanlar ile halen tedavisi devam edenlerin kapsama gücü aşımı nedeniyle nakilleri talep edilmeyecektir . Çok zorunlu kalınmadıkça kendi istekleri ile gelmiş olanlar bu listelere dâhil edilmeyecektir . ‘Nakli talep edilmeden önce kişilerin kurumda eşi, çocuğu, kardeşi, anne ve babası olup olmadığı tespit edilecek, nakil talep evrakında ceza infaz kurumunda yakınları bulunup bulunmadığı hususu mutlaka belirtilecektir .” düzenlemeleri mevcuttur .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuranlar 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurularında; Antalya Ceza

İnfaz Kurumuna naklinin sağlanması ve Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını talep etmektedir .

15. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Zorunlu nedenle nakli 5 durum olarak düzenlemiştir . Bunlar; kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi ve asayiş, güvenlik gibi zorunlu nedenlerle nakildir . Sayılan durumların varlığı halinde kişiler Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceklerdir .

16. Kanun maddesinin gerekçesine bakıldığında; disiplin nedeniyle nakil gerektiren durumlar dışında kalan ve kurum düzen ve disiplinini bozan asayiş ve güvenliğe ilişkin zorunlu durumlar nedeniyle hükümlülerin başka kurumlara nakil edilebileceği böylece hem can güvenliklerinin hem de kurumların düzen ve disiplininin korunmasının sağlanacağı belirtilmiştir .

17. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Tüzük’ te ceza infaz kurumu müdürünün, kurumun en üst amiri olduğu ve asayiş, güvenlik konularında çıkan sorunlarla ilgili gecikmeksizin önlem almak ve önlemlerin yetersiz kalması halinde ise durumu derhal Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Bakanlığa bildirmekle görevli olduğu düzenleme altına alınmıştır .

.

11 / 1618. Somut olayda; Başvuran nın, 13/ 11/ 2017 tarihinde Osmaniye 2 Nolu T Tipi

Ceza İnfaz kurumundan kendi isteği ile Burdur E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakil geldiği, eski mesleğinin Polislik olduğu ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye olma suçundan hüküm özlü olduğu, Kurumda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun

“Hükümlülerin Gruplandırılması” başlığı altındaki 24. maddesine göre yapılan gruplandırılma neticesinde başvuranın barındırılabileceği 2 adet oda bulunduğu, kurum idaresince başvuranın odasının 2 sefer değiştirildiği anlaşılmıştır .

19. Burdur İnfaz Hakimliğine hitaben yazdığı 10/ 09/ 2018 tarihli dilekçe ve

Burdur Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 12/ 09/ 2018 tarihli dilekçelerde; / koğuşunda kalırken isteği dışında toplu olarak koğuşunun değiştirildiğini ve kaldığı koğuşun standartlarının

Anayasa ve yasalara uygun olmadığını bu nedenle koğuşunun değiştirilmesi gerektiğini belirtmiştir . Yine 10/ 09/ 2018 tarihinde Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına hitaben yazdığı 10/ 09/ 2018 tarihli dilekçede de özetle; bulunduğu koğuşun standartlarının incelenmesi talebinde bulunduğu görülmüştür .

20. Kurum İdare ve Gözlem Kurulunca, başvuran ve kurumun güvenliğinin sağlanması amacıyla münferit bir olayın yaşanmaması için bir önlem olarak ilki 07/ 03/ 2018 tarihli olmak üzere ayrı ayrı 30/ 03/ 2018, 12/ 04/ 2018, 16/ 08/ 2018, 07/ 09/ 2018, tarihlerinde kararlar alındığı ve söz konusu kararların Bakanlığa iletilerek zorunlu nakil isteminde bulunulduğu, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 11/ 05/ 2018 tarih ve sayılı, 17/ 08/ 2018 tarih ve sayılı, 06/ 04/ 2018 tarih ve sayılı, 16/ 03/ 2018 tarih ve sayılı yazıları ile çevre illerdeki kapalı ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin dolu olması, birçoğunda kapasitelerinin çok üzerinde hükümlü ve tutuklu barındırılması nedeniyle asayiş ve güvenlik nedeniyle nakil taleplerini kabul etmediği, ancak başvuran hakkında alınmış 07/ 09/ 2018 tarih ve / sayılı İdari Gözlem Kurulu Kararı üzerine; 11/ 09/ 2018 tarih ve sayılı yazı ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un

“Zorunlu Nedenlerle Nakil” başlıklı 56. maddesi ile 05/ 06/ 2015 tarihli ve 167 No.111 Genelgenin

“İkinci Bölüm” 17. maddesinin birinci fıkrası gereğince Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumuna nakledildiği anlaşılmıştır .

21. Başvuran hakkında verilmiş olan İdari Gözlem Kurulu Kararları incelendiğinde;

Kararlarda, kuruma gelir gelmez koğuşta bulunan diğer tutukluları da örgütleyerek idareye karşı kışkırtma içerisine girdiği, kanun, tüzük ve yönetmelikle bağdaşmayan talepler içerisine girdiği, başka cezaevlerine kurumun işleyişi hakkında yanlış bilgiler vererek sorguladığı ve yanında bulunan tutukluları da örgütleyerek kurum asayiş ve güvenliğini tehlikeye soktuğu, suçu, mesleği ve kurum kapasitesi nedeniyle kendisinin verilebileceği başka oda bulunmadığı bu yüzden odadan da alınamadığı, sanki kendisine karşı kurum tarafından bir zorlama ve dayatma yapılıyormuş gibi kurumu bağlı bulunan İnfaz Hakimliğine ve Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ettiği, şikayetlerin sonucunda yapılan araştırmalar neticesinde adı geçenin isnat etmiş olduğu iddiaların somut bir geçerliliğinin olmadığı ve yersiz olduğunun anlaşıldığı, sürekli aynı konular ile ilgili araştırma yapılması nedeniyle gerek kurumu gerekse de bağlı bulunulan adli ve idari yargı mercilerini gereksiz yere meşgul ettiği, defa kez kurum müdürü olmak üzere sıralı amirlerin kendisi ile görüşmesi sonucu iyileştirme yoluna gidildiği, ancak hüküm özlünün kendisinde hiç bir iyileşme gözlemlenmediği,

12 / 16Başvuranın her gün gereksiz ve usule uygun olmayan istek ve taleplerde bulunduğu; yazmış olduğu

mektuplarında “burada da beni dilekçelerim sayesinde tanıdılar” şeklinde alaycı söylemler içerisine girdiği, diğer tutuklu ve hükümlüleri ileriki zamanlarda isyana teşvik edebileceği, kuruma geldiği günden bu yana 230 civarında başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm kamu kuruluşlarına dilekçeler yazdığı, her gün dilekçe yazmasından dolayı infaz bürosunun diğer günlük yapılması gereken işlerini engellediği, her gittiği koğuşta sıkıntı çıkartarak başka koğuşlara geçtiği ve geçmiş olduğu koğuşları kurum idaresine ve yargı organlarına karşı kışkırttığı gibi ifadelerin yer aldığı görülmüştür .

22. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır . Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar . Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır . Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir . Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır . Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır .

23. Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 167 Nolu

Genelgenin Zorunlu Nedenle Nakli düzenleyen 17. madde hükmü; Kurumun asayiş ve güvenliği yönünden nakli talep edilen hükümlü ve tutuklular için alınacak idare ve gözlem kurulu kararlarında naklin istenme gerekçesinin ayrıntılı, somut ve açıkça belirtileceği, kararda soyut ifadeler kullanılmayacağı hüküm altına alınmıştır . Bu düzenlemeler ile zorunlu nakil yetkisinin keyfi kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır .

24. Somut olayda; her ne kadar idari gözlem kurulunda belirtilen eylemler nedeniyle başvuran hakkında uygulanmış bir disiplin cezası bulunmasa da 5275 sayılı Kanunun 49. maddesinde;

Kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddi tehlikeyle karşı karşıya kalması halinde asayiş ve düzeni sağlamak amacıyla Kanunda açıkça belirtilmeyen farklı tedbirlerin de alınabileceği, söz konusu tedbirlerin uygulanmasının, disiplin cezasının verilmesine engel olmadığı belirtilmiştir .

Hükmün mefhumu muhalifinden; disiplin cezası verilmeden de alınacak farklı tedbirlerle Kurumda asayiş ve düzenin sağlanmaya çalışılması mümkündür . Somut olayda da idare tarafından; başvuranın kurumda kaldığı süre içinde sürekli kurumun fiziki yapısından şikayetçi olması, kaldığı bölüm ve eklentileri beğenmemesi nedeniyle kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi göz önünde bulundurularak asayiş ve güvenliğinin temini için bir takım tedbirler alındığı; kurumun fiziki yapı ve kanundaki gruplandırma zorunluluğundan dolayı her ne kadar başvuranın isteği yönünde değişiklik yapılamasa da, odasının 2 kez değiştirildiği yine başta kurum müdürü olmak üzere sıralı amirlerin kendisi ile görüşmesi sonucu iyileştirme yoluna gidilmeye çalışılarak bir takım tedbirlerin alınmaya çalışıldığı anlaşılmıştır .

.

13 / 1625. tarafından Kurumumuza gönderilen 02/ 10/ 2018 tarihli dilekçede; Tavşanlı

T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna zorunlu nakil ile geldiği için kendisi hakkında ceza infaz kurumunca ön yargı ile hareket edildiğini, kendisi hakkında “paket” denilerek aşağılama ve hakarete maruz bırakıldığını ve sert bir duruş sergilendiğini, 19/ 09/ 2018 tarihinde dilekçe ile emanette bulunan eşyalarını istediğinde, infaz koruma memurları tarafından darp edildiğini ve hakarete maruz kaldığını, kamerasız bir odaya götürülerek işkence suçu işlendiğini, kamerasız odaya götürüldüğüne ait kamera görüntülerinin mevcut olduğunu, ertesi gün dilekçe ile hem psikoloğa hem de idareye söz konusu suçu bildirdiğini, ancak kurum idaresinin kendisi hakkında disiplin soruşturması yaptığını ve söz konusu soruşturmanın da usule uygun yürütülmediğini ve hakkında bir disiplin cezasına hükmedildiğini, disiplin cezası nedeniyle artık isteğe bağlı nakil talebinde de bulunamayacağını, söz konusu hususa ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, söz konusu Kurumda artık can güvenliğinin bulunmadığını belirterek : Antalya veya Konya illerinde bulunan Ceza İnfaz Kurumlarından birine nakil talebinde bulunmuştur .

25.1 Başvuran ın Kütahya Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda meydana

gelen kötü muamele iddiası hakkında; Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla

Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur .

Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda; başvuranın Kuruma kabulü sırasında 2 adet komodin ile geldiği, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünün 17/ 05/ 2016 tarih ve 62142 sayılı yazısında; “her hükümlü ve tutukluya 1 adet komodin verileceği” nin belirtildiği, bu nedenle kendisine 1 adet komodin verildiği, 1 adet komodinin ise adına kayıt edilerek kurum emanet eşya deposuna kaldırıldığı, başvuranın ısrarla emanet eşya deposundaki komodininin de kendisine verilmesini talep ettiği, görevli memurlarca sözlü tartışma yaşandığı, kurumun kamera sisteminin kayıt zaman aşımı süresinin 91 gün olması sebebiyle kamera kayıtlarına ulaşılamadığı, söz konusu olay nedeniyle başvuran hakkında kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz söylemek ve davranışta bulunmak fiilini işlemekten disiplin soruşturması başlatıldığı ve neticesinde 2 ay süre ile bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası ile cezalandırıldığı, söz konusu cezanın Tavşanlı İnfaz Hakimliğince kaldırıldığı , aynı zamanda başvuranın 02/ 10/ 2018 tarihli dilekçesinde söz konusu hususa ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirttiği, 6328 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ve Uygulama Yönetmeliğin 5 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklar hakkında Kuruma yapılan şikâyetler incelenmez .” hükmü gereğince incelenemeyeceği anlaşılmıştır .

26. Başvuranların; Antalya Ceza İnfaz Kurumuna nakilinin sağlanması talebine ilişkin olarak;

5275 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu

maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak… ” ifadeleriyle ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaca değinilmiş olup bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir yandan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflerken; diğer yandan da, .

14 / 16bireyi topluma kazandırarak sosyal barışın sağlanmasına çabalamaktadır . Dolayısıyla infaz

rejimini, sadece suç faillerini cezalandırma ve onları toplumdan tecrit etmeye dönük bir uygulama olarak görmek mümkün değildir . Aksine hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli faydadır . Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır .

26.1 Ancak, 5275 sayılı Kanun, hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz

kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm de içermemektedir .

26.2 Aynı Kanunun “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde hükümlülerin kendi

istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gereken şartlar belirtilmiş olup bu şartlardan biri de i stekte bulunulan kurumda boş yerin olması, kapsama gücünün bulunması ve nakil isteminde bulunan kişinin durumunun talep edilen ceza infaz

Kurumunun sınıfına uygun bulunmasıdır .

26.3 Ayrıca Kanunun, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil e ilişkin maddelerinde aranan

şartlara ek olarak Adalet Bakanlığı’nın 05/ 06/ 2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı ve ‘‘ Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler ’’ konulu Genelgesinin ‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde;

“…h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması… ” şartları da düzenlenmiştir .

27. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli fayda ve bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçası olsa da, nakil talep edilen illerde bulunan Ceza İnfaz Kurumlarının kapasitelerinin dolu olması, idarenin kaygıları göz önünde bulundurulduğunda; idarenin eylem ve işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, Burdur E Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü ve

Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

.

15 / 1629. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca,

bu Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANLARA, BURDUR E TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

MÜDÜRLÜĞÜNE, TAVŞANLI T TİPİ CEZA İNFAZ KURUMU MÜDÜRLÜĞÜ İLE

ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

.