|
ÖZET: Başvurucu, oğlu hakkında Kilis L-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda işkence, kötü muamele ve psikolojik baskı iddialarında bulunmuş, bu iddialar arasında darp, hakaret ve görüşme hakkının ihlali yer almıştır. Başvurunun incelenmesi sonucunda, Adalet Bakanlığı tarafından sağlanan kamera kayıtları ve doktor raporları doğrultusunda, oğlunun darp edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı tespit edilmiştir. Olayın, koğuşta başka bir hükümlü ile yaşanan bir kavga sonucu meydana geldiği ve cezaevi yönetiminin olaya müdahale ettiği belirlenmiştir.
Kamera kayıtları, başvurucunun diğer iddialarını da desteklemezken, görüşme hakkının engellenmesi konusunda ise, Adalet Bakanlığı’nın yönetmelik gereği gerekli izinlerin alınması gerektiğini ve başvurucunun oğlu için yapılan ziyaret taleplerinin uygun şekilde değerlendirildiğini göstermektedir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve iddiaların doğruluğu kanıtlanamamıştır. Bu karar, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaların hukuka uygunluğunu ve insan haklarına saygıyı vurgulamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 4984-4984
BAŞVURU NO : 2018/10733
KARAR TARİHİ : 28/02/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KİLİS L TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Ret Kararı
BAŞVURU TARİHİ : 01/09/2018
(1) Başvurucu tarafından, oğlu …’ın Kilis L-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, işkence, kötü muamele ve psikolojik baskıya maruz bırakıldığı, bu kapsamda; yasal mevzuat uyarınca tanınan oğlu ile görüşme hakkının, ilgili tarihte oğlunun herhangi bir disiplin cezası olmamasına rağmen, ceza evi yönetiminin keyfi tavrı ile engellendiği; 30.3.2018 tarihinde dört-beş memur tarafından sebepsiz yere oğlunun darp edildiği, devamında psikolojik baskı, taciz ve tehdide maruz bırakıldığı; 5 görgü tanığı ve kamera kaydı ile devlet hastanesinden alınan doktor raporunun olmasına rağmen olay hakkında hiçbir inceleme ve soruşturma yürütülmediği; 24.7.2018 tarihinde, sabah sayımı esnasında görevli memurlara verdiği dilekçesinin, kaldığı koğuşun önündeki kameralar karşısında yırtıldığı, bu cihetle hakarete maruz kaldığı ve haberleşme hakkının ihlal edildiği; 4.8.2018 tarihinde, oğluna verilen günlük yemek ve ekmeğe, kameralar önünde görevli memur tarafından tükürüldüğü ve bunu yemesi için kendisine verildiği; bu yöndeki şikâyetleri hakkında Savcılık tarafından tutanak tutulmuş olmasına rağmen işlem yapılmadığı; bu şikâyetlerini Adalet Bakanlığına arz etmiş olsalar da cevap alamadığı, iddia ve şikâyetine istinaden, (2) Ceza evi idaresinin ve ilgili görevlilerin sorumluluğunun tespitinin yapılması talep edilmektedir.
I. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
(3) Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı nezdinde inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda; söz konusu iddialar hakkında bilgi, belge ve değerlendirmeleri ile kamera kayıt sureti, tutanak, rapor vs. belgeler, 30.3.2018 tarihinde vuku bulduğu iddia edilen işkence, darp olayına ait kamera kaydı ve doktor raporunun bir sureti, başvurucunun bu güne kadar, oğlu ile kaç sefer ve hangi tarihlerde görüştürüldüğü bilgisi, bahse konu kişi hakkında uygulanan disiplin cezası olup olmadığı bilgisi, söz konusu iddiaların Bakanlıklarına da intikal edip etmediği, etti ise
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Bakanlıkça gerçekleştirilen herhangi bir inceleme, araştırma ve soruşturmanın bulunup bulunmadığı bilgisi, temin edilmiştir.
(4) Söz konusu iddialar hakkında Adalet Bakanlığından alınan 11.1.2019 tarih ve … sayılı yazı ve ekleri Kurumumuza ulaşmış ve dosyasında muhafaza edilmektedir.
II. İLGİLİ MEVZUAT (5) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,
(5.1) “I. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu; tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı; kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı ve kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı kayıt altına alınmıştır.
(5.2) Anayasanın “XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde, Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu güvence altına alınmıştır.
(5.3) “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, Ek fıkra 1’de, herkesin kamu denetçisine başvurma hakkının olduğu hüküm altına alınmıştır.
(6) Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 5 inci maddesinde, hiç kimsenin işkenceye, zalimane, gayriinsani, haysiyet kırıcı cezalara veya muamelelere tabi tutulamayacağı güvence altına alınmıştır.
(7) Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin, “İşkence yasağı” başlıklı 7 nci maddesinde, hiç kimsenin işkenceye veya zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya cezaya maruz bırakılamayacağı; “Tutulanların Hakları” başlıklı 10 uncu maddesi birinci fıkrasında, özgürlüğünden mahrum bırakılan herkesin, insani muamele ve insanın doğuştan sahip olduğu insanlık onuruna saygı görme hakkına sahip olduğu, üçüncü fıkrasında da ceza infaz sisteminin, mahpusları iyileştirme ve toplumsal rehabilitasyonlarını sağlama gibi temel amaçlara sahip olacağı ve küçük faillerin yetişkinlerden ayrılıp, yaşları ile hukuki statülerine uygun bir muamele görecekleri düzenlenmiştir.
(8) Birleşmiş Milletler İşkence ve Diğer Zalimane, Gayri İnsani veya Küçültücü
Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşmenin, “İşkence fiillerini soruşturma” başlıklı 12 nci maddesinde, her bir taraf devletin, kendi egemenliği altındaki bir ülkede bir işkence fiilinin işlendiğine inanmak için makul sebepler bulunması halinde, yetkili makamlar tarafından derhal ve tarafsız bir soruşturma yapılmasını sağlayacağı ve “Yetkililere şikâyet hakkı” başlıklı 13 üncü maddesinde, her bir taraf devletin, kendi egemenliği altındaki bir ülkede işkence gördüğünü iddia eden bireylere şikâyet etme ve şikâyetinin yetkili makamlar tarafından derhal ve tarafsız bir biçimde incelenmesini isteme hakkı sağlayacağı, şikâyet edenin ve tanıkların, şikâyetin veya yapılan tanıklığın sonucu olarak her hangi bir kötü muamele veya tehdide karşı korunmasını sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı düzenlenmiştir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
(9) Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunması
İçin İlkeler Bütününün, “İşkence yasağı” başlıklı 6 ncı maddesinde, her hangi bir biçimde tutulan veya hapsedilen bir kimsenin, işkenceye veya zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya cezaya maruz bırakılamayacağı düzenlenmiştir.
(10) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin
“İşkence yasağı” başlıklı 3 üncü maddesinde hiç kimsenin işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağı; “Etkili başvuru hakkı” başlıklı 13 üncü maddesinde de bu Sözleşmede tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkesin, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.
(11) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
(12) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun, (12.1) “İnfazda temel ilke” başlıklı 2 nci maddesinde, “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.
(2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.” hükmü, (12.2) “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinde, “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.” hükmü, (12.3) “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesi birinci fıkrası (b) bendinde, “…Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir…” hükmü, düzenlenmiştir.
(13) BM Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kurallar (14) Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilen Kanun Adamlarının Zor ve Silah
Kullanmalarına Dair Temel İlkeler
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
(15) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında Rec (2006) 2
Sayılı Tavsiye Kararı
III. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU
BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
(16) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hukuka, İnsan Haklarına ve
Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme (17) Başvurucu tarafından özetle … oğlunun; (1) 30.3.2018 tarihinde dört-beş memur tarafından sebepsiz yere darp edildiği, devamında psikolojik baskı, taciz ve tehdide maruz bırakıldığı 5 görgü tanığı ve kamera kaydı ile devlet hastanesinden alınan doktor raporunun olmasına rağmen olay hakkında hiçbir inceleme ve soruşturma yürütülmediği; (2) 24.7.2018 tarihinde, sabah sayımı esnasında görevli memurlara verdiği dilekçesinin, kaldığı koğuşun önündeki kameralar karşısında yırtıldığı, bu cihetle hakarete maruz kaldığı ve haberleşme hakkının ihlal edildiği; (3) 4.8.2018 tarihinde, kendisine verilen günlük yemek ve ekmeğe, kameralar önünde görevli memur tarafından tükürüldüğü ve bunu yemesi için verildiği; (4)
yasal mevzuat uyarınca tanınan görüşme hakkının, ilgili tarihte herhangi bir disiplin cezası olmamasına rağmen, ceza evi yönetiminin keyfi tavrı ile engellendiği; (5) bu şikâyetlerini
Adalet Bakanlığına arz etmiş olsalar da cevap alamadığı ve şikâyetleri hakkında Savcılık tarafından tutanak tutulmuş olmasına rağmen işlem yapılmadığı, iddia ve şikâyet edilmektedir.
(18) Söz konusu iddiaların doğruluğunun tespiti amacı ile Adalet Bakanlığından temin edilen dosyasında yer alan kamera kayıtlarının yakından tetkiki neticesinde, başvurucunun dile getirdiği oğlu …’ın 30.3.2018 tarihinde dört-beş memur tarafından sebepsiz yere darp edildiği iddiasının gerçeği temsil etmediği tespit edilmiştir. Kamera kayıtlarına göre, bahse konu tarihte ismi geçen Şafak Turan ile aynı koğuşta yer alan bir diğer hükümlü arasında plastik sandalyelerin karşılıklı atılmasından mütevellit bir kavga çıktığı, fakat kavganın büyümeden koğuşta yer alan diğer kişilerce ayrıldığı, bunun üzerine gelen Kurum görevlileri tarafından olaya karışan her iki kişinin de usulüne uygun şekilde herhangi bir güç kullanılmadan koğuştan çıkarıldığı, muayenelerinin yapıldığı ve diğer işlemlerinin temininin sağlandığı tespit edilmiştir.
(19) Bu noktada, Adalet Bakanlığının mezkûr yazısı ekinde alınan …’a ait doktor raporunda kayıtlı “Uyluk arkasında eritem 9*2cm, sol el üstünde hassasiyet mevcut, mevcut bulgularla hastanın hayati tehlikesi yoktur, basit tıbbi müdahale ile giderilir.” ifadesi ile aktarılan darp olayının, Kurum görevlilerinin eylemlerinden kaynaklandığını gösterir bir görüntü tespit edilememiş olup; söz konusu darp olayının, kişinin hasmı ile arasında gerçekleşen kavgadan dolayı meydana geldiği değerlendirilmektedir.
(20) Başvurucunun dile getirdiği; oğlunun, 24.7.2018 tarihinde, sabah sayımı esnasında görevli memurlara verdiği dilekçesinin, kaldığı koğuşun önündeki kameralar karşısında yırtıldığı ve 4.8.2018 tarihinde, oğluna verilen günlük yemek ve ekmeğe, kameralar önünde
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
görevli memur tarafından tükürüldüğü iddialarının ise yine aynı kamera kayıtlarına göre doğruluğunun tespiti mümkün olamamıştır. Kamera kayıtlarında, bahse konu tarihte, koğuşta barındırılan kişilerin mektuplarının koğuş kapısının uygun bölümünden Kurum personeli tarafından alındığı yine ilgili tarih itibari ile koğuş kapısından ekmeğin usulüne uygun şekilde teslim edildiği tespit edilmiştir.
(21) Başvurucunun zikrettiği, yasal mevzuat uyarınca tanınan mahkûm oğlu ile görüşme hakkının, ilgili tarihte oğlunun herhangi bir disiplin cezası olmamasına rağmen, ceza evi yönetiminin keyfi tavrı ile engellendiği iddiasının ise Adalet Bakanlığının bahse konu yazısında kayıtlı, “…Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların ziyaretlerine ilişkin esas ve usullerin 17/06/2005 tarih ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve
Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte düzenlendiği, adı geçenin yabancı ülke vatandaşı olması nedeniyle ziyaretinin anılan Yönetmeliğin 27 nci maddesinin ikinci fıkrası (05/12/2018 tarihinde yapılan değişiklikten önce) uyarınca ‘Terör veya örgütlü suçlardan hükümlü ve tutuklu olanlar için birinci fıkrada sayılan kişiler veya diğer üç yakını tarafından yapılacak ziyaret başvurularının, ziyaret tarihinden onbeş gün önce, gerekli izin alınmak üzere, Bakanlığa iletilmesi zorunludur. Bunlar dışında kalmakla birlikte, ziyaret talebinde bulunan Türk veya yabancı uyruklu diğer kişiler, makul sebebini belirtmek suretiyle, Bakanlığın yazılı izni ile ziyarette bulunabilir. Bu hüküm, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlüler hakkında uygulanmaz.’ gereğince yerine getirildiği, Adı geçenin annesi
…’ın ziyaret talebi üzerine Genel Müdürlüğümüzün 15/02/2018 tarihli ve … sayılı yazısı ile görüş izni verildiği, adı geçenin 27/02/2018 tarihinde annesi …, çocukları … ve … ile açık görüş yaptığı, yine annesi tarafından yapılan ziyaret talebi üzerine Genel Müdürlüğümüzün 30/03/2018 tarihli ve … sayılı yazısı ile ziyaret izni verildiği, ancak ziyarete kimsenin gelmediği, son olarak annesi tarafından yapılan ziyaret talebine ilişkin olarak Genel
Müdürlüğümüzün 22/11/2018 tarihli ve … sayılı yazısı ile ziyaret izni verildiği, adı geçenin 26/11/2018 tarihinde annesi …, çocukları …,… ve … ile açık görüş şeklinde görüşme gerçekleştirdiği…” bilgisi uyarınca gerçeği temsil etmediği anlaşılmıştır.
(22) Başvurucunun son olarak dile getirdiği, aynı şikâyetleri Adalet Bakanlığına arz etmiş olsalar da cevap alamadığı ve şikâyetleri hakkında Savcılık tarafından tutanak tutulmuş olmasına rağmen işlem yapılmadığı, yönündeki iddialar hakkında bahse konu Bakanlıktan alınan cevapta, “…Kayıtlarda yapılan incelemede, adı geçenin annesi … tarafından
Bakanlığımız e-mail adresine aynı iddiaları içeren başvuru yapıldığı, yine aynı kişi tarafından aynı iddialara ilişkin olarak da İnsan Hakları Demeği Ankara Şubesine de başvuru yapıldığı, söz konusu başvurular nedeniyle Genel Müdürlüğümüzün 07/09/2018 tarihli ve … sayılı yazısı ile ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gerekli araştırmanın yapılması için yazı gönderildiği, yapılan araştırma sonucunda Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 11/09/2018 tarihli ve … sayılı yazıları ile cevabi bilgi ve belge gönderildiği, konuya ilişkin olarak anılan Derneğe, Genel
Müdürlüğümüzün 18/09/2018 tarihli ve … sayılı yazısı ile cevabi yazının gönderildiği…” bilgisi verilmiş olup; bu bilgi ışığında Adalet Bakanlığının bahse konu iddiaları ilgili
Cumhuriyet savcısına ilettiği gibi savcılıkça yürütülen iş ve işlemlerin sonucu hakkında da
İnsan Hakları Derneğine bilgi verdiği tespit edilmiştir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme (23) İyi yönetim ilkelerine 28.3.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin
Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Adalet Bakanlığı tarafından Kurumumuzca talep edilen bilgi, belge ve değerlendirme talep yazımıza, gereken hassasiyet ile süresinde cevap verilmiştir.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
(24) 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Gaziantep İdari Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Bu Kararın, BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.