ÖZET: Başvuran, Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda geçirdiği süre zarfında, dönem değerlendirme kararlarının hukuka aykırı olduğunu ve gelişim puanlama sisteminde eksiklikler bulunduğunu öne sürmüştür. İki kez yapılan dönem değerlendirmesinde, iyi halli olduğu tespit edilmesine rağmen, düşük puanlar almış ve bu durumun infaz hukuku açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirtmiştir. Başvuran, puanlamalar öncesinde yeterli bilgilendirme yapılmadığını, puantaj cetvellerinin uygun olmadığını ve verilen puanların gerekçelerinin kararlarda yer almadığını ifade etmiştir. Ayrıca, kurumca düzenlenmeyen faaliyetlerden puan kırıldığını ve somut olaylara dayanmayan ifadelerle puanının düşürüldüğünü iddia etmiştir.

İdare, başvuranın şikayetleri üzerine Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi talep etmiş ve alınan yanıt doğrultusunda, iyi hâl değerlendirmelerinin mevzuat çerçevesinde yapıldığını belirtmiştir. Genel Müdürlük, başvuranın infaz sürecindeki tutum ve davranışlarının gözlemlendiğini, puanlama sisteminin ise belirli kriterlere dayandığını açıklamıştır. Başvuranın şikayetleri, infaz hâkimliklerine başvurarak itiraz edebileceği konular olarak değerlendirilmiş ve bu nedenle Kamu Denetçiliği Kurumu’nun yetki alanına girmediği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun dönem değerlendirme kararlarına yönelik kısmı incelenmemiş, gelişim puanlama sistemine dair şikayetlerin ise kısmen kabul edilip kısmen reddedilmesine karar verilmiştir. Genel Müdürlüğe, ceza infaz kurumlarında düzenlenmeyen etkinliklere katılım sağlayamayan hükümlülerin hak kaybı yaşamaması için gerekli tedbirlerin alınması tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9969-S.24.15347

BAŞVURU NO : 2024/4636

KARAR TARİHİ : 20.09.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ceza infaz kurumunda bulunan başvuranın, hakkında verilen dönem değerlendirme kararlarına ve genel olarak gelişim puanlama sistemine ilişkin şikayetleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04.04.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; iki yıla yakın süredir Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunu, hakkında iki kez dönem değerlendirmesi yapıldığını ve iyi halli olduğunun tespit edildiğini, ancak her iki değerlendirmede de puanlarının çok düşük verildiğini, bu puanlara infaz hukukunda çok önemli sonuçların bağlandığını, ancak söz konusu iki kararı incelediğinde ciddi hukuka aykırılıkların olduğunu gördüğünü, puanlamalar öncesinde yeterli bir bilgilendirme yapılmadığını, değerlendirmenin yapıldığı puantaj cetvellerinin verilmediğini, puantaj cetvelinin uygun olmadığını, şöyle ki; değerlendirilen

20 kadar başlıktan hemen yarısı kendine uygulanamayacağından puanların diğer başlıklara aktarıldığını,

verilen puanların kararda yer almadığını, Kurumca düzenlenmeyen ve durumuna uygun olmayan faaliyetlerden puan kırıldığını, öte yandan somut olaylara ve gerçeklere dayanmayan ifadelerle de puanının kırıldığını iddia ve ifade ederek hakkında yapılan puanlama işlemindeki eksiklik, hata ve hukuka aykırılıklar ile genel olarak puanlama sistemindeki eksikliklerin tespitini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruda inceleme ve araştırma aşamasına geçilmiş olup bu kapsamda Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünden (Genel Müdürlük) 05.06.2024 tarihli ve – – sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiştir. Genel Müdürlük tarafından Kurumumuza iletilen 14.08.2024 tarihli cevabi yazıda özetle; 2.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 89’uncu ve Gözlem ve

Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in 31’inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında Genel Müdürlüğün 11.12.2020,16.12.2020 ve 29.12.2020 tarihli yazıları ile

5275 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinde yapılan değişikliğin ve Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile

Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in uygulama usul ve esasları ile gözlem/gelişim değerlendirme raporlarının tüm teşkilata duyurulduğu, buna göre; ilgili mevzuat hükümleri, kurumsal uygulamalardaki değişimler dikkate alınarak, iyi hâlin belirlenmesine esas alt eşik puanın 45 (kırk beş), erken iyileşmeye esas üst eşik puanın ise 80 (seksen) olarak belirlendiği; 18.11.2021 tarihli yazı ile tüm ceza infaz kurumlarına duyuru yapılarak puanlamaya dayalı iyi hâl değerlendirmelerine 01.01.2022 tarihinde başlandığı, 2.2. Başvuranın “Silâhlı terör örgütüne üye olma” suçundan Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin

26.03.2018 tarihli ve / Esas, / Karar sayılı kararıyla verilen 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına

hükümlü olarak Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, ayrıca başvuranın terör örgütü üyesi olması ve anılan Kurumun yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumu olması nedeniyle kurum düzen ve güvenliğini tehlikeye sokabileceği gerekçesi ile kurum iç hizmetlerinde çalıştırılamadığı ancak talebi doğrultusunda puanlamanın yapıldığı 2.3. Genel Müdürlüğün 29.12.2020 tarihli yazısı ile “İyi hâl değerlendirmelerinin; 01.01.2021 tarihi itibarıyla 5275 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesi ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin

Değerlendirilmesine Dair Yönetmelikte belirtilenen usul ve esaslara göre yapılacağı konusunda EK-13 formun kurumda bulunan tüm tutuklu ve hükümlülere tebliğ edilmesi, zaman içerisinde kuruma kabul edilen hükümlü ve tutuklulara bu tebliğin yapılması ve tebliğ-tebellüğ belgelerinin dosyalarında muhafaza edilmesi” hususunun tüm teşkilata duyurulduğu, bu kapsamda, anılan Kuruma kabulü yapılan tüm hükümlülere iyi hal yönetmeliği ile ilgili olarak gerekli tebliğ işleminin yapıldığı, ayrıca her pazartesi günü

“Hükümlünün değerlendirilmesi ve iyi halin belirlenmesi” konulu videonun yayınlandığı, yine hükümlülerin iyi hal değerlendirmesine ilişkin olarak Kurum idare ve gözlem kuruluna yazmış oldukları bilgi talepli dilekçelerine geri dönüş yapılarak gerekli bilgilendirmenin yapıldığı, 2.4. Bunun yanı sıra, hükümlüler hakkında düzenlenen dönem değerlendirme kararlarının gerekçeli ve açıklamalı olarak yazıldığı, söz konusu kararların infaz hâkimliğinin denetim ve kontrolü altında bulunduğu, bu sebeple puanlama tablolarının hükümlülere verilmediği, 2.5. Genel Müdürlüğün 12.01.2022 tarihli yazısı ile “Yönetim servisi, eğitim ve öğretim servisi, psikososyal yardım servisi ile güvenlik ve gözetim servisi tarafından hazırlanan gelişim değerlendirme raporlarında yer alan servis puanlarının karara yazılmaması, kararlara yalnızca idare ve gözlem kurulu bürosu tarafından hesaplanan dönem ya da gelişim puanlarının yazılması,” hususu ile Genel Müdürlüğün

07.04.2022 tarihli yazısı ile “Gelişim Değerlendirme Raporu”nda puanlama yapılırken verilen puanı izah

eden kısa bir açıklamanın UYAP ekranlarında bulunan ‘Açıklama’ alanına işlenmesi, yargı kararları dikkate alındığında söz konusu açıklamanın tüm puanlar için girilmesi hususunun tüm teşkilata duyurulduğu, 2.6. Bu kapsamda, başvuran hakkında Kurum idare ve gözlem kurulunca alınan dönem değerlendirme kararında dönem puanının açık olarak yazıldığı, söz konusu kararda hükümlünün değerlendirilmesinin servisler bazında açık olarak yapıldığı, 2.7. Ayrıca Genel Müdürlüğün yazılarına istinaden, anılan Kurumda barındırılmakta olan hükümlüler hakkında hazırlanan Gelişim Değerlendirme Raporlarında verilen puanların açıklamaları ile birlikte doldurulduğu, söz konusu dönem değerlendirme kararlarına binaen infaz hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunmaları halinde, kararlar ile servis raporlarının tüm ekleri ile birlikte infaz hâkimliğine iletildiği, alınan kararların denetime açık hale getirildiği ve dönem değerlendirme kararlarının açıklamalı olarak ilgilisine tebliğ edildiği, başvuranın da bütün servis raporlarının kendisine teslim edilmesi yönünde infaz hâkimliğine başvuruda bulunması ve talebinin olumlu karşılanması halinde tüm bilgi ve belgelerin kendisine teslim edileceği,

2.8. Bunun yanı sıra, başvurana tebliğ edilen dönem değerlendirme kararında verilen puanın gerekçesi ile belirtildiği, talep ettiği şekliyle karar dışında yönetim, güvenlik, gözetim, psiko-sosyal ve eğitim servisi çalışanları tarafından hazırlanan servis raporlarının başvurana direkt olarak verilmesi durumunda, servis görevlilerine karşı tutum geliştirme durumları oluşma ihtimali göz önünde bulundurulduğunda birtakım güvenlik sorununun oluşabileceği, 2.9. Hükümlülerin bireysel özellikleri nedeniyle haklarında puanlama yapılması mümkün olmayan kriterler hakkında “uygulanamaz” şeklinde değerlendirme dışı bırakma seçeneği mevcut olup

“uygulanamaz” olarak değerlendirilen kriterlere ait puanların hükümlünün gelişim göstermesi beklenen başka bir kritere aktarılmasının sağlandığı, puanlama sistemi ile değerlendirme kriterleri içerisinde yer alan bazı kriterler hakkında “Uygulanabilir/Uygulanamaz” seçimi yapılabilmekte olup 5275 sayılı Kanun ile

Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirmesine Dair Yönetmelik uyarınca, hükümlü hakkındaki gözlem ve gelişim değerlendirmesi yapılması ile ilgili yetkinin idare ve gözlem kurullarına ait olduğu, bu değerlendirmelere ilişkin şikâyet ve itirazların yazılı usul ve esaslar çerçevesinde yapılabildiği, 2.10. Mevzuat hükümleri ve uygulamalar dikkate alındığında infaz sistemindeki temel anlayışın hükümlüyü iyileştirmek suretiyle yeniden topluma kazandırmak olduğu, bu temel amaç doğrultusunda, ceza infaz kurumlarında temel eğitimden yükseköğretime, sosyal, kültürel, kurs ve etkinliklerden iş meslek eğitimlerine, psiko-sosyal yardım programlarından manevi rehberliğe kadar birçok alanda iyileştirme programlarının yürütüldüğü, bu doğrultuda ceza infaz kurumlarında; eğitim faaliyetlerinin örgün ve yaygın olmak üzere iki şekilde yürütüldüğü, hükümlü ve tutukluların 1 inci ve 2 nci kademe okuma yazma kursları, açık öğretim ortaokulu, açık öğretim lisesi ve yükseköğretim programlarına katılarak öğrenim görebildiği, bu eğitimlerin uzaktan, örgün ve yaygın olarak yürütüldüğü, bunun yanında, açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin herhangi bir yükseköğretim kurumunda okuma hakkını kazandıklarında eğitimlerine devam edebildiği ve örgün eğitimden yararlanabildiği, ayrıca kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin, okullarının kabul etmesi ve aktif öğrenci olmaları halinde ara, yılsonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılabildiği, 2.11. Bakanlıklar, kurum ve kuruluşlarca yapılan iş birliği çalışmaları kapsamında iş ve meslek kursları, sosyal ve kültürel kurslar ile din eğitim alanında kursların ceza infaz kurumlarında düzenlendiği, infaz sisteminin temel amacı doğrultusunda, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin salıverilme sonrasında topluma uyumlarını kolaylaştırmak, bu amaçla iş ve meslek sahibi olmalarını sağlamak ve yeniden suç işlemelerini önlemek amacıyla eğitim imkânlarından yararlanmalarını sağlamak amacıyla ilgili mevzuatta güncellemeler yapıldığı, iş birliği protokolleri ile eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yaygınlaştırıldığı, Adalet Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında 9 Mart 2020 tarihinde “Eğitim ve

Öğretim İş Birliği Protokolü” imzalandığı, Protokol ile hükümlü ve tutukluların topluma kazandırılması için temel okuryazarlık eğitimlerinden başlayarak ilkokul, ortaokul ve lise öğretimlerini de içine alan eğitimlerin verilmesi, bunun yanı sıra bir meslek öğrenmelerinin ve öğrenilmiş mesleki becerilerinin belgelendirilmesinin amaçlandığı, ayrıca, mesleki eğitim merkezi öğrencileri, ustalık belgesini almaya hak kazanmış olmanın yanında, fark derslerini mesleki eğitim merkezlerindeki yüz yüze eğitim programlarına veya açık ortaöğretime devam etmek suretiyle ortaöğretim (lise) mezunu olabildiği, Protokol’ün her iki

Bakanlığın taşra birimlerine duyurulması, uygulamada birliğin sağlanması, gerekli planların yapılması ve çalışmaların yürütülmesi amacıyla başta kampüs ceza infaz kurumları olmak üzere yeterli öğrenci sayısına sahip kurumların belirlendiği, bu çalışmalar neticesinde, ilk olarak Sincan Ceza İnfaz Kurumları

Kampüsünde atıl durumda bulunan eski duruşma salonunun tamir ve tadilatı yapılarak okul binasına dönüşümünün sağlandığı ve 14.08.2020 tarihinde Sincan (Ankara) Adalet Mesleki Eğitim Merkezinin açılışının yapıldığı, sonraki süreçte ise çalışmaları biten ve eğitim-öğretime hazır olan Foça (İzmir), Aliağa (İzmir), Edirne, Kocaeli, Türkoğlu (Kahramanmaraş), Maltepe (İstanbul), Şehit Abit Tüber (Niğde), Bandırma (Balıkesir), Adana, Ahi Evran (Kırşehir), Elazığ, Silivri (İstanbul), Kayapınar (Diyarbakır),

Bünyan (Kayseri), Şehit Soner Hayta (Afyonkarahisar), Beşikdüzü (Trabzon), Isparta, Kilis, Gemlik (Bursa) Mesleki Eğitim Merkezine Bağlı Şube, Tekirdağ Mesleki Eğitim Merkezine Bağlı Şube Adalet

Mesleki Eğitim Merkezlerinin 28.12.2021 tarihinde toplu açılışının yapıldığı, adalet mesleki eğitim merkezlerinde; gıda teknolojisi, elektrik elektronik teknolojisi, hayvan yetiştiriciliği ve sağlığı, inşaat teknolojisi, motorlu araçlar teknolojisi, metal teknolojisi, tarım teknolojisi, mobilya ve iç mekân tasarımı, yiyecek içecek hizmetleri, giyim üretim teknolojisi, güzellik ve saç bakım hizmetleri, tesisat teknolojisi ve iklimlendirme gibi birçok iş kolunda faaliyetlerin yürütüldüğü, 2.12. Ceza infaz kurumlarında yürütülen eğitim ve iyileştirme programları kapsamında; hükümlü ve tutukluların sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmak, bilgi ve becerilerinin artırılmasını sağlamak, eğitim ve öğretim ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olmak ve araştırma çalışmalarına zemin hazırlamak amacıyla tüm ceza infaz kurumlarında kütüphanelerin oluşturulduğu, 2021 ve 2023 yılında kütüphanelerin zenginleştirilmesi amacıyla “Ceza İnfaz Kurumu Kütüphaneleri İçin Kitap Bağış

Kampanyası” düzenlendiği, kampanyalar ile 452.326 adet kitap toplandığı, Genel Müdürlüğün kargo toplama merkezinde kitapların tasnif ve kolileme işlemleri yapılarak yeni açılan ve yayın sayısı az olan ceza infaz kurumlarına öncelik verilerek dağıtımının yapıldığı, hükümlü ve tutukluların okuma alışkanlığı kazanmaları, kütüphaneleri etkin olarak kullanabilmeleri ve daha fazla kitaba erişim sağlayabilmeleri amacıyla hazırlanan “Adalet Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı İş Birliği Protokolün” 24 Ekim 2019 tarihinde imzalandığı, bu Protokol ile birlikte, ceza infaz kurumları ile il/ilçe halk kütüphaneleri eşleştirilerek hükümlü ve tutukluların halk kütüphanelerindeki 23 milyon adet yayından azami 15 günde bir değişim yapılarak yararlanmalarının sağlandığı ve iş birliği çalışmaları başlatıldığı, halk kütüphanelerinde bulunan kitap listelerinin hükümlü ve tutukluların oda veya koğuşlarına dağıtıldığı, Sayın

Cumhurbaşkanımızın “Özgür Birey, Güçlü Toplum; Daha Demokratik Bir Türkiye” vizyonuyla açıkladığı

“İnsan Hakları Eylem Planı”nda yer alan “Hükümlü ve tutukluların süreli ve süresiz yayınlara erişimlerinin kolaylaştırılması için ceza infaz kurumlarında kampüs kütüphaneleri kurulacak, eserlerin dijital ortamda seçilip talep edilmesi imkânı getirilecektir.” hedefi ile kütüphanecilik hizmetlerine duyulan ihtiyacın vurgulandığı, söz konusu gereksinimleri karşılamak, hükümlü ve tutuklular, ceza infaz kurumu personeli ile ailelerinin daha fazla yayına erişimlerinin sağlanması amacıyla 29 Mart 2021 tarihinde Bakanlığımız ile

Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında “Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkelerinde Kütüphane Kurulmasına İlişkin

İş Birliği Protokolü”nün imzalandığı, bu kapsamda söz konusu gereksinimleri karşılamak üzere uygun bulunan kampüs ceza infaz kurumları yerleşkelerinde müstakil kütüphane açılmasına yönelik çalışmalar yapıldığı, Protokol kapsamında; Sincan (Ankara) Adalet Halk Kütüphanesi, Bünyan (Kayseri) Adalet Halk

Kütüphanesi, Elazığ Adalet Halk Kütüphanesi, Aliağa (İzmir) Adalet Halk Kütüphanesi, Buca (İzmir)

Adalet Halk Kütüphanesi, Kocaeli Adalet Halk Kütüphanesi, Marmara (İstanbul) Adalet Halk Kütüphanesi ve Adana Adalet Halk Kütüphanesinin faaliyete başladığı, 2.13. Adalet Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında 03.12.2019 tarihinde imzalanan İş Birliği

Protokolü ile ceza infaz kurumlarında yürütülen manevi rehberlik çalışmalarının yeniden düzenlendiği, Protokol ile hükümlü ve tutuklulara yönelik din eğitimi, dini konferans, seminer, Kur’an-ı Kerim kursları ile hafızlık eğitimi, koğuş/oda ziyareti/sohbetleri, hedef kitlelerin manevi ve ahlaki gelişimi için yapılacak her türlü rehberlik faaliyetlerinin yeniden düzenlendiği ve bu faaliyetler için ceza infaz kurumlarında manevi rehberlik birimlerinin açıldığı, 2.14. Sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları kapsamında Türk Kızılay’ı ile iş birliği protokolü bulunduğu, bunun yanı sıra karşılıklı görüşmeler sonucunda oluşturulan yıllık planlar kapsamında da 12-

18 yaş grubu çocuklar, hükümlü/tutuklu kadınlar ve yanlarında kalan çocuklar, engelliler gibi dezavantajlı

gruplar özelinde yabancı dil bilen uzman desteği, anaokulu ve oyun alanlarının geliştirilmesi, çocuk dostu alanlar oluşturulması, görüntülü görüşme ücreti desteği, Kızılay Butik oluşturulması ve çeşitli malzeme ve materyal desteği sağlanması konularında çalışmaların yürütüldüğü,

2.15. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin topluma tekrar kazandırılma faaliyetleri kapsamında psiko-sosyal yardım servisi tarafından, çeşitli psiko-sosyal destek ve müdahale programları bireysel görüşme ve grup çalışmalarının yürütüldüğü, iyileştirme faaliyetleri kapsamında yürütülen bireysel görüşmeler; hükümlü ve tutukluların kendilerini daha iyi tanımalarına, duygu, düşünce ve davranışlarını anlamalarına ve kendilerini geliştirmelerine yardım eden, yaşamsal sorunlar ile baş etme becerisi kazanmalarını hedefleyen, davranışsal ve ruhsal problemlerine müdahale edilebilmesi amaçları ile yüz yüze yapılan terapötik temelli görüşmeler olduğu, bireysel görüşmelerin; psiko-sosyal yardım servisi uzmanın gerekli görmesi, hükümlü ve tutukluların dilekçe ile talepleri veya diğer birimlerin yönlendirmesi durumunda gerçekleştirildiği, grup çalışmalarının ise hükümlü ve tutukluların grup ortamında duygularını, düşüncelerini, beklentilerini, yaşantılarını paylaştıkları, diğer hükümlünün deneyimlerinden yararlanmalarına olanak veren, kendilerine dair farkındalık kazanmalarına yardımcı olan, çeşitli sorunların üstesinden gelmeyi ve kişisel gelişimi sağlamayı amaçlayan, yeniden suç işleme, zarar verme/görme risklerini azaltmayı hedefleyen, en az dört en fazla on altı kişilik gruplar halinde, on iş gününü geçmeyecek aralıklarla, belirli oturumlardan oluşan, 60-90 dakika süren, grup çalışma odalarında iki veya bir uzmanla yürütülen terapötik temelli çalışmalar olduğu, ceza infaz kurumlarında risk değerlendirmesini de içine alan, hükümlülere yönelik tüm çalışmaların bütünsel ve nitelikli yürütülmesine yönelik kapsamlı, ölçmedeğerlendirme ve denetlemeyi de içinde barındıran “Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS)” geliştirildiği, söz konusu sistem risk değerlendirme aracı olan Araştırma-Değerlendirme Formu (ARDEF)

ile bireysel risklerin ve ihtiyaçların değerlendirilmesine, her hükümlü/tutuklunun biyolojik-psikolojik ve sosyal özelliklerini öne çıkaran ve buna uygun yaklaşımların geliştirilmesine, kişiye özel rehabilitasyon programının uygulanmasına olanak sağlandığı, 2.16. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü/tutukluların kuruma kabul edildiği andan salıverilme sürecine kadar risk-ihtiyaç-uygunluk modeli doğrultusunda değerlendirilmesi, oda yerleşiminin bu doğrultuda yapılması, kurum yaşamının planlanması ve ruh sağlığı hizmetlerinin etkin, kanıta dayalı, standart uygulamaları içermesine ilişkin olarak Genel Müdürlük tarafından “Yapılandırılmış Ruhsal

Değerlendirme ve Müdahale Programı (YARDM)” geliştirildiği, YARDM programı kapsamında geliştirilen Ruhsal Sorunlara Bireysel Müdahale Uygulama Rehberi ile ilgili ceza infaz kurumlarında görevli tüm psikolog ve sosyal çalışmacılara yönelik eğitimler düzenlendiği ve ceza infaz kurumlarında en sık karşılaşılan 26 farklı ruhsal ve davranışsal sorun ile ilgili bireysel müdahale programı ile ilgili bilgiler aktarıldığı, 2.17. Ayrıca Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Genel Müdürlüğün lehtarı olduğu

“Değerlendirme, Profil Araçları ve Rehabilitasyon Programlarının Geliştirilmesi Projesi (DEPAR)” kapsamında 15 grup müdahale programı geliştirildiği, farklı suç motivasyonları ve suç davranışları sebebiyle ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler için infaz ve rehabilitasyon süreçlerini birey odaklı hale getirmek, hükümlüleri suç motivasyonlarına uygun sınıflandırmak amacıyla hızlı değerlendirme aracı uygulanmakta olup çıkan ihtiyaçlara göre müdahale programının uygulandığı, hükümlü ve tutukluların kuruma kabulünden tahliyelerine kadar geçen sürede, çeşitli mesleki teknik ve yöntemler kullanılarak psikolojik ve sosyal sorunlarının çözümüne yönelik psiko-sosyal yardım servisi tarafından Adalet

Bakanlığınca belirlenen; Öfke Kontrolü Programı, Sigara Alkol ve Madde Bağımlılığı Programı, Salıverilme Öncesi Mahkum Gelişimi Programı, Önce Düşün Programı, Özel Gözetim ve Denetim

Programı, İntihar ve Kendine Zarar Vermeyi Önleme Konusunda Personelde Farkındalık Yaratma

Programlarının yürütüldüğü, bu programların uygulanmasına dair kurumlarda görevli uzmanlara hizmetiçi eğitim programlarının düzenlendiği, 2.18. Tüm bunların yanı sıra Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine

Dair Yönetmelik’in 25 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, yapılan gözlem, görüşme ve uygulanan risk değerlendirme ölçeği sonuçlarına göre, hükümlünün gelişim değerlendirmesine tabi tutulmamasına da karar verilebildiği, bu durumda hükümlü hakkında gelişim puanlanmasının yapılamadığı,

2.19. Ayrıca, anılan Yönetmelik’in 33/4’üncü fıkrası uyarınca iyi hâl kararı için gerekli olan ve Genel

Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşamayan hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulunca bu durumun mücbir sebeplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ya da hastalık, yaşlılık, personel yetersizliği gibi makul bir nedeni olup olmadığının tespit edildiği, gelişim puanının herhangi bir nedenle kurumsal imkânlardan veyahut personel yetersizliği gibi makul bir nedenden dolayı Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşamadığı tespit edilmesi hâlinde gelişim puanının Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşması şartının aranmadığı, 2.20. Başvuranın Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 14.12.2023 tarihli ve / sayılı, 12.06.2023 tarihli ve / sayılı kararlarına karşı infaz hâkimliğine veya ağır ceza mahkemesine yapmış olduğu herhangi bir şikâyet veya itiraz başvurusunun bulunmadığı, 2.21. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle infaz hâkimliklerine şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, yargı bağımsızlığına sahip hâkim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin veya tavsiye suretiyle müdahale imkânı bulunmadığı, ayrıca iyi hal değerlendirmeleri konusunda Genel Müdürlüğün bir takdir yetkisinin bulunmadığı, yargı denetimine tabi olan somut kararlar hakkında Genel Müdürlüklerince bir değerlendirme yapılmasının da mümkün olmayacağı, 2.22. Gelişim değerlendirme sisteminin geliştirilmesi amacıyla Genel Müdürlük koordinasyonunda çalıştaylar düzenlenmekte olduğu, buna ek olarak yerinde rehberlik ve çevrim içi rehberlik faaliyetleri kapsamında iletilen geri bildirimler doğrultusunda gelişim değerlendirme sistemi revizyon çalışmalarının sürdürüldüğü, 2.23. 5275 sayılı Kanun ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirmesine

Dair Yönetmelik uyarınca, hükümlü hakkındaki gözlem ve gelişim değerlendirmesi yapılması ile ilgili yetkinin idare ve gözlem kurullarına ait olduğu, iyi hâl değerlendirmesi konusunda Genel Müdürlüğün bir takdirinin bulunmadığı, 2.24. 5275 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesi ve buna istinaden hazırlanan Gözlem ve Sınıflandırma

Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik ile ilk kez, ‘iyi hâl’in tanımının yapıldığı, iyi hâlin belirlenmesine dair usul ve esasların düzenlendiği, yeni dönemde hükümlülerin, en geç altı ayda bir ve açık ceza infaz kurumuna ayrılma, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak kalan cezasını infaz etme ile ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilme öncesinde iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirmeye tabi tutulduğu, yapılan bu değerlendirme sonunda ancak “iyi hâlli” olduğuna karar verilen hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna ve denetimli serbestliğe ayrılabilmekte ya da koşullu salıverilmekte olduğu, 2.25. Hükümlünün infaz sürecinde gösterdiği gelişimin; yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal yardım ile güvenlik ve gözetim servisleri tarafından hazırlanan raporlar ile puanlanmakta olduğu, bu değerlendirmede, hükümlünün gösterdiği gelişimin “artı puan”, aldığı disiplin cezalarının “eksi puan” şeklinde değerlendirilerek “gelişim puanının” belirlendiği, diğer taraftan; hükümlülerin, uygulanan risk değerlendirme ölçekleri ile tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında bir risk değerlendirmesine tabi tutulduğu, 2.26. İyi hal değerlendirme sisteminin getirdiği en önemli yeniliklerden birinin de “iyileştirme” (ıslah)

odaklı (dinamik güvenlik) bir infaz sisteminin kurgulanması olduğu, bu sistemin; 5275 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde ifade edilen temel amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak iyileştirmeyi infaz sisteminin merkezine alan bir değerlendirme sistemi olduğu, buna göre hükümlülerin, infaz sisteminin temel amacı olan iyileştirme ve topluma kazandırma çalışmaları sonunda gösterdiği gelişime göre değerlendirildiği, bu amaçla da uygulanan eğitim-öğretim, psiko-sosyal yardım ve destek programları sonunda gösterdiği gelişimin puanlandığı,

2.27. Ayrıca; 5275 sayılı Kanun ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin

Değerlendirmesine Dair Yönetmelik uyarınca, hükümlü hakkındaki gözlem ve gelişim değerlendirmesi yapılması ile ilgili yetkinin idare ve gözlem kurullarına ait olduğu, idare ve gözlem kurullarının verdiği kararlara karşı 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 5 nci maddesi gereğince şikâyet ve itirazların yazılı usul ve esaslar çerçevesinde ilgili mercilere yapılabildiği, 2.28. Yapılan iyi hâl değerlendirmelerinin 5275 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinde ifade edilen kriterlere bağlı değerlendirmeler olmakla birlikte söz konusu idare ve gözlem kurulu değerlendirmelerinde keyfiliğin söz konusu olamayacağı, 2.29. Değerlendirmelerin ve sonucunda alınan kararların Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdiri ile yürürlüğe giren yasa değişikliğinin yerine getirilmesinden ibaret olduğu, herhangi bir Kanun değişikliği olmadığı müddetçe iyi hâlin belirlenmesine dair değerlendirmelerin bu mevzuat doğrultusunda yapılması gerektiğinin değerlendirildiği, Açıklamalarına ve yazı eklerinde ilgili belgelere yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin 3 ve 4’üncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin ilgili kısımlarında; “(1) Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.

(2) Ancak; (…)

c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, (…)

Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3’üncü maddesinde; “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”,

5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6’ncı maddesinin 1’inci ilgili bentlerinde;

“(1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar

kullanılır. Hükümlünün kanun (…) ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.”,

g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun (…) ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.”, 5.3. “İyileştirmede başarı ölçütü” başlıklı 7’nci maddesinde; “ (1) Hapis cezalarının infazında hükümlülerin iyileştirilmeleri amacını güden programların başarısı, elde ettikleri yeni tutum ve becerilerle orantılı olarak ölçülür. Bunun için iyileştirme çabalarına yönelik olarak hükümlünün istekli bulunması teşvik edilir.

(2) Hapis cezasının, kendisinde var olan zararlı etki yapıcı niteliğini mümkün olduğu ölçüde azaltacak biçimde düzenlenecek programlar, usûller, araçlar ve zihniyet doğrultusunda yerine getirilmesi esasına uyulur. İyileştirme araçları hükümlünün sağlığını ve kişiliğine olan saygısını korumasını sağlayacak usûl ve esaslara göre uygulanır.”, 5.4. “Hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi” başlıklı 22’nci maddesinin ilgili kısmında; “ (1) Hükümlülere, kuruma alındıklarında uygulanacak iyileştirme çalışmaları, disiplin suçları ve cezaları, bilgi edinme ve şikâyet yolları, hak ve sorumlulukları gibi konular ile kurumdaki yaşam biçimine uyum sağlamaları için gereken bilgiler, kurum yöneticileri tarafından sözlü olarak anlatılır ve yazılı olarak tebliğ olunur.(…)”, 5.5. “Cezayı çekme, güvenlik ve iyileştirme programına uyma” başlıklı 26’nci maddesinde; “(1) Hükümlü, hapis cezasının yerine getirilmesine katlanma ve bu amaçla düzenlenen infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunmakla yükümlüdür.

(2) Hükümlü, ceza infaz kurumunun güvenlik ve iyileştirme programlarına tam bir uyum göstermekle yükümlüdür. (…)” 5.6. “İyileştirme programlarının belirlenmesi” başlıklı 73’üncü maddesinde; “(1) Hükümlünün geçmişi, suçluluk nedenleri, suç sicili, fizik yeteneği ve ruhsal yapısı, kişisel doğası, arz edebileceği tehlike hâlleri, hapis cezasının süresi, salıverildikten sonraki beklentisi dikkate alınarak, toplumun hukuka uygun hareket eden ve üretken bir üyesi olarak yaşamını sürdürmesini sağlayacak ve bireysel ihtiyaçlarına uygun bir biçimde iyileştirme programları uygulanır. Bu programların hazırlanması ve uygulanması amacıyla ceza infaz kurumlarında eğitim ve psiko-sosyal hizmet servisleri oluşturulur.

(2) Hükümlü, amaca uygun iyileştirme gereklerinin gerçekleştirilebileceği kurumlara veya bölümlere yerleştirilir.”, 5.7. “Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi” başlıklı (Başlığı ile Birlikte

Değişik:14/4/2020-7242/36 md.) 89’uncu maddesinin ilgili fıkralarında; “(1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.

(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu

görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır.”, 6. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun; 6.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinin ilgili kısmında; “(Değişik ikinci fıkra:14/4/2020-7242/1 md.) Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da

Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar.”, 6.2. “İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü” başlıklı 5’inci maddesinde; “Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.

(…)

Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.”, 6.3. “İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar” başlıklı 6’ncı maddesinin ilgili ksıımlarıda; “(Değişik beşinci fıkra:14/4/2020-7242/6 md.) İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.

İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine (…) yapılır. (…)”, 7. 29.03.2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının

Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in “İdare ve gözlem kurulu” başlıklı 22’nci maddesinin ilgili kısmında; “(1) İdare ve gözlem kurulu; kurum müdürünün başkanlığında, gözlem ve sınıflandırmadan sorumlu ikinci müdür, idare memuru, cezaevi tabibi, psikiyatrist, bir psikolog ve psiko-sosyal yardım servisinde görevli diğer unvandan bir personel, öğretmen, infaz ve koruma başmemuru ile kurum müdürü tarafından teknik personel arasından seçilen bir görevliden oluşur.”, 8. 29.12.2020 tarihli ve 31349 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma

Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin ilgili kısımlarında; “(1) Bu Yönetmelikte geçen; (…)

f) Gelişim değerlendirme raporu: Hükümlünün tanınması, davranışlarının değerlendirilerek hakkında uygulanacak rejimin belirlenmesi, kişinin durumuna uygun ceza infaz kurumuna ayrılması,

infazın bireyselleştirilmesi, iyileştirme programlarına katılması, hükümlülük süresi içerisinde davranışlarının izlenmesi ve hükümlü hakkındaki iyi hâl değerlendirmesine dayanak oluşturması amacıyla ceza infaz kurumunda kalma süresi altı aydan fazla olan hükümlüler hakkında düzenlenen ve gelişim puanlamasını içeren belgeyi, i) İyi hâllilik: Hükümlü hakkında ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığına ilişkin olarak yapılacak işlemlerde; katıldığı eğitim-öğretim ve iyileştirme programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, aldığı ödüller ve disiplin cezaları dikkate alınmak suretiyle idare ve gözlem kurulunca yapılan ve iyileşme düzeyini gösteren değerlendirmeyi, j) İyileştirme: Hükümlülerin, ceza infaz kurumuna girişinden salıverilmesine kadar geçen süre içerisinde, bedensel ve zihinsel sağlıklarını sürdürmeleri veya bunlara yeniden kavuşmaları için gerekli önlemlerin alınması, suçluluk duygusundan arınması, kişisel ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacıyla uygulanacak, eğitim-öğretim, sağlık, psiko-sosyal hizmetler ile meslek edindirme, bireyselleştirilme ile toplum yaşamıyla uyumlaşmasını ve geliştirilmesini sağlayacak programların tümüyle; hükümlüde, kanunlara saygılı olarak yaşama düşünce ve duygusunun yerleşmesi, ailesine ve topluma karşı sorumluluk geliştirmesi, toplum yaşamına uyması, geçimini sağlayabilmesi konularında uygulanacak rejim, önlem ve yöntemleri, (…)

ifade eder.”, 8.2. “İdare ve gözlem kurulunun görevleri” başlıklı 14’üncü maddesinin ilgili kısımlarında; “ (1) İdare ve gözlem kurulu; mevzuatta verilen diğer görevlerinin yanında hükümlünün kademeli

olarak toplumla bütünleştirilmesi ile ilgili aşağıda sayılan görevleri yapar:

e) 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca bütün hükümlüler hakkındaki ara değerlendirmeleri en geç altı ayda bir yapar.” 8.3. “Kurulun inceleme ve değerlendirme esasları” başlıklı 16’ncı maddesinde; “(1) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda; ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında; idare ve gözlem kurulu tarafından, iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere bir değerlendirmeye tabi tutulur.

(2) Yapılan değerlendirmede; infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı eğitim-öğretim, psiko-sosyal yardım ve destek programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, yükümlülüklerine riayeti, kurum güvenlik ve düzenine katkısı, aldığı disiplin cezaları ve ödüller dikkate alınır.

(3) Bulunduğu ceza infaz kurumunda kalacağı süre, altı aydan fazla olan hükümlüler hakkında yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal yardım ile güvenlik ve gözetim servislerince “gelişim değerlendirme raporu” düzenlenir. (…).

(…)

(5) İdare ve gözlem kurulu; hükümlü hakkındaki değerlendirmesini yaparken, gözlem değerlendirme ve gelişim değerlendirme raporları, risk değerlendirme raporu ile infaz dosyalarındaki tüm bilgi ve belgelere göre karar verir. Kurullar bu değerlendirme sırasında talebi üzerine veya re’sen hükümlü ile mülakat yapabilir.”, 8.4. “Kurul kararları” başlıklı 17’nci maddesinin 1’inci fıkrasında; “(1) Kurul kararları gerekçeli olarak yazılır; karara karşı başvuru yolu, mercii, süresi ve şekli kararda açıkça belirtilir.”, 8.5. “İyileştirme programları” başlıklı 25’inci maddesinin 5’inci fıkrasında; “Hükümlü, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmeliğin 67 nci maddesi uyarınca iyileştirme programlarına tam bir uyum göstermekle yükümlüdür.

Hükümlünün belirlenen programlara katılımı ve gelişimi takip edilerek altı ayda bir değerlendirilir. İlgili servislerce hazırlanan gözlem değerlendirme veya gelişim değerlendirme raporları, idare ve gözlem kurulu tarafından yapılan değerlendirmelere esas teşkil eder.”, 8.6. “Gelişim değerlendirme sistemi” başlıklı 31’inci maddesinde; “(1) Hükmün infazına başlanması ile birlikte, ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içerisindeki tutum ve davranışları, kurum düzeni ve güvenliğine katkısı, yükümlülüklerini yerine getirmesi ile yürütülen iyileştirme ve topluma kazandırma programlarına katılımı sonucunda hükümlünün gösterdiği gelişim ölçülerek puanlanır. Bu amaçla hükümlülerin; a) Katıldıkları eğitim-öğretim faaliyetleri, psiko-sosyal yardım programları, destekleyici programlar ile infaz sürecindeki tutum ve davranışları “artı puan”, b) Aldığı disiplin cezaları “eksi puan”, şeklinde puanlanarak iyi hâl değerlendirmesine esas “gelişim puanı” belirlenir.

(2) Puanlama; yönetim servisi, eğitim ve öğretim servisi, psiko-sosyal yardım servisi ile güvenlik ve gözetim servisi tarafından yapılır.

(3) Hangi tutum ve davranışlara ne kadar puan verileceği, ölçme ve değerlendirme kriterleri, değerlendirmeye esas eşik puanlar, değerlendirme raporlarının şekli, kullanılacak program ve formlar ile puanlama sonucuna göre yapılacak değerlendirmenin başlayacağı tarih Genel Müdürlükçe belirlenir.” 8.7. “Gelişim puanlaması” başlıklı 32’nci maddesinde; “(1) Hükümlü her değerlendirme dönemi içerisinde gözlemlenir, iyileştirme planına göre gelişimi ve gözlemler UYAP’ın ilgili bölümlerine kaydedilir.

(2) Hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulunca altı ayda bir yapılacak değerlendirme öncesinde, UYAP’a kaydedilen bilgiler ve dönem içerisinde yapılan gözlemler dikkate alınarak gelişim değerlendirme raporları hazırlanır.

(3) Gelişim değerlendirme raporlarında hükümlünün infaz sürecindeki tutum ve davranışları ile iyileştirme planına göre gösterdiği gelişim puanlanır ve servis puanı bulunur.

(4) İki suret olarak düzenlenen gelişim değerlendirme raporunun bir sureti serviste muhafaza edilir, bir sureti işlemin ikmali için idare ve gözlem kurulu sekretaryasına gönderilir.

(5) Yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal, güvenlik ve gözetim servislerince verilen servis puanları toplamının değerlendirme raporu sayısına bölümü ile dönem puanı hesaplanır. İdare ve gözlem kurulu sekretaryası tarafından hazırlanan dönem puanı icmal tablosu ilgilinin gözlem ve değerlendirme dosyasında saklanır.

(…)

(9) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve gelişim puanı Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşan ve erken iyileşme gösterdiği kanaatine varılan iyi halli hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulu tarafından, kapalı ceza infaz kurumunda kalması gereken toplam sürenin onda birine kadar daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma kararı verilebilir. (…)”, 8.8. “Gelişimi puanlama esasları” başlıklı 33’üncü maddesinin 4’üncü fıkrasında; “(4) İyi hâl kararı için gerekli olan ve Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşamayan hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulunca bir araştırma yapılarak; bu durumun mücbir sebeplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ya da hastalık, yaşlılık, personel yetersizliği gibi makul bir nedeni olup olmadığı belirlenir. Makul bir nedenin bulunması durumunda, hükümlüye verilen gelişim puanının Genel

Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşması şartı aranmaz. Bu hükümlü hakkında, mevzuatta aranan diğer iyi hâl kriterlerine göre değerlendirme yapılır.”, 8.9. “Gözlem değerlendirme ve gelişim değerlendirme raporları” başlıklı 34’üncü maddesinde; “(1) Hükümlülerin, gözlem sonucu gönderildikleri çocuk eğitimevleri ile açık ceza infaz kurumları dâhil tüm ceza infaz kurumlarında ilgili servislerce gözlem değerlendirme raporları ile en geç altı ayda bir gelişim değerlendirme raporlarının düzenlenmesine devam edilir. Bu değerlendirme raporları, gözlem ve değerlendirme dosyasında muhafaza edilir.

(2) Bu amaçla; a) Yönetim servisi gözlem değerlendirme raporu ile gelişim değerlendirme raporu, iyileştirmeden sorumlu ikinci müdür tarafından, b) Eğitim ve öğretim servisi gözlem değerlendirme raporu ile gelişim değerlendirme raporu, öğretmen tarafından, c) Psiko-sosyal yardım servisi gözlem değerlendirme raporu ile gelişim değerlendirme raporu, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog veya çocuk gelişimi uzmanı tarafından, ç) Güvenlik ve gözetim servisi gözlem değerlendirme raporu ile gelişim değerlendirme raporu, sorumlu infaz ve koruma başmemuru tarafından, Genel Müdürlükçe belirlenen formata uygun olarak düzenlenir.”, 8.10. “Kararlara karşı başvuru” başlıklı 39’uncu maddesinde; “(1) İlgililer, ceza infaz kurumu idaresi ile idare ve gözlem kurulunun bu Yönetmelikte belirtilen kararlarına karşı, 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanununun 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı usul ve esaslar çerçevesinde şikâyet ve itirazda bulunabilir.”, 9. 28.03.2013 tarihli ve 28601 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in (Yönetmelik); 9.1. “Ön incelemenin yapılması” başlıklı 19’uncu maddesinin ilgili kısımlarında; “(1) Şikâyet başvurusu, inceleme ve araştırmaya geçilmeden önce ön incelemeye tabi tutulur. Ön incelemede şikâyet başvurusu; a) Kurumun görev alanına girip girmediği,

(…)

yönlerinden incelenir.”, 9.2. “Ön inceleme üzerine yapılacak işlemler ve verilecek kararlar” başlıklı 20’nci maddesinin ilgili kısımlarında; “(1) Şikâyet başvurusunun, (e) bendi hariç olmak üzere 19 uncu maddede yer alan şartlardan herhangi birini taşımaması hâlinde incelenemezlik kararı verilir. Bu karar, şikâyetçiye tebliğ edilir ve tebliğ ile birlikte durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden tekrar işlemeye başlar.

(…)

(6) Ön inceleme şartlarının bulunmadığının sonradan anlaşılması hâlinde de incelenemezlik veya gönderme kararı verilir.”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin

“Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 11. Başvuran özetle; Kurum İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca hakkında verilen dönem değerlendirme kararlarında hukuka aykırılıklar olduğunu ve ayrıca genel olarak da gelişim puanlaması sisteminde eksiklikler bulunduğunu iddia ve ifade ederek söz konusu hususların Kurumumuzca tespitini ve buna dair gerekli tedbirlerin alınması hususunda Kurumumuzca tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.

12. Ülkemizde, ceza adalet sistemi içerisinde gerçekleştirilen yargılamalar sonucunda verilen kararların, ilgili mevzuata göre kesinleşmesi sonucunda yerine getirilmesine dair usul ve esaslar 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nda yer almaktadır.

13. Anılan Kanun’da infazın temel amacı; öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak olarak belirlenmiştir.

14. Çağdaş ceza infaz sisteminin temel amacı hükümlülerin iyileştirilmesi ve topluma yeniden kazandırılması olarak kabul edildiğinden, bu amacın daha etkin şekilde gerçekleştirilmesine imkân tanıyabilecek yeni kurum ve uygulamalar zaman içerisinde infaz rejimini düzenleyen kurallar içerisine alınabilmekte; böylelikle ceza infaz rejimi, mevcut rejimin uygulanmasıyla alınan geribildirimler ve yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde elde edilen bulgular ile devamlı geliştirilmeye açık bir rejim olmaktadır.

15. Bu çerçevede, 5275 sayılı Kanun’un -mevcut haliyle hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesine ilişkin düzenlemeleri içeren- 89’uncu maddesinde de 14.04.2020 tarihinde kabul edilen

7242 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesiyle değişiklik yapılmış ve değişiklik öncesinde yalnızca koşullu

salıverilme bakımından iyi halin belirlenmesi esas alınmış iken, hükümlülerin infazın tüm aşamalarında tutum ve davranışlarının iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere değerlendirilmesi ve buna göre belirli hak ve imkânlardan faydalanabilmeleri öngörülmüştür.

16. Yapılan bu değişiklik uyarınca hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi

niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.

17. Yapılacak değerlendirmede; infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitimöğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldıkları sertifikalar, kitap okuma alışkanlıkları, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işledikleri suçtan dolayı duyduğu pişmanlıkları, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumları ve aldıkları disiplin cezaları dikkate alınmaktadır.

18. 5275 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinde yapılan bu değişikliklere istinaden hazırlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik ise 29.12.2020 tarihli ve 31349 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 1 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe konulmuştur.

19. Anılan Yönetmelik’te, 5275 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesi ışığında, ilk kez iyi hallilik kavramı tanımlanmış ve gelişim değerlendirme sisteminin temel yapısına dair düzenlemelere yer verilmiştir.

20. Buna göre; hükmün infazına başlanması ile birlikte, hükümlünün; ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içerisindeki tutum ve davranışları, kurum düzeni ve güvenliğine katkısı, yükümlülüklerini yerine getirmesi ile yürütülen iyileştirme ve topluma kazandırma programlarına katılımı sonucunda gösterdiği gelişim ölçülerek puanlanmaktadır. Bu amaçla, hükümlülerin; katıldıkları eğitim-öğretim faaliyetleri, psiko-sosyal yardım programları, destekleyici programlar ile infaz sürecindeki tutum ve davranışları “artı puan”, aldığı disiplin cezaları “eksi puan” şeklinde puanlanarak iyi hâl değerlendirmesine esas gelişim puanı belirlenmektedir. Bu puanlamalar; yönetim servisi, eğitim ve öğretim servisi, psikososyal yardım servisi ile güvenlik ve gözetim servisi tarafından yapılmaktadır. Hangi tutum ve davranışlara ne kadar puan verileceği, ölçme ve değerlendirme kriterleri, değerlendirmeye esas eşik puanlar, değerlendirme raporlarının şekli, kullanılacak program ve formlar ile puanlama sonucuna göre yapılacak değerlendirmenin başlayacağı tarihin ise Genel Müdürlükçe belirlenmesi öngörülmüştür.

21. Yönetmelik’te gelişim puanlamalarına yönelik olarak ise; hükümlünün, her değerlendirme dönemi içerisinde gözlemlenmesi ve iyileştirme planına göre gelişiminin ve yapılan gözlemlerin UYAP’ın ilgili bölümlerine kaydedilmesi öngörülmüştür. Böylece, hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulunca altı ayda bir yapılacak değerlendirme öncesinde, UYAP’a kaydedilen bilgiler ve dönem içerisinde yapılan gözlemler dikkate alınarak gelişim değerlendirme raporları hazırlanmaktadır. Gelişim değerlendirme raporlarında hükümlünün infaz sürecindeki tutum ve davranışları ile iyileştirme planına göre gösterdiği gelişim puanlanarak servis puanı bulunmakta ve yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal, güvenlik ve gözetim servislerince verilen servis puanları toplamının değerlendirme raporu sayısına bölümü ile hükümlünün dönem puanı hesaplanmaktadır.

22. Hükümlünün gelişim puanı; açık ceza infaz kurumuna ve denetimli serbestliğe ayrılma aşamasında yapılan iyi hâl değerlendirmesi ile koşullu salıverilmesi amacıyla yapılan iyi hâl değerlendirmesinde iyi hâl kriteri olarak esas alınmakta olup; gelişim puanı Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanın altında olan hükümlü hakkında; açık ceza infaz kurumuna ayrılma, kalan cezasını denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz etme, ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilme, işlemlerine yönelik iyi hâl kararı verilmeyeceği Yönetmelik’te açık şekilde hükme bağlanmıştır.

23. Bununla birlikte, Yönetmelik’in 33/4’üncü fıkrasına göre; iyi hâl kararı için gerekli olan ve Genel

Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşamayan hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulunca bir araştırma yapılarak; bu durumun mücbir sebeplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ya da hastalık, yaşlılık, personel yetersizliği gibi makul bir nedeni olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Makul bir nedenin varlığı

halinde ise, hükümlüye verilen gelişim puanının Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşması şartı aranmamakta; bu hükümlü hakkında, mevzuatta aranan diğer iyi hâl kriterlerine göre değerlendirme yapılmaktadır.

24. 5275 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesiyle iyi halin belirlenmesine esas değerlendirmeleri yapma yetkisi verilen idare ve gözlem kurulu, ara değerlendirme dönemleri sonunda gözlem ve değerlendirme dosyasındaki bilgi ve belgeler ile dönem puanını esas alarak değerlendirme yapmakta; kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve gelişim puanı Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşan ve erken iyileşme gösterdiği kanaatine varılan iyi halli hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulu tarafından, kapalı ceza infaz kurumunda kalması gereken toplam sürenin onda birine kadar daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma kararı verilebilmektedir.

25. Yönetmelik’e göre idare ve gözlem kurulu; hükümlü hakkındaki değerlendirmesini yaparken, gözlem değerlendirme ve gelişim değerlendirme raporları, risk değerlendirme raporu ile infaz dosyalarındaki tüm bilgi ve belgelere göre karar vermekte ve bu değerlendirme sırasında talebi üzerine veya re’sen hükümlü ile mülakat yapabilmektedir. Kurul kararlarının gerekçeli olarak yazılması; karara karşı başvuru yolu, mercii, süresi ve şeklinin kararda açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, idare ve gözlem kurulu kararının hükümlüye tebliğ edilen nüshasında ismi yazılmaksızın sekretaryada görevli bir personelin ıslak imzası yer alacağı, kurul başkanı, kurul üyeleri, sekretarya personeli ile raporları hazırlayan görevlilerin adı, soyadı, sicil ve unvan bilgilerinin yer almayacağı öngörülmüştür.

26. Yukarıda genel itibarıyla yer verilmeye çalışıldığı üzere, 5275 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinde yapılan değişiklikle geçilen yeni dönemle, 5275 sayılı Kanun’da öngörülen infazın temel amacının gerçekleştirilmesine yönelik iyileştirme müessesesinin merkeze alındığı ve hükümlünün iyi halinin değerlendirilmesinde tüm ceza infaz kurumlarınca ortak olarak dikkate alınacak temel unsurların belirlendiği görülmektedir.

27. Başvuranın işbu başvuru dosyasına konu şikâyetleri özetle; puanlama öncesinde yeterli bir bilgilendirmenin yapılmadığı, puantaj cetvellerinin uygun olmadığı, verilen puanların kararlarda yazılmadığı, kurumca düzenlenmeyen faaliyetlerden puan kırıldığı, verilen puanlara dair somut gerekçelerin yer almadığı ve değerlendirmelerin yapıldığı puantaj cetvellerinin ilgililerine verilmediği hususlarına dairdir.

28. Bu noktada ayrıca belirtilmelidir ki başvuran, hem hakkında verilen dönem değerlendirme kararlarına hem de genel olarak gelişim puanlama sistemine ilişkin şikâyetlerde bulunmaktadır.

29. Yukarıda da ifade edildiği üzere, hükümlüler hakkında iyi halin belirlenmesine esas değerlendirmeleri yapma yetkisi 5275 sayılı Kanun ile idare ve gözlem kurullarına verilmiştir. Ceza infaz sisteminin doğası gereği, ceza infaz kurumları, hükümlü hakkındaki bilgilere ilk elden sahip olmaktadır.

Nitekim hükümlünün kurumdaki tutum ve davranışları ceza infaz kurumu personeli tarafından doğrudan gözleme konu olabilmekte; hükümlünün infaz dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler idare ve gözlem kurullarının değerlendirilmesine hazır edilmekte ve kurullar, hükümlülerle bu değerlendirme sırasında mülakat da yapabilmektedir. Hiyerarşik makam konumunda bulunan Genel Müdürlükçe de iyi hal değerlendirmeleri konusunda bir takdir yetkilerinin bulunmadığı, yargı denetimine tabi olan somut kararlar hakkında Genel Müdürlükçe bir değerlendirme yapılmasının da mümkün olmayacağı belirtilmektedir.

30. Bilindiği üzere İnfaz Hâkimlikleri, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulmuştur.

31. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 5’inci maddesi, infaz hâkimliğine şikayet ve usulünü düzenlemekte olup buna göre; ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilmektedir. Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmamakla birlikte infaz hâkiminin, giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilme yetkisi bulunmaktadır. Kanun’un 6’ncı maddesine göre ise, infaz hâkimi, şikâyet başvurusu üzerine duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar vermekte; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilmekte ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilmekte; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili

Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü almaktadır. Öte yandan, infaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütmekte ve kararını vermektedir. İnfaz hâkiminin kararlarına karşı ise şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilmektedir.

32. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in 39’uncu maddesinde de, idare ve gözlem kurullarının bu Yönetmelik’te belirtilen kararlarına karşı 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 5 ve 6’ncı maddelerinde yazılı usul ve esaslar çerçevesinde şikâyet ve itirazda bulunabileceği belirtilmiştir.

33. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ve ilgili mevzuat çerçevesinde başvuranın hakkında verilen dönem değerlendirme kararına itirazları ele alındığında; 5275 sayılı Kanun ile hükümlülerin iyi halin belirlenmesine esas olmak üzere değerlendirilmelerinde idare ve gözlem kurullarına yetki verildiği, Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in 39’uncu maddesinde idare ve gözlem kurullarının bu kararlarına karşı 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 5 ve 6’ncı maddelerinde belirtilen yazılı usul ve esaslar çerçevesinde şikayet ve itiraz yoluna gidilebileceğinin belirtildiği, infaz hakimliklerinin ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak üzere kurulan ihtisas hakimlikleri olduğu, ilgili Kanun’la hükümlü ve tutukluların şikayetlerinin hızlıca ele alınmasının amaçlandığı (Kanun’un 6’ncı maddesinde şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkiminin bir hafta içinde karar vereceği belirtilmektedir.), infaz hakimlerinin; gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapma, ilgilerden bilgi ve belge isteme, Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütme, Cumhuriyet savcısının yazılı görüşünü alma ve giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilme gibi yetkilerinin bulunduğu hususları birlikte ele alındığında, Kurumumuza şikayet edilen söz konusu dönem değerlendirme kararları üzerinde karar verme yetkisinin, işlemin yapıldığı veya faaliyetin gerçekleştiği ceza infaz kurumunun bulunduğu yer infaz hâkimliğinde olduğu kanaatine varıldığından, açıklanan gerekçelerle Kurumun görev alanına girmediği değerlendirilen başvurunun bu bölümünün, işbu Kararın (4) ve (9)’uncu paragraflarında yer verilen mevzuat uyarınca, Kurumumuzca incelenmesine imkan bulunmamaktadır.

34. Öte yandan, başvuranın -genel olarak- gelişim puanlama sistemine ilişkin; (1) puanlama öncesinde yeterli bilgilendirme yapılmaması, (2) puantaj cetvellerinin uygun olmaması ve kurumca düzenlenmeyen

faaliyetlerden puan kırılması, (3) verilen puanların kararlarda gösterilmemesi ve somut gerekçelere dayandırılmaması ile değerlendirme yapılan puantaj cetvellerinin ilgilisine verilmemesi iddialarına dayanan başkaca şikâyetleri de bulunmakta olup başvuranın gelişim puanlama sistemine dair söz konusu şikâyetleri aşağıda yer verilen başlıklarda gruplandırılarak inceleme konusu edilmiştir.

A. Puanlama Öncesinde Yeterli Bilgilendirmenin Yapılmadığı İddiasına Yönelik İnceleme 35. 5275 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinde; hükümlülere, kuruma alındıklarında uygulanacak iyileştirme çalışmaları, disiplin suçları ve cezaları, bilgi edinme ve şikâyet yolları, hak ve sorumlulukları gibi konular ile kurumdaki yaşam biçimine uyum sağlamaları için gereken bilgilerin, kurum yöneticileri tarafından sözlü olarak anlatılacağı ve yazılı olarak tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.

36. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararı Ekinin “Bilgilendirme” başlıklı 30.1’, 30.2 ve 30.3’üncü maddelerinde; kuruma kabulde ve daha sonra gereken sıklıkta, tüm mahpusların anlayacakları bir dilde cezaevi disiplinini sağlayan düzenlemeler ile cezaevindeki hakları ve yükümlülükleri hakkında yazılı ve sözlü olarak bilgilendirilmesi, kendilerine verilen bilgilerin yazılı bir nüshasını muhafaza etmelerine izin verilmesi ve mahpusların kendileriyle ilgili tüm yasal işlemler konusunda bilgilendirilmesi gerektiği belirtilmektedir.

37. Genel Müdürlükten alınan cevabi yazıda; Genel Müdürlüğün 29.12.2020 tarihli yazısı ile “İyi hâl değerlendirmelerinin; 01.01.2021 tarihi itibarıyla, 5275 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesi ile Gözlem ve

Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelikte belirtilenen usul ve esaslara göre yapılacağı konusunda EK-13 formun kurumda bulunan tüm tutuklu ve hükümlülere tebliğ edilmesi, zaman içerisinde kuruma kabul edilen hükümlü ve tutuklulara bu tebliğin yapılması ve tebliğtebellüğ belgelerinin dosyalarında muhafaza edilmesi,” hususunun tüm teşkilata duyurulduğu, bu kapsamda, anılan Kuruma kabulü yapılan tüm hükümlülere iyi hal yönetmeliği ile ilgili olarak gerekli tebliğ işleminin yapıldığı, ayrıca her pazartesi günü “Hükümlünün değerlendirilmesi ve iyi halin belirlenmesi” konulu videonun yayımlandığı, yine, hükümlülerin iyi hal değerlendirmesine ilişkin olarak Kurum idare ve gözlem kuruluna yazmış oldukları bilgi talepli dilekçelerine geri dönüş yapılarak gerekli bilgilendirmenin yapıldığı belirtilmektedir.

38. Genel Müdürlükçe Kurumumuza iletilmesiyle incelenen söz konusu EK-13 formunun; iyi hal değerlendirme sistemiyle ilgili mevzuat hükümlerinden, bu sistemin anlaşılmasına elverişli bilgileri açık, anlaşılır, detaylı ve kapsamlı şekilde içerdiği, her bir servis tarafından yapılacak gelişim puanlaması için

Genel Müdürlükçe belirlenen kriterlerin tamamının söz konusu formda yer aldığı, ayrıca söz konusu formda

“İyi hal değerlendirme sistemi ve iyileştirme programlarına katılma yükümlülüğüm ile ilgili bilgilendirmeyi okudum, anladım. Bilgilendirme evrakının bir sureti tarafıma verildi.” şeklinde bir açıklamanın da yer aldığı görülmüştür.

39. Belirtilen bu hususlar dikkate alındığında; Genel Müdürlüğün iyi hal değerlendirme sistemi ve ayrıca gelişim puanlamasında dikkate alınan kriterler hakkında hükümlülerin bilgilendirilmesi adına gerekli çalışmaları yürüttüğü, yapılan çalışmaların bu amacı karşılamak için elverişli araçlar olduğu, dolayısıyla iyi hal değerlendirme sisteminde hükümlünün bilgilendirilmesi hususuna yönelik Genel Müdürlük tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, başvuranın gelişim puanlama sistemine ilişkin söz konusu şikâyetinin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği, öte yandan, söz konusu bilgilendirmenin yapılmadığı veya bu yöndeki bilgi taleplerine olumlu cevap verilmediği yönündeki şikâyetlerin ise ilgili ceza infaz kurumuna muhatap başkaca bir şikâyetin konusu olacağı, somut başvuru dosyasında ise başvuranın bu yöndeki şikâyetlerini genel ve soyut mahiyette ileri

sürdüğü ve dosyasına buna ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belge sunmadığı anlaşılmış olup başvuran özelindeki söz konusu şikâyetin şu haliyle dayanaktan yoksun kaldığı ve ayrıca bir inceleme gerektirmediği değerlendirilmiştir.

B. Puantaj Cetvellerinin Uygun Olmadığı ve Kurumca Düzenlenmeyen Faaliyetlerden Puan

Kırıldığı İddiasına Yönelik İnceleme 40. Yukarıda yer verildiği üzere, gelişim puanlanmalarında ilgili mevzuat uyarınca, hükümlülerin infaz sürecindeki tutum ve davranışları ile iyileştirme planına göre gösterdiği gelişim puanlanmaktadır. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in 31’inci maddesinde hangi tutum ve davranışlara ne kadar puan verileceğinin ve ölçme ve değerlendirme kriterlerinin Genel Müdürlükçe belirleneceği hükme bağlanmış olup Genel Müdürlükten alınan cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinden ise bu hususa yönelik 50 (elli) değerlendirme kriterinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

41. 5275 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinde, cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanakların kullanılacağı belirtilmiş; 26’ncı maddesinde ise hükümlüye, düzenlenen infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunma ve kurumlarca hazırlanan iyileştirme programlarına tam bir uyum gösterme yükümlülüğü yüklenmiştir.

42. 5275 sayılı Kanun’un sistematiğine bakıldığında; Kanun’un “İyileştirme” başlıklı Dördüncü

Kısmının “Bireyselleştirme” ve “Eğitim” başlıklı iki bölümden oluşturulduğu, Gözlem ve Sınıflandırma

Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in “İyileştirme” başlıklı Beşinci

Bölümünün ise “iyileştirme programları”, “eğitim ve öğretim programları”, “psiko-sosyal yardım programları”, “destek programları” ve “çalışma” başlıklı maddelerden oluşturulduğu görülmektedir.

43. Yönetmelik’in söz konusu maddelerinde özetle, iyileştirme ve bireyselleştirmenin eğitim-öğretim servisi ile psiko-sosyal yardım servislerince yürütüleceği belirtilmiş ve her bir program içerisinde ne tür çalışmalar yürütüleceğine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

44. Genel Müdürlükçe Kurumumuzca iletilen cevabi yazıdan anlaşıldığı üzere, hükümlülerin iyileştirilmesi ve topluma kazandırılmaları amacı kapsamında bugüne dek pek çok tür ve kapsamda faaliyetin gerçekleştirildiği, farklı kurumlarla işbirliği protokolleri yapıldığı (bkz. para. 2.10 – 2.17), gelişim değerlendirme sisteminin geliştirilmesi amacıyla Genel Müdürlük koordinasyonunda çalıştaylar düzenlenmekte olduğu, buna ek olarak da yerinde rehberlik ve çevrim içi rehberlik faaliyetleri kapsamında iletilen geri bildirimler doğrultusunda gelişim değerlendirme sistemi revizyon çalışmalarının sürdürüldüğü anlaşılmıştır.

45. Genel Müdürlükçe belirlenen kriterler çerçevesinde ilgili servislerce doldurulacak gelişim değerlendirme raporlarının örnekleri Kurumumuza iletilmiş olup ilgili formlarda yer alan kriterlerin incelenmesinden, bu kriterlerin; hükümlülerin infaz sürecindeki tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi, kurallara uyumları, aldıkları disiplin cezaları, çeşitli faaliyetlere katılımları ve katılıma yönelik çaba ve isteklilikleri, toplumla bütünleşmeye ne ölçüde hazır oldukları, yürütülen iyileştirme faaliyetleri ile topluma kazandırma faaliyetlerine katılımları neticesinde tutum ve davranış değişikliklerinin bulunup bulunmadığı gibi hususların ölçülmesine yönelik olduğu, bu yönüyle, belirlenen kriterlerin 5275 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinde yer verilen düzenlemenin ruhuna uygun ve amacı gerçekleştirmeye elverişli olduğu ve bu itibarla başvuranın puantaj cetvellerinin uygun olmadığına yönelik şikâyetinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

46. Öte yandan, mevcut gelişim puanlama sisteminde çeşitli kurs ve faaliyetlere katılıma yönelik bir talep yoğunluğu yaşanabileceği göz önüne alındığında, ceza infaz kurumlarının fiziki imkânları, mevcutları ve personel sayısı vb. ölçüsünde bu taleplerin tümünün aynı anda karşılanması mümkün olamayabilecekse de gerek kurumlarca düzenlenen ancak talep yoğunluğu nedeniyle hükümlünün katılım gösteremediği faaliyetler bakımından gerekse de kurumca düzenlenmemiş olması nedeniyle hükümlünün katılım gösteremediği haller bakımından hem hükümlünün hak kaybı yaşamaması hem de gelişim değerlendirme sisteminin etkin ve verimli şekilde sürdürülmesi adına gerekli tedbirlerin alınmasının önem arz ettiği değerlendirilmektedir.

47. Nitekim Genel Müdürlük tarafından da bu hususların dikkate alınarak 29.12.2020 tarihli yazı ile ilgili servislerin çalışma planının revize edilmesi, faaliyet alanlarının sayısının arttırılması, yeterince personel görevlendirmesi yapılması gibi hususların tüm ceza infaz kurumlarına duyurulduğu, yine Genel

Müdürlüğün 18.11.2021 tarihli yazısının incelenmesinden; hükümlülerin iyileştirme programlarına ve etkinliklere katılım taleplerinin adil şekilde karşılanabilmesi adına kriterler belirlendiği, gerektiğinde ceza infaz kurumunun özel koşulları da dikkate alınarak bu değerlendirme kriterlerinin idare ve gözlem kurullarınca özelleştirilmesinin, çeşitli faaliyetlere katılıma ilişkin çaba ve istekliliğin de değerlendirme raporlarında değerlendirildiği dikkate alınarak, karşılanamayan söz konusu taleplerin puanlamada mutlaka değerlendirilmesi hususunun tüm ceza infaz kurumlarına duyurulduğu anlaşılmaktadır.

48. Ayrıca Genel Müdürlüğün cevabi yazısında; hükümlülerin bireysel özellikleri nedeniyle haklarında puanlama yapılması mümkün olmayan kriterler hakkında “uygulanamaz” şeklinde değerlendirme dışı bırakma seçeneğinin mevcut olduğu, “uygulanamaz” olarak değerlendirilen kriterlere ait puanların hükümlünün gelişim göstermesi beklenen başka bir kritere aktarılmasının sağlandığı, puanlama sistemi ile değerlendirme kriterleri içerisinde yer alan bazı kriterler hakkında “Uygulanabilir/Uygulanamaz” seçimi yapılabildiği belirtilmektedir.

49. Yukarıdan bu yana yer verilen açıklamalar ve ilgili mevzuat birlikte ele alındığında; Genel

Müdürlükçe, hükümlülerin iyileştirme programlarına ve etkinliklere katılım taleplerinin adil şekilde karşılanabilmesine yönelik süreç içerisinde birtakım tedbirlerin alındığı ve hükümlünün bireysel özellikleri nedeniyle hakkında puanlama yapılması mümkün olmayan kriterler bakımından gelişim göstermesi beklenen başka bir kritere puanının aktarılmasının sağlandığı görülse de söz konusu tedbirlerin genel itibarıyla, ceza infaz kurumlarınca yürütülen ve hükümlünün katılım talebi olmasına karşın katılamadığı hususlara yönelik ve hükümlünün bireysel özellikleri nedeniyle puanlanamadığı hususlara ilişkin olduğu kanaatine varıldığı, yapılan incelemeler neticesinde; ceza infaz kurumunca yapılmayan program ve etkinliklere katılım sağlanamaması halinde hükümlünün ilgili kriter bazındaki puanlamasının nasıl yapılacağı hususunda Kurumumuzca açık bir tespite varılamadığı, ancak hükümlünün faaliyetlere, kurumca düzenlenmemiş olması nedeniyle katılım sağlayamamasından kaynaklı olarak puan alamamasının/puanının kırılmasının uygulamada hakkaniyetsiz sonuçlara yol açabileceği değerlendirilmiş olup sonuç olarak; Genel Müdürlükçe halihazırda sürdürüldüğü anlaşılan gelişim değerlendirme sistemi revizyon çalışmaları kapsamında, ceza infaz kurumlarınca düzenlenmeyen program ve etkinliklere katılım sağlayamamaları halinde hükümlülerin hak kaybı yaşamaması adına tedbirler alınmasına ve tüm ceza infaz kurumlarında bu hususta uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik çalışma yapılması hususunda İdareye tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmiştir.

C. Verilen Puanların Kararlarda Gösterilmediği ve Somut Gerekçelere Dayandırılmadığı ile

Değerlendirme Yapılan Puantaj Cetvellerinin İlgilisine Verilmediği İddialarına Yönelik İnceleme

50. Yukarıda belirtildiği üzere, ilgili mevzuatla hükümlülerin her değerlendirme dönemi içerisinde gözlemleneceği; iyileştirme planına göre gelişimlerinin ve gözlemlerin UYAP’ın ilgili bölümlerine kaydedileceği, hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulunca altı ayda bir yapılacak değerlendirme öncesinde, UYAP’a kaydedilen bilgiler ve dönem içerisinde yapılan gözlemler dikkate alınarak gelişim değerlendirme raporlarının hazırlanacağı hükme bağlanmıştır. İdare ve gözlem kurulu hükümlü hakkındaki değerlendirmesini yaparken ise gözlem değerlendirme ve gelişim değerlendirme raporları, risk değerlendirme raporu ile infaz dosyalarındaki tüm bilgi ve belgelere göre karar vermektedir. Söz konusu kurul kararlarının gerekçeli olarak yazılması, karara karşı başvuru yolu, mercii, süresi ve şeklinin kararda açıkça belirtilmesi hüküm altına alınmıştır.

51. İlgili mevzuatın incelenmesinden, gelişim değerlendirme raporlarında her bir kriter bakımından yapılan puanlamaların ve bu puanların gerekçelerinin kurulca verilecek kararlarda yer almasının öngörülmediği anlaşılmaktadır.

52. Kurumumuza iletilen cevabi yazıdan, Genel Müdürlüğün 12.01.2022 tarihli yazısıyla; gelişim değerlendirme raporlarında yer alan servis puanlarının karara yazılmamasının, kararlara yalnızca idare ve gözlem kurulu bürosu tarafından hesaplanan dönem ya da gelişim puanlarının yazılması hususunun tüm ceza infaz kurumlarına duyurulduğu anlaşılmaktadır.

53. Bununla birlikte, Genel Müdürlük tarafından, gelişim değerlendirme raporunda puanlama yapılırken verilen puanı izah eden kısa bir açıklamanın tüm puanlar için girilmesi hususunda tüm ceza infaz kurumlarına duyuru yapıldığı ve söz konusu dönem değerlendirme kararlarına binaen infaz hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunulması halinde, kararlar ile servis raporlarının tüm ekleri ile birlikte infaz hâkimliğine iletildiğini, alınan kararların denetime açık hale getirildiğini ve dönem değerlendirme kararlarının açıklamalı olarak ilgilisine tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

54. Mevcut iyi hal değerlendirme sisteminde hükümlülerin (gelişim puanlamasına tabi tutulmasına karar verilenler dışında) en geç altı ayda bir dönem değerlendirmesine tabi tutulduğu, ilgili mevzuat uyarınca dönem değerlendirme kararlarının gerekçeli yazılması gerekmekle birlikte, hükümlüler hakkında yapılan tüm gelişim puanlamalarının ait oldukları kriterler bazında ve her bir puan için somut gerekçelendirme yapılarak yazılmasının idareye oldukça büyük külfet yükleyeceği ve mevcut sistemin işleyişinde aksamalara neden olabileceği, ancak gelişim değerlendirme raporlarında verilen puanları izah eden kısa açıklamaların yapıldığı ve böylelikle verilen puanların denetlenebilirliğinin sağlandığı anlaşıldığından, açıklanan gerekçelerle başvuranın söz konusu şikâyetinin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği değerlendirilmektedir.

55. Başvuranın, değerlendirmelerin yapıldığı raporların ilgilisine verilmediği iddialarına yönelik olarak yapılan incelemede ise; Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair

Yönetmelik’te idare ve gözlem kurulu kararının hükümlüye tebliğ edilen nüshasında ismi yazılmaksızın sekretaryada görevli bir personelin ıslak imzasının yer alacağı, kurul başkanı, kurul üyeleri, sekretarya personeli ile raporları hazırlayan görevlilerin adı, soyadı, sicil ve unvan bilgilerinin yer almayacağının belirtildiği ve gelişim değerlendirme raporlarının ilgililerine verileceğine dair bir hükmün yer almadığı görülmektedir.

56. Genel Müdürlüğün cevabi yazısında bu hususa ilişkin olarak, bu raporların ilgilisine direkt olarak verilmesi durumunda, servis görevlilerine karşı tutum geliştirilmesi ihtimali göz önünde bulundurulduğunda birtakım güvenlik sorununun oluşabileceğinin belirtildiği görülmektedir.

57. Avrupa İşkencenin ve İnsanlıkdışı veya Onurkırıcı Muamelenin veya Cezanın Önlenmesi Komitesi (CPT) personel ve mahkûm ilişkilerine özel önem vermekte olup mahkûmlar ve personel arasında çatışmaya dayalı değil, yapıcı ilişkilerin kurulmasını desteklemenin, herhangi bir cezaevi ortamının doğasında olan gerilimin azalmasını sağlayacağını, mahkûmlarla olumlu ilişkiler kurulmasının bu mesleğin temel özelliği olarak görülmesi gerektiğini ve cezaevi personeli ve mahkûmlar arasında yapıcı ve olumlu ilişkilerin oluşmasının kontrol ve güvenliği artıracağını belirtmektedir (CPT/Inf (92)3-part2, Hapsedilme, 2. Genel Rapor’dan Alıntı; CPT/Inf (2001)16-part Hapsedilmeye ilişkin CPT standartlarındaki gelişmeler 11. Genel Rapor’dan Alıntı).

58. Başvuranın söz konusu iddiasına yönelik yapılan inceleme neticesinde; ceza infaz kurumlarında personel-mahkum ilişkilerinin olumlu şekilde sürdürülmesinin kurumun düzeni ve güvenliği bakımından önem taşıdığı, hükümlülere söz konusu raporların doğrudan verilmesi halinde servis görevlilerine karşı olumsuz bir tutum geliştirilmesi olasılığı göz önüne alındığında bu durumun birtakım güvenlik sorunlarına yol açabileceği ve iyileştirme ve topluma kazandırma çalışmalarının etkin ve verimli sürdürülmesini de olumsuz etkileyebileceği, hükümlülerin, hâlihazırda, hangi kriterler bazında puanlamaya tabi tutuldukları konusunda bilgilendirildikleri ve ilgili servislerce verilen servis puanları toplamının değerlendirme raporu sayısına bölümü ile hesaplanan dönem puanlarının dönem değerlendirme kararlarında da yer aldığı dikkate alındığında bu hususa dair mevcut işleyişte hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmış ve başvuranın bu yöndeki şikâyetlerinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 59. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdare tarafından herhangi bir iyi yönetim ilkesine aykırı davranıldığına ilişkin bir tespite ulaşılamamıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

60. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup anılan Kanun’un 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde BAŞVURUNUN; Dönem değerlendirme kararlarına yönelik itirazlara ilişkin bölümünün, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar kapsamında kaldığı değerlendirilerek Kurumun görev alanına girmediği tespitiyle 6328 sayılı Kanun’un 5’nci maddesi ile Yönetmelik’in 20’nci maddesi uyarınca İNCELENMEMESİNE, Gelişim puanlama sistemine ilişkin genel şikâyetleri içeren bölümünün ise KISMEN KABULÜ KISMEN

REDDİNE;

Başvuranın; puanlama öncesinde yeterli bilgilendirme yapılmadığı, puantaj cetvellerinin uygun olmadığı, verilen puanların kararlarda gösterilmediği ve somut gerekçelere dayandırılmadığı ile değerlendirme yapılan puantaj cetvellerinin ilgilisine verilmediği yönündeki şikâyetlerinin yerinde olmadığı değerlendirildiğinden REDDİNE, Diğer yandan, Genel Müdürlükçe halihazırda sürdürüldüğü anlaşılan gelişim değerlendirme sistemi revizyon çalışmaları kapsamında, ceza infaz kurumlarınca düzenlenmeyen program ve etkinliklere katılım sağlayamamaları halinde hükümlülerin hak kaybı yaşamaması adına tedbirler alınmasına ve tüm ceza infaz kurumlarında bu hususta uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik çalışma yapılması hususunda

ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi