|
ÖZET: Bu karar, ceza infaz kurumuna başvuran bir hükümlünün, kabulü sırasında eşyalarının kaydının yapılmadığı, eşyalarının parça parça verildiği ve darp edildiği iddialarını içeren şikayetlerini incelemektedir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, infazın amacını hem suçun karşılığını uygulamak hem de hükümlüyü topluma kazandırmak olarak belirlemektedir. Başvuranın iddiaları, idare tarafından yapılan incelemelerle değerlendirildiğinde, eşyalarının kaydının yapıldığı, Covid-19 tedbirleri gereği eşyalarının belirli bir süre bekletildiği ve darp iddialarının ise herhangi bir hekim raporu ile desteklenmediği anlaşılmıştır.
İdare, başvuranın şikayetlerini yanıtlayarak, tüm işlemlerin ilgili mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini belirtmiş ve başvuranın iddialarının mesnetsiz olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talepleri reddedilmiş ve idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu karar, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaların hukuka uygunluğunu ve hükümlülerin haklarının korunmasını sağlamaya yönelik bir içtihat oluşturma niteliği taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/13823-S.21.22174
BAŞVURU NO : 2021/7441
KARAR TARİHİ : 27/09/2021
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuran, ceza infaz kurumunda yaşamış olduğu cebir iddiasını da
BAŞVURUNUN KONUSU :
içeren birden fazla mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir
BAŞVURU TARİHİ : 08/04/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran özetle; Kuruma kabulü sırasında eşyasının kaydının yapılmadığı, eşyasının kendisine parça parça verildiği ve çoğu eşyasının verilmediği, ayrıca kuruma kabulünün ardından darp edildiği, kötü muameleye maruz kaldığı, 04/01/2021 tarihinde Diyarbakır
Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben 2 adet iadeli taahhütlü mektup gönderdiği ancak defalarca talep etmesine rağmen söz konusu mektupların gönderildiğine dair kendisine herhangi bir belge verilmediği, anılan Kuruma geldiğinde yanında bulunan televizyonun arızalı olduğu, söz konusu arızanın giderilmesi için kurum idaresine talepte bulunduğu, kendisinden çok yüksek ücret talep edildiği, bu nedenle yaptıramadığı, sonrasında kurum kantininden yeni televizyon satın aldığı, söz konusu televizyonun da garanti belgesinin talep etmesine rağmen kendisine verilmediğini belirterek; mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 05/02/2021 tarihli ve sayılı Gönderme Kararı üzerine Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 19/04/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Yapılan araştırma ve inceleme sonucunda; başvuranın Bakırköy/Metris 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken 17/02/2020 tarihinde hâlen hükümlü olarak barındırıldığı
Diyarbakır 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil olarak geldiği,
2.2 Ceza infaz kurumlarına nakil gelen tüm hükümlü ve tutukluların üst ve eşya aramalarının, 29 Mart 2020
tarihli ve 31083 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in “Kuruma alınma ve kayıt işlemleri”
başlıklı 55 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve “Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım” başlıklı 34 üncü maddesinde yer alan hükümlerine göre yapıldığı,
2.3 Başvuranın da üst ve eşya aramalarının anılan mevzuat hükümleri uyarınca yerine getirildiği, ayrıca adı
geçenin yanında bulunan eşyasının arama işlemlerinin Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca yapıldığı ve işlemlerin tamamlanmasıyla birlikte kendisine teslim edildiği,
2.4 5275 sayılı Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz
kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi uygulama yapılmasının söz konusu olmadığı, görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği, bu hususta şikâyeti olan hükümlü ve tutuklu şikâyetlerinin derhal ilgili mercilere iletilerek gerekli görülmesi halinde ilgili personel hakkında adlî ve idarî soruşturma başlatıldığı,
2.5 Bu kapsamda, adı geçenin anılan Kuruma kabulü esnasında ve sonrasında darp edildiği iddialarının
mesnetsiz olduğu, darp edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı,
2.6 Hükümlü/tutuklulara gelen ve hükümlü/tutukluların göndermek istedikleri mektupların, 5275 sayılı
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 68/3 maddesinde, “Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.” hükmü uyarınca incelendiği, inceleme sonucu sakıncalı görülmeyen mektupların herhangi bir gecikme olmaksızın ilgilisine teslim edildiği veya gönderildiği,
2.7 Ayrıca, tutuklu/hükümlülerin resmî mercilere denetime tabi olmaksızın ileti gönderebildiği, bahse konu
ceza infaz kurumunda bulunan tüm hükümlü ve tutukluların yazmış olduğu dilekçelerin göndermek istedikleri yere gerekli kontrollerin yapılmasının ardından ivedilikle gönderildiği, talepte bulunmaları halinde dilekçelerinin gönderildiğine dair dilekçe çıkış numaralarının verildiği,
2.8 Buna göre, adı geçenin 2 adet taahhütlü ve 1 adet iadeli taahhütlü mektup gönderdiği, gönderdiği
mektuplara ait barkod numaralarının kurum idaresince kendisine bildirildiği, ayrıca yine kurum idaresince adı geçenin kurum/kuruluşlara gönderdiği dilekçelerinin de takibini yapabilmesi için söz konusu dilekçelerinin çıkış numaralarının da kendisine bildirildiği,
2.9 Diğer taraftan, adı geçenin kurum idaresine televizyonunun bozulduğunu ve kurum kantini aracılığıyla
tamir ettirmek istediğini bildirdiği, talebi üzerine kurum idaresince servis yetkilileriyle irtibata geçildiği ve yetkili servis tarafından televizyonun yapılan incelemesi sonucunda tamir edilebilmesi için yapılacak işlemlere ve ücretine ilişkin verilen bilginin adı geçene kurum personeli tarafından iletildiği ancak adı geçenin ücreti kabul etmeyerek tamir edilmesini kabul etmediği ve kurum kantininden ücreti karşılığında yeni bir televizyon satın aldığı, söz konusu televizyona ait garanti belgesi, kullanım kılavuzu gibi belgelerin kendisine teslim edildiği,
2.10 Bahse konu başvuruda geçen iddialara ilişkin olarak, ceza infaz kurumu idaresi ve görevli personelin
görevleri yönünden herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı, yapılan işlem ve uygulamaların ilgili mevzuat gereğince yerine getirildiği,
2.11 Bu kapsamda, 22/03/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile
başvurucuya bilgi verildiği belirtilmiştir.
3. Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından gönderilen 31/03/2021 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;
3.1 Başvuranın, Bakırköy/Metris 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 17/02/2020 tarihinde
Kuruma nakil olarak geldiği, hükümlünün Kurum personelleri tarafından teslim alınarak “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun yedinci bölüm ceza infaz kurumlarında düzen ve güvenlik başlıklı 5. Bölümün 34/1 maddesinin c fıkrasına” uygun mevzuat çerçevesinde üst araması yapılarak Kurum kayıtlarına alındığı,
3.2 Ceza İnfaz Kurumuna ilk kabulü esnasında hükümlüye ait olan eşyaların verilmediği iddiasına ilişkin
olarak; Covid-19 tedbirleri kapsamında Sağlık Bakanlığı Bilimsel Dayanışma Kurulunun tavsiye kararları göz önüne alınarak hükümlü ve tutukluların yanında getirdiği eşyaların veya kargodan gelen eşyaların, Covid-19 tedbirleri çerçevesinde 14 günlük bekleme süresinden sonra Ceza İnfaz Kurumlarında
Bulundurulabilecek Eşya Yönetmeliği kapsamında kendilerine verilmek suretiyle kurum emanet eşya biriminde muhafaza edildiği ve 14 günlük bekleme süresi dolduktan sonra yönetmelik kapsamınca uygun olanlarının verildiği ve ayrıca UYAP sistemine kaydının yapıldığı, verilmeyen eşyaların da (elektronik, kitap, defter, mektup vb.) incelenmek üzere ilgili birimlere sevkinin yapılarak kayıt altına alındığı, ilgili birimler tarafından İncelenen eşyaların yasaklı olup olmadığına bakıldıktan sonra teslim-tesellüm ile hükümlüye teslim edildiği, ekte eşya teslim-tesellüm evraklarının bulunduğu,
3.3 Mektuplarının gönderilmediği iddiasına ilişkin olarak; Ceza İnfaz Kurumu tarafından Diyarbakır İnfaz
Hakimliğine gönderdiği taahhütlü mektubunun Barkot numarasıyla 05/01/2021 tarihinde gönderildiği, Zonguldak Ereğli adresinde oturan annesi ‘ e gönderdiği taahhütlü mektubunun Barkot numarasıyla 11/01/2021 tarihinde gönderildiği, Kamu Denetçiliği
Kurumuna yazdığı iadeli taahhütlü mektubunun Barkot numarasıyla 28/01/2021 tarihinde gönderildiği, ayrıca Kurum Müdürüne hitaben yazdığı mektubunun da Kurum Müdürüne teslim edildiği, 09/03/2021 tarihinde annesi ‘e gönderdiği mektubun sakıncalı görüldüğü, sakıncalı görülen mektubun kararı alınarak adı geçene tebliğ edildiği, adı geçenin sakıncalı mektup kararına itiraz ettiği ve itirazı Diyarbakır İnfaz Hakimliğine gönderildiği, Başvuranın, mektuplarının gönderilmediği iddiasının gerçekliği yansıtmadığı, Kurum Mektup Okuma Komisyonu tarafından sakıncalı görülmediği sürece bütün mektuplarının zamanında eksiksiz bir şekilde işlemlerinin yapıldığı,
3.4 Ceza infaz kurumunda barındırılacak tüm hükümlü ve tutuklulara dil, din ırk, ya da suç ayrımı
yapılmadan mevzuata uygun olarak, insan onuruna saygı kuralları çerçevesinde davranıldığı, kurumun tüm uygulamalarının mevzuat çerçevesinde yerine getirildiği, hiçbir hükümlü/tutukluya keyfi uygulamaların ve baskı yapılmasının mümkün olamayacağı, dilekçede yer alan iddiaların gerçekliği yansıtmadığı, asılsız ve mesnetsiz olduğu, amaçlarının kurumu ve kurum görevlilerini karalama ve yıpratmaya yönelik olduğu, Kurumdaki tüm uygulamaların mevzuat çerçevesinde yerine getirildiği, yapılan tüm işlemler ile ilgili olarak teslim tesellüm belgeleri, mektup gönderme evrakları, hükümlü bilgi cetveli ve ilgili tüm evrakları yazı ekinde sunulduğu belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
4.1 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,
özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”;
4.2 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesinde; “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir…”, 6. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler
Bütünü”nün “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19. maddesinde “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
8.1 “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin
infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”,
8.2 “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili
bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:.. c)
Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, yönetmelik ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır…”,
8.3 “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesinde;“ Yüksek güvenlikli kapalı
ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308),
e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir…”
8.4 “Kuruma alınma ve kayıt işlemleri” başlıklı 21. maddesinde; “Haklarında kesinleşmiş hapis cezasını
içeren mahkûmiyet ve ödenmeyen adlî para cezalarının hapse çevrilmesine ilişkin karar bulunanlar, Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emriyle ceza infaz kurumuna gönderilirler. Üstleri ve eşyaları arandıktan sonra kabul odalarına konulur ve hekim muayenesinden sonra kuruma yerleştirme işlemleri yapılır. Ceza infaz kurumuna alınan hükümlülerin adı ve soyadı, işledikleri suç, cezalarının türü ve süresi, mahkûmiyet ilâmının tarih ve numarası ve infaza başlandığı gün “hükümlü defteri”ne kayıt olunur. Bu defterdeki sıra numarası, hükümlünün numarasını oluşturur. Tanıya yönelik olarak hükümlülerin parmak ve avuç içi izleri alınır, fotoğrafları çekilir, kan grupları, vücutlarının dış özellikleri ve ölçüleri belirlenir.
Kayıt altına alınan söz konusu bilgiler hükümlünün kişisel dosyasında veya elektronik ortamda saklanır.
Bu bilgiler, Kanunun zorunlu kıldığı hâller dışında hiçbir kurum ve kişiye verilemez.”
8.5 “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27. maddesinde; “Hükümlü, sağlığının korunması
ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır. Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”
8.6 “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35. maddesinde; “Kapalı ceza
infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.”
8.7 “Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı” başlıklı
67. maddesinde; “Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir. Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz. Kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak, Adalet
Bakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebilir. Bu haklar, tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.”
8.8 “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68. maddesinde;
“Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (Ek cümle:17/6/20217328/7 md.) Hükümlü, usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilir. Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise
gönderilmez. Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.) Bu iletiler, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabilir. (Ek:17/6/2021-7328/7 md.) Kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülere gelen veya bu hükümlüler tarafından gönderilen mektup, faks ve telgraflar dijital olarak kaydedilebilir veya fiziki olarak saklanabilir. Bunlar, amacı dışında kullanılamaz, kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz, herhangi bir soruşturma veya kovuşturmaya konu edilmemiş ise en geç bir yıl sonunda silinir veya imha edilir. Silme veya imha işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir. Bu fıkra hükmü dördüncü fıkra bakımından uygulanmaz.”
8.9 “Hükümlüye dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakkı” başlıklı 69. maddesinde; “Kapalı
ceza infaz kurumlarındaki hükümlü, iki ayda bir kez, ayrıca dinî bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkına sahiptir. Çocuk ve altmış beş yaşını tamamlamış hükümlüler ile beraberinde çocuğu bulunan kadın hükümlüler, idare ve gözlem kurulu tarafından alınacak karar doğrultusunda belirtilen zaman dilimi dışında da hediye kabul edebilir. Bunun esas ve usulleri yönetmelikle belirlenir.” 9. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi
İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;
9.1 “Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım” başlıklı 34. maddesinde; “Kurumlarda, oda ve eklentilerinde,
hükümlünün üst ve eşyasında habersiz olarak her zaman arama yapılabilir. Kurumun tamamında her ay bir kez mutlaka arama yapılır. Oda ve eklentilerinde yapılacak aramalarda bir hükümlü hazır bulundurulur. Hükümlünün üzerinde, kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin varlığı ve kurum en üst amirinin gerekli görmesi hâlinde, çıplak olarak veya beden çukurlarında aşağıda belirtilen usullere göre arama yapılabilir: a) Çıplak arama, hükümlünün utanma duygusunu ihlâl etmeyecek şekilde ve kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir. b) Arama sırasında önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarttırılır, bedenin alt kısmındaki giysiler üst kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarttırılır. Bu giysiler de mutlaka aranır. c)
Çıplak arama sırasında bedene dokunulmaması için gerekli özen gösterilir. Aranan kişinin beden çukurlarında bir şeyin bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin bulunması hâlinde öncelikle, hükümlüden madde veya eşyanın kendisi tarafından çıkartılması istenir, aksi hâlde bunun zor kullanılarak gerçekleştirileceği bildirilir. Beden çukurlarındaki arama, cezaevi tabibi tarafından yerine getirilir. ç)
Çıplak olarak arama, mümkün olan en kısa süre içinde bitirilir. Beden ve üst aramaları aynı cinsiyetten güvenlik ve gözetim görevlileri tarafından yapılır. Aramalar, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri veya kolluk kuvvetleriyle ya da diğer kamu görevlilerince ortaklaşa gerçekleştirilebilir. Kurum en üst amiri, Cumhuriyet başsavcısına bilgi vermek suretiyle önceden hazırlanan olağanüstü hâl planlarına göre kurumun fiziksel özelliği ve mevcudunu değerlendirerek, yılda en az iki kez olmak üzere uygun gördüğü zamanlarda diğer kamu görevlilerinin katılımıyla; isyan, firar, yangın ve benzeri olaylara karşı tatbikat yaptırır. Sayımlar, 10 uncu maddede belirtilen görevliler tarafından, dörtlü vardiya hizmetinin uygulandığı kurumlarda sabah, akşam ve gece olmak üzere günde üç kez, diğer vardiya hizmetlerinin uygulandığı kurumlarda ise her vardiya değişiminde yapılır. İdare tarafından uygun görülmesi durumunda, her zaman sayım yapılabilir. Olağanüstü durumlarda, kurum en üst amirinin talebi, Cumhuriyet başsavcısının oluru ile dış güvenlik görevlileri sayımlara katılabilir. Sayımlar, yatma planları da göz önünde bulundurularak odalarda yapılır. Sayımın yapılış şekli, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek biçimde odada bulunan hükümlülerin sayısı dikkate alınarak idare tarafından belirlenir. Arama ve sayımlar sırasında insan
onuruna saygı esastır. Elektronik ortamda sayım gerçekleştirilen kurumlarda Bakanlıkça belirlenecek esaslar uygulanır.”
9.2 “Kuruma alınma ve kayıt işlemleri” başlıklı 55. maddesinde; “Haklarında kesinleşmiş hapis cezasını
içeren mahkûmiyet ve ödenmeyen adlî para cezalarının hapse çevrilmesine ilişkin karar bulunanlar, Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emriyle kuruma gönderilir. (2) Kuruma alınan hükümlülerin adı ve soyadı, işledikleri suç, cezalarının türü ve süresi, mahkûmiyet ilâmının tarih ve numarası ve infaza başlandığı gün hükümlü kayıt defterine kayıt olunur. Bu defterdeki sıra numarası, hükümlünün numarasını oluşturur. (3) Tanıya yönelik olarak hükümlülerin parmak ve avuç içi izleri alınır, fotoğrafları çekilir, kan grupları, vücutlarının dış özellikleri ve ölçüleri belirlenir. Bu amaçla, gerektiğinde teknik ve tıbbi konularda, Cumhuriyet başsavcılığının talebi ile dış güvenlik görevlileri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarından yardım alınabilir. a) Kayıt altına alınan bu bilgiler, hükümlünün kişisel dosyasında veya elektronik ortamda saklanır. Bu bilgiler, kanunların zorunlu kıldığı hâller dışında hiçbir kurum ve kişiye verilemez. Talep hâlinde, bilgi veya kayıtların verilip verilmeyeceği Cumhuriyet başsavcılığınca değerlendirilir ve yerine getirilir. b) Firar veya asayiş olaylarının önlenmesi amacıyla hükümlülerin; kimlik bilgileri, fotoğrafı, kişisel veya fiziksel özelliklerine ait bilgiler aynı kurumda görevli dış güvenlik görevlileri ile bu görevlilerin bağlı bulunduğu kuruma verilebilir. Ancak bu durumda verilen bilgiler amaç
dışında kullanılamaz. (4) Hükümlüler hakkında üst ve eşyası arandıktan sonra aşağıdaki işlemler yapılır:
a) Kuruma gelen her hükümlü kabul odasına alınır. Bu süre içerisinde hükümlünün kuruma uyumuna yönelik yardım yapılarak, gerekli olan bilgiler sözlü ve yazılı olarak kendisine bildirilir. Kabul odasına alınan hükümlü burada en çok üç gün kalır. b) Kabul odasında geçen süre içerisinde cezaevi tabibi tarafından muayeneleri yapılır ve muayene sonucu sağlık fişine kaydolunur. c) Muayene sonucunda, kurumda tedavisi mümkün olmayan veya bulaşıcı bir hastalığı veya cezasının infazına engel herhangi bir maluliyeti olduğu tespit edilenler, kurum en üst amiri tarafından derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. ç) Kabul odasında bulunan hükümlülerin okuma, yazma ve öğrenim durumları öğretmen tarafından belirlenir. d) Hükümlülerin bir meslek ve sanatı olup olmadığı, var ise seviyesi, atölye şefi tarafından belirlenir. e) Psiko-sosyal yardım servisi görevlileri tarafından hükümlüye ilişkin ilk bilgiler alınır. f) Her hükümlünün odaya gönderilmeden önce yıkanması sağlanır. g) Her hükümlüye kurumunda çekilmiş fotoğrafı bulunan bir “hükümlü kimlik belgesi” verilir. (5) Kabul odasındaki işlemler bitirildikten sonra hükümlü, suç grubuna uygun odaya yerleştirilir.”
9.3 “Hükümlünün kişisel eşyasının korunması” başlıklı 59. maddesinde; “Hükümlünün beraberinde
getirmiş olduğu eşya ve elbiseler temizlendikten sonra bir paket yapılır ve ambar memuruna teslim edilir.
Ambar memuru, gelen eşyaya ilişkin gerekli kayıt işlemlerine yapar ve buna ilişkin kaydın bir örneği hükümlüye verilir, birisi eşya paketi üzerine iliştirilir, diğeri de kurum kayıtlarında muhafaza edilir.”
9.4 “Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı” başlıklı
75. maddesinde; “Hükümlü, kurumlarda merkezi yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir. Merkezi yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz. Kapalı ve açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde ancak eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak Bakanlığın uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın kuruma alınmasına izin verilebilir. Bu haklar, idare ve gözlem kurulu kararı ile tehlikeli hükümlü oldukları saptananlar veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir. İşlediği suçun nitelik ve işleniş biçimi göz önüne alındığında, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan, kurumdaki tutum ve
/
davranışlarıyla, suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülerin, idare ve gözlem kurulu kararıyla televizyon yayınlarını izlemesine ve bilgisayar ile internetten yararlanmasına izin verilmez.”,
9.5 “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 76. maddesinde;
“Hükümlü, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez. Hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. Ancak hükümlünün savunması için avukatına gönderilen mektup, faks veya telgraflar 72 nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen hâllerin gerçekleşmesi hâlinde, bu gönderiler hakkında da 72 nci maddenin üç ilâ dokuzuncu fıkralarında belirtilen esas ve usuller uygulanır.”
9.6 “Dışarıdan gönderilen hediyeleri kabul etme hakkı” başlıklı 77. maddesinde; “Kapalı kurumlardaki
hükümlü, mensup olduğu dinin bayram günlerinde, yılbaşında ve nüfus kaydında belirtilen doğum günlerinde dışardan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan hediyeyi, aşağıda belirtilen esaslar dahilinde kabul etme hakkına sahiptir: a) Hükümlü, hediye olarak ancak kitap veya giyim eşyası kabul edebilir. b) Hediye, ziyaretçi tarafından verilebileceği gibi posta veya kargo yolu ile de gönderilebilir. c) Gönderilen eşya, güvenlik kontrolünden geçirilir. ç) Kurumlarda bu amaçla “Hediye
Kayıt Defteri” tutulur. Bu defterde; 1) Hediye olarak gönderilen eşyanın nitelikleri ve miktarı, 2) Hediyenin kuruma gönderiliş, geliş ve hükümlüye teslim tarihleri, 3) Hediyeyi gönderenin, alıcının veya getirenin kimlik bilgileri, posta veya kargo yoluyla gelmediyse getirenin imzası, 4) Hediyenin hükümlü tarafından teslim alındığına ve teslim edildiğine dair hükümlü ve görevli memurun imzası, bulunur. Kişi, kurum veya kuruluşlar tarafından hükümlülere dağıtılmak üzere dışarıdan toplu olarak getirilen veya gönderilen hediyelerin dağıtımında Cumhuriyet başsavcılığının izni aranır. Bir kişiden aynı tarih için bir kez hediye kabul edilebilir. Kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara, durumlarına uygun gıda maddesi, ihtiyaca uygun eşya ile kuruma girmesi yasak olan eşyaların oyuncakları hariç olmak üzere diğer oyuncaklar hediye olarak gönderilebilir veya verilebilir. Hediye edilecek eşyanın tahmini değeri hükümlülerin haftalık olarak yanlarında bulundurabilecekleri ve Bakanlıkça genelge ile belirlenen miktardan fazla olamaz. Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde barındırılan hükümlülere gönderilecek hediyelerin cins ve miktarı, kurum müdürü tarafından belirlenir.” 10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesinde; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’,
10.1 “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde; “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler,
mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; ceza infaz kurumuna yönelik birden fazla şikayet dile getirerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
13. 5275 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” ifadeleriyle ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaca değinilmiş olup bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir yandan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflerken; diğer yandan da, bireyi topluma kazandırarak sosyal barışın sağlanmasına çabalamaktadır. Dolayısıyla infaz rejimini, sadece suç faillerini cezalandırma ve onları toplumdan tecrit etmeye dönük bir uygulama olarak görmek mümkün değildir. Aksine hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli faydadır.
14. Somut olayda; İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
14.1 Başvuranın, Kuruma kabulü sırasında eşyasının kaydının yapılmadığı, eşyasının kendisine
parça parça verildiği ve çoğu eşyasının verilmediği, ayrıca kuruma kabulünün ardından darp edildiği, kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin olarak;
14.1.1 5275 sayılı Kanun ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Yönetmelik uyarınca; ceza infaz kurumuna gönderilen hükümlülerin üstleri, eşyaları arandıktan sonra kabul odalarına konulup, hekim muayenesinden sonra kuruma yerleştirme işlemlerinin yapılacağı, hükümlünün beraberinde getirmiş olduğu eşya ve elbiseler temizlendikten sonra bir paket yapılarak ambar memuruna teslim edileceği, ambar memurunun, gelen eşyaya ilişkin gerekli kayıt işlemlerini yapıp, buna ilişkin kaydın bir örneğini hükümlüye vererek, birisini eşya paketi üzerine iliştirip, diğerini de kurum kayıtlarında muhafaza edeceği ve hükümlünün, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uyması gerektiği düzenleme altına alınmıştır.
14.1.2 Başvuranın, Bakırköy/Metris 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, Diyarbakır 1 Nolu
Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna geldiği, Kuruma teslimi sırasında üst aramasının yapıldığı ve eşyalarının 18/12/2020 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı, Covid-19 tedbirleri kapsamında eşyalarının Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya Yönetmeliği kapsamında daha sonra kendilerine verilmek suretiyle kurum emanet eşya biriminde muhafaza edildiği ve 14 günlük bekleme süresi dolduktan sonra yönetmelik kapsamınca uygun olanlarının eşya teslim makbuzu hazırlanarak verildiği, UYAP sistemine kaydının yapıldığı, verilmeyen eşyaların da (elektronik, kitap, defter, mektup vb.)
incelenmek üzere ilgili birimlere sevkinin yapılarak kayıt altına alındığı, ilgili birimler tarafından İncelenen eşyaların yasaklı olup olmadığına bakıldıktan sonra teslim-tesellüm ile hükümlüye teslim edildiği, bu kapsamda başvurana ait kazak, kapri, yelek, arızalı semaver, televizyon, semaver, battaniye ve plastik masanın depoya alındığı,
14.1.3 Başvuranın, darp ve kötü muameleye maruz kaldığı iddiası hakkında herhangi bir hekim raporu ve
şikayetin bulunmaması nedeniyle iddiaların yakınma mahiyetinde kaldığı, Ceza ve Tevkifevlerinden gelen
cevabi yazıda da; 5275 sayılı Kanun’un 2 ve 3. maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi uygulama yapılmasının söz konusu olmadığı, görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği, bu hususta şikâyeti olan hükümlü ve tutuklu şikâyetlerinin derhal ilgili mercilere iletebildiği, gerekli görülmesi halinde ilgili personel hakkında adlî ve idarî soruşturma başlatıldığı, bu kapsamda, başvuranın anılan Kuruma kabulü esnasında ve sonrasında darp edildiği iddialarının mesnetsiz olduğu, darp edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığının belirtildiği dikkate alındığında başvuranın söz konusu iddiasına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir tespit yapılamamıştır.
14.2 Başvuranın, 04/01/2021 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben 2 adet iadeli
taahhütlü mektup ve kantin fişi gönderdiği ancak defalarca talep etmesine rağmen söz konusu mektupların gönderildiğine dair kendisine herhangi bir belge verilmediği, iddiasına ilişkin olarak;
14.2.1 5275 sayılı Kanun ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Yönetmelik uyarınca; hükümlünün kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, bunlar hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği, hükümlünün resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderdiği mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı düzenlenmiştir.
14.2.2 Başvuranın, 01/01/2021- 31/01/2021 tarihli Tarih ve Türüne Göre Giden Mektup Raporu
incelendiğinde; Diyarbakır İnfaz Hakimliğine gönderdiği taahhütlü mektubunun aynı gün
Barkot numarasıyla 05/01/2021 tarihinde gönderildiği, Zonguldak Ereğli adresinde oturan annesine gönderdiği taahhütlü mektubunun Barkot numarasıyla aynı gün 11/01/2021 tarihinde gönderildiği, Kamu Denetçiliği Kurumuna yazdığı iadeli taahhütlü mektubunun
Barkot numarasıyla aynı gün 28/01/2021 tarihinde gönderildiği, 01/03/2021- 23/03/2021 tarihli Tarih ve Türüne Göre Giden Mektup Raporu incelendiğinde; Kurum Müdürüne hitaben yazdığı mektubunun aynı gün 19/03/2021 tarihinde Kurum Müdürüne teslim edildiği, 09/03/2021 tarihinde annesine gönderdiği iadeli taahhütlü hakkında Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 09/03/2021 tarihinde sakıncalı mektup değerlendirme kararı alınarak mektubun sakıncalı görüldüğü, kararın başvurana tebliğ edildiği, başvuranın da sakıncalı mektup kararına itiraz ettiği ve itirazın Diyarbakır İnfaz Hakimliğine gönderildiği anlaşılmıştır.
14.2.3 Ceza ve Tevkifevlerinden gelen cevabi yazıda; başvuranın, 2 adet taahhütlü ve 1 adet iadeli taahhütlü
mektup gönderdiği, gönderdiği mektuplara ait barkod numaralarının kurum idaresince kendisine bildirildiği, ayrıca yine kurum idaresince başvuranın kurum/kuruluşlara gönderdiği dilekçelerinin de takibini yapabilmesi için söz konusu dilekçelerinin çıkış numaralarının da kendisine bildirildiğinin belirtildiği ve Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 29/01/2021 tarihli arama tutanağında da müdürlüğe ibraz edilmemiş katlı vaziyette 4 adet kantin istem fişi tespit edildiği ve söz konusu kantin fişlerinin neden ibraz edilmediği sorulduğunda; başvuranın, “siz benim dosyamı okumadınız galiba, ben buraya gelmemem gerekiyordu, ben buradan gidene kadar her şeyi yapacağım, sizlerin başına ne çoraplar öreceğim, bende ne oyunlar var daha görmediniz siz” yanıtını verdiği, farklı
/
seri numaralı kantin fişlerini ne amaçla saklandığı sorulduğunda da “zamanla göreceksiniz, anlarsınız o zaman” yanıtını verdiği anlaşılmıştır.
14.2.4 İdare tarafından yapılan işlemlerin ilgili mevzuatı çerçevesinde kaldığı ve idarenin işleminde hukuka
ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
14.3 Başvuranın, Kuruma geldiğinde yanında bulunan televizyonun arızalı olduğu, söz konusu
arızanın giderilmesi için kurum idaresine talepte bulunduğu, kendisinden çok yüksek ücret talep edildiği, bu nedenle yaptıramadığı, sonrasında kurum kantininden yeni televizyon satın aldığı, söz konusu televizyonun da garanti belgesinin talep etmesine rağmen kendisine verilmediği iddiasına ilişkin olarak;
14.3.1 5275 sayılı Kanun ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Yönetmelik uyarınca; hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahip olduğu, merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilebileceği, bu cihazların, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınacağı, her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarların kuruma alınmayacağı düzenlenmiştir.
14.3.2 Ceza ve Tevkifevlerinden gelen cevabi yazıda; başvuranın, kurum idaresine televizyonunun
bozulduğunu ve kurum kantini aracılığıyla tamir ettirmek istediğini bildirdiği, talebi üzerine kurum idaresince servis yetkilileriyle irtibata geçildiği ve yetkili servis tarafından televizyonun yapılan incelemesi sonucunda tamir edilebilmesi için yapılacak işlemlere ve ücretine ilişkin verilen bilginin başvurana kurum personeli tarafından iletildiği ancak başvuranın ücreti kabul etmeyerek tamir edilmesini kabul etmediği ve kurum kantininden ücreti karşılığında yeni bir televizyon satın aldığı, söz konusu televizyona ait garanti belgesi, kullanım kılavuzu gibi belgelerin de kendisine teslim edildiğinin belirtildiği ayrıca başvuranın
Kurumumuza yapmış olduğu tarihli başvurusunda da satın aldığı televizyona ilişkin garanti belgesinin kendisine verildiği anlaşılmıştır.
14.3.3 İdare tarafından yapılan işlemlerin ilgili mevzuatı çerçevesinde kaldığı ve idarenin işleminde hukuka
ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
15. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi