ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ceza infaz kurumunda yaşadığı mağduriyetler üzerine yaptığı başvurular incelenmiştir. Başvuran, 26/11/2018 tarihinde savcılığa yazdığı dilekçenin gönderilmediğini ve 05/01/2018 tarihinde göz doktoru tarafından yazılan reçeteyi alamadığını iddia etmiştir. Ancak yapılan incelemelerde, başvuranın dilekçesinin savcılığa ulaştığı ve gözlük için yazılan reçeteye ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 68. ve 71. maddeleri gereğince, hükümlülerin mektup gönderme ve sağlık hizmetlerinden yararlanma hakları bulunmaktadır. Başvuranın gözlük talebi, mevcut mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, gözlük ihtiyacının karşılanması için gerekli şartların sağlanmadığı belirlenmiştir. Dolayısıyla, başvuranın taleplerinin reddedilmesi yönünde karar verilmiştir. Bu durum, ceza infaz kurumlarının işleyişinin hukuka uygunluğunu ve başvuranın iddialarının geçersizliğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/4336-S.6361

BAŞVURU NO : 2018/17437

KARAR TARİHİ : 13/06/2019

RET KARARI

ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, ceza infaz kurumundan kaynaklandığını ileri sürdüğü birden fazla talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24/12/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan … .. (T.C Kimlik No:…) özetle; İzmir …

Nolu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kaldığını, bazen idare hakkında üst kurumlara yazdığı dilekçelerin gönderilmediğini, en son 26/11/2018 tarihinde savcılığa dilekçe yazdığını ve söz konusu dilekçenin gönderilmediğini, 05/01/2018 tarihinde göz doktorunun gözlük için reçete yazdığını, halen reçeteyi ve gözlüğü alamadığını, göz rahatsızlığının giderek arttığını ve nakil talebinde bulunduğunu belirterek; mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 11/02/2019 tarih ve E… sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 15/03/2019 tarih ve E. …/… sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Bulundukları ceza infaz kurumundan başka ceza infaz kurumlarına nakil gitmek isteyen

hükümlü/tutukluların; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un

54 üncü maddesi ile 05/06/2015 tarihli ve 167 No.111 Genelgenin 15 nci maddesinin ilgili

fıkraları gereğince, gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri ve nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul ettiklerini belirtir şekilde yazmış oldukları dilekçelerini, ceza infaz kurumu idaresi aracılığı ile Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğüne göndermeleri gerektiği,

2.2 Hükümlülerin kendi istedikleri kurumlara nakledilebilmeleri için istekte bulunulan

kurumda yer bulunması, kurumun kapasitesi ve sınıfının uygun olması gerektiği,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

2.3 Bazı ceza infaz kurumlarında kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklu

barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi ve güvenliği, suç türü ve kişilerin can güvenliği gibi hususların göz önünde bulundurulduğu, bu itibarla her talebin uygun olarak değerlendirilemediği,

2.4 Başvuran her ne kadar başvurusunda 22 yıldır ailesinden uzak ceza infaz

kurumlarında barındırıldığını iddia etmiş ise de, 11/06/2010 – 24/07/2012 tarihleri arasında ailesine yakın olan Siirt … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığının tespit edildiği,

2.5 Naklini engelleyecek infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının

bulunmadığı,

2.6 Nakil talep edilen Diyarbakır … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 668,

mevcudunun 949, doluluk oranının %138, Diyarbakır …No’lu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1337, doluluk oranının %134, Mardin …

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 500, mevcudunun 891, doluluk oranının

%178 olduğu,

2.7 Hükümlünün talep ettiği bölgede bulunan kurumlarda konumuna uygun odalarda boşluk

olması, konumuna uygun yeni bir ceza infaz kurumu veya kurumlarının açılması ve adı geçenin talebinin bulunması halinde, nakle engel bir durumunun söz konusu olmaması durumunda nakil talebinin değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

3. Kurumumuzun 11/02/2019 tarih ve E… sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İzmir … Nolu … Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İzmir … Nolu … Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından gönderilen 22/02/2019 tarih ve …/… sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

3.1 Ceza İnfaz Kurumunda yaklaşık 1300 hükümlü tutuklu olduğunu, hükümlü ve tutukluların

dilekçelerini sabah sayımında vardiya memurlarına teslim ettiklerini, yazılan tüm dilekçelerin

Kurum Başmemurluğu tarafından tasnif edilerek tasnif edilme işlemi sonrası ilgili Kurum 2.Müdürü tarafından dilekçelerin havale edilerek ilgili birimlere dağıtımının gerçekleştirildiği, Kurumda barındırılan tüm hükümlü ve tutuklulara ait dilekçelerin ilgili mevzuat kapsamında dilekçe hakkı dikkate alınarak ilgili kurum ve makamlara gönderildiği, usule uygun olmayan dilekçeler ile kanuna aykırı dilekçelerin hükümlü tutuklular bilgilendirilerek herhangi bir mağduriyete neden olunmaması adına aynı gün tekrar dilekçe alındığı,

3.2 Hükümlü … …’ un Kurum Müdürlüğü aracılığı ile yazmış olduğu tüm dilekçelerin

ilgili makamlara gönderildiği, hükümlüye ait 40 dilekçe çıkışı yapıldığı, ayrıca yapılan araştırımalar neticesinde kişinin 26/11/2018 tarihinde Kurum idaresine vermiş olduğu herhangi bir dilekçesinin de bulunmadığının tespit edildiği,

3.3 Başvuranın ilk olarak 07/11/2017 tarihinde Menemen Devlet Hastanesi Aliağa C.İ.K Göz

Polikliniğine sevk edildiği ve kendisine uzak ve yakın olmak üzere 2 adet gözlük için reçete verildiği, 16/11/2017 tarihinde gözlüklerin ilgili firma tarafından kuruma getirildiği ve dağıtılmak üzere kendisine götürüldüğü, ancak başvuranın gözlükleri kabul etmediği ve reçetenin kendisine teslim edilmesini gözlüğü dışarıda ailesine yaptırtmak istediğini ifade ettiğini, bunun üzerine kendisine Adalet Bakanlığı’nın 15/11/2012 tarih ve …/… sayılı yazısı

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

gereği “Ayakta tedavide tıbbi muayene, kontrol, tetkik, diş protezi, ve tedavilerine ait giderler sağlık hizmet sunucusu tarafından karşılanacak olup, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu, hasta alt bezi vb.) ilaç bedelleri bütçenin Genel Müdürlüğümüze ait 03.9 (Tedavi ve Cenaze

Giderleri) ekonomik kodundan karşılanacaktır.” hükmü kapsamında gözlüklerin kurum tarafından karşılanacağı dışarıdan ailesi aracılığı ile yaptırması için kendisine reçetenin verilemeyeceğinin bildirildiğini ve tutanakla imza altına alındığını,

3.4 05/01/2018 tarihinde ise Çiğili Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Polikliniğine

gittiğini, doktor tarafından göz muayenesi yapıldığını ve durum bildirim raporunda 3 ayda bir kontrol önerildiği ve kendisine herhangi bir reçete verilmediği,

3.5 05/11/2018 tarihinde Çiğli Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Polikliniği

tarafından kendisine uzak ve yakın olmak üzere 2 adet gözlük reçete edildiği, Adalet

Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 18/03/2014 tarih ve …/… sayılı yazısında “Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına

Dair Tebliğin gözük cam ve çerçeve başlıklı 5’inci maddesinde “Gözlük camı ve çerçevelerinin yenilenme süresi 3 yıldır. Ancak görme bozukluğundu 0,5 diyoptrilik değişiklik olması halinde gözlük camı süresinden önce yenilebilir.” hükmü yer almaktadır.

Belirtilen mevzuat hükmü çerçevesinde kısıtlı kumu kaynağının etkin ve verimli kullanılmasını teminen hükümlü ve tutukluların gözlük reçetelerine ilişkin ödemelerde, eğer kişinin görme bozukluğu cezaevi yaşantısını devam ettirmesine engel teşkil esiyorsa gözlük camı ve çerçevelerinin 3 yılda bir yenilenmesi, ancak görme bozukluğunda 0.5 diyoptrilik değişiklik olması halinde gözlük camının süresinden önce yenilenebileceği ve buna ilişkin ödemenin kurum bütçesinden karşılanabileceği bunun dışındaki gözlük reçetelerine ilişkin ödemelerin uygun olmayacağı değerlendirilmektedir.” belirtildiği, başvuranın 05/11/2018 tarihli reçetesindeki göz numaraları ile 07/11/2017 tarihli reçetesindeki göz numaraları arasında 0,5 diyoptrilik değişiklik olmaması sebebi ile kendisine gözlük yaptırılacağı söylenmişse de kişinin doktorun yazdığı reçeteye uygun olarak çerçeveleri ve camlarının parası kendisi tarafından karşılanmak suretiyle daha konforlu bir gözlük yaptırmak islediğini söylediğini ve kurum tarafından yaptırılacak olan gözlükleri almayacağını beyan ettiğini, başvuran tarafından 09/11/2018 tarihinde Müdürlüğe gözlüklerin kendisi tarafından parası ödenmek sureti ile yaptırılmasına ilişkin bir dilekçe yazıldığını, Kurum dış kantin biriminde görevli memur tarafından 20/11/2018 tarihinde kendisine 5 adet gözlük örneği getirildiğini, ancak daha gözlükleri denemeden beğenmediğini söylediğini ve dışarıdan ailesi tarafından getirtmek istediğini belirttiğini, kendisine bunun mümkün olmadığı anlatılmışsa da başvuranın “Bu benim sorunum değil kurum idaresi ne yaparsa yapsın giz benim beğenebileceğim gözlüğü getiremezsiniz” deyip, kendisine örnek olarak getirilen 5 adet gözlüğü reddettiğini, her ne kadar şikayet dilekçesinde belirtildiği gibi gözlük ihtiyacının karşılanmaması, ailesine aldırma girişimlerinin engellenmesi gibi durumların olmadığını, yapılması gereken tüm işlemlerin titizlikle yerine getirildiğini,

3.6 Kurumda bulunan tüm hükümlü ve tutukluların sağlıklı bir infaz rejimine tabi tutulması,

rehabilite edilmesi ve topluma yeniden kazandırılması için, büyük bir özveri ile mevzuatlar çerçevesinde, idari yönden bağlı olduğu, Aliağa ve Menemen Ceza İnfaz Kurumları

Cumhuriyet Savcılığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığının direktifleri ve denetimleri altında faaliyetler yürütüldüğünü, ayrıca Ceza

İnfaz Kurumunun tüm faaliyetlerinin iki aylık periyotlar halinde İzleme Kurulu tarafından denetlendiğini ifade etmiştir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

4.1 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve

hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

4.2 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve

aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.”

4.3 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin

3. ve 4. fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” Hükümlerine amirdir.

5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8.

maddesinde; “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.” kuralına yer verilmiştir.

6. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü” nün,

6.1 “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19. maddesinde

“Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.”,

6.2 “İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı” başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya

hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.” hükmü yer almaktadır.

7. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları

Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek’in;

7.1 “Temel İlkeler” başlıklı 3. Maddesinde; “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere

getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.”,

7.2 “Yerleştirme ve Barındırma’’ başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde; “Mahpuslar,

mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

yerleştirilmelidirler.”, ‘‘Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.’’, “İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.”,

7.3 “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde; “Mahpusların mümkün

olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.”, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.”, 8. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un,

8.1 “İnfazda Temel Amaç” başlıklı 3. maddesinde; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile

ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır…”,

8.2 “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının

ilgili bentlerinde ‘‘Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı

olarak düzenlenir:

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.

e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”,

8.3 “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23. maddesinde; “Hükümlülerin

gözlem ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır: a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır. Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler…”,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

8.4 “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24. maddesinde; “Hükümlüler;

a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, Gibi gruplara ayrılırlar.

(2) Hükümlüler ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılırlar.”,

8.5 “Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya

toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”,

8.6 “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde; “Hükümlülerin kendi istekleri ile

bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a)Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b)Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c)Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d)İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f)Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g)Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b)bendi uygulanmaz.

Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar. Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır.”,

8.7 “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68.

Maddesinde; “Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez. Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir.”

8.8 “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 71. maddesinde; “ Hükümlü, beden

ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.”,

8.9 “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 78. maddesinde; “Kurumun sağlık

koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır. Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler…”

9. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzük’ün

9.1 “Dışarıdan gönderilen hediyeleri kabul etme hakkı” başlıklı 92. maddesinde; “Kapalı

kurumlardaki hükümlü, mensup olduğu dinin bayram günlerinde, yılbaşında ve nüfus kaydında belirtilen doğum günlerinde dışardan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan

hediyeyi, aşağıda belirtilen esaslar dahilinde kabul etme hakkına sahiptir:

a) Hükümlü hediye olarak ancak kitap veya giyim eşyası kabul edebilir, b) Hediye, ziyaretçi tarafından verilebileceği gibi posta veya kargo yolu ile de gönderilebilir, c) Gönderilen eşya, güvenlik kontrolünden geçirilir, d) Kurumlarda bu amaçla “Hediye Kayıt Defteri” tutulur. Bu defterde; 1. Hediye olarak gönderilen eşyanın nitelikleri ve miktarı, 2. Hediyenin kuruma gönderiliş, geliş ve hükümlüye teslim tarihleri, 3. Hediyeyi gönderenin, alıcının veya getirenin kimlik bilgileri, posta veya kargo yoluyla gelmediyse getirenin imzası, 4. Hediyenin hükümlü tarafından teslim alındığına ve teslim edildiğine dair hükümlü ve görevli memurun imzası, bulunur.

Kişi, kurum veya kuruluşlar tarafından hükümlülere dağıtılmak üzere dışarıdan toplu olarak getirilen veya gönderilen hediyelerin dağıtımında Cumhuriyet başsavcılığının izni aranır. Bir kişiden aynı tarih için bir kez hediye kabul edilebilir. Kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara, durumlarına uygun gıda maddesi, ihtiyaca uygun eşya ile kuruma girmesi yasak olan eşyaların oyuncakları hariç olmak üzere diğer oyuncaklar hediye olarak gönderilebilir veya verilebilir. Hediye edilecek eşyanın tahmini değeri hükümlülerin haftalık olarak yanlarında bulundurabilecekleri ve Bakanlıkça genelge ile belirlenen miktardan fazla olamaz.

Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde barındırılan hükümlülere gönderilecek hediyelerin cins ve miktarı kurum müdürü tarafından belirlenir.”,

9.2 “Hükümlülerin sağlık giderleri” başlıklı 120. maddesinde; “Aşağıda sayılanlardan; a)

Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli olmuş hükümlüler ile hak sahibi olup da hükümlü olan yakınlarının, b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tâbi olarak çalışmaktayken meslek hastalığı, iş kazası ve görev malûllüğü nedeniyle bedenî veya ruhî arızaya uğramış olan ve daha sonra kurumlara giren hükümlüler ile hak sahibi olup da hükümlü olan yakınlarının, c) Sigortalılık niteliğinin yitirilmesinden itibaren verilen süreler içinde meydana gelen ve bu süre içinde kurumlara girmiş bulunan hükümlülerin, her türlü teşhis ve tedavi giderleri ile sağlık yardımları hükümlülerin bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumları tarafından karşılanır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

İşyurdunda çalıştırılan sigortalı hükümlülerin teşhis, tedavi giderleri ve sağlık yardımları ile bunların hastalanmaları ve raporlu bulunmaları hâlinde, raporlu oldukları gün sayısı kadar geçici iş göremezlik ödenekleri hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tâbi olmayan hükümlünün, estetik amaçlı veya kurumdaki yaşantısını devam ettirmesine engel oluşturmayan şikâyetiyle ilgili tedavi giderleri kendisi tarafından karşılanır. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tâbi olmayan hükümlünün üniversite hastaneleri dahil sağlık kurumlarındaki muayene, tetkik, kontrol ve tedavi bedelleri Sağlık Bakanlığı, ilâç bedelleri ise Bakanlık tarafından karşılanır.”,

10. Adalet Bakanlığının 167 sayılı Genelgesi, nakil işlemleriyle ilgili usul ve esasları göstermek, mevzuatın uygulanmasını kolaylaştırmak ve uygulamada ortaya çıkan sorunları gidermek amacıyla 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulmuştur. 5275 sayılı

Kanun’un 54. maddesi uyarınca hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Genelge ile tekrar vurgulanmıştır.

10.1 Genelgenin ‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde;

“…e) istekte bulunulan kurumda yer bulunması, kapsama gücü ve sınıfının uygun olması ve sadece tutuklulara tahsis edilmiş (tutukevi) olmaması…gerekir…” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; 26/11/2018 tarihinde savcılığa dilekçe yazdığını ve söz konusu dilekçenin gönderilmediğini, 05/01/2018 tarihinde göz doktorunun gözlük için reçete yazdığını, halen reçeteyi ve gözlüğü alamadığını, göz rahatsızlığının giderek arttığını ve nakil talebinde bulunduğunu belirterek; mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmektedir.

13. Başvuranın, 26/11/2018 tarihinde savcılığa dilekçe yazdığı ve söz konusu dilekçenin gönderilmediği iddiasına ilişkin olarak;

13.1 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesinde ve Tüzüğün 91. maddesinde, hükümlülerin mektup,

faks ve telgraf gönderme hakkına sahip olduğu, resmi makamlara veya savunmaları için avukatlarına gönderdikleri mektup, faks ve telgrafların denetime tabi olmadığı, Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların ise hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği düzenlenmiştir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

13.2 Somut olayda; başvuran dilekçesinde bazen idare hakkında üst kurumlara yazdığı

dilekçelerin gönderilmediğini beyan etmiş olsa da bu durumun genel bir yakınmadan ibaret olduğu dolayısı ile inceleme yapılamadığı ancak söz konusu yakınmayı somutlaştırdığı savcılığa yazdığı 26/11/2018 tarihli dilekçesinin gönderilmediği iddiasına ilişkin olarak inceleme yapıldığında; idare tarafından gönderilen ve başvuranın 12/08/2015 ve 17/01/2019 tarihleri arasında göndermiş olduğu dilekçelerin ekran görüntüsü incelendiğinde; 2018 yılının 11. ayında gönderilen 1 dilekçe olduğu ve söz konusu 15/11/2018 tarihli dilekçesinin de onaylanarak, dağıtıldığı ancak her ne kadar ekran görüntüsünde 26/11/2018 tarihli dilekçenin bulunmadığı görülse de İzmir Cumhuriyet

Başsavcılığının 13/12/2018 tarih ve 2018/41136 sayılı yazısında“ Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak barındırılan … …’un 26/11/2018 tarihli dilekçesi hakkında, Adalet

Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 13/12/2018 tarihli, … sayılı yazısı ve eki ilişikte gönderilmiştir…” hususlarına değinildiği dikkate alındığında başvuran tarafından 26/11/2018 tarihinde savcılığa dilekçe yazıldığı iddiasının doğrulandığı, ancak 26/11/2018 tarihinde savcılığa yazdığı dilekçesinin gönderilmediğine ilişkin iddiasının yerinde olmadığı zira dilekçenin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğüne intikal ettirildiği ve dilekçe hakkında da bir işlem tesis edildiği ve bu işlemin sonucunun da 18/12/2018 tarihinde başvurana imza karşılığında tebliğ edildiği dikkate alındığında, 26/11/2018 tarihinde savcılığa dilekçe yazdığı ve söz konusu dilekçenin gönderilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.

14. Başvuranın, 05/01/2018 tarihinde gözlük için reçete yazıldığı, halen reçeteyi ve gözlüğü alamadığı iddiasına ilişkin olarak;

14.1 5275 sayılı Kanun’un 71. maddesinde, hükümlülerin beden ve ruh sağlığının korunması,

hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahip oldukları, bunun için de hükümlünün öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirileceği düzenleme altına alınmıştır.

14.2 Somut olayda başvuranın 05/01/2018 tarihinde Çiğili Bölge Eğitim Hastanesi Göz

Polikliniği tarafından …,…,… teşhis ve tanılarıyla “… … … ….AYDA BİR GÖZ

KONTROLÜ” tedavisi önerildiği, masrafları devlet tarafından karşılanan ücretsiz gözlüğü beğenmediğini beyan ettiği ve bu durumun 21/11/2018 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı, başvuranın gözlüğü kendisinin yaptırmak istemesi ve bu konuda bilgilendirilmesine yönelik 09/11/2018 tarihli dilekçe yazdığı, 20/11/2018 tarihinde kendisine 5 adet gözlük örneği gösterilen hükümlünün söz konusu gözlükleri reddederek gözlüğü ailesi aracılığıyla getirtmek istediği ve bu durumunun da yine 21/11/2018 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı,

14.3 İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 13/12/2018 tarih ve …/… sayılı yazısı ile Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 13/12/2018 tarih ve E. …/… sayılı yazılarından anlaşıldığı üzere Başvuranın sağlık sorunlarını anlatan 26/11/2018 tarihli bir dilekçe yazdığı, söz konusu dilekçe üzerine Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve İzmir

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tıbbi malzemenin kullanılması gerektiğine dair doktor raporunun temin edilmesi halinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 15/11/2012 tarih ve …/… sayılı genel yazısına uygun hareket edilmesinin belirtildiği,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

14.4 Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 15/11/2012 tarihli, …/… sayılı ve

Tutuklu ve Hükümlü Tedavi Giderleri konulu genel yazısına bakıldığında hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemelerin bütçenin Genel Müdürlüğe ait 03.9 (Tedavi ve Cenaze Giderleri) ekonomik kodundan karşılanacağının belirtildiği,

14.5 Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 15/11/2012 tarihli, …/… sayılı ve

Tutuklu ve Hükümlü Tedavi Giderleri konulu genel yazısı ilgi tutularak daha sonra yayınlanan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 18/03/2014 tarihli, …/… sayılı ve

Gözlük Ödemeleri konulu genel yazısına bakıldığında; Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık

Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin Gözlük Cam Ve Çerçevesi başlıklı 5’inci maddesinde “Gözlük camı ve çerçevelerinin yenilenme süresi 3 yıldır.

Ancak görme bozukluğunda 0,5 diyoptrilik değişiklik olması halinde gözlük camı süresinden önce yenilenebilir” hükmü mevzuat hükümleri çerçevesinde kısıtlı kamu kaynağının etkin ve verimli kullanılmasını teminen hükümlü ve tutukluların gözlük reçetelerine ilişkin ödemelerde eğer kişinin görme bozukluğu cezaevi yaşantısını devam ettirmesine engel teşkil ediyorsa gözlük camı ve çerçevelerinin 3 yılda bir yenilenmesi, ancak görme bozukluğunda 0,5 diyoptrilik değişiklik olması halinde gözlük camının süresinden önce yenilenebileceği ve buna İlişkim ödemenin kurum bütçesinden karşılanabileceği, bunun dışındaki gözlük reçetelerine ilişkin ödemenin uygun olmayacağı belirtilmiştir.

14.6 Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzük’ün 120. maddesinde; Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tâbi olmayan hükümlünün, estetik amaçlı veya kurumdaki yaşantısını devam ettirmesine engel oluşturmayan şikâyetiyle ilgili tedavi giderlerinin kendisi tarafından karşılanacağını düzenleme altına alınmıştır. Mevzuat kapsamında başvurana ceza infaz kurumu müdürlüğü tarafından 20/11/2018 tarihinde 5 adet gözlük örneği gösterildiği ancak başvuranın beğenmediği ve ailesi aracılığıyla getirtmek istediğini belirttiği bunun üzerine 21/11/2018 tarihli tutanağın kayıt altına alındığı anlaşılmıştır.

14.7 05/01/2018 tarihinden 21/11/2018 tarihine kadar olan süreçte Ceza İnfaz Kurumu

Müdürlüğü tarafından uygulanan işlemlerin mevzuat kapsamında kaldığı ve hukuka hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı, başvuranın 05/01/2018 tarihinde gözlük için reçete yazıldığı, halen reçeteyi ve gözlüğü alamadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı değerlendirilmiştir.

15. Başvuranın; 24 yıldır ceza infaz kurumunda bulunduğunu, şuanda İzmir … Nolu … Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğunu, 22 yıldır hep ailesinden uzak yerlerde kaldığını belirterek; ailesinin bulunduğu yere yakın Diyarbakır, Mardin İllerinde bulunan ceza infaz kurumlarından birine naklinin gerçekleştirilmesi iddiasına ilişkin olarak;

15.1 5275 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak,

bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” ifadeleriyle ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaca değinilmiş olup bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir yandan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflerken; diğer

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

yandan da, bireyi topluma kazandırarak sosyal barışın sağlanmasına çabalamaktadır.

Dolayısıyla infaz rejimini, sadece suç faillerini cezalandırma ve onları toplumdan tecrit etmeye dönük bir uygulama olarak görmek mümkün değildir. Aksine hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli faydadır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

15.2 Ancak, 5275 sayılı Kanun hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz

kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm de içermemektedir.

15.3 Aynı Kanunun “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde hükümlülerin kendi

istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gereken şartlar belirtilmiş olup bu şartlardan biri de istekte bulunulan kurumda boş yerin olması, kapsama gücünün bulunması ve nakil isteminde bulunan kişinin durumunun talep edilen ceza infaz

Kurumunun sınıfına uygun bulunmasıdır.

15.4 Ayrıca Kanunun hükümlülerin kendi istekleri ile nakile ilişkin maddelerinde aranan

şartlara ek olarak Adalet Bakanlığı’nın 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı ve “Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler” konulu Genelgesinin “Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde; “…h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması…” şartları da düzenlenmiştir.

15.5 Somut olayda; İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;

Başvuran her ne kadar ailesinin ikamet ettiği ile yakın Mardin ve Diyarbakır ceza infaz kurumlarından birine naklini talep etmekteyse de başvuru dilekçesinde ailesinin nerede ikamet ettiğini belirtmediği, 21/08/2018-21/02/2019 tarihleri arasına ilişkin Ziyaretçi

Defteri incelendiğinde çeşitli aile bireyleri tarafından düzenli olarak ziyaret edildiği ve söz konusu kişilerin yerleşim yerlerinin de İzmir İlinde bulunduğu, ayrıca Diyarbakır … Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 668, mevcudunun 949, doluluk oranının

%138, Diyarbakır … No’lu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1337, doluluk oranının %134, Mardin … Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun kapasitesinin 500, mevcudunun 891, doluluk oranının %178 olduğu anlaşılmıştır.

15.6 Her ne kadar hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal

yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli fayda ve bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçası olsa da, nakil talep edilen illerde bulunan Ceza İnfaz

Kurumlarının kapasitelerinin dolu olduğu da dikkate alındığında idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve

İzmir … Nolu … Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin

Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir

İnfaz Hakimliğine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA, ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ İLE İZMİR 2 NOLU T TİPİ CEZA İNFAZ KURUMU

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.