|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ceza infaz kurumundaki hak ihlalleri iddiaları incelenmiştir. Başvuran, ceza infaz kurumunda yaşadığı sorunların çözülmesini talep ederken, idare tarafından yapılan açıklamalarda, başvuranın disiplin cezaları aldığı ve iyi halli olmadığı belirtilmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına yönelik temel amaç, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanmasıdır. Bu bağlamda, infaz sürecinde hükümlünün sağlık durumunun korunması ve iyileştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
İdarenin uygulamalarında hukuka aykırılık tespit edilmediği sonucuna varılmıştır. Başvuranın iddialarının, ceza infaz kurumunun yönetmeliklerine ve mevzuatına uygun olarak değerlendirildiği, dolayısıyla başvurunun reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu karar, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaların hukuka uygunluğunu ve hükümlülerin haklarının korunmasını sağlamaya yönelik bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/7787-S.21.12511
BAŞVURU NO : 2020/101722
KARAR TARİHİ : 20/05/2021
RET KARARI
ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın ceza infaz kurumu şartlarının iyileştirilmesi istemi
BAŞVURU TARİHİ : 30/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvurucu tarafından özetle, bulunduğu ceza infaz kurumundaki hak gasbı ve keyfi uygulamaların pandemi süreciyle birlikte arttığını ve sürekli hale geldiğini, cezaevi idaresinin uygulamalarının hükümlüler üzerinde sosyal, fiziksel ve psikolojik etkilere ve rahatsızlıklara neden olduğunu, son 2-3 yıldır sorun ve şikayetlerine muhatap bulamadıklarını, cezaevi yönetimi ile görüşme taleplerinin kabul edilmediği gibi dilekçelerine de cevap verilmediğini, 2017 yılına kadar oda değişim talepleri yerine getirilirken o yıldan sonra oda değişim taleplerinin yerine getirilmediğini, eskiden sınırlı olarak uygulanan sohbet-spor faaliyetlerinin pandemi nedeniyle durdurulduğunu, 2019 yılından beri süreli-süresiz yayınlardan yararlanma haklarının engellendiğini, ailesi ve arkadaşları tarafından posta yoluyla gönderilen dergi ve kitapların tarafına verilmediğini, dışarıdan koliyle gelen kitaplar için iki ayda bir kitap uygulaması yapıldığını, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanların havalandırma kapısı bir saat açık bırakıldığını, bazı hükümlülerin havalandırma kapısı 2 saat bazılarının ise 2.5 saat açık bırakıldığını, başka ceza infaz kurumlarında hükümlülerin 4-6 saat havalandırmaya çıkarıldıklarını, uzun süredir ceza infaz kurumunda bulunmaları nedeniyle kronik sağlık sorunları olduğunu, pandemi nedeniyle sağlık kontrollerinin yeterince yapılmadığı ve revire götürülmediklerini iddia ederek sorununun çözümünü talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğünden 10/12/2020 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben anılan İdarenin 13/04/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 2.1. Adı geçenin son 6 ay içerisinde yazdığı dilekçelerinin bir örneğinin yazımız ekinde gönderildiği,
2.2. Adı geçenin, anılan Kuruma 07.02.2020 tarihinde nakil olarak geldiği ve geldiği günden bugüne kadar geçen süreçte oda değişikliği talebinin bulunmadığı, 2.3. …..Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda Covid-19 pandemisi nedeniyle alınan tedbirler kapsamında aynı koğuş içerisinde bulunan hükümlülerin eğitim iyileştirme ve işyurdu faaliyetlerinin yaptırılmasına devam edildiği, diğer koğuşlarla birleşerek yapılan faaliyetlerin ise
01.05.2021 tarihine kadar ertelendiği,
2.4. Adı geçene son 6 ay içerisinde kargo yoluyla gelen eşyanın tamamının teslim edildiği, verilmeyen herhangi bir eşyanın bulunmadığı, 2.5. “Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis” cezasına hükümlü olanların, havalandırma saatlerinin 1 saat olarak belirlendiği, gözlem ve incelemeler neticesinde hükümlülerin gösterdikleri iyi hale göre havalandırma saatlerinin idare ve gözlem kurulu kararı ile artırılabildiği, ayrıca adı geçenin tutuklu olması sebebiyle bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, 2.6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 63 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Yönetmelik’in 33 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre havalandırma saatlerine titizlikle riayet edildiği, 2.7. Ceza infaz kurumlarında oda ve koğuş yerleştirme işlemlerinin, 5275 sayılı Kanun’un 5 inci bölümünde yer alan ‘Hükümlülerin Gözlem ve Sınıflandırılması’ başlığı altındaki maddeler ile Gözlem ve Sınıflandırma
Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, risk, kurum güvenliği gibi kriterlere göre kurum idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilerek yapıldığı, verilen karara karşı yargı yolunun açık olduğu, 2.8. Kurumda barındırılan hükümlü/tutuklular adına kargo yolu ile gelen eşyanın mevzuata uygun olup olmadığının kontrol edildiği, gelen kolilerin hükümlü/tutukluların gözetiminde açıldığı, Ceza İnfaz
Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik uyarınca yanlarında bulundurmalarında sakınca bulunmayan eşyanın dağıtımının yapıldığı, sakınca bulunması halinde ise eşyanın emanet eşya deposuna alındığı ve tahliye ya da nakil olmaları durumunda kendilerine teslim edildiği ya da posta yolu ile tekrar ailelerine gönderildiği, 2.9. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, adı geçenin de sağlık durumuna ilişkin gerek Kurum revirinde, gerekse de Devlet hastanelerinde tedavisinin yaptırıldığı, 2.10. Ayrıca, Kurumda bulunan tüm hükümlü ve tutukluların revir biriminden eşit bir şekilde faydalandığı, reçete edilen ilaçlarının aynı gün temin edilerek kendilerine teslim edildiği, 3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden 28/04/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, anılan İdarenin Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/05/2021 tarh ve sayılı yazısı ekinde gönderilen 03/05/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle; /
3.1. Başvuranın şikayetine konu işlemlerle ilgili tüm bilgi ve belgelerin gönderildiği, 3.2. Adı geçene herhangi bir şekilde psikolojik rahatsızlık verilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Kurumumuzda mevzuat dışı keyfi bir uygulamanın bulunmadığı, 3.3. Kuruma geldiği tarihten bu yana kişi ile 4 defa görüşme yapıldığı, bu görüşmelerden 3’ü kişinin talebine binaen yapıldığı, 03/03/2020 tarihli görüşmeden sonra kişinin başka bir görüşme talebini içeren dilekçe ibrazının bulunmadığı, usulüne uygun şekilde yapılan tüm başvurular kurum müdürünün yönlendirmesi işe psiko sosyal servis personellerince yerine getirildiği, görüşme raporunun ekte sunulduğu, 3.4. Adı geçenin nakil geldiği sırada yanında bulunan kitap ve dergilerinin kendisine teslim edildiği, kurum kütüphanesinden veya başka bir yolla süreli ve süresiz yayın talebinin bulunmadığı, teslim edilen yayınlara ilişkin tutanağın ekte sunulduğu, 3.5. Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 25/02/2020 tarih ve karar sayılı kararı ile 02/03/202004/04/2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan sosyal faaliyet programından “07/02/2020 tarihinde kuruma nakil olarak gelen
‘un bir sonraki faaliyet döneminde tekrar değerlendirilmek üzere bekletilmesine, “dair karar verildiği, tutuklunun dahil edileceği bir sonraki faaliyet döneminde ise korona virüs salgını nedeniyle diğer koğuşlarla birleşerek yapılan faaliyetlerin ise 01/06/2021 tarihine kadar ertelenmesi kararlaştırıldığı, salgının sona ermesiyle birlikte normal hayata geçilmesine müteakiben hazırlanacak olan faaliyet programına dahil edileceği, 3.6. Adı geçenin havalandırma bahçe kapısının sabah 08.00’da yapılan sayım ile birlikte açıldığı mevsim şartlarına göre hava kararmadan önce kapatıldığı, 28/04/2021 tarihi itibariyle odaların havalandırma kapılarının 18.00 – 18.30 saatleri aralığında kapatıldığı, havalandırma saatlerinde herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı, 3.7. Adı geçenin karşılanmayan bir tedavi isteğinin bulunmadığı, Kurumumuza iletmiş olduğu tüm rahatsızlıkları için kurum revirinde muayene olarak tedavilerinin düzenlendiği, tabiplik muayene ve diş hekimliği muayene fişlerinin ekte sunulduğu, 3.8. Hükümlünün ceza infaz kurumlarında barındırıldığı süre boyunca kanun, tüzük, genelge hükümleri uyarınca hareket etmediği ve bir çok disiplin cezası aldığı, bahse konu cezaları infaz ettiği, halen daha infaz etmekte odluğu bir disiplin cezasının bulunduğu iyi halli olmadığı, ancak bu cezaların oda değişim talebi, kargo veya diğer şikayetlerini kısıtlayan cezalardan ibaret olmadığı, kaldı ki yukarıda da izah edildiği üzere talep ettiği haklardan yararlandırılmasına zaten engel halinin bulunmadığı, 3.9. Adı geçenin 07/02/2020 tarihinde kurumumuza geldiği ancak dilekçesinde 2017 ve 2019 yıllarına ait asılsız ve dayanaksız şikayetlerden bahsetmesi kişinin iyi niyetli olmadığının en büyük göstergesi olduğu,”
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; /
4.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. Maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
4.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”
5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “İşkence yasağı” başlıklı 3. maddesinde; “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 7.1. “İnfazda temel ilke” başlıklı 2. maddesinde; “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.
(2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.
7.2. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 7.3. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili
bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir
/
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 7.4. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27. Maddesinde; “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.
(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”, 7.5. “Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” başlıklı 62. Maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkralarında; “ (1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir.
(2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz.
(3) (Değişik:14/4/2020-7242/32 md.) Kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.”, 7.6. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesinin birinci fıkrasında; “- (1)
Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.
7.7. “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı” başlıklı 25. Maddesinin birinci fıkrasının
‘a,b,c,h’ bentlerinde ; “(1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda
gösterilmiştir:
a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır.
b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır.
c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir.
h) Hükümlü, kurum iç yönetmeliğinde belirtilenlerin dışında herhangi bir spor ve iyileştirme faaliyetine katılamaz.”
/
7.8. “Hükümlüye dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakkı” başlıklı 69. Maddesinde; “(1)
Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlü, iki ayda bir kez, ayrıca dinî bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkına sahiptir. Çocuk ve altmış beş yaşını tamamlamış hükümlüler ile beraberinde çocuğu bulunan kadın hükümlüler, idare ve gözlem kurulu tarafından alınacak karar doğrultusunda belirtilen zaman dilimi dışında da hediye kabul edebilir. Bunun esas ve usulleri yönetmelikle belirlenir.”, 7.9. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 71. Maddesinde; “(1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde
Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.
7.10. “Hastaneye sevk” başlıklı 80. Maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.”, 7.11. “Beden eğitimi” başlıklı 87. Maddesinin birinci fıkrasında: “(1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır”, 7.12. “Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 88. Maddesinde; “ (1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir.
Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir.” 8. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Beden eğitimi ve etkinliklere katılma” başlıklı 92. Maddesinin birinci ve sekizinci fıkralarında; “(1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır.
(2) Açık havada çalışmayan veya kapalı kurumlarda bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağı verilir. Bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabilir.
Kurum dışındaki bu tür etkinliklere açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler katılabilir.”, 8.2. “Dışarıdan gönderilen hediyeleri kabul etme hakkı” başlıklı 77. Maddesinin birinci fıkrası ile birinci fıkrasının ‘a,b,c’ bentlerinde; “ (1) Kapalı kurumlardaki hükümlü, mensup olduğu dinin bayram günlerinde, yılbaşında ve nüfus kaydında belirtilen doğum günlerinde dışardan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan hediyeyi,
aşağıda belirtilen esaslar dahilinde kabul etme hakkına sahiptir:
a) Hükümlü, hediye olarak ancak kitap veya giyim eşyası kabul edebilir.
b) Hediye, ziyaretçi tarafından verilebileceği gibi posta veya kargo yolu ile de gönderilebilir.
c) Gönderilen eşya, güvenlik kontrolünden geçirilir.
8.3. “Eşyanın postadan alınması” başlıklı 107. Maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “ (1)
Hükümlülerin adlarına posta veya kargo ile gönderilen havale ve eşya, kurum mutemedi tarafından en geç yedi gün içinde postadan alınır. Gönderi, içeriği itibarıyla kuruma sokulması ve bulundurulması mevzuat hükümlerince sakıncalı olmaması hâlinde hükümlüye teslim edilir.
(2) Sakıncalı olduğu belirlenen gönderiler hakkında, posta veya kargodan alındığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde hükümlüye yazılı bilgi verilir. Hükümlü, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde infaz hâkimliğine itiraz hakkını kullanmadığı takdirde, gönderi, göndericiye veya hükümlünün göstereceği kişiye iade edilir. Hükümlünün isteği hâlinde ilk ziyaret günü yakınlarına verilmek üzere kurum emanet deposunda saklanabilir. Ancak eşyanın bozulabilir olması veya maddi değerinde azalma olasılığının bulunması hâlinde, gönderi gönderene iade edilir.”, Hükümleri yer almaktadır.
9. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin; 9.1. “Süreli veya süresiz yayınlar ile kitaplar” başlıklı 8’inci maddesinde; “Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir.
Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz.
Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.”, 10. Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında 22/01/2007 tarihli ve 45/1 no’lu Genelge’nin; 10.1. Üçüncü Bölümü’nün “Ortak Etkinlikler” başlıklı maddelerinde; “(1) Hükümlü ve tutuklular işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Bu faaliyetler yüksek güvenlikli kurumlar ile diğer kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde on kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde yürütülür. Programların süresi ve katılacak hükümlü tutuklu sayısı her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirlenir. İyileştirme programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir.
(4) Kurumda kapalı ve açık spor alanı, çok amaçlı salon, kreş, kütüphane, çalışma atölyelerinden biri veya bir kaçı bulunmadığı takdirde eğitim, spor, sosyal ve kültürel faaliyetler ile çalışma, mevcut olan alanlarda yaptırılır. Bu alanlardan hiç birinin bulunmaması durumunda, kurumun olanakları ölçüsünde uygun yerlerde bu çalışmalar için yer hazırlanır. Bu süre zarfında kendi oda ve koğuşları kullandırılabilir.
/
(6) Ceza infaz kurumunda arama, denetleme, ziyaret ve benzeri özel durumlarda günlük uygulama programı ertelenebilir. Deprem, yangın gibi olağanüstü durumlar ile açlık grevi, ölüm orucu, firar, ayaklanma gibi acil durumlarda idare ve gözlem kurulu programı kısa veya uzun süreli olarak durdurabilir.
(11) Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlülerin sadece kendisiyle aynı ünitede kalan hükümlülerle birlikte, sınırlı olarak bu programlara katılmasına izin verilebilir.
11. Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler
Dair 27/07/2007 tarihli ve 46/1 nolu Genelge’nin; 11.1. Üçüncü Bölümü’nün “Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetler” üst başlıklı “B- Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim-Öğretim Çalışmaları, SosyalKültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar” başlıklı kısmın ilgili maddelerinde; “ (1)
Üçüncü Bölümde düzenlenen “Genel Esaslar” çerçevesinde; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutuklular, bireysel veya 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif çalışmalardan yararlandırılacaktır.
(2) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutuklulardan; a)Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış hükümlüler, öncelikle bireyselleştirilmiş eğitimöğretim, sosyal-kültürel ve sportif programlardan faydalandırılacaktır. Uygulanan programlar sonucunda gösterdiği gayret ve iyi hâle göre, idare ve gözlem kurulu kararıyla sadece kendileriyle aynı ünitede kalan hükümlülerle birlikte grup hâlinde eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerden yararlandırılacaklardır.
(b) Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumları ile kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde bulunan diğer hükümlü ve tutuklular, eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlere, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde bir araya getirilerek yararlandırılacaklardır.”, Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 13. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; bulunduğu ceza infaz kurumunda bir kısım hak ihlalleri olduğunu iddia ederek belirttiği sorunlarının çözülmesini talep edilmektedir.
14. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin maddi ve manevi yönden sağlık olmaları infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.
15. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3’ün maddesi, Anayasamızın 17’nci maddesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 2’in ve 6’ncı maddelerinde kötü muamele yasaklanmıştır.
16. İdarenin cevabında; hükümlünün ceza infaz kurumlarında barındırıldığı süre boyunca kanun, tüzük, genelge hükümleri uyarınca hareket etmediği ve bir çok disiplin cezası aldığı, bahse konu cezaları infaz ettiği, halen daha infaz etmekte odluğu bir disiplin cezasının bulunduğu iyi halli olmadığı, ancak bu cezaların oda değişim talebi, kargo veya diğer şikayetlerini kısıtlayan cezalardan ibaret olmadığı, ifade edilmektedir.
17. Başvuranın şikayetine konu ceza infaz kurumu uygulamalarının ihlal oluşturup oluşturmadığının tespiti için iddialarının ayrı ayrı ele alınması gerekmektedir.
17.1. Başvuran tarafından, bulunduğu ceza infaz kurumundaki hak gasbı ve keyfi uygulamaların pandemi süreciyle birlikte arttığını ve sürekli hale geldiğini, cezaevi idaresinin uygulamalarının hükümlüler üzerinde sosyal, fiziksel ve psikolojik etkilere ve rahatsızlıklara neden olduğunu, son 2-3 yıldır sorun ve şikayetlerine muhatap bulamadıklarını, cezaevi yönetimi ile görüşme taleplerinin kabul edilmediği gibi dilekçelerine de cevap verilmediği iddia edilmektedir. İdare tarafından; başvuranın Kuruma geldiği tarihten bu yana 4 defa görüşme yapıldığı, bu görüşmelerden üçünün kişinin talebine binaen yapıldığı, 03/03/2020 tarihli görüşmeden sonra başvuranın başka bir görüşme talebini içeren dilekçe ibrazının bulunmadığı ifade edilmiştir. İdarenin cevabi yazı ekleri incelendiğinde; başvuranla Kurum Psikoloğunun 2020 yılında 4 adet görüşme gerçekleştirildiği, başvuranın kurum dışına gönderdiği çok sayıda dilekçeye işlem yapıldığı görülmektedir. Başvuranın muhatap bulamadığı, idarenin hak kaybı ve keyfi uygulamalarda bulunduğu yönündeki iddialarına konu idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden başvuranın bu yöndeki şikayetinin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
17.2. Başvuran tarafından; eskiden sınırlı olarak uygulanan sohbet-spor faaliyetlerinin pandemi nedeniyle durdurulduğu iddia edilmektedir. İdare tarafından, başvuranın ortak etkinlik ve spor faaliyetlerinden yararlanma talebinin Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 25/02/2020 tarih ve karar sayılı kararı ile bir sonraki faaliyet döneminde değerlendirilmesine karar verildiği, bir sonraki faaliyet döneminde ise korona virüs salgını nedeniyle diğer koğuşlarla birleşerek yapılan faaliyetlerin ise 01/06/2021 tarihine kadar ertelenmesi kararlaştırıldığı, salgının sona ermesiyle birlikte normal hayata geçilmesine müteakiben hazırlanacak olan faaliyet programına dahil edileceği ifade edilmiştir. Hükümlülerin ortak etkinlik ve spor faaliyetlerinin hangi usul ve esaslar dairesinde yerine getirileceği 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da, İnfaz Yönetmeliğinde ve diğer ilgili yönetmeliklerde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında 22/01/2007 tarihli ve 45/1 no’lu Genelge ve Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve
İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler Dair 27/07/2007 tarihli ve 46/1 nolu Genelge’de ise ortak etkinlikler, sosyo-kültürel ve sportif faaliyetlerin olağanüstü durumlarda durdurulabileceği açıkça belirlenmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen mevzuat hükümleri incelendiğinde yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumunda tutuklu olan başvuranın bazı haklar yönünden kanunen kısıtlı olduğu da görülmektedir. Ayrıca 5275 sayılı Kanun’un 27’nci maddesi uyarınca hükümlülerin “salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak” yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenlerle, başvuranın bu madde kapsamındaki şikayetinin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
17.3. Başvuran tarafından; 2019 yılından beri süreli-süresiz yayınlardan yararlanma haklarının engellendiğini, ailesi ve arkadaşları tarafından posta yoluyla gönderilen dergi ve kitapların tarafına verilmediğini, dışarıdan koliyle gelen kitaplar için iki ayda bir kitap uygulaması yapıldığını iddia edilmektedir. İdare tarafından; başvurana son 6 ay içerisinde kargo yoluyla gelen eşyanın tamamının teslim edildiği, verilmeyen herhangi bir eşyanın bulunmadığı, nakil geldiği sırada yanında bulunan kitap ve dergilerinin kendisine teslim edildiği, kurum kütüphanesinden veya başka bir yolla süreli ve süresiz yayın talebinin bulunmadığı ifade edilmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanun’un 62’inci maddesi ve Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında
Yönetmeliğin 8’inci maddesi ile süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma hakları, anılan kanunun 107’nci maddesinde ise hükümlülerin kanuni sınırlamalara aykırı olmamak şartıyla posta alma hakları güvence altına alınmıştır. Yine 5275 sayılı Kanun’un 69’uncu maddesi ve İnfaz Yönetmeliğinin 77’inci maddesinde hükümlülerin kitap ve giyim eşyasını hediye olarak kabul edilebileceği ifade edilmiştir. İdarenin cevabı ve cevabi yazı ekleri incelendiğinde 26/02/2020 tarihinde 20 adet kitabın başvurana teslim edildiği görülmektedir. 5275 sayılı Kanun 69’uncu maddesinde “Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlü, iki ayda bir kez, ayrıca dinî bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkına sahip” olduğu ifade edilmektedir. 5275 sayılı Kanun 62/3 maddesinde “Kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmeyeceği” açıkça ifade edilmektedir. Başvurana gönderilen kitapların gerekli kontroller yapıldıktan sonra teslim edildiği, başvuranın ismini belirmek suretiyle teslimini istediği süreli-süresiz yayın talebinin bulunmadığı anlaşıldığından idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
17.4. Başvuran tarafından, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanların havalandırma kapısı bir saat açık bırakıldığını, bazı hükümlülerin havalandırma kapısı 2 saat bazılarının ise 2.5 saat açık bırakıldığını, başka ceza infaz kurumlarında hükümlülerin 4-6 saat havalandırmaya çıkarıldıkları iddia edilmektedir. İdare tarafından; havalandırma bahçe kapısının sabah 08.00’da yapılan sayım ile birlikte açıldığı mevsim şartlarına göre hava kararmadan önce kapatıldığı, günümüz itibariyle odaların havalandırma kapılarının 18.00 – 18.30 saatleri aralığında kapatıldığı, havalandırma saatlerinde herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvuranın yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumunda tutuklu olduğu anlaşılmıştır. Başvuranın hükümlü olmaması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 25’inci maddesinde kısıtlamaların başvuran hakkında uygulanmadığı görülmüştür. Bu durumda başvuranın idarenin açık hava ve spor imkanını arttırması nedeniyle başvuranın bu madde kapsamındaki şikayetine konu işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
/
17.5. Başvuran tarafından, uzun süredir ceza infaz kurumunda bulunmaları nedeniyle kronik sağlık sorunları olduğunu, pandemi nedeniyle sağlık kontrollerinin yeterince yapılmadığı ve revire götürülmedikleri iddia edilmektedir. İdare tarafından; karşılanmayan bir tedavi isteğinin bulunmadığı, Kurumumuza iletmiş olduğu tüm rahatsızlıkları için kurum revirinde muayene olarak tedavilerinin ifade edilmiştir. 5275 sayılı Kanun hükümleri incelendiğinde; hükümlülerin muayene ve tedavilerin güvence altına alındığı, muayenelerin öncelikle kurum revirinde yapılacağı, kurum hekimi tarafından gerekli görülmesi halinde hastaneye sevk edilebilecekleri anlaşılmaktadır. İdarenin cevabi yazısı ve ekinde gönderilen tedavi kayıtları incelendiğinde 28 adet muayene kaydının olduğu görülmektedir. İdare tarafından başvuranın çok sayıda tedavi talebinin gereğinin yapılarak tedavisinin gerçekleştirildiği, başvuranın iddialarında somut olarak tedavi edilmeyen bir hastalığından bahsedilmediği gibi hangi tarihli tedavi isteğinin yerine getirilmediğinin de bildirilmediği anlaşıldığından, idarenin başvuranın bu madde kapsamındaki şikayetine konu işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
17.6. Başvuran tarafından, 2017 yılına kadar oda değişim talepleri yerine getirilirken o yıldan sonra oda değişim taleplerinin yerine getirilmediği iddia edilmektedir. İdare tarafından; başvuranın Kuruma
07.02.2020 tarihinde nakil olarak geldiği ve geldiği günden bugüne kadar geçen süreçte oda değişikliği
talebinin bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvuranın oda değişikliğine yönelik usulüne uygun yazılı bir dilekçesinin mevcut olmadığı görülmektedir. Başvuranın güncel bir talebi bulunmadığı anlaşıldığından, şu aşamada idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
18. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, başvuranın talepleri hakkında, idare tarafından tesis edilen işlemlerde herhangi bir keyfi tutum ya da hukuka aykırılık olmadığı anlaşıldığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana itiraz ve şikayet mercii ve süresi bildirildiğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı, başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderilmediği, bu nedenle “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığı görülmüştür.
İdareden bundan sonra bu ilkelere de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Tekirdağ İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, /
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi