|
ÖZET: Bu karar, Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan bir hükümlünün sağlık durumu ve cezasının infazının ertelenmesi talebi üzerine alınmıştır. Başvuran İnsan Hakları Derneği, hükümlünün sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamadığını ve ceza infaz kurumu koşullarının uygun olmadığını iddia ederek, sağlık kurulu raporu alınmasını ve infazın ertelenmesini talep etmiştir. İlgili idarelerden alınan cevaplarda, hükümlünün düzenli sağlık kontrollerinin yapıldığı ve gerekli tedavi süreçlerinin yerine getirildiği belirtilmiştir.
Yapılan değerlendirmelerde, başvuran hükümlünün sağlık durumu ile ilgili olarak birçok kez sağlık kurulu raporu alındığı ve bu raporların, infazın devamı için yeterli olduğu sonucuna varılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, hükümlünün ceza infaz kurumunda kalmasının uygun olduğu ve infazın ertelenmesine gerek olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir, zira idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/10877-S.21.17501
BAŞVURU NO : 2020/103888
KARAR TARİHİ : 26/07/2021
RET KARARI
Adres:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : Adalet Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, barındırılmakta olduğu ceza infaz kurumunda sağlık hizmetlerinden tam ve zamanında yararlandırılmadığı iddiaları ile hastalık nedeniyle cezasının infazının ertelenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/12/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza İnsan Hakları Derneği tarafından yapılan başvuruda, başvuran Dernek, Tekirdağ 1 No’lu
F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan hükümlülerden , , , , , , , , , ve isimli mahkumların kendilerine başvurduğunu, bu başvuruda özetle, mahkum ’in başta kalp rahatsızlığı olmak üzere birçok hastalığı olduğunu, odada bulunan merdiveni inip çıkmakta zorlandığını, %71 engelli raporu bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu’nun kurumda kalabilir raporu nedeniyle tahliye edilmediğini, mahkumun sürekli tedavi görmesi gerekirken pandemi nedeniyle sevklerde sorun yaşadığını ifade ettiklerini belirterek, mahkum hakkında Sağlık Kurulu Raporu alınmasını, Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılması ve bu süre zarfında tedavi amaçlı olarak hastaneye yatışının yapılmasını ve hükümlünün infazının ertelenmesi için
Kurumumuz nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 25/01/2021 tarih, sayılı ve 06/04/2021 tarih, sayılı yazılarımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili Genel Müdürlüğün 17/05/2021 tarihli cevabi yazısında; /
2.1. “Adı geçenin farklı tarihlerde gerek kurum revirinde gerekse de devlet hastanelerinde gerekli muayene, tetkik ve tedavilerinin yaptırıldığı, tedavilerine ilişkin belgelerin ve başvuranın sağlık hizmeti almak için yazdığı tüm dilekçe örneklerinin ekte gönderildiği, 2.2. Adı geçenin ceza tehiri için 24.07.2020 tarihinde Tekirdağ Devlet Hastanesine sevkinin yapıldığı, anılan Hastanenin 27.07.2020 tarihli Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunda, “Halen adı geçenin kardiyoloji poliklinik kontrolü olmak kaydıyla ceza tehiri gerekmez.” ifadelerine yer verildiği, 2.3. Hükümlünün halihazırda tansiyon, şeker gibi hastalıkların mevcut olduğu, düzenli olarak medikal tedavisinin ve sağlık kontrollerinin yapıldığı, kişisel ihtiyaçlarını karşılamada herhangi bir sıkıntı yaşamadığı, çekilen sintigrafi sonucunda kalbinde tıkalı damarının olmadığı, böbreğindeki taşın kırılarak tedavisinin tamamlandığı, akciğer ve böbrek rahatsızlığının bulunmadığı, ayrıca hükümlüye zatürre aşısının yapıldığı, 2.4. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, anılan Kurum görevlileri tarafından adı geçenin kontrol altında tutulduğu ve sağlık durumuna ilişkin gerek Kurum revirinde, gerekse de
Devlet hastanelerinde tedavisinin yaptırıldığı, 2.5. Mevzuata göre, hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa aile sağlığı merkezi veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 2.6. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlü ve tutuklulara olduğu gibi adı geçenin sağlık sorunları ile ilgili gerekli tüm tetkiklerin ve tedavilerin özenle yerine getirildiği, infaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık haklarından ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, yapılan işlemlerin usûl ve yasaya uygun olduğu, muayene ve tedavi kayıtlarına bakıldığında herhangi bir ihmalin söz konusu olmadığı, 2.7. Bunun yanı sıra, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle infaz hâkimliklerine şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlara karşı ise, süresinde bu kararı veren
Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz imkânının bulunduğu, yargı bağımsızlığına sahip hâkim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin veya tavsiye suretiyle müdahale imkânı bulunmadığı, 2.8. Bahse konu başvuruda geçen iddialara ilişkin olarak, ceza infaz kurumu idaresi ve görevli personelin görevleri yönünden herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı, yapılan işlem ve uygulamaların ilgili mevzuat gereğince yerine getirildiği,”
Bilgileri edinilmiştir.
/
3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden 02/06/2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili ceza infaz kurumunun 02/06/2021 tarihli cevabi yazısında; 3.1. İlgili mahkumun Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geldiği 14/11/2016 tarihi itibariyle sağlık kontrollerine başlandığı, idare tarafından 14/11/2016 tarihi ile 20/05/2021 tarihleri arasında yer alan tüm tetkik ve tedavilerine ilişkin ayrıntılı cevap verildiği görülmüştür. Yazının devamında ise, 3.2. “Hükümlünün herhangi bir engellilik durumunun bulunmadığı, kendi ihtiyaçlarını karşılamada herhangi bir sıkıntı yaşamadığı, 3.3. Ceza İnfaz Kurumumuza hastane ve mahkemeye giden tutuklu ve hükümlülerin kuruma dönüş sonrası ve Kurumumuza yeni gelen tutuklu ve hükümlülerin COVİD-19 tedbirleri kapsamında 14 günlük süre boyunca karantinada tutulduğu, karantina süresi bitiminde karantinada bulunan tutuklu ve hükümlülere PCR testi yapılıp oda yerleştirilmesi yapıldığı, 3.4. Hükümlünün Tekirdağ Devlet Hastanesinin 27/07/2020 ve numaralı Durum Bildirir Sağlık
Kurulu Raporunda “Halen haliyle adı geçenin Kardiyoloji Poliklinik Kontrolü olmak kaydıyla ceza tehiri gerekmez” ve Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinin 15/03/2021 tarih sayılı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunda “Cezasının doktoru ve reviri bulunan ceza infaz kurumunda infaz edilmesi uygundur” raporu düzenlendiği, 3.5. Hükümlünün tek başına barındırılmadığı yanında başka hükümlülerin bulunduğu, 3.6. Hükümlüye 2 doz COVİD-19 aşısının yapıldığı, 3.7. Hükümlünün sağlık konusunda gerekli kılınan tüm tetkik ve tedavilerinin yapıldığı, hükümlünün
Kurumumuz hakkında tedavileriyle ilgili herhangi bir şikayetinin bulunmadığı, 3.8. Hükümlünün hali hazırda tansiyon, şeker gibi hastalıkların mevcut olduğu, düzenli olarak medikal tedavisinin ve sağlık kontrollerinin yaptırıldığı, kişisel ihtiyaçlarını karşılamada herhangi bir sıkıntı yaşamadığı, çekilen sintigrafi sonucunda kalbinde herhangi bir damarın tıkalı olmadığı, akciğer rahatsızlığının bulunmadığı, hükümlüye zatürre aşısının yapıldığı, 3.9. Hükümlü ile ilgili gerekli kılınan tüm sağlık işlemlerinin eksiksiz yerine getirildiği, hükümlünün bu hususta Kurumumuz hakkında herhangi bir şikayetinin bulunmadığı,”
Bilgileri edinilmiştir.
4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden 09/06/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili ceza infaz kurumunun 21/06/2021 tarihli cevabi yazısında; 4.1. Başvuranın 16/06/2021 tarihinde Doktor İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesine rapor aldırılmak üzere sevk edildiği, Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinin 17/06/2021
tarihli Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunda “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16. Maddesi uyarınca; adı geçende sol böbrek taşı, bilateral katarakt, hipertansiyon, tip 2 diyabetes melitus mevcuttur, hipertansiyon, KAH (Koroner Arter Hastalığı)
ve diabetes mellitus kronik hastalıktır, medikal tedaviyle düzelir, sol böbrek taşı, ESWL ya lazer ile kırılabilir, bilateral katarakt ameliyatı ile düzelir, hastalıklar medikal tedavi ile kısmen düzelir, rahatsızlıkları kronik olup ağır sakatlık ve kocama hali yoktur, infazını doktoru ve reviri bulunan Ceza
İnfaz Kurumunda geçirir, halen hayati tehlike doğurmaz, kardiyoloji ve dahiliye poliklinik kontrolü 3 (üç)
ayda bir gerekir. Hastalığı nedeniyle Ceza İnfaz Kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirir, infazın geri bırakılması gerekmez” raporu düzenlendiği, 4.2. Başvuranın 14/06/2021 tarihinde İstanbul Adli Tıp Kurumuna rapor düzenlenmesi için sevk edildiği, düzenlenen raporun halen Kurumumuza gönderilmediği”, Bilgileri edinilmiştir.
5. Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden gelen 18/06/2021 tarihli yazıda başvuruya konu mahkum hakkında yeniden rapor aldırılması için hastaneye sevk edildiği bilgisi edinildiğinden, bahsi geçen raporun gelip gelmediği bilgisini edinmek amacıyla
Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden 22/06/2021 tarih, sayılı yazımız ile yeniden bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili ceza infaz kurumunun 01/07/2021 tarihli cevabi yazısında; 5.1. “Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun, Adli Tıp
No: ve Karar No: tarihli raporunda hükümlü ile ilgili olarak; “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/6. Maddesi kapsamında değerlendirilmediği, hayatını yalnız idame ettirebileceği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/2. Maddesi kapsamında değerlendirilmediği, diyeti, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazının devam edebileceği” raporunun düzenlendiği”, Bilgileri edinilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
6. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin 1.
fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bendinde; “f) Ceza infaz
/
kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 8.1. “Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi” başlıklı 16. maddesinde; “(1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza
Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet
Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir.
Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili
Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet
Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet
Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren
Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.
(4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.
(5) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.
(6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.”; 8.2. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27. maddesinde; “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.
(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”;
/
8.3. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 71. maddesinde; “(1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde
Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.”; 9. 06/01/2020 tarihli, 172 No’lu Ceza İnfaz Kurumlarında Barındırılanların Uluslararası
Standartlarda İnsan Hakları Merkezli Sağlığa Erişimi ve Tedavileri, Tedavi Nedeniyle Nakilleri, Ceza Tehiri İşlemleri Hakkında Genelge’nin “A- Tedavi Nedeni İle Hastaneye Sevk” başlıklı maddesinin ilgili hükümlerinde; “1-Ceza infaz kurumunda bulunan kurum hekimi, aile hekimi veya diş hekiminin uygun görmesi hâlinde; hükümlü ve tutuklular ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon için Devlet veya üniversite hastanelerine sevk edilecektir.
2-Acil durumlarda, hükümlü ve tutuklular için 112 acil servis hizmeti ivedilikle sağlanarak, gerekli güvenlik tedbirleri çerçevesinde tedavileri gerçekleştirilecektir.
3-Hükümlü ve tutukluların acil olarak, sağlık kuruluşuna sevki gerektiğinde, aile hekimi veya kurum hekiminin kurumda olması halinde hekim raporuyla, bulunmaması durumunda, o an kurumda bulunan en üst yetkilinin yazılı izniyle, gerekli güvenlik tedbirleri alınarak, ivedilikle sevki sağlanacaktır.”; 9.1. 172 No’lu Genelge’nin Üçüncü Kısım Birinci Bölümünde yer alan “B-Tedavi Nedeniyle Nakil” başlıklı maddesinin ilgili hükümlerinde; “1- Devlet hastaneleri ya da üniversite hastanelerine gönderilen hükümlü ve tutukluların, başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve hayati tehlikesi bulunması hâlinde, mevcut ise biri hastalığın uzmanı olmak üzere, iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavinin uygulanması gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkün olacaktır.
2- Hükümlü ve tutukluların bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekli olup; aksi halde hükümlü ve tutuklular ait olduğu ceza infaz kurumuna iade edilecektir.
3- Hükümlü ve tutukluların sağlık nedeniyle başka ceza infaz kurumuna naklinin kurum idaresince tespit edilmesi veya hükümlü ve tutukluların kendi talebi halinde, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekimi ve aile hekiminin önerisi ve en üst amirin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakilleri yapılabilecektir.
4-Tedavi nedeniyle nakle esas sağlık kurulu raporlarında yer tespitinin yapılmadığı durumlarda, konunun ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından değerlendirilmesi ve gerektiğinde, ilgili sağlık kuruluşu idaresi veya il/ilçe sağlık müdürlüğü ile gerekli görüşmelerin, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılması, oluşabilecek gecikme ve mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi açısından konunun titizlikle takip edilmesi ve belirsizliğin giderilerek gerekli nakil işleminin yapılması sağlanacaktır.”; 9.2. 172 No’lu Genelge’nin Üçüncü Kısım Birinci Bölümünde yer alan “C- Ceza Tehiri İşlemleri” başlıklı maddesinde; “1-5275 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi gereğince, hükümlü ve tutuklular ile ilgili olarak kurum hekimi, aile hekimi veya kurum müdürlüğünce re’sen ya da kişinin kendi talebi üzerine, ceza tehiri işlemi başlatılabilecektir.
2-5275 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi gereğince işlem başlatılanlar hakkında, tam teşekküllü Devlet hastanesi (sağlık kurulu raporu verebilecek düzeyde) veya üniversite hastanelerinden sağlık kurulu
/
raporu aldırma sürecinde, ilgili hastane yönetimi ile ivedilikle gerekli koordinasyon sağlanacaktır.
Hastane yönetimleri ile irtibata geçilerek, ceza tehiri kapsamında sağlık kurulu raporu sürecinde işlemlere öncelik verilecektir.
3-Hükümlü ve tutuklular hakkında, 5275 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinden faydalanmaya uygun olduğu yönünde sağlık kurulu raporu tanzimi hâlinde, ceza infaz kurumu idaresince aynı gün, öncelikle
UYAP sistemi üzerinden, daha sonra fiziki olarak, hızlı gönderi sistemi ile sağlık kurulu raporu ve tüm sağlık dosyasının (MR, tomografi, röntgen ve diğer filmler ile ultrason, tetkik ve tahlil sonuçları da dahil)
onaylı örneği, ivedilikle ilgili Cumhuriyet başsavcılığı kanalıyla Adli Tıp Kurumuna gönderilecektir.
Acil ve hayati tehlikesi bulunan hükümlü ve tutukluların Adli Tıp Kurumu işlemleri, kurum müdürlüklerince titizlikle takip edilecek ve gerek görülmesi hâlinde, sağlık kurulu raporu beklenmeksizin, mevcut durumunu bildirir sağlık raporuyla Adli Tıp Kurumu işlemleri başlatılacak ve derhal Genel
Müdürlüğe bilgi verilecektir.
4-Uygulamada birliğin sağlanması ve farklı uygulamaların önüne geçilebilmesi amacıyla; hükümlülerin hapis cezasının infazının hastalık nedeniyle ertelenmesi işlemlerinin başlatılması ve sonuçlandırılmasında mutlak suretle ilgili Cumhuriyet başsavcılığı değerlendirme sinin yapılması gerekmekte olup; gerek
Devlet veya üniversite hastanelerinin sağlık kurulu raporları, gerekse Adli Tıp Kurumunun cezanın infazının hastalık nedeniyle ertelenmesine ilişkin ret veya kabulüne dair raporları, olumlu ya da olumsuz karara bağlanmak üzere, ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilecektir.
5-Hükümlü ve tutukluların, ceza infaz kurumu koşulları altında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği yönünde Adli Tıp Kurumu tarafından rapor tanzim edilmesi hâlinde, işlemler titizlikle yürütülerek, toplum güvenliği bakımından tehlike durumunun hükümlüler için ilgili Cumhuriyet başsavcılığı, tutuklular için ilgili mahkemesi tarafından değerlendirmesi sonucunda infazın ertelenmesi veya mahkemesince tahliyesinin uygun görülmesi durumunda gereği ivedilikle yerine getirilecektir.
Dosyası Yargıtay’da ya da Bölge Adliye Mahkemesinde olan hükümözlülerin, ceza tehiri kapsamında sonuçlanan sağlık işlemleri hakkında, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi veya mahkemesince değerlendirilmek üzere, ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ivedilikle gerekli yazışmalar yapılacak ve işlemler takip edilecektir.
6-Hükümlü ve tutukluların ceza tehiri kapsamında başlatılan tüm işlemleri, hastaneye sevk edildiği andan, Adli Tıp Kurumu süreci sonuçlanıp, tüm işlemleri tamamlanıncaya kadar, aşamalar halinde, ayrı ayrı Genel Müdürlüğe bildirilecektir.
7-Ceza tehiri işlemi başlatılan hükümlü ve tutukluların, gerek tedavi nedeniyle gerekse diğer nedenlerle başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi hâlinde; gönderen ceza infaz kurumu, hükümlü ve tutukluların nakil gittiği ceza infaz kurumunu öncelikle sözlü, daha sonrasında, yazılı olarak ceza tehir süreci hakkında bilgilendirmekle yükümlüdür.
Hükümlü ve tutuklu, gönderildiği kuruma misafir olarak kabul edilmiş olsa dahi, bulunduğu ceza infaz kurumu ceza tehiri sürecini takip edecektir.
8-5275 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi gereğince, ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca sağlık nedeniyle infaza ara verilmesi kararı verilerek tahliye işlemi gerçekleştirilen hükümlüler hakkında Cumhuriyet başsavcılıklarınca tanzim edilen erteleme karar evrakı uyarınca, erteleme süresinin bitiminden önce belirlenecek tarihte ilgilerin Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurması ve yeniden rapor aldırma süreci başlatılması sağlanacaktır.”;
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden 11. Başvuran İnsan Hakları Derneği, Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu’nda kalmakta olan 11 hükümlünün kendilerine başvurduğunu, bu başvuruda özetle isimli hükümlünün çok fazla hastalığı olduğunu ve ceza infaz kurumu koşullarının adı geçen hükümlüye uygun olmadığını ifade ettiklerini belirterek, hükümlü hakkında Sağlık Kurulu
Raporu alınmasını, Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılmasını, bu süre zarfında tedavi amaçlı olarak hastaneye yatışının yapılmasını ve hükümlünün infazının ertelenmesi için Kurumumuz nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmasını talep etmiştir.
12. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden ve hükümlünün kaldığı Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan birçok kez bilgi ve belge talep edilmiştir. İdarelerden gelen ayrıntılı cevaplarda, hükümlünün düzenli olarak tedavisinin yapıldığı, gün gün hastane tetkiklerine ve adı geçen mahkum hakkında alınan sağlık kurulu raporlarına yer verildiği görülmüştür.
13. Öncelikle belirtmek gerekir ki, hastalık nedeniyle infazın ertelenmesi talebi hakkında karar verme yetkisi, 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca hükümlünün infazının yapıldığı yer
Cumhuriyet Başsavcılıklarının görevinde olup, 6328 sayılı Kurum Kanunumuz gereği yargı yetkisi kapsamında kalan talep, inceleme konusu yapılmamıştır. Mevcut başvuru, başvuran hükümlünün (Kurumumuza İnsan Hakları Derneği başvurduğundan, bundan sonra başvuran hükümlü olarak geçecektir.) ağır hastalık durumlarına ilişkin olduğundan, hastalık-tetkik-tedavi süreçleri bakımından inceleme konusu yapılmıştır.
14. Diğer yandan mevcut başvuruda hem Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden hem de başvuran hükümlünün kalmış olduğu Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili ceza infaz kurumunun Kurumumuza gönderdiği Tekirdağ Dr.
İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinin 15/03/2021 tarihli Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunda
“Cezasının doktoru ve reviri bulunan ceza infaz kurumunda infaz edilmesi uygundur, hayati risk teşkil edebilir, hayatını tek başına idame ettiremez.” ifadesinde çelişki bulunması üzerine, ilgili infaz kurumundan söz konusu çelişkinin giderilip giderilmeyeceği sorulmuştur.
15. Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu çelişkili ifadenin giderilmesi için başvuran hükümlüyü hem Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesine hem de Adli Tıp
Kurumu’na yeniden rapor alınması için sevk ettiği bilgisini vermiştir. Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi
Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’nin 17/06/2021 tarihli Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunda “5275 sayılı
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16. Maddesi uyarınca; (…) hastalıklar medikal tedavi ile kısmen düzelir, rahatsızlıkları kronik olup ağır sakatlık ve kocama hali yoktur, infazını doktoru ve reviri bulunan Ceza İnfaz Kurumunda geçirir, halen hayati tehlike doğurmaz, kardiyoloji ve dahiliye
/
poliklinik kontrolü 3 (üç) ayda bir gerekir. Hastalığı nedeniyle Ceza İnfaz Kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirir, infazın geri bırakılması gerekmez” hususlarına yer verildiği görülmüştür.
16. İlgili ceza infaz kurumundan daha sonra gelen cevabi yazıda ise, başvuran hükümlü hakkında alınan
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun, 18/06/2021 tarihli raporuna yer verilmiş olup, söz konusu Rapor’da; “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/6. Maddesi kapsamında değerlendirilmediği, hayatını yalnız idame ettirebileceği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Kanunun 16/2. Maddesi kapsamında değerlendirilmediği, diyeti, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazının devam edebileceği” yönünde karar alındığı görülmüştür.
17. Başvuran hükümlünün infazının ertelenmesi talebi ile ilgili olarak, kalmakta olduğu ceza infaz kurumu tarafından üzerine düşen yükümlülüğün yerine getirerek, Kurumumuzca çelişkili olduğu görülen rapor üzerine çelişkinin giderilmesi hususunda dostane çözüm girişiminde bulunulduğu, ilgili ceza infaz kurumunun, bu girişimimizi olumlu karşıladığı ve başvuran hükümlü hakkında yeniden rapor aldırdığı görülmekle, infazın ertelenmesi talebini incelemekle yetkili mercii Cumhuriyet Başsavcılığı olduğundan konunun esasına girmemekle birlikte, ilgili infaz kurumu tarafından konuyla ilgili gerekli iş ve işlemlerin yerine getirildiği görülmüştür. Nitekim başvuran Dernek de Kurum Kanunumuza uygun olarak infazın ertelenmesi hususunda gerekli girişimlerde bulunmamızı talep etmiş olup, Kurumumuz tarafından görev alanımız dahilinde hareket edilmiştir.
18. Başvuranın sağlık durumu / hastaneye erişimi / tedavisi bakımından dosya kapsamında yapılan incelemede; 18.1. Başvuran ’in şu anda kalmakta olduğu 1 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geldiği 14/11/2016 tarihi itibariyle düzenli olarak tedavilerine başlandığı, bazı aylar iki kez olmak üzere her ay tedavisi için sağlık hizmetlerine erişiminin sağlandığı, 18.2. Kurum doktorunun gerekli gördüğü hallerde, başvuran hükümlünün Tekirdağ Devlet Hastanesi’ne sevkinin sağlandığı, 18.3. Son 5 yıllık süreçte Kardiyoloji, Ortopedi, Nefroloji, Üroloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Göğüs, Göz gibi bölümlere sevkinin sağlandığı, 18.4. Tekirdağ Devlet Hastanesi 11/07/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu’nda başvuran ’in % 71 oranında ortopedik engeli bulunduğu, 18.5. Başvuran hükümlü hakkında Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’nden 27/07/2020 tarihinde, 15/03/2021 tarihinde rapor aldırıldığı, 18.6. Başvuran hükümlü hakkında yakın zamanda rapor alındığı; Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu
Şehir Hastanesi’nin 17/06/2021 tarihli Raporunda “rahatsızlıkları kronik olup ağır hastalık ve engellilik niteliğinde değildir. Anayasasının 104/2-b maddesinde yazılı sakatlık ve kocama hali yoktur, infazını doktoru ve reviri bulunan Ceza İnfaz Kurumunda geçirir, halen hayati tehlike doğurmaz, Kardiyoloji ve
Dahiliye Poliklinik kontrolü 3 (üç) ayda bir gerekir. Hastalığı nedeniyle Ceza İnfaz Kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirir, infazın geri bırakılması gerekmez” yönünde raporun düzenlendiği, /
görülmüştür.
19. Yapılan değerlendirmede, idare tarafından başvuran hükümlünün tedavisi için gerekli hastane sevklerinin, tetkiklerinin yaptırıldığı, başvuran hükümlü hakkında sağlık durumuna ilişkin olarak birçok kez Sağlık Kurulu Raporu alındığı, aynı şekilde yakın zamanda Adli Tıp Kurulu’ndan rapor alındığı, idarenin mevcut raporlar doğrultusunda hareket ettiği, başvuran hükümlünün rapor alınması sürecinde hastaneye yatışının yapılması talep edilmişse de, 172 No’lu Ceza İnfaz Kurumlarında Barındırılanların
Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Merkezli Sağlığa Erişimi ve Tedavileri, Tedavi Nedeniyle
Nakilleri, Ceza Tehiri İşlemleri Hakkında Genelge uyarınca bu hususun sağlık kurulu raporunda yer alması gerektiğini düzenlendiği, başvuran hükümlünün raporları uyarınca idarenin hareket ettiği görülmüş olduğundan, idarenin işlemlerinde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.
20. Başvuran dernek tarafından, hükümlülerin mahkeme ya da hastane sevkleri sonrası odaya alınmadan önce 15 gün COVİD-19 şüphesiyle başka odalarda kaldığı, bu nedenle hastane sevkinden vazgeçtikleri ifade edilmişse de, salgın hastalık nedeniyle karantina odaları gibi önlemler alınmasının, ceza infaz kurumları gibi hastalığın yayılma hızının yüksek olabileceği yerler bakımından, tüm mahkumların sağlığı açısından arz ettiği önem nedeniyle makul olduğu değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesinde “İyi yönetim ilkelerine” yer verilmiştir. Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan dört ayrı tarihte bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili infaz kurumu her defasında hem süresinde hem de ayrıntılı cevap verdiğinden, idarenin ‘makul sürede karar verme’ ve ‘şeffaflık’ ilkesine uygun hareket ettiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 6328 sayılı Kanun’un “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvuran İnsan Hakları Derneği’ne 29/06/2021 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın Başvuran İnsan Hakları Derneği’ne, Başvuran ’e ve Adalet Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/