ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ailesinin ikametine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebi, ziyaret sürelerinin uzatılması ve telefon görüşmelerinin ücretsiz olması gibi talepleri incelenmiştir. Başvuran, ailesinin yaşadığı yerden uzak bir ceza infaz kurumunda bulunmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiğini öne sürmüştür. Ancak, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve Covid-19 tedbirleri nedeniyle nakil taleplerinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

Ayrıca, başvuranın talep ettiği ziyaret sürelerinin uzatılması ve diğer taleplerinin, mevzuat gereği bir hak değil, ödül niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, idarenin karar alma yetkisini kullanırken, kurumun güvenliği ve mevcut koşulları göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talepleri kısmen kabul edilmiş, kısmen ise reddedilmiştir. Nakil taleplerinin, Covid-19 tedbirlerinin kaldırılmasının ardından yeniden değerlendirilmesi önerilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/8058-S.21.12931

BAŞVURU NO : 2020/101735

KARAR TARİHİ : 26/05/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvuranın, ailesinin ikameti yakınında bir ceza infaz kurumuna nakli

BAŞVURUNUN KONUSU :

olmadığı takdirde ailesinin ziyaret giderlerinin karşılanması ve ziyaret ve telefon ile görüş hakkı kapsamında ek haklar tanınması istemlerine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 30/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda barındırılmakta olan başvuran, 31/08/2020 tarih ve no’lu başvurusu ile; Kahramanmaraş ilinde ikamet eden ailesinin, aradaki mesafenin fazla, ulaşım imkânlarının kısıtlı olması ve ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle açık/kapalı görüşlere gelme konusunda sıkıntı yaşadığını, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne nakil istemi ile çok sayıda başvuruda bulunmuş ise de taleplerinin “kapasite doluluğu” gerekçesi ile reddedildiğini ifade ederek ailesinin yaşadığı Kahramanmaraş ilindeki bir ceza infaz kurumuna nakli, mümkün olmadığı takdirde ise cezasının kalan kısmının konutta infazı, ailesinin kendisini ziyareti dolayısı ile yapacağı seyahat giderlerinin karşılanması, ziyaret sürelerinin uzatılması ile toplu olarak kullandırılması, 6 ayda bir eşiyle mahrem görüşme ve kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın aile ile görüş imkânı tanınması, telefon görüşmelerinin ücretsiz olması ve ailesi ile görüntülü konuşma imkanı sağlanması istemlerinde bulunmuş, başvuru hakkında sayı ile “gönderme kararı” verilmiş, karar üzerine Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğü 15/12/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısı Kurumumuz ve başvuran tarafından tebellüğ edilmiş, başvuran, İdare tarafından istemlerin yerine getirilmediği, başvuruya konu şikayetlerin devam ettiğinden bahisle Kurumumuza tekrar başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

/

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü’nden, 24/12/2020 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş, Genel Müdürlüğün 11/02/2021 tarihli cevabi yazısında; 2.1. Adı geçenin bilgi formunun incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 2.2. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e)

bendinde, ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği, 2.3. Bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.4. Ayrıca, adı geçenin Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme (FETÖ/PDY) suçundan hükümlü olması nedeniyle, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği, 2.5. Adı geçenin bulunduğu Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1257, doluluk oranının %126 olduğu, Naklini talep ettiği; Kahramanmaraş E Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 696, mevcudunun 969, doluluk oranının %139, Türkoğlu 1 No’lu L

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1322, mevcudunun 1267, doluluk oranının %96, Türkoğlu 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1322, mevcudunun 1309, doluluk oranının %99 olduğu, 2.6. Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının mevcutlarının günaşırı değişmekte olduğu, 2.7. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, 2.8. Aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceği değerlendirildiği, bu kapsamda adı geçeninde kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi nedeniyle nakil talepleri olumlu değerlendirilemediği, 2.9. Covid-19 tedbirleri kapsamında, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda hükümlü/tutuklu nakilleri geçici olarak durdurulmuş olduğundan 04.11.2020 tarihli ve sayılı yazıda; ikinci bir talimata kadar kapalı ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü, hükümözlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil taleplerinin alınmaması ve Bakanlığa gönderilmemesi,

mahallinde reddedilmesi uygun görülmüş olup kısıtlamanın kaldırılması konusunda da Genel

Müdürlüğükce yapılacak bir işlem bulunmadığı, 2.10. Bu konuda, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun, hükümlü ve tutukluların nakillerine ilişkin tavsiyeleri doğrultusunda karar verileceği ve işlem yapılacağı, bu nedenle, şu an itibarıyla adı geçenin talep ettiği kapalı ceza infaz kurumlarına naklinin sağlanmasının mümkün olmadığının değerlendirildiği, 2.11. Adı geçenin eşinin yolculuk giderlerinin karşılanmasına ilişkin bütçe tertibinde böyle bir ödenek kalemi olmadığı için karşılanmasının mümkün olmadığı ancak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı

İl Başkanlığı ve Sivil Toplum Kuruluşları ile irtibata geçilerek, 27.07.2006 tarihli ve 46/1 No’lu

Genelge’nin 10 uncu Bölüm (b) maddesi gereğince işlem yapılabileceğinin değerlendirildiği 2.12. Diğer yandan, 5275 sayılı Kanun’un “Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.” 2.13. Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in “Temel İlkeler” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fırkasının (d) bendinde, “Kurum idaresinin uygun göreceği bir hafta açık görüş ayın diğer haftaları kapalı görüş olmak üzere, hükümlü ve tutuklular bu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde görüşme yapabilir.” 2.14. “Ziyaret gün ve saatleri” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir.”, ikinci fıkrasında, “Görüş süresi, yarım saatten az, bir saatten fazla olacak şekilde belirlenemez. Görüş süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işletilir.” hükümlerinin yer aldığı, 2.15. Bu kapsamda da, ceza infaz kurumunda barındırılan hükümlü/tutukluların ziyaret gün ve saatlerinin anılan Yönetmelik’in ilgili maddeleri uyarınca kurum idareleri tarafından belirlendiği, 2.16. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında telefon görüşmelerinin, 5275 sayılı Kanun’un “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66 ncı maddesi hükümleri ile Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde gerçekleştirildiği ancak Covid-19 salgını nedeniyle hükümlü ve tutukluların dışarı ile olan ilişkilerinin devamının sağlanması amacıyla kapalı ve açık görüşlerin yerine haftalık ek bir telefon görüşme hakkının tanındığı, 2.17. Anılan Yönetmeliğin 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde, “Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir. Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir

/

sonraki haftalık telefon görüşme süresine ayrıca otuz dakika ilave edilir ve bu süre devredilemez. Bu kapsamdaki görüşmeler aynı hafta içerisinde toplam üç görüşmeyi aşmamak koşuluyla bölünmek suretiyle de yapılabilir. İlave edilen otuz dakika için üç görüşme hakkı daha verilir. Bu görüşmeler görüntülü ve sesli olarak yapılabileceği gibi sadece sesli olarak da yapılabilir.” Hükmü, (ğ) bendinde, “Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumları göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilir.” hükümlerinin yer aldığı, 2.18. Ceza infaz kurumlarında görüntülü görüşme uygulamasını da içinde barındıran ve Genel Müdürlük tarafından yürütülmekte olan Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesinin pilot uygulamasının 01.10.2020 tarihinde Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başlatıldığı, kısa süre içerisinde pilot uygulamanın Bakırköy Kadın ve Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında da başlatılacağı, pilot uygulamalardan edinilecek tecrübeler doğrultusunda projenin 24 ay içerisinde ülkemiz genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarına yaygınlaştırılmasının hedeflendiği, adı geçenin barındırıldığı Kurumda mevcut durum itibarıyla görüntülü görüşme altyapısının tamamlanmadığı, 2.19. Diğer taraftan, Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı edilemez”, (d) bendinde; “Kurumun fiziki yapısı, personel sayısı, mali ve sosyal imkanları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır” hükümlerinin, 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri alınmasına Kurul tarafından karar verilir.”, hükmünün ve 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Kurul, re’sen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine ilgililerin ödüllendirilmesine karar verebilir.”, ikinci fıkrasında “Kurul, ödül verilecek hükümlü ve tutukluları ayda en az bir kez yapacağı toplantıda oy çokluğuyla kararlaştırır ve ödülün niteliğine göre uygun şekilde ilgililere bildirir.” hükümlerinin düzenlendiği, 2.20. Açıklanan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, ceza infaz kurumlarında sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’ten faydalanma hususlarının güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ile hükümlü ve tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak, kurum idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda gerçekleştirildiği, 2.21. Ayrıca, ödüllerin hükümlü ve tutuklulara verilmesi gereken zorunlu bir hak olmadığı ve ödüllerin kurum idare ve gözlem kurulu tarafından uygun görülen hükümlü ve tutuklulara verilebildiği, 2.22. Buna göre, anılan Kurumda tutuklu/hükümlülerden ödüllendirmelerle alakalı talep dilekçesi kabulü yapılmadığı, tutuklu/hükümlülerin kurul tarafından re’sen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine önerilen kişilere mevzuatta belirtilen tutum ve davranışları taşıyıp taşımadığı hakkında değerlendime yapılarak ödüllendirilmelerine karar verildiği,

2.23. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda Genel Müdürlüğümüzün 28.01.2021 tarihli ve sayılı yazısı ile Covid-19 pandemisi nedeniyle alınan tedbirler kapsamında ceza infaz kurumlarında eş ve aile görüş odalarının kullanımının 01.03.2021 tarihine kadar ertelenmesine karar verildiği, 2.24. Adı geçenin kurumda barındırıldığı son 6 aylık süre içerisinde ( 16/06/2020 – 30/12/2020) ailesi tarafından 12 kez açık/kapalı ziyaret edildiği, haftalık telefon görüşmesini düzenli olarak gerçekleştirdiği, Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. Maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 3.3. “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22. Maddesinde; “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.

Haberleşmenin gizliliği esastır. “, 3.4. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler” .

4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 4.1. “İfade özgürlüğü” başlıklı 10. Maddesinde; “ Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar.” 5. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü” nün

‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde ‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir

/

yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 6.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 6.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 6.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesinde; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.

(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.” 6.4. “Ödüllendirme” başlıklı 51. Maddesinde; “(1) Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler.

(3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır:

/

a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir.

(c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir.

d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırılabilir.

e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir.

f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir.

…

(4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir.”, 6.5. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 6.6. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.” 6.7. “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66ıncı maddesinde “(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.

(2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler.

(3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.

(4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.”

6.8. “Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarımsaatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.” 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 8. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74üncü maddesi ilgili fıkralarında;

“ (1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.

(2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır:

a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır.

e) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir.

f) Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısı artırılabilir.

g) Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu

Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir. Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir sonraki haftalık telefon görüşme süresine ayrıca otuz dakika ilave edilir ve bu süre devredilemez. Bu kapsamdaki görüşmeler aynı hafta içerisinde toplam üç görüşmeyi aşmamak koşuluyla bölünmek suretiyle de yapılabilir. İlave edilen otuz dakika için üç görüşme hakkı daha verilir.

Bu görüşmeler görüntülü ve sesli olarak yapılabileceği gibi sadece sesli olarak da yapılabilir.

ğ) Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumları göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilir. “

8.1. Yönetmeliğin “Hükümlülerin Nakillerinde Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında;“ Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanunun 53 ila 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.”, 9. 17/06/2005 tarih ve 25848 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret

Edilmeleri Hakkında Yönetmelik “Temel İlkeler” başlıklı 5inci maddesi ilgili fıkralarında;

“Hükümlü ve tutukluların görüşmeleri aşağıdaki esaslara göre gerçekleştirilir:

c) Görüşler kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.

d) (Değişik:RG-13/9/2017-30179) Kurum idaresinin uygun göreceği bir hafta açık görüş, ayın diğer haftaları kapalı görüş olmak üzere, hükümlü ve tutuklular bu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde görüşme yapabilir.

(6)

e) (Ek:RG-18/8/2016-29805) Kurum mevcudu, güvenliği ve düzeni dikkate alınmak suretiyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve

Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan, hükümlü ve tutuklular için ceza infaz kurumlarındaki açık görüşler idare ve gözlem kurulu kararıyla iki ayda bir yaptırılabilir.

h) Hükümlü ve tutuklular, bu Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde sayılan ve eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile kayyımı dışında kalan üç ziyaretçisinin açık kimlik ve adreslerini kuruma bildirir. Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutukluların nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği gibi zorunlu haller dışında değiştirilemez.”,

9.1. “Ziyaret Gün ve Saatleri” başlıklı 10uncu maddesi “Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir.

Görüş süresi, yarım saatten az, bir saatten fazla olacak şekilde belirlenemez. Görüş süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işletilir.”,

10. 30/3/2013 tarih ve 28603 Sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların

Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik “Temel ilkeler” başlıklı 5inci maddesi ilgili fıkralarında;

“ (1) Bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili olarak aşağıdaki ilkelere uyulur:

a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir.

b) Hükümlü ve tutuklulara; ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî görüşleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve sırf bu nedenlerle ayrıcalık tanınamaz.

/

c) Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı edilemez.

d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır.”,

10.1. “Ödül türleri” başlıklı 7inci maddesinde; “ (1) Hükümlü ve tutuklulara; a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme, b) Haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini uzatma, c) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yapma, ç) Üst üste kullanılmayan ziyaret sürelerini toplu olarak kullanma, d) Haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini artırma, e) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli ve daha uzun süreli yararlanma, f) Haftalık harcama miktarını yarı oranında artırma, g) Tek kişilik odada televizyon bulundurma, ğ) Hediye, h) Takdir belgesi, ı) Tavsiye mektubu, ödülü verilebilir.

(2) Çocuk hükümlü ve tutuklulara, yukarıda sayılanlar yanında anne ve babasıyla veya vasisi ile kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yapma ödülü verilebilir.”

10.2. “Ödüllendirmede yetkili merci” başlıklı 9uncu maddesinde; “ (1) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri alınmasına Kurul tarafından Ek1’de yer alan form doldurulmak suretiyle karar verilir.” 10.3. “Ödüllendirme Usulü” başlıklı 10uncu maddesinde; “(1) Kurul, resen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine ilgililerin ödüllendirilmesine karar verebilir.”, 10.4. “Eş görüşmesi ödülü” başlıklı 11inci maddesinde; “ (1) Kapalı ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklulara, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmi dört saate kadar eşleriyle kurumun bu tür ziyaretler için ayrılan bölümünde ve personelin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde eş görüşmesi ödülü verilebilir.”, 11. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi

İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Yönetmeliğin “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak;

‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması,

ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”; 12. Adalet Bakanlığının 27/07/2007 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan tarih ve 46/1 Sayılı

Ceza İnfaz Kurumlarındaki Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirme

Faaliyetlerine İlişkin Genelgenin “Diğer İşler” başlıklı 10. Bölümü, “Yardım Kuruluşları” başlıklı B

Maddesinde; “(1) 9.12.2004 tarih ve 25665 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5263 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü Teşkilâtı ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca, yoksul veya mağdur vatandaşlar ile ailelerine yardım yapılmaktadır.

(2) Hükümlü ve tutukluların kendileri ve/veya aileleri için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfından ceza infaz kurumları aracılığıyla aynî veya nakdî yardım talep etmeleri hâlinde aşağıdaki esaslara göre

işlem yapılacaktır:

a) Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından yardım talebinde bulunulurken, ilgiliden ve infaz dosyasından alınacak bilgi, ikamet ettiği muhtarlıktan alınacak fakirlik il muhaberi, isim, adres belirtilecektir. Başvuru aile için yapılacaksa yardım alacak olanın hükümlü veya tutuklu ile olan yakınlık derecesi de bildirilecektir.

b) Yardım hükümlü veya tutuklu için isteniyorsa kurumun bulunduğu, ailesi için isteniyorsa ikamet ettikleri il veya ilçedeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı başkanlıklarına kurum müdürlükleri tarafından doğrudan başvuru yapılacaktır.

(3) Sivil toplum kuruluşları ile bağlantıların kurulması, mevcut ilişkilerin geliştirilmesi için eğitim servisi, psiko-sosyal yardım servisi görevlileri ve eğitimden sorumlu II. müdür görevlendirilecektir. Ceza infaz kurumlarında yürütülen eğitim çalışmalarının desteklenmesi ve sosyal kültürel faaliyetlerin düzenlenmesi, iş ve meslek eğitimi kurslarına katılan maddî durumu yetersiz hükümlü ve tutuklulara malzeme temin edilmesi, ihtiyacı olan hükümlü ve tutuklulara yardım yapılması ve yararlı görülen diğer konularda eğitim kurulu kararı alınarak sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapılacaktır.” 13. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 13.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; /

13.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmi

Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda barındırılmakta olan başvuran, ailesinin ikameti yakınında bulunan bir ceza infaz kurumuna naklinin gerçekleştirilmesini olmadığı takdirde ailesinin kendisini ziyareti dolayısı ile yapacağı seyahat giderlerinin karşılanması, ziyaret sürelerinin uzatılması ile toplu olarak kullandırılması, 6 ayda bir eşiyle mahrem görüşme, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın aile ile görüş ile görüntülü konuşma imkanı ve telefon görüşmelerinin ücretsiz olarak sağlanması istemlerinde bulunmuştur. Başvuranın cezasının kalan kısmının konutta infazı istemi “yargı yetkisi” kapsamında kaldığından incelenmemiştir.

16. Başvuranın aile hayatına bağlı nakil talebine ilişkin olarak;

16.1. Ailesinin ikameti Kahramanmaraş ili olan başvuran, barındırıldığı ceza infaz kurumundan ailesinin yaşadığı yere yakın bir infaz kurumuna naklini talep etmektedir.

16.2. Anayasanın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir.

16.3. Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Ancak mahkumun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. ( AİHM, Messina v. Italy, B.No:

25498/94; EpnersGefners v. Latvia, B.No: 37862/02, AYM, Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708).

16.4. Devletin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla iletişimini devam ettirecek önlemleri alması pozitif yükümlülüklerinin bir gereği olsa da, hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, aile hayatı kapsamındaki temasın sınırlandırılması olağandır. Kamu düzeninin ve kurum güvenliğinin sağlanması yönündeki meşru amaç doğrultusunda ve makul bir gerekliliğin olması durumunda gerekçeleri ilgili ve yeterli şekilde açıklanarak belirli bir süre boyunca söz konusu pozitif yükümlülüğün karşılanmaması da olağan kabul edilebilir. Ancak aile hayatına saygı hakkının gereklerinin mümkün olan ilk fırsatta yerine getirilmesi ve mahpusların ailesiyle olan temasının hızlı şekilde yeniden sağlanması bir gerekliliktir (AYM, Murat Aydın, B. No: 2016/58533).

16.5. AİHM kararlarında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü” nün ilgili maddesinde ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere

Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17.1. maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir 16.6. Somut olayda başvuran Ceza İnfaz Kurumunun ailesinin yaşadığı yerden uzak olması nedeniyle nakil talebinde bulunmaktadır. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6ıncı Maddesi gereği, idarenin hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuruya konu nakil talebinde, ilgili infaz kurumunun kapasitesinin dolu olması gerekçesiyle ret işlemi tesis edilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir. Çünkü “kurum kapasitesi” nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur. Ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.

16.7. Başvuranın Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme (FETÖ/PDY) suçundan tutuklu olması nedeniyle, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle başvuranın talep ettiği / edebileceği ceza infaz kurumlarının, kanunen kısıtlı olduğu da aşikârdır.

16.8. Kurumumuza ulaşan benzer nitelikte, “ailesinin ikameti yakınında bir kuruma nakil” istemli ve numaralı başvurular hakkında 22/05/2020 tarih, sayılı ve 17/04/2020 tarih, sayılı “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret” kararları verilmiştir.

16.9. Bununla birlikte, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yayılan Kovid-19 salgınına karşı 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, ceza infaz kurumlarında alınan tedbirler ile Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda hükümlü ve tutukluların nakillerinin geçici olarak durdurulduğu, yüksek bulaşıcılığı olan hastalığın halen spesifik etkili bir tedavisinin bulunamadığı, ceza infaz kurumlarının toplu olarak yaşanan yerler olması ve bulaşıcı hastalıklar açısından risk oluşturması nedeniyle bu aşamada nakil istemlerinin gerçekleştirilemediği de aşikardır.

16.10. Somut olayın tüm koşulları birlikte değerlendirildiğinde, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmaları, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmadığı, başvuranın talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının ise kapasitesinin oldukça dolu olduğu, her ne kadar talep edilen

/

Türkoğlu 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %96 ve Türkoğlu 2 No’lu L Tipi

Kapalı Ceza infaz Kurumunun doluluk oranının %99 olduğu görülmüş ise de Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının mevcutlarının günaşırı değişmekte olduğu, başvuranın suç grubu nedeniyle yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kurumda barındırılması gerektiği ve bu bakımdan başvuranın barındırılabileceği odaların kapasitelerinin dolu olduğu, başvuranın kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi nedeniyle kurum güvenliğinin de zafiyete uğratılabileceği, bunların yanı sıra Covid-19 tedbirleri kapsamında, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda hükümlü ve tutukluların nakillerinin geçici olarak durdurulmuş olduğu ve ikinci bir talimata kadar kapalı ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü, hükümözlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil taleplerinin alınmaması, Bakanlığa gönderilmemesi ve mahallinde reddedilmesinin uygun görüldüğü, ağustos ayı ile sınırlı ve bir defaya mahsus olmak üzere alınan nakil taleplerinin değerlendirilmeye alınıp alınmayacağına ise yine Sağlık

Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda karar verilecek olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının halihazırda kapasitelerinin üzerinde dolu olması nedeni ile nakli sağlanamamış olsa da nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda, Covid-19 salgını kapsamında alınan tedbirlerin kaldırılmasını takiben, nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

17. Başvuranın ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakli mümkün olmadığı takdirde ise ailesinin kendisini ziyareti dolayısı ile yapacağı seyahat giderlerinin karşılanması istemine ilişkin olarak; 17.1. Ceza infaz Kurumlarına Gönderilen Ödeneklerin Kullanımı detayları 01/01/2006 tarih ve 47 Sayılı

Ceza İnfaz Kurumlarına Gönderilen Ödeneklerin Kullanımı, Diğer Hükümler Hakkında Genelge ile belirlenmiştir. Ceza infaz kurumları, Adalet Bakanlığı genel bütçesinden karşılanmak üzere ihtiyacı olan mal ve hizmetler ile diğer harcamalar için bütçe planını hazırlayarak, ilgili makamlardan gerekli onayı aldıktan sonra harcamalarını bu plana uygun gerçekleştirmektedirler.

17.2. Mer’i mevzuat ve ilgili Genelge kapsamında Ceza İnfaz Kurumlarında tutuklu veya hükümlü olarak bulunan yakınlarının açık ya da kapalı ziyareti nedeniyle ailelerce yapılacak yolculuk giderlerinin ödenmesini mümkün kılan herhangi bir düzenleme bulunmadığından, bütçe tertibinde böyle bir ödenek kalemi de yer almamakta olup, idarenin başvuranın eşine ait yolculuk giderlerini karşılama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu bakımdan idarenin iş ve işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

17.3. Buna karşın 27/07/2007 tarih ve 46/1 Sayılı Genelgenin 10 uncu Bölümü, Yardım Kuruluşları başlıklı

B Maddesi ile 5263 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü Teşkilâtı ve Görevleri

Hakkında Kanun uyarınca, yoksul veya mağdur vatandaşlar ile ailelerine yardım yapılabileceği belirtilmiş olup, hükümlülerin ceza infaz kurumu aracılığı ile Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından aileleri için ayni ve nakdi yardım talep edebilme imkanı mevcuttur.

/

18. Başvuranın ziyaret sürelerinin uzatılması, ziyaretlerin toplu olarak kullandırılması, 6 ayda bir eşi ile mahrem görüşme ve kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın aile ile görüş imkânı sağlanması istemlerine ilişkin olarak; 18.1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. Maddesi ve Anayasa’nın 20. Maddesinde yer verilen özel yaşama ve aile yaşamına saygı hakkı; Herkesin, özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu düzenlemektedir.

18.2. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi ve Anayasa’nın 22. Maddesinde ise, herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu ve haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu hüküm altına alınmıştır.

18.3. Tutuklu ve hükümlüler, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortak alanı kapsamında

kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir ( AYM, Recep Bekik ve diğerleri, B. No:

2016/12936, 27/3/2019). Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların haberleşme hürriyeti ile özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının sınırlanması, hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi kurumda güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda tutuklu ve hükümlülerin sahip oldukları haklar sınırlanabilir. (AYM, Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014)

18.4. Somut olayda başvuranın aile fertleriyle görüştürülmesinin veya haberleşmesinin tamamen engellendiğine ilişkin herhangi bir iddiası bulunmamaktadır. Başvuranın talebi, mevzuat ile tanınan ziyaret hakkı sürelerinin uzatılması, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın aile ile görüş ve 6 ayda bir eşi ile mahrem görüşme yapmasının sağlanmasına dairdir.

18.5. Mevzuatta hükümlü ve tutukluların eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilmesine olanak tanınmıştır. Bunun yanı sıra Ziyaret Yönetmeliği’nin 5. maddesinde ceza infaz kurum yönetimince uygun görülecek bir hafta açık görüş, ayın diğer haftaları kapalı görüş olmak üzere, hükümlü ve tutukluların bu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde görüşme yapabileceği, Yönetmeliğin 10.

Maddesinde Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısının, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, ceza infaz kurumu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir.

18.6. Eş görüşmesi ödülü ise, evli mahpusların en geç üç ayda bir kez olmak üzere üç saatten yirmi dört saate kadar eşleri ile ceza infaz kurumu veya eklentilerinde personelin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüşmesine imkân tanıyan özel bir ziyaret türüdür.

18.7. 5275 sayılı Kanun’un 51. Maddesi ile hükümlü ve tutuklular için ödüllendirme sistemi düzenlenmiştir.

Buna göre mahpuslar, ceza infaz kurumu içinde veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılımları, ceza infaz kurumu düzenine karşı tutumları ile verilen işlerdeki gayretleri değerlendirilmek suretiyle Kanun’da sayılan teşvik esaslı ödüllerden yararlanabilmektedir.

/

18.8. Ödüllendirmeye ilişkin usul ve esaslar ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları ise Ödül

Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Yönetmelik ile, ödüllendirmenin bir hak değil teşvik esaslı ayrıcalık olduğu, ödüllendirmede ceza infaz kurumunun fiziki yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumunun dikkate alınacağı belirlenmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinde ödüllendirilebilecek tutum ve davranışlara yer verilmiştir. Buna göre mahpusun ödüllendirilebilmesi için disiplin cezası almamış veya cezasının kaldırılmış olması gerektiği ve madde dahilinde belirtilen tutum ve davranışların bir veya birkaçını sergilemesi ile diğer davranış türlerine de açıkça aykırı davranmaması gerekmektedir.

18.9. 5275 sayılı Kanun’un 51. maddesi ödüllendirme konusunda karar alma yetkisini Kurula tanımıştır.

Kurulun ödüllendirme konusunda kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken mahpusun kişisel özelliklerini, tutum ve davranışlarını, İnfaz Kurumunun imkânlarını ve güvenliğini de göz önünde bulunduracağı kuşkusuzdur.

18.10. Somut olayda; başvuranın ziyaret sürelerinin uzatılması, ziyaretlerin toplu olarak kullandırılması, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın aile ile görüş imkânı ve eşi ile mahrem görüşme istemleri, idare tarafından her hal ve koşulda yerine getirilmesi gereken bir hak olmayıp, ödül mahiyetinde ve belirli koşullara tabi bir imkân olarak düzenlenmiştir. Bu konuda karar alma yetkisi Ceza İnfaz İdare ve

Gözlem Kuruluna tanınmıştır. Kurul takdir yetkisini kullanırken mahpusların kişisel özellikleri, tutum ve davranışlarının yanı sıra Kurumun kapasitesi, mevcudu, fizikî yapısı ve personel sayısı gibi unsurları da dikkate alarak öncelikle ceza infaz kurumunun güvenliği yönünden değerlendirme yapmaktadır. Tüm bunların yanı sıra Covid-19 salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında ve Sağlık Bakanlığı

Koronavirüs Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda ceza infaz kurumlarında eş ve aile görüş odalarının kullanımı ertelenmiş olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın taleplerinin uygun görülmemesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir.

19. Başvuranın ailesi ile görüntülü konuşma yapabilmesine imkan sağlanması ve telefon görüşmelerinin ücretsiz olması istemine ilişkin olarak; 19.1. Başvuran, ailesinin kendisini sık ziyarete gelemediğini, bu nedenle yeterli iletişim kuramadıklarını, aile birliğinin korunması adına telefon görüşmelerinin görüntülü olarak gerçekleştirilmesi imkanı sağlanmasını istemektedir.

19.2. 5275 sayılı Kanun’un 66. Maddesi ile hükümlü ve tutuklular için telefon ile haberleşme hakkı düzenlenmiştir. Buna göre mahpuslar, yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme hakkından yararlanabilmektedirler.

19.3. Telefon ile görüşme hakkına ilişkin usul ve esaslar Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Yönetmelik 74. Maddesi 2. Fıkrası (g) bendi ile, teknik alt yapının kurulu olduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlanmakta olduğunu, aynı maddenin (ğ) bendi gereği terör ve çıkar amaçlı suç örgüt üyelerinin, bu haktan faydalanabilmesinin İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapılacak değerlendirme ile mümkün olduğu ve (k) bendi ile de Telefonla görüşme ücretinin, görüşmeyi yapan hükümlü tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir.

/

19.4. Yukarıdan bu yana vurgulandığı üzere devletin, hükümlü ve tutukluların özellikle yakın derecedeki aile bireyleriyle temasını devam ettirecek önlemleri alması yönünde pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu yükümlülük, makul bir gerekliliğin olması durumunda, kamu düzeninin ve kurum güvenliğinin sağlanması yönündeki meşru amaç doğrultusunda sınırlı bir süre için yerine getirilmeyebilir. Fakat devlet her durumda tutuklu ya da hükümlünün ailesiyle asgari bir iletişim kurmasını ve temasta bulunmasını sağlamak zorundadır.

19.5. Başvuranın ailesi ile açık ve kapalı görüş hakkı suretiyle yüz yüze görüşme imkanı verilmekte ve telefon ile görüşme hakkından da mevzuat dahilinde yararlandırılmaktadır, başvuranın da aksi yönde bir iddiası bulunmadığı, ve incelemeye konu tarih aralığında telefon ile görüşme hakkını düzenli kullandığı görülmüştür. Başvuranın istemine konu görüntülü görüşme uygulamasını da içinde barındıran Projenin pilot uygulamasının Bakanlık tarafından 01.10.2020 tarihinde başlatıldığı, başvuranın barındırıldığı

Kurumda henüz görüntülü görüşme altyapısının tamamlanmadığı, projenin 24 ay içerisinde ülke genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarına yaygınlaştırılmasının hedeflendiği, idari cevabi yazısında belirtilmiştir. Başvuranın suç grubu dikkate alındığında İdare ve Gözlem Kurulu tarafından hakkında olumlu değerlendirme yapılması ve kurum teknik alt yapısının imkan tanıması dahilinde bu haktan yararlandırılmasının mümkün olabileceği, gelinen aşamada Kurum teknik alt yapının henüz tamamlanmaması nedeniyle başvuranın isteminin karşılanmasının mümkün olamadığı ve bu hususta idareye yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, başvuranın telefon görüşmelerinin ücretsiz olarak gerçekleştirilmesi isteminin mevzuat dahilinde yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki istemin gerçekleştirilmesi halinde kamusal makamlara yüklenecek külfetin katlanılması güç bir durum oluşturacağı değerlendirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle; kamusal makamlarca aile hayatına saygı hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerin gereğinin yerine getirildiği ve aile bireyleri arasında iletişim ve temas kurulmasına imkân sağlayacak şekilde tedbirlerin alındığı, idarenin iş ve işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet

Bakanlığı Ceza ve Tevkiefevleri Genel Müdürlüğü tarafından kanunlara uygunluk, ölçülülük, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, bilgi edinme hakkı ilkelerine uygun davranıldığı ancak makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşılmakla, idareden bundan sonra bu ilkelere de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası

/

uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin, başvuranın nakil talebi hakkındaki işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde, diğer talepleri hakkındaki işlemlerine karşı Akhisar İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi, ailesinin kendisini ziyareti dolayısı ile yapacağı seyahat giderlerinin karşılanması, ziyaret sürelerinin uzatılması ile toplu olarak kullandırılması, 6 ayda bir eşiyle mahrem görüşme, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın aile ile görüş, görüntülü konuşma imkânı sağlanması ve telefon görüşmelerinin ücretsiz olması taleplerinin REDDİNE, Diğer yandan Kovid-19 salgını kapsamında alınan tedbirlerin kaldırılmasını takiben, başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve

Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi