ÖZET: Başvuran, Edirne F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki uygulamalara dair şikayetlerini iletmiştir. İddiaları arasında, ortak faaliyet haklarının kısıtlanması, oda değişimi taleplerinin keyfi olarak reddedilmesi, hijyen koşullarının yetersizliği, kantinde bazı ürünlerin satışının durdurulması ve disiplin cezalarının keyfi olarak verilmesi yer almaktadır. Ayrıca, açık görüş süresinin uzatılmasını ve elektrikli eşyaların temin edilmesini talep etmiştir. İlgili idare, başvuranın taleplerinin bir kısmını reddetmiş, bazı konularda ise dostane çözüm önerileri sunmuştur.

Başvurunun incelenmesi sonucunda, ortak etkinlik haklarının sınırlı olarak kullandırıldığı ve oda değişim taleplerinin reddedildiği iddialarının yargı organlarınca karara bağlandığı, bu nedenle incelenemeyeceği belirlenmiştir. Hijyen koşullarının yetersizliği ve kantinde satılan ürünlerle ilgili iddialar ise, mevcut mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde yerinde bulunmamıştır. Bununla birlikte, kantinde satılan ürünlerin fiyatlarının alım gücünü aşabileceği göz önünde bulundurularak, ürün çeşitliliğinin artırılması önerilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın taleplerinin bir kısmı reddedilmiş, bazı konularda ise Adalet Bakanlığı’na tavsiyelerde bulunulmuştur. Ceza infaz kurumlarındaki uygulamalara yönelik şikayetlerin yargı organları tarafından incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/1122-S.24.1858

BAŞVURU NO : 2023/13835

KARAR TARİHİ : 01.02.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, bulunduğu ceza infaz kurumu uygulamalarına yönelik şikayetleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 29.08.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran 25/08/2023 tarihli dilekçesinde özetle, bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hak ihlalleri yapıldığını, mevzuat uyarınca haftada 10 kişi olarak ortak faaliyetlerde bulunma haklarının en fazla 2, 5 veya 6’şar kişilik gruplar halinde ve haftada 2 saat sohbet ve 1 saat spor ile sınırlı olarak kullandırıldığını, oda değişimi taleplerinin keyfi olarak reddedildiğini, odaların gerekli hijyen şartlarını taşımadığını; kantinde daha önce satılmakta olan daksil, yara bandı, bant, pritt gibi yapıştırıcı ürünlerle limon tuzu ve çamaşır suyunun satışının gerekçe gösterilmeksizin durdurulduğunu; kantinde satılan buzdolabı, su ısıtıcısı gibi elektrikli eşyalarla gıda fiyatlarının alım güçlerinin üzerinde olduğunu, . adlı arkadaşı ile birlikte 8 yıldır bu ceza infaz kurumunda olduklarını, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olmamalarına rağmen ayrı ayrı odalarda tecrit koşullarında tutulduklarını, aynı dosyadan hükümlü arkadaşları ile birlikte kalmalarına, sohbet ve spor gibi ortak faaliyetlere katılmalarına izin verilmediğini, ani bir rahatsızlık durumunda aynı dosyadan hükümlü arkadaşlarının yanlarında olmasının hayati öneme sahip olduğunu; bu şikayetlerinin çözülmesine ilaveten aileleri uzak yerlerde yaşadığı için 1 saat olan açık görüş süresinin 1,5 saate uzatılmasını; ihtiyacı olanlara buzdolabı televizyon, su ısıtıcısı gibi elektrikli eşyaların idarece verilmesini; keyfi disiplin ve hücre cezalarına son verilmesini; televizyon kanallarının çoğaltılarak kaliteli film ve belgesel kanallarının eklenmesini ve . ile birlikte kendilerine uygulanan tecritin kaldırılarak aynı dosyadan hükümlü arkadaşlarıyla birlikte kalmalarına ve ortak faaliyetlere çıkmalarına izin verilmesini talep etmektedir.

1.2. Başvuran, 13/11/2023 tarihli dilekçesi ile de bulunduğu Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz

Kurumunda 2 saatlik havalandırma hakkının çeşitli sebeplerle engellendiğini, hücre penceresinin önündeki korkuluklara ilaveten fens teli takılı olduğu için yeterince havalanmayan odada nem ve rutubetin sağlığını olumsuz etkilediğini, bulunduğu modülün üst ve alt kısımlarında adli ve çeşitli başka suçlardan

hükümlülerle kaldıklarını, bunun mevzuata aykırı olması bir yana güvenlik açısından da sakıncalı olduğunu, ortak alan faaliyetlerinin kişi sayısı ve süre bakımından kısıtlandığını, kurs haklarının verilmediğini, . adlı arkadaşlarının D blokta tek başına tutulduğunu, alenen işkenceye maruz bırakıldığını, çevresinde bulunan adli suçlulardan ölüm tehditleri aldığını, kurumda yaşanan sorunlara yönelik demokratik eylemlerine karşı açılan soruşturmalarla yılları bulan disiplin cezaları verildiğini, kurum müdürü ve ilgili savcı tarafından yaşanan sorunların görmezden gelindiğini, görevlerini kötüye kullandıklarını iddia ve ifadeyle yerinde inceleme yapılmasını ve sorunların çözülmesini talep etmiştir.

1.3. Başvuranın 13/11/2023 tarihli dilekçesinde yer alan “aynı modülde kendi arkadaşlarıyla kalmak istediği, ortak alan faaliyetlerin 10’ar kişilik gruplar halinde ve haftalık 10 saat olarak yapılması ve keyfi disiplin cezaları verilmemesi” taleplerinin başvuranın Kurumumuza ilettiği 25/08/2023 tarihli ilk dilekçesinde de yer aldığı görüldüğünden, bu talepler işbu karar kapsamında incelenmiştir. Dilekçedeki diğer iddia ve talepleri hakkında yapılan ön inceleme sonucunda idari başvuru yollarının tüketilmediği tespit edildiğinden, başvurunun 26/12/2023 tarihli, 2023/18603 başvuru ve S. evrak sayılı

Gönderme Kararı ile incelenmesi ve gereği için Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesine ve kararın bir örneğinin başvurana tebliğine karar verildiği tespit edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 14/09/2023 tarih ve S. sayılı yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, Genel Müdürlüğün 24/10/2023 tarihli ve

/ sayılı cevabi yazısında özetle:

2.1. Başvuranın ortak faaliyet haklarının sınırlı olarak kullandırıldığı iddialarına ilişkin olarak;

5275 sayılı Kanun’un 87 nci maddesi, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “İdare ve Gözlem Kurulunun Görev Yetkileri” başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 45/1 No.lu Genelgenin “Ortak Etkinlikler” başlıklı bölümünün

13 üncü maddesine atıfla, anılan Kurumda sosyal, kültürel, spor, sohbet, hobi faaliyetleri ile eğitim ve

iyileştirme amaçlı kursların güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü ve tutuklu suç profili gibi hususlar göz önünde bulundurularak

Kurum idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda uygulandığı, 2.2. Odaların gerekli hijyen şartlarını taşımadığı iddialarına ilişkin olarak; 5275 sayılı Kanun’un

“Sağlığın korunması kurallarına uyma” kenar başlıklı 27 nci ve 28 inci maddelerine atıfla, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların bulundukları odaların temizliklerini kendilerinin yapmalarının gerektiği, kişilerin hijyen ve kişisel temizliklerini yapabilmeleri amacı ile her türlü temizlik maddelerinin kantinde bulundurulduğu, maddi durumları iyi olmayan, emanet para hesabına hiç para yatmayan hükümlü ve tutukluların temizlik malzemeleri olanaklar ölçüsünde kurum genel bütçesi tarafından verildiği, 2.3. Televizyon kanallarının çoğaltılarak kaliteli film ve belgesel kanallarının eklenmesi talebiyle ilgili olarak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 67 nci maddesine atıfla, ceza infaz kurumlarında merkezi yayın sistemi üzerinden izlenebilen televizyon kanallarının, hükümlü ve tutuklulardan gelen talepler doğrultusunda eğitim kurulunca belirlendiği, özellikle mevcudu kalabalık ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular arasında anket yapılmak suretiyle en çok talep edilen kanallar belirlenerek merkezi sistemden yayınlandığı, buna göre anılan Kurumda, Kurum Eğitim

Kurulu kararıyla belirlenen yaklaşık (25-30) Tv kanalının yayınlandığı,

2.4. Kantinde daha önce satılmakta olan daksil, yara bandı, bant, pritt gibi yapıştırıcı ürünlerle limon tuzu ve çamaşır suyunun satışının gerekçe gösterilmeksizin durdurulduğunu; kantinde satılan buzdolabı, su ısıtıcısı gibi elektrikli eşyalarla gıda fiyatlarının alım güçlerinin üzerinde olduğu iddialarına ilişkin olarak; Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında

Yönetmelik’in 9 uncu maddesine atıfla, hükümlü/tutukluların oda ve koğuşlarda kurum kantininden televizyon ve radyo satışının yapıldığı, ceza infaz kurumlarında barındırılan her tutuklu ve hükümlü gibi adı geçenin de temel ihtiyaçlarının (yemek/su/elektrik) kurum tarafından karşılandığı, ancak Ceza İnfaz

Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik uyarınca hükümlünün dilekçesinde belirttiği söz konusu buzdolabı, televizyon ve su ısıtıcısı gibi ihtiyaçlarının ücreti kendi tarafında karşılanmak şartıyla Kurum kantininden temin edebileceği, 2.4.1. Diğer yandan, Değişik Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve

Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında, Ceza İnfaz

Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunca tedarik sisteminin yeniden yapılandırılması amacıyla konsinye satış işlemlerinde uygulanacak usul ve esasları düzenleyen Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri

İşyurtları Kurumu Konsinye Satış İşlemlerine Dair Yönetmelik’in 01.11.2018 tarihli ve 30582 sayılı Resmî

Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 2.4.2. Konsinye satış sisteminin temel amacının kişilerin ihtiyaçları ve kendi tercihleri doğrultusunda daha ucuz ürünlerin, kamu maliyesine yük getirmeden temin edilmesi olduğu, konsinye satış sözleşmeleri ile aynı ürün ya da ürün grubunda birden çok marka satışa sunulabildiği, ayrıca ürün fiyatlarının tüm kantinlerde aynı olduğu, bu şekilde hükümlü ve tutukluların, beğendikleri ürünlerin fiyatlarını da dikkate alarak karar vermesine imkân tanınmasının amaçlandığı, 2.4.3. Bu kapsamda, konsinye sistemde satışa konu ürünlerin nihai satış fiyatının, ulusal düzeyde faaliyet gösteren zincir mağazalardan daha düşük olmasının sağlanmaya çalışıldığı, bu şekilde de ceza infaz kurumlarında satışa sunulan ürünlerin çeşit ve fiyatlarının aynı olmasının hedeflendiği, güncel kantin fiyat listelerinin bir suretinin ekte gönderildiği, 2.5. Hükümlü ve tutuklulara keyfi olarak disiplin cezaları verildiği iddialarına yönelik olarak; hükümlü ve tutuklulara görevli memurların ve yöneticilerin tek başına karar vererek ceza vermesinin söz konusu olmadığı, kurum disiplin kurulu tarafından araştırmasının yapılarak işlemiş olduğu davranışa karşılık gelen cezanın ilgili mevzuatta hükmedilen miktarı kadar verildiği, kararların hükümlü veya tutuklulara tebliğ edildiği, disiplin kararına karşı ilgilinin infaz hâkimliğe şikâyet, infaz hâkimliği kararına karşıda ağır ceza mahkemesine itiraz hakkının bulunduğu, 2.6. Aileleri uzak yerlerde yaşadığı için 1 saat olan açık görüş süresinin 1,5 saate uzatılması talebine yönelik olarak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlüyü

Ziyaret” başlıklı 83 üncü maddesinin birinci fıkrası ve Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri

Hakkında Yönetmelik’in “Ziyaret gün ve saatleri” alt başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına atıfla, ceza infaz kurumunda barındırılan hükümlü ve tutukluların ziyaret gün ve saatlerinin anılan Yönetmelik’in ilgili maddeleri uyarınca kurum idareleri tarafından belirlendiği, ziyaret sürelerinin plânlanmasında anılan

Kurumda barındırılan hükümlü ve tutuklu mevcudu, suç grupları, kurumda bulunan koğuşların sayısı ve ziyaret mahallinin kapasitesi gibi özelliklerin göz önünde bulundurulduğu, 2.7. Başvuranın . adlı arkadaşıyla ayrı odalarda tecritte tutulduğu, aynı dosyadan hükümlü arkadaşlarıyla aynı blokta-odada birlikte kalmalarına izin verilmediği, oda değişimi taleplerinin keyfi olarak reddedildiği iddialarına yönelik olarak; ceza infaz kurumlarında oda ve koğuş yerleştirme

işlemlerinin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 5 inci bölümünde yer alan ‘Hükümlülerin Gözlem ve Sınıflandırılması’ başlığı altındaki maddeler ile Gözlem ve Sınıflandırma

Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, kurum güvenliği gibi kriterlere göre kurum idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilerek yapıldığı, verilen karara karşı yargı yolunun açık olduğu, 2.7.1. Buna göre, Kurumda barındırılan hükümlü/tutukluların oda yerleştirme işlemlerinin yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca ve idare ve gözlem kurulu kararları doğrultusunda gerçekleştirildiği, 2.7.2. Başvuranın alınan karara karşı Edirne İnfaz Hakimliğine itiraz başvurusunda bulunduğu, yapılan başvuruya Edirne 1. İnfaz Hakimliğinin 03.02.2022 tarihli ve / Dosya no, / Karar sayılı kararıyla ret kararı verildiği, verilen kararın başvurana tebliğ edildiği, 2.7.3. Ayrıca, adı geçenlerin Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış oldukları şikayet başvurusu sonucunda Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararlarının verildiği, adı geçenlere tecrit uygulandığı iddialarının asılsız olduğunun anlaşıldığı, 2.7.4. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle infaz hâkimliklerine şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, bunun yanında Cumhuriyet başsavcılığı nezdinde şikâyet başvurusunda bulunabildikleri, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlara karşı ise yasal süresi içerisinde kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz imkânının bulunduğu, yargı bağımsızlığına sahip hâkim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin veya tavsiye suretiyle müdahale imkânı bulunmadığı, 2.8. 5275 sayılı Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi uygulama yapılmasına müsamaha gösterilmediği, 2.9. Görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi hakkında gerekli talimatların kurumlara verildiği, bu husustaki hükümlü ve tutuklu şikâyetlerinin derhal ilgili mercilere iletilerek gerekli görülmesi halinde ilgili personel hakkında adlî ve idarî soruşturma başlatıldığı, 2.10. Bahse konu kurumda, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiç kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, bu uygulamada ulaşılmak istenilen temel amacın, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak olduğu hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye

işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “(1)

Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü” nün “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19 uncu maddesinde “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde

“(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; 6.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 6.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde;

“Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar.

b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 6.3. “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24 üncü maddesi “Hükümlüler; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör

suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular gibi gruplara ayrılırlar. (2) Hükümlüler ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılırlar.” 6.4. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27 nci maddesi “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır. (2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.” 6.5. “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35 inci maddesi “Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.” 6.6. “Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı” başlıklı 67 nci maddesi “(1) Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir. (2) Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz… (4) Bu haklar, tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.” 6.7. “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68 inci maddesi “(1)

Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (Ek cümle:17/6/20217328/7 md.) … (2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir…

(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.) …” 6.8. “Hükümlülerin sayısı ve uygulanacak güvenlik tedbirleri” başlıklı 74 üncü maddesi “(1)

Hükümlülerin yerleştirildikleri kurum veya bölümlerde bireyselleştirmeyi mümkün kılacak sayıda bulundurulmalarına özen gösterilir. (2) İyileştirme programları uygulanan grupların özelliklerine göre değişik güvenlik tedbirlerine yer verilir. (3) Tehlikeli hâlde oldukları saptanan hükümlüler, bireyselleştirilmeleri için yapılacak çalışmalarda on kişiyi aşacak biçimde gruplandırılamaz.” 6.9. “Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83 üncü maddesinin birinci fıkrası “Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir.” 6.10. “Beden Eğitimi” başlıklı 87 nci maddesi “(1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır. (2) Açık havada çalışmayan veya kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağı verilir. Bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabilir…”

/

6.11. “Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 88 inci maddesi “(1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir.” 7. 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 29.03.2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Yönetmelik’in; 7.1. “İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 28 inci maddesi “(1) İdare ve gözlem kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir: a) Hükümlülerin suç türlerini belirleyerek, durumlarına uygun kurumlara ayrılmalarını sağlamak ve bunlara uygun olacak infaz ve iyileştirme rejimini saptamak. b) Hükümlülerin kurumlara kabullerinden sonra kalacakları odaları belirlemek. c) Kurumlarda kalmakta olan hükümlüleri gruplandırmak. ç) Hükümlülerin kalmakta oldukları odaları değiştirmek. d)

Hükümlülerin bireysel olarak, psiko-sosyal yardım servisince hazırlanan iyileştirme programlarına uyumunu ve sonuçlarını değerlendirmek. e) İyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler …

ile ilgili karar almak. f) Tehlikeli hâli bulunan ya da örgüt mensubu olan hükümlülerle ilgili olarak, telefon görüşmeleri ile radyo, televizyon yayınları ve internet olanaklarından yararlanma hakkının kısıtlanmasına karar vermek. … h) Koşullu salıvermeye ve uygulanacak infaz rejimine esas teşkil edecek iyi hâl kararını almak.… (2) İdare ve gözlem kurulu, birinci fıkrada sayılan görevleri yerine getirirken diğer kurulların önerilerini de dikkate alır. (3) İdare ve gözlem kurulunun, birinci fıkranın (b) ilâ (ğ) bentlerinde sayılan görevleriyle ilgili olarak aldığı kararlarla, diğer kurulların kararları arasında uyumsuzluk bulunması durumunda, psiko-sosyal yardım servisinde çalışan personelin görüşü de alındıktan sonra, idare ve gözlem kurulu tarafından verilecek karar uygulanır.” 8. 17.06.2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarında

Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in; 8.1. “Elektrikli eşyalar” başlıklı 9 uncu maddesi (Değişik: RG-31/1/2023-32090) “Koğuş, oda ve eklentilerinde, kurumun elektrik tesisatı, fiziki koşulları ile odanın mevcudu dikkate alınmak suretiyle, kantinden temin edilen; HDMI/SCART/USB ve benzeri veri depolama veya aktarma girişi olmayan, dâhili uydu alıcısı ve bilgisayar sistemi ile tümleşik özelliği bulunmayan televizyon ile buzdolabı, saç kurutma makinesi, idare tarafından uygun görülecek sayıda elektrikli su ısıtıcısı ve iklim koşulları da dikkate alınarak vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir… Her hükümlü, kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet sadece FM bantlı, USB ve benzeri veri depolama, aktarma özelliği olmayan kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilir.” 8.2. “Temizlik” başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrası “Hükümlüler, koğuş, oda veya eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla kişisel ve çevresel temizliklerini temin için tarak, saç fırçası, sabun, kese, diş macunu, diş fırçası, tıraş sabunu, şampuan, parfüm, krem, saç boyası, çakısı bulunmayan tırnak makası, plastik saplı tıraş bıçağı, beş adet plastik elbise askısı, çamaşır mandalı ve gündelik hayatta kullanılan plastik eşyalar ile idarece uygun görülen uzunlukta çamaşır ipi bulundurabilir.” 8.3. “El işi faaliyetleri” başlıklı 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası “Maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici alet ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulmasına izin verilmez.”

/

9. 17.06.2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret

Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin; 9.1. “Ziyaret gün ve saatleri” başlıklı 10 uncu maddesi “Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir. (Değişik fıkra: RG-14/9/2021-31598) Görüş süresi, yarım saatten az, bir buçuk saatten fazla olacak şekilde belirlenemez. Görüş süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işletilir. Çocuk hükümlü ve tutuklular için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.” 9.2. Açık Görüşü düzenleyen İkinci Bölüm altında yer alan 17 inci maddede “Değişik:RG-14/9/2021-

31598) “Açık ziyaretler, bir buçuk saatten fazla olmamak kaydıyla 09.00 – 17.00 saatleri arasında

yaptırılır. Ziyaret süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işler…” 10. Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında 45/1 No.lu

Genelge’nin ”Ortak Etkinlikler” başlıklı Üçüncü Bölümünün; 10.1. 1 inci maddesinde “Hükümlü ve tutuklular işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Bu faaliyetler yüksek güvenlikli kurumlar ile diğer kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde on kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde yürütülür. Programların süresi ve katılacak hükümlü tutuklu sayısı her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirlenir. İyileştirme programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir.” 10.2. 3 üncü maddesinde “Ortak etkinliklere katılacak hükümlü ve tutukluların gruplandırılması, programların amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden uygulamaya son verilmesi veya gerekli değişikliklerin yapılması hususlarında idare ve gözlem kurulunca karar alınır.” 10.3. 9 uncu maddesinde “Programlara katılım hususunda alınan kararlar, hükümlü hakkında alınacak iyi hâl kararlarında değerlendirmeye alınır.” 10.4. 13 üncü maddesinde “Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.” 11. 27/07/2007 tarihli Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 46/1 Nolu Genelgenin Üçüncü Bölümde yer alan Eğitim-Öğretim

Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetler başlığı altında; 11.1. A-Genel Esaslar alt başlığı altındaki ilgili maddelerde “(4) Eğitim-öğretim çalışmaları ile sosyalkültürel ve sportif faaliyetlere katılacak hükümlü tutukluların seçimi: Çalışmalara kimlerin katılabileceği, kime, nasıl, ne zaman ve hangi yolla başvurulabileceği, çalışmalar ve faaliyetlerde uyulması gereken kurallar idare ve gözlem kurulunca belirlenecek talimatname ve onaylanan program sureti ile birlikte tüm koğuş ve odalara asılacaktır. Talimatnamede belirlenmiş kurallar çerçevesinde hükümlü ve tutuklu başvuruları, yazılı olarak alınacaktır…(6)Hükümlü ve tutukluların boş zamanlarını eğitim-öğretim, sosyalkültürel ve sportif faaliyetlerle değerlendirmeleri sağlanarak, toplumca kabul edilebilir düşünce ve

davranışları benimsemelerine, kendilerini topluma yararlı insanlar olarak yetiştirmelerine yardımcı olunacaktır. (7) Hükümlülerin iyi hâllî olup olmadığına, diğer hususların yanı sıra uygulanan eğitim çalışmaları sonucunda elde edilen verilere göre karar verilecektir. Bu nedenle, gözlem ve sınıflandırma çalışmaları kapsamında, her altı ayda bir ortaya çıkan sonuç hükümlülerin gözlem ve sınıflandırma formuna işlenecektir.” 11.2. “B- Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal

Kültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar” başlığı altında; (1) Üçüncü Bölümde düzenlenen

“Genel Esaslar” çerçevesinde; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutuklular, bireysel veya 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif çalışmalardan yararlandırılacaktır.

(2) … (b) Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumları ile kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde bulunan diğer hükümlü ve tutuklular, eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlere, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde bir araya getirilerek yararlandırılacaklardır. (3) Ceza infaz kurumu idaresi tarafından, “standartlar sistemi” çerçevesinde “eğitim haritası”nda belirlenen programlara hükümlü ve tutukluların katılmaları teşvik edilecektir. Kurumların bu çalışmaları; gerçekleştirilen eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerin sayısına, niteliğine ve katılım sayısına göre Genel Müdürlük tarafından not verilerek takip edilecektir.” 12. 01/11/2018 tarihli ve 30582 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumları ile

Tutukevleri İşyurtları Kurumu Konsinye Satış İşlemlerine Dair Yönetmelik’in; 12.1. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; d) Kantin: İç kantin, dış kantin, adliye kantini, satış yerleri ve diğer satış yapılan üniteleri, e) Konsinyatör firma: Konsinye satış sözleşmesi kapsamında ürünü kantine gönderen ve diğer yükümlülükleri yerine getiren firmayı, f) Konsinye satış: Bir firmanın daha önceden belirlediği ve bildirdiği fiyatla satılmak üzere bir ürünü veya ürün grubunu irsaliye ile kantine teslim ettiği ve satışın yapılması durumunda işyurtları konsinye satış geliri ve öngörülmesi durumunda reyon kullanma bedelinin ödendiği satış yöntemini, h) Kurul: Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Yüksek Kurulunu, ı) Kurum: Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunu… ifade eder.” 12.2. “Temel ilkeler ve uygulama esasları” başlıklı 4 üncü maddesinin, (1) sayılı fıkrasında “Konsinye satış sözleşmesi kapsamında kantinlere bırakılan ürünlerin mülkiyeti, satış işlemi gerçekleşene kadar bu ürünü kantine bırakan konsinyatör firmaya aittir. Bu ürünün satılamaması veya raf ömrünü doldurması durumunda ürün, konsinyatör firma tarafından geri alınır. …” (22) sayılı fıkrasında “Konsinyatör firmanın sözleşmesi kapsamında yer alan kantinler için tek fiyat uygulaması yapılır. Ancak belirli kantin ya da kantinlerde indirimli satış uygulaması yapılabilir. Bu durumda konsinye satış geliri sabit tutar olarak alınıyorsa bu tutar indirimden etkilenmez. Meyve ve sebzeler için haftalık satış fiyatları belirlenebilir. Bu belirleme, toptancı hal fiyatları üzerinden indirim oranları şeklinde olabilir. Fiyatların belirlenmesinde 7/7/2012 tarihli ve 28346 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmelikte yer alan sistem internet

sayfası ile toptancı hallerinin resmî internet sayfasındaki fiyatlardan yararlanılabilir. Fiyatların belirlenmesinde yararlanılan verilerin belgeleri veya çıktıları muhafaza edilir.” (26) sayılı fıkrasında “Konsinye satış yapılan kantinler, konsinye satış sözleşmesine konu ürün ve ürün gruplarının ihale ya da doğrudan temin yöntemiyle tedarik edilmesi uygulamalarını sona erdirir. Ancak işyurtlarınca veya ortak üretim ve işbirliği programı kapsamında üretilen ürünler kantinlerde bulundurulabilir. Ayrıca ihtiyacın konsinyatör firma tarafından sağlanamaması ve ihtiyacın acil olarak temin edilmesine gereksinim duyulması durumunda doğrudan temin ya da ihale usulüyle ihtiyaç temin edilebilir. Bu durumda ilgili işyurtları ihale ya da doğrudan temin yöntemiyle ihtiyacı sağlamasının gerekçeleri konusunda Kuruma en kısa sürede bilgi verir.” (28) sayılı fıkrasında “Konsinye satış sözleşmesine konu ürünlerin 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî

Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında

Yönetmelik hükümlerine uygun olması zorunludur.” (31) sayılı fıkrasında “Kurul kararı ile konsinye satış sözleşmelerinin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için usul ve esaslar belirlenebilir. Özellikle fiyat değişikliklerinin uygulanmasına yönelik ilke kararları alınabilir. Kurul tarafından Kurum ve işyurtlarının sorumluluklarına yönelik düzenlemeler yapılabilir.

Kurulun onay vermesi durumunda Kurum belirli dönemlerde ürünlerin en üst satış fiyatını belirleyebilir…” 13. 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin; 13.1. “Şikâyet hakkı” başlıklı 7 nci maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarına karşı, menfaati ihlal edilen gerçek ve tüzel kişilerin Kamu Denetçiliği Kurumuna şikâyet başvurusunda bulunabileceği; 13.2. “Ön incelemenin yapılması” başlıklı 19 uncu maddesinde, şikâyet başvurusunun, inceleme ve araştırmaya geçilmeden önce ön incelemeye tabi tutulacağı ve ön incelemede şikâyet başvurusunun menfaat ihlalini içerip içermediğinin inceleneceği; 13.3. “Ön inceleme üzerine yapılacak işlemler ve verilecek kararlar” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasında şikâyet başvurusunun ‘idari başvuru yollarının tüketilmesi’ koşulu hariç 19 uncu maddede yer alan şartlardan herhangi birini taşımaması hâlinde incelenemezlik kararı verileceği, 13.4. “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27 nci maddesinin birinci fıkrasında inceleme ve araştırma devam ederken Kamu Denetçiliği Kurumunun tarafları dostane çözüme davet edebileceği, 2 nci fıkrasında şikâyete konu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı vererek inceleme ve araştırmasını sonlandıracağı, 13.5. “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesinde şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verileceği, hüküm altına alınmıştır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

/

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 15. Başvuran (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, bulundukları Edirne F Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda hak ihlalleri yapıldığını, ortak faaliyet haklarının kişi sayısı ve süre bakımından sınırlı olarak kullandırıldığını, oda değişimi taleplerinin gerekçe gösterilmeden reddedildiğini; talepleri dışında oda değişimi yapıldığını; odaların gerekli hijyen şartlarını taşımadığını; kantinde daha önce satılmakta olan daksil, yara bandı, bant, pritt gibi yapıştırıcı ürünlerle limon tuzu ve çamaşır suyunun satışının gerekçe gösterilmeksizin durdurulduğunu; kantinde satılan buzdolabı, su ısıtıcısı gibi elektrikli eşyalarla gıda fiyatlarının alım güçlerinin üzerinde olduğunu, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olmamalarına rağmen . adlı arkadaşı ile birlikte tecrit koşullarında tutulduklarını, aynı dosyadan hükümlü arkadaşları ile birlikte sohbet ve spor gibi ortak faaliyetlere katılmalarına izin verilmediğini belirterek, bu şikayetlerinin çözülmesine ilaveten; 1 saat olan açık görüş süresinin 1,5 saate uzatılmasını; ihtiyacı olanlara buzdolabı televizyon, su ısıtıcısı gibi elektrikli eşyaların idarece verilmesini; keyfi disiplin ve hücre cezalarına son verilmesini; televizyon kanallarının çoğaltılarak kaliteli film ve belgesel kanallarının eklenmesini ve . ile birlikte kendilerine uygulanan tecritin kaldırılarak aynı dosyadan hükümlü arkadaşlarıyla birlikte kalmalarına ve ortak faaliyetlere çıkmalarına izin verilmesini talep etmektedir.

16. Bilindiği üzere, hükümlü veya tutuklular, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun olarak “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma” olarak değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında Anayasa’nın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler Bununla birlikte cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda sahip oldukları haklar sınırlanabilir.

(AYM, Turan Günana, B. No:2013/3550, 19/11/2014, §35; Aynı yönde benzer bir karar için bkz.

AİHM Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B.No. 74025/01, 6/10/2005, § 69).

16.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise “…Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.” denmektedir.

16.2. Söz konusu mevzuat ve içtihatla, hükümlülerin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında sahip oldukları diğer hak ve hürriyetlerinin Kanun ve ilgili mevzuatında belirtilen sınırlar çerçevesinde kısıtlanabileceği belirtilmiş olup, başvuranın iddia ve talepleri bu doğrultuda aşağıda yer alan maddelerde incelenmiştir.

17. Başvuranın ortak etkinlik haklarının kişi sayısı ve süre bakımından sınırlı olarak kullandırıldığı

iddialarına ilişkin olarak yapılan inceleme:

17.1. Anayasamızın 17 nci maddesinde herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun temel ilkelerini belirleyen 6 ncı maddesinde ise hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluğun, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirileceği, ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınacağı düzenlenmiştir.

17.2. Bu kapsamda, Kanunun 87 nci maddesinde hükümlülerin toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici

etkinliklere katılmasına müsaade olunacağı, olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanacağı ve hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağı verileceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunun 74 üncü maddesinde ise iyileştirme programları uygulanan grupların özelliklerine göre değişik güvenlik tedbirlerine yer verileceği, tehlikeli hâlde oldukları saptanan hükümlülerin, bireyselleştirilmeleri için yapılacak çalışmalarda on kişiyi aşacak biçimde gruplandırılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

17.3. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in 86 ncı maddesinin birinci fıkrasında hükümlünün eğitim-öğretim, sağlık, psiko-sosyal hizmetler ile meslek edindirme, bireyselleştirilme, toplum yaşamıyla uyumlaşmasını ve geliştirilmesini sağlayacak programların tümü “iyileştirme” faaliyetleri kapsamında sayılmıştır. Maddenin devam hükümlerinde, hükümlüler hakkında hazırlanacak “iyileştirme programlarında” hükümlünün geçmişi, suçluluk nedenleri, suç sicili, fiziki ve mesleki yeteneği ve ruhsal yapısı, kişisel doğası, sebep olabileceği tehlike hâlleri, hapis cezasının süresi, salıverildikten sonraki beklentisi gibi unsurların dikkate alınacağı, buna uygun kurumlara ve bölümlere yerleştirme yapılacağı ve iyileştirme programları uygulanan grupların özelliklerine göre, kurumda değişik güvenlik tedbirleri alınacağı belirtilmiştir.

17.4. Anılan Yönetmelik’in 28/e maddesi uyarınca, iyileştirme programları kapsamında yapılacak faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile ilgili karar almak, idare ve gözlem kurullarının görevleri arasında sayılmıştır.

17.5. İnfazın temel amacının “iyileştirme” olması nedeniyle Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nün 45/1 ve 46/1 sayılı Genelgelerinde “iyileştirme” faaliyetleri hakkında ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.

17.6. 22/01/2007 tarihli Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 45/1

Nolu Genelgenin Ortak Etkinlikler başlıklı üçüncü bölümünde yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri detaylandırılmış, aynı başlık altındaki 13 üncü maddede güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutukluların, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebileceği belirtilmiştir.

17.7. Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 46/1 No’lu Genelgenin Üçüncü Bölümde düzenlenen B-Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz

Kurumlarındaki Eğitim ve Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar” altında da “yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutukluların, bireysel veya 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde bir araya getirilerek eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif çalışmalardan yararlandırılacağı belirtilmiştir.

17.8. Başvuranın bulunduğu Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, 5275 sayılı

Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldığı yüksek güvenlikli bir kapalı ceza infaz kurumudur.

17.9. Kurumda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda

/

yer alan a) insanlığa karşı suçlardan, b) Kasten öldürme suçlarından, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan ve e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan mahkûm olanların cezaları infaz edilmekte olup, bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanmaktadır.

17.10. Dosya kapsamında idareden temin edilen Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun her ay güncellenen Ortak Kullanım Alanı Faaliyetlerinden

Yararlandırma Kararlarının incelenmesinden; Kurumda barındırılan tutuklu hükümlülerin; örgütlü suçların suç türü yönünden çeşitlilik gösterdiği, bu grupların birçoğunun birbirleriyle hasımlılık durumları nedeniyle ve can korunması amacıyla birbirinden ayrı tutulması gerektiği, Kurumun fiziki yapısından dolayı sosyal faaliyet alanlarının kısıtlı olduğu, faaliyetler sırasında herhangi bir güvenlik zafiyeti oluşmaması ve bütün tutukluların/hükümlülerin faaliyetlerden yararlandırılmasının sağlanması amacıyla mümkün olduğunca suç gruplarına göre saatlerin ayarlanmasına dikkat edilerek, kararın geçerli olduğu bir aylık dönem için talepleri olan tutuklu/hükümlülerin gruplandırılarak, hangi faaliyetlere katılacağına karar verildiği görülmüştür.

17.11. Kurul kararları uyarınca hazırlanan aylık faaliyet çizelgelerinin incelenmesinden ise Kurumda haftanın farklı günlerinde tutuklu-hükümlülerin suç türlerine ve infaz rejimine göre tek kişi ya da 10 kişiyi aşmayacak gruplar halinde sohbet, çim saha, kapalı spor salonu, Kur’an kursu, resim atölyesi etkinliklerinin yaptırıldığı, sohbet faaliyetlerinin genellikle 2 saat, çim saha etkinliklerinin 1 saat, Kur’an kursunun gruptaki katılımcı sayısına göre 30 dk-1,5 saat, resim atölyesinin 2 saat olarak planlandığı, Ocak-Eylül 2023 tarihleri arasında başvuranın Haziran ayında haftada 1 saat kapalı spor salonu, diğer aylarda haftada 1 saat çim saha etkinliğine katıldığı görülmüştür.

17.12. Öte yandan, başvuranın “sürekli aynı arkadaşlarıyla oda, sosyal faaliyet değişikliği yapıldığını, talep etmesine rağmen başka arkadaşlarıyla aynı odaya verilmediği ve faaliyete çıkarılmadığını” iddia ve şikâyetle 2019-2022 yılları arasında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı muhtelif ihbarlar hakkında

Savcılık makamınca Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararlar verildiği görülmüştür. Benzer taleple

İnfaz Hakimliğine yaptığı başvurularının ise Edirne 1. İnfaz Hâkimliğinin 24.01.2019 tarihli /

Dosya ve / Karar sayılı Kararı ile 03.02.2022 tarihli / Dosya ve / Karar sayılı

Kararı ile reddedildiği tespit edilmiştir.

17.13. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde “yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenemeyeceği” hüküm altına alınmış olup, başvuranın yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlığa ilişkin olduğu anlaşılan ortak etkinlik haklarının kişi sayısı ve süre bakımından sınırlı olarak kullandırıldığı iddiaları bakımından incelenemeyeceği değerlendirilmiştir.

18. Başvuranın odaların gerekli hijyen şartlarını taşımadığı iddialarına ilişkin olarak yapılan

inceleme:

18.1. 5275 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinde hükümlülerin içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranmak zorunda olduğu; ayrıca hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 28 inci maddesinde ise hükümlülerin, barındırıldığı odayı, kurum binasını, yönetimce kendisine bırakılan şeyleri düzenli bir biçimde kullanmak ve bunlarla diğer kişilere ait eşyayı özenle korumakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

18.2. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in “Kurumların bakımı, temizliği ve ısıtılması” başlıklı 95 inci maddesinde ise Kurumlarda;

oda, yatakhane, atölye ve diğer ortak kullanım alanlarının temiz tutulmasına ve uygun zamanlarda havalandırılmasına özen gösterileceği; bu amaçla, gerekli araç ve gereçlerin kurum idaresince sağlanacağı düzenlenmiştir.

18.3. Benzer şekilde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 1 Temmuz 2020 tarihli Avrupa Cezaevi

Kurallarına Dair Üye Devletlere Rec (2006)2-rev Sayılı Tavsiye Kararının 19.5 ve 19.6 sayılı maddelerinde

“Mahpuslar kendilerini, giysilerini ve kaldıkları yerleri temiz ve düzenli tutmalıdırlar. Mahpusların temizlik koşullarını yerine getirebilmeleri için cezaevi yetkilileri onlara tuvalet malzemeleri de dâhil olmak üzere genel temizlik gereç ve malzemelerini sağlamalıdırlar.” Dendiği görülmektedir.

18.4. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce konuya ilişkin olarak, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların bulundukları odaların temizliklerini kendilerinin yapmalarının gerektiği, kişilerin hijyen ve kişisel temizliklerini yapabilmeleri amacı ile her türlü temizlik maddelerinin kantinde bulundurulduğu, maddi durumları iyi olmayan, emanet para hesabına hiç para yatmayan hükümlü ve tutukluların temizlik malzemeleri olanaklar ölçüsünde kurum genel bütçesi tarafından verildiği belirtilmiştir.

18.5. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, ilgili mevzuat uyarınca ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kaldıkları odaların temizliklerini yapmakla yükümlü oldukları ayrıca temizlik malzemelerine ulaşamadıklarına dair bir iddiada da bulunulmadığı dikkate alındığında, başvuranın kaldığı odanın gerekli hijyen şartını karşılamadığı hususundaki iddiasının idarenin iş ve işlemlerine dayandırılmasının mümkün olmadığı ve şikayetin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

19. Televizyon kanallarının çoğaltılarak kaliteli film ve belgesel kanallarının eklenmesi talebiyle

ilgili olarak yapılan inceleme:

19.1. 5275 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinde birinci fıkrasında hükümlülerin ceza infaz kurumlarında merkezi yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahip olduğu, dördüncü fıkrasında da “bu haklar, tehlikeli halde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği” düzenlenmiştir. Benzer bir düzenleme Kanunun Uygulama

Yönetmeliğinin 75 inci maddesinde de yer almaktadır.

19.2. Avrupa Cezaevi Kurallarına Dair Üye Devletlere Rec (2006)2-rev Sayılı Tavsiye Kararının 24.10 sayılı maddesinde ise “Belirli bir dava kapsamında, adlî bir merci tarafından, belirli bir süre için konulan özel bir yasaklama olmadıkça mahpusların gazete, dergi ve diğer yayınları okumalarına ve bunlara abone olmalarına, radyo ve televizyon yayınlarından yararlanmalarına ve böylece toplum hayatındaki gelişmeler konusunda düzenli olarak bilgi edinmelerine izin verilmelidir.” Denmektedir.

19.3. BM Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kuralların (Nelson Mandela Kuralları) Mahpusların 63 üncü maddesinde de “mahpusların gazete, dergi veya kurumların özel yayınlarını okumaları, radyo dinlemeleri, konferansları veya kurum idaresinin çıkardığı veya denetlediği benzeri araçları izlemeleri sağlanarak, önemli haberler hakkında düzenli olarak bilgi sahibi olmalarının sağlanması” gerektiği belirtilmektedir.

19.4. Açıklanan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, ceza infaz kurumlarında TV kanallarından faydalanmaya ilişkin olarak güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü/tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak, alınan kararlar doğrultusunda düzenleme yapılmakta, RTÜK kontrol ve denetiminden geçtiği bilinen televizyon kanalları kurum idaresince oluşturulan merkezi yayın sistemi üzerinden hükümlü ve tutuklulara izlettirilmektedir.

/

19.5. İdare tarafından, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, ceza infaz kurumlarında merkezi yayın sistemi üzerinden izlenebilen televizyon kanallarının, hükümlü ve tutuklulardan gelen talepler doğrultusunda eğitim kurulunca belirlendiği, özellikle mevcudu kalabalık ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular arasında anket yapılmak suretiyle en çok talep edilen kanallar belirlenerek merkezi sistemden yayınlandığı, buna göre anılan Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda da, Kurum Eğitim Kurulu kararıyla belirlenen yaklaşık (25-30) Tv kanalının yayınlandığı belirtilmiştir.

19.6. Kuruma ait güncel televizyon kanal listesinin incelenmesinden, bu kanalların ülke çapında çok izlenen CNN Türk, TRT 1, NTV, Beyaz TV, TRT Kurdi, Haber Türk, Bein Sports HD1 (Maç yayınlarının sona erdiği gündüz kuşağında National Geographic Wild Kanalı), Bein Movies, TV 8, D Max, Haber

Global, A Spor, Halk TV, TRT Spor, Atv, TRT Yıldız, TRT Spor Yıldız, Star TV, Kanal D, TRT Müzik, TRT Belgesel, Show TV, TRT 2, Fox TV, Dream Türk, Diyanet TV, TRT World kanalları olduğu tespit edilmiştir.

19.7. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, idare tarafından merkezi yayında ülke çapında en çok izlenen kanallara yer verilmek suretiyle tutuklu ve hükümlülerin toplum hayatındaki gelişmeler konusunda düzenli olarak bilgi edinmelerine yeterince imkân sağlandığı tespit edilerek, talebin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

20. Kantinde daha önce satılmakta olan daksil, yara bandı, bant, pritt gibi yapıştırıcı ürünlerle limon tuzu ve çamaşır suyunun satışının gerekçe gösterilmeksizin durdurulduğu iddiaları hakkında

yapılan inceleme:

20.1. 5275 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddelerinin yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.

20.2. Anılan Kanun maddesi uyarınca çıkarılan Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve

Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 13 üncü maddesinde “Hükümlüler, koğuş, oda veya eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla kişisel ve çevresel temizliklerini temin için tarak, saç fırçası, sabun, kese, diş macunu, diş fırçası, tıraş sabunu, şampuan, parfüm, krem, saç boyası, çakısı bulunmayan tırnak makası, plastik saplı tıraş bıçağı, beş adet plastik elbise askısı, çamaşır mandalı ve gündelik hayatta kullanılan plastik eşyalar ile idarece uygun görülen uzunlukta çamaşır ipi bulundurabilir.” 14 üncü maddesinde ise “Maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici alet ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulmasına izin verilmez.” hükümlerine yer verilmiştir.

20.3. Edirne F Tipi Y.G.C.İ.K İşyurdu Yönetim Kurulunun 17/05/2023 tarihli toplantısında anılan

Yönetmelik hükümlerine atıfla; “Ceza İnfaz Kurumu kantininde daha önce alınan karar doğrultusunda kantinde belli bir süre satıştan kaldırılan çamaşır suyu-kireç çözücü-porçöz-limon tuzu gibi yakıcı ve delici kimyasal ürünlerin su ısıtıcısının dibinde biriken kireç ve tortu gibi materyallerin temizliğinde kullanıldığı, kullanılmaması sonrasında hükümlü ve tutukluların almış oldukları elektrikli cihazlara arıza verdiği görüldüğünden söz konusu bu ürünlerin kontrollü bir şekilde azami ölçü değeri kişi başı bir bardak olacak şekilde cihazın içinde teknisyen marifetiyle kullanılmasına müsaade edilmiş ve hükümlü ve tutukluların bulunmuş olduğu blok ve eklentilerinde satış sonrasında tüketimine kontrollü bir şekilde kantinde satışı devam etmesine, /

Yönetmeliğin 14 üncü maddesi gereğince yapıştırıcı özelliği bulunan ve odada bulundurulması yasak olan malzemelerin kantinde satışının yapılmamasına” karar verildiği görülmüştür.

20.4. Anılan Yönetmelik hükümleri ve Edirne F Tipi Y.G.K.C.İ.K İşyurdu Yönetim Kurulu kararı uyarınca

Kurumun kantin satış listelerinin incelenmesinden, su ısıtıcılarının dibinde biriken kireç ve tortu gibi materyallerin temizliğinde kullanılan çamaşır suyu- kireç çözücü-porçöz gibi ürünlerin teknisyen marifetiyle kullanılmasına izin verildiği ve kantinde satılmakta olduğu, bu yönden başvuranların taleplerinin idarece karşılandığı anlaşıldığından, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 33/A maddesi uyarınca başvuru hakkında dostane çözüm kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

20.5. Öte yandan, Kurumda 24 saat revir hizmeti verildiği, acil durumlarda yara bandı ve diğer tıbbi yapıştırıcı bantların revirde görevli personel tarafından tatbik edilebileceği dikkate alındığında, alınan

Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda kantinde yapıştırıcı ürünlerin satılmamasına yönelik uygulamanın

Yönetmeliğin 14 üncü maddesine uygun olduğu, kantinde yapıştırıcı ürün satılmasına yönelik talebin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

21. Kantinde satılan buzdolabı, su ısıtıcısı gibi elektrikli eşyalar ile gıda fiyatlarının alım güçlerinin

üzerinde olduğu iddialarına ilişkin olarak yapılan inceleme:

21.1. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 9 uncu maddesinde “Koğuş, oda ve eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla, bir adet otuzyedi ekran televizyon ile elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir.” hükmü yer almaktadır.

21.2. Anılan hükümde açıkça belirtildiği üzere, tutuklu ve hükümlülerin elektrikli eşya ihtiyaçlarının ücreti kendileri tarafından karşılanmak şartıyla Kurum kantininden temin edilmesi gerekmektedir. Başvuran bahse konu ürünlerin ve yanı sıra kantinde satılmakta olan gıda fiyatlarının alım gücünün üstünde olduğundan şikâyet etmekte, ihtiyacı olanlara buzdolabı televizyon, su ısıtıcısı gibi elektrikli eşyaların idarece verilmesini talep etmektedir.

21.3. Bilindiği üzere, ceza infaz kurumları ile tutukevleri işyurtlarındaki kantinlerde satılan gıda, temizlik, kırtasiye gibi çoklu satış yapılan ürünlerde konsinye satış uygulaması yapılmaktadır. Konsinye satış sözleşmesi kapsamında infaz kurumlarına bırakılan ürünlerin mülkiyeti satış işlemi gerçekleşene kadar bu ürünü satış birimine bırakan konsinyatör firmaya aittir. Bu ürünün satılamaması veya raf ömrünü doldurması durumunda konsinyatör firma tarafından iade alınmaktadır. Konsinye satış sözleşmesi

Konsinye satış yöntemi ile hükümlü ve tutukluların ihtiyaçlarının kamu maliyetine yük getirmeden sağlanması amaçlanmakta olup, konsinye satış sözleşmeleri firmalar ile Ceza İnfaz Kurumları ile

Tutukevleri İşyurtları Kurumu arasında yapılmaktadır. Diğer bir ifade ile konsinye satışa konu ürün ve firmaların seçimine yönelik işlemler infaz kurumlarınca değil, merkezi olarak Ceza İnfaz Kurumları ile

Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından yürütülmektedir.

21.4. Ceza infaz kurumları ile tutukevleri iç kantin, dış kantin, adliye kantini, satış yerleri ve diğer satış yapılan ünitelerinde gerçekleştirilecek olan konsinye satış işlemlerinde Ceza İnfaz Kurumları ile

Tutukevleri İşyurtları Kurumu Konsinye Satış İşlemlerine Yönelik Yönetmelik hükümleri uygulanmaktadır.

/

21.5. Anılan Yönetmelikte konsinye sisteminde ürün çeşitliliğinin sağlanması ve satış fiyatlarının belirlenmesi, takibi ve değiştirilmesinde ayrıntılı düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Yönetmeliğin

4 üncü maddesinin 12 nci fıkrasında “Kantinlerde, konsinye satış sözleşmelerine konu olan ürün veya ürün

gruplarında üçten az olmamak üzere belirli sayıda marka olmasına yönelik sınırlama yapılabileceği, 21 inci fıkrasında “Konsinyatör firma ve kantinde görevli personel, satış istatistiklerini dikkate alarak yeterli miktarda ürünün kantinde bulunmasını sağlayacakları, hüküm altına alınmıştır. İdare tarafından, Konsinye sistemde satışa konu ürünlerin nihai satış fiyatının, ulusal düzeyde faaliyet gösteren zincir mağazalardan daha düşük olmasının sağlanmaya çalışıldığı, bu şekilde de ceza infaz kurumlarında satışa sunulan ürünlerin çeşit ve fiyatlarının aynı olmasının hedeflendiği ifade edilmektedir.

21.6. İdare tarafından da, konsinye satış sözleşmeleri ile aynı ürün ya da ürün grubunda birden çok marka satışa sunulabildiği, ayrıca ürün fiyatlarının tüm kantinlerde aynı olduğu, bu şekilde hükümlü ve tutukluların, beğendikleri ürünlerin fiyatlarını da dikkate alarak karar vermesine imkân tanınmasının amaçlandığı, konsinye sistemde satışa konu ürünlerin nihai satış fiyatının, ulusal düzeyde faaliyet gösteren zincir mağazalardan daha düşük olmasının sağlanmaya çalışıldığı, bu şekilde de ceza infaz kurumlarında satışa sunulan ürünlerin çeşit ve fiyatlarının aynı olmasının hedeflendiği belirtilmiştir.

21.7. İdareden temin edilen Eylül 2023 – Aralık 2023 aylarına ait kantin satış listelerinin başta gıda ve hijyen malzemesi olmak üzere muhtelif ürünler üzerinden dış piyasa fiyatları ile karşılaştırılmasından, kantindeki konsinye ürün satış fiyatlarının taze meyve ve sebzede ortalama hal fiyatlarına yakın olduğu, temizlik ve sair ürünlerin de dış piyasada faaliyet gösteren zincir mağazalardaki ortalama fiyatlarda veya bu fiyatların da altında olduğu anlaşılmıştır. (Karşılaştırma işlemi ürünlerin kendi internet siteleri ile market fiyatlarını karşılaştıran internet sitelerinden ve hal fiyatlarını gösteren hal.gov.tr adresinden yapılmıştır.)

21.8. Kantinlerde satılan TV, buzdolabı gibi bazı elektrikli eşyalar ise çoğunlukla infaz kurumlarınca doğrudan temin yönetimi ile tedarik edilerek kantinlerde satışa sunulmaktadır. Eylül 2023 – Aralık 2023 aylarına ait kantin satış listelerinin bu kapsamda incelemesinden, bahse konu elektrikli ürün grubunun da aynı markaların internet satış ücretlerine yakın ya da internet ücretlerinden uygun olduğu tespit edilmiştir.

(2023 Aralık ayında Vestel Sefa Çay Makinesi modelleri internette 2.299-2.349 TL arasında satılmakta iken Kurumda 2.000 TL; Arçelik mini buzdolabı modelleri kendi internet sitesinde 7.369-10.659 TL arasında satılmakta iken Kurumda 8.200 TL’dir.)

21.9. Kurumda satılan ürünlerin fiyatlarının firmalar tarafından belirlendiği, idare tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığı, ancak idare tarafından yapılan doğrudan temin işlemi sonucunda

Kantinde normal piyasa değerinde ya da piyasa değerinin de altında elektrikli eşya satışı gerçekleştirildiği görüldüğünden, idarenin işleminin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.

21.10. Bununla birlikte, kantinde satılan ürün ücretlerinin geliri olmayan tutuklu ve hükümlülerinin güçlerini aşabileceğini değerlendirilerek, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu Konsinye

Satış İşlemlerine Dair Yönetmeliğin temel ilke ve esaslarına uygun olarak, ürün çeşitliliğinin dış perakende marketlerde ve kamuya ait satış yerlerinde alt ve orta ekonomik gelire sahip tüketiciler için sunulan daha uygun fiyatlı muadil ürünlerle artırılması hususunun değerlendirilmesi amacıyla ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. (Benzer bir karar için bkz. 06/05/2022 tarihli KDK 2021/19244 başvuru sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı)

21.11. Öte yandan, her ne kadar tutuklu ve hükümlülerin bu ürünleri alma güçleri olmayabileceği kabul edilse de, başvuran tarafından “bu kişilere idare tarafından söz konusu ürünlerin sağlanması” talebinin, /

ilgili mevzuatta idareye bu yönde yükümlülük getiren herhangi bir düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında dilek-temenni niteliğinde kaldığı ve reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.

22. Aileleri uzak yerlerde yaşadığı için 1 saat olan açık görüş süresinin 1,5 saate uzatılması talebine

yönelik olarak yapılan inceleme:

22.1. Anayasamızın 20. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, 37862/02)

22.2. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5 inci maddelerinde de

“Ziyaretler için yapılan düzenlemelerin, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olması gerektiği; cezaevi yetkililerinin, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmeleri ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamaları gerektiği vurgulanmıştır.

22.3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlüyü Ziyaret” başlıklı

83 üncü maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, Kanunda belirtilen koşulları taşıyan ziyaretçileri

tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebileceği hükme bağlanmıştır. Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in

“Ziyaret gün ve saatleri” alt başlıklı 10 uncu maddesinde ise ” hükümlü ve tutukluların “ziyaret günleri ve saatleri ile görüşebileceği ziyaretçi sayısının, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

22.4. Anılan mevzuat ve tavsiye kararları doğrultusunda, Edirne F Tipi Y.G.C.İ.K tarafından hükümlü ve tutukluların ziyaret gün ve saatlerinin Kurumda barındırılan hükümlü ve tutuklu mevcudu, suç grupları, kurumda bulunan koğuşların sayısı ve ziyaret mahallinin kapasitesi gibi özelliklerin göz önünde bulundurularak belirlendiği, belirlenen sürenin mevzuata uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda, ziyaretlerin Kanunda belirtilen azami süre kadar yapılması talebinin Kurumdaki koşulların uygun olması halinde idarenin takdirinde olduğu dikkate alınarak, talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

23. Hükümlü ve tutuklulara keyfi olarak disiplin cezaları verildiği, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği

iddialarına yönelik inceleme:

23.1. Disiplin cezalarının niteliği ve uygulama koşulları 5275 sayılı Kanunda düzenlenmiş olup, Kanunun

52 nci maddesinde “Disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itiraz durumunda 16.5.2001 tarihli

ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır. Diğer mevzuattan kaynaklanan dilekçe ve şikâyet hakkı saklıdır.” denmiştir.

23.1. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ise “Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak” İnfaz hâkimliklerinin görevleri arasında sayılmıştır.

23.2. İdare tarafından, hükümlü ve tutuklulara görevli memurların ve yöneticilerin tek başına karar vererek ceza vermesinin söz konusu olmadığı, kurum disiplin kurulu tarafından araştırmasının yapılarak işlemiş

/

olduğu davranışa karşılık gelen cezanın ilgili mevzuatta hükmedilen miktarı kadar verildiği, kararların hükümlü veya tutuklulara tebliğ edildiği, disiplin kararlarına karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiştir.

23.3. Bununla birlikte, disiplin cezalarına ilişkin olarak Kurumumuza yapılan başvurularda, tutuklu ve hükümlüler hakkında ilk elden bilgiye sahip ceza infaz kurumu yetkililerinin ve derece mahkemelerinin geniş takdir payı bulunduğu, disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı 5275 sayılı Kanun uyarınca 4675 sayılı

İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümlerinin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu bağlamda tutuklu ve hükümlülerin infaz hâkimliklerine itiraz hakkı bulunduğu, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, bunun yanında Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikâyet başvurusunda bulunabildikleri, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı ise yasal süresi içinde kararı veren

Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yapan ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkının bulunduğu dikkate alınarak, disiplin cezalarına yönelik esas incelemesinin yargı makamlarının görev ve yetkisinde kaldığı değerlendirilmiştir. (Bkz. 14/09/2023 tarihli ve 2023/3700 başvuru sayılı KDK Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı)

23.4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında Kurumun görev alanı dışında kalan başvuru konuları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş ve bu kapsamda ikinci fıkrasının (c)

bendi uyarınca “yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararların” Kurumun görev alanı dışında olduğu hüküm altına alınmış olup, hükümlü ve tutuklulara verilen disiplin cezalarının esastan incelenmesi hususunun Kurumumuzun görev alanına girmediği ve incelenemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

24. Başvuranın R.Ç adlı arkadaşıyla ayrı odalarda tecritte tutulduğu, aynı dosyadan hükümlü arkadaşlarıyla aynı blokta-odada birlikte kalmalarına izin verilmediği, oda değişimi taleplerinin

keyfi olarak reddedildiği iddialarına yönelik olarak yapılan inceleme:

24.1. Tutuklu ve hükümlülerin oda ve koğuş yerleştirme işlemleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 5 inci bölümünde yer alan ‘Hükümlülerin Gözlem ve

Sınıflandırılması’ başlığı altındaki maddeler ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin

Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir.

24.2. Anılan mevzuat uyarınca ceza infaz kurumlarında oda ve koğuş yerleştirme işlemleri; suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, kurum güvenliği gibi kriterlere göre kurum idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilerek yapılmaktadır. İdare ve gözlem kurulları tarafından verilen kararlara karşı yargı yolu açıktır.

24.3. İdare tarafından, başvuranın ve anılan Kurumda barındırılan diğer hükümlü/tutukluların oda yerleştirme işleminin yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca ve idare ve gözlem kurulu kararları doğrultusunda gerçekleştirildiği belirtilmektedir.

24.4. Kurumumuza gönderilen oda yerleşimlerine yönelik idare ve gözlem kurulu kararlarının incelenmesinden mevzuat hükümleri uyarınca yapılan değerlendirmelere göre işlem tesis edildiği görülebilmektedir.

24.5. Kurumumuza gönderilen diğer belgeler arasında, başvuranın sürekli aynı arkadaşlarıyla oda, sosyal faaliyet değişikliği yapıldığı, talep etmesine rağmen başka arkadaşlarıyla aynı odaya verilmediği ve faaliyete çıkarılmadığından şikayetle muhtelif tarihlerde verilen idare ve gözlem kurulu kararlarına karşı

İnfaz Hakimliğine itirazlarda bulunduğu, veya diğer hükümlüler tarafından yapılmakla birlikte başvuranın da konu edildiği itirazlar olduğu, hakimlikçe başvuran ve arkadaşları tarafından yapılan itirazların reddine karar verildiği, başvuranın aynı gerekçeyle Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvurusunda ise

“kamu adına takibi gerekir suç ve suç unsuruna rastlanmadığı” belirtilerek 19/12/2019 tarihli Soruşturmaya

Yer Olmadığına Dair Karar verildiği anlaşılmıştır. (Edirne 1. İnfaz Hakimliğinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/3001 Dosya no, 2022/386 Karar sayılı Kararı; 24/01/2019 tarihli 2019/303 Dosya ve 2019/366 Karar sayılı Kararı)

24.6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde “yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenemeyeceği” hüküm altına alınmış olup, yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlığa ilişkin olduğu anlaşılan başvurunun incelenemeyeceği değerlendirilmiştir.

25. Başvuranın idareye verdiği dilekçelerinin yanıtlanmadığı, ihtiyaçlarının karşılanmadığı

iddialarına yönelik yapılan inceleme:

25.1. Anayasanın 74 üncü maddesinde “vatandaşların … kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahip olduğu, kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirileceği” hüküm altına alınmıştır.

25.2. Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair 3071 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde de benzer bir hükme yer verilmiş, anılan Kanunun 7 nci maddesinde ise “yetkili makamlara yapılan başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verileceği, işlem safahatının duyurulması halinde alınan sonucun ayrıca bildirileceği” düzenlenmiştir.

25.3. 5275 sayılı Kanun’un “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.” ibaresi uyarınca cezaevlerinin haberleşme hürriyetinin kısıtlanabileceği istisnai kamu kurumu olarak kabul edildiği değerlendirilmiştir (AYM, Mehmet Koray Eryaşa, § 76)

25.4. Nitekim 5275 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde hükümlülerin, anılan maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendilerine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendilerince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, ancak resmî makamlara gönderilen mektup, faks ve telgraflarının denetime tâbi olmadığı düzenlenmiştir.

25.5. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 1 Temmuz 2020 tarihli Avrupa Cezaevi Kurallarına Dair

Üye Devletlere Rec (2006)2-rev Sayılı Tavsiye Kararının (70.1) sayılı maddesinde de ulusal mevzuatımızla aynı doğrultuda “mahpusların, içeriğe ilişkin sansür uygulanmaksızın, cezaevi müdürüne veya ceza infaz sistemi içerisindeki başka bir makama, adlî makamlara veya inceleme ve temyiz yetkisine sahip başka bir bağımsız makama talep veya şikâyette bulunma imkânına sahip olması gerektiği” belirtilmektedir.

25.6. Anılan mevzuat ve tavsiye kararı doğrultusunda başvurunun incelenmesinden, dosyasına idare tarafından sunulan belgelerde başvuranın da içinde yer alması muhtemel bir grup hükümlü tarafından sosyal faaliyetler ve sohbet hakkından yararlanabilme konusunda yaşanan sıkıntıları belirttikleri dilekçelerinin idareye iletildiği, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nce söz konusu dilekçelerin incelenmesi akabinde 29/03/2018 tarihli yazı ile Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına ilgili mevzuatı ve mevzuatın uygulamasını açıklayan cevabi yazının gönderildiği tespit edilmiştir.

25.7. Başvuran tarafından “oda değişikliği” talepli dilekçelerinin Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünün 10.11.2022 tarihli ve / sayılı yazısıyla yanıtlandığı, “sosyal, kültürel ve sportif

faaliyetlerden yararlanma konularına ilişkin” dilekçelerinin Genel Müdürlüğün 09.11.2022 tarihli ve 2225/156234 sayılı, 09.12.2022 tarihli ve / sayılı yazılarıyla yanıtlandığı görülmüştür.

25.8. Kurumumuza gönderilen belgeler arasında ayrıca, başvuranın Edirne Y.G.C.İ.K. Müdürlüğünü muhatap farklı talepleri içeren pek çok dilekçesinin bulunduğu (28.08.2023 tarihli ortak faaliyetler hakkında, 20.07.2023 tarihli kantin malzemeleri ve oda hakkında, 27.07.2023 tarihli buzdolabı ve günlük su kotası hakkında, 03.04.2023 tarihli buzdolabı hakkında, 04.01.2023 tarihli oda değişikliği hakkında,

07.12.2022 tarihli oda değişikliği ve bahçe saati hakkında, 10.07.2023 tarihli oda değişikliği ve ortak

faaliyetler hakkında, 25.05.2023 tarihli kurum 1. Müdürü ile görüşme talepli, 04.05.2023 tarihli oda değişikliği, faaliyetler ve TV kanalları hakkında, vd.) İnfaz Koruma Baş Memuru ya da Kurum Müdürü ile görüşme talepli dilekçelerinin üzerine görüşmenin yapıldığınıza ilişkin not alınarak imzalandığı, diğer dilekçelerinin ise İdare ve Gözlem Kurulu ve diğer ilgili Kurul Kararlarına konu edilerek alınan kararların başvurana tebliğ edildiği tespit edilmiştir.

25.9. Yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, başvuranın Kurum Müdürlüğü, Ceza Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü, diğer kurumlar ya da yargı makamlarına iletilmek üzere verdiği dilekçelerinin talep doğrultusunda ilgili mercilere iletildiği, idaresi tarafından yanıtlanması gerekenlerin yazılı veya talep doğrultusunda sözlü olarak yanıtlandığı tespit edilmiş olup, dilekçelerinin yanıtlanmadığı iddialarının yerinde olmadığı ve reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Dilekçelerinde ilettiği ihtiyaçlarının karşılanmadığı iddialarının ise ancak Kurumumuza iletilen ve işbu kararda yer verilen iddia ve talepleri kapsamında ele alınması mümkün olup, her bir iddia ve talep ayrı ayrı maddeler halinde incelendiğinden, bu başlık altında ayrıca değerlendirme yapılmasının gerekli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

26. Başvuranın kurs haklarının verilmediği iddiası hakkında yapılan inceleme:

26.1. 5275 sayılı Kanunun “Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 88 inci maddesi “Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir.” hükmünü amirdir.

26.2. 27/07/2007 tarihli Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve

Diğer Hükümler konulu 46/1 Nolu Genelgenin Üçüncü Bölümünde yer alan A-Genel Esaslar başlığı altındaki 6 ncı maddede “hükümlü ve tutukluların boş zamanlarını eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerle değerlendirmeleri sağlanarak, toplumca kabul edilebilir düşünce ve davranışları benimsemelerine, kendilerini topluma yararlı insanlar olarak yetiştirmelerine yardımcı olacağı ve yapılan bu faaliyetlerin hükümlülerin iyi hâllî olup olmadığına karar verilirken değerlendirmeye alınacağı belirtilmiştir.

26.3. Aynı Bölümdeki “B- Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal Kültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar” başlığı altında ise yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutukluların, bireysel veya güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde bir araya getirilerek 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerden yararlandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

26.4. 5275 sayılı Kanunun iyi halin belirlenmesine yönelik 89 uncu maddesi ile anılan Kanun maddesi doğrultusunda hazırlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri İle Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair

Yönetmelik’in 16 ncı maddesinde de idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesinde, diğer

/

unsurların yanı sıra, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı eğitim-öğretim, psiko-sosyal yardım ve destek programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programlarının dikkate alınacağı belirtilmiştir.

26.5. İdareden temin edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 2023 yılında Eğitim-Öğretim Servisi tarafından Kurumda 10 adet (Ayrılık Acısı Eğitimi, El Yapımı Sabun Üretimi, Yabancı Uyruklular için

Türkçe A1 Seviyesi Dil Kursu, Kuran-ı Kerim Tecvidli Okuma Kursu, Saç Sakal Kesimi, İş Güvenliği ve

İşçi Sağlığı, Okuma-Yazma I. Kademe) kursu açıldığı, bu kurslara tutuklu ve hükümlülerden toplam 143 kişinin katıldığı belirlenmiştir.

26.6. İdare ile yapılan görüşmelerde müziğe ya da resme yönelik yeni kurslar açılması taleplerinin kendilerine de iletildiği, ancak Milli Eğitim Bakanlığı’ndan usta öğreticisi bulunamadığından istenen kursların açılamadığı belirtilmiştir.

26.7. Öte yandan, Kurumda 2023 yılında konferans, dinleti ve benzeri toplam 291 etkinlik düzenlendiği, toplamda 23.196 tutuklu ve hükümlünün söz konusu etkinliklere katıldığı tespit edilmiştir.

26.8. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır.

26.9. Yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, Kurumda düzenlenen kurslar ve sosyal faaliyetlerde idare tarafından mevzuata uygun hareket edildiği, hükümlülerin haklarını ortadan kaldıracak şekilde bir davranış içerisinde bulunulmadığı görülmüş olmakla birlikte; açılan kursların sayı ve çeşitliliğinin kısıtlı olduğu, kurslara katılan sayısının da Kurum mevcudunun oldukça altında kaldığı anlaşılmıştır. Sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılımın hükümlülerin topluma yararlı insanlar olarak kendilerini yetiştirmelerine yardımcı olarak iyileştirmenin önemli bir unsuru olduğu, diğer hususların yanı sıra hükümlülerin iyi hâllîliğin belirlenmesinde uygulanan eğitim çalışmaları ile sosyal ve sportif faaliyetler sonucunda elde edilen verilere göre karar verileceği göz önüne alınarak, Kurumda düzenlenen kurs ve etkinliklerin tür ve sayılarının artırılarak katılımın teşvik edilmesinin idareye önerilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

27. . adlı arkadaşlarının D blokta tek başına tutulduğu, alenen işkenceye maruz bırakıldığı, ölüm

tehditleri aldığı iddialarına yönelik inceleme:

27.1. Başvuranın . adlı hükümlünün oda yerleştirme işlemlerine yönelik itiraz ve şikayetlerini ilettiği görülmektedir.

27.2. 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Şikâyet hakkı” başlıklı 7 nci maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarına karşı, menfaati ihlal edilen gerçek ve tüzel kişilerin Kamu Denetçiliği Kurumuna şikâyet başvurusunda bulunabileceği; “Ön

incelemenin yapılması” başlıklı 19 uncu maddesinde, şikâyet başvurusunun, inceleme ve araştırmaya geçilmeden önce ön incelemeye tabi tutulacağı ve ön incelemede şikâyet başvurusunun menfaat ihlalini içerip içermediğinin inceleneceği; “Ön inceleme üzerine yapılacak işlemler ve verilecek kararlar” başlıklı

20 nci maddesinin birinci fıkrasında ise, şikâyet başvurusunun ‘idari başvuru yollarının tüketilmesi’ koşulu

hariç 19 uncu maddede yer alan şartlardan herhangi birini taşımaması hâlinde incelenemezlik kararı verileceği, hüküm altına alınmıştır.

27.3. Menfaat ihlali, idarenin işlemi/eylemi/tutum ve davranışı ile şikâyetçi arasında kurulacak ilgi ve ilişkinin çerçevesini çizmekte olup, idare hukukunun genel ilkeleri ile yargısal ve bilimsel içtihatlara göre menfaatin “meşru, kişisel ve güncel” olması gerekmektedir. Menfaatin meşru olması, idari işlem veya eylemin pozitif hukuk kurallarına (yasa, tüzük, yönetmelik vb.) ve hukukun genel ilkelerine uygun olmasını; menfaatin kişisel olması, tesis edilen veya tesis edilmesi talep edilen idari işlem ya da eylemin kişi üzerinde etki doğuracak olmasını ve idarenin işlemi/eylemi/tutum ve/veya davranışı ile kişi arasında kurulan ciddi ve makul bağı; menfaatin güncel olması ise, ciddi ve makul menfaat ilgisinin hâlihazırda devam etmesini ifade etmektedir.

27.4. Yapılan inceleme sonucunda, başvuran tarafından . adlı kişinin oda yerleştirme işlemlerine karşı itirazda bulunulduğu, ancak . adlı kişiye yönelik idari iş ve işlemlere karşı yine . tarafından itiraz ve şikâyette bulunulması gerektiği tespit edilmiş olup, başvuranla talep arasında kişisel menfaat bağının kurulmadığı anlaşıldığından Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince menfaat ihlali koşulunu taşımayan başvurunun incelenemeyeceği değerlendirilmiştir.

28. İdareden temin edilen bilgi ve belgeler, ilgili mevzuat ve içtihat çerçevesinde; 28.1. Başvuranın ortak etkinlik haklarının kişi sayısı ve süre bakımından sınırlı olarak kullandırıldığı iddialarına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda, yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlığa ilişkin başvurunun 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ve Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun

Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca incelenemeyeceği; 28.2. Başvuranın odaların gerekli hijyen şartlarını taşımadığı iddialarına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda, ilgili mevzuat uyarınca ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kaldıkları odaların temizliklerini yapmakla yükümlü oldukları dikkate alındığında, başvuranın kaldığı odanın gerekli hijyen şartını karşılamadığı hususundaki iddiasının yerinde olmadığı ve şikayetin reddi gerektiği; 28.3. Televizyon kanallarının çoğaltılarak kaliteli film ve belgesel kanallarının eklenmesi talebiyle ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda; idare tarafından merkezi yayında ülke çapında en çok izlenen kanallara yer verilmek suretiyle tutuklu ve hükümlülerin toplum hayatındaki gelişmeler konusunda düzenli olarak bilgi edinmelerine yeterince imkân sağlandığı tespit edilerek, talebin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği, 28.4. Kantinde daha önce satılmakta olan daksil, yara bandı, bant, pritt gibi yapıştırıcı ürünlerle limon tuzu ve çamaşır suyunun satışının gerekçe gösterilmeksizin durdurulduğu iddiaları hakkında yapılan inceleme sonucunda, su ısıtıcılarının dibinde biriken kireç ve tortu gibi materyallerin temizliğinde kullanılan kireç çözücü ürünlerin kontrollü bir şekilde kullanılmasına izin verildiği ve kantinde satılmakta olduğu anlaşıldığından, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 33/A maddesi uyarınca başvuru hakkında dostane çözüm kararı verilmesi gerektiği; öte yandan kantinde yapıştırıcı ürünlerin satılmamasına yönelik uygulamanın Ceza İnfaz

Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesine uygun olduğu tespit edildiğinden kantinde yapıştırıcı ürün satılmasına yönelik talebin reddi gerektiği, 28.5. Kantinde satılan buzdolabı, su ısıtıcısı gibi elektrikli eşyalar ile gıda fiyatlarının alım güçlerinin üzerinde olduğu iddialarına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda, kantindeki konsinye ürün satış fiyatlarının taze meyve ve sebzede ortalama hal fiyatlarına yakın olduğu, temizlik ve sair ürünlerin de dış piyasada faaliyet gösteren zincir mağazalardaki ortalama fiyatlarda olduğu; TV, buzdolabı gibi elektrikli eşyaların da normal piyasa değerinde ya da piyasa değerinin altında satıldığı tespit edilmekle birlikte, kantinde satılan ürünlerin geliri olmayan tutuklu ve hükümlülerinin alım güçlerini aşabileceğini değerlendirilerek, ürün çeşitliliğinin dış perakende marketlerde ve kamuya ait satış yerlerinde alt ve orta ekonomik gelire sahip tüketiciler için sunulan daha uygun fiyatlı muadil ürünlerle artırılması hususunun değerlendirilmesi amacıyla ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği, Öte yandan, “alım gücü olmayan tutuklu ve hükümlülere idare tarafından elektrikli ürünlerin sağlanması” talebinin, ilgili mevzuatta idareye bu yönde yükümlülük getiren herhangi bir düzenleme bulunmadığı dikkate alınarak reddi gerektiği, 28.6. Aileleri uzak yerlerde yaşadığı için 1 saat olan açık görüş süresinin 1,5 saate uzatılması talebine yönelik yapılan inceleme sonucunda, idare tarafından hükümlü ve tutukluların ziyaret gün ve saatlerinin

Kurumda barındırılan hükümlü ve tutuklu mevcudu, suç grupları, kurumda bulunan koğuşların sayısı ve ziyaret mahallinin kapasitesi gibi özelliklerin göz önünde bulundurularak belirlendiği, belirlenen sürenin mevzuata uygun olduğu tespit edilmiş olup, ziyaret sürelerinin Kanunda belirtilen azami süre kadar artırılması talebinin idarenin takdirinde olduğu dikkate alınarak, talebin reddi gerektiği, 28.7. Hükümlü ve tutuklulara keyfi olarak disiplin cezaları verildiği, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına yönelik yapılan inceleme sonucunda, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar kapsamında kalan talebin 6328 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca

Kurumumuzun görev alanına girmediği tespit edildiğinden incelenemeyeceği, 28.8. Oda değişim taleplerinin keyfi olarak reddedildiği iddialarına yönelik yapılan inceleme sonucunda, yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlığa ilişkin başvurunun 6328 sayılı Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ve Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca incelenemeyeceği;

28.9. Başvuranın idareye verdiği dilekçelerinin yanıtlanmadığı iddialarının yerinde olmadığı ve reddi gerektiği, dilekçelerinde ilettiği ihtiyaçlarının karşılanmadığı iddialarının ise işbu kararda yer verilen iddia ve talepleri kapsamında ayrı ayrı maddeler halinde incelendiğinden bu başlık altında ayrıca değerlendirilmesine gerek olmadığı, 28.10. Başvuranın yeni kurslar açılması talebi hakkında yapılan inceleme sonucunda, Kurumda düzenlenen kurs ve etkinliklerin tür ve sayılarının artırılarak katılımın teşvik edilmesi amacıyla ilgili idareye tavsiyede bulunulması, 28.11. . adlı arkadaşlarının D blokta tek başına tutulduğu, alenen işkenceye maruz bırakıldığı, ölüm tehditleri aldığı iddialarına yönelik inceleme sonucunda başvurunla talep arasında kişisel menfaat bağının kurulmadığı tespit edilmiş olup, bu yönüyle menfaat ihlali koşulunu taşımayan başvurunun Kamu

/

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince incelenemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 29. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “şeffaflık”, “makul sürede karar verme” ve

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

30. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı görevli ve yetkili mahkemede yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; Başvuranın odaların gerekli hijyen şartlarını taşımadığı, kantinde daha önce satılmakta olan daksil, yara bandı, bant, pritt gibi yapıştırıcı ürünlerin satışının gerekçe gösterilmeksizin durdurulduğu, idareye verdikleri dilekçelerinin yanıtlanmadığı iddiaları ile televizyon kanallarının çoğaltılarak kaliteli film ve belgesel kanallarının eklenmesi, alım gücü olmayanlara idare tarafından elektrikli ürünlerin sağlanması, açık görüş süresinin 1,5 saate uzatılması taleplerinin REDDİNE, Kantinde limon tuzu ve çamaşır suyu gibi kireç çözücü ürünlerin satışının yapılmadığı iddiaları kapsamında söz konusu ürünlerin kontrollü bir şekilde kullanımına yönelik satışı yapıldığı anlaşıldığından Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 33/A maddesi uyarınca talep hakkında DOSTANE ÇÖZÜM KARARI VERİLMESİNE, Kantinde satılan ürünlerin geliri olmayan tutuklu ve hükümlülerinin alım güçlerini aşabileceğini değerlendirilerek, ürün çeşitliliğinin dış perakende marketlerde ve kamuya ait satış yerlerinde alt ve orta ekonomik gelire sahip tüketiciler için sunulan daha uygun fiyatlı muadil ürünlerle artırılması ve Kurumda düzenlenen kurs ve etkinliklerin tür ve sayılarının artırılarak katılımın teşvik edilmesi amacıyla ADALET

BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Hükümlü ve tutuklulara verilen disiplin cezalarına yönelik iddiaların esastan incelemesinin yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar kapsamında kaldığı, Kurumumuzun görev alanında bulunmadığı tespit edildiğinden 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve anılan

Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince İNCELENMEMESİNE, Ortak etkinlik haklarının kişi sayısı ve süre bakımından sınırlı olarak kullandırıldığı ve oda değişimi taleplerinin keyfi olarak reddedildiği iddialarına yönelik uyuşmazlığın yargı organlarınca karara bağlanmış

olduğu anlaşıldığından 6328 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ve anılan Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince İNCELENMEMESİNE, . adlı arkadaşlarının D blokta tek başına tutulduğu, alenen işkenceye maruz bırakıldığı iddiaları yönünden menfaat ihlali koşulunu taşımadığı tespit edilen başvurunun Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince İNCELENMEMESİNE,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/