|
ÖZET: Başvuru, ceza infaz kurumunda bulunan bir kişinin haftada bir kez 10 dakika olan telefon görüşme süresinin, yasal olarak haftada 3 kez 10 dakikaya çıkarılması talebine ilişkindir. Başvuran, daha önce yaptığı başvurunun cevapsız kalması üzerine, ilgili idareye tekrar başvuruda bulunmuş ve yasal sürecin ihlal edildiğini belirtmiştir. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın durumu hakkında bilgi vererek, mevcut teknik altyapının henüz tamamlanmadığını ve bu nedenle talebin yerine getirilemeyeceğini bildirmiştir.
İdare, başvuranın telefon görüşme hakkının yasaya uygun bir şekilde kullandırılması için gerekli şartların sağlanmadığını ifade etmiştir. Başvuran, infaz hakimliğine yaptığı itiraz sonucunda, telefon görüşme süresinin artırılması yönünde bir karar almış; ancak bu kararın uygulanmadığını belirtmiştir. İlgili mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde, başvuranın talebinin kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir karar verilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın haftalık 30 dakika telefon görüşmesi yapma talebi reddedilmiş, ancak ceza infaz kurumlarının teknik altyapısının bir an önce tamamlanarak, ilgili mevzuatın işler hale getirilmesi için Adalet Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, hükümlülerin dış dünya ile iletişimlerini güçlendirmek amacıyla önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/3640-S.24.5774
BAŞVURU NO : 2023/19255
KARAR TARİHİ : 02.04.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Ceza infaz kurumunda bulunan başvuranın, haftada 1 kez 10 dakika olan telefonla görüşme süresinin yasaya uygun olarak haftada 3 kez 10 dakika olarak uygulanmasının sağlanması talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 22.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran 21.11.2023 tarihli başvuru dilekçesinde özetle; haftalık telefon görüşmelerine ilişkin talepleri hakkında Kurumumuza yaptığı 2023/15591 sayılı başvurusu hakkında
Kurumumuzca verilen Gönderme Kararının ardından Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne anılan
Kararı ilgi tutarak yeniden başvurduğunu, ancak kendisine yasal süresinde bir cevap verilmediğini iddia ve ifade ederek 28.09.2023 tarihli başvurusu hakkında gerekenlerin yapılmasını talep etmiştir.
2. Başvuran, işbu başvurusuyla gereğinin yapılmasını talep ettiği 28.09.2023 tarihli başvuru dilekçesinde ise özetle; Afyonkarahisar 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümözlü olarak barındırıldığını, FETÖ/PDY örgüt üyeliği suçundan yargılanması nedeniyle haftada 1 kez 10 dakika telefonla görüşmesine izin verildiğini, ancak ilgili mevzuat gereğince haftada 3 kez 10 dakika görüştürülmesi gerektiğini, bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu (Kurum) İdare ve Gözlem Kurulundan telefon hakkının yasaya uygun kullandırılması için talepte bulunduğunu, talebinin İdare ve Gözlem Kurulunun
03.08.2023 tarih ve / sayılı kararı ile reddedildiğini, bu karara karşı İnfaz Hâkimliğine şikâyet
yoluna başvurduğunu ve İnfaz Hâkimliğinin 21.08.2023 tarihli ve / sayılı Kararıyla talebinin haklı bulunduğunu, söz konusu kararın Kurum tarafından, karara itiraz edildiği gerekçesiyle yerine getirilmediğini, Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itirazın Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin
22.09.2023 tarihli ve / sayılı D. İş Kararıyla reddedilerek kararın kesinleştiğini, 27.09.2023
tarihinde söz konusu kararın uygulanmasını talep ettiğini, ancak görevli memurun sözlü olarak kendisine
mahkeme kararlarının uygulanmayacağını bildirdiğini, Mahkeme tarafından verilen kararlar uygulanmayarak hak kaybına sebebiyet verildiğini iddia ve ifade ederek konu hakkında gerekenlerin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3. Ön inceleme şartlarını taşıdığı değerlendirilen başvurunun inceleme ve araştırma aşamasına geçilmiş olup bu kapsamda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden (Genel Müdürlük) 29.12.2023 tarih ve – – sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiştir. Genel
Müdürlük tarafından Kurumumuza iletilen 12.02.2024 tarihli ve – – – sayılı cevabi yazıda özetle; 3.1. Başvuranın, anılan Kurumda “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan İzmir 20. Ağır Ceza
Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ve / Esas, / Karar sayılı kararı ile 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükümözlü olduğu, 3.2. Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesinin Bakanlıkları tarafından yürütüldüğü, söz konusu Proje ile hükümlülerin personel tarafından oda ve koğuş dışına çıkartılması suretiyle yürütülen çeşitli hizmetlerin, ses izolasyonlu bir kabin içerisinde oda ve koğuşlara yerleştirilen multimedya cihaz marifetiyle, personel sirkülasyonuna gerek olmaksızın daha az insan kaynağı harcanarak, hızlı ve güvenilir bir biçimde gerçekleştirildiği, 3.3. Proje kapsamında görüntülü görüşme ve e-doktor uygulaması gibi daha önce hiç yapılmamış uygulamaların da hayata geçirilmesinin yanı sıra içerik itibarıyla geliştirilebilir bir tasarım tercih edildiği, an itibarıyla geliştirilen içeriklerin; sesli ve görüntülü görüşme, sayım, dilekçe, kantin sipariş ve online ödeme, kütüphane kitap talebi, e-mektup, e-doktor ve Bakanlık iletişim uygulamaları olduğu, 3.4. Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna duyurulan “Yargı Reformu Stratejisi’” ile “’İnsan Hakları
Eylem Planı’”nda da yer alan ACEP (Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu) Projesi kapsamında, Sincan ve Bakırköy Kadın ile Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında yapılan pilot denemelerin akabinde gerekli revizeler yapılarak Ülkemiz genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarına yaygınlaştırma çalışmalarının başlatıldığı, bu kapsamda Afyonkarahisar 1 No.lu T Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda da kısmî olarak kurulumların yapıldığı, 3.5. Diğer yandan; ceza infaz kurumlarında telefon görüşmelerinin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66’ncı maddesi ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Yönetmelik’in “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde gerçekleştirildiği, başvuran hakkında da söz konusu hükümler uyarınca işlem tesis edildiği, 3.6. Ayrıca, telefon görüşmesi yapılmasına imkân sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu kurumların, henüz sistem kabulünün yapılmaması nedeniyle Bakanlıkça belirlenmediği, 3.7. Kaldı ki söz konusu sistemin kabul işlemleri tamamlanarak ilgili kurumun Bakanlıkça belirlenmesi durumunda da tutuklu, hükümözlü veya hükümlülerin tamamı için yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca işlem tesis edileceği,
3.8. Bu itibarla anılan Yönetmelik’in ilgili hükümleri uyarınca terör örgütü ve çıkar amaçlı suç örgütü mensubu hükümlü ve tutukluların tamamının görüşme süresinin uzatılması ve ziyaret yapmamaları durumunda ek 30 dakika verilmesi için öncelikle yazılım ve donanım işlemlerinin tamamlanarak kurumda bulunan sistemin Bakanlıkça kabulünün yapılması gerektiği, bu kapsamda çalışmaların devam ettiği, kabul işlemleri sonrasında anılan Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun başvuran hakkında olumlu karar alması durumunda ACEP Sisteminin, UYAP Bilişim Sistemi entegrasyonuyla görüşme sürelerini mevcut durumda olduğu gibi otomatik olarak tanımlayacağı, Açıklamalarına ve yazı ekinde de başvuru kapsamında alınan kararların ve ilgili diğer belgelerin örneklerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 4.1. “A. Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesinin ilk fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 4.2. “C. Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22’nci maddesinin ilgili kısımlarında; “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.”, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin 3 ve 4’üncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8’inci maddesinin ilgili kısmında; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.” 6. Medeni ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin; 6.1. 17’nci maddesinde; “1. Hiç kimsenin özel hayatına, ailesine, evine ya da haberleşmesine keyfi ya da yasadışı olarak müdahele edilemez; (…)”
6.2. 23’üncü maddesinde; “1. Aile, toplumun doğal ve temel birimidir ve toplum ve devlet tarafından korunma hakkına sahiptir.” 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; 8.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3’üncü maddesinde; “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”,
8.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6’ncı maddesinin 1’inci ilgili bentlerinde;
“(1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar.
b) (…) Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar
kullanılır. Hükümlünün kanun (…) ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.”, 8.3. “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66’ncı maddesinin ilgili kısımlarında; “(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.”, 8.4. “Tutukluların yükümlülükleri” başlıklı 116’ncı maddesinin ilgili kısımlarında; “(1) Bu Kanunun; (…) haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama, (…)
şikâyet ve itiraz,(…) telefonla haberleşme hakkı, (…) konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir.”, 9. 29.03.2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının
Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in; 9.1. “İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 18’nci maddesinin ilgili kısmında;
(1) İdare ve gözlem kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir:
“f) Tehlikeli hâli bulunan ya da örgüt mensubu olan hükümlülerle ilgili olarak, telefon görüşmeleri ile radyo, televizyon yayınları ve internet olanaklarından yararlanma hakkının kısıtlanmasına karar vermek.”, 9.2. “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74’üncü maddesini ilgili kısımlarında; “(1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.
(2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır:
a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır.
e) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir.
f) Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. (…) Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. (…)
g) Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu
Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir. Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir sonraki haftalık telefon görüşme süresine ayrıca otuz dakika ilave edilir ve bu süre devredilemez. Bu kapsamdaki görüşmeler aynı hafta içerisinde toplam üç görüşmeyi aşmamak koşuluyla bölünmek suretiyle de yapılabilir. İlave edilen otuz dakika için üç görüşme hakkı daha verilir.
Bu görüşmeler görüntülü ve sesli olarak yapılabileceği gibi sadece sesli olarak da yapılabilir. (…)
Hükümlülere mensubu bulundukları dinin bayramlarında kullanılmak üzere otuz dakika ilave görüşme hakkı verilir.
ğ) Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumları göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilir.
h) Tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlüler on beş günde bir kez olmak ve on dakikayı geçmemek üzere sadece eşi, çocukları, annesi ve babası ile sadece sesli olarak görüşebilir.
(…)
i) Terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm olanlar, konuşma süresi haftada on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşme yapabilir. Suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülere idare ve gözlem kurulu kararıyla telefon görüşmesi hiçbir şekilde yaptırılmaz.”,
9.3. “Tutuklulara uygulanacak hükümler ve yükümlülükleri” başlıklı 141’inci maddesinde; “ (1) 5275 sayılı Kanunun 116 ncı maddesinde tutuklular bakımından da uygulanacağı belirtilen hükümlere karşılık gelen bu Yönetmelik hükümleri ile tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olan diğer hükümler tutuklular hakkında da uygulanır.”
Düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin
“Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 11. Başvuranın talebinin özü, ceza infaz kurumunda haftada 1 kez 10 dakika olan telefon görüşme süresinin yasaya uygun olarak haftada 3 kez 10 dakika olarak uygulanmasının sağlanması hususuna ilişkindir.
12. Başvuru dilekçelerinde ifade edildiği şekliyle ve Genel Müdürlükten alınan bilgi ve belgelerin
incelenmesinden anlaşıldığı üzere başvuruya ilişkin olaylar özetle şöyledir:
13. Afyonkarahisar 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan başvuran, “Silâhlı terör örgütüne üye olma” suçundan İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ve / Esas, / Karar sayılı kararı ile 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükümözlü olup telefon görüşmelerini haftada bir kez 10 dakika olarak gerçekleştirmektedir.
14. Başvuran telefonla görüşme hakkının yasaya uygun şekilde kullandırılması için Kurum İdare ve
Gözlem Kuruluna başvuru yapmıştır. Başvuranın 26.07.2023 tarihli dilekçesi üzerine alınan İdare ve
Gözlem Kurulunun 03.08.2023 tarihli ve / sayılı Kararı ile başvuranın talebinin bu aşamada
reddine karar verilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:
“(…) İlgili mevzuatta her ne kadar “…idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilir.” hükmü yer alsa da g) bendinde “…teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda…” hükmü yer aldığı aşikardır. Ceza İnfaz kurumlarında görüntülü görüşme sistemi
ACEP’in yeni uygulamaya geçildiği, henüz teknik alt yapının tamamlanmadığı kurumumuzun henüz pilot uygulama aşamasında olduğu, ilgili mevzuatın g bendinde de belirtildiği üzere teknik alt yapının tamamlanmadığı kurumumuzun sisteme müdahale etme durumunun olmadığı anlaşılmaktadır. Henüz
UYAP sistemi İdare ve Gözlem Kurulu Rolüne sesli veya görüntülü görüşme süresini arttırma veya sesli aramayı görüntülü aramaya çevrilmesi ile alakalı kurul kararı ekranı bulunmadığından terör ve örgütlü suçlara mensup hükümlü ve tutukluların 10 dakikalık sesli görüşme yapabileceği tespit edilmiştir. Bu konuda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün ilgili birimiyle yapılan görüşmede Ceza İnfaz
Kurumlarının Yönetimi ile Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin g bendinde de belirtildiği üzere “henüz sistem alt yapısının tamamlanmadığı programa güncelleme yapılması gerektiği ve güncellemenin beklenilmesi” şifahi olarak tarafımıza bildirilmiştir. Ardından Ceza İnfaz Kurumumuz tarafından Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğüne yapılan konu ile ilgili başvuru yapıldığında; Görüntülü görüşmeler gerçekleştirilirken teknik sorunların yaşandığı belirtilerek, söz konusu sorunların çözülmesi kurumumuzda teknik alt yapının ne zaman tamamlanacağı veya teknik alt yapısı tamamlanan kurumların tarafımıza bildirilmesi talep edilmiştir
Ayrıca Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 17/02/2022 tarih – – sayılı yazısında “Bakanlığımız tarafından yürütülmekte olan ve “İnsan Hakları Eylem Planı ” ile “Yargı Reformu Stratejisi”nde yer alan ACEP E – Görüş Projesi kapsamında, (…) Afyonkarahisar 1
Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan sistemin devreye alınarak görüşmelerin başlatılması, haftasonu da dahil 7 gün boyunca 08.00-24.00 saatleri arasında telefon birimine gerekli personel planlaması yapılarak tüm oda ve koğuşlarda görüşmelerin devam ettirilmesi, sistemin işletime alınmasına müteakip Genel Müdürlüğümüz ile iletişime geçilerek bilgi verilmesi,” şeklinde yazı bulunduğu kurumumuzun pilot uygulama yapan bir kurum olduğu aşikar olduğu, teknik alt yapının henüz tanımlanmadığı anlaşılmaktadır. Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülmekte olan ve ”Yargı Reformu
Stratejisi” ile ”İnsan Hakları Eylem Planı”nda yer alan ACEP (Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz
Kurumlarına Entegrasyonu) Projesi kapsamında, Sincan ve Bakırköy Kadın ile Sincan Çocuk ve Gençlik
Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında yapılan pilot denemelerin akabinde gerekli revizeler yapılarak ülkemiz genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarına yaygınlaştırma çalışmalarının başlatıldığı; “Söz konusu yaygınlaştırma çalışmaları esnasında ortaya çıkan teknik sorunların giderilmesine yönelik olarak bahse konu uygulamalardan edinilen tecrübeler ve alınan geri bildirimler doğrultusunda geliştirmelerin devam ettiği hususu; ” cevabi yazı ile henüz ACEP ve UYAP alt yapısının geliştirilmekte olduğu ve terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyelerine idare ve gözlem kurulu kararı ile de görüntülü görüşme verilememektedir.
(…)
Yukarıda açıklanan gerekçeler neticesinde ilgili mevzuat çerçevesinde hükümlüler hakkında uygulanan ilgi sayılı uygulama hususları tutuklular hakkında da uygulanabileceği de göz önünde bulundurularak teknik alt yapı tamamlandığında tutuklunun talebi bulunması halinde talebinin yeniden değerlendirilmesine; adı geçenin talebinin bu aşamada reddine; (…) Oy birliği ile karar verilmiştir.” 15. Başvuran, söz konusu karara karşı İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunmuş olup Afyonkarahisar İnfaz
Hakimliğince alınan / E., / K. sayılı ve 18.08.2023 tarihli kararın ilgili kısmı şöyledir:
“İncelenen dosya kapsamından; kişinin tutuklu konumunda bulunduğu, bu nedenle, ”Ceza İnfaz
Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74. maddesinin i) bendine göre, “i) Terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm olanlar, konuşma süresi haftada on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşme yapabilir. Suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülere idare ve gözlem kurulu kararıyla telefon görüşmesi hiçbir şekilde yaptırılmaz” hükmü kapsamında olmadığı anlaşılmakla, tutuklunun talebinin kabulü ile, hakkında, telefon görüşmesine anılan yönetmelik hükmü
uyarınca getirilen kısıtlamanın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir:
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Tutuklunun talebinin KABULÜNE, hakkında, telefon görüşmesine, anılan yönetmelik hükmü uyarınca getirilen kısıtlamanın İPTALİNE, 2-Kararın tutukluya tebliğine, 3-Karar gereği işlem yapılması için Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na
MÜZEKKERE YAZILMASINA, (…) karar verildi.” 16. Anılan Karara Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itiraz üzerine, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza
Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli kararıyla itiraza konu kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş; anılan İnfaz Hâkimliğinin kararı kesinleşmiştir.
17. Mevcut başvuruda ise başvuran Kurumumuza özetle, hakkında alınan söz konusu yargı kararları uygulanmayarak haftalık telefon görüşünün yasaya uygun şekilde 30 dakika olarak yaptırılmamasını şikâyet konusu etmektedir.
18. Başvuranın ceza infaz kurumundaki telefonla görüşmelerine ilişkin talebi, telefon görüşmesi yapılacak kişilerin düzenlendiği mevzuat hükümleri (bkz. para. 9.2.) de dikkate alınarak haberleşme hürriyeti ile aile hayatına saygı hakkı gözetilerek değerlendirilecektir.
19. Hükümlü veya tutuklular, Anayasa’nın 19’uncu maddesi kapsamında hukuka uygun olarak bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma olarak değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler.
20. Anayasa’nın 22’nci maddesinde; herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu ve haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu hükme bağlanmış olup Sözleşme’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” 8’inci maddesinde de herkesin yazışmasına saygı gösterilmesi hakkı olduğu belirtilmek suretiyle haberleşme özgürlüğü güvence altına alınmıştır.
21. Bu bağlamda, kamu makamlarının bireyin haberleşme özgürlüğüne ve haberleşmesinin gizliliğine keyfî bir şekilde müdahale etmelerinin önlenmesi, Anayasa ve Sözleşme ile sağlanan güvenceler kapsamında yer almaktadır. Bununla birlikte haberleşme özgürlüğü, mutlak nitelikte olmayıp Anayasa’nın 22’nci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan özel sınırlama sebeplerine tabidir (AYM, B. No: 2018/1219, 24/3/2021, § 35). İlgili fıkrada, söz konusu sınırlama sebeplerine bağlı kalınarak yapılacak sınırlamanın ancak usulüne uygun olarak verilecek hâkim kararıyla mümkün olabileceği belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında “İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.” denilerek bu kuralın da mutlak olmadığı ve bu kurala bazı kurumlar yönünden kanunla sınırlamalar getirilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Bu bağlamda ceza infaz kurumları, Anayasa’nın 22’nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında istisnaların uygulanacağı kamu kurumlarındandır (AYM, B. No: 2016/7628, 27/2/2020, § 40).
22. Öte yandan aile hayatına saygı hakkı da Anayasa’nın 20’nci maddesinin 1’inci fıkrası ile
Sözleşme’nin 8’inci maddesi kapsamında güvence altına alınmış olup söz konusu hak ayrıca ailenin korunması hususunda Devlete pozitif yükümlülük getiren Anayasa’nın 41’inci maddesiyle de yakından ilişkilidir.
23. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 19’uncu maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların haberleşme hürriyeti ve aile hayatına saygı hakkının sınırlanmasının, hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda
tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucu olduğunu, öte yandan hükümlü ve tutukluların aile hayatına saygı gösterilmesi hakkının, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla
temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kıldığını, kararlarında sıklıkla vurgulamaktadır (Bkz:
B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36; B. No: 2017/34955, 3/7/2018, § 50; B. No: 2017/26689, 28/1/2020, § 35; B. No: 2017/38098, 3/6/2020, § 57).
24. Anayasa Mahkemesine göre, hükümlü ve tutukluların özgürlüklerini yitirmeleri aile ve diğer yakınları ile ilişkilerini de yitirmeleri gerektiği şeklinde yorumlanamayacak olup aksine tüm hükümlü ve tutukluların dış dünya ile irtibatını sağlayacak bu tür imkânların cezaevi idaresi tarafından en iyi şekilde sağlanması için çaba sarf edilmelidir (B. No: 2013/6693, 16/4/2015, § 98).
25. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, bu yükümlülük (bkz. para. 23) yerine getirilirken ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçlarının gözetilmesi gerektiğini, bu bağlamda kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile haberleşme hürriyeti arasında adil bir denge sağlanması gerektiğini, ancak ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal sonucu olarak idarenin müdahale konusunda takdir
yetkisinin daha geniş olduğunun gözetilmesi gerektiğini (B. No: 2016/7628, 27/2/2020, § 38; B. No:
2015/15981, 6/2/2019, § 36); öte yandan hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahalelere gerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşulları çerçevesinde olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi gerektiğini, bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiği suçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir (B. No: 2016/7628,
27/2/2020, § 51; B. No: 2015/15981, 6/2/2019, § 45; B. No: 2017/34955, 3/7/2018, § 60; B. No:
2018/31300, 7/4/2021, §52).
26. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda, mahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir. Ancak bu durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi bir sınırlama makul ve ölçülü olmalıdır (Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, §99-105). Bu çerçevede, AİHM mahpusların yakın aile bireyleriyle bağlantıda kalmasına cezaevi idaresi tarafından yardımcı olunmasının, mahpusların aile hayatına saygı hakkının önemli bir unsuru olduğunu belirtmektedir (Khoroshenko/Rusya, 41418/04, §123; Messina/İtalya (No.2), 25498/94, §61; Vintman /Ukrayna, 28403/05, § 78).
27. Öte yandan, ayrıca belirtilmelidir ki AİHM, telefon görüşmeleri konusunda, Sözleşme’nin 8’nci maddesinin, yazılı haberleşme yoluyla iletişim kurma imkânlarının mevcut ve yeterli olduğu durumda, kendi başına böyle bir hakkı güvence altına almayacağını belirtmektedir. Bununla birlikte AİHM’e göre infaz kurumunda kullanılabilir telefon tesislerinin mevcut olması durumunda da, mahkûmiyetin olağan ve makul gerekliliklerini göz önünde bulundurularak, telefon kullanımında belirli meşru kısıtlamalar getirilebilir (A.B./Hollanda, 2002, §§ 92-93; Davison/Birleşik Krallık (k.k.), 2010; Nusret Kaya ve
Diğerleri/Türkiye, 2014, § 36).
28. Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi de; özellikle diğer haberleşme yollarının kullanılabildiği ve yeterli olduğu durumlarda Anayasa’nın 22’nci maddesinin hükümlü ve tutukluların telefonla görüşmesini güvence altına aldığı şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığını ve burada dikkat edilecek noktanın, hükümlü ve tutukluların dış dünya ile haberleşmesinin sağlanmasında kamu otoritelerinin takdir yetkisinin geniş yorumlanması gerektiği olduğunu vurgulamaktadır. Mahkeme, haberleşme yöntemlerinden bir veya
birkaçının kullanılma imkânına yeterince sahip olunması durumunda hükümlü ve tutukluların telefonla görüşmesine izin verilmemesinin tek başına haberleşme hürriyetinin ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini, ancak Anayasa’nın 22’nci maddesi kapsamında hükümlü ve tutuklulara diğer haberleşme araçları ile birlikte telefon ile görüşme imkânı verilmesi hâlinde bu özgürlüğe yapılacak sınırlandırmaların her halükârda kanunla, meşru bir amaçla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun şekilde yapılması ve ölçülü olması gerektiğini belirtmektedir (B. No: 2018/1219, 24/3/2021, § 45).
29. Diğer taraftan, başvuru konusuna ilişkin olarak; Birleşmiş Milletler Mahpusların Islahı İçin Asgari
Standart Kuralların (Nelson Mandela Kuralları) 58.1’inci maddesinde; mahpusların gerekli gözetim altında, düzenli aralıklarla aile ve arkadaşlarıyla; yazılı iletişim kurarak ve varsa telekomünikasyon, elektronik ve dijital ve diğer araçları kullanarak ve ziyaretlerle iletişim kurmalarına izin verileceği belirtilmekte olup, benzer yönde, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları
Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararında da mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim araçlarıyla dış dünyayla iletişime geçmesine izin verilmesi gerektiği, cezaevi yetkililerinin, dış dünyayla yeterli temaslarının sürdürülmesinde mahpuslara destek olması ve bu hususta gerekli imkânı sağlaması gerektiği ifade edilmiştir.
30. Avrupa İşkencenin ve İnsanlıkdışı veya Onurkırıcı Muamelenin veya Cezanın Önlenmesi Komitesi (CPT) de mahpusların dış dünyayla temasının makul düzeyde devam ettirmesinin çok önemli olduğunu ve her şeyden önce mahpuslara aileleriyle veya yakın arkadaşlarıyla ilişkilerini devam ettirebilme imkânı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. CPT’nin bu hususta benimsediği temel ilke ise dış dünyayla temasın desteklenmesi ve bu tür temasların sınırlanmasının sadece kayda değer güvenlik endişeleri veya kaynak kısıtlılığı nedenlerine dayandırılabilmesidir. CPT bu bağlamda, ailesi uzakta yaşayan (bu nedenle düzenli ziyaret imkânı olmayan) mahpuslar için ziyaret veya telefon teması kurallarının uygulanması hususunda esnekliğe gerek olduğunu ve örneğin bu kapsamdaki mahpusların ziyaret süresini biriktirebilmesine ve/veya aileleriyle telefonla temas kurabilmek için daha iyi imkânlara sahip olmasına izin verilebileceğini belirtmiştir (CPT/Inf(92)3-part2, Hapsedilme, 2. Genel Rapor’dan Alıntı, para.51).
31. Ülkemizde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 66’ncı ve 116’ncı maddelerindeki düzenleme ile hükümlülerin ve tutukluların telefonla haberleşme hakkı olduğu ancak bu hakkın esaslarının Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir Yönetmelik ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Bir başka ifade ile hükümlülerin ve tutukluların telefon ile görüşmesi bir hak olarak tanımlanmakla birlikte kimler ile telefon vasıtasıyla görüşme sağlayabileceğinin, görüşme şartlarının ve usulünün idarenin takdir yetkisi kapsamında düzenlenmesi kural olarak benimsenmiştir (AYM, B. No: 2018/1219, 24/3/2021, § 48)
Söz konusu esaslar ise Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Yönetmelik’in (Yönetmelik) 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir.
32. Anılan maddede, genel bir kural olarak; kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabileceği, hükümlülerin görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişiyle haftada bir kez telefon görüşmesi yapabileceği ve konuşma süresinin görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
33. Bununla birlikte, anılan maddenin 2’nci fıkrasının (g) bendiyle ceza infaz kurumlarında, çağdaş infaz anlayışı doğrultusunda, telefon görüşmelerine ilişkin yeni bir döneme geçilmiş olup ilgili bentte;
görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresinin otuz dakika olarak uygulanacağı ve devamında görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin diğer düzenlemelere yer verilmiştir (bkz. para. 9.2.). Ancak telefon görüşmelerine ilişkin genel kural niteliğindeki (f) ve (g) bendindeki düzenlemelerin devamında yer alan; (ğ) bendinde terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri, (h) bendinde tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlüler, (i) bendinde terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm olanlar ve (j) bendinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler bakımından ayrıksı düzenlemelere yer verilmiştir.
34. Anılan fıkranın (ğ) bendi ise şöyledir:
“Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumları göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilir.” 35. Yukarıdaki yer verilen (g) ve (ğ) bentlerinin birlikte değerlendirilmesinden; ceza infaz kurumlarında bulunan terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyelerinin, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan yararlanabilmesi için hükümlü/tutuklunun bulunduğu kurumun, görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkân sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlardan olması ve (ğ) bendi çerçevesinde hükümlü/tutuklu hakkında idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmenin olumlu sonuçlanması şartlarının birlikte sağlanması gerektiği anlaşılmaktadır.
36. Öte yandan ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde, telefonla haberleşme hakkı konusunda, hükümlülerin telefonla görüşme hakkını ve bu hakkın örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceğine ilişkin Kanun hükmünün (bkz. 8.3. no.lu para.) ve ilgili Yönetmelik’in “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde düzenlenen hükümlerin tutukluluk haliyle uzlaşır nitelikte olanlarının tutuklular hakkında da uygulanabileceği (bkz. 8.4. no.lu para.) anlaşılmaktadır. Somut olayda başvuranın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan hükümözlü olması sebebiyle, Yönetmelik’in görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılması hakkından yararlanma hususunu düzenleyen 74/2(g) ve 74/2(ğ)
bentlerinin, tutuklular bakımından da uygulanabilir olduğu değerlendirilmiştir.
37. Mevcut başvuruda, başvuranın, telefonla görüşme hakkının yasaya uygun şekilde kullandırılması talebiyle yaptığı başvuru hakkında Kurum İdare ve Gözlem Kurulunca alınan kararda özetle; -ilgili mevzuat düzenlemelerine de yer verilerek- ceza infaz kurumlarında ACEP’in uygulamaya yeni geçirildiği, henüz teknik alt yapının tamamlanmadığı, Kurumlarının henüz pilot uygulama aşamasında olduğu, teknik alt yapı tamamlanmadığından Kurumlarının sisteme müdahale etme durumunun olmadığı ve İdare ve Gözlem
Kurulu rolüne ilişkin, sesli veya görüntülü görüşme süresini artırma veya sesli aramanın görüntülü aramaya çevrilmesi ile ilgili kurul kararı ekranı bulunmadığı, terör ve örgütlü suçlara mensup hükümlü ve tutukluların 10 dakikalık sesli görüşme yapabileceği şeklindeki açıklamalara yer verilerek teknik alt yapı tamamlandığında başvuranın talebinin bulunması halinde talebinin yeniden değerlendirilmesine, talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir (bkz. para.14). Başvuranın Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun anılan kararına karşı İnfaz Hâkimliğine yaptığı şikâyet sonucu Afyonkarahisar İnfaz Hâkimliğince alınan Kararda (bkz. para. 15) ise özetle; başvuranın tutuklu konumunda bulunduğu ve bu nedenle Ceza İnfaz
Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 74’üncü
maddesinin 2’nci fıkrasının (i) bendi hükmü kapsamında olmadığının anlaşıldığı ve başvuranın talebinin kabulü ile hakkında telefon görüşmesine anılan Yönetmelik hükmü uyarınca getirilen kısıtlamanın kaldırılmasına karar verilmiş olup ilgili karara karşı yapılan itiraz da Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza
Mahkemesince reddedilmiştir.
38. Bu hususlara ek olarak, başvuranın hâlihazırda, ailesiyle 10 dakika telefon görüşme yapmasının idarece engellendiğine veya kısıtlandığına ilişkin herhangi bir iddiada bulunmadığı da belirtilmelidir.
39. Başvuran söz konusu kararın idarece uygulanmayarak haftalık 30 dakika telefon görüşmesi yapamadığından şikâyet etmekteyse de söz konusu Hâkimlik kararının gereğinin yerine getirilmesi hususunda idarece yapılması gerekenin anılan Yönetmelik’in 74/2(i) bendi uyarınca başvuran hakkında getirilen kısıtlamanın kaldırılması olduğu değerlendirilmektedir. Anılan bent ise terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm olanların, konuşma süresi haftada on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşme yapabileceğini düzenlemektedir.
40. Bu noktada özellikle belirtilmelidir ki söz konusu Hâkimlik kararı başvuran hakkında, yalnızca, (i)
bendi uyarınca getirilen kısıtlamayı kaldırmaktadır. Dolayısıyla başvuranın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan hükümözlü olması sebebiyle, yasaya uygun şekilde haftada 30 dakikalık görüşme süresinden yararlandırılabilmesi, hâlihazırda (ğ) bendi uyarınca idare ve gözlem kurulu tarafından hakkında bu yönde bir karar alınması şartına bağlıdır. Kaldı ki görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin haktan yararlanılabilmesi için de “Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır.” hükmü uyarınca başvuranın barındırıldığı Kurumun Bakanlıkça belirlenmesi gerekmektedir.
41. Ancak Genel Müdürlükten alınan cevabi yazıdan ise; Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına
Entegrasyonu Projesinin, yapılan pilot uygulamaların ardından Ülkemiz genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarına yaygınlaştırma çalışmaları kapsamında Afyonkarahisar 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda da kısmî olarak kurulumların yapıldığı, telefon görüşmesi yapılmasına imkân sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu kurumların, henüz sistem kabulünün yapılmaması nedeniyle Bakanlıkça belirlenmediği, anılan Yönetmelik’in ilgili hükümleri uyarınca terör örgütü ve çıkar amaçlı suç örgütü mensubu hükümlü ve tutukluların tamamının görüşme süresinin uzatılması ve ziyaret yapmamaları durumunda ek 30 dakika verilmesi için öncelikle yazılım ve donanım işlemlerinin tamamlanarak kurumda bulunan sistemin Bakanlıkça kabulünün yapılması gerektiği, bu kapsamda çalışmaların devam ettiği, kabul işlemleri sonrasında anılan Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun başvuran hakkında olumlu karar alması durumunda ACEP Sisteminin, UYAP Bilişim Sistemi entegrasyonuyla görüşme sürelerini mevcut durumda olduğu gibi otomatik olarak tanımlayacağı anlaşılmıştır.
42. Sonuç olarak, ilgili mevzuat, İdarenin açıklamaları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinden; başvuranın, yasaya uygun olarak haftalık 30 dakika telefon görüşmesi yapma talebinin karşılanabilmesi için, öncelikle yazılım ve donanım işlemlerinin tamamlanarak bulunduğu
Kurumdaki sistemin Bakanlıkça kabulünün yapılması gerektiği, ancak gerek Kurum İdare ve Gözlem
Kurulu kararında (bkz. para. 14) yer alan açıklamalar gerekse de Genel Müdürlüğün yukarıda yer verilen açıklamalarından; söz konusu yazılım ve donanım işlemlerinin tamamlanarak Kurumda bulunan sistemin kabulünün yapılmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla başvuran bakımından, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin düzenlemelerin şu aşamada yürürlük bulmadığı, kaldı ki söz konusu
düzenlemelerin yürürlük bulması halinde de başvuranın bu haktan yararlanabilmesi için hakkında idare ve gözlem kurulunca olumlu bir karar alınması gerektiği anlaşılmış olup başvuranın haftalık 30 dakika telefonla görüşme yapma talebinin İdarece karşılanmaması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
43. Öte yandan, aile hayatına saygı hakkının gerekleri uyarınca, hükümlü ve tutukluların aileleriyle bağlantıda kalmalarını sağlayacak önlemlerin alınması hususunda cezaevi idaresinin pozitif yükümlülükleri bulunduğu, AİHM ve AYM kararlarında sıklıkla vurgulanan bir husustur. Bu bakımdan mevcut başvuruda başvuranın, hâlihazırda ailesiyle 10 dakika telefon görüşme yapmasının engellendiği/kısıtlandığı veya diğer haberleşme araçlarını kullanamadığı yönünde bir iddiası da bulunmamaktadır.
44. Bununla birlikte, Yönetmelik’in 74/2(g) bendi, hükümlü ve tutuklulara aileleriyle daha uzun süre ve görüntülü şekilde telefon görüşmesi yapabilme imkânları getirmekte olup bu yönüyle -Avrupa Konseyi
Tavsiye Kararları ve CPT Standartlarında belirtildiği üzere- mahpusların mümkün olduğunca dış dünyayla temaslarının desteklenmesi anlamına gelmektedir. Bu açıdan söz konusu hakların, gerekli koşulları taşıyan mahpuslara usul ve yasaya uygun şekilde kullandırılması önem taşımaktadır.
45. Bu bakımdan, ilgili mevzuat, yukarıdan bu yana yer verilen yargı kararları ve diğer uluslararası belgeler de göz önüne alındığında; Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 74’üncü maddesi ile çağın teknolojik imkânlarından faydalanılarak; hükümlü ve tutukluların telefonla görüşme sürelerinin arttırılması, görüşme süresinin arttırılmasında ziyaretçisi gelemeyen mahpusların durumu da dikkate alınarak bu durumdaki hükümlü/tutuklulara ek görüşme süresi verilmesi ve bununla birlikte görüşmelerin yalnızca sesli değil görüntülü şekilde de yapılması imkânı getirildiği, anılan mevzuatın pratiğe aktarılması çerçevesinde ACEP sisteminin -Proje kapsamında geliştirilen diğer uygulamaların yanı sıra-, gerek hükümlü/tutukluların dış dünyayla temaslarının güçlendirilmesine gerekse ceza infaz kurumlarının yönetimine oldukça önemli katkıları olacağının açık olduğu, ancak hükümlü ve tutuklulara ilgili Yönetmelik’le tanınan hakların fiilen de kullandırılabilmesi için bu hususta gerekli olan teknik altyapı ile yazılım ve donanım çalışmalarının tamamlanması gerektiği anlaşılmış olup başlatılan söz konusu çalışmaların mümkün olan en kısa sürede tamamlanarak anılan Yönetmelik’in 74’üncü maddesinin işler hale getirilmesi yönünde İdareye tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 46. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdare tarafından herhangi bir iyi yönetim ilkesine aykırı davranıldığına ilişkin bir tespite ulaşılamamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
47. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup anılan Kanun’un 21’inci maddenin birinci fıkrası
uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Afyonkarahisar İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın, haftalık 30 dakika telefon görüşmesi yapma talebinin REDDİNE, Diğer yandan, hükümlü/tutukluların, dış dünyayla temaslarının güçlendirilmesi çerçevesinde, Ceza İnfaz
Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 74’üncü maddesi ile getirilen haklardan yararlandırılmalarına imkân sağlayacak ACEP sisteminin teknik altyapı çalışmalarının mümkün olan en kısa sürede tamamlanarak sistem kabulünün yapılması ve böylece anılan mevzuat maddesinin işler hale getirilmesi yönünde ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi