|
ÖZET: Başvuran, Bodrum S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşanan aşırı kalabalık sorununu dile getirerek, Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvuruda, 3 kişilik koğuşlarda 4-6 kişi kaldıklarını ve bu durumun geçici olmadığını belirtmiştir. Başvuran, koğuşta yeterli ranza bulunmadığı için yerde yatmak zorunda kaldığını, banyo ve tuvalet alanının altı kişi tarafından kullanıldığını ve dolapların beş kişi tarafından paylaşıldığını ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
İdare, başvuranın bulunduğu ceza infaz kurumunun kapasitesinin 732 kişi olduğunu, mevcut mahkum sayısının ise 918 olduğunu, doluluk oranının %125 olduğunu belirtmiştir. Kurum, Avrupa Konseyi standartlarına uygun olarak, mahkumların barındırılma koşullarının sağlandığını, koğuşların fiziksel yapısının uluslararası normlara uygun olduğunu savunmuştur. Başvuranın koğuşundaki kişi başına düşen alanın 12,63 m² olduğu, bu durumun CPT standartlarının üzerinde olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş, başvuru sürecinin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. İdarenin, başvuranın şikayetlerine ilişkin verdiği yanıtların yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Başvuranın, kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/9283-S.24.14403
BAŞVURU NO : 2024/3849
KARAR TARİHİ : 02.09.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:BODRUM S TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bulunduğu ceza infaz kurumundaki aşırı kalabalık sorunu hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 15.03.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan , Bodrum S Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğunu, 27/02/2024 tarihinde Adalet Bakanlığı’na 3 kişilik koğuşlarda daha fazla kişi kaldıkları hususuna ilişkin başvuru yaptığını, durumun geçici olduğu şeklinde cevap verildiğini, ancak kalabalıklaşmanın geçici bir durum olmadığını, her geçen gün mahkum sayısının arttığını, 2022 yılından beri üç kişilik koğuşlarda 4-6 kişi kaldıklarını, yeterli ranza sayısının olmadığı için çoğu zaman yerde yattığını, odadaki tek kabinin altı kişi tarafından banyo ve tuvalet olarak kullanıldığını, üç elbise dolabını beş kişi kullandıklarını, şu anda koğuşta beş kişi kaldıklarını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 03/04/2024 tarihli ve sayılı yazısı ile şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İlgili idare tarafından gönderilen 05/06/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” kenar başlıklı 63 üncü maddesinde yer alan, “(1) Tehlikeli hâli bulunan hükümlü ancak bir veya üç kişilik odalarda, diğer hükümlüler ise kurumun fizikî yapısı, kapasite durumu ve güvenlik gerekleri göz önüne alınarak cezaevi yönetimi tarafından belirlenecek sayıda mahkûmun kalabileceği odalarda barındırılırlar. (2) Her hükümlüye yöresel iklime uygun nitelikte tek tip yatak ve yeterli sayıda yatak takımı verilir. (3) Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt
veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmez. (4) Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.” hükmü ile, 2324 sayılı Ceza İnfaz
Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in
“Hükümlülerin giydirilmesi, barındırılması ve yatırılması” başlıklı 66 ncı maddesinde yer alan, “1)
Hükümlülerin giydirilmesi, barındırılması ve yatırılmasında 5275 sayılı Kanunun 63 ve 64 üncü maddeleri uygulanır. 2) Hükümlüler idare tarafından hazırlanan ve koridordaki oda kapılarının yanına asılan resimli yatma planına uygun olarak yerleştirilir.” hüküm uyarınca işlem tesis edildiği,
2.2. Başvuranın barındırıldığı, Bodrum S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 732, mevcudunun 918, doluluk oranının %125 olduğu,
2.3. Başvuranın 3 kişilik koğuştan 6 kişilik koğuşa dönüştürülen C-41 no.lu koğuşta 6 hükümlü ile birlikte barındırıldığı anlaşılmış olup hükümlü/tutuklu listesinin ve yerleşim yeri planının ekte gönderildiği,
2.4. Ceza infaz kurumları planlanıp inşa edilirken ve sonrasında hükümlü ve tutuklu barındırılırken
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararları’nda belirtmiş olduğu minimum ceza infaz kurumu standartlarının gözönünde bulundurulduğu, ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşullarının uluslararası standartlara uygun şekilde belirlendiği, bu belirlemelerin BM Mandela kurallarına ve CPT (Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesinin) belirlediği asgari standartlara uygun olduğu; hükümlü/tutuklu sayısının artış gösterdiği zamanlarda kurum fiziki şartlarında geçici olarak yer sıkıntıları yaşanabildiği, ancak bu sıkıntıların en kısa sürede giderilmesi için önlemler alındığı ve giderildiği,
2.5. Ülkemiz genelinde 403 ceza infaz kurumu bulunduğu, bu ceza infaz kurumlarının 295.328 hükümlü ve tutuklu barındırma kapasitesine sahip olduğu, ceza infaz kurumlarında son yıllarda öngörülemeyen artış karşısında 2025 yılı sonuna kadar 24 adet inşaat aşamasında, 34 adet ise proje aşamasında olmak üzere toplam 58 yeni ceza infaz kurumu yapılarak 48.784 kişilik kapasite artışı sağlanmasının planlandığı, inşaatı devam eden 24 ceza infaz kurumunun 19.986 kişilik kapasiteye sahip olduğu, 13.568 kişi kapasiteye sahip 16 adedin 2024 sonuna kadar, 6.418 kişi kapasiteye sahip 8 adedinin ise 2025 yılında hizmete alınmasının öngörüldüğü,
2.6. Ayrıca, Avrupa İşkence ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele (AIÖK) ya da Cezayı Önleme
Komitesi (CPT) standartlarına göre birden fazla kişinin kaldığı koğuşların ıslak hacim hariç en az 4 m² olarak belirlendiği, başvuranın barındırıldığı Bodrum S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun 3 kişilik koğuşları 37,9 m² ile kişi başı 12,63 m² olup 4 m²’nin üzerinde olduğu, başvuranın barındırıldığı C-14 no.lu koğuşun proje kapsamında hazırlanan yerleşim planını gösteren belgeler ile başvuranın barındırıldığı koğuşa ait fotoğrafların ekte gönderildiği,
2.7. Başvuranın Kurum İdare ve Gözlem Kurulu’nun 04/10/2023 tarihli ve sayılı kararı ile 13/10/2023-19/07/2024 tarihleri arasında haftada bir defa 13.00-17.00 saatleri arasında toplamda 320 saat olmak üzere dekoratif sepet örücülüğü kurs programına, bir saat spor faaliyetine, üç saat de sohbet faaliyetine katılım sağlayarak oda/koğuş dışında süre geçirdiği, bu kapsamda gelişim kartının ekte gönderildiği,
2.8. Anılan Kurumun odalarının büyüklüğü, odaların içerisinde bulunan banyo ve tuvaletlerin yapısı ceza infaz kurumu projesi kapsamında olduğu, mevcut kapasitenin artmasıyla birlikte 3 kişilik odaların, 6
kişilik veya daha fazla kişilik odalara dönüştürüldüğü, bu sebeple odaların büyüklüğü ve fiziki yapısı gereği her odaya ranza konulamadığı, bazı hükümlü ve tutuklulara mekan yatak verildiği, başvuranın oda/koğuş yerleştirmesine ilişkin Kurum İdare ve Gözlem Kurulu’nca alınan kararların ekte gönderildiği,
2.9. Bahse konu kurumda, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı; bu uygulamada ulaşılmak istenilen temel amacın, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak olduğu; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi uygulama yapılmasına müsamaha gösterilmediği,
2.10. Görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi hakkında gerekli talimatların kurumlara verildiği, bu husustaki hükümlü ve tutuklu şikâyetlerinin derhal ilgili mercilere iletilerek gerekli görülmesi halinde ilgili personel hakkında adlî ve idarî soruşturma başlatıldığı ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. …
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”, 3.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına
İlişkin Sözleşme) “İnsan haklarına saygı yükümlülüğü” başlıklı 1. maddesinde; “Yüksek Sözleşmeci
Taraflar kendi yetki alanları içinde bulunan herkesin, bu Sözleşme’nin birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlüklerden yararlanmalarını sağlarlar.”, 3. maddesinde; “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.”,
5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili
bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
… b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir. … f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. …”, 5.3. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27. maddesinde; “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır. (2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”, 5.4. “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63. maddesinde; “(1) Tehlikeli hâli bulunan hükümlü ancak bir veya üç kişilik odalarda, diğer hükümlüler ise kurumun fizikî yapısı, kapasite durumu ve güvenlik gerekleri göz önüne alınarak cezaevi yönetimi tarafından belirlenecek sayıda mahkûmun kalabileceği odalarda barındırılırlar. (2) Her hükümlüye yöresel iklime uygun nitelikte tek tip yatak ve yeterli sayıda yatak takımı verilir. (3) Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmez. (4) Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 29/03/2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının
Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Hükümlülerin giydirilmesi, barındırılması ve yatırılması” başlıklı 66. maddesinde; “(1) Hükümlülerin giydirilmesi, barındırılması ve yatırılmasında 5275 sayılı Kanun2un 63 ve 64 üncü maddeleri uygulanır. (2)
Hükümlüler idare tarafından hazırlanan ve koridordaki oda kapılarının yanına asılan resimli yatma planına uygun olarak yerleştirilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
8. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (Bakanlar Komitesi) tarafından 11/01/2006 tarihinde kabul edilen Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 numaralı Tavsiye
Kararı’nın ekinde yer alan Avrupa Cezaevi Kurallarının (Kurallar) 17. ve 18. maddeleri hükümlüler ve tutukluların yerleştirme ve barındırmalarına ilişkin kriterleri düzenlemektedir.
8.1. “Bu kuralların “Yerleştirme ve Barındırma” ile ilgili bölümleri şöyledir:
17.1. Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine ve sosyal rehabilitasyon çevrelerine yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.
17.2. Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.
17.3. İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olduğunca mahpusa danışılmalıdır. …
18.1. Mahpuslara sağlanan barınma yerleri ve özellikle yatakhane bölümleri, insan onuruna ve mümkün olabildiğince özel yaşama saygı gösterecek biçimde olmalı, iklim koşulları ve özellikle zemin alanı, havanın metreküp miktarı, aydınlatma, ısıtma ve havalandırma dikkate alınarak, sağlık ve temizlik gereklerini karşılamalıdır.
18.2. Mahpusların yaşadığı, çalıştığı veya bir araya geldiği tüm binalarda:
a. Pencereler mahpusların normal koşullarda gün ışığında okumalarını veya çalışmalarını mümkün kılmaya yeterli büyüklükte olmalı ve klima sistemiyle yeterli ölçüde bir havalandırmanın yapıldığı yerler hariç temiz havanın içeriye girmesi sağlanmalıdır. …
18.4. Ulusal mevzuat, bu asgari gerekliliklerin cezaevlerinin kalabalık olması gerekçe gösterilerek ihlal edilmemesinin temi için mekanizmalar sağlamalıdır.
18.5. Başkalarıyla aynı koğuşu paylaşmasının tercih edilebilir olması dışında, mahpuslar normal olarak geceleri tek kişilik odalarda barındırmalıdır. …” 8.2. Kurallar’ın hijyen ile giyim ve yatak malzemelerine ilişkin kriterleri düzenleyen 19. ve 21.
maddelerinin ilgili bölümleri şöyledir:
“19. 4. Genel hijyenin sağlanması için her mahpusun, iklime uygun sıcaklıkta ve mümkünse her gün, değilse haftada en az iki kez (ve gerekiyorsa daha sık olarak) banyo ve duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanmalıdır.
19.5. Mahpuslar kendilerini, giysilerini ve kaldıkları yerleri temiz ve düzenli tutmalıdırlar. …
21. Her mahpusa, düzenli biçimde muhafaza edilen ayrı bir yatak ile temiz tutulmasının sağlanması için gerekli sıklıkta değiştirilen ayrı ve uygun bir yatak takımı sağlanmalıdır.”, 9. Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezayı Önleme Komitesi (CPT) 2015 yılında mahpus başına düşmesi gereken asgari yaşam alanına ilişkin görüşünü ve standartlarını net bir şekilde açıklamaya karar vermiştir. Bu standartlar çok sayıda CPT ülke ziyareti raporunda sıkça kullanılmakla birlikte ilk defa “Cezaevlerinde Mahkûm Başına Düşen
Yaşam Alanı: Cpt Standartları” başlıklı belgede (CPT/Inf (2015) 44, 15 Aralık 2015) bir araya
getirilmiştir. Bu belgenin ilgili kısımları şöyledir:
“4. Bu belgede bahsedilen odalar disiplin, güvenlik tecrit veya tefrik odalarının yanı sıra mahpusların kalması için tasarlanan sıradan odalardır. Bununla birlikte çok kısa süreler için kullanılan bekleme odaları ya da benzer alanlar burada ele alınmamıştır. (İnsanların özgürlüklerinden mahrum bırakılabilecekleri diğer mekanlardaki (polis karakolları, psikiyatri kurumları, mülteci kampları vb.)
yaşam alanı meselesi bu belgenin kapsamında değildir.)
9. CPT 1990’larda bir mahkuma bir odada sağlanması gereken asgari yaşam alanı için temel bir “pratik kural” standardı geliştirmiştir.
– tek kişilik oda için 6 m² yaşam alanı
– çok kişilik oda için mahkum başına 4 m² yaşam alanı 10. CPT’nin son yıllarda açıkça belirttiği gibi asgari yaşam alanı standardına oda içindeki banyo ve tuvalet alanı dahil değildir. Sonuç olarak tek kişilik bir oda 6 m² olmalı, ayrıca (genellikle 1 m² ila 2 m² tutarında) bir banyo/tuvalet eklentisi bulunmalıdır. Aynı şekilde çok kişilik odalardaki banyo/tuvalet bölümü de kişi başına düşen 4 m² hesabından ayrı tutulmalıdır. Ayrıca bir mahkumdan fazlasını barındıran her odada banyo ve tuvaletler tamamen ayrılmış olmalıdır.
11. Ayrıca CPT mahkumları barındırmak amacıyla kullanılan her odanın duvarları arasında en az 2 m, zemini ile tavanı arasında da en az 2.5 m mesafe olması gerektiğini düşünmektedir.
16. Bu nedenlerle CPT, dört mahkuma kadar olan çok kişilik odalarda, tek kişilik oda için geçerli olan 6 m²’lik asgari yaşam alanına her ilave mahkum için 4 m² ekleyerek, arzulanan bir standardı teşvik etmeye
karar vermiştir:
• 2 mahkum: en az 10 m² (6m² + 4m²) yaşam alanı + banyo ve tuvalet
• 3 mahkum: en az 14 m² (6m² + 8m²) yaşam alanı + banyo ve tuvalet
• 4 mahkum: en az 18 m² (6m² + 12m²) yaşam alanı + banyo ve tuvalet 21. CPT hiçbir zaman oda boyutu standartlarının mutlak olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünmemiştir. Bir başka deyişle CPT, özellikle mahpusların her gün önemli miktarda bir vakti oda dışında geçirebilmeleri (atölyelerde, sınıflarda veya diğer aktivitelerde) gibi hafifletici faktörler bulunduğu sürece, asgari standartlarından küçük bir sapmanın otomatik olarak söz konusu mahkum(lar)ın insanlık dışı ve onur kırıcı muamele gördükleri anlamına gelebileceği görüşünü benimsememektedir. Bununla birlikte CPT böyle durumlarda bile hâlâ asgari standarda bağlı kalınmasını tavsiye etmektedir.
22. Diğer yandan Komite için alıkonma koşullarının insanlık dışı ve onur kırıcı muamele olarak sayılması için odaların aşırı kalabalık olması ya da birçok vakada olduğu gibi, bütün mahkumlar için yeterli sayıda yatak olmaması, yetersiz hijyen, parazit salgını, yetersiz havalandırma, ısıtma ya da aydınlatma, odada tuvalet/banyonun bulunmaması ve doğal ihtiyaçlar için kova ya da şişe kullanılması gibi birçok olumsuz unsuru bir arada bulundurması gerekmektedir. Aslında bir alıkoyma merkezinin hem aşırı kalabalık olma hem de iyi havalandırılma, temiz olma ve yeterli sayıda yatak bulundurma ihtimali oldukça düşüktür.
Dolayısıyla CPT’nin sadece yetersiz yaşam alanına atıfta bulunmak yerine sıklıkla ağır tutukluluk şartlarını oluşturan faktörleri sayması şaşırtıcı değildir. Ayrıca CPT –her vakada olmasa da- özel bir
durumu değerlendirirken koşullarla doğrudan doğruya bağlantısı olmayan başka faktörleri de dikkate almaktadır. Bu faktörler oda dışında az zaman geçirilmesi ve genellikle kötü bir cezaevi rejimi; açık hava egzersizlerinin azaltılması; yakınlarla yıllarca görüşme mahrumiyeti vb. içerir. 23. Bu belgenin sonundaki Ek cezaevinde alıkoyma koşulları değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gereken faktörlerin (mahkum başına düşmesi gereken yaşam alanı miktarı dışında) kısmi bir listesini içermektedir.
24. Bu belge, CPT’nin belirli bir odada mahkûm(lar) açısında uyulması gereken asgari yaşam alanı standartlarını açıkça belirterek, uygulayıcılara ve diğer ilgili taraflara kılavuz ilkeler sağlamaya çalışmaktadır. Nihai olarak, belirli bir kişinin, o kişinin kişilik yapısı da dahil olmak üzere bütün faktörleri dikkate alarak AİHS’nin 3. maddesi çerçevesinde insanlık dışı ve onur kırıcı muamele eşiğine varacak kadar acı çekip çekmediğine karar vermek mahkemelerin işidir. Kişi başına düşen metrekare miktarı, çoğunlukla anlamlı ve belirleyici olmakla birlikte sadece bir faktördür.” 17. Söz konusu belgenin ekinde yer alan ceza infaz kurumundaki tutulma koşulları değerlendirilirken göz
önünde bulundurulması gereken diğer faktörlerin listesi ilgili olduğu ölçüde aşağıdaki gibidir:
“Onarım ve temizlik durumu
– Hücreler, mobilyalar da dahil olmak üzere, iyi bir onarım durumunda olmalı ve yaşam alanlarının temiz ve hijyenik kalması için her türlü çaba gösterilmelidir.
– Herhangi bir haşere istilası şiddetle mücadele edilmelidir.
-Mahpuslara gerekli kişisel hijyen ürünleri ve temizlik malzemeleri sağlanmalıdır.
Doğal ışığa, havalandırmaya ve ısıtmaya erişim
– Mahpuslar için tüm yaşam mekânları (hem tek kişilik hem de çok kişilik hücreler), okuma amaçları için yeterli olan yapay aydınlatmanın yanı sıra doğal ışığa da erişebilmelidir.
– Aynı şekilde, hücrelerin içindeki havanın sürekli yenilenmesini sağlamak için yeterli havalandırma olması gerekir.
– Hücreler yeterince ısıtılmalıdır.
Sıhhi tesisler
– Her hücrede en az bir tuvalet ve lavabo bulunmalıdır. Birden fazla kişinin bulunduğu hücrelerde, sıhhi tesisler tamamen bölünmelidir (yani tavana kadar).
Açık hava egzersizi
– CPT, her mahpusa her gün en az bir saat açık havada egzersiz teklif edilmesi gerektiğini düşünmektedir.
Açık hava egzersiz alanları geniş olmalı ve mahkûmlara kendilerini fiziksel olarak efor sarf etmeleri (örneğin spor yapmaları) için gerçek bir fırsat verecek şekilde uygun şekilde donatılmalıdır; ayrıca dinlenme araçları (örneğin bir bank) ve sert hava koşullarına karşı bir barınak ile donatılmalıdır.
Belli bir amaca yönelik etkinlikler
Mahpusların yaşamaları ve çalışmaları gereken her yerde:
(a) Pencereler, mahpusun gün ışığında okuma veya çalışabilmesine yeterli büyüklükte ve yapay bir havalandırma sistemi olmasına bakılmaksızın, temiz havanın girebileceği şekilde inşa edilir.
(b) Mahpusun okuma veya çalışması için, görme yeteneğine zarar vermeyecek ölçüde yeterli yapay aydınlatma sağlanır.
Kural 15
Her mahpusun tuvalet ihtiyaçlarını karşılayabileceği ölçüde yeterli sıhhi tesis bulunur; bu tesisler temiz ve bakımlı tutulur.
Kural 16
Her mahpusun yararlanabileceği, yeterli banyo ve duş yeri bulunur. Mahpusların iklim koşullarına uygun, mevsime ve coğrafi bölgeye göre genel sağlığa uygunluk için gerekli aralıklarda, ılık bir iklim varsa haftada en az bir kez banyo veya duş olanağı sağlanır.
Kural 21
Yerel ve ulusal standartlara uygun olarak, her mahpusa, verildiğinde temiz, iyi durumda ve temizliği korumaya yetecek sıklıkta değiştirilen, yeterli büyüklükte ve sayıda yatak takımı ve ayrı bir yatak sağlanır.
Egzersiz ve spor
Kural 23 1. Hava koşulları izin verdiği ölçüde, dışarıda çalıştırılmayan her mahpus, günde en az bir saat açık havada, uygun bir biçimde egzersiz yapacaktır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, Bodrum S
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğunu, 27/02/2024 tarihinde Adalet Bakanlığı’na 3 kişilik koğuşlarda daha fazla kişi kaldıkları hususuna ilişkin başvuru yaptığını, durumun geçici olduğu şeklinde cevap verildiğini, ancak kalabalıklaşmanın geçici bir durum olmadığını, her geçen gün mahkum sayısının arttığını, 2022 yılından beri üç kişilik koğuşlarda 4-6 kişi kaldıklarını, yeterli ranza sayısının olmadığı için çoğu zaman yerde yattığını, odadaki tek kabinin altı kişi tarafından banyo ve tuvalet olarak kullanıldığını, üç elbise dolabını beş kişi kullandıklarını, şu anda koğuşta beş kişi kaldıklarını belirterek
mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
14. Başvuranın 18/01/2024, 15/02/2024, 13/03/2024, 21/03/2024 tarihlerinde koğuşların kalabalık olduğu hususuna ilişkin ilgili ceza infaz kurumuna başvuruda bulunduğu; Bodrum S Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu’nun 19/03/2024 tarihli ve 2024/13709 sayılı yazısında, “… Sincan 1 No.lu Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda cezasını infaz etmekte iken hükümözlü olarak bulunan
’ın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Zorunlu
Nedenlerle Nakil” başlıklı 56 ncı maddesi ile 05/06/2015 tarihli ve 167 No.lu Genelge’nin “İkinci
Bölüm” 17 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince Bodrum S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakli uygun görülmüş olup, 28/10/2022 tarihinde Kurumumuza kabulü yapılmıştır. … İlgili başvurudaki 3 kişilik odada 6 kişi kaldıkları iddialarına ilişkin; Ceza İnfaz Kurumumuzda fiziki yapı A, B ve C olmak üzere 3 ayrı bloktan, bu bloklar ise 1 ve 3 kişilik odalardan oluşmaktadır. Bodrum S Tipi Ceza İnfaz
Kurumumuzun 552 kişi olan kapasitesi Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 11/02/2023 tarih ve sayılı yazısı ile 732 kişi olarak güncellenmiş, ceza infaz kurumumuzun 3 kişilik bazı oda/koğuşları 6 kişilik odalara dönüştürülmüştür. Ceza infaz kurumumuzun bulunduğu konumu, Bodrum ve Milas ilçelerindeki yoğun tutuklu sirkülasyonun olması, diğer ceza infaz kurumlarından gelen sevkler ile birlikte kurumumuzda barındırılan toplam hükümlü tutuklu sayısı güncel olarak 900 kişiye ulaşmıştır. Ceza İnfaz Kurumuzda UYAP kayıtları Oda/ Koğuş yerleştirme kararı incelendiğinde yerleştirme kriterlerine göre adı geçen hükümözlünün 5 kişi olarak odada kaldığı anlaşılmıştır. …” ifadelerine yer verildiği; Bodrum S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun 21/03/2024 tarihli ve sayılı, 26/03/2024 tarihli ve , 01/04/2024 tarihli ve sayılı, 16/04/2024 tarihli ve yazılarında da benzer hususlara değinildiği görülmüştür.
15. Anayasa’nın 17. maddesinin ilgili fıkralarında, “herkesin, … maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı; insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı” hüküm altına alınmıştır. Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesinde de hiç kimsenin işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağı belirtilmiştir. Bahse konu amir hükümler incelendiğinde, işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele ve cezaların yasaklanmasının mutlak mahiyette olduğu açıkça görülmektedir.
16. Nitekim Anayasa’nın 15. maddesi kapsamında belirtilen savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike hâlinde dahi kötü muamele yasağının istisnası öngörülmemiştir. Sözleşme’nin 15.
maddesi de benzer bir düzenleme ile kötü muamele yasağına ilişkin herhangi bir sınırlama getirmemiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında terörizmle ya da organize suçla mücadele gibi en zor şartlarda dahi Sözleşme’nin mağdurların davranışlarından bağımsız olarak devletleri işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlerden men ettiği belirtilmiştir.
17. Bu husus, 5275 sayılı Kanun’un 2. maddesinin ikinci fıkrasında da “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.” ve aynı
Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir.” şeklindeki düzenlemelerle açıkça vurgulanmıştır. Dolayısıyla verilen bir mahkûmiyet veya tutuklama kararının infazında mahpuslar için sağlanacak şartlar insan onuruna saygıyı koruyacak nitelikte olmalıdır (AYM, Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 36).
18. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, mahpusların Sözleşme’de ve Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahip olduğu, bununla birlikte ceza infaz kurumunda
özellikleri dikkate alınarak değerlendirileceği, bu bağlamda muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi faktörler önem taşıdığı belirtilmektedir (AYM, Tahir
Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 23).
25. Somut olayda başvuran, bulunduğu ceza infaz kurumunda tutulduğu koğuşun aşırı kalabalık olmasını şikayet etmektedir. Bu kapsamda, öncelikle başvuranın kaldığı koğuşta mahpus başına düşen alanın mahpusların barındırılma koşullarına yönelik asgari standartları sağlayıp sağlamadığının incelenmesi gerekmektedir.
26. Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezayı Önleme Komitesi (CPT)
ceza infaz kurumlarında kişisel yaşam alanına dair asgari standardı tek kişilik oda için 6 m² yaşam alanı + sıhhi imkânlar [tuvalet/banyo]; çok kişilik odada mahkûm başına 4 m² yaşam alanı + tamamen bölünmüş tuvalet/banyo olarak belirlemiştir. Hem tek hem de çok kişilik odalardaki banyo/tuvalet bölümünün tamamen ayrılmış olması gerektiği ve kişi başına düşen 4 m² ve 6 m² hesabından ayrı tutulması gerektiği vurgulanmıştır.
27. CPT ayrıca cezaevlerinde çok kişilik odalarda kişi başına düşmesi gereken 4 m²’nin asgari bir standart olduğunun altını çizerek, bu standardın sağlandığı durumlarda dahi sıkışık koşulların oluşabildiğini, kişi başına bundan daha fazla yaşam alanı sağlanarak CPT’nin “arzulanan” standartlarını karşılanması için en azından gayret göstermenin isabetli olacağını belirtmiştir.
28. AİHM Büyük Daire’nin 2016 yılında verdiği Mursic/Hırvatistan kararında çok kişilik koğuşlarda bir mahpusa tahsis edilen asgari kişisel alanın hesaplanmasına ilişkin metodolojiyi netleştirmiştir. Buna göre
AİHM, CPT’nin konuyla ilgili metodolojisinden hareketle hücre içi sıhhi tesisatın hücrenin toplam yüzey alanından sayılmamasına karar vermiştir. Öte yandan hücredeki kullanılabilir yüzey alanının hesaplanmasına mobilyaların kapladığı alanın da dâhil olduğunu, bu noktada mahpusların hücre içinde normal bir şekilde hareket etme imkânının olup olmadığının önemli olduğunu belirtmiştir (Mursic/Hırvatistan, §110, 111,114) (AİHM’in (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Ceza İnfaz
Kurumlarının Aşırı Kalabalıklaşmasına İlişkin Ayrıntılı İçtihadı için Bkz: AYM, Cengiz Yetgin [GK], B.
No: 2019/39068, 14/6/2023, § 25-37).
29. Anayasa Mahkemesi Cengiz Yetgin kararında, AİHM’in ceza infaz kurumlarının aşırı kalabalıklaşmasına ilişkin ilkeleri açıklanmış, çok kişilik koğuşlarda asgari kişisel alan sorununa
AİHM’in nasıl yaklaştığı, kişi başına asgari 4 metrekare şartının altında kişisel alan tahsisinin kendi başına Sözleşmenin 3 üncü maddesinin ihlaline yol açıp açmadığı veya bir karine oluşturup oluşturmadığını ve kişisel alanın azlığını telafi edebilecek faktörlere ayrıntılı olarak yer verilmiştir (Cengiz Yetgin [GK], B. No: 2019/39068, 14/6/2023, §25-37).
30. Buna göre, AİHM kararlarında mahpuslara tahsis edilmesi gereken belli bir metrekareyi kesin olarak belirleyemeyeceğini birçok kez vurgulamış, çok kişilik koğuşlarda kişisel asgari alan için arzu edilen standardın 4 m² olduğunu belirtmiştir. Mahpusların 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alana sahip olduğu hâllerde ise tutulma koşullarının diğer yönlerinin yeterliliğini/yetersizliğini incelemiştir. Bu durumda alan faktörünün yanı sıra açık hava egzersizi, doğal ışığa veya havaya erişim, havalandırmanın mevcudiyeti, ısıtma düzenlemelerinin yeterliliği, tuvaleti özel olarak kullanma, temel sıhhi ve hijyen gerekliliklerine
uygunluk gibi bir dizi diğer ilgili faktörü değerlendirmiştir (AİHM, Ananyev ve diğerleri/Rusya, B. No:
42525/07, 60800/08, 10/1/2012, §149).
31. Anayasa Mahkemesi de aynı doğrultuda Anayasa’nın 17. maddesine uymak için bir mahpusa sağlanması gereken net bir metrekare sayısının kesin olarak belirlenemeyeceğini, yukarıda belirtildiği gibi
birçok faktör dikkate alınacağını, önceki içtihadı ve alan faktörünün önemi çerçevesinde dörtten fazla mahpusun barındırıldığı çok kişilik koğuşlarda bir mahpus için asgari yaşam alanının 4 m² olmaya devam edeceği açıklamış; genel tutulma koşullarına ilişkin genel ilkelere kararda yer vermiştir (AYM, Cengiz
Yetgin [GK], §53-69).
32. Mahkeme çok kişilik koğuşlarda bir kişi için olması gereken asgari yaşam alanının 4 m²’nin altına düştüğü hâllerde kişisel alan eksikliği nedeniyle 3. maddenin ihlal edilip edilmediğine karar verirken üç unsuru dikkate alacağını belirtmiştir. Bunlar; (1) kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olması, (2) bu tür azalmaların yeterli koğuş dışı dolaşım özgürlüğü ve koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesi ve (3)
mahpusun genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutuluyor olması olarak sayılmıştır. Mahkeme bu üç unsurun bir arada bulunuyor olması halinde, Anayasa’nın 17. maddesinin ihlaline yönelik ortaya çıkacağı değerlendirilen güçlü karinenin ortadan kaldırılabileceğini belirtmektedir (AYM, Cengiz Yetgin [GK], § 63).
33. İdareden temin edilen bilgi-belgelerden, başvuranın barındırıldığı Bodrum S Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 732, mevcudunun 918, doluluk oranının %125 olduğu, 11/02/2023 tarihinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından yazılan yazı ile kapasitesinin 552’den 732’ye yükseltildiği; başvuranın İdare ve Gözlem Kurulu tarafından alınan 19/01/2024 tarihli ve sayılı karar ile C
Blok C-30 No.lu odaya yerleştirildiği, başvuranın 25/03/2024 ve 29/03/2024 tarihinde koğuş değişikliği talebinde bulunduğu, sonrasında İdare ve Gözlem Kurulu’nun 29/03/2024 tarihli ve sayılı kararı ile C Blok C-41 No.lu odaya yerleştirildiği; başvuranın 3 kişilik koğuşta 6 kişi ile birlikte barındırıldığı; koğuşun iki katlı olduğu, alt katın ortak yaşam alanı, mutfak, banyo ve tuvaletlerin, üst kattın ise yatakhane olarak kullanıldığı, 3 kişilik koğuşların 37,9 m², yatma bölümünün 19,5 m² olduğu, ayrıca havalandırma bahçesinin bulunduğu, bu bağlamda tuvalet ve banyolar hariç kişi başına düşen asgari yaşam alanının yaklaşık 6-7 m² arasında olduğu anlaşılmıştır.
34. Öte yandan, başvuranın 12/11/2022, 13/11/2022, 24/12/2022, 15/05/2023, 25/05/2023, 12/06/2023 tarihlerinde sınavlara katıldığı; 31/10/2022 tarihinde aile görüşmesi, 28/11/2022, 04/04/2023, 31/05/2023, 07/02/2024, 29/02/2024 tarihlerinde bireysel görüşmede bulunulduğu; sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerde yer aldığı, İdare ve Gözlem Kurulu’nun 04/10/2023 tarihli ve sayılı kararı ile 13/10/2023-19/07/2024 tarihleri arasında haftada bir defa 13.00-17.00 saatleri arasında toplamda 320 saat olmak üzere dekoratif sepet örücülüğü kurs programına katıldığı, bir saat spor faaliyetine, üç saat de sohbet faaliyetine katılım sağlayarak oda/koğuş dışında süre geçirdiği belirtilmiştir.
35. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde; verilen bir mahkûmiyet veya tutuklama kararının infazında mahpuslar için sağlanacak şartların insan onuruna saygıyı koruyacak nitelikte olması gerektiği, infazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların mahpusları özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntılı veya eziyetli bir duruma sokmaması gerektiği, ceza infaz kurumlarında kötü muamele olarak kabul edilecek hususların farklı şekillerde tezahür edebileceği, kötü muamele ceza infaz kurumu idaresi ve görevlilerinin kasıtlı davranışlarından kaynaklanabileceği gibi yönetim hataları veya yetersiz kaynaklar sebebiyle de ortaya çıkabileceği, mahpuslara sağlanan barınma yerlerinin insan onuruna ve mümkün olabildiğince özel yaşama saygı gösterecek biçimde olması gerektiği, iklim koşulları ve özellikle zemin alanı, havanın metreküp miktarı, aydınlatma, ısıtma ve havalandırma dikkate alınarak, sağlık ve temizlik gereklerini karşılaması gerektiği, bu nedenle somut başvuruda olduğu gibi kalabalık sorununa yönelik şikayetlerde mahpuslar için bir ceza infaz kurumundaki yaşamın sadece kişisel alana göre değil, barındırılma koşullarına yönelik uluslararası kabul görmüş asgari standartlar çerçevesinde cezaevindeki yaşamın tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiği, buna göre çok kişilik koğuşlarda kişisel asgari alan için arzu edilen
standardın 4 m² olarak kabul edildiği, mahpusların 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alana sahip olduğu hâllerde ise tutulma koşullarının alan faktörünün yanı sıra açık hava egzersizi, doğal ışığa veya havaya erişim, havalandırmanın mevcudiyeti, temel sıhhi ve hijyen gerekliliklerine uygunluk gibi bir dizi faktörün dikkate alınması gerektiği, bu hususlara ilave olarak bir muamelenin Anayasa’nın 17.
maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi için asgari bir ağırlık derecesine ulaşmış olmasının gerektiği, her olayda asgari eşiğin aşılıp aşılmadığının değerlendirilerek, bu bağlamda muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi faktörlerin gözönünde bulundurulması gerektiği anlaşılmaktadır.
36. Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler, idarenin konuya ilişkin getirdiği açıklamalar, ilgili mevzuatı ve benzer uyuşmazlıklara ilişkin verilen yüksek mahkeme kararları ışığında başvuruya konu talep değerlendirildiğinde; başvuranın tutulduğu odanın aşırı kalabalık olmasını şikayet konusu ettiği, Kurumumuzca yapılan hesaplamada başvuranın başvuru tarihinde kalmakta olduğu
C Blok C-41 No.lu odada kişisel alanının uluslararası standartlarda belirtilen asgari 4 m² kişisel alan hesaplamasının altında kalmadığı, bununla birlikte yüksek mahkeme içtihatlarında mahpusların kişisel alanının 4 m²’nin altında kaldığı durumlarda kalabalık sorunun yol açtığı sıkıntı düzeyinin asgari eşik seviyesini aşıp aşmadığının değerlendirmesinde aydınlatma, ısıtma ve havalandırma dikkate alınarak, sağlık ve temizlik gereklerini karşılaması gibi yukarıda belirtilen cezaevi yaşamının diğer unsurları ile muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi faktörler ile birlikte incelenmesi gerektiği, bu kapsamda başvuranın kişisel uyku yerinin olmadığı, mobilyalar arasında serbestçe hareket etme imkânına sahip olmadığı, yatakhane bölümünde hareket edecekleri bir alan olmadığı veya mahremiyetin korunamadığı gibi barınma koşulunu ağırlaştıracak başka herhangi bir unsurunda bulunmadığı dikkate alındığında bunda idarenin kasti bir eyleminden söz edilemeyeceği, öte yandan başvuranın koğuştan bağımsız olmayan havalandırma alanından faydalanabildiği, kurumdaki sportif, eğitsel, kültürel faaliyetlere katıldığı hususları birlikte ele alındığında, başvuranın barınma koşullarının mevzuata aykırı olduğu yönündeki iddialarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 37. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
38. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI’NA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi