|
ÖZET: Başvuran, Sincan 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan farklı illerdeki ceza infaz kurumlarına isteğe bağlı nakil talebinde bulunmuştur. Ancak, başvurusu Adalet Bakanlığı tarafından reddedilmiştir. Reddin gerekçesi, başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumlarının doluluk oranlarının yüksek olması ve nakil talep edilen kurumların, başvuranın suç türü itibarıyla uygun olmamasıdır. Başvuran, daha önce yaptığı başvurularda kendisinden sonra nakil talep edenlerin olumlu yanıt aldığına dikkat çekerek, bu durumun araştırılmasını istemiştir.
Adalet Bakanlığı, başvuranın nakil talebinin incelenmesinde, ceza infaz kurumlarının doluluk oranlarının yanı sıra, güvenlik ve uygunluk kriterlerini de dikkate aldığını belirtmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi gereğince, hükümlülerin kendi istekleriyle başka bir kuruma nakil olabilmesi için belirli şartların sağlanması gerektiği ifade edilmiştir. Başvuranın talep ettiği kurumların doluluk oranlarının yüksek olması ve uygunluk kriterlerini karşılamaması nedeniyle, nakil talebi hukuka uygun bir şekilde reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddi, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmiş ve hukuka uygun bulunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine dair kararın gerekçelerini açıklamış ve Adalet Bakanlığı’na tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/1529-S.25.2353
BAŞVURU NO : 2024/13647
KARAR TARİHİ : 12.02.2025
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Başvuranın isteğe bağlı cezaevi nakil talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 06.11.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan başvurusunda özetle; barındırıldığı Sincan 1 No.lu
Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan durumuna uygun olan farklı illerdeki (Eskişehir, Çorum, Samsun, Sakarya, Van, Aksaray…) ceza infaz kurumlarına naklinin yapılması için talepte bulunduğunu, 3 yıldır nakil talep ettiği yerlere kendisinden sonra tercih yapanlara olumlu cevap verildiğini, konunun araştırılmasını isteğini belirterek dilekçelerindeki iddiaların ve bahsettiği hakkaniyete uygun olmayan ceza infaz kurumu işlemlerinin denetlenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 18.11.2024 tarih ve sayılı yazısı ile şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 18.12.2024 tarih ve Esayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Bulundukları ceza infaz kurumundan başka ceza infaz kurumlarına nakil gitmek isteyen hükümlü ve tutukluların, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi ile
05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin 15. maddesinin ilgili fıkraları gereğince, gitmek istedikleri
kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri ve nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul ettiklerini belirtir şekilde yazmış oldukları dilekçelerini, ceza infaz kurumu idaresi aracılığıyla Genel Müdürlüğümüze göndermeleri gerektiği, 2.2. Bunun yanı sıra, Genel Müdürlüğümüzün 25.05.2022 tarihli ve E-35211520-249.01-3288/71804 sayılı yazısıyla her ayın 1’i ilâ 10’u arasında isteğe bağlı nakil taleplerinin alınacağının tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği, adı geçenin de anılan tarihler arasında nakil talebinde bulunduğu ancak naklini
talep ettiği ceza infaz kurumların kapasitelerinin dolu olması nedeniyle Genel Müdürlüğümüzün
28.11.2024 tarihli ve – – sayılı yazısıyla naklinin uygun görülmediği,
2.3. Ayrıca adı geçenin sonraki nakil dönemlerinde konumuna uygun en az üç yeri belirtir dilekçesi ile nakil talebinde bulunması halinde talebinin mevzuat uyarınca değerlendirileceği, 2.4. Adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi neticesinde infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 2.5. Adı geçenin, barındırıldığı Sincan 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 487, mevcudunun 350, doluluk oranının %72 olduğu, 2.6. Ayrıca adı geçenin 05.11.2024 tarihli dilekçesinde isteğe bağlı naklini talep ettiği, -Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1547, doluluk oranının %155, -Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1500, mevcudunun 2166 doluluk oranının
%144, -Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1701, doluluk oranının
%142, -Sakarya 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1670, mevcudunun 2269, doluluk oranının %136, -Sakarya 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1322, mevcudunun 1966, doluluk oranının %149, -Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1327, doluluk oranının %133, -Aksaray T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1876, doluluk oranının %156, -Elmalı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1825, doluluk oranının %152, -Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 330, mevcudunun 484, doluluk oranının %146, -Akşehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 432, mevcudunun 726, doluluk oranının %168, -Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1447, doluluk oranının
%145, -Kayseri 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1724, doluluk oranının
%172, -Bandırma 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1487, doluluk oranının %149, -Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1535, doluluk oranının %154 olduğu, -Ayrıca, adı geçenin nakil talep ettiği Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun ise suç türü itibarıyla konumuna uygun olmadığı, 2.7. Hükümlü ve tutukluların kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun 54. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği, 2.8. Bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak da, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği
bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.9. Diğer taraftan 5275 sayılı Kanunu’nun 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda oldukları, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumlarının dikkate alınarak değerlendirildiği, 2.10. Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, 2.11. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin günaşırı değişmesine yol açtığı, bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel Müdürlüğümüze ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü” nün
“Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:..
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır…”, 5.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesinde; “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir…” 5.4. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”, 5.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde; “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14.4.2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir…”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Yönetmelik’in “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 165. maddesinde; 5275 sayılı Kanununun 54.
maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır.
8. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi
İstekleri ile Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Yönetmelik’in “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘…h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları
hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”, 9. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesinde; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’, 9.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ERTUNÇ ERKAN BALTA’NIN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde yaptığı inceleme ve araştırma neticesinde, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 11. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; dilekçesinde belirttiği bir cezaevine nakil talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
12. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanun’un 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır.
13. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nâkile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’, 55. maddede ‘Disiplin nedeniyle nakil’, 56.
maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’, 57. maddede ‘Hastalık nedeniyle nakil’ şartları düzenlenmiştir.
14. 5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelgede, hükümlülerle ilgili düzenlenen ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü ile disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genellikle ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmalarına yol açmaktadır.
15. Nitekim 5275 sayılı Kanun’un ‘Kendi istekleri ile nakil’ başlıklı 54. maddesinin gerekçesinde de bu husus, “Madde, hükümlülerin, kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başkasına nakledilebilmeleri için gerekli koşulları belirlemektedir. Aslında hükümlünün ailesine yakın bir kurumda bulundurulması iyileştirme çabalarını kolaylaştıran ve tercih edilen bir durumdur. Ayrıca hükümlü diğer meşru nedenlerle de nakil isteminde bulunabilir. Ancak, istikrarlı bir iyileştirme programının uygulanması sürekli nakillerin geçerli olduğu kurumlarda yürütülemez. Bu nedenle madde isteğe bağlı nakilleri koşullara bağlamıştır.
…”, şeklinde izah olunmuştur.
16. 5275 sayılı Kanun’un “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin (b)
bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. İdarenin kapasite doluluğu gerekçesiyle tesis ettiği ret işlemi değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir. Gerçekten “kurum kapasitesi”nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur.
17. Başvuru dosyasına idare tarafından sunulan bilgi ve belgelerden başvuranın nakil talebinde bulunduğu ceza infaz kurumlarına ilişkin idarenin cevabı incelendiğinde; Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %155, Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %144, Sungurlu
T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %142, Sakarya 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunun doluluk oranının %136, Sakarya 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %149, Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %133, Aksaray T Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %156, Elmalı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %152, Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %146, Akşehir T Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %168, Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %145, Kayseri 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %172, Bandırma 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %149, Bolu T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunun doluluk oranının %154 olduğu dolayısıyla kapasitesinin üzerinde mahkum barındırıldığı, ayrıca Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun ise suç türü itibarıyla konumuna uygun olmadığı anlaşılmıştır.
18. İdare tarafından ayrıca, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumları dikkate alınarak değerlendirildiği; aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğinin zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda başvuranın da kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi ve yukarıda açıklanan nedenlerle, talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakil talebinin uygun görülmediği, ifade edilmiştir.
19. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, başvuranın, 5275 sayılı Kanun’un
9 uncu maddesi kapsamında barındırılması gereken hükümlü profilinde olduğu, yüksek güvenlikli veya bir
bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gerektiği, başvuranın kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olarak barındırıldığı kurumları talep ettiği ayrıca söz konusu ceza infaz
kurumlarının kapasitelerinin üzerinde dolu olduğu göz önüne alındığında, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu; bununla birlikte, hükümlülerin, kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka bir kuruma nakledilebilmeleri için gerekli koşulları belirleyen 5275 sayılı Kanun’un 54’üncü madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere hükümlülerin başta ailevi nedenler olmak üzere başkaca meşru sebeplere dayanarak nakil isteminde bulunabilecekleri, nitekim istikrarlı bir iyileştirme programının sürekli nakillerin geçerli olduğu kurumlarda yürütülmesinin mümkün olamayacağının kanun koyucu tarafından vurgulandığı, başvuranın aile hayatının korunması ve eğitim-öğretim gibi başkaca meşru nedenlere de dilekçesinde yer vermemiş olması karşısında bu yönlerden Kurumumuzca bir inceleme yürütülemeyeceği, sonuç olarak başvuranın nakil talebinin reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA VE ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi