ÖZET: Başvuran, %49 engelli raporu ile cezaevinde bulunan bir hükümlü olarak, 2022 sayılı Kanun çerçevesinde engelli aylığı talep etmiştir. Ancak, Bolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın muhtaçlık durumu, cezaevinde kalan hükümlülerin devlet tarafından karşılanan iaşe ve ibate bedelleri üzerinden belirlenmiş ve bu nedenle talebi reddedilmiştir. Başvuranın adres kaydı, MERNİS sisteminde Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu olarak görünmesine rağmen, ceza infaz kurumunun adres bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle engelli aylığı başvurusu olumsuz sonuçlanmıştır.

Değerlendirme sonucunda, başvuranın engelli aylığı talebinin reddine ilişkin işlemlerin hukuken dayanaktan yoksun olduğu belirlenmiştir. Bolu SYDV’nin, başvuranın muhtaçlık durumunu değerlendirirken, cezaevindeki hükümlülerin maliyetlerini dikkate almasının hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle, başvuranın engelli aylığı talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, benzer durumdaki diğer engelli hükümlülerin haklarının korunması için ilgili idarelere önerilerde bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/64681-S.20.70044

BAŞVURU NO : 2020/1691

KARAR TARİHİ : 10/07/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER

BAKANLIĞI

ADALET BAKANLIĞI

BOLU VALİLİĞİ (SOSYAL YARDIMLAŞMA VE

DAYANIŞMA VAKFI)

BAŞVURUNUN KONUSU : %49 oranında engelli olan hükümlü başvuranın 2022 sayılı

Kanun kapsamında kendisine engelli aylığı bağlanması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 24/01/2020

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, 36 yıl 69 ay 20 gün hapis cezası ile

hükümlü olarak Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde bulunduğunu, %49 oranında engelli sağlık kurulu raporunun olduğunu, cezaevinin ve “diğer adres/ikinci adres” kaydının bulunduğu Karabük İli ile ikamet adresi olan Bolu İli Sosyal Yardımlaşma ve

Dayanışma Vakıflarına (SYDV) 2022 sayılı Kanun kapsamında yapmış olduğu engelli aylığı başvurularının ikamet ve diğer gerekçelerle reddedildiğini belirterek kendisine engelli aylığı bağlanmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 29/01/2020 tarihli sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Aile,

Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Bolu Valiliğine ilettiği 03/02/2020 tarihli sayılı yazı ile konu hakkında inceleme yapılması ve yazının tebliğinden itibaren en geç 30 gün içinde sonucun Kurumumuza gönderilmesi talimatını vermiş ise de talep Bolu Valiliği tarafından da cevaplandırıldığı halde dağıtımda sehven Kurumumuz yer almadığı için süresinde cevap alınamamıştır. Konuyla ilgili 05/06/2020 tarihli tekit yazısına cevaben Bolu Valiliğinin 24/06/2020 tarihli sayılı yazısı ve eklerinde özetle aşağıdaki

bilgilere yer verilmiştir:

2.1) Hükümlü ’ın 2022 Sayılı Kanuna göre engelli aylığı talebi yazınız gereği

tekrar değerlendirilmiştir. 24.06.2020 tarih ve sayılı ilke kararı gereği Bolu F Tipi

Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 20.01.2020 tarih ve sayılı Bolu

T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 03.02.2020 tarih ve sayılı yazılarına istinaden hükümlülerin iaşe ve ibate bedellerinin devlet tarafından karşılandığı ve hükümlülerin cezaevine aylık maliyetlerinin muhtaçlık sınırı üzerinde olması nedeniyle 3294

Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa göre uygun bulunmamıştır.

2.2) Söz konusu yazı ekinde bulunan Adalet Bakanlığı Bolu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün

Kurumda barınmakta olan hükümlü-tutukluların cezaevine ortalama aylık maliyetinin (yemek, elektrik, su vb.) vakfa bildirilmesi talebine istinaden hazırlanan 11/01/2019 tarihli sayılı ve Bolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığına muhatap yazısında ise özetle;

“Ortalama hükümlü-tutuklu mevcudu baz alınarak yapılan hesaplama neticesinde;

1-Günlük kişi başı iaşe 7,00 TL olup, aylık olarak 210,00 TL yemek maliyeti, 2-Ortalama kişi başı 36,77 TL elektrik maliyeti, 3-Ortalama kişi başı 31,60 TL ısınma ve sıcak su gideri, 4-Ortalama kişi başı 46,93 TL su maliyeti, 5-Aylık olarak memur maaşı 574.463,00 TL ödenmektedir. Ortalama Hükümlü-Tutuklu sayısı olan 460 sayısına bölündüğünde, kişi başı 1.248,83 TL memur maaş gideri bulunmaktadır.

Toplam olarak 1.574,13 TL bir hükümlünün devlete aylık maliyeti olduğu, ancak bu maliyete ilaç alımı, akaryakıt alımı, araç bakım onarımı, amortisman giderleri v.b. giderler dahil edilmemiştir. Bu giderlerden günlük iaşe 7.00 TL sabit olup değişmemektedir, diğer giderler ise aylık olarak farklılık gösterebilmektedir.”

hususları kaydedilmiştir.

2.3) Söz konusu yazı ekinde bulunan Adalet Bakanlığı Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün Kurumda barınmakta olan hükümlü-tutukluların cezaevine ortalama aylık maliyetinin (yemek, elektrik, su vb.) vakfa bildirilmesi talebine istinaden hazırlanan 29/01/2019 tarihli sayılı ve Bolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı

Başkanlığına muhatap yazısında ise özetle;

“Ortalama hükümlü-tutuklu mevcudu baz alınarak yapılan hesaplama neticesinde;

1-Günlük kişi başı iaşe 7.00 TL olup, aylık olarak 210,00 TL yemek maliyeti, 2-Ortalama kişi başı 134,00 TL elektrik maliyeti, 3-OrtaIama kişi başı 112,00 TL ısınma ve sıcak su gideri, 4-Aylık olarak memur maaşı 540.495,00 TL ödenmektedir. Hükümlü/Tutuklu sayısı olan 335 sayısına bölündüğünde kişi başı 1.613,00 TL memur maaş gideri bulunmaktadır.

Toplam olarak 2.069,00 TL bir hükümlünün devlete aylık maliyeti olduğu, ancak bu maliyete ilaç alımı, akaryakıt ahım, araç bakım onarımı. amortisman giderleri v.b.giderler dahil edilmemiştir. Bu giderlerden günlük iaşe 7.00 TL sabit olup değişmemektedir, diğer giderler ise aylık olarak farklılık gösterebilmektedir.”

hususları belirtilmiştir.

2.4) Söz konusu ekinde bulunan Bolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığının

13/03/2019 tarihli sayılı Bolu Cumhuriyet Savcılığını muhatap Nakdi Yardım konulu yazısında özetle “İlgi sayılı yazınız ekindeki dilekçede adı geçen hükümlü ’ın

2022 Sayılı Kanuna göre engelli aylığı talebi 23.01.2019 tarihli Mütevelli Heyeti İlke Kararı

gereği; hükümlülerin iaşe ve ibate bedelleri devlet tarafından karşılandığından ve Bolu T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

Müdürlüklerinin yazılarına istinaden de hükümlülerin cezaevine aylık maliyetlerinin muhtaçlık sınırı üzerinde olması nedeniyle 3294 Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik

Kanununa göre uygun görülmemiş olup ilgili hükümlüye bilgi verilmesini rica ederim.” hususları kaydedilmiştir.

2.5) Söz konusu ekinde bulunan Bolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığının

13/05/2019 tarihli sayılı Bolu Cumhuriyet Savcılığını muhatap Engelli ve Yaşlı Maaşı konulu yazısında ise özetle “İlgi sayılı yazılar ekindeki dilekçelerde adı geçen hükümlüler . , ., . ., . . ve ’ın 2022 engelli ve yaşlı aylığı talepleri, Vakfımızın

23.01.2019 tarihli Mütevelli Heyeti İlke Kararı gereği; hükümlülerin iaşe ve ibate bedelleri

devlet tarafından karşılandığından ve Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile Bolu F Tipi

Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüklerinin yazılarına istinaden de hükümlülerin cezaevine aylık maliyetlerinin muhtaçlık sınırının üzerinde olması nedeniyle 3294

Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa göre uygun görülmemiş olup ilgili hükümlülere bilgi verilmesini rica ederim.” hususları belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

3.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç

ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

3.2) “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,

siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.(…) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.(…) Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…) kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

3.3) VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı başlıklı 74 üncü

maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.4) Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye

Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa

Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

4) Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; “Genel

Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.”

5) 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu

Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi”, aynı fıkranın (j) bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri (…) ifade eder.”

6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

7) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 19 uncu maddesinde; “Yerleşim yeri bir kimsenin

sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.”

8) 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3üncü maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendinde; “Adres: Herhangi bir toprak parçası veya binanın coğrafî konumu ve işlevi açısından tanımlanmasını, (ı) bendinde; “Diğer adres: Yerleşim yeri adresi dışında kalan yerleri,”; (e) bendinde; “Yerleşim yeri adresi: Sürekli kalma niyetiyle oturulan yeri”, ifade eder”; “Adres bilgilerinin tutulması ve adres standardı” başlıklı 48inci maddesinin dördüncü fıkrasında (Değişik: 19/10/2017-7039/12 md.); “Faydalanılan kamu hizmetleriyle sınırlı olmak üzere adrese dayalı olarak yürütülen iş ve işlemlerde diğer adres, yerleşim yeri adresi ile aynı hukuki değere sahiptir. Kurumlar yürütecekleri iş ve işlemlerde yerleşim yeri adresi gibi diğer adres bilgilerini de esas alır.”; “Bildirim yükümlülüğü ve süresi” başlıklı

50 inci maddesinin (Değişik: 19/10/2017-7039/13 md.) altıncı fıkrasında; “Huzurevi,

yetiştirme yurdu, cezaevi, öğrenci yurdu gibi yerlerde kalanların adres bildirimleri ilgili kurum yetkililerince, bildirim yapamayacak durumda olan kimsesizlerin ise muhtarlar tarafından yapılır.”

9) 2022 Sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına

Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 2 inci maddesinde (Değişik: 12/7/2013-6495/73 md.); “65 Yaşını doldurmamış olmasının yanı sıra;…b)İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen

Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanır. Birinci fıkranın (a)

ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz. (Ek cümle: 20/2/2014-6525/12 md.) Ayrıca, 2828 sayılı Kanun hükümlerine göre harçlık ödenenler de muhtaç olarak kabul edilemez ve kendilerine bu Kanun hükümlerine göre aylık bağlanamaz.”

10) 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun Kapsam başlıklı

2 nci maddesi “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal

güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1)

vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir. (…) (Ek fıkra: 4/7/2012-6353/17 md.) Ayrıca, kanunla veya

Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmakla birlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.”; Kuruluş başlıklı 3 üncü maddesi “Bu Kanunda öngörülen hizmetlerin gerçekleştirilmesi için Cumhurbaşkanınca görevlendirilen Cumhurbaşkanı yardımcısına veya bakana bağlı ve T.C. Merkez Bankası nezdinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik

Fonu kurulmuştur.”; Vakıflar başlıklı 7 nci maddesi “(Değişik birinci fıkra: 1/12/20045263/19 md.) Bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur.”

11) 25/01/2013 tarihli 28539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 65

Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç

Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4üncü maddesinde “a) 2022 modülü: Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sistemindeki

2022 sayılı Kanuna ilişkin iş ve işlemlerin yürütüldüğü modülü, (…) d) (Ek:RG-19/8/2018-

(4)

30514) Kişi başına düşen gelir: Yaşlı aylıklarında aynı hanede ikamet edip etmediklerine

bakılmaksızın kendisine ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarını; engelli ve engelli yakını aylıklarında ise hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarını, (…) g) (Değişik ibare:RG-25/3/2014-

28952) Engelliler için, sağlık kurulu raporu: 3/7/2009 tarihli ve 27277 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan 2022 sayılı Kanun Kapsamında Aylık Alan Özürlülere Sağlık Kurulu Raporu

Vermeye Yetkili Hastanelerin Belirlenmesi ile Sağlık Raporlarının Alınmasına İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan raporu (…) ifade eder.”; “Başvuru ve ön inceleme” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanacak aylıklara ilişkin başvurular, kişilerin adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde kayıtlı ikametgâhının bulunduğu Vakfa yapılır.”; ikinci fıkrasında “Başvuruların şahsen ve yazılı olması esas olmakla birlikte başvuru işleminin kanunî temsilciler tarafından yapılması hâlinde mahkemeden alınmış karar örneği, vekil tarafından başvuru yapılması hâlinde vekâletname örneği başvuru formuna eklenir.”; üçüncü fıkrasında “ 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanacak aylıklara ilişkin olarak Vakıflar tarafından yapılacak tüm iş ve işlemler sistem üzerinden 2022 modülü kullanılarak gerçekleştirilir.”, sekizinci fıkrasında “Başvuruda bulunan kişilerden gelir durumlarının tespiti için belge istenmemesi esastır.”; Sosyal inceleme başlıklı 6 ncı maddesinde “Sosyal inceleme, hane ziyareti ve çevre araştırmasından elde edilen bilgilerden oluşur. Sosyal inceleme; başvuru formunda beyan edilen bilgiler ile merkezi veri tabanlarından yapılan sorgulamalar doğrultusunda elde edilen bilgilerin doğrulanması ve hanenin genel durumunun mahallinde tespit edilmesi amacıyla, Vakıf personeli tarafından başvuruda bulunanın ikametgâhına ve çevresine gidilmek ve hane ziyaret bilgi formu doldurulmak suretiyle gerçekleştirilir. Aylık almaya hak kazanan kişilerin sosyal incelemeleri her yıl yenilenir.”; “Değerlendirme” başlıklı 7 inci maddesinde “(Değişik:RG-19/8/2018-

30514) 2022 sayılı Kanunun uygulanmasında; (…) b) Engelli aylıkları ve 18 yaş altı engelli

yakını aylığında, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden az olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olmayanlar, muhtaç sayılır. (…) (8) (Değişik:RG-19/8/2018-30514) Engelli aylıklarında, aylığa hak kazanma durumları uygun olanların muhtaçlığı; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak aşağıdaki şekilde belirlenir. a) Hanenin gelir durumu; 1) Tespit veya beyan edilen aylık net maaş, ücret, nafaka, yevmiye ve her ne ad altında olursa olsun elde edilen diğer gelirlerin yıllık tutarının aylık ortalaması, (…) dahil edilerek yapılan hesaplama ile belirlenir. b) Vergi indirimlerinden faydalanılarak alınan ve engelli adına kayıtlı olan araçlar için vergiler indirilmiş tutarın 120’de biri dikkate alınarak hanenin geliri hesaplanır. c) Bu fıkranın (a)

bendinin alt bentlerinde yer alan taşınır ve taşınmazların tespit edilen rayiç bedellerine ilişkin değerlendirmeyi Mütevelli Heyeti yapar. ç) Hanenin harcama durumu; emsal kira bedeli hariç gıda, giyim, ısınma, eğitim, sağlık, ulaşım, eğlence ve benzerlerine yapılan yıllık ödemelerin aylık ortalaması dâhil edilerek yapılan hesaplama ile belirlenir. d) Harcamalar, hanenin gelir seviyesinin bir göstergesi olarak dikkate alınır. Emsal kira bedeli dışındaki harcamalar bu fıkranın (a) bendine göre hesaplanacak gelir tutarından hiçbir şekilde çıkarılamaz. e) Hanenin tespit/beyan edilen harcamalarının bu fıkranın (a) bendine göre tespit edilen gelir tutarından fazla olması durumunda harcama ve gelir arasındaki fark gelire eklenir. f) Bu fıkranın (a)

bendine göre tespit edilen gelir tutarının beyan/tespit edilen harcama düzeyinin üzerinde

olması durumunda harcamalar gelire eklenmez.(…) Değerlendirmeler sonucu (Mülga ibare:RG-19/8/2018-30514) (…) kişi başına düşen geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara aylık bağlanır.”; Karar başlıklı 8 inci maddesinde “2022 sayılı Kanun kapsamındaki aylıklara ilişkin tüm iş ve işlemler, başvuru tarihinden itibaren en geç bir ay içinde tamamlanır.” ; Yürütme başlıklı 24 üncü maddesinde “Bu Yönetmelik hükümlerini Aile ve

Sosyal Politikalar Bakanı yürütür.”

12) 15/12/2006 tarih ve 26377 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinin tutulmasına, güncellenmesine ve kullanılmasına ilişkin düzenlemeleri kapsayan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin Tanımlar başlıklı 4 üncü maddesinde “Bu Yönetmelikte geçen (…) “MERNİS: Merkezî Nüfus İdaresi Sistemini” (…) ifade eder”, Adres bildirim yükümlülüğü ve şekli başlıklı 13 üncü maddesinde birinci fıkrasında “Yerleşim yeri ve diğer adreslerin tutulmasında kişilerin adres beyan formundaki yazılı beyanı esas alınır. Bildirim nüfus müdürlüklerine, kurumlara ve dış temsilciliklere şahsen yapılır. Adres beyan formundaki bildirimler aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.”; altıncı fıkrasında ise “Yatılı okul, hastane, huzur evi, yetiştirme yurdu, cezaevi, öğrenci yurdu gibi yerlerde kalanların adresleri ilgili kurum yetkililerince bildirilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

13) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, 36 yıl 69 ay 20 gün hapis cezası ile

hükümlü olarak Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde bulunduğunu, %49 oranında engelli sağlık kurulu raporunun olduğunu, cezaevinin ve “diğer adres/ikinci adres” kaydının bulunduğu Karabük İli ile ikamet adresi olan Bolu İli Sosyal Yardımlaşma ve

Dayanışma Vakıflarına (SYDV) 2022 sayılı Kanun kapsamında yapmış olduğu engelli aylığı başvurularının ikamet ve diğer gerekçelerle reddedildiğini belirterek kendisine engelli aylığı bağlanmasını talep etmiştir.

15) Başvurunun incelenmesinde; başvuranın hapis cezasının infazının Karabük T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde devam ettiği ancak MERNİS adresinin Bolu T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu olarak gözüktüğü, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Adres Kayıt Sistemi

Yönetmeliğine göre adres bildirim yükümlülüğü ve şekline ilişkin düzenleme doğrultusunda adres beyan formlarının nüfus müdürlüklerine veya Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel

Müdürlüğüne gönderilmesi ve cezaevinde kalanların adreslerinin ilgili kurum yetkililerince

Genel Müdürlüğe bildirilmesi gerektiği halde idarece bildirim yapılmadığı için başvuranın engelli aylığı taleplerine yönelik işlemlerin MERNİS kaydında Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu geçmesi nedeniyle Bolu SYDV tarafından yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bolu SYDV tarafından başvuranın engelli aylığı talebinin 2019 yılı içerisinde incelenerek reddedildiği, akabinde Kurumumuzun bilgi belge talebine istinaden yapılan yazışmalar neticesinde Vakfın

24.06.2020 tarih ve sayılı ilke kararıyla 2019 yılı incelemesine ilişkin belgelere

dayanarak hükümlünün cezaevine aylık maliyetinin muhtaçlık sınırı üzerinde olması gerekçesiyle engelli aylığı talebini uygun bulmadığı görülmüştür.

16) Başvuranın engelli aylığı talebinin reddine ilişkin yazı eklerinden muhtaçlık sınırının tespiti

amacıyla Bolu SYDV Başkanlığınca, Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu Müdürlüğü ve Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü olmak üzere iki ayrı ceza infaz kurumundan hükümlülerin devlet tarafından karşılanan iaşe ve ibate bedellerinin dökümünü içeren bir yazı alarak ret işlemini gerekçelendirdiği ve Bolu Cumhuriyet Savcılığı kanalıyla ret kararı hakkında başvurana bilgi verilmesini talep ettiği, başvuranın talebinin 2020 yılında devam ettiği halde Bolu SYDV Başkanlığınca 2020 yılında yeni bir inceleme, değerlendirme ve karar sunulmaksızın ilke kararı alınarak engelli aylığı talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

17) 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç

Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelikte detaylı şekilde açıklandığı üzere engelli aylıklarında, aylığa hak kazanma durumları uygun olanların muhtaçlığının gelir, servet ve harcamalar esas alınarak belirleneceği düzenlenmiştir. Engelli aylıkları ve 18 yaş altı engelli yakını aylığında, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden az olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olmayanların muhtaç sayılacağı belirlenmiştir. Hanenin gelir durumunda tespit veya beyan edilen aylık net maaş, ücret, nafaka, yevmiye ve her ne ad altında olursa olsun elde edilen diğer gelirlerin yıllık tutarının aylık ortalamasının dahil edilerek yapılan hesaplama ile belirleneceği hükmü düzenlenmiştir.

17.1) Ayrıca Bolu SYDV tarafından paylaşılan ek evrakta, Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü

tarafından Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi

Sisteminde (BSYBS) duyuru olarak yayımlanan “Cezaevi ve Tutukevinde Bulunan Kişilere

Yönelik Yardımlar Hk.” konulu 24/04/2018 tarihli E.45707 sayılı resmi yazıda Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulunun 2018/1 sayılı Kararıyla kabul edilmiş olan “Cezaevi ve Tutukevinde Bulunan Kişilere Yönelik Yardımlara İlişkin İlke Kararı” kapsamında yazıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulamanın yürütülmesinin kararlaştırıldığı bildirilmiş; Vakıf Başkanlığınca aşağıdaki usul ve esaslara göre işlem yapıldığı kaydedilmiştir. Söz konusu yazıda özetle; terör örgütü üyeliği, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, cinsel saldırı veya çocuğun cinsel istismarı sebebiyle hükümlü ve tutuklu olarak ceza infaz kurumunda bulunanların söz konusu İlke Kararı kapsamı dışında olduğu, istisna şekilde, bu İlke Kararı kapsamındaki kişilere ailelerinin ikametgâhının bulunduğu yerdeki SYD Vakfı tarafından aileleri ile birlikte hane dosyası açılabileceği gibi, cezaevi veya tutukevinin bulunduğu yerdeki SYD Vakfı tarafından da hane dosyası açılabileceği, hangi SYD Vakfında dosya açılacağı hususunda hükümlü ve tutukluların talebinin dikkate alınacağı bildirilmiştir. Yazıda muhtaçlık değerlendirmesine konusunda ise; “SYD Vakıfları tarafından başvuru sahibi hükümlü veya tutuklunun; bu İlke Kararının 2 nci maddesinde sayılan suçlar sebebiyle kurumda bulunup bulunmadığı, emanet hesabındaki nakit durumu, başvuru konusuna ilişkin olarak kurumdan ayrıca yardım, destek vb. alıp almadığı, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde karşılıksız olarak hangi yardım, destek vb. aldığı, yakınlarından ayni veya nakdi olarak yardım alıp almadığı, gelir getirici bir faaliyet yürütüp yürütmediği gibi hususlarda cezaevi veya tutukevinden yazılı bilgi alınarak bu bilgiler kapsam ve muhtaçlık değerlendirmesine dahil edilir.(…)” hususları açıklanmıştır.

17.2) Somut olayda başvuran cezaevinde bulunduğundan ve mevzuatta muhtaçlık

değerlendirmesi yönünden hükümlülere yönelik ayrı bir düzenleme yapılmadığından, başvuranın muhtaçlık durumunun gelir, servet ve harcamaları esas alınarak hesaplanması, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulunun sayılı İlke Kararı doğrultusunda başvuranın emanet hesabındaki nakit durumu, başvuru konusuna ilişkin olarak kurumdan ayrıca yardım, destek vb. alıp almadığı, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde karşılıksız olarak hangi yardım, destek vb. aldığı, yakınlarından ayni veya nakdi olarak yardım alıp almadığı, gelir getirici bir faaliyet yürütüp yürütmediği hususlarında cezaevi veya tutukevinden yazılı bilgi alınması suretiyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna karşın ilgili ceza infaz kurumunun günlük kişi başı iaşe üzerinden hesaplanan aylık yemek maliyeti, ortalama kişi başı elektrik, ısınma ve sıcak su maliyetlerine aylık olarak memur maaşının kurumda mevcut hükümlü/tutuklu sayısına bölümünden elde ettiği memur maaş giderini eklemek suretiyle bulduğu verilerin toplamından hükümlünün devlete aylık maliyetini hesaplandığından bahisle Bolu SYDV başvuranın aylığa hak kazanmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Bu şekilde iaşe ve ibate bedellerinin memur maaş gideri eklenerek muhtaçlık sınırı tespitine esas alınması işleminin hukuken dayanaktan yoksun olması nedeniyle ilgili SYDV

Başkanlığınca yapılacak yeni değerlendirmede uygulamanın düzeltilmesi, ilgili mevzuat ve Fon

Kurulu kararına uygun şekilde başvuranın engelli aylığı talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

18) Bunun yanı sıra bilgi belge talebine cevap yazısı eklerinde diğer hükümlüler yönünden de

benzer hatalı uygulamaya başvurulmuş olabileceği dikkate alınarak ceza infaz kurumlarında bulunan engelli hükümlülerin aylık taleplerinin değerlendirilmesinde tüm Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakıflarının başvurabileceği uygulama usul ve esaslarının detaylı şekilde açıklanması ve güncellenerek Vakıf Başkanlıklarının bilgilendirilmesine, bu şekilde konuyla ilgili tereddütlerin giderilmesine ihtiyaç olduğu düşünülmektedir. Böylelikle uygulama birliği ve benzer işlemlerde tutarlık sağlanarak engelli hükümlü bireylerin engelli aylıkları açısından başvuru konusu benzeri hak ihlallerinin önüne geçilmesi sağlanabilecektir.

19) Diğer taraftan engellilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi, hak ihlallerinin önlenmesi,

temel hak ve özgürlüklerden toplumdaki diğer bireylerle eşit düzeyde faydalanmaları için her türlü engelin ortadan kaldırılması, engellilerin maruz kaldığı mağduriyetlerin giderilmesi devletin anayasal yükümlülükleri arasında düzenlenmekte ve aynı zamanda engelli haklarına ilişkin taraf olunan uluslararası sözleşmeler gereğince de bağlayıcı nitelik taşımaktadır. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin E.2017/24, K.2017/112 sayılı kararında hukuk devleti niteliğinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile ilişkisi hakkında

“1982 Anayasası’nın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçman, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin önkoşullarındandır.” hususları kaydedilmiştir. Yine Anayasa Mahkemesi kararlarında “kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesinin hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013; E.2014/183, K.2015/122, 30/12/2015, § 5)” belirtilmektedir. Belirlilik ilkesinin ise “yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını; ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini” ifade ettiği çeşitli kararlarda (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013; E.2010/80, K.2011/178, 29/12/2011) kaydedilmektedir.

(İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. [GK], B. No: 2015/941, 25/10/2018, https://www.anayasa.gov.tr/media/5770/2018_cilt_02.pdf, E.T. 29/06/2020)

20) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; engelli hükümlü olan başvuranın

adres bildiriminin bulunduğu Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından nüfus müdürlüğüne ivedilikle bildirilmesi ve diğer engelli hükümlülerin benzer sorunlarla karşılaşmaması için Adalet Bakanlığınca tüm ceza infaz kurumu müdürlüklerine hükümlülerin adres güncelleme taleplerinin yerine getirilmesi konusunda sorumluluklarının hatırlatılması amacıyla bilgilendirme yapılması; Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünce engelli aylığı talebinin ikamet değişikliği nedeniyle yeniden reddedilerek başvuranın tekrar mağdur olmasını ve süreçte gecikme yaşanmasını önlemek için gerekli tedbirlerin alınması ve ilgili SYDV ile koordinasyon sağlanarak işlemlerin takip edilmesi, hükümlülerin gelir ve muhtaçlık sınırı hesaplamasına ilişkin tereddütlerin giderilmesi ve hatalı uygulamaların önlenmesi amacıyla uygulama usul ve esasları hakkında tüm Vakıf Başkanlıklarının yeniden bilgilendirilmesi, başvuranın güncellenecek ikamet kaydına göre yetkili SYDV Başkanlığınca engelli aylığı talebinin ilgili mevzuatın yanı sıra Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu

Kurulunca belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde yeniden ivedilikle değerlendirilmesi, başvuranın gerekli şartları taşıdığının tespiti halinde başvurana engelli aylığı bağlanması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idarenin Kurumumuzun bilgi ve belgelere süresi içinde cevap vermediği, bu açıdan hem Kurumuzla yapılan yazışmalarda hem de başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ve karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Engelli hükümlü olan başvuranın adres bildirim işleminin ilgili ceza infaz kurumu müdürlüğünce ivedilikle yapılması, hükümlülerin adres güncelleme talepleri konusundaki sorumluluklarının tüm ceza infaz kurumu müdürlüklerine hatırlatılması amacıyla bilgilendirme yapılması için ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Başvuranın engelli aylığı talebinin ikamet kaydına göre tespit edilecek yetkili SYDV

Başkanlığınca yeniden ivedilikle değerlendirilmesi ve başvuranın gerekli şartları taşıdığının tespiti halinde başvurana engelli aylığı bağlanması için Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünce gerekli koordinasyonun sağlanması; hükümlülerin muhtaçlık durumunun hesaplanması konusunda tereddütlerin giderilmesi ve hatalı uygulamaların önlenmesi amacıyla konuyla ilgili

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu kararını dikkate alarak uygulama usul ve esasları hakkında tüm SYDV Başkanlıklarına güncel bilgilendirme yapılması için

AİLE, ÇALIŞMA ve SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Engelli hükümlülerin engelli aylığı başvurularının değerlendirilmesine yönelik hatalı uygulamanın düzeltilerek konuyla ilgili mevzuat ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı

Teşvik Fonu Kurulu kararına uyumlu şekilde usul ve esasların uygulanması, varsa tereddüt hâsıl olan hususlarda Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünden konuyla ilgili görüş alınması için

BOLU VALİLİĞİNE (SOSYAL DAYANIŞMA ve YARDIMLAŞMA VAKFI)

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın Başvurana, Adalet Bakanlığına, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile

Bolu Valiliğine (Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı) tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi