ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın cezaevindeki havalandırma bahçesinin duvarlarına çekilen fens telinin kaldırılması talebi incelenmiştir. Başvuran, bu uygulamanın psikolojisini bozduğunu ve insan haklarına aykırı olduğunu öne sürmüştür. Ancak, Anayasa Mahkemesi ve ilgili mevzuat, ceza infaz kurumlarında güvenliğin sağlanması amacıyla bazı hakların sınırlanabileceğini belirtmektedir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, hükümlülerin güvenli bir şekilde tutulmasını sağlamak için gerekli tedbirlerin alınabileceğini öngörmektedir.

İdare, fens telinin, firar girişimlerini önlemek ve gizli haberleşmeleri engellemek amacıyla çekildiğini açıklamıştır. Bu bağlamda, başvuranın iddiaları, ceza infaz kurumunda bulunmanın bir sonucu olarak, hürriyeti bağlayıcı tedbir gereği katlanılması gereken bir durum olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir; bu karar, ceza infaz kurumlarının güvenliğini sağlama amacına dayanmaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/5343-S.23.8795

BAŞVURU NO : 2022/18861

KARAR TARİHİ : 26/04/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, bulunduğu cezaevinde avlu duvarlarının üzerine fens teli çekilmesine yönelik şikayeti

BAŞVURU TARİHİ : 15/12/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvurusunda özetle; Marmara 3

Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğunu, Nisan 2017 yılında cezaevindeki koğuşun avlusunun üzerine tel örgü çekildiğini, bu durumun cezaevi ortamında psikolojisini bozduğunu, eşitlik ve insan haklarına aykırı olduğunu belirtmiş,” uygulamanın kaldırılması talebiyle kurumumuza başvurmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuranın, aynı talepleri içeren / sayılı 17.10.2022 tarihli başvurusu üzerine, Kurumumuzun 26/10/2022 tarih ve / -S. sayılı gönderme kararımız üzerine Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü tarafından gönderilen 07/11/2022 tarih ve / sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 8 ve 9 uncu maddelerinde, “Kapalı ve yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış” olduklarının belirtildiği, 2.2. Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Komitesinin üye devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında 2006/2 Sayılı Tavsiye Kararının “Yerleştirme ve Barınma” başlıklı 18 inci maddesinin onuncu fıkrasında, “Bütün mahpusların kaldıkları yerler, onların kaçma ve kendilerine veya başkalarına zarar verme tehlikesine karşı asgari sınırlayıcı güvenlik düzenlemelerine uygun koşullarda olmalıdır.” hükmünün yer aldığı, belirtilen mevzuat hükümlerine dayalı olarak, havalandırma bahçesi üzerine fens teli çekildiği,

2.3.Söz konusu telin, hükümlülerin havalandırma bahçelerinden gerçekleştirdikleri gizli haberleşmelerin önüne geçilmesi, çatıdan vuku bulacak olası firar girişimlerine karşı da caydırıcı olması bakımından oda havalandırma bahçesi üstüne çektirildiği, güneş ışınlarına ve gökyüzünün göz ile izlenmesine engel oluşturmadığı, önlemin hükümlü, tutuklu ve kurum güvenliği için alınmış fiziki önlemlerden olduğu, ayrıca kış mevsiminde yoğun kar yağışının bulunduğu günlerde zaman zaman fens telleri üzerinde kar ve buz parçalarının oluştuğu, oluşan kar ve buz parçalarının görevlilerce temizlendiği, kurumda koğuşların havalandırma sirkülasyonunda herhangi bir aksamaya mahal verici, insanın yaşam hakkını ihlâl edici herhangi bir unsur bulunmadığı, fens tellerinin koğuş havalandırma sirkülasyonunu kısıtlayıcı veya engelleyici bir etkisinin bulunmadığı belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasasını;

3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî

dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”

3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,

özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz”

3.3 “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17.maddesinde; “Herkes, yaşama,

maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.

3.4 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve

dördüncü fıkralarında; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye

Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; 5.1.“İnfazda temel ilke” başlıklı 2.maddesinde; “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.

(2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.”

5.2 “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinde; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak

istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.” 5.3. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinde; “(1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir: a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar. b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır.

Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.” 5.4. “Tutukluların yükümlülükleri” başlıklı 116. maddesinde; “hükümlülere uygulanacak güvenlik tedbirlerine ilişkin düzenlemelerin -tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanlarının- tutuklular hakkında da uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır.”

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran başvurusunda özetle; havalandırma bahçesinin duvarlarının üzerine takılan fens telinin sökülüp kaldırılmasını talep etmektedir.

8. Anayasa Mahkemesi, Turan Günana başvurusunda (B.No:2013/3550, 19/11/2014); “Ceza infaz kurumlarında bulunan tüm hükümlü ve tutuklular, Anayasa’da düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir. Ancak tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve tutukluların sahip oldukları haklar ölçülülük ilkesi göz ardı edilmeden sınırlandırılabilir” ifadesine yer vermiştir.

9. Aynı konuya yönelik Müjdat Gürbüz başvurusunda ise (B.No:2017/36529, 23.05.2018; 9.1. “5275 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, hükümlülerin ceza infaz kurumlarında kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen ve disiplin çerçevesinde güvenli bir biçimde tutulacakları ve Anayasa’da yer alan haklarının Kanun’da öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabileceği düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un 116.

maddesinde de, hükümlülere uygulanacak güvenlik tedbirlerine ilişkin düzenlemelerin -tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanlarının- tutuklular hakkında da uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda 5275 sayılı Kanun, yürütme organına hükümlü ve tutukluların düzen, güvenlik ve disiplin içinde tutulmalarının sağlanması amacıyla alınacak tedbirlere ya da konulacak kurallara ilişkin düzenleme

/

yapma yetkisi vermiştir. Anayasal sınırlar içinde kalmak koşuluyla bu amaç doğrultusunda ceza infaz kurumları tarafından birtakım işlemler tesis edilmesi ya da yetkili kurullar tarafından kararlar alınması doğaldır.” 9.2. “Somut başvuruda idare tarafından açıklanan, suç işlenmesinin önlenmesi, Kurum güvenliğinin sağlanması, disiplinin ve kamu düzeninin sürdürülmesi gibi gerekçelerle havalandırma bahçesinin üzerine fens teli çekilmesi, ceza infaz kurumunda bulunmanın bir sonucu olarak hürriyeti bağlayıcı tedbir gereğince katlanılması mümkün ve muhtemel tedbirler olarak değerlendirilmektedir.” şeklinde karar vermiştir.

10. AİHM, hükümlü ve tutukluların (mahpusların) Sözleşme’de yer alan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahip olduğunu pek çok kararında yinelemiştir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) [BD], B. No: 74025/01, 6/10/2005, § 69). Bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi kurumun güvenliğinin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir, makul gerekliliklerin olması durumunda sahip olunan hakların sınırlanabileceğini belirtmiştir.

(Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72…, 25/3/1983, §§ 99-105)

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Başvuran, silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması ile L Tipi ceza infaz kurumunda tutuklu olarak barındırılmaktadır. L Tipi cezaevi; genelde terör suçlularının bulunduğu, hükümlü ve tutukluların, ünitelerde bulunan bireysel odalarda kaldığı, gündüzleri 7 kişilik ortak yaşam alanında ve avluda bir araya gelebildikleri bir ceza infaz kurumu türüdür. Başvuranın da silahlı terör örgütüne üye suçlaması ile tutuklandığı, mevcut kurumda havalandırma bahçesinin duvarlarının üzerine çekilen fens telinin psikolojisini bozduğu, eşitlik ve insan haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle şikayetçi olduğu, ancak mevcut uygulamanın ceza infaz kurumunda bulunmanın bir sonucu olarak hürriyeti bağlayıcı tedbir gereğince katlanılması mümkün ve muhtemel tedbirlerden olduğu, idarenin söz konusu teli, hükümlülerin havalandırma bahçelerinden gerçekleştirdikleri gizli haberleşmelerin önüne geçilmesi, çatıdan vuku bulacak olası firar girişimlerine karşı da caydırıcı olması bakımından oda havalandırma bahçesi üstüne çektirdiği anlaşıldığından idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/