ÖZET: Bu Danıştay kararında, Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olan vejetaryen bir başvuranın, sağlanan yemeklerin protein ihtiyacını karşılamadığı iddiası ele alınmıştır. Başvuran, cezaevinde yeterli protein almadığını ve bazı eşyalarının kullanımına izin verilmediğini belirtmiştir. Mahkeme, Anayasa ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, hükümlülerin sağlıklı ve dengeli beslenme hakkının korunması gerektiğine vurgu yaparak, cezaevi idaresinin bu yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiğini belirtmiştir.

Başvuranın yemek listesinin protein miktarının alt sınırda olduğu tespit edilmiştir. Ancak, başvuranın sağlık sorunları yaşadığına dair bir kanıt sunmadığı için, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın yemek menüsünün protein yönünden desteklenmesi ve besin çeşitliliğine önem verilmesi tavsiye edilmiştir. Bu karar, cezaevlerinde hükümlülerin beslenme haklarının korunması açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/7958-S.21.12758

BAŞVURU NO : 2020/101386

KARAR TARİHİ : 24/05/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak barındırılan vejetaryen olan başvuranın protein ihtiyacının cezaevi koşullarında karşılanmadığı, bir kısım eşyaların kullanımına izin verilmeyerek, Ceza İnfaz Kurumu Emanet Eşya Biriminde muhafaza altına alındığı ve bir kısım dilekçelerinin işleme alınmadığı şikayetlerine havidir.

BAŞVURU TARİHİ : 24/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak barındırılmakta olan başvuran, 09/03/2020 tarih ve: 2020/4559 no’lu başvurusunda Kurum’a kabulü esnasında yanında getirdiği el radyosu ve kulaklığı, saç kurutma makinesi, kısa ve küt uçlu meyve bıçağı, metal tabak ve elektrikli ısıtıcı eşyalarına el konularak, eşyaların Ceza İnfaz Kurumu Emanet Eşya Biriminde muhafaza altına alındığını, vejetaryen beslenmeye uygun menü isteminin idare tarafından karşılanmadığını beyan ederek şikayete konu eşyaların tarafına teslimi ile vejetaryen beslenmeye uygun menü sağlanması istemlerinde bulunmuş, başvuru hakkında Kurumumuz sayı ile “gönderme kararı” verilmiş, karar üzerine Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce tesis edilen 08/06/2020 tarih ve sayılı cevabi yazının

Kurumumuz ve başvuran tarafından tebellüğ edildiği anlaşılmıştır. Başvuran Kurumumuz gönderme kararı üzerine Kurum idaresi tarafından vejetaryen beslenmeye uygun menü sağlanmaya başlanmış olduğunu ancak menünün protein ihtiyacının karşılanması bakımından yetersiz olduğunu, bunun yanı sıra halen eşyaların kullanımına izin verilmediğini ve Kurumumuza hitaben yazdığı ek dilekçenin kaybedilmeye çalışıldığını beyan ederek vejetaryen beslenmeye uygun ve besin değerleri bakımından yeterli menü sağlanması ile eşyaların kullanımına izin verilmesi istemleri ile Kurumumuza tekrar başvuruda bulunmuştur.

/

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü’nden, 03/12/2020 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş, Genel Müdürlüğün 11/02/2021 tarihli cevabi yazısında; 2.1. Adı geçenin anılan Kuruma giriş yaptığı 26.12.2019 tarihinden bugüne kadar Kurum kantininden radyo satın almadığı ve kurum kantininde kulaklık satışının yapılmadığı, teslim alınan ve ekte sunulan eşya alındı listesi incelendiğinde, şikâyete konu olan 4 adet radyo, elektrikli ocak, saç kurutma makinesi ve diğer eşyaların anılan Kurum kantininden değil daha önceki kurum kantinlerinden ya da kargo yolu ile dışarıdan temin edildiği, 02.03.2020 tarihli Kurumunuza hitaben yazdığı dilekçesinde 4 adet radyodan bir tanesini Ankara 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumundan aldığını beyan ettiği, anılan

Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 10.01.2019 tarihli ve sayılı kararında yer alan “FM band özelliği bulunan kulaklıklı küçük el radyosunun sadece kantinden temin etmek koşulu ile bulundurabilmesine, koli yoluyla gelen radyo veya nakil yoluyla gelen hükümlülerin getirdiği radyonun

FM yayını dışında frekansı olan (orta ve uzun dalga) ve dışa ses veren hiçbir radyonun Kuruma alınmaması” kararı gereğince adı geçenin üzerinde bulunan radyoların nakil yolu ile kuruma getirilmesi ve

FM yayını dışında frekanslarının olması göz önünde bulundurularak hükümlü adına emanet eşya deposuna alındığı, 2.2. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 9 uncu maddesinde yer alan, “Koğuş, oda ve eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla, bir adet otuzyedi ekran televizyon ile elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir. Ayrıca her hükümlü, kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet kulaklıklı küçük elradyosu bulundurabilir.” hükmü gereğince her koğuşta, birer adet elektrikli ısıtıcı, saç kurutma makinesi ve vantilatör bulundurulabildiği ancak adı geçenin barındırıldığı koğuşta bahse konu eşyanın yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca izin verilen sayıda mevcut olması, elektrikli ısıtıcının ise yönetmelikte yer almaması nedenleriyle ilgili eşyanın hükümlü adına kayıt edilerek emanet eşya deposuna alındığı, 2.3. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 6 ncı maddesinde yer alan, “Koğuş, oda ve eklentilerinde, her hükümlü için kantinden temin edilmek şartıyla bir adet uç kısmı sivri olmayan on santimetre uzunluğunda bıçak, plastik veya yumuşak metalden imal edilmiş çatal, yemek ve çay kaşığı, 0.50 mm. kalınlığında iki adet metal yemek tabağı ve ikişer adet cam su bardağı ile çay bardağı ve tabağı bulundurulabilir.” hükmü ve anılan Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun

24.11.2017 tarihli ve sayılı kararında yer alan, “Koğuşlarda her 10 hükümlü/tutukluya 1, 20

hükümlü/tutukluya 2, 30 ve üstü hükümlü/tutukluya 3 meyve bıçağının kantinden temin edilmesinin sağlanmasına” maddesi göz önünde bulundurularak koğuşlarda kişi sayısına göre bıçak temininin sağlandığı, fazla bıçakların ise sahipleri adına emanet eşya deposuna alındığı, bundan dolayı ilgiliye ait bıçak ve metal tabakların yine ilgili adına emanete alındığı, ayrıca anılan Kurumda metal tabak yerine melamin tabak kullanıldığı,

2.4. Bazı hükümlü ve tutukluların Kurumda veya daha önce kalmış olduğu ceza infaz kurumlarının kantininden almış oldukları başka marka radyolarında kısa veya uzun dalga band özellikleri olduğu tespit edildiği, bu tür özellikli radyoların örgütsel haberleşme aracı olarak kullanmaları nedeniyle güvenlik gerekçesiyle toplatılarak emanet eşya deposuna alınabildiği, radyoları alınan hükümlü ve tutuklulara kurum kantininden yalnızca FM bant özellikli radyo alabileceklerinin bildirildiği, hükümlü ve tutuklulara radyo satışının yapılmasına engel bir durumun bulunmadığı, 2.5. Kurum kantininde sadece FM bandı özelliği bulunan radyoların satışının yapıldığı, AM, SW, MW, LW bandı olan radyoların satışının yapılmadığı 2.6. Kulaklık satışının ise kulaklık kablolarının birbirine bağlanarak koğuşlar arasında iletişim amacıyla kullanılmasının tespit edilmesi nedeni ile son bir yıldır satışının yapılmadığı, saç kurutma makinesinin

Kurum aracılığıyla temin edilebileceği, kısa ve küt uçlu bıçak satışının kurum gözetiminde koğuşlardaki kişi sayısına göre yapıldığı, metal tabak satışının olmadığı, bunun yerine melamin tabak satışının yapıldığı, elektrikli ısıtıcı satışının ise yapılmadığı, 2.7. Tutuklu/hükümlülerin resmî mercilere denetime tabi olmaksızın ileti gönderebildiği, bahse konu ceza infaz kurumunda bulunan tüm hükümlü ve tutukluların yazmış olduğu dilekçelerin göndermek istedikleri yere gerekli kontrollerin yapılmasının ardından ivedilikle gönderildiği, talepte bulunmaları halinde dilekçelerinin gönderildiğine dair dilekçe çıkış numaralarının verildiği, 2.8. Bu kapsamda, adı geçenin 02.03.2020 tarihinde, şikâyetleri hususunda yazdığı dilekçesinin 03.03.2020 tarihli ve sayılı yazı ile Kurumunuza, 19.03.2020 tarihinde yazdığı dilekçesinin sayılı yazı ile Adalet Bakanlığına, 02.06.2020 tarihinde Kalkandere Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı şikâyet dilekçesinin de sayılı yazı ile çıkış işleminin yapıldığı, ilgilinin yine aynı şikâyetlerini içeren 09.11.2020 tarihli dilekçesinin sayılı yazı ile Kurumunuza, 09.11.2020 tarihli dilekçesinin sayılı yazı ile Rize Sulh Ceza Hâkimliğine, 06.11.2020 tarihli dilekçesinin sayılı üst yazı ile TBMM Dilekçe Komisyonuna, 28.09.2020 tarihli dilekçesinin sayılı üst yazı ile Kalkandere Cumhuriyet Başsavcılığına, 08.07.2020 tarihli dilekçesinin sayılı üst yazı ile Kalkandere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, aynı içerikli şikâyetleri dışında

26.12.2019 tarihinden bu yana 45 dilekçesinin anılan Kurum tarafından işleme alınarak ilgili kurumlara

sevkinin sağlandığı ancak 30.03.2020 tarihli Sulh Ceza Hâkimliğine ya da Kurumunuza hitaben yazdığı herhangi bir dilekçesine kayıtlarda rastlanılmadığı, 2.9. Ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklulara dağıtımı yapılan yemeklerin günlük kalori miktarının

Sağlık Bakanlığı ve Bakanlığımız tarafından birlikte kararlaştırıldığı, söz konusu kalori miktarını teminen ceza infaz kurumlarının günlük asgari beslenme ihtiyacının belirlendiği, bu kapsamda 26/05/2005 tarihli ve 25978 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz

Kurumu Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin 4 ve 5’inci maddesi uyarınca günlük iaşe bedeli 13.03.2020 tarihli Bakan Olur’u ile 13.03.2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere; hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan personel için 8,50 TL’den 10,00 TL’ye, ceza infaz kurumlarında barındırılan çocuk hükümlü ve tutuklular için 12,00 TL’den 18,00 TL’ye, kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklar ile süt emziren hükümlü ve tutuklu anneler ve hamileler için 12,00 TL’den 18,00 TL’ye yükseltildiği,

2.10. 5275 sayılı Kanun’un “Hükümlünün Beslenmesi” kenar başlıklı 72 nci maddesinde de düzenlendiği gibi hükümlü ve tutuklulara; kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verildiği ve içme suyu sağlandığı, 2.11. Hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin doğru ve sağlıklı beslenmesi amacıyla yemeklerin uzmanlar tarafından hazırlandığı, inancı gereği veya vegan, vejetaryen, diyet yemek gibi özel durumu olan hükümlü ve tutukluların beslenmesi ile ilgili de düzenlemelerin yapıldığı, 2.12. Bu kapsamda, anılan Kurum tabibinin tavsiyesi ve diyet uzmanının önerisiyle adı geçen et, tavuk ve balık yemediği için haftada 2 defa haşlanmış yumurta verilmesinin uygun görüldüğü, çiğ sebze, kepekli ekmek, kabuklu şekilde meyve ve haftada 2-3 tabak kuru baklagil yemesinin önerildiği, diyetisyenin önerilerinde kültür mantarı bulunmadığı fakat anılan Kurumda sebzeli kültür mantarı yemeğinin de belli aralıklarla yapılarak adı geçene verildiği, 2.13. Ayrıca, adı geçenin kurumda verilen yemek hususunda daha önce barındırıldığı ceza infaz kurumlarında da şikâyetlerinin bulunduğu, bu hususta Kırıkkale İnfaz Hâkimliğinin 24.08.2011 tarihli ve 2011/192 karar sayılı kararı ile “hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumları personelinin iaşe yönetmeliği uyarınca, vejetaryen olmayan hükümlülere verilen yemeklerin karşılığı olarak iaşe bedeli kadar domates, haşlanmış patates, biber, yoğurt vb. yemek verilmesine” karar verildiği, anılan Kurum tarafından yapılan uygulamanın bu karar doğrultusunda gerçekleştildiği, Bilgilerinin verildiği ve cevabi yazı ekinde vejetaryen beslenen hükümlülere ait haftalık iaşe yemek listesini içerir belgenin yer aldığı görülmüştür.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ankara Şehir Hastanesi

Başhekimliği’nden 02/04/2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Başhekimlik cevabi yazısında; 3.1. Vejetaryenlığın, bitkisel kaynaklı besinlerin ağırlıklı olarak tüketilmesini içeren bir beslenme tarzı olduğunu, vejetaryen bireylerin bitkisel besinleri tüketirken et, kümes hayvanları, balık, yumurta, süt, peynir, peynir, yoğurt gibi hayvansal besinleri az miktarda ya da hiç tüketmedikleri, vejetaryen diyetin, besin türlerindeki sınırlamalara göre farklılık gösterdiği, 3.2. Ceza İnfaz Kurumu tarafından başvurana sağlanan yemek listesinde bulunan yiyeceklerin porsiyon miktarlarının, yemeklerin içine giren malzeme, öğünlerde verilen ekmek ve çay ile kullanılan günlük şeker miktarının yer almadığı, başvuru sahibinin yaş, boy, fiziksel aktivite durumu, genetik yapıya göre enerji ve besin öğeleri gereksinimlerinin de bilinmediği, bu bakımdan Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER 2015)

içerisinde yer alan “Beslenme Örüntülerinin, Eşleştirilen Cinsiyet, Yaş, ve Fiziksel Aktivite Grupları İçin

Yeterliliğin Değerlendirilmesi Tablosu” esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucu tutuklu ve hükümlü yetişkin erkekler için enerji gereksiniminin günlük 2250 kcal, protein gereksiniminin ise günlük alınan enerjinin yaklaşık %15-20 ( 85 gr- 112 gr) sini karşılayacak şekilde önerildiği, ekte yer alan yemek listesinin sağladığı günlük enerji ve besin öğelerinin hesaplanabilmesi için listede bulunan yiyeceklerin

/

porsiyon miktarlarının, yemeklerin içine giren malzeme, öğünlerde verilen ekmek ve çay ile kullanılan günlük şeker miktarlarının net olarak bilinmesinin gerektiği, yazıda bu bilgilere yer verilmediğinden, enerji ve besin öğelerinin hesaplanmasında Hastanede kullanılan porsiyon miktarları ve yemek reçetelerinden faydalanıldığı, öğünlerde ekmek 50 gr olarak hesaba katıldığı ve yemek listesinde çay görülmediğinden oradan şeker miktarlarının hesaplamalara dahil edilmediği, 3.3. Hesaplamalar sonucu ekte yer alan yemek listesinin sağladığı enerjinin ortalama 2600 kcal, protein miktarının ise ortalama 84 gr olarak tespit edildiği, yapılan değerlendirme sonucunda ekte yer alan yemek listesinin Başvuru sahibinin günlük enerji ve protein ihtiyacını karşılamakla birlikte, protein miktarının alt sınırda olduğunun görüldüğü, bu sebeple menünün protein yönünden desteklenmesinin önerildiği, 3.4. Besinlerin her birinde farklı özellikte ve vücut çalışmasında farklı işlevi olan değişik türde besin öğeleri bulunduğu, yeterli ve dengeli beslenme için bu besin öğelerinin günlük belirli oranlarda alınması gerektiği, besin çeşitliliği yeterli, dengeli beslenme ve sağlığın temeli olduğu, bu sebeple menü planlamalarında besin çeşitliliğine önem verilerek, yemek tekrarlarından kaçınılması gerektiği, bu yaklaşımın vejetaryen tutuklu ve hükümlülerin menü planlamalarında da göz önünde bulundurulması gerektiği, 3.5. Kahvaltı menüsünde temel yiyecekler olan süt, peynir, yumurta yer alması, çeşitliliği sağlamak için peynir ( beyaz, kaşar, süzme, labne v.b), zeytin ( siyah, yeşil), tereyağ, reçel ( vişne, gül, kayısı, çilek v.b.

) , bal, tahin, pekmez, yumurta ( haşlama, omlet, patates omleti, sebzeli omlet v.b.) değişik türlerde verilmesi gerektiği, mevsimine uygun olarak biber, salatalık v.b. sebzeler de yer alması, 3.6. Öğle ve akşam menülerinde ana yemek olarak kurubaklagil yemekleri ( etsiz kurufasülye, nohut, barbunya, yeşil mercimek v.b. ), kurubaklagillerle yapılmış etsiz köfteler (mercimek köfte, falafel, v.b) , bulgurla yapılmış etsiz köfteler ( fellah köfte v.b.) ve yumurtalı sebze yemeklerine ( menemen, yumurtalı ıspanak, yumurtalı pırasa) ağırlık verilmesi, çorba olarak süt, yoğurt, yumurta ile zenginleştirilmiş çorbalar ( mantar çorba, yayla çorba, sebze çorba, domates çorba v.b.) ve kurubaklagil ile tahıl ürünleri karıştırılarak hazırlanmış çorbaların ( ezogelin çorba, mercimek çorba, erişteli yeşil mercimek çorba v.b.)

yer alması önerildiği, beyazlaştırılmış tahıl ürünleri yerine saflaştırılmamış tahıl ürünleri tercih edilmesi, süt ve süt ürünlerinden ( süt, yoğurt, ayran v.b) günlük 1-3 porsiyon kullanılması, yeterli ve dengeli beslenme için günde en az 5 porsiyon sebze-meyve verilmesi, 3.7. Birçok vejetaryenin beslenmesindeki en önemli sorunun diyetlerinin yeterli miktarda veya kalitede protein içermemesi olduğu, ayrıca vejetaryenliğin çeşidine bağlı olarak bu bireylerde bazı vitamin ( D

Vitamini, riboflavin, B12 vitamini ve minarellerin ( kalsiyum, demir, çinko, selenyum, iyot) yetersiz alımı açısından yüksek risk altında oldukları, yumurta ise en ekonomik ve kaliteli protein kaynağı olmasının yanısıra riboflavin, folik asit, B12, A, D, E vitaminleri ile fosfor, demir ve kalsiyum minerallerinin önemli bir kaynağı olduğu, vejetaryen beslenme şeklini seçen bireylerde tanı konulan herhangi bir sağlık sorunu ( safra kesesi, kalp-damar, yumurta alerjisi v.b) bulunmuyorsa, günlük beslenme programlarına 1-2 adet yumurta eklenmesi önerildiği,

3.8. Sebzelerin birleşiminin önemli bir kısmı su olduğundan günlük enerji ve protein gereksiniminin karşılanmasına katkısının çok az olduğu, semizotu, ıspanak, mantar, yer elması, taze börülce, brüksel lahanası, brokoli, taze bakla, enginarın protein içeriği diğer sebzelerle karşılaştırıldığında daha yüksek olduğu, başvuru sahibinin menü planlaması yapılırken bu durumun göz önünde bulundurulabileceği fakat vejetaryen beslenmede günlük kültür mantarının eklenmesinin zorunlu olmadığı, 3.9. Menünün kısaca toplu beslenme sistemlerinde servis edilen yemek listesi olarak tanımlandığı, her kurumda olduğu gibi ceza infaz kurumlarında da yemek hizmetleri yürütülürken uygulanması gereken yönetmelikler ve bu yönetmeliklere göre hazırlanan yemek hizmetleri teknik şartnamesi, günlük iaşe miktarları olduğu, menü planlamalarının bu yönetmelikler doğrultusunda ceza infaz kurumunun koşulları ile hükümlü ve tutuklulara ilişkin birçok faktör göz önünde bulundurularak yapılması gerektiği, Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 4.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. Maddesi; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” 4.2. “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26. Maddesi; “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.” 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. Maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma

hakkına sahiptir.

2)Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.”

3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

/

(4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” Hükümlerine amirdir.

5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 1. Maddesi; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.”

Düzenlemesini içermektedir.

5.1. “İfade özgürlüğü” başlıklı 10. Maddesi ;“ 1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir.” Düzenlemesini içermektedir.

6. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6. Maddesi; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” düzenlemesini içermektedir.

7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesi;

“(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” hükmüne amirdir.

8. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ”Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” kenar başlıklı 6. Maddesi;

“(1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar.

b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.

e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.

g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun, tüzük ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.

h) Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında

Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır.” 8.1. “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35inci maddesi; “(1) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.” 8.2. “Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma

hakkı” başlıklı 67. Maddesi:

“(1) Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir.

(2) Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz.

(3) Kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak, Adalet Bakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebilir.

(4) Bu haklar, tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.” 8.3. “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 72. Maddesi;

“(1) Hükümlüye Adalet ve Sağlık Bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır.

(2) Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışarıdan sağlanabilir.

(3) Hasta hükümlüye, kurum hekiminin belirleyeceği besinler verilir.”

Hükümlerine amirdir.

9. 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun “Dilekçe hakkı” başlıklı 3. Maddesi;

“Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet

Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler.” Hükmüne amirdir.

10. 17/06/2005 tarih ve 25848 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz

Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik “Yeme ve içmede kullanılan araç ve gereçler” başlıklı 6ncı maddesi; “Koğuş, oda ve eklentilerinde, her hükümlü için kantinden temin edilmek şartıyla bir adet uç kısmı sivri olmayan on santimetre uzunluğunda bıçak, plastik veya yumuşak metalden imal edilmiş çatal, yemek ve çay kaşığı, 0.50 mm. kalınlığında iki adet metal yemek tabağı ve ikişer adet cam su bardağı ile çay bardağı ve tabağı bulundurulabilir.” 10.1. “Elektrikli eşyalar” başlıklı 9uncu maddesi; “ Koğuş, oda ve eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla, bir adet otuzyedi ekran televizyon ile elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir. Ayrıca her hükümlü, kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilir.

Oda sistemine geçmemiş ceza infaz kurumlarında, koğuşların durumuna göre, bir adet büyük ekranlı televizyon ile buzdolabı bulundurulmasına izin verilebilir.

Aydınlatma dışındaki elektrik giderleri hükümlü tarafından karşılanır.” Düzenlemelerini içermektedir.

11. 26/05/2005 tarihli ve 25978 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve

Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumu Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin “Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler” başlıklı 4. Maddesi;

“Hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumlarında görevi başında bulunan personel, 14/6/1930 tarihli ve

1721 sayılı Kanunun 2 nci, eğitim merkezlerinde eğitim görenler, 29/7/2002 tarihli ve 4769 sayılı Ceza

İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanununun 14 üncü maddeleri gereğince iaşe edilir.”, 11.1. “Günlük iaşe miktarı” başlıklı 5. Maddesi; “Günlük iaşe miktarı, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan tutardır.”, /

11.2. “ İaşe miktarlarının öğünlere dağıtımı” başlıklı 6. Maddesi; “Yönetmeliğe göre iaşe edilenlerin günlük gıdası, Yönetmeliğin 5 inci maddesindeki iaşe miktarı, çeşit ve gramajı üzerinden üç öğün olarak verilir. Öğünlerin gramaj ve kalori miktarları 5 inci maddeye göre belirlenmiş esaslara bağlı kalınarak kurum müdürlüklerince tespit edilir.”, 11.3. “Hastaların iaşe edilmesi” başlıklı 9. Maddesi; “(Değişik:RG-28/3/2012-28247) “Hasta hükümlü ve tutukluya, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinler verilir.

İnancı gereği veya vegan, vejeteryan türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanır.

Eğitim merkezlerinde de bu uygulama yapılır.” Düzenlemelerini içermektedir.

12. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik “Hükümlünün kişisel eşyasının korunması” başlıklı 59uncu maddesi “(1) Hükümlünün beraberinde getirmiş olduğu eşya ve elbiseler temizlendikten sonra bir paket yapılır ve ambar memuruna teslim edilir. Ambar memuru, gelen eşyaya ilişkin gerekli kayıt işlemlerine yapar ve buna ilişkin kaydın bir örneği hükümlüye verilir, birisi eşya paketi üzerine iliştirilir, diğeri de kurum kayıtlarında muhafaza edilir.”, 12.1. “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 65. Maddesi;

“(1) Hükümlülerin beslenmesinde, 5275 sayılı Kanunun 72 nci maddesinde belirtilen hükümler uygulanır.

(2) Hükümlülerin beslenmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.” 12.2. “Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı” başlıklı

75inci maddesi:

“(1) Hükümlü, kurumlarda merkezi yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir.

(2) Merkezi yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz.

(3) Kapalı ve açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde ancak eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak Bakanlığın uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın kuruma alınmasına izin verilebilir.

/

(4) Bu haklar, idare ve gözlem kurulu kararı ile tehlikeli hükümlü oldukları saptananlar veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.

(5) İşlediği suçun nitelik ve işleniş biçimi göz önüne alındığında, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan, kurumdaki tutum ve davranışlarıyla, suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülerin, idare ve gözlem kurulu kararıyla televizyon yayınlarını izlemesine ve bilgisayar ile internetten yararlanmasına izin verilmez.” 12.3. “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 80inci maddesi : “(1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbi malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” Düzenlemelerini içermektedir.

13. 01/06/2020 tarihinde yayımlanan 172 No’lu Ceza İnfaz Kurumlarında Barındırılanların

Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Merkezli Sağlığı Erişimi ve Tedavileri, Tedavi Nedeniyle

Nakiller, Ceza Tehir İşlemleri konulu Genelgenin; “Yemeklerin Hazırlanması, Dağıtımı ve Diyet

Yemek Uygulamaları İle Kantinde Satılan Gıdaların Denetimi” başlıklı 4. Bölümü “Yemeklerin

Hazırlanması ve Dağıtımı B. Diyet Yemek Uygulamaları” başlıklı maddesi;

“ 1. Geçici ve sürekli, özel bir beslenme programı uygulanması gereken başta çölyak, diyabet ve sindirim sistemi rahatsızlıkları gibi kronik ve metabolizma hastalıkları uzman hekim raporu ile belgelenen tutuklu ve hükümlülere buna uygun besinler verilecektir.

2. İnancı gereği, veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri kapsamındaki besinler iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacaktır.

…”

Düzenlemelerini içermektedir.

14. 11/1/2006 tarihli Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi

Kuralları Hakkında Rec (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı’nın (Avrupa Cezaevi Kuralları) “Beslenme” başlıklı bölümü;“1. Mahpuslara, yaşlarını, sağlıklarını, fiziki koşullarını, dinlerini, kültürlerini ve çalıştıkları işin özelliğini hesaba katan besleyici gıdalar temin edilmelidir.

2. Asgari enerji ve protein miktarı da dâhil olmak üzere besleyici bir gıdanın gerekleri ulusal mevzuatta düzenlenmelidir.

3. Yiyecekler hijyenik olarak hazırlanmalı ve dağıtılmalıdır.

4. Mahpuslara makul aralıklarla günde üç öğün yemek verilmelidir.

5. Mahpuslar temiz içme suyuna her zaman ulaşabilmelidir.

/

6. Pratisyen hekim veya nitelikli bir hemşire tıbbi sebeplerle özel bir mahpusun beslenmesinde değişiklik yapmalıdır.” , 14.1. “Dış Dünya ile İlişki başlıklı bölümü” ; “24.10. Belirli bir dava kapsamında, adli bir merci tarafından, belirli bir süre için konulan özel bir yasaklanma olmadıkça mahpusların gazete, dergi ve diğer yayınları okumalarına ve bunlara abone olmalarına, radyo ve televizyon yayınlarından yaralanmalarına ve böylece toplum hayatındaki gelişmelerden düzenli olarak bilgi edinmelerine izin verilmelidir. “ 14.2. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. Maddesi; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’, 15. Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Nelson Mandela

Kuralları) ‘nın 42. maddesi; “Beslenme, içme suyu, açık havaya erişim ve fiziksel egzersiz, kişisel hijyen, sağlık hizmeti ve yeterli kişisel alan ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere bu kurallarda belirtilen genel yaşam koşulları istisnasız tüm mahpuslara uygulanır.” düzenlemelerini içermektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

16. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmi

Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 17. Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak barındırılmakta olan başvuran, vejetaryen beslendiğini, kendisine sağlanan yemek listesi içeriğinde yer alan besinlerden yeterli protein alamadığını, Kuruma kabulü esnasında yanında bulunan bir kısım eşyaların kullanımına izin verilmeyerek, Ceza İnfaz Kurumu Emanet Eşya Biriminde muhafaza altına alınmasına karar verildiğini ve Kurumumuza hitaben yazdığı ek şikayet dilekçesinin işleme alınmadığını beyan ederek

Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.

18. Başvuranın vejetaryen beslendiği, et ve türevlerinden oluşan besin maddelerinden hiçbirini yiyemediğinden protein ihtiyacını yeterli düzeyde karşılayamadığı iddiasına ilişkin olarak; 18.1. Anayasa’nın 17 inci, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2 inci ve Medeni ve Siyasi Haklar

Sözleşmesi 6 ıncı maddesi ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını da içermektedir.

/

18.2. Uluslararası sözleşmeler ve tavsiye kararları ile sağlık ve beslenmeye dair belirtilen genel yaşam koşullarının istisnasız tüm mahpuslara uygulanılması ile mahpuslara asgari enerji ve protein miktarı da dahil olmak üzere besleyici gıdanın temininin gerekliliği vurgulanmıştır.

18.3. Cezaevinde tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkumların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınmasının gerekliliği doğrultusunda; hükümlü ve tutukluların sağlığını göz önünde bulundurmak suretiyle cezaevlerinde uygun beslenmenin sağlanmasının da

Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kamu otoritelerinin pozitif bir yükümlülüğü olduğu, AİHM ve

Anayasa Mahkemesi kararları ile kabul edilmektedir (AİHM, Moisejevs/Litvanya, B. No: 64846/01, 15/6/2006, AYM, Şehmus Özsubaşı, B.No: 2013/2582, 3/3/2016).

18.4. Tutuklu ve hükümlülerin uygun beslenmesini sağlamak hususundaki pozitif yükümlülüğü kapsamında devletin; himayesi altındaki hükümlü ve tutukluların verimli ve etkin şekilde iaşe etmesi ile sağlıklı ve dengeli beslenmelerinin, beden ve sağlık durumlarının korunmasını temin etmesi gereklidir.

Nitekim 5275 sayılı Kanun’un 72. Maddesi ve Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları

Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin 4, 5 ve 6. maddelerinin hükümlü ve tutukluların beslenmesi kapsamında ilgili kamu otoritelerine pozitif yükümlülük yüklediği açıktır.

18.5. Başvuru konusu olaya ilişkin olarak başvuran, et ve türevlerinden oluşan besin maddelerinden hiçbirini yiyemediğini, cezaevi idaresi tarafından sağlanan yemek listesinin protein ihtiyacını yeterli düzeyde karşılayamadığı gerekçesi ile kendisine listeye kültür mantarı, yumurta gibi proteinden zengin besinlerin eklenmesi isteminde bulunmaktadır.

18.6. Vejetaryenlik ya da etyemezlik, bitkisel kaynaklı besinlerin ağırlıklı olarak tüketilmesini içeren, et, kümes hayvanları, balık, yumurta, süt, peynir, yoğurt gibi hayvansal besinleri az miktarda ya da hiç tüketilmediği bir beslenme tarzıdır.

18.7. 5275 sayılı Kanun’un 72. maddesinin 1 numaralı fıkrasında hükümlü ve tutukluların beslenmesinde dinî ve kültürel gereklerin göz önünde bulundurularak hükümlü ve tutuklulara besin verileceği hükme bağlanmıştır. Bunun da ötesinde Yönetmelik’in 9. Maddesinde ve 172 No’lu Genelgenin 4. Bölümünde açık bir şekilde vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların taleplerinin karşılanacağı ancak bu kapsamdaki yükümlülüklerin iaşe miktarı ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.

18.8. Başvuranın barındırıldığı Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda vejetaryenler için özel bir menü çıkarılmaktadır. Başvuran da başvuru dilekçesinde kendisine ayrı bir menü verildiğini kabul etmiş ancak menü içeriğinin protein bakımından yeterli olmadığını belirtmiştir. Bununla birlikte başvuran, protein yetersizliğinden kaynaklanan bir sağlık sıkıntısından da bahsetmemiştir.

18.9. Cezaevi idaresi tarafından sunulan 15/09/2020 – 12/12/2020 tarih aralığına ait vejetaryen yemek listesinde yer alan öğünlerin yeterli ve dengeli olup olmadığının değerlendirilmesi için listenin bir örneği

Ankara Şehir Hastanesi’ne gönderilmiş, hastane diyetisyeni tarafından yapılan değerlendirmede; yemek listesinin sağladığı enerjinin ortalama 2600 kcal, protein miktarının ise ortalama 84 gr olarak tespit edildiği, yapılan değerlendirme sonucunda ekte yer alan yemek listesinin başvuru sahibinin günlük enerji

ve protein ihtiyacını karşılamakla birlikte, günlük alınması gereken protein miktarının alt sınırda olduğunun görüldüğü, ayrıca besin çeşitliliğinin yeterli, dengeli beslenme ve sağlığın temeli olduğu, bu sebeple menünün protein yönünden desteklenmesi ile menü planlamalarında besin çeşitliliğine önem verilerek, yemek tekrarlarından kaçınılması gerektiği, bu yaklaşımın vejetaryen tutuklu ve hükümlülerin menü planlamalarında da göz önünde bulundurulmasının önerildiği görülmüştür.

18.10. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar kapsamında sonuç olarak; mevzuat ile açık bir şekilde vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların taleplerinin karşılanacağı öngörülmüş ancak taleplerin iaşe miktarı ile sınırlı olarak karşılanacağı belirlenmiştir. Başvuranın barındırıldığı cezaevi idaresi tarafından da mevzuat dahilinde işlem yapılarak vejetaryen türü beslenmeyi benimsemiş tutuklu ve hükümlülere özel yemek listesi oluşturulduğu görülmüştür. Başvuranın şikayetleri ise yemek listesinin protein bakımından yetersiz ve dengesiz olduğu noktasındadır. Dosya içeriğine alınan, başvurana sağlanan yemek listesi porsiyon miktarları yer almadığından Hastanede kullanılan porsiyon miktarları ve yemek reçeteleri baz alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, başvurana sağlanan yemek listesinin başvuru sahibinin günlük enerji ve protein ihtiyacını karşıladığı ancak protein miktarının alt sınırda olduğu, bu sebeple menünün protein yönünden desteklenmesi ile menü planlamalarında besin çeşitliliğine önem verilmesinin önerildiği görülmüştür. 5275 Sayılı Yasa 72. Maddesi ile Ceza infaz kurumu idaresi tutuklu ve hükümlülere yeterli ve dengeli bir beslenme hizmeti sunmakla yükümlü kılınmış, bu yükümlülük Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan Günlük iaşe miktarı ile sınırlı tutulmuştur. Bunun yanında hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilme, kantini bulunmayan kurumlarda ise idarenin izin ve kontrolü altında dışarıdan sağlanması isteminde bulunabilme haklarına da sahiptir. Dosya içeriğinde başvuranın protein yetersizliği nedeniyle sağlık sıkıntıları yaşadığına dair bir iddiası ve buna dair herhangi bir somut veri de mevcut değildir. Başvuranın barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumu tarafından başvurana vejetaryen beslenmeye özel yemek listesi oluşturulmuş ve liste günlük enerji ve protein ihtiyacını karşılamakta olup bu bakımdan idarenin işlemleri mevzuata uyarlıdır. Dosya içeriğine alınan uzman görüşünde başvurana sağlanan menünün protein miktarının yeterli olmakla birlikte alt sınırda olduğu değerlendirilmiştir. Bu bakımdan mer’i mevzuat ve iaşe miktarı ile sınırlı olmak kaydı ile, idare tarafından, vejetaryen tutuklu ve hükümlülerin menü planlamalarında yemek listesinin protein yönünden desteklenmesi ile besin çeşitliliğine önem verilmesi yaklaşımının göz önünde bulundurulmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.

19. Başvuranın Kurum’a kabulü esnasında yanında getirdiği el radyosu ve kulaklığı, saç kurutma makinesi, kısa ve küt uçlu meyve bıçağı, metal tabak ve elektrikli ısıtıcı eşyalarının Yönetmelik kapsamında bulundurulabilecek eşyalardan olmadığı gerekçesi ile Ceza İnfaz Kurumu Emanet Eşya

Biriminde muhafaza altına alındığı ve kullanımına verilmediği iddiasına ilişkin olarak; 19.1. Hükümlü ve tutuklular, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkından hukuka uygun olarak mahrum bırakılabilirken genel olarak Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptirler. AİHM de aynı şekilde hükümlü ve tutukluların Sözleşme’de yer alan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahip olduğunu pek çok kararında yinelemiştir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) [BD], B. No: 74025/01, 6/10/2005). Bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi

ve disiplinin sağlanması gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin temin edilmesine yönelik kabul edilebilir, makul gerekliliklerin olması durumunda sahip olunan haklar sınırlanabilir. (Silver ve diğerleri/Birleşik

Krallık, B. No: 5947/72, 25/3/1983).

19.2. Ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak kamu düzeninin korunmasına ve suç işlenmesinin önlenmesine yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve tutukluların sahip oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11 /2014, § 35).

19.3. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların radyo dinleme hakları ve hakkın nasıl kullanılacağı ise 5275 sayılı Kanun’un 67. maddesinin (1) ve (2) numaralı gösterilmiş, 5275 sayılı

Kanun’un 35. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri eşya ve maddelerin Yönetmelik’te düzenleneceği kuralı getirilmiş, bu çerçevede bulundurulacak eşyaların sayısı, niteliği, hacmi ve bunların temin edilme şekilleri açıklığa kavuşturulmuştur.

19.4. Yönetmelik ilgili düzenlemelerine göre her hükümlünün ceza infaz kurum kantinden temin edilmek şartıyla bir adet uç kısmı sivri olmayan on santimetre uzunluğunda bıçak, 0.50 mm. kalınlığında iki adet metal yemek tabağı bir adet kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilme ve kullanabilmeleri mümkün olabilmektedir. Hükümlülerin barındırıldıkları koğuş, oda ve eklentilerinde ise kantinden temin edilmek koşuluyla, bir adet elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilmektedir.

19.5. Başvuranın barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla Ceza İnfaz

Kurumunun koğuşlarında kişi sayısına göre bıçak temininin sağlandığı, fazla bıçakların ise sahipleri adına emanet eşya deposunda muhafaza edildiği, ayrıca anılan Kurumda metal tabak yerine melamin tabak kullanılması şeklinde sınırlama getirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Yönetmelik uyarınca her koğuşta, birer adet elektrikli ısıtıcı, saç kurutma makinesi bulundurulabildiği ancak adı geçenin barındırıldığı koğuşta su ısıtıcısı ve saç kurutma makinasının mevzuat ile izin verilen sayıda mevcut olduğu ve elektrikli ısıtıcının ise yönetmelikte oda ve eklentilerde bulundurulabilecek eşyalar arasında düzenlenmediği, bu bakımdan kullanımına izin verilmeyerek, başvurana ait bu eşyaların emanet eşya deposunda muhafaza edilmekte olduğu belirlenmiştir. Kurum kantininde sadece FM bant özellikli radyo cihazlarının satılmasına izin verildiği, başvuranın şikayete konu radyoyu kantinden temin etmediği, daha önce barındırılan Kurumlardan temin edilmiş yahut Kuruma kabul esnasında yanında getirilmiş olan kısa ve uzun dalga bant özelliği belirlenen radyoların örgütsel haberleşme aracı olarak kullanmaları dolayısıyla güvenlik nedeniyle kullanımına izin verilmeyerek emanet eşya deposunda muhafaza edildiği anlaşılmıştır.

19.6. Somut olayda şikayete konu Ceza İnfaz Kurumunda Eşya Yönetmeliği’nin 6. maddesine istinaden

İdare ve Gözlem Kurulunca hükümlü ve tutukluların yeme ve içmede kullanılan araç ve gereçlerine kısıtlama getirilmiş olup müdahalenin kanuni dayanağı bulunmaktadır. İdare ve Gözlem Kurulu kararaı doğrultusunda, koğuşlarda her 10 hükümlü/tutukluya 1, 20 hükümlü/tutukluya 2, 30 ve üstü hükümlü/tutukluya 3 meyve bıçağının, kantinden temin edilmek şartı ile kullanımına izin verildiği dolayısı

ile bıçak kullanımının tamamen kaldırılmadığı, belirli bir sayı ile sınırlandırıldığı ve metal tabak yerine melamin tabak kullanıldığı, başvuranın barındırıldığı koğuşta su ısıtıcısı ve saç kurutma makinasının ise mevzuat dahilinde izin verilen sayıda mevcut olduğu ve elektrikli ısıtıcının ise mevzuat dahilinde kullanımı ve bulundurulmasının mümkün olmadığı, anılan Kurumda yasak yayınlar kapsamında terör örgütü propagandası yapılmasının önüne geçilmesi için yukarıda yer verilen düzenlemeler ışığında her türlü radyonun değil sadece kısa ve uzun dalga özelliği taşıyan radyoların bulundurulması ve dinlenmesinin yasaklanmış olduğu, 5275 Sayılı Kanun 67. Maddesi (4) numaralı fıkrasına göre radyo olanaklarından yararlanma hakkının tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği, Ceza İnfaz Kurumunun düzeni ve güvenliği açısından bu tedbirin gerekli olduğu, kulaklık satışının ise kulaklık kablolarının birbirine bağlanarak koğuşlar arasında iletişim amacıyla kullanılmasının tespit edilmesi dolayısı ile güvenlik nedeni ile satışının yapılmadığı, bu bakımdan da başvurana ait eşyaların emanete alındığı, anlaşılmıştır.

19.7. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ışığında sonuç olarak; bahse konu tedbirlerin, 5275 Sayılı

Kanun ile Eşya Yönetmeliği ilgili hükümleri dahilinde alındığı, Ceza infaz kurumlarında düzenin ve güvenliğin sağlanması için koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulacak eşyalara karşı daha hassas olunması gerektiği, Ceza İnfaz Kurumunun asayişi ve güvenliğinin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, disiplinin ve dolayısıyla kamu düzeninin sürdürülmesi bakımından ceza infaz kurumunda bulunmanın bir sonucu olarak hürriyeti bağlayıcı tedbir gereğince katlanılması mümkün ve muhtemel tedbirler olduğu, kaldı ki bahse konu eşyaların kullanımının tamamen kısıtlanmadığı, mevzuat ve güvenlik tedbirleri dahilinde belirlenen sayıda koğuş içerisinde kullanımına izin verildiği, yine başvuran tarafından kurum kantininden kısa ve uzun dalga yayın yapma özelliği taşımayan radyo satın alması ve kullanmasının da mümkün olduğu bu bakımdan da müdahalenin gerekli ve ölçülü olduğu değerlendirilmiştir.

20. Başvuranın Kurumumuza hitaben yazdığı 30.03.2020 tarihli ek dilekçenin kaybedilmeye çalışıldığı, bu konuda Sulh Ceza Hâkimliğine şikâyette bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; 20.1. Anayasa’ da herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkı ile kişisel veya kamusal konularla ilgili dilek ve şikayetlerini yalnız veya başkaları ile birlikte yargı organı dışındaki resmi kuruluşlara sunabilme hakkına da sahip olduğu düzenlenmiş, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 68’inci maddesi gereğince, hükümlü ve tutukluların resmi mercilere gönderdikleri mektupların denetime tabi tutulmayacağına yer verilerek, TCK 121. Maddesinde kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi “Dilekçe Hakkının

Kullanılmasının Engellenmesi” suçu olarak tanımlanarak, hak arama özgürlüğünün kullanılması güvence altına alınmıştır.

20.2. Açıklananlar ışığında, Ceza İnfaz Kurum İdarelerince tutuklu/hükümlüler tarafından verilen dilekçelerin akıbetleri hakkında bilgi verilmesi, gönderilen kayıtların evrak kayıt numarası veya barkod numaraların ilgilileri ile paylaşılması ve anayasal hakların önüne geçecek hak ihlallerine sebebiyet verecek uygulamalara mahal verilmemesi ile Anayasal haklardan olan dilekçe ve yasal yollara başvurma hakkının korunmasının sağlanması esas olmalıdır.

/

20.3. Somut olaya bakıldığında; ilgili idarenin cevabi yazısında hükümlü ve tutukluların resmi mercilere denetime tabi olmaksızın ileti gönderebildiği, bahse konu ceza infaz kurumunda bulunan tüm hükümlü ve tutukluların yazmış olduğu dilekçelerin göndermek istedikleri yere gerekli kontrollerin yapılmasının ardından ivedilikle gönderildiği, talepte bulunmaları halinde dilekçelerinin gönderildiğine dair dilekçe çıkış numaralarının verildiğinin belirtildiği, aksini kanıtlar somut bir veri de bulunmadığı, başvuranın 26.12.2019 tarihinden bu yana Kurumumuza hitaben yazdığı şikayet başvurularına konu 7 adet dilekçe de dahil olmak üzere yargı mercileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarına hitaben yazdığı 45 adet dilekçenin anılan Kurum tarafından işleme alınarak ilgili kurumlara sevkinin sağlandığı ancak UYAP dosyasının tetkikinde, belirtilen tarihte Sulh Ceza Hakimliği ve Kurumumuza hitaben yazmış olduğu ek bir dilekçesinin bulunmadığı bilgisine yer verildiği görülmekle, dilekçelerin ilgili Kurum ve Kuruluşlara iletilmediği yolunda başvuruda bulunanın soyut iddiası dışında, şüpheden uzak, somut ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı bu kapsamda idarenin dilekçe ve yasal yollara başvurma hakkının korunması ve sağlanması adına üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, iş ve işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet

Bakanlığı Ceza ve Tevkiefevleri Genel Müdürlüğü tarafından kanunlara uygunluk, ölçülülük, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, bilgi edinme hakkı ilkelerine uygun davranıldığı ancak makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşılmakla, idareden bundan sonra bu ilkelere de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Rize İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın barındırıldığı Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum’u tarafından tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmediğinden, Emanet Eşya Biriminde başvuran adına muhafaza altına alınmış olan eşyaların kullanımına tahsis edilmesi isteminin REDDİNE, /

Başvuranın barındırıldığı Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum’u tarafından sağlanan vejetaryen menü içeriğinin günlük enerji ve protein miktarını karşılamakla birlikte, protein miktarının alt sınırda olduğu görüldüğünden, mer’i mevzuat ve iaşe miktarı ile sınırlı olmak kaydı ile, idare tarafından, vejetaryen tutuklu ve hükümlülerin menü planlamalarında menü içeriklerinin protein yönünden desteklenmesi ile besin çeşitliliğine önem verilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/