|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması talebiyle açılan davada, davacının aldığı aylıkların kesilmesi ve borçlandırılması üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının hem eşinden hem de babasından ölüm aylığı almaya hak kazandığını belirterek, SGK’nın yaptığı kesintilerin hukuka aykırı olduğuna ve borç tahakkuk ettirmenin geçersiz olduğuna karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, SGK’nın istinaf başvurusunu esastan reddederek, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını onaylamıştır. Mahkeme, davacının sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmadığını ve bu nedenle babasından aldığı ölüm aylığının kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. Sonuç olarak, davacının yersiz ödemeler nedeniyle borçlu olmadığını ve yapılan kesintilerin iade edilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Karar, temyiz aşamasında da onanmış, SGK’nın itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durum, sosyal güvenlik hukuku açısından önemli bir içtihat oluşturmakta ve benzer durumlarda hak sahiplerinin korunmasına yönelik bir emsal teşkil etmektedir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/5946 E. , 2024/8325 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1810 E., 2023/2796 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/67 E., 2022/157 K.
Taraflar arasındaki eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya eşinin vefatı üzerine dul ölüm aylığı/geliri bağlandığını, babasının vefatı üzerine de hak sahibi sıfatıyla maaş bağlandığını, daha sonra davalı SGK tarafından davacıya babasından bağlanan maaşın, geriye işletilmek suretiyle bağlandığı tarihten itibaren iptal edildiğini ve o güne kadar yapılan ödemelerin borç çıkarılarak, hem bağlanan aylığın kesildiğini hem de aylık maaşlarına haciz uygulanarak kesinti yapıldığını, yapılan bir başka işlemle davacıya maaşın yeniden bağlandığını, ancak çıkarılan borcun iptal edilmediğini ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile bugüne kadar yapılan kesintilerin, kesinti yapılan tarihlerden başlatılarak faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Somut olayda, davacının … eşinden 5434 sayılı Kanun kapsamında, babasından 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı almaya hak kazandığı ve ikisini birden almaya engel bir yasal düzenleme olmaması rağmen davalı Kurum tarafından 2013/26 sayılı Genelgeye istinaden davacının gelir tespitine tabi tutulduğu, geçimi sağlayacak gelirinin bulunduğu gerekçesi ile babasından aldığı aylığın kesilip yersiz ödenen tutarı borç kaydedildiği, daha sonra verilen Yönetim Kurulu kararına istinaden 01/10/2016 tarihi itibarıyla davacıya yeniden aylık bağlandığı, ancak sonraki bir tarihte aylık bağlamasının uyuşmazlığı sona erdirmediği, davacı aleyhine yersiz ödeme nedeniyle borç tahakkuk ettirilen tutarın iptal edilmediği, yapılan kesintilerin iade edilmediği, davacının babasından dolayı ölüm aylığına hak kazandığı tarih aralığında Kanun koyucu tarafından aranan tek şartın “sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kapsamdaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olduğu, davacının da kendi çalışmasından dolayı gelirinin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılmasına göre, davacının babasından dolayı aldığı ölüm aylığını kesen Kurum işleminin yerinde olmadığı, bu işlemden dolayı çıkarılan borçtan davacının sorumlu olmadığı, yapılan kesintilerin iadesinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davacının, babasından dolayı ölüm aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile yersiz ödeme nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının aldığı ölüm aylıklarından yapılan kesintilerin, kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; hatalı değerlendirme sonucu usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanmasına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.