|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının hem vefat eden eşinden hem de babasından çift ölüm aylığı alıp alamayacağına ilişkindir. Davacı, eşinin ve babasının vefatından sonra her iki kaynaktan da ölüm aylığı talep etmiş, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) başvurusunu reddetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının çift ölüm aylığına hak kazandığını belirterek kararı bozmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının eşinden aldığı aylığın yanı sıra babasından da ölüm aylığına hak kazandığını tespit etmiştir. Ancak, Yargıtay, bu kararı bozarak, davacının çift aylığa hak kazanamayacağını belirtmiştir. Yargıtay’a göre, ilgili mevzuat gereği, davacının babası üzerinden aylık alma hakkı, eşinin vefat ettiği tarihte doğmamaktadır. Bu nedenle, davacının temyiz itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu süreç, sosyal güvenlik hukuku çerçevesinde ölüm aylığına ilişkin hakların belirlenmesi açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/4827 E. , 2024/8403 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2207 E., 2023/2311 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/113 E., 2021/89 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinin 18.07.2019 tarihinde vefat ettiğini, davacının eşinin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi emekli olduğunu, ölüm tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun 4/1-a maddesine tabi olarak vefat ettiğini, davacının babasının 14.03.2005 tarihinde vefat ettiğini, davacının babasının 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’na tabi emekli olduğunu ölüm tarihi itibariyle yine 1479 sayılı Kanun’a tabi olarak vefat ettiğini, hali hazırdaki 5510 sayılı Kanun kapsamında ise 4/1-b maddesine tabi gözüktüğünü, davacının vefat eden eşinden ve babasından ölüm aylığı alması için SGK’ya başvuru yaptığını, SGK tarafından 03.09.2019 tarihli yazı ile başvurunun reddedildiğini beyanla, davacının hem babasından hem eşinden çift ölüm aylığına hak kazandığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurumca yapılan incelemelerde, davacının 28.08.2019 tarihinde babasından kaynaklı ölüm aylığı talebinde bulunduğunu, babasının 14.03.2005 tarihinde vefat ettiğini, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 2008 yılı Ekim ayı başından sonra vefat eden sigortalıların hak sahiplerine Kanun’un 33 üncü maddesi gereği ölüm aylık, 20 nci maddesi gereği ise ölüm geliri bağlanmaktadır. Birden fazla dosyadan gelir aylık veya gelir ve aylığa hak kazanılması durumunda “uzun vadeli sigorta kollarından hem eşinden hem de ana veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara tercihine göre eşinden ya da anne veya babasından, kısa vadeli sigorta kollarından hem eşinden hem de ana veya babasından ölüm gelirine hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana veya babasından aylık veya gelir bağlanacağı ön görüldüğünü, eşi 18.07.2019 tarihinde vefat ettiğinden ve davacıya SSK kapsamında eşinden ölüm aylığı bağlandığından babasından dolayı ölüm aylığının bağlanmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli 2021/113 E., 2021/89 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli 2021/2125 E., 2023/823 K. sayılı ile; “… 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi başlığı “5510 sayılı Kanun’a göre bağlanacak gelir ve aylıklardan” söz ettiğinden, 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin de somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında davacınını eşinden dolayı almakta olduğu aylığın yanında babası nedeniyle de ölüm aylığına hak kazandığı, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacının istinaf başvurusu kabul edilerek…” gerekçesiyle “1) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulüne, Eskişehir 3. İş Mahkemesinin 2021/113 E., 2021/89 K., sayılı kararının kaldırılmasına, 2-Davanın kabulü ile, a)Davacının, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan babasından dolayı aylık bağlanmasına ilişkin başvurusunun reddine dair kurum işleminin iptali ile, eşinin ölüm tarihini takip eden aybaşı olan 01.08.2019 tarihinden itibaren babasından dolayı ölüm aylığına hak kazandığının tespitine…” dair karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairenin 12.07.2023 tarihli 2023/7788 E., 2023/7831 K. sayılı kararı ile babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgin olduğu gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde özetle; Kurum işleminin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya çift ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 5510 sayılı Kanun’un 34 ve 54 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.