ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın CİMER aracılığıyla yapılan başvurularda yetkili kişinin kimlik bilgilerinin paylaşılmasını talep etmesi üzerine, bu talebin hukuki dayanakları ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bilgi edinme hakkı, bireylerin idareden bilgi alabilme yetkisini güvence altına alırken, aynı zamanda idareye bilgi verme yükümlülüğü getirmektedir. Ancak, kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği gibi hakların da göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır.

CİMER sisteminin işleyişinin hızını ve etkinliğini korumak amacıyla, başvuranın talep ettiği bilgilerin paylaşılmasının kamu personelinin haklarını tehdit edebileceği ve sistemde aksaklıklara yol açabileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yaptığı başvurunun reddedilmesi işleminin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu karar, bilgi edinme hakkı ile özel hayatın gizliliği arasında bir denge kurulması gerektiğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/16294-S.21.26102

BAŞVURU NO : 2021/11278

KARAR TARİHİ : 16/11/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İLETİŞİM BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23/06/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan özetle; CİMER üzerinden yapılan başvurulara idareler tarafından verilen cevaplarda cevabı veren yetkilinin adı, soyadı, unvanı ve irtibat numarası bilgilerine yer verilmediğini, bu durumun idarenin şeffaflığı ilkesine ve Resmî Yazışmalarda Uygulanacak

Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe aykırı olduğunu iddia ederek idarelerin cevabi yazılarında yetkili kişinin adı, soyadı, unvanı ve irtibat numarasına ilişkin bilgilere yer verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun 12/07/2021 tarih ve sayılı yazısı ile İletişim Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idarenin 22/06/2021 tarihli

ve sayılı yazısı ile 02/08/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle:

2.1. T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı uhdesinde yer alan CİMER; Cumhurbaşkanlığı, bakanlık, valilik, kaymakamlık vb. tüm kamu kurumlarını kapsayan, dilekçe ve bilgi edinme hakkı mevzuatı çerçevesinde yapılan başvuruları kabul ederek ilgili kamu kurumuna ileten ve nihai cevabın ilgili kurum tarafından verilmesini sağlayan bir kamu hizmetidir. Günde ortalama 50 bin işlem yapılan CİMER’de kayıtlı kamu personelinin kimlik bilgilerinin korunması 6698 sayılı kanun çerçevesinde zorunluluk teşkil etmektedir 2.2. Vatandaşlar tarafından CİMER’e yapılan başvurular 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair

Kanun ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde değerlendirilmekte olup; mevcut sistemimizde yapılan incelemeler sonucunda; ait CİMER sistemimizde kayıtlı 02/08/2021 tarihi itibariyle 433 başvurusunun olduğu görülmüştür.

2.3. Ayrıca bahsi geçen konu ile ilgili başvurusu değerlendirildiğinde; günlük yaklaşık

25 bin başvuru gelen ve 100 bin kamu personelinin kayıtlı olduğu CİMER sisteminde bahsi geçen bu tür

bilgilerin paylaşılmasının kamu personelini zora sokarak tehdit oluşturacak durumların yaşanmasına sebebiyet verebildiği, 2.4. Bununla birlikte CİMER sisteminde her gün işlem yapan 100 bin kamu personelinin bu tür bilgilerinin paylaşılmasının sistemde ciddi teknik aksaklıklar yaratarak sistemsel sorunlara yol açabildiği, hizmet kalitesinin artırılması ve sistemin daha iyi işlemesi amacıyla gerekli idari ve teknik tedbirlerin alındığı, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”, 3.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesinde; “… Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”, 3.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.5. ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”,

5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 5.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 5.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.

Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21’inci maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 6. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun; 6.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, “Bu Kanunun uygulanmasında; … Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi

… ifade eder.”, 6.2. “Kişisel verilerin aktarılması” başlıklı 8’inci maddesinde; “Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.

Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir.

Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.” 7. 14 sayılı İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin; “Görev” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Başkanlığın görevleri Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen temel ilke, hedef ve amaçlar çerçevesinde şunlardır:(…) ğ) Vatandaşların, kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerine ilişkin talep, görüş ve önerilerini kolayca iletebilmelerine yönelik tedbirleri almak.” 8. 27/04/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun

Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32’nci maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”

/

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; CİMER aracılığıyla yapılan başvurulara idareler tarafından verilen cevabi yazılarda yetkili kişinin adı, soyadı, unvanı ve irtibat numarasına ilişkin bilgilere yer verilmesini talep etmektedir.

11. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19’uncu maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.

12. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10’uncu maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.

13. Anayasamızın 26’ncı maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.

14. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha

Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)

15. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13’üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir. Anılan Kanunun 3’üncü maddesinde bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilgi” kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri olarak tanımlanmıştır. Kanunun 4’üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkı bulunduğu belirtilmiştir.

16. Bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek

amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu Kanunda belirlenmiştir. Dolayısıyla, 4982 sayılı Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.

17. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476

Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası

“Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla 4982 sayılı

Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

18. Bilgi edinme hakkının istisnaları 4982 sayılı Kanunun 4’üncü bölümünde 15 ila 27’nci maddeleri arasında düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Hakkın sınırı açısından bahsedilen 13 istisnadan biri, Kanunun 21’inci maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Madde düzenlemesine baktığımızda; kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu, kamu yararının gerektirdiği hâllerde ise, kişisel bilgi veya belgelerin, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabileceği hüküm altına alınmıştır.

19. Herkes bilgi edinme hakkına sahip olduğu gibi özel hayatının gizliliği ve korunması hakkına da sahiptir.

Demokratik hukuk devletinin vazgeçilmezi olan bu iki hak arasında kabul edilebilir hassas bir dengenin kurulması zorunludur. Hem ulusal hem de uluslararası hukuk düzenlemelerinde özel hayatın gizliliği ve korunması kavramı; bireyin kişiliğini geliştirmek ve manevi değerlerine güvence sağlamak için başkaları tarafından bilinmesini istemediği hususların oluşturduğu ve korunması hukuken gerekli görülen hayat üzerindeki hak olarak tanımlanmıştır. Kişinin özel hayatının, diğer kişilerin müdahalesine karşı korunabilmesi için kapsamının belirlenmesi gerekir. Bu gereklilikten yola çıkarak öğretide kişinin hayat çevresi; ortak hayat(kamusal hayat), özel hayat ve gizli hayat olmak üzere üçlü bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Bu kapsamda kural olarak kişinin kamusal/ ortak hayatının bilgi edinme hakkına konu olabilecek iken özel ve gizli hayatı ise istisna kapsamına girmektedir. Kişilerin ad-soyadları, adresleri, telefon numaraları, elektronik posta adresleri gibi kişisel bilgilerin öğrenilmesi amacıyla yapılan başvurular da özel hayatın gizliliği istisnası içinde kabul edilmektedir. (Hasan GÖK, Bilgi Edinme

Değerlendirme Kurulu Kararlarında Özel Hayatın Gizliliği İstisnası, TBB Dergisi, 2012 (99))

20. Kişilik, insanın kendisine bağlı hukuki değer ve varlıklarının bütününü ve hukuken korunmaya değer bulduğu bedeni ve manevi nitelikteki varlıklarının bütünüdür. Mutlak bir hak olan kişilik hakkı ise kişinin maddi ve fiziki bütünlüğü ile şeref ve haysiyeti gibi manevi bütünlüğü, bedeni, manevi ve fikri bütünlüğü üzerindeki hakkıdır. Kişilik Hakkının konusunu, kişinin maddi bütünlüğüne ilişkin değerler, şeref ve haysiyet gibi kişinin manevi bütünlüğüne ilişkin değerler, mesleki şeref ve haysiyeti gibi kişinin ekonomik bütünlüğüne ilişkin değerler oluşturur. Kişiler birey olarak toplum içinde sahip oldukları değerlerin

/

yanında, mesleki faaliyetleri açısından da saygınlık taşırlar. Modern devletler kişilerin özel hayatları ve kişilik hakları hakkında birçok bilgiyi ellerinde bulundurmaktadırlar. Bu bilgilerin üçüncü kişilerin eline geçmesi bireyin temel hak ve özgürlükleri ile özel hayatını tehdit edebilir veya ihlal edebilir. O halde somut olayda özel hayat ile bireyin bilgi edinme hakkından hangisinin “üstün değer” taşıdığının tespit edilmesi önem taşır. (Dr. Aydın AKGÜL, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Kararları Işığında Kişisel Verilerin Korunması, Beta, İstanbul, 2014)

21. Anayasa Mahkemesi’nin 31/03/1987 tarih, E.1986/24, K.1987/8 sayılı kararında; “…Özel hayatın korunması her şeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması, başkalarının gözleri önüne serilmemesi demektir. Orada cereyan edenlerin yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediği kimseler tarafından bilinmesini istemek hakkı, kişinin temel haklarından biridir. Bu niteliği sebebiyledir ki, özel hayatın gizliliğine dokunulmaması, insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde korunması istenilmiş, ayrıca tüm demokratik ülke mevzuatında açıkça belirlenen istisnalar dışında bu hak devlet organlarına, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur. İnsanın mutluluğu için büyük önemi olan özel hayata saygı gösterilmesi hakkı onun kişiliği için temel bir hak olup yeteri kadar korunmadığı takdirde kişilerin ve dolayısıyla toplumun kendini huzurlu hissedip güven içinde yaşaması mümkün değildir. Bu nedenlerle söz konusu gizliliği çeşitli biçimde ihlal eylemleri suç sayılarak ceza yaptırımlarına bağlanmıştır…” hususları belirtilmiştir.

22. Diğer yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) devlet ve vatandaş arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi amacıyla vatandaşların istek, öneri ve şikâyetlerini yönetime hızlı ve kolay bir şekilde ulaştırmasına aracılık eden bir elektronik sistem olarak hayata geçirilmiştir. Kamu hizmetinde eşitlik ve adaletin sağlanması, halkın kamu yönetimi üzerindeki denetiminin etkinleştirilmesi ve iyi yönetim ilkelerinin hayat bulmasına katkı sunan CİMER bir yandan bireylerin dilekçe ve bilgi edinme haklarını kullanmalarını kolaylaştırırken diğer yandan rasyonel kamu politikalarının oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. CİMER, merkezinde doğrudan Cumhurbaşkanlığı’nın bulunduğu bir sistem çerçevesinde vatandaşların kamu yönetimi ile ilgili şikâyetlerini sonlandıran, istek ve önerilerini toplayarak onları çözüme ortak eden, böylece kamu yönetiminin eylem ve işlemleri üzerindeki demokratik denetim mekanizmalarını güçlendiren bir araçtır.

(https://www.iletisim.gov.tr/images/uploads/dosyalar/50_SORUDA_C%C4%B0MER.pdf )

23. CİMER, yapılan başvuruların gereğinin yapılması için süratle ilgili kamu kuruluşuna gönderilmesini, ilgili kuruluş tarafından başvurulara en kısa sürede cevap verilmesini, gecikme halinde birimlerin uyarılmasını, bütün bu işlemlerin bir otomasyon sistemi içinde yürütülmesini sağlayan aracı bir kuruluştur.

Bu kapsamda CİMER bireyler tarafından yapılan başvuruları en hızlı şekilde ilgili idareye iletmek ve cevapların hızlı ve etkin bir şekilde verilmesi amacını gütmektedir. CİMER’e günlük yaklaşık yirmi beş bin başvuru geldiği, sisteme yüz bin kamu personelinin kayıtlı olduğu hususları dikkate alındığında idarenin cevabi yazılarında yazıyı hazırlayan kişinin adı, soyadı, unvanı ve irtibat numarası bilgilerine yer verilmesinin sistemin işleyişini, hızını ve etkinliğini sekteye uğratacağı değerlendirilmiştir.

24. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut dosya özelinde, kişilerin birey olarak toplum içinde sahip oldukları değerlerin yanında, mesleki faaliyetleri açısından da saygınlık taşıdıkları, bununla birlikte CİMER’in kuruluş amacı ve işleyişi dikkate alındığında; başvuranın talep ettiği, bilgilerin paylaşılmasının kamu personelini zora sokarak temel hak ve özgürlükleri ile özel hayatı tehdit edebilir veya ihlal edebilir olduğu, diğer yandan teknik aksaklıklara yol açarak sistemin kuruluş amacını sekteye uğratabileceği değerlendirilerek başvuranın Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yaptığı başvurusunun reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/