ÖZET: Bu karar, çocuk ceza infaz kurumlarında barındırılan tutuklu ve hükümlülerin çamaşır ve kurutma makinesi gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, çocukların hijyenik koşullarda yaşaması ve güvenliğinin sağlanması amacıyla bu makinelerin tahsis edilmesini talep etmiştir. İlgili mevzuat, kapalı ceza infaz kurumlarında bu tür eşyaların bulundurulmasını yasaklarken, açık ceza infaz kurumları ve çocuk eğitimevlerinde belirli koşullarla izin vermektedir. Ancak, çocukların sağlığı ve güvenliği açısından çamaşır ipi kullanımının risk taşıdığına dikkat çekilmiştir.

Kararda, çocukların özgürlüklerinden yoksun bırakılmalarının insani koşullarda gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmakta ve bu bağlamda, çocukların hijyenik ihtiyaçlarının karşılanması için çamaşırhane gibi düzenlemelerin yapılması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Adalet Bakanlığı’na, çocuk ceza infaz kurumlarında çamaşır yıkama alanlarının tahsis edilmesi ve gerekli makinelerin sağlanması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu düzenlemelerin, çocukların sağlığı ve güvenliği açısından önem taşıdığı ifade edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/11174-S.21.17982

BAŞVURU NO : 2021/2712

KARAR TARİHİ : 03/08/2021

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Çocukların barındırıldığı ceza infaz kurumlarında, ortak kullanımlarına çamaşır ve kurutma makinesi tahsis edilmesi istemine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 05/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; çocuk ceza infaz kurumlarında barındırılan çocuk tutuklu ve hükümlülerin kullanabilmeleri için kendilerine çamaşır ve kurutma makinesi tahsis edilmediğini, bu durumda çocukların çamaşırlarını elde yıkayarak, çamaşır ipi ile kurutmak zorunda kaldıklarını, çamaşırların kapalı ortamda kurutulması neticesinde meydana gelen nemin sağlığa zararlı bir ortama sebebiyet verdiğini, bunun yanı sıra Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çamaşır ipi ile ası neticesinde bir çocuğun hayatını kaybettiğini, çamaşır ipi kullanımının bu bakımdan da güvenlik riski oluşturduğunu beyan ederek

Kurumumuza başvuruda bulunmuş, başvuru hakkında Kurumumuz sayı ile

“gönderme kararı” verilmiş, karar üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce tesis edilen 17.05.2021 tarih ve sayılı cevabi yazının Kurumumuz ve Başvuran tarafından tebellüğ edildiği anlaşılmış ise de Başvuran şikayet konusunun çözüme kavuşturulmadığından bahisle Kurumumuza tekrar başvuruda bulunarak güvenlik ve sağlığa etkileri dikkate alınarak çocukların barındırıldığı kurumlarda kullanımlarına çamaşır ve kurutma makinesi tahsis edilmesi talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusu üzerine Kurumumuz tarafından tesis edilen 13/07/2020 tarih, sayılı “Gönderme Kararı” üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünün 17.05.2021 tarihli cevabi yazısında; 2.1. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in “Elektrikli

Eşyalar” alt başlıklı 9 uncu maddesinde, “Koğuş, oda ve eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla, bir adet otuzyedi ekran televizyon ile elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir. Ayrıca her hükümlü, kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilir.

2.2. Oda sistemine geçmemiş ceza infaz kurumlarında, koğuşların durumuna göre, bir adet büyük ekranlı televizyon ile buzdolabı bulundurulmasına izin verilebilir.” hükümlerine yer verildiği, 2.3. Anılan Yönetmelik’in “Açık Ceza İnfaz Kurumları ve Çocuk Eğitimevlerinde Bulunacak Eşyalar” alt başlığının 16 nci maddesinde, “Açık ceza infaz kurumlarında ve çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, kapalı ceza infaz kurumlarında bulundurulabilecek eşyalara ek olarak, ceza infaz kurumunun güvenliğini tehdit etmemek ve kanunlara aykırı olmamak koşuluyla, cins ve miktarı idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen giyim, gıda ve diğer eşyalarını koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurabilir.” hükümlerine yer verildiği, 2.4. Bu kapsamda, yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerinde ceza infaz kurumlarında ve çocuk eğitimevlerinde bulundurulabilecek eşyanın belirtildiği, söz konusu mevzuat hükümleri uyarınca çamaşır ve kurutma makinesinin kapalı ceza infaz kurumlarında bulundurulmasının mümkün olmadığı ancak açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde idare ve gözlem kurulu kararı ile bulundurulabileceği, 2.5. Anılan Kurumda barındırılmakta olan suça sürüklenen çocukların kişisel eşyasının her hafta perşembe günü, nevresim ve çarşaflarının ise ayda bir defa kurumun çamaşır makinesinde yıkandığı, kuru ve temiz bir şekilde kendilerine teslim edildiği, 2.6. Başvuran tarafından tebellüğ edilen idare cevabi yazısında bunlara ilaveten ülkemiz genelinde bulunan ceza infaz kurumlarında çamaşır ve kurutma makinesi kullanımına ilişkin mevzuat çalışmalarının Genel

Müdürlük tarafından yürütüldüğü, 3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü’ne, 11/03/2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Genel Müdürlüğünün 17.05.2021 tarihli cevabi yazısında; 3.1. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in “Elektrikli

Eşyalar” kenar başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen, “Koğuş oda ve eklentilerinde kantinden temin edilmek koşuluyla, bir adet 37 ekran televizyon ile elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir. Ayrıca her hükümlü, kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilir.” hükmü, “Temizlik”

kenar başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen, “Hükümlüler, koğuş, oda veya eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla kişisel ve çevresel temizliklerini temin için tarak, saç fırçası, sabun, kese, diş macunu, diş fırçası, tıraş sabunu, şampuan, parfüm, krem, saç boyası, çakısı bulunmayan tırnak makası, plastik saplı tıraş bıçağı, beş adet plastik elbise askısı, çamaşır mandalı ve gündelik hayatta kullanılan plastik eşyalar ile idarece uygun görülen uzunlukta çamaşır ipi bulundurabilir.” hükmü ile “Bulundurulabilecek Havyanlar ve Diğer Eşyalar” kenar başlıklı 15 inci maddesinin son fıkrasında; “Ceza infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca kantinde satışına karar verilen, bu Yönetmelikte sayılmayan ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir.” hükümlerinin yer aldığı, 3.2. Bu nedenle, hükümlü ve tutukluların barındırıldığı koğuş, oda ve eklentilerinde hangi elektrikli eşyanın ve temizlik malzemelerinin bulundurulabileceğinin anılan Yönetmelik’in ilgili maddelerinde belirtildiği, Yönetmelikte bulunmayan çamaşır makinesinin odalara verilmesinin uygun olmayacağı, ancak kurum tarafından çamaşır yıkama merkezi kurularak sorunun çözülebileceğinin değerlendirildiği, 4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler

Bakanlığı’ndan, 11/03/2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Bakanlığın 28/04/2021 tarihli cevabi yazısında; 4.1. Bakanlık kurumlarında intihar, kendine zarar verme gibi olayların önüne geçilmesi için alınan tedbirlere ilişkin olarak; çocuk destek merkezlerinde suç mağduru veya suça sürüklenmiş olan çocukların olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan örselenmenin sağaltılmasına, yaşamış oldukları travmanın etkilerinin giderilmesine ve aile ve sosyal çevre ile uyum sağlamasına yönelik grup çalışmaları, bireysel görüşmeler, aile görüşmeleri bölümlerinden oluşan Anka Çocuk Destek Programı uygulanmakta olduğu, söz konusu Programa ve Çocuk Destek Merkezleri Yönetmeliği’ne uygun olarak çocuklara yönelik psikososyal destek hizmetleri sağlanmakta, çocukların psikiyatrik tedavileri takip edilmekte, çocukların güvenliğini sağlayacak şekilde gerekli önlemler alınmakta ve fiziksel düzenlemeler yapılmakta olduğu, 4.2. Cezaevlerinde bahse konu şikayet kapsamında yapılabileceği değerlendirilen çalışmalara ilişkin olarak; cezaevindeki hükümlü ve tutuklu çocuklar ile her zaman iletişim halinde olunması, çocuklara yönelik sanatsal ve kültürel faaliyetler düzenlenmesi, boş zaman aktiviteleri oluşturması, çocukların hayata ve geleceğe güvenle bakmaları için desteklenerek olumlu düşüncelere yönlendirilmesi, ihtiyaç halinde söz konusu çocuklar için 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında sağlık, danışmanlık veya eğitim tedbirlerinin mahkemelerden talep edilerek uygulanması, çocuklarda intihar düşüncesi, intihar planı, geçmiş intihar öyküsü, intihara eşlik eden başka ruhsal sorunlar (depresyon gibi) bulunuyorsa çocuğun psikiyatrik tedaviye yönlendirilerek gerekli takip ve tedavinin sağlanması, aynı zamanda kurumda görev yapan personellere çocuk psikolojisi ve çocukla iletişim hakkında hizmet içi eğitimler düzenlenmesi, çocukların risklere karşı korunmasına yönelik kuruluş içinde gerekli güvenlik önlemlerin alınması ve fiziksel düzenlemelerin yapılmasının (binalarda kırılmaz cam kullanılması, kesici-delici aletlerin çocukların ulaşabileceği alanlarda bulundurulmaması vb.) yararlı olacağı, Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 5.1. Anayasanın “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41. maddesi ikinci fıkrasında, “Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” 5.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. Maddesi; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” 5.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. Maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.

2)Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.”

3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

(4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” Hükmüne amirdir.

6. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin 1. Maddesi; “Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.” 6.1. Sözleşmenin 37. maddesi ; “ 2. Hiçbir çocuk yasadışı ya da keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılmayacaktır. Bir çocuğun tutuklanması, gözetim altında tutulması veya hapsi yasa gereği olacak ve ancak en son başvurulacak bir önlem olarak düşünülüp uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlı tutulacaktır.

3. Özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuğa insancıl biçimde ve insan kişiliğinin özünde bulunan saygınlık ve kendi yaşındaki kişilerin gereksinimleri gözönünde tutularak davranılacaktır..” 6.2. Sözleşmenin 40. Maddesi; “Taraf Devletler, hakkında ceza yasasını ihlal ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham edilen ya da ihlal ettiği kabul edilen her çocuğun; çocuğun yaşı ve yeniden topluma kazandırılmasının ve toplumda yapıcı rol üstlenmesinin arzu edilir olduğu hususları göz önünde bulundurularak, taşıdığı saygınlık ve değer duygusunu geliştirecek ve başkalarının da insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygı duymasını pekiştirecek nitelikte muamele görme hakkını kabul ederler.” hükmü;

dördüncü fıkrasında da “Koruma tedbiri, yönlendirme ve gözetim kararları, danışmanlık, şartlı salıverme, bakım için yerleştirme, eğitim ve meslek öğretme programlarını ve diğer kurumsal bakım seçenekleri gibi çeşitli düzenlemelerin uygulanmasında, çocuklara durumları ve suçları ile orantılı ve kendi esenliklerine olacak biçimde muamele edilmesi sağlanacaktır.” 7. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 2. Maddesi; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.” 7.1. Sözleşmenin “İşkence yasağı” başlıklı 3. maddesi: “Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz.” 8. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6. Maddesi; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” 9. Birleşmiş Milletler Çocuk Ceza Adalet Sisteminin Uygulanması Hakkında Asgari Standart

Kuralları (Pekin-Beijing Kuralları) “Birleşmiş Milletler Tarafından Kabul Edilen Mahpusların

İyileştirilmesi İçin Minimum Standart Kurallar’ın Uygulanması” başlıklı 27. maddesi; “27.1

Yargılanmayı bekleyenler de dahil olmak üzere kurumlara yerleştirilmiş tüm çocuk suçlulara Hükümlülerin

Islahı İçin Asgari Standart Kurallar’ı uygulanabilir.

27.2 Asgari Standart Kurallar’da öngörülen ilkelerin tamamen uygulanması ve mümkün olabildiği kadar

çocukların yaşları, cinsiyetleri ve kişiliklerinin gerektirdiği ihtiyaçlarının sağlanabilmesi amacıyla çaba sarf edilmelidir.” 10. Birleşmiş Milletler Tarafından Kabul Edilen Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kuralları 12. Maddesi; “Her mahpusun doğal ihtiyaçlarını karşılayabileceği ölçüde yeterli sıhhi tesis bulunur ve bu tesisler temiz ve bakımlı tutulur.” 10.1. “Giysi ve yatak” başlıklı 17. Maddesi; “(1) Şahsi elbisesini giymesine izin verilmeyen her mahpusa, iklim şartlarına uygun ve kendisinin sağlığını koruyacak türden giysiler verilir. Mahpuslara hiç bir biçimde onur kırıcı veya aşağılayıcı giysi giydirilmez.

(2) Bütün giysiler temiz olur ve giysiler uygun şartlarda tutulur. İç çamaşırlar hijyenik şartların gerektirdiği sıklıkta değiştirilir ve yıkanır.” 10.2. “Sağlık Hizmetleri” başlıklı 26. Maddesi; “(1) Sağlık görevlisi, aşağıdaki konularda düzenli olarak

denetim yapar ve yöneticiye tavsiyelerde bulunur:

b) Kurumun ve mahpusların hijyenik şartları ve temizliği; c) Kurumun temizliği ısınması, aydınlatılması ve havalandırılması; d) Mahpusların giysilerinin ve yatacak yerlerinin uygunluğu ve temizliği..”

11. Özgürlüğünden Yoksun Bırakılmış Çocukların Korunmasına İlişkin Birleşmiş Milletler

Kuralları ( Havana Kuralları ) 12. Maddesi; “Özgürlükten yoksun bırakma, çocukların insani haklarına saygı gösterilmesinin sağlandığı şartlarda ve ortamlarda yerine getirilir. Islah evlerinde tutulan çocukların sağlıklı ve özsaygılı yaşamalarına yardım ve destek olacak, sorumluluk duygularının gelişmesini arttıracak ve toplumun bir üyesi olarak potansiyellerini geliştirmelerinde yardımcı olan davranış ve yeteneklere sahip olmalarını teşvik edecek türden faaliyet ve programlardan yararlanmaları sağlanır.” 12. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesi; “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” hükmüne amirdir.

13. 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. Maddesi; “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi; bu kapsamda, 2. Suça sürüklenen çocuk: Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu, ifade eder.” 13.1. “Temel ilkeler” başlıklı 4. Maddesi; “Bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması amacıyla; a) Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması, b)

Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi, İlkeleri gözetilir.” 14. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun “İnfazda Temel İlke” başlıklı 2. Maddesi;“ (2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.”

“ (4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.) Bu iletiler, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabilir.” 14.1.“Çocuk kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 11. maddesinde; “(1) Çocuk tutukluların ya da çocuk eğitimevlerinden disiplin veya diğer nedenlerle kapalı ceza infaz kurumlarına nakillerine karar verilen çocukların barındırıldıkları ve firara karşı engelleri olan iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, eğitim ve öğretime dayalı kurumlardır.

(2) Oniki-onsekiz yaş grubu çocuklar, cinsiyetleri ve fizikî gelişim durumları göz önüne alınarak bu kurumların ayrı ayrı bölümlerinde barındırılırlar.

(3) Bu hükümlüler, kendilerine özgü kurumun bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine yerleştirilirler. Kurumlarda ayrı bölümlerin bulunmaması hâlinde, kız çocukları kadın kapalı ceza infaz kurumlarının bir bölümünde veya diğer kapalı ceza infaz kurumlarının kendilerine ayrılan bölümlerinde barındırılırlar.

(4) Bu kurumlarda çocuklara eğitim ve öğretim verilmesi ilkesine tam olarak uyulur.” 14.2. “Çocuk eğitimevleri” başlıklı 15 inci maddesinde; “Çocuk eğitimevleri; çocuk hükümlüler hakkında verilen cezaların, hükümlülerin eğitilmeleri, meslek edinmeleri ve yeniden toplumla bütünleştirilmeleri amaçları güdülerek yerine getirildiği tesislerdir. Bu kurumlarda firara karşı engel bulundurulmaz; kurum güvenliği iç güvenlik görevlilerinin gözetim ve sorumluluğunda sağlanır. (2) Kurum içinde veya dışında herhangi bir eğitim ve öğretim programına devam eden ve onsekiz yaşını dolduran çocukların, eğitim ve öğretimlerini tamamlayabilmeleri bakımından yirmibir yaşını bitirinceye kadar bu tesislerde kalmalarına izin verilebilir. (3) Haklarında tutuklama kararı bulunanlar ile 11 inci madde kapsamına girenler hariç olmak üzere, bu tesislerde bulunan çocuk hükümlüler kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmezler.” 14.3. “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63.maddesinde; “(2) Her hükümlüye yöresel iklime uygun nitelikte tek tip yatak ve yeterli sayıda yatak takımı verilir.

(4) Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.” 15. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in “Hükümlülerin temizliği” başlıklı 94. Maddesi; “(1) Hükümlülerin kişisel bakım ve temizliklerinin sağlanmasına yönelik tedbirler kurum idaresince alınır. (2) Hükümlülerin barındırıldıkları odalarda gerekli sağlık ve hijyen kurallarına uymaları özendirilir. (3) Hükümlülerin, kurum olanakları ölçüsünde kısa aralıklarla yıkanmaları sağlanır. (4) Hükümlülerin, toplum içinde alışılmışın dışında saç, bıyık ve sakal uzatmalarına izin verilmez. (5) Hükümlülerin kişisel bakım ve temizliklerinin sağlanmasına ilişkin esas ve usuller kurum iç yönergesinde düzenlenir.” 16. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik

“Elektrikli eşyalar” başlıklı 9. Maddesinde; “Koğuş, oda ve eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla, bir adet otuzyedi ekran televizyon ile elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir. Ayrıca her hükümlü, kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilir.

Oda sistemine geçmemiş ceza infaz kurumlarında, koğuşların durumuna göre, bir adet büyük ekranlı televizyon ile buzdolabı bulundurulmasına izin verilebilir.” 16.1. “Temizlik” başlıklı 13. Maddesinde; “Hükümlüler, koğuş, oda veya eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla kişisel ve çevresel temizliklerini temin için tarak, saç fırçası, sabun, kese, diş macunu, diş fırçası, tıraş sabunu, şampuan, parfüm, krem, saç boyası, çakısı bulunmayan tırnak makası, plastik saplı

tıraş bıçağı, beş adet plastik elbise askısı, çamaşır mandalı ve gündelik hayatta kullanılan plastik eşyalar ile idarece uygun görülen uzunlukta çamaşır ipi bulundurabilir.” 16.2. “Bulundurulabilecek hayvanlar ile diğer eşyalar” başlıklı 15. Maddesinde; “Hükümlüler, kendilerine idare tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında, kantinden temin edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları değerlendirilerek idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir. Kantinden temin edilmek koşuluyla, her odada bir adet, on kişiden fazla mevcudu olan koğuşlarda ise iki adet, kumar niteliğinde olmayan ve idarece belirlenen, satranç takımı gibi oyunlara ait malzemeler bulundurulabilir.

Her oda veya koğuşta, idare tarafından yaptırılan panolara asılmak ve kurum kantininden temin edilmek koşuluyla birer adet Türk bayrağı, Atatürk resmî, gazete kupürü, haber, yazı fotoğraf ve takvim bulundurulabilir.

Her hükümlünün kendisine ayrılan yattığı yer veya dolabında, aile fertlerinin fotoğraflarına ait albüm bulundurmasına izin verilir.

Hükümlüler nişan ve evlilik yüzüğü, küpe, kolye, toka, tespih ve kol saati ile kantinden temin edilmek koşuluyla bir adet masa saati ve bir adet top bulundurabilir.

Bayan hükümlüler, kantin aracılığı ile satın aldıkları makyaj malzemelerini koğuş veya odalarında bulundurabilir.

Ceza infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca kantinde satışına karar verilen, bu Yönetmelikte sayılmayan ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir.” 16.3. “Açık ceza infaz kurumları ve çocuk eğitimevlerinde bulunacak eşyalar” başlıklı 16. Maddesinde;

“Açık ceza infaz kurumlarında ve çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, kapalı ceza infaz kurumlarında bulundurulabilecek eşyalara ek olarak, ceza infaz kurumunun güvenliğini tehdit etmemek ve kanunlara aykırı olmamak koşuluyla, cins ve miktarı idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen giyim, gıda ve diğer eşyalarını koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurabilir.” Hükümlerini içermektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

17. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 18. Başvuran, çocuk ceza infaz kurumlarında barındırılan tutuklu ve hükümlülerin kullanımına çamaşır ve kurutma makinesi tahsis edilmesi istemi ile Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.

19. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Özgürlüğünden Yoksun Bırakılmış Çocukların

Korunmasına İlişkin Birleşmiş Milletler Kuralları (Havana Kuralları), Çocuk Suçluluğunun Önlenmesine

İlişkin Birleşmiş Milletler Yönlendirici İlkeleri (Riyad İlkeleri), Birleşmiş Milletler Çocuk Ceza Adalet

Sisteminin Uygulanması Hakkındaki Asgari Standart Kurallar (Pekin- Beijing Kuralları) başta olmak üzere

Çocuklar ile ilgili gözaltına alma, yargılama ve iyileştirme programları ile ilgili uluslararası birçok düzenleme ile çocukların yargılama öncesi, yargılama ve yargılama sonrası tabi olacağı usuli işlemler ile tutulma koşulları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

20. Çocuk Hakları Sözleşmesinin 37. maddesinin b fıkrasında; “ Hiçbir çocuk yasadışı ya da keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılmayacaktır. Bir çocuğun tutuklanması, alıkonulması veya hapsi yasa gereği olacak ve ancak en son başvurulacak bir önlem olarak düşünülüp, uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlı tutulacaktır.” Aynı maddenin c fıkrası; “Özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuğa insancıl biçimde ve insan kişiliğinin özünde bulunan saygınlık ve kendi yaşındaki kişilerin gereksinimleri göz önünde tutularak davranılacaktır..” düzenlemesini içermektedir. Sözleşmenin 2. Maddesinde taraf devletlerin, sözleşmede yazılı hükümleri yetkileri altında bulunan her çocuğa, herhangi bir ayrım gözetmeden, uygulamak zorunda oldukları düzenlenmiştir. Sözleşme uyarınca kamusal ya da özel yardım kuruluşları, mahkemeler ve idari makamlar çocukları ilgilendiren tüm kararlarında onların yararına hareket etmek durumundadırlar.

21. Anayasa’nın 41. Maddesinde; Devlet’in ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alacağı ve teşkilatı kuracağı düzenlenerek, çocukların korunması anayasal bir hak olarak tanınmıştır. Anayasa’nın 61. Maddesi ile Devlet’in korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alacağı ve bu amaçla gerekli teşkilat ve tesisleri kuracağı/kurduracağı düzenlenerek, Devlet’in çocuk ile ailenin korunmasına yönelik sosyal hayattaki ödevleri belirlenerek, bu kapsamda her türlü tedbirin alınması ilkesi benimsenmiştir. Devlet, Anayasa’nın 65. maddesi uyarınca sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa’da belirtilen bu görevlerini amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek ve mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde, Uluslararası ve ulusal mevzuata göre, 0-18 yaş arası tüm çocukların ihtiyaçlarının giderilmesi ve her türlü riskten korunması sorumluluğu altındadır.

22. Uluslararası sözleşmeler ve Anayasamızdaki bu düzenlemeler paralelinde başta 4721 sayılı Türk

Medeni Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5395 sayılı Çocuk

Koruma Kanunu ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun olmak üzere birçok yasada, çocuğun yüksek çıkarlarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasını öngören, çocuklara ilişkin özel düzenlemelere yer verilmiştir.

23. Çocuklar hakkındaki cezaların ve güvenlik tedbirlerinin infazı 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun uyarınca yapılmaktadır. CGTİK m. 3 uyarınca, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazındaki temel amacın özel ve genel önlemeyi sağlamak ve bu amaçla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.

24. Tüm infaz sistemlerinde olduğu gibi çocukların cezalarının infazında da amaç çocuğun cezalandırılması değil, çocuğun kazanılması olmalıdır. Çocuk cezalarının infazında ve çocuk adalet sisteminin bütününde temel amaç çocukların özel durumlarına uygun muameleye tabi tutulması, her durumda yararlarının gözetilmesi, korunması ve iyileştirilmesi olmalı, bu amaç doğrultusunda çocukların konumu itibariyle,

yargılanmalarında olduğu gibi infazda da onlara özgü mevzuatlar, mekanizmalar, yöntemler, kadrolar ve fiziki koşullar uygulanmalıdır.

25. Çocuk Hakları Sözleşmesi ile de suça sürüklenen çocukların “kurumda bakım” seçeneklerine alternatif bir dizi başkaca tedbirin devreye sokulmasını, tüm bu tedbirlerde çocukların içinde bulunduğu şartların göz önünde bulundurulmasını, işledikleri suçla orantılı bir şekilde her çocuğa insancıl biçimde, saygıyla ve her türlü zarardan korunmasını sağlayacak şekilde davranılmasını, bu çocukların hakkı olan eğitim, sağlık ve bakım hizmetlerinin gerektiği gibi temin edilmesini öngörmektedir. Bu bağlamda bakıldığında, çocukların incinebilirlikleri göz önünde bulundurularak, onların fiziki ve zihinsel bütünlüklerinin koruması ve esenliklerinin sağlaması devletin temel sorumluluklarındandır. Bu çocukların bireysel ihtiyaçlarını karşılayacak ve kapatılma nedenlerine uygun çeşitli hizmetler olmalıdır. Tutulu bulunan çocukların uygun eğitim, sağlık, bakım ve boş zaman aktivitelerinden faydalanmalarını sağlayacak düzenlemeler olmalıdır.

[“Çocuklar ve Çocuk Adalet Sistemi: İyileştirmeye Yönelik Önerler”, Thomas Hammerberg, Avrupa

Konseyi İnsan Hakları Komiserliği, Strasbourg,19 Haziran2009,s.17-19] 26. CGTİK ile, ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile uyumlu olarak çocukların özel durumlarına uygun muameleye tabi tutulması amacıyla çocukların cezalarının infazının gerçekleştirileceği kurumları yetişkinlerin cezalarının infazının gerçekleştirileceği kurumlardan farklı düzenlenmiş bu kurumlarda kalan tutuklu ve hükümlü suça itilmiş çocukların bulunduğu ortamların fiziki şartlarının daha geniş imkanlardan faydalanmasına olanak tanıması esas alınmıştır. Bu kurumlar, çocuk ve gençlik tipi kapalı ceza infaz kurumları ve çocuk eğitimevleridir.

27. Somut olayda başvuran çocukların barındırıldığı Kurumlarda çocukların çamaşırlarını el ile yıkıyor ve ortak alanlarda bulunan çamaşır ipi ile kurutuyor olduğunu, bunun hijyen ve ortamı nemlendirmesi bakımından havalandırma koşullarına uygun olmadığını, bunun yanı sıra Trabzon Kurumda kalan bir çocuğun çamaşır ipi ile ası nedeniyle hayatını kaybettiğini, bu nedenle çamaşır ipi kullanımının güvenlik açısından da risk teşkil ettiğini beyan etmektedir.

28. İlgili idare, oda ve eklentilerde çamaşır ve kurutma makinesi bulundurulmasının Ceza İnfaz

Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik gereği mümkün olmadığını ancak Açık ceza infaz kurumlarında ve çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin, kurumunun güvenliğini tehdit etmemek ve kanunlara aykırı olmamak koşuluyla, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen eşyaları bulundurmasına izin verilebileceğini, ayrıca kurum tarafından çamaşır yıkama merkezi kurularak sorunun çözülebileceğini, başvuran tarafından çamaşır ipi ile intihar vakasının meydana geldiği

Kurumda ise çocukların kişisel eşyasının her hafta perşembe günü, nevresim ve çarşaflarının ise ayda bir defa kurumun çamaşır makinesinde yıkandığı, kuru ve temiz bir şekilde kendilerine teslim edildiğini belirtmiştir.

29. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63.maddesi 4. Fıkrasında; “Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanacağı”, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in “Sağlığın Korunması ve Tıbbi Müdahaleler

Hükümlülerin temizliği” başlıklı 95. Maddesinde ise; “Hükümlülerin kişisel bakım ve temizliklerinin

sağlanmasına yönelik tedbirler kurum idaresince alınacağı ve hükümlülerin barındırıldıkları odalarda gerekli sağlık ve hijyen kurallarına uymaları özendirileceği” düzenlenmiştir.

30. Anılan Kanunun “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” kenar başlıklı 35. maddesi ile kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddelerinin yönetmelikle düzenleneceği belirlenmiştir. Eşya Yönetmeliği’nin “Elektrikli Eşyalar” kenar başlıklı 9. maddesi ile koğuş oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek eşyalara yer verilmiş olup çamaşır ve kurutma makinesi izin verilen eşyalar arasında düzenlenmemiştir. Bunun yanında anılan Yönetmelik “Açık Ceza İnfaz Kurumları ve Çocuk Eğitimevlerinde Bulunacak Eşyalar” alt başlığının 16 nci maddesi ile “Açık ceza infaz kurumlarında ve çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin, bu eşyalara ek olarak, ceza infaz kurumunun güvenliğini tehdit etmemek ve kanunlara aykırı olmamak koşuluyla, cins ve miktarı idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen giyim, gıda ve diğer eşyalarını koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurabileceği düzenlenmiştir.

31. Yukarıdan bu yana anlatıldığı üzere; uluslararası ve ulusal sözleşmeler ışığında, devletler, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınması amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek ve mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde, özgürlüğünden yoksun bırakılan çocukların, hiçbir ayrım yapılmadan, toplumdaki diğer çocukların yararlandığı sağlık hizmetlerinden ve diğer hizmetlerden yararlanabilmesini sağlamalıdır.

31.1. Eşya Yönetmeliği’nin “Temizlik” kenar başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında Hükümlülerin, koğuş, oda veya eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla idarece uygun görülen uzunlukta çamaşır ipi bulundurabilmesine izin verilmiştir. Başvuran çamaşır ipi ile gerçekleşen ası sonucu ceza infaz kurumunda barındırılmakta olan bir çocuğun hayatını kaybettiği, bu nedenle çamaşır ipi kullanımının güvenlik açısından uygun olmadığına değinmektedir. Yukarıda yer verilen Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı görüşü ( 4 no’lu paragraf) ve Anayasa Mahkemesi kararlarına konu edildiği üzere; intihar, kendine zarar verme gibi olayların önüne geçilmesi için çocuklara yönelik psikososyal destek hizmetleri sağlanması, çocukların psikiyatrik tedavileri takip edilmesi, çocukların güvenliğini sağlayacak şekilde gerekli önlemler alınması ve fiziksel düzenlemeler yapılması esas olup bir tutuklunun veya hükümlünün kendine zarar verme ihtimalini kişi özgürlüğüne aşırı bir sınırlama getirmeyecek ölçüde en aza indirecek tedbirlerin alınması ceza infaz kurum yetkililerden beklenebilecektir. Bu bağlamda Bir hükümlü veya tutuklu açısından daha sıkı tedbirlerin gerekip gerekmediği ve bunların uygulanmasının makul olup olmadığı, başvuru konusu yapılan her bir somut olayın koşullarına göre değişecektir (Mehmet

Kaya ve diğerleri, § 74). Dolayısı ile yaşam hakkının korunması bağlamında, ceza infaz kurum yetkililerinin somut olay dahilinde makul ve gerekli önleyici tedbirleri almalarının uygun olacağı, bu bakımdan her somut olay dahilinde yapılan değerlendirme neticesinde çamaşır ipi kullanımına izin verilmemesi ve benzeri önleyici tedbirlere başvurmasının uygun olacağı, çocukların barındırıldığı tüm kurumlar için çamaşır ipi kullanımının kaldırılmasının anılan Yönetmelik düzenlemesine uygun olmayacağı gibi makul ve gerekli bir tedbir de olmayacağı değerlendirilmiştir.

31.2. Anılan Yönetmelik “Elektrikli Eşyalar” kenar başlıklı 9. maddesi ile koğuş oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek eşyalara yer verilmiş olup çamaşır ve kurutma makinesi izin verilen eşyalar arasında

düzenlenmediğinden, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde kurum idare ve gözlem kurulu kararı ile izin verilmesi haricinde oda ve eklentilerde bulundurulması mümkün değildir. Bunun yanında

5275 sayılı Kanun ile Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma,

havalandırma ve hijyen sağlanacağı, yine anılan Yönetmelik ile Hükümlülerin kişisel bakım ve temizliklerinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin kurum idaresince alınacağı düzenlenmiştir. Mahpusların

Islahı İçin Asgari Standart Kuralları ile de Mahpusların giysilerinin temiz olacağı ve giysilerin uygun şartlarda tutulacağı İç çamaşırların hijyenik şartların gerektirdiği sıklıkta değiştirilerek ve yıkanacağı düzenlenmiştir. Nitekim Adalet Bakanlığı resmi verilerine göre de çocukların barındırılmasına hizmet eden ceza infaz kurumları ve eğitimevleri çocukların sağlık ve esenliğini sağlamak üzere faaliyet gösteren sosyal, sağlık, temizlik birimleri ile birlikte çamaşırhane bulunacak şekilde tasarlanmış yerleşkelerdir. Çocukların giysilerini kendilerinin elde yıkaması giysilerin yeteri kadar temiz olmamasına, çamaşırların yeterli havalandırma bulunmayan ve nem oranı yüksek olduğu ortamlarda kurutulması hijyen ve sağlık açısından olumsuz etkilere neden olabilecektir. Kurumda merkezi bir çamaşırhane yapılması ve koğuşların sırayla buraya tahsis edilen makineleri kullanarak çamaşırlarını yıkamaları ve kurutmaları daha temiz ve hijyen bir ortam ve olanak ile çocukların sağlığı açısından kısa ve uzun vadede fayda sağlayacaktır. İlgili idare cevabi yazısı ve dosya içeriğinde mevcut resmi yazı örneklerinden; çocuk hükümlünün ası ile hayatına son verme olayının gerçekleşmiş olduğu Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olan suça sürüklenen çocukların kişisel eşyasının her hafta perşembe günü, nevresim ve çarşaflarının ise ayda bir defa kurumun çamaşır makinesinde yıkandığı, kuru ve temiz bir şekilde kendilerine teslim edildiği ve ceza infaz kurumlarının bir bölümünün çamaşır yıkama alanı olarak düzenlenmesi, ihtiyaç dahilinde çamaşır makinesi alınması ile hükümlü ve tutuklulara buradan faydalanma imkanı sağlanmasına yönelik düzenleme yapılması hususunda tüm teşkilata duyuru yapıldığı, ülkemiz genelinde bulunan ceza infaz kurumlarında çamaşır ve kurutma makinesi kullanımına ilişkin mevzuat çalışmalarının Genel Müdürlük tarafından yürütüldüğü belirlenmiştir. Bu kapsamda, özel durumları nedeniyle öncelikle çocukların barındırıldığı

Çocuk Ceza İnfaz Kurumları, Çocuk Eğitimevleri ile Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının çocuklara tahsis edilen bölümleri olmak üzere, ceza infaz kurumlarının uygun bir bölümünün çamaşır yıkama alanı olarak tahsis edilmesi, bu alana ihtiyaç dahilinde makine alınması ile, Ceza İnfaz Kurum İdarelerince belirlenecek program çerçevesinde ve idarenin gözetim ve denetiminde hükümlü ve tutuklulara bu yerden yararlanma imkanı verilmesi ile idare tarafından belirlenecek aralıklarla kişisel eşyalarının yıkanmasına yönelik düzenleme ve mevzuat çalışmalarının hızlandırılması gerektiği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 32. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet

Bakanlığı Ceza ve Tevkiefevleri Genel Müdürlüğü tarafından kanunlara uygunluk, ölçülülük, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, bilgi edinme hakkı ilkelerine uygun davranıldığı ancak şeffaflık ve kararın gerekçeli olması ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşılmakla, idareden bundan sonra bu ilkelere de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

33. 6328 sayılı Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ;

Özel durumları nedeniyle öncelikle çocukların barındırıldığı Çocuk Ceza İnfaz Kurumları, Çocuk

Eğitimevleri ile Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının çocuklara tahsis edilen bölümleri olmak üzere, ceza infaz kurumlarının uygun bir bölümünün çamaşır yıkama alanı olarak tahsis edilmesi, bu alana ihtiyaç dahilinde makine alınması ile, Ceza İnfaz Kurum İdarelerince belirlenecek program çerçevesinde ve idarenin gözetim ve denetiminde hükümlü ve tutuklulara bu yerden yararlanma imkanı verilmesine yönelik düzenleme ve mevzuat çalışmalarının hızlandırılması hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığı tarafından bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin, otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA VE ADALET BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi