ÖZET: Bu karar, başvuranın çocuğunun Antalya Sevgi Evine yerleştirilmesi sonrasında, annesine teslim edilmesi nedeniyle mağdur edildiğini iddia ederek kamu görevlileri hakkında işlem yapılmasını talep etmesi üzerine alınmıştır. İdare tarafından yapılan incelemelerde, başvuranın iddialarının yerinde olmadığı, kamu görevlilerinin herhangi bir ihmal veya kusurunun tespit edilmediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, çocuğun koruma altındaki durumu ve tedbirlerin alınması sürecinin, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde çocuğun yüksek yararı gözetilerek yürütüldüğü belirtilmiştir.

Başvuranın, çocuğunun annesiyle olan ilişkisinin kesilmesi ve yaşadığı travmalarla ilgili endişeleri dikkate alınmış, ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda, kamu görevlilerinin eylemlerinin mevzuata uygun olduğu ve çocuğun en iyi şekilde korunmaya çalışıldığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve kamu görevlileri hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. Bu durum, çocuk koruma sisteminin işleyişinin hukuka uygunluğunu ve çocukların yüksek yararının öncelikli olduğunu göstermektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/15234-S.22.23337

BAŞVURU NO : 2022/11693

KARAR TARİHİ : 28/11/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ANTALYA AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ

Kamu görevlileri hakkına soruşturma açılması talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 15/08/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, Antalya ilinde ikamet ettiğini,

eşinden ayrıldığını ve 2017 doğumlu bir oğlu bulunduğunu, oğlunun şuan geçici velayetinin annesinde bulunduğunu, mahkeme kararına göre sömestr tatilinde oğlunu aldığında annesi ve ailesinden işkenceye maruz kaldığını öğrendiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduğunu, velayetin annede olmasından dolayı Savcılık talimatıyla oğlunun Antalya Sevgi Evine yerleştirildiğini, işkenceye maruz kalan oğlunun kendisine teslim edilmesi için gerekli işlemlerin yapılması gerekirken oğlunun işkence uygulayan annesine teslim edilerek mağdur edildiğini, bu süreçte sorumluluğu bulunan Antalya

Çocuk Evleri Sitesi Kurum Müdürü , Sosyolog ve ev ziyaretine gelen kurum çalışanlarından şikâyetçi olduğunu belirterek, sorumluluğu bulunan görevliler hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Antalya Valiliği Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün 02/09/2022 tarihli ve

sayılı yazısında özetle;

2.1) Başvuranın ilk olarak 09.08.2020 yılında Alo 183 Sosyal Destek Hattı aracılığıyla Bakanlığa ulaştığı;

yapılan değerlendirmeler neticesinde adlı çocuğun risk altında olmadığı anlaşıldığından herhangi bir tedbire ihtiyaç duyulmadığı, 15.08.2021 tarihli Alo 183 Sosyal Destek Hattı ve ardından yaptığı 24.01.2022 ve 05.02.2022 tarihli İhbar Formlarında; çocuğunun fiziksel ihmal ve istismar mağduru olduğunu belirtmesi üzerine Müdürlüğe bağlı Kepez Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce yapılan araştırma ve değerlendirme neticesinde 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında koruyucu ve önleyici tedbire ihtiyaç duyulmadığı,

2.2) Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma ve Çocuk İzlem Merkezi Bürosunun

31.01.2022 tarih ve 2022/8046 sayılı “çocuğun cinsel istismarı” soruşturması nedeniyle hazırlanan

sosyal inceleme raporunda; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesi gereği “danışmanlık”, “eğitim” ve “sağlık” tedbirlerinin alınmasının uygun olacağı kanaatine varıldığı, 20.04.2022 tarihinde

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/16176 sayılı Soruşturma Dosyası Kapsamında anne teslimi yapılan hakkında, 21.04.2022 tarihinde Savcı Talimatına istinaden

İl Müdürlüğümüze bağlı Antalya Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğüne teslim edildiği, 22.04.2022 tarihinde ve ayrı ayrı verdikleri dilekçelerde; kurum bakımında kalmasını istemedikleri ve her iki taraf da kendisine teslim edilmesi talebinde bulunduğu, 22.04.2022 tarih ve Rapor No’lu Sosyal İnceleme Raporunda; her iki tarafın da hanesinde inceleme gerçekleştirildiği, çekişmeli boşanma davasının istinaf mahkemesine taşınması nedenleriyle, hakkında Valilik Makam Onayı alınarak kurum bakımında kalması ve süreç içerisinde teslim durumunun yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağının düşünüldüğü, hakkında uygun sosyal hizmet modeli belirleninceye kadar 25.04.2022 tarih ve sayılı Valilik Makam Onayı alındığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Aile İçi Kadına Karşı Şiddet

Suçları Soruşturma Bürosu’nun 13.05.2022 tarih ve 2022/16176 Soruşturma No’lu talimatında; ” çocuğun üstün yararı sebebiyle velayeti kendisine olan annesi tesliminin yapılması” talimatına istinaden, 13.05.2022 tarihinden tesliminin sağlandığı ve 30.06.2022 tarih ve sayılı Valilik Makam Onayının iptal edildiği, halihazırda “danışmanlık”, “eğitim” ve

“sağlık” tedbirleri bulunan çocuk adına mükerrer tedbir talep edilmediği,

2.3) Başvuranın oğlu velayeti alma konusunda Antalya 10. Aile Mahkemesi Hakimliği

(2019/345 Esas) nezdinde mükerrer başvurularının bulunduğu, yapılan değerlendirmeler neticesinde velayetin anne verildiği; babanın çocuğu anneden duygusal olarak uzaklaştırma çabasında bulunduğu ve Müdürlük nezdinde mükerrer ve tespiti mümkün olmamış başvurularda bulunduğu, İl Müdürlüğünce, çocuğun yüksek yararı doğrultusunda anne ve baba ile müşterek çalışmalar sürdürülmeye çalışıldığı; çocuğun velayet sahibi anneye teslimi hususunda gönderilen Savcı

Talimatına istinaden aileye dönüşü sağlandığı, danışmanlık tedbiri kapsamında, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişiminin takibinin sürdürüldüğü, başvuru konusu hakkında 21.06.2022 tarihli ve sayılı yazı ile muhakkik görevlendirildiği ve muhakkik tarafından hazırlanan 10.08.2022 tarihli ve sayılı yazı eki soruşturma raporunun değerlendirme ve sonuç kısmında

“…..….. baba söz konusu iddiaları doğrultusunda çalışan personellerin ifadeleri alınarak çocuk ile ilgili gerekli çalışmaların yapıldığı, takibinin devam ettiği herhangi bir ihmal ve kusurlarının olmadığı tespit edilmiştir.” diye belirtildiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun;

5.1) “VIII. Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları” başlıklı ve “1. Hâkimin takdir yetkisi” alt

başlıklı 182 inci maddesinde; “Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”

5.2) “C. Çocuk ile kişisel ilişki” başlıklı ve “I. Ana ve baba ile 1. Kural” alt başlıklı 323 üncü

maddesinde; “Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.”

5.3) “C. Çocuğun korunması” başlıklı ve “I. Koruma önlemleri” alt başlıklı 346 ıncı maddesinde;

“Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır.”

5.4) “II. Çocukların yerleştirilmesi” başlıklı 347 inci maddesinde; “Çocuğun bedensel ve zihinsel

gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir. Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu onlardan katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre başka çare de kalmamışsa, ana ve baba veya çocuğun istemi üzerine hâkim aynı önlemleri alabilir. Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin gerektirdiği giderler Devletçe karşılanır.

Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.”

6) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun “Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler” başlıklı 5 inci

maddesinde; “Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan; a) Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye, b) Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine, (…)

d) Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına, (…) Yönelik tedbirdir. (…) (3) Tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla birlikte veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi suretiyle tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması hâlinde; çocuk, bu kişilere

teslim edilir. Bu fıkranın uygulanmasında, çocuk hakkında birinci fıkrada belirtilen tedbirlerden birisine de karar verilebilir.”

7) 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un “Usul

hükümleri” başlıklı 7 inci maddesinde, “Aile mahkemeleri, önlerine gelen dava ve işlerin özelliklerine göre, esasa girmeden önce, aile içindeki karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörünün korunması bakımından eşlerin ve çocukların karşı karşıya oldukları sorunları tespit ederek bunların sulh yoluyla çözümünü, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanarak teşvik eder. Sulh sağlanamadığı takdirde yargılamaya devam olunarak esas hakkında karar verilir. (…)”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran, yukarıda açıklandığı üzere, oğlu Antalya Sevgi Evine yerleştirilmesi

sonrasında işkence uyguladığını iddia ettiği annesine çocuğunun teslim edilmesi nedeniyle çocuğunun mağdur edildiğini iddia ederek, sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında işlem yapılmasını talep etmektedir.

9) İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde, başvuranın iddiaları ile ilgili Soruşturma

Raporu düzenlendiği ve söz konusu Soruşturma Raporu kapsamında görevlendirilen incelemecinin şikâyete konu kamu görevlilerinin ifadelerini aldığı, netice olarak çocuk ile ilgili gerekli çalışmaların yapıldığı, takibinin devam ettiği tespit edilerek kamu görevlilerinin herhangi bir ihmal ve kusurlarının olmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

10) Başvurunun konusunun küçük bir çocuğun şiddete maruz kalmasına ilişkin olması nedeniyle başvuru

Kurum Sosyal Hizmet Uzmanına iletilmiş ve söz konusu Sosyal Hizmet Uzmanınca çocuğun içinde bulunduğu koşullar değerlendirilerek Mesleki Görüşme ve Değerlendirme Raporu düzenlenmiştir. Söz konusu Raporda çocuğun çocuk koruma sistemi içinde gerek Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse ilgili

Bakanlık tarafından izlendiği, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu gereğince iş ve işlemlerin çocuğun yüksek yararı dikkate alınarak yapıldığı, çocuk adına danışmanlık, eğitim ve sağlık tedbir kararının alındığı, gelişim dönemindeki bir çocuk için kuruluş bakımı en son çare olmasına rağmen babanın anneye duyduğu husumetten dolayı kamu kurumlarına gerçekleştirdiği ihbarlar nedeni ile çocuğun kısa süreli de olsa kuruluşa alındığı, farklı kez ifadeye zorlandığı, meslek elemanları ile karşı karşıya bırakılarak, psikolojik örselenmesine yol açıldığı, anneden ve alışkın olduğu sosyal çevreden koparılmasının çocuk üzerinde travmatik izler bırakabileceği, babanın çocuğunun bakımını her koşulda kendi annesi ile sağlama, velayeti üzerine alma mücadelesini iki yıldır sürdürdüğü için psikolojisinin yıpranmış olabileceğinin tahmin edildiği, muhakkik soruşturma raporu incelendiğinde de; şikâyete konu personellerin somut görev ihmalleri, suç unsuru taşıyan eylemleri, hizmet kusurlarının olmadığı, mevzuat gereği iş ve işlemleri yürüttüklerinin anlaşıldığı belirtilmektedir.

11) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgeler, anılan mevzuat

hükümleri ve tüm dosya içeriği göz önünde bulundurularak başvuruya konu olaylar bir bütün olarak incelendiğinde, başvuranın oğlu çocuk koruma sistemi içinde gerek

Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse ilgili Bakanlık tarafından izlendiği, 5395 sayılı Çocuk Koruma

Kanunu gereğince iş ve işlemlerin çocuğun yüksek yararı dikkate alınarak yapıldığı, anne ve baba ile müşterek çalışmalar sürdürülmeye çalışıldığı, çocuk adına danışmanlık, eğitim ve sağlık tedbir kararının alındığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Aile İçi Kadına Karşı Şiddet Suçları Soruşturma

Bürosu’nun 13.05.2022 tarih ve Soruşturma No’lu talimatında; “ (…)

çocuğun üstün yararı sebebiyle velayeti kendisine olan annesi tesliminin yapılması” talimatına istinaden 13.05.2022 tarihinde çocuğun annesine teslim edildiği, bu kapsamda çocuğun annesine teslimine ilişkin süreçte şikâyete konu kamu görevlilerinin ihmal ve kusuruna yönelik bir tespitte bulunulamadığı anlaşılmış olup, başvuranın şikâyete konu kamu görevlileri hakkında işlem yapılması talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

12) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci

fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Antalya İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve ANTALYA AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi