|
ÖZET: Başvuran, işe başladığı 07/02/2013 tarihinden itibaren maaşına yansıtılmayan çocuk yardımının geriye dönük olarak faiziyle ödenmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın 07.01.2022 tarihinde yaptığı başvuru üzerine, 01.01.2022 tarihinden itibaren çocuk yardımının ödendiğini belirtmiştir. Ancak, başvuranın 2013 yılından itibaren çocuk yardımından yararlanma talebi, 15.01.2018 tarihinden itibaren geçerli kabul edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 34. maddesi gereği, geçmişe dönük taleplerin beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın 2013-2017 yıllarını kapsayan dönemdeki çocuk yardımı talebi, zamanaşımına uğradığı için reddedilmiştir. Ancak, başvuranın 2018 sonrası dönemdeki talepleri için geriye dönük ödemelerin yapılabileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın 07/02/2013 tarihinden itibaren çocuk yardımının geriye dönük olarak faiziyle ödenmesi talebi reddedilmiş, ancak geçmişe dönük beş yılı kapsayan çocuk yardımının faiziyle ödenmesi gerektiği yönünde tavsiye kararı verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/14298-S.23.22599
BAŞVURU NO : 2023/14263
KARAR TARİHİ : 08/11/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
ADANA DEFTERDARLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın geriye dönük çocuk yardımının faiziyle birlikte ödenmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 06/09/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, işe başladığı 07/02/2013 tarihinden itibaren, ilgili belgeleri kuruma ibraz etmesine ve e- devlet üzerinden yapmış olduğu kontrolde, çocuk yardımını almakta olduğu görünmesine rağmen, çocuk yardımının bugüne kadar maaşına yansıtılmadığını, geriye dönük ödeme yapılması talebiyle yapmış olduğu başvuruya ilgili idare tarafından cevap verilmediğini iddia ederek, işe başlama tarihi olan 07/02/2013 tarihinden itibaren hak ettiği ancak maaşına yansıtılmayan çocuk yardımının geriye dönük olarak faiziyle tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Adana Valiliği
Defterdarlık Personel Müdürlüğü tarafından gönderilen 09/10/2023 tarih ve cevabi yazı ve eklerinde;
2.1. Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü Personeli başvuranın Defterdarlık Personel Müdürlüğüne
07.01.2022 tarihinde müracaat ederek 01.01.2022 tarihinden itibaren çocuk yardımının tarafına ödenmesini
talep ettiği, söz konusu talebin maaş tahakkuk dönemine denk gelmesi sebebiyle sehven işleme konulmadığının anlaşıldığı, çocuk yardımının anılan tarih itibariyle hesaplanıp tahakkuk ettirilerek ilgiliye ödendiği,
2.2. İlgilinin 07.01.2022 tarihli başvurusuna istinaden çocuk yardımından yararlanamaması nedeniyle bu defa 17.07.2023 tarihinde yeniden müracaat ederek işe başlama tarihi olan 07.02.2013 tarihinden itibaren çocuk yardımı ödenmesini talep ettiği, ancak 07.01.2022 tarihli başvurusu dışında çocuk yardımından yararlanmak istediğine ilişkin herhangi bir başvuruya rastlanılmadığı,
2.3. İlgilinin 2013 yılından 2020 yılı Haziran ayına kadar maaşlarının Muhakemat Müdürlüğünce yapılması sebebiyle çocuk yardımı hak ettiği halde maaşına ilave edilmemesi konusunda herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, anılan Müdürlükte resmi olarak çocuk yardımından yararlanma isteğine dair herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, sadece dosyasında imzasız tarihsiz bir aile bildirim beyannamesinin fotokopisinin mevcut olduğu,
2.4. İlgilinin dosyasında çocuk yardımından yararlanmak için ilk müracaat tarihi olan 07.01.2022 tarihinden itibaren çocuk yardımı ödendiği, daha sonraki müracaatı ile 2013 yılından itibaren çocuk yardımından yararlanmak istediği, 5018 Sayılı Kanunun 34.maddeleri gereği 5 yıllık zamanaşımı ve daha önce maaş bordrolarında çocuk yardımından yararlanmadığı gözükmesine karşın herhangi bir müracaatı olmaması nedeniyle, ayrıca 28.08.2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı 35.
Maddesinde, geriye dönük ödemenin 15.01.2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla yapılabileceği belirtildiğinden, ilgilinin son başvurusu üzerine, 15.01.2018 tarihinden itibaren çocuk yardımından yararlanması gerektiği, 2013 – 2017 yıllarını kapsayan dönemden yararlanmaması gerektiği,
2.5. Yargı organlarına açılmış bir dava bulunmadığı,
ifade edilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128’inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.”,
5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun,
6.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde, “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”,
6.2. “Aile Yardım Ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde, “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…”,
6.3. “Aile Yardımı Ödeneğinin Ödeme Usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde, “Aile yardımı ödeneği
Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…”,
6.4. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde, “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.”,
7. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “İlgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer.”,
8. 31/12/2005 tarih ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim
Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.” hükmü, 12 nci maddesinde ise, sosyal yardım ödemelerinde ödemenin çeşidine göre gerekli olan belgeler sayılmış ve aylıkları ile birlikte ödenen aile yardımının personelin ilk işe girişinde alınacak aile yardımı bildirimine dayanılarak ödeneceği, bu bildirimin personelin aile yardımından yararlanan eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenileneceği,
9. Ayrıca 100 seri no’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde, 289 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname ile memurların aylıklarının peşin ödeme sisteminde bir değişikliğe gidilmediği, anılan KHK ile yapılan düzenleme çerçevesinde devlet memurları ile diğer kamu görevlilerinin aylık ve özlük haklarına ilişkin kanunlar ve diğer mevzuatta yer alan “ay başı” ibarelerinden her ayın 15’inin anlaşılması gerektiği,
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvuran işe başlama tarihi olan 07/02/2013 tarihinden itibaren maaşına yansıtılmayan çocuk yardımının geriye dönük olarak faiziyle tarafına ödenmesini talep etmektedir.
12. İlgili idare tarafından temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın 07.01.2022 tarihli
01.01.2022 tarihinden itibaren çocuk yardımının tarafına ödenmesini konu edinen başvurusu üzerine,
talebinin anılan tarih itibariyle hesaplanıp tahakkuk ettirilerek ilgiliye ödendiği, daha sonraki 2013 yılından itibaren çocuk yardımından yararlanma talebini konu edinen başvurusu hakkında ise, 15.01.2018 tarihinden itibaren çocuk yardımından yararlanması gerektiğinin ifade edildiği görülmektedir.
13. Anayasanın 2 nci maddesinde, hukuk devleti Devletin temel niteliklerinden biri olarak öngörülmüştür.
“Belirlilik” ilkesi ise Hukuk devleti ilkesinin tamamlayıcı unsurlarından birini oluşturmaktadır. Bu ilke, hukuki düzenlemelerin, hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması yanında kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini de gerekli kılmaktadır. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup; birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı
Kararı).
14. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır.
15. Yukarıda bahsi geçen somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle aile yardım ödeneğine nasıl hak kazanıldığı ve söz konusu ödemeye yönelik başvuru veya bildirim için bir süre sınırlandırması bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
16. Bilindiği üzere eş için ödenen aile yardımı ödeneği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 204 üncü maddesinde “evlenme” olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise “doğum” olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı ifade edilmiştir. Aynı kanunun 202 nci maddesinde ise bu ödeneğin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve 206 ncı maddedeki istisnalar haricinde çocukları için yapılacağı ifade edilmiştir.
17. Söz konusu madde metinlerinden de anlaşılacağı üzere; eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinin, evlenme olayının vuku bulması ile çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinin ise doğum olayının vuku bulması ile elde edilen kazanılmış bir hak olarak dikkate alınması gerektiği, ancak eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinde, eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlandığı, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinde ise
657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinde belirtilen istisnaların göz önünde bulundurulması gerektiği
ortadadır.
18. Öte yandan şikâyet konusunun, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilmesi de gerekmektedir. Malum olduğu üzere, ilgili yönetmeliğin amacı, “harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini” belirlemektir. Anılan yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağı belirlenmektedir. Bir başka ifade ile kişi bu ödeneğe, ilgili yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğunda değil 657 sayılı Kanunda yer alan şartları yerine getirdiğinde hak kazanmaktadır. Kaldı ki Anayasanın 128 inci maddesi gereğince memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında yönetmelik hükmüne dayanarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün bulunmadığı da açıktır.
19. Konunun, aile yardım bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden değerlendirilmesinde ise; yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili maddelerinde,
hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Keza Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediği anlaşıldığından hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de engel bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir.
20. Şikâyet konusuyla benzer nitelikteki taleplerle ilgili Aksaray İdare Mahkemesinin 24/07/2013 tarihli ve
E. 2013/367, K. 2013/675 sayılı kararı ile Manisa İdare Mahkemesinin 25/11/2014 tarihli ve E. 2014/367, K. 2014/798 sayılı kararında aile yardımı ödeneğinin geriye dönük ödenebileceği, buna dayanak olarak da ilgili kararlarda “Dava dosyasının, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile bir arada değerlendirilmesinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlara aile yardımının ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça hükme bağlanmış olmakla beraber geriye dönük olarak talep edilemeyeceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı (bu yönde bir hükme yer verilmediği) anlaşılmaktadır.” hususunun gösterildiği tespit edilmiştir.
21. Diğer taraftan Sayıştay 2 nci Dairesinin 01/02/2010 tarih ve 553 nolu ilamında ise, geriye dönük çocuk yardımı ödenmesinde hukuka aykırılık görülmeyerek ilişilecek bir husus bulunmadığı yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.
22. İlgili idarece her ne kadar Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal
Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin 39 uncu maddesiyle, aile yardımı ödeneğine ilişkin olarak, taraflarca, 01/01/2018 ile 31/12/2019 arasında uygulanmak üzere, eş durumu değişikliğini daha ileri bir tarihte bildiren personele, aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarına sahip olması ve 15/01/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak kaydıyla, bildirim tarihinden önceki üç aya kadar olan dönem için geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmesinin kararlaştırıldığı belirtilmişse de
Toplu sözleşmeler vasıtasıyla esasında kamu görevlilerinin sahip oldukları haklara ilave bazı haklar elde etmelerinin amaçlandığı, dolayısıyla yukarıda yer alan açıklamalar ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bahsi geçen toplu sözleşme hükmü ile memurlara yeni bir hak verilmesinden ziyade, memurların zaten sahip oldukları hakkın kısıtlandığının görüldüğü emsal nitelikteki Danıştay 11.
Dairesinin 13/06/2014 tarihli ve E:2013/3728, K:2014/4312 sayılı kararında da; “emekliliği hak etmiş olan memurlara toplu sözleşmeye göre hiçbir sosyal denge yardım ödemesi yapılamayacağı yolunda bir hüküm
konulmasıyla, memurlara sosyal denge tazminatı ödenmesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamalar getirildiği ifade edilerek, davacının parasal haklarından yoksun bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığına hükmedilmiş ve bu durumun tarafların sözleşme şartlarını belirleme yetkisi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle davanın reddi yönünde tesis edilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği” belirtilmiştir.
23. Öte yandan, 5018 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde, ilgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçların zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşeceği öngörülmektedir. Bu kapsamda, her ne kadar geriye dönük çocuk yardımı ödenmesi yukarıda yapılan açıklamalar ışığında mümkün ise de, başvuranın ancak anılan Kanun maddesinde öngörülen süre ile sınırlı olmak kaydıyla geçmişe dönük olarak çocuk yardımı talep edebileceği değerlendirilmektedir.
24. Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri, yargı kararları, başvuranın iddiaları ve ilgili idarenin açıklamaları birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın işe başladığı 07/02/2013 tarihinden itibaren çocuk yardımının geriye dönük olarak faiziyle ödenmesi talebinin 5018 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi uyarınca reddedilmesi, geçmişe dönük beş yılı kapsayan çocuk yardımının ise faiziyle ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Adana İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle,
Başvuranın işe başladığı 07/02/2013 tarihinden itibaren çocuk yardımının geriye dönük olarak faiziyle ödenmesi talebinin REDDİNE,
Başvurana geçmişe dönük beş yılı kapsayan çocuk yardımını faiziyle ödenerek mağduriyetinin giderilmesi hususunda ADANA DEFTERDARLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; ADANA
DEFTERDARLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvurana ve ADANA DEFTERDARLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi