ÖZET: Başvuru, bir çocuğun okulda temizlik personeliyle yaşadığı olumsuz bir deneyime ilişkindir. Başvuran, çocuğunun okulda temizlik görevlisi tarafından azarlanması üzerine durumu okul yönetimine iletmiş, ancak idare tarafından yeterli bir inceleme yapılmadığını belirtmiştir. Okul yönetimi, olayla ilgili gerekli uyarıların yapıldığını ve benzer şikayetlerin gelmediğini ifade etmiştir. Başvuran, okul yönetiminin çocuğun yüksek yararını göz ardı ettiğini ve bu durumun ihlal oluşturduğunu savunarak, personelin eğitimi ve şiddete karşı daha duyarlı olunması için tavsiyelerde bulunulmasını talep etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, olayın okul yönetimi ve personelinin tutumları açısından çocuk hakları temelli bir yaklaşım ile incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. Ayrıca, temizlik personelinin çocuklarla olan iletişiminde dikkatli olması gerektiği ve çocuk hakları konusunda düzenli eğitim alması gerektiği vurgulanmıştır. Okul çıkış saatlerinin yeniden belirlenmesi ve güvenli bir okul ortamının sağlanması da önerilmiştir.

Sonuç olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na, çocukların psikolojik destek mekanizmalarının devreye alınması, okul çıkış saatlerinin gözden geçirilmesi ve tüm okul personeline çocuk hakları konusunda eğitim verilmesi hususunda tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu karar, başvuran ve ilgili idarelere tebliğ edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/1635-S.25.2496

BAŞVURU NO : 2024/10491

KARAR TARİHİ : 14.02.2025

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın çocuğunun, okul temizlik personeli ile yaşadığı olay hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22.08.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran dilekçesinde kayıtlı hususlarda özetle; kızı . ’nin Çankaya

İlkokulunda ikinci sınıf öğrencisi olduğunu, hafta içi kulüp etkinliklerine katıldığını, 22.02.2024 tarihinde çocuğunu almak için okula gittiğini, çocuğun sınıfta unuttuğu suluğunu alması amacıyla okula tekrar girdiğini, sonrasında çocuğunun ağlayarak yanına geldiğini, temizlik görevlisinin çocuğunu bağırarak azarladığını, müdür yardımcısına durumu anlattığını, ancak olayla ilgili araştırma yapılmadığını, okul idaresi tarafından “…okul çalışanlarına gerekli uyarılar yapılmış olup olayın tekrarlanmaması için önlemler alınmıştır.” şeklinde cevap verildiğini ifade etmiş ve Okul yönetiminin çocuğun yüksek yararını göz ardı eden ve etkili bir incelemeye dayanmayan cevabının hakkaniyet ilkesinden uzak olduğunun ve ihlal oluşturduğunun tespitine, bu bağlamda yöneticilerinin görevlerini ihmal ettiğine, bir eğitim kurumu olarak şiddete karşı daha duyarlı olunması, çocuğun yüksek yararının gözetilmesi, personelin eğitilmesi hususunda tavsiye kararında bulunulmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla şikâyet edilen İdareden

20.09.2024 tarihli ve S. sayılı yazılı ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Çankaya

Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından iletilen 02.01.2025 tarihli ve E- – sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. İlkokulu öğrencisi . ’nin, eğitim öğretim saati dışında, okul temizliği saatinde, suluğunu sınıfta unuttuğu ve almak için geri döndüğünde zeminin kaygan olması ve düşmemesi için temizlik personeli

tarafından sözlü uyarıda bulunulduğu, söz konusu yardımcı personelin İŞKUR’un Toplum Yararına

Programı (TYP) kapsamında çalışan personel olduğu, 2.2. Olayın yaşandığı gün ilgili personelin, müdür yardımcısı tarafından ve devamında okul müdürü tarafından sözlü olarak uyarıldığı ve gerekli önlemlerin alındığı, uyarılardan sonra . ve diğer öğrencilerden şikâyet gelmediği, 2024-2025 eğitim öğretim yılında söz konusu yardımcı personelin okulda çalışmadığı, tekrar işe alınmadığı, . ’nin halen okulun öğrencisi olduğu ve sorunsuz bir şekilde eğitim öğretimine devam etmekte olduğu, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın:

3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinde; “[…] Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz […] Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 3.3. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41’nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.” 3.4. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42’nci maddesinde; “Kimse eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. […] Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. […]

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında

Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş

temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

4. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin:

4.1. 3’üncü maddesinde; “1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.

2. Taraf Devletler, çocuğun ana–babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar.

3. Taraf Devletler, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.” 4.2. 4’üncü maddesinde; “Taraf Devletler, bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik, sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak, Taraf Devletler eldeki kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak, gerekirse uluslararası işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler alırlar.” 4.3. 6’ncı maddesinde; “1. Taraf Devletler, her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler.

2. Taraf Devletler, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler.” 4.4. 19’uncu maddesinde; “1. Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, çocuğun ana–babasının ya da onlardan yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya suistimale, ihmal ya da ihmalkâr muameleye, ırza geçme dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar.

2. Bu tür koruyucu önlemler; burada tanımlanmış olan çocuklara kötü muamele olaylarının önlenmesi, belirlenmesi, bildirilmesi, yetkili makama havale edilmesi, soruşturulması, tedavisi ve izlenmesi için gerekli başkaca yöntemleri ve uygun olduğu takdirde adliyenin işe el koyması olduğu kadar durumun gereklerine göre çocuğa ve onun bakımını üstlenen kişilere, gereken desteği sağlamak amacı ile sosyal programların düzenlenmesi için etkin usulleri de içermelidir.” 4.5. 27’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Taraf Devletler, her çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâksal ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine hakkı olduğunu kabul ederler.” 4.6. 28’nci maddesinin ikinci fıkrasında; /

“Taraf Devletler, okul disiplininin çocuğun insan olarak taşıdığı saygınlıkla bağdaşır biçimde ve bu

Sözleşme’ye uygun olarak yürütülmesinin sağlanması amacıyla gerekli olan tüm önlemleri alırlar.” 4.7. 29’uncu maddesinde;

“1. Taraf Devletler çocuk eğitiminin aşağıdaki amaçlara yönelik olmasını kabul ederler:

 Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi;  İnsan haklarına ve temel özgürlüklere, Birleşmiş Milletler Andlaşmasında benimsenen ilkelere saygısının geliştirilmesi;  Çocuğun ana–babasına, kültürel kimliğine, dil ve değerlerine, çocuğun yaşadığı veya geldiği menşe ülkenin ulusal değerlerine ve kendisininkinden farklı uygarlıklara saygısının geliştirilmesi;  Çocuğun, anlayışı, barış, hoşgörü, cinsler arası eşitlik ve ister etnik, ister ulusal, ister dini gruplardan, isterse yerli halktan olsun, tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda, yaşantıyı, sorumlulukla üstlenecek şekilde hazırlanması;  Doğal çevreye saygısının geliştirilmesi.

2. Bu maddenin veya 28’inci maddenin hiçbir hükmü gerçek ve tüzel kişilerin öğretim kurumları kurmak ve yönetmek özgürlüğüne, bu maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen ilkelere saygı gösterilmesi ve bu kurumlarda yapılan eğitimin Devlet tarafından konulmuş olan asgari kurallara uygun olması koşuluyla, aykırı sayılacak biçimde yorumlanmayacaktır.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 26.07.2014 tarihli ve 29072 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim

Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin:

6.1. “Okul müdürünün görev, yetki ve sorumluluğu” başlıklı 39’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müdür tarafından yönetilir. Müdür; okulun öğrenci, her türlü eğitim ve öğretim, yönetim, personel, tahakkuk, taşınır mal, yazışma, eğitici ve sosyal etkinlikler, yatılılık, bursluluk, taşımalı eğitim, güvenlik, beslenme, bakım, koruma, temizlik, düzen, nöbet, halkla ilişkiler, 9/2/2012 tarihli ve 28199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği kapsamındaki görevler ve benzeri konularda Bakanlık ve il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince verilen görevleri yerine getirir veya görevlerin yerine getirilmesini sağlar.” 6.2. “Okul rehberlik öğretmeni” başlıklı 47’nci maddesinde; “Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında oluşturulan servislerinde görev yapan rehberlik öğretmenleri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda görev ve sorumluluklarını yerine getirir.” 6.3. “Diğer personel” başlıklı 50’nci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Personelin görevleri, ilgili mevzuatı çerçevesinde okul müdürünce belirlenerek ilgililere yazılı olarak tebliğ edilir.” 7. 14.08.2020 tarihli ve 31213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim

Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği’nin:

7.1. “Eğitim kurumu müdürünün görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 18’inci maddesinde;

“Eğitim kurumu müdürü rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine ilişkin aşağıdaki görevleri yapar:

a) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yürütülmesinden birinci derecede sorumludur.

[…] c) Eğitim kurumundaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesi için rehber öğretmen/psikolojik danışman, sınıf rehber öğretmenleri, öğrenciler ve veliler arasında iş birliğini sağlar. […]” 7.2. “Rehber öğretmen/psikolojik danışmanın görevleri” başlıklı 21’inci maddesinde; “(1) Eğitim kurumlarında rehber öğretmen/psikolojik danışman gelişimsel ve önleyici hizmetler, iyileştirici hizmetler ve destek hizmetlere ilişkin görevlerini yerine getirir.

[…] (3) İyileştirici hizmetler; a) Öğrencilerin sosyal duygusal, akademik ve kariyer gelişimlerinin desteklenmesi, kendilerini keşfetmeleri, duygusal, düşünsel, davranışsal düzeyde kapasitelerinin güçlendirilmesi, iyileştirme ve geliştirme amacıyla formasyonu uygun olan rehber öğretmen/psikolojik danışman bireysel ve grupla psikolojik danışma yapar.

b) Psikososyal destek hizmetleri kapsamında;

1) Doğal afetler ile kaza, ihmal, istismar, intihar, şiddet, savaş, göç ve salgın hastalıklar gibi zorlu yaşam

olaylarında öğrenci, aile ve öğretmenlere psikolojik ve sosyal destek sağlar. […]” 7.3. “Sınıf rehber öğretmeninin görevleri” 23’üncü maddesinde;

“Sınıf rehber öğretmeni aşağıdaki görevleri yapar:

[…] c) Öğrencilerinin rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine ilişkin ihtiyaçlarını belirleyerek okul rehberlik ve psikolojik danışma programına yansıtılmak üzere rehberlik ve psikolojik danışma servisine iletir.

ç) Okul rehberlik ve psikolojik danışma programının hedeflerine ilişkin etkinliklerde rehberlik ve psikolojik danışma servisiyle iş birliği yapar. […]”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

/

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, İlkokulunda (Okul) ikinci sınıf öğrencisi olan kızı . ’nin, 2024 yılı eğitim ve öğretim döneminde yardımcı temizlik personeli tarafından uğradığı olumsuz tutum ve davranış ile ilgili olarak gerekli incelemelerin yapılmadığı, Okul idaresinin konuya kayıtsız kaldığı ve gerekli idari önlemlerin alınmadığı iddialarında bulunmuş ve çocuğu özelinde okuldaki diğer çocukların haklarının korunması için gerekenlerin yapılmasını talep etmiştir (§ 1).

10. Okul yönetimi tarafından başvuranın dilekçesine verilen cevapta, Okulun yardımcı personellerinin Okul paydos saatinden sonra temizlik çalışması yaptığı, okulların İş Kanunu’na göre iş yeri sayılması sebebiyle herhangi bir iş kazası yaşanmaması için temizlik süresince görevlilerin gerekli uyarıları yapmak zorunda olduğu, öğrencinin girdiği anda zeminlerin ıslak olmasından dolayı sözlü uyarı yapıldığı yönünde ifadelerde bulunulmuştur. Ayrıca söz konusu şikâyet başvurusu ile ilgili olarak Kurumumuzca istenen bilgi ve belge talebine istinaden İdare tarafından gönderilen cevap yazısında, olayın yaşandığı gün ilgili personelin, müdür yardımcısı ve akabinde müdür tarafından sözlü olarak uyarıldığı ve gerekli önlemlerin alındığı, uyarılardan sonra . ve diğer öğrencilerden şikâyet gelmediği, söz konusu yardımcı personelin

TYP kapsamında çalışan personel olduğu ve 2024-2025 eğitim öğretim yılında söz konusu personelin okulda çalışmadığı, tekrar işe alınmadığı, . ’nin halen okulun öğrencisi olduğu ve sorunsuz bir şekilde eğitim öğretimine devam etmekte olduğu belirtilmektedir.

11. İdare tarafından Kurumumuza iletilen yazıların değerlendirilmesi akabinde, Kurumumuz Sosyal

Hizmet Uzmanı tarafından 08.01.2025 tarihinde başvuran baba ile telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir ve

Mesleki Görüşme ve Değerlendirme Raporu hazırlanmıştır.

12. Yapılan görüşmede baba, İŞKUR tarafından okula geçici temizlik personeli olarak görev yapan çalışanın, çocuğuna yönelik korku kültürünü oluşturan, öfkeli, uygunsuz tutum ve davranışlarındaki olumsuzluk nedeniyle geçen süreçte başvurusuna ilişkin hiçbir idari birimden cevap alamadığını, bilgilendirme yapılmadığını, ilk kez arandığını belirterek kızının anne vefatını yaşadığı haftalarda çocuğuna özel ilgi gösterilmesi gerekirken idarenin konuya kayıtsız kalarak sadece basit bir uyarı ve hızla olay sonrası temizlik işlemlerine ilişkin idarece çıkarılan iç yazışmanın yeterli görüldüğünü, bu süreçte anne kaybı yaşayan ve temizlik personelince örselenen kızının psikolojisine ilişkin rehber öğretmenin kızı ile ilgilenmediğini, çocuklarla birebir temas halindeki kamu görevlilerinin tutum ve davranışlarının çocukların korunması kapsamında incelenerek yanlış uygulamaların takipçisi olunmasını istediğini, şikâyetinin halen devam ettiğini, konuya ilişkin idareye tavsiyede bulunulmasını talep ettiğini ifade etmiştir.

13. Kurumumuz Sosyal Hizmet Uzmanı tarafından yapılan mesleki değerlendirmede özetle; 13.1. İdare tarafından, söz konusu temizlik personelinin şu anda okulda çalışmıyor olması ve çocuğun hâlihazırda idareye yansıttığı sorun bulunmaması nedeniyle başvurunun dostane çözüme kavuştuğu algısını uyandıran belgeleri Kurumumuza iletildiği, ilkokul döneminde ailenin ve öğretmenin çocuğa karşı olan tutumunun onun benlik algısını (çocuğun kendisini nasıl gördüğünü) olumlu ya da olumsuz etkilediği, bu dönemde çocuğun yaşının küçüklüğü, sosyalleşmeye adım attığı dikkate alınarak her konuda desteklenmeye olan ihtiyacının göz ardı edilemez bir gerçek olduğu,

13.2. Bu kapsamda; vaka özelinde değerlendirme yapıldığında, anne kaybı yaşayan, yoksunluk içindeki çocuğun, okulda karşılaştığı olumsuz yaklaşımın, personel ile sağlıksız iletişimin okula gitme konusu başta olmak üzere bir dizi psikolojik sorunları beraberinde getireceği, çünkü ilkokula başlama döneminde çocuğun alıştığı, kendini güvende hissettiği ailesinden özellikle anneden uzak yeni yaşam deneyimi ve toplumsal çevre içine girdiği, ev dışında geçirecekleri zaman diliminin onlarda kaygı, tedirginlik, endişeyi büyütebileceği, çocukların ilköğretime sorunsuz geçiş yapmalarında, çocuğun okula uyum süreci için başta sınıf öğretmenleri olmak üzere temizlik kadrosu dâhil çocukla temas kuran her bir çalışanın rolünün önemli olduğu, 13.3. Özellikle ilköğretimde sıklıkla personel değişimi yerine kadrolu, çocuğa rol model olabilecek, pedagojik eğitim almış personellerle hizmetin sürdürülmesinin kıymetli olduğu, İdarenin de bu süreçte çocukların uyumunu kolaylaştırmak için özel çalışmalar gerçekleştirmesi gerektiği, bu çalışmalar kapsamında idarenin, sınıf öğretmenlerinin, rehber öğretmenlerin yumuşak geçiş ile çocuğu kazanması gerektiği, çocuğun, okulda haklarının savunulmasının, uyumunu kolaylaştıracağı gibi daha güvende hissetmesini sağlayacağı, başvuruda da idarenin üzerine düşen görevleri hangi bakış açısı, prensipler ve sistem çerçevesinde ele aldığı, okula yeni başlayan çocuğa öncelikle sevgiyi koşulsuz sunup sunmadığı, çocuğu zorlamadan, psikolojik durumunu gözlemleyerek yavaş yavaş okulu benimsemesi ve özümsemesini kolaylaştıran eğitim anlayışı ile hareket edilip edilmediğinin ortaya çıkarılması gerektiği, 13.4. İnceleme sürecinde çocuk hakları kapsamında idarece, çocuk ve ailenin ihtiyacına yönelik çocuk odaklı ve çocuk dostu yaklaşımların neler olduğu, okulda iletişim temelinde eksik görülen engelleri giderecek ve her koşulda psikolojik şiddeti engelleyecek çözüm önerileri, çocuk psikolojisi konusunda hizmet içi eğitimden geçmiş ve hali hazırda belli dönemlerde hizmet içi eğitim verilen kadrolu personel istihdamı incelenmesinin uygun olacağı, değerlendirilmiştir.

14. 6328 sayılı Kanunu’nun 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını inceleyebileceği düzenlenmiştir (§ 5). Bu kapsamda, başvuruya konu olayın, okul yönetimi, sınıf rehber öğretmeni, okul rehber öğretmeni ve temizlik personelinin tutum ve davranışları bakımından çocukların üstün yararını gözeten çocuk hakları temelli bir yaklaşımla incelenmesi gerektiği tespit edilmiştir.

15. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin (Sözleşme) 19’uncu maddesinde (§ 4.4), Taraf

Devletlerin, çocuğun her türlü şiddete karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alacağı; Sözleşme’nin eğitim hakkını düzenleyen 28’inci maddesinde ise, Taraf Devletlerin, okul disiplininin çocuğun insan olarak taşıdığı saygınlıkla bağdaşır biçimde ve bu Sözleşme’ye uygun olarak yürütülmesinin sağlanması amacıyla gerekli olan tüm önlemleri alacağı açıkça düzenlenmiştir (§ 4.6).

16. Diğer yandan, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi’nin “Çocuğun Şiddetin Hiçbir Türüne

Maruz Kalmama Hakkı” başlıklı 13 No’lu Genel Yorum’unda da (2011); çocukların kendilerinin yer aldıkları veya kendilerini etkileyen tüm meselelerde yüksek yararlarının birinci derecede gözetilme hakkına, özellikle mağdur oldukları durumlarda ve ayrıca önleyici önlemler alınırken gerekli saygının gösterilmesi gerektiğini, her tür şiddetin, halk sağlığı, eğitim, sosyal hizmetler ve diğer yaklaşımlar yoluyla öncelikle önlenmesinin büyük önem taşıdığını ele almıştır. Bununla birlikte, yaygın ve yoğun bir olgu olarak çocuklara yönelik şiddetin ele alınmasının ve ortadan kaldırılmasının Sözleşme çerçevesinde Taraf

Devletlerin yükümlülüğü olduğu, şiddetin her türünü önleyerek çocukların insan olarak saygınlıklarına, fiziksel ve psikolojik dokunulmazlıklarına ilişkin temel haklarının güvence altına alınmasının ve

geliştirilmesinin, Sözleşme’de yer alan diğer tüm hakların yaşama geçirilmesi açısından temel önemde olduğu belirtilmiştir.

17. Kayma ve kaza riski oluşturması sebebiyle temizlik yapılan alana çocukların girmesine müsaade edilmesi risk teşkil edeceğinden birtakım önlemler alınarak uygulanmasının makul olduğu, bunun çocuğun üstün yararı ve hizmetin düzenli işleyişi için gerekli olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda, temizlik personelinin . karşı olan tutum ve davranışı, yedi yaşındaki . psikolojik sağlığını ve okul ortamına olan güvenini olumsuz etkileyebilecektir. Bu yönüyle, okul personeline, özellikle yardımcı hizmet personeline, çocuk hakları, psikolojik güvenlik ve uygun davranış ilkeleri konularında okul rehberlik birimi tarafından düzenli hizmet içi eğitim verilmesi ile personelin bilinçlendirilmesinin sağlanmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır.

18. Ayrıca öğrencilerin çıkış saati ve temizlik başladığı için öğrencilerin okulda bulunmaması gereken zamanın daha net olarak belirlenmesi önemlidir. Nitekim tarihi tam olarak belirlenememekle birlikte, Okul

Müdürünün imzasıyla “…Çocuk kulübü çıkış saati 16.40’dır. 16.40’dan itibaren öğrencilerimiz öğretmenleri tarafından okul binasından çıkartılacaktır. 16.45’ten itibaren okulun temizliği ve paspas yapılacağından (iş güvenliği açısından) öğrenci giriş kapısının kapatılacağı, öğrenci ve velilerimizin tekrar okul binasına dönüp suluk, defter, kitap vs. unuttum ya da tuvaleti kullanacağım diyerek girmemeleri, unutulan malzemelerin ertesi gün alınması. Okul bahçesindeki öğrencilerimizin de velileri tarafından en geç 16.45’te alınması gerekmektedir…” şeklinde duyurunun paylaşıldığı tespit edilmiştir. İş güvenliği açısından söz konusu belirlemelerin ve duyuruların yapılması önemli olmakla birlikte ilkokul grubundaki çocukların, yaşlarının küçük olması sebebiyle 5 dakika içerisinde eşyalarını toplayamama ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

19. Başvuru dosyasında yapılan incelemede çocukla rehberlik öğretmenin görüştüğüne ve rehberlik desteği sağlandığına ilişkin bir tespit yapılamamıştır. Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim

Kurumları Yönetmeliği’nde (§ 6) ve Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri

Yönetmeliği’nde (§ 7), okul müdürünün, okul rehberlik öğretmeninin ve diğer personelin çocukların duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak güvenli bir ortam oluşturma görevi belirtilmiştir. Bu kapsamda, başvuru konusu olayda ve benzer olaylarda, olayın hemen sonrasında rehberlik biriminin çocukla görüşme yapmasının sağlanarak çocuğun yaşadığı duygusal etkileri anlamak gerekmektedir.

20. Okul müdürünün görev ve sorumluluğu kapsamında, olayların tekrar yaşanmaması için alınacak tedbirlerin detaylı bir şekilde belirlenmesi ve bu yönüyle, okul personeline, özellikle yardımcı hizmet personeline, çocuk hakları, psikolojik güvenlik ve uygun davranış ilkeleri konularında okul rehberlik birimi tarafından düzenli hizmet içi eğitim verilmesi ile personelin bilinçlendirilmesinin sağlanmasında yarar bulunmaktadır. Diğer yandan, yaşanan olayların akabinde ise şikâyetlerin kayıt altına alınmasını, takip edilmesini ve çözüm süreçlerinin şeffaf bir şekilde yönetilmesini sağlayarak okul ortamında öğrencilerin güvenliğini ve psikolojik refahını sağlamaya yönelik tüm tedbirleri alması, olayların tekrar yaşanmaması için alınacak tedbirlerin detaylı bir şekilde belirlenmesi ve bu tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığının düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

21. Dosya kapsamı, ilgili mevzuat ve yukarıda izah edilen hususlar çerçevesinde Kurumumuzca yapılan değerlendirmede; çocuklara yönelik yaşanan olaylarda psikolojik destek mekanizmalarının devreye alınarak rehberlik biriminin çocukla temasının hızlı bir şekilde sağlanması yoluyla gerekli işlemlerin yapılması, okul çıkış saati ve temizlik nedeniyle öğrencilerin okulda bulunmaması gereken zamanın küçük yaş grubu dikkate alınarak yeniden belirlenmesi, elverişli ve güvenli okul ortamlarının sağlanması ve benzer olayların tekrarının önlenmesi amacıyla çocuğun üstün yararı çerçevesinde, tüm okul personeline

çocuk hakları ve çocuklara yönelik uygun davranış ilkeleri konusunda düzenli hizmet içi eğitim verilmesi hususlarında gerekli işlemlerin yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiştir. İlgili idare olan Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden istenilen bilgi ve belgeler süresi içinde Kurumumuza gönderilmediğinden kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranılmadığı tespit edilmiştir. İlgili idarenin söz konusu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Çocuklara yönelik yaşanan olaylarda psikolojik destek mekanizmalarının devreye alınarak rehberlik biriminin çocukla temasının hızlı bir şekilde sağlanması yoluyla gerekli işlemlerin yapılması, okul çıkış saati ve temizlik nedeniyle öğrencilerin okulda bulunmaması gereken zamanın küçük yaş grubu dikkate alınarak yeniden belirlenmesi, elverişli ve güvenli okul ortamlarının sağlanması ve benzer olayların tekrarının önlenmesi amacıyla çocuğun üstün yararı çerçevesinde, tüm okul personeline çocuk hakları ve çocuklara yönelik uygun davranış ilkeleri konusunda düzenli hizmet içi eğitim verilmesi hususlarında

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURAN ile MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ve ÇANKAYA İLÇE MİLLİ EĞİTİM

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli

Eğitim Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi