ÖZET: Başvuran, askerlik başvurusu nedeniyle Adana Şehir Hastanesi’nde muayene edilmiştir ve muayeneyi gerçekleştiren doktor hakkında idari soruşturma talep etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yönetmeliği’ne göre, askerliğe elverişli olup olmadığını belirlemek için hastalıkların sınıflandırılması yapılmaktadır. Ancak, çölyak hastalığına dair askerlik muayeneleri için mevzuatta net bir düzenleme bulunmamaktadır; bu durum, idareler arasında uygulama farklılıklarına yol açmaktadır.

İlgili belgelerden, çölyak hastalığına ilişkin muayenelerde tanı konulması için hastaların, hastalığın tanısını belirten uzman onaylı raporlar sunması gerektiği anlaşılmaktadır. Başvuran, daha önceki tetkik sonuçlarını sunmasına rağmen, muayeneyi gerçekleştiren doktorun yeni tetkikler istemesi gerektiğini belirtmesi üzerine, başvuranın talebi reddedilmiştir. Bu durum, hekimlerin tanı koyma sürecindeki yetkilerini ve hastanın sağlık durumunu belirleme sorumluluklarını ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/17569-S.21.28139

BAŞVURU NO : 2021/11448

KARAR TARİHİ : 15/12/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, askerliğe elverişli olup olmadığının tespitine yönelik yapılan sağlık muayenesine ilişkin şikayeti hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28/06/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; askerlik başvurusu sebebiyle, Aile Hekimliği muayenesi sonucu çölyak hastalığından dolayı Adana Şehir Hastanesine sevk edildiğini, 08/02/2021 tarihinde Gastroenteroloji Polikliniğinde, ardından 09/02/2021 tarihinde Heyet Gastroenteroloji Bölümüne gittiğini, doktora, “askerlik başvurusu sonucunda Heyet Gastroenteroloji bölümüne gelmesinin söylendiğini ve 2 yıl önce Adana Şehir Hastanesi’nde çölyak hastalığı teşhisi konulduğunu ve rapor verildiğini” söylediğini ve gerekli tüm belgeleri sunmaya çalıştığını, fakat doktorun sunmaya çalıştığı belgeleri almadığını ve “endoskopi yapılacağını” söylediğini, “2 yıldır glutensiz diyet uyguladığını, glutenli besin tüketmediğinden sonucun yanlış çıkabileceğini” söylediğinde, doktorun kendisine diyeti bozup öyle gelmesi gerektiğini söylediğini, bunun üzerine 2 yıl önce alınan biyopsi parçalarının Adana Dr.

Askım Tüfekçi Devlet Hastanesinden isteyebileceği veya getirebileceğini söylemesine rağmen doktorun kararını değiştirmediğini, çölyak hastalığı teşhisi konulan hastalara askerlik başvurularında uygulanan resmi sağlık prosedürü ile ilgili Sağlık Bakanlığına yaptığı başvurusuna hastane tarafından gerçeğe aykırı cevap verildiğini, bunun üzerine ilgili doktor hakkında idari soruşturma başlatılması amacıyla Sağlık

Bakanlığına şikayet başvurusunda bulunduğunu, ancak başvurusunun reddedildiğini belirterek; şikayet edilen ilgili doktor hakkında idari soruşturma başlatılması amacıyla Sağlık Bakanlığına bildirimde bulunulmasını, talebini yerine getirmeyen ve ihmal gösteren ilgililer hakkında gerekli adli ve idari işlemlerin ve incelemenin yapılması amacıyla Sağlık Bakanlığına bildirimde bulunulmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sağlık Bakanlığından 12/08/2021 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben Sağlık Bakanlığı

Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 07/09/2021 tarih ve – / sayılı yazısında; başvuru konusuyla ilgili olarak, Milli Savunma Bakanlığı ve Adana İl Sağlık Müdürlüğünden gelen cevabı yazılar ile adı geçen şahsın Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu başvurusuna istinaden Türk Silahlı

Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hakem hastane olan Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan yazının ekte gönderildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesi: “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz…”, 3.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesi: “(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 6’ncı maddesi: “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir. ”, 6. 01.08.1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliğinin; 6.1. “İlkeler” başlıklı 5’inci maddesi: “ Sağlık hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki ilkelere uyulması

şarttır:

a) Bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yaşama hakkının, en temel insan hakkı olduğu, hizmetin her safhasında daima gözönünde bulundurulur.

b) Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını haiz olduğu ve hiçbir merci veya kimsenin bu hakkı ortadan kaldırmak yetkisinin olmadığı bilinerek, hastaya insanca muamelede bulunulur.

c) Sağlık hizmetinin verilmesinde, hastaların, ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ve ekonomik ve sosyal durumları ile sair farklılıkları dikkate alınamaz. Sağlık hizmetleri, herkesin kolayca ulaşabileceği şekilde planlanıp düzenlenir.

d) Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz.

e) Kişi, rızası ve Bakanlığın izni olmaksızın tıbbi araştırmalara tabi tutulamaz.

f) Kanun ile müsaade edilen haller ile tıbbi zorunluluklar dışında, hastanın özel hayatının ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 6.2. “Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım” başlıklı 11’inci maddesi: “ Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir.

Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.”, 6.3. “Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı” başlıklı 12’nci maddesi: “ Teşhis, tedavi veya korunma maksadı olmaksızın, ölüme veya hayati tehlikeye yol açabilecek veya vücut bütünlüğünü ihlal edebilecek veya akli veya bedeni mukavemeti azaltabilecek hiçbir şey yapılamaz ve talep de edilemez.”, 6.4. “Tıbbi Özen Gösterilmesi” başlıklı 14’üncü maddesi: “Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir. Hastanın hayatını kurtarmak veya sağlığını korumak mümkün olmadığı takdirde dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur.”, 6.5.“Bilgilendirmenin Kapsamı” balıklı 15’inci maddesi:“ (Başlığı ile birlikte değişik:RG-8/5/2014-

28994) Hastaya;

a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi, c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, ç) Muhtemel komplikasyonları, d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri, e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri, g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir.”, 6.6.“Bilgi Vermenin Usulü” başlıklı 18’inci maddesi: “(Değişik:RG-8/5/2014-28994) Bilgi, mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir.

Hasta, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından tıbbi müdahale konusunda sözlü olarak bilgilendirilir. Bilgilendirme ve tıbbi müdahaleyi yapacak sağlık meslek mensubunun farklı olmasını zorunlu kılan durumlarda, bu duruma ilişkin hastaya açıklama yapılmak suretiyle bilgilendirme yeterliliğine sahip başka bir sağlık meslek mensubu tarafından bilgilendirme yapılabilir.”, 6.7. “Rıza Olmaksızın Tıbbi Ameliyeye Tabi Tutulmama” başlıklı 22’nci maddesi: “Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz…”, 7. 11.11.2016 tarihli ve 29885 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma

Genel Komutanlığı Ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin; 7.1. “Yükümlülerin Sağlık Muayeneleri” başlıklı İkinci Bölümünde yer alan “Sağlık muayenesi” başlıklı 4’üncü maddesi: “ (1) 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu gereğince yükümlülerin sağlık muayeneleri, askerlik şubelerinin bulunduğu yerlerde, öncelikle varsa kayıtlı olduğu aile hekimi tarafından, yoksa en yakın resmi sağlık kuruluşunda tek tabip tarafından yapılır. Yükümlülerin tam bir fizik muayeneleri yapılarak, Askerlik Yoklama Belgesinin ilgili bölümleri muayeneyi yapan tabip tarafından doldurulur. Muayene sonucunda; (1)

a) Sağlamlar ile tespit edilen hastalıkları nedeniyle Hastalıklar Listesinin (A) diliminden kod verilenler hakkında “Askerliğe Elverişlidir” kararı verilir.

b) (Değişik: 22/9/2017 – 2017/10844 K.) Hakkında karar verilemeyenler ile beyan ettiği hastalığı ya da fiziki muayene bulguları nedeniyle ileri tetkik yapılarak değerlendirilmesi gereken yükümlüler Türk Silahlı

Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili en yakın sağlık kuruluşunun ilgili birimine doğrudan sevk edilir.

(2) Muayene sırasında yükümlünün sağlık durumuna ilişkin ibraz ettiği belge sureti muayene belgesine eklenir. Ayrıca, yükümlülere yoklamada uygulanacak sağlık durumu hakkında bilgi formunda yer alan

“Aile Hekimi/Tek Tabip Değerlendirmesi” bölümündeki sorgu ve değerlendirmelere ilişkin bilgiler muayeneyi yapan tabip tarafından doldurulur.

(3) (Değişik: 22/9/2017 – 2017/10844 K.) Yükümlüler hakkında “Ertesi Yıla Bırakma”, “Sevk

Geciktirmesi” veya “Askerliğe Elverişli Değildir” kararlı sağlık raporlarını tanzim etmeye yetkili makam, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarının sağlık kuruludur. Ancak, yatalaklar ile gözle görülür rahatsızlığı bulunanlar hakkında “Ertesi Yıla Bırakma”, “Sevk Geciktirmesi” veya “Askerliğe Elverişli Değildir” kararlı sağlık raporları, askerlik şubesi başkanı veya vekili ile mülki amirliklerce görevlendirilen resmi iki sivil (varsa biri ilgilinin kayıtlı olduğu aile hekimi) tabipten teşkil edilecek geçici sağlık kurulunca verilebilir. Geçici sağlık kurulunca hakkında karar verilemeyen yükümlüler askerlik şubelerince Türk

Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir.

(4) Yükümlü tarafından beyan edilmeyen ya da fiziki muayene sırasında belirti ve bulgusuna rastlanmayan çeşitli hastalıkların ortaya konması veya taranması için laboratuvar veya görüntüleme tetkiki gibi ileri tetkikler yapılması gerekmez. Yükümlülerin bu şekilde gerçekleştirilen sağlık muayenelerinde askerliğe

elverişli bulunmaları, kendilerinin muayene tarihinde tam sağlıklı olduklarını göstermez ve silâhaltına alındıktan sonra saptanan hastalıklarının askerlik sırasında ortaya çıktığının karinesini oluşturmaz.

(5) Askerlik görevinin bitiminde erbaş ve erler hakkında birliğin bulunduğu yerdeki birlik tabibi veya en yakın sağlık kuruluşundaki tek tabip tarafından, terhis öncesi uygulanacak sağlık durumu hakkında bilgi formu düzenlenir ve bu form diğer formlarla birlikte askerlik şubesinde yükümlünün şahsi dosyası imha edilinceye kadar muhafaza edilir.

(6) (Değişik: 22/9/2017 – 2017/10844 K.) 7179 sayılı Kanun kapsamında, aile hekimi, tek tabip veya Türk

Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarında yapılan muayene ve düzenlenen raporlar için herhangi bir ücret ve katkı payı alınmaz.”, 7.2. “Gruplandırma” başlıklı 5’inci maddesi: “ (1) Askerlik çağına giren yükümlüler, yoklamaları sonucunda; askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmak üzere iki gruba ayrılır.

a) Askerliğe elverişli olanlar: Sağlık yetenekleri bakımından hiçbir hastalığı bulunmayanlar ile hastalıkları, Hastalıklar Listesinin (A) dilimlerine girenlerdir.

b) Askerliğe elverişli olmayanlar: Hastalıkları, Hastalıklar Listesinin (B) ve (D) dilimlerine girenlerdir.

7.3. “HASTALIKLAR LİSTESİ VE SINIFLANDIRMA VEYA BRANŞ BELİRLEME

ÇİZELGELERİNİN KULLANIMINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR” başlıklı EK-B kısmının “VIII.

SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI” başlıklı 45’inci madde B diliminin beşinci fıkrası: “ 5.

Gluten enteropatisi (Resmi sağlık kuruluşlarından alınmış sağlık kurulu raporu ile işlem yapılabilir.), hafif seyirli (kronik diyare ile birlikte ağırlığın, bu Listenin 32 nci maddesinde yer alan Boya Göre Standart

Ağırlık Çizelgesindeki alt sınırından 11 kg ila 20 kg eksiklik) malabsorbsiyon sendromları.”, hükümlerini ihtiva etmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle; askerlik başvurusu sebebiyle sevk edildiği Adana Şehir Hastanesi Gastroenteroloji

Heyetinde kendisini muayene eden ilgili doktor hakkında idari soruşturma başlatılmasını talep etmektedir.

10. Yükümlülerin sağlık muayeneleri, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil

Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 4’üncü maddesine göre yürütülmektedir. Sağlık yetenekleri bakımından hiçbir hastalığı bulunmayanlar ile hastalıkları, Hastalıklar Listesinin (A)

dilimlerine girenler “Askerliğe Elverişli”; hastalıkları, Hastalıklar Listesinin (B) ve (D) dilimlerine girenler ise “Askerliğe Elverişli Değildir” olarak kabul edilmektedir.

11. Ancak, çölyak hastalığı olanların askerlik sağlık muayenelerinin nasıl yapılacağına ilişkin mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu noktada, idareler arasında uygulama birliğinin de bulunmadığı görülmektedir.

12. Şöyle ki, İdarenin Kurumumuza gönderdiği belgeler arasında yer alan, Gülhane Eğitim ve Araştırma

Hastanesinin konuyla ilgili 26/08/2021 tarihli yazısından; askerlik hizmeti kapsamında Çölyak Hastalığına ilişkin heyet işlemleri için müracaat eden hastalara tanı konduğu merkezden hastalığına ait 3 uzman imzalı başhekim onaylı durum bildirir sağlık kurulu raporu ile işlem yapıldığı, tanısı olmayan ancak Çölyak

Hastalığı şüphesi olan olgularda ise rutin Çölyak Hastalığına yönelik araştırmalar yapılıp müteakiben heyet işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır.

13. Somut olayda başvuran, Gastroenteroloji sağlık heyetinde görevli doktora Çölyak Hastalığına ilişkin daha önceki sonuçları sunduğunu ve değerlendirmesinde bu sonuçları da dikkate almasını talep ettiğini, ancak bu talebinin ilgili doktor tarafından kabul görmediğini iddia etmektedir.

14. Bu çerçevede, başvuru konusuyla ilgili olarak, idari tahkikat yapılarak konuyla ilgisi bulunan hekimlerin açıklamalarının alındığı görülmüştür. Başvuranın iddialarıyla ilgili olarak anılan İdare tarafından yapılan tahkikatta, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Klinik İdari

Sorumlusu Uzm.Dr. . . . tarafından“(….) Herhangi bir hastalıkla alakalı olarak hastalığın tanısına ait bilgi ve belgeler yetersiz veya eksik görüldüğünde veya tanı/ayırıcı tanı konusunda şüphede kalınan durumlarda hekim hastadan tanının netleştirilmesine yönelik olarak yeni tetkikler isteyebilir, bu durum değerlendirmeyi yapan hekimin insiyatifindedir” şeklinde bir değerlendirmede bulunduğu tespit edilmiştir.

15. Başvuranı 08/02/2021 tarihinde muayene eden Uzm. Dr. . . ise “başvuranın, dış merkezde tarafınca alınan duodenal biyopside, çölyak hastalığı olabileceği şeklinde raporu olduğunu anlattığını, 2 yıldır glutensiz diyet yaptığını söylediğini, ancak hastanemizde bununla ilgili tetkiki olmadığından, beraber enabıza baktıklarında, çölyak serolojisinin negatif olduğunu gördüklerini, bu durumda çölyak tanısının şüpheli olabileceğini, patolojide görülen bulguların, birtakım başka hastalıklarda da görülebileceğini(pastgastroenterit sendromu, ince barsak bakteriye! aşırı çoğalma, B12 vitamin eksikliği, giardiazis, eozinofilik gastroenterit), tanının teyid edilmesi için glutensiz diyetten normal diyete geçmek gerektiğini ve bunun akabinde yeniden tetkik yapmak gerektiğini” ifade ettiği görülmüştür.

16. Yine, başvuranın 09/02/2021 tarihinde muayene eden Uzm.Dr. . . “başvuranın Çölyak hastalığı bulunduğunu, ancak tanı konulduğunu belirttiği dış merkezde yapılmış tetkiklerin (endoskopi, patoloji v.s

) elinde olmadığını belirttiğini, mevcut durumda askerliğe elverişlilik gibi önemli bir kararın alınması için kararı alacak hekim olarak şahsın elinde askerliğe elverişli olup olmadığına ilişkin kararı verebilecek yeterli doküman bulunmadığı için şahıstan doğru kararın verilebilmesi için tetkik istenmesi gerektiğini ve gerekli açıklamaları yaptıktan sonra başvuranın polikliniği terk ettiğini, sonrasında ise tarafına sonuçların getirilmediğini veya gerekli tetkiklerin yapılması için tekrar polikliniğine başvuru yapılmadığını” belirttiği görülmüştür.

17. Yukarıda yer verilen iddia ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere, iki tarafın da iddiaları farklı yöndedir.

Bu noktada, iddialar dışında somut olayı aydınlatabilecek başkaca bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır.

Ancak, böyle bile olsa şüphe duyulan bir konuda hekimden, kendisine sunulan (ya da sunulduğu iddia

edilen) tahlil sonuçları veya hastalık öyküsü hakkında anlatılanlar çerçevesinde, bir kişinin askerliğe elverişli olup olmadığı belirlemesini beklemek yerinde olmayacaktır.

18. Nitekim, hekimin doğru karar verebilmesi için şüphe duyduğu hususlarda, tedavi süreciyle ilgili ek tetkikler istemesi her zaman mümkündür. Bir tanının gerçekten doğru olup olmadığını belirlemeye yönelik tedaviyi tayin etme, hastayı muayene eden hekimin yetkisindedir. Bu noktada, Tıbbi Deontoloji

Nizamnamesinin 6’ncı maddesi de hekimin uygulayacağı tedaviyi belirlemede serbest olduğunu açıkça vurgulamaktadır.

19. Kaldı ki, başvurandan ek tetkik istenmekle birlikte, söz konusu tetkiklerin başvurana sonradan gerçekleştirildiğine ilişkin ne İdare tarafından ne de başvuran tarafından Kurumumuza herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır.

20. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamında Kurumuzca yapılan değerlendirmede; başvuranın askerliğe elverişli olup olmadığının belirlenmesi için yeni tetkiklerin yapılması gerektiğinin ilgili hekimler tarafından başvurana ifade edildiği, ancak başvuranın sunduğunu iddia ettiği belgelere (tahlil sonucu, patoloji raporu vs.) göre bir değerlendirme yapılmasını talep ettiği, muayene eden hekimin ise tanıyı şüpheli bularak yeni tetkik istediği, bu noktada başvurana gerekli bilgilendirmenin yapıldığı, sonrasında da başvuranın iddialarına ilişkin idari tahkikat gerçekleştirilerek ilgili hekimlerin ifadelerine başvurulduğu anlaşılmakla, başvuruya konu olayda hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren (varsa) dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi