ÖZET: Başvuran, diyabet hastası olarak Covid-19 nedeniyle idari izinli sayılabilmek için kronik risk durumu raporunun e-Nabız sistemine işlenmesini talep etmiştir. Sağlık Bakanlığı, Covid-19 kapsamında idari izinli sayılacak kronik hastalıkları belirlemiş ve bu hastalıkların yalnızca e-Nabız üzerinden belgelendirileceğini açıklamıştır. Başvuranın hastalığı, belirlenen kronik hastalıklar listesinde yer almadığı için talebi reddedilmiştir.

Kararda, başvuranın geçmişte aldığı tanıların, Covid-19 için risk grubunda sayılacak hastalıklar arasında olmadığı, bu nedenle e-Nabız üzerinden idari izin belgesi düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. İdarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerini gözetmesi gerektiği vurgulanmış, başvuranın talebinin reddinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durum, Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kriterlerin ve genelgelerin uygulanabilirliğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/4841-S.21.7822

BAŞVURU NO : 2020/99650

KARAR TARİHİ : 25/03/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

Covid-19 kronik risk durumu raporunun e-Nabız sistemine

BAŞVURUNUN KONUSU :

işlenmesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; yaklaşık 17 yıldır diyabet hastası olduğunu ve düzenli olarak raporlu ilaç kullandığını, en son 01/09/2020 tarihinde tahlillerini yaptırdığını ve şekerinin 3 aylık ortalamasının 11 çıktığını, insülin kullanma aşamasına geldiğini, sınıf öğretmeni olarak görev yaptığını ancak covid-19 kronik risk durumu raporu e-Nabız sistemine işlenmediği için idari izinli sayılmadığını, bu nedenle okula gitmek zorunda kaldığını, bu durumun sağlık açısından kendisini kaygılandırdığını belirterek idari izinli sayılabilmesi için Covid-19 kronik risk durumu raporunun e-Nabız sistemine işlenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 30/10/2020 tarih ve E sayılı yazısı ile 17/12/2020 tarih ve E sayılı yazısında özetle; 2.1. COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak

Tedbirler konulu 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde, çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı

Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağının hüküm altına alındığı, söz konusu yetki kapsamında Bakanlıklarınca “COVID-19 Hastalığı İçin

Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar”ın belirlendiği, 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazıda belirtilen hususlar doğrultusunda “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesinin” sadece e-Nabız sisteminden alınacağı, 2.2. COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıkların; Sağlık Hizmetleri

Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet TEKİN, Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Fatih KARA, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Dr. M. Mahir ÜLGÜ, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür

Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet GÜNDÜZ, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr.

Muhammed Ertuğrul EĞİN, Kamu Hastaneleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet

KÖŞ, Hasta Hakları ve Tıbbi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Avşar ASLAN isimlerinden oluşan teknik komisyon; Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr.

Muhammet ÇÖMÇE’nin, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kronik Hastalıklar Dairesi

Başkanlığının, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Hukuk ve Mevzuat Dairesi Başkanı Av. Halil

ŞEN’in, kronik hastalıklarla ilgili uzmanlık derneklerinin ve ilgili branşlardaki akademik hocaların görüşleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Sağlık Uygulama

Tebliği’nin EK:1/A “Ayakta Tedavide Hekim Ve Diş Hekimi Muayenesi Katılım Payı

Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” ve EK:/4 “İlaç Listesi”nde yer alan tanılar esas alınarak belirlendiği ve 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazı ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarına iletildiği, 2.3. Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olan kamu çalışanlarına e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” üretileceği hükmünün, kişiye geçmişte verilen tanının yanlışlıkla verilmesi, kişinin hiçbir kontrole gitmemesi ve salah (iyileşmiş) olabileceği gerekçesi ile son iki yıl içerisinde hem ilaçlar hem de tıbbi gerekçeler göz önüne alınarak belirlendiği, 2.4. E-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” temin edilebileceği koşuluna istisnalar getirildiğinde ve ilgili tıbbi branşlara sevk olduğunda kişilerin hekim üzerindeki baskıyı arttıracağı ve hekime yapılan baskı sonucunda e-Nabız sistemi üzerinde idari izin alamayan ve idari izinli sayılamayacak kişiler için ayrı bir koridor oluşturulacağı, 2.5. Yukarıda yer alan açıklamalar kapsamında gerek kişilerin mağdur olmaması gerek ise sağlık çalışanlarının mağdur edilmemesi amacıyla “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi”nin Bakanlığın belirlediği tanılara ve koşullara istinaden sadece e-Nabız sisteminden alınması gerektiği, 2.6. “Diyabet” hastalığı olarak bilinen hastalığın meydana geliş şekline ve hastada ortaya çıkan belirtilere göre tıbben 79 farklı tipinin bulunduğu, 79 farklı tipte tanısı olan hastaların tamamının diyabet hastası olarak tanımlandığı, 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında Sağlık Bakanlığınca COVID-19 hastalık riski belirlenen kronik hastalıklar listesinde ise Diyabet hastalığı olarak tanımlanan 79 tipten 46 tanesinin yer aldığı, başvuranın hastalığının belirlenen 46 tip arasında yer almaması nedeniyle adına e-Nabız üzerinden idari izne esas belge düzenlenmediği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin

“Sağlık Bakanlığı” başlıklı Onikinci Bölümünün; 5.1. “Görevler” başlıklı 352’inci maddesinde: “(1) Herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Sağlık

Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:

a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak, b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek, ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek, d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasaya sunulması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi için çalışmalar yapmak, e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak, f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak, g) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen diğer görevleri yapmak.

(2) İlaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Bakanlığın teklifi üzerine

Cumhurbaşkanınca belirlenir.” 5.2. “Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü” başlıklı 361’inci maddesinde: “(1) Halk Sağlığı

Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:

a) Halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, b) Birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu amaçla birinci basamak sağlık kuruluşlarını kurmak ve işletmek, gerektiğinde bunları birleştirmek, ayırmak, nakletmek veya kapatmak, c) Bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme, araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bunlarla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak.

ç) Yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırarak toplumdaki tüm bireylerin sağlığını geliştirmek; hatalı beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve benzeri zararlı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, bu hususları izlemek, araştırmak, veri toplanmasını sağlamak ve değerlendirmek, d) Birey, toplum ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her tür etkeni incelemek, teşhis etmek, değerlendirmek ve kontrol etmek üzere gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak ve ulusal referans laboratuvarı kurmak ve işletmek, içme suları, biyosidal ürünler gibi görev alanına giren konularda tüketici güvenliği ile ilgili tedbirleri almak ve buna yönelik her türlü iş ve işlemi tesis etmek, e) Sağlık tehditlerine yönelik erken uyarı ve cevap geliştirilmesi amacıyla gerekli organizasyonu sağlamak, halk sağlığını tehdit eden konularda gereken tüm tedbirleri almak ve gerektiğinde müeyyide uygulamak, f) Biyolojik ürünler ve test materyali ile benzeri ürünlerle ilgili araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, bu ürünleri temin etmek veya edilmesini sağlamak, ürettirmek ve gerektiğinde üretmek, g) Görev ve sorumluluk alanıyla ilgili olarak hizmet standardizasyonunu sağlamak, meslek personelinin yetişmesi için ilgili kurumlarla işbirliği yaparak eğitim programları hazırlamak, eğitim ve yayın faaliyetinde bulunmak, ğ) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.” 6. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun, 6.1. 1’inci maddesinde: “Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” 6.2. 2’inci maddesinde: “Umumi sıhhat ve içtimai muavenet hizmetlerine ait Devlet vazaifi

Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından ifa ve hususi idarelerle belediyelere ve sair mahalli idarelere bırakılan hizmetlerin sureti icrası murakabe olunur. Milli Müdafaa teşkilatına ait sıhhi işler müstesna olmak üzere bütün sıhhat ve içtimai muavenet işlerinin mercii ve murakıbı bu Vekalettir.” 6.3. 3’üncü maddesinde: “Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti bütçeleriyle muayyen hatlar

dahilinde olarak aşağıda yazılı hizmetleri doğrudan doğruya ifa eder:

1 – Doğumu (……) teshil ve çocuk ölümünü tenkis edecek tedbirler.

2 – Validelerin doğumdan evvel ve doğumdan sonra sıhhatlerinin vikayesi.

3 – Memlekete sari ve salgın hastalıkların hulülüne mümanaat.

4 – Dahilde her nevi intani, sari ve salgın hastalıklarla veya çok miktarda vefiatı intaç ettiği

görülen sair muzır amillerle mücadele.

5 – Tababet ve şubeleri sanatlarının icrasına nezaret.

6 – (…) (1) ilaçları ve bütün zehirli müessir ve uyuşturucu maddelerle yalnız hayvanlar için

serumlar ve aşıları murakabe hariç olmak üzere her nevi serum ve aşıları murakabe.

7 – Çocukluk ve gençlik hıfzıssıhhasına ait işlerle çocuk sıhhat ve bünye sinin muhafaza ve

tekamülüne ait tesisatın murakabesi.

8 – Mektep hıfzıssıhhası.

9 – Mesai ve san’at hıfzıssıhhası işleri.

10 – Maden suları ile sair havassı şifaiyesi olan sulara nezaret.

11 – Hıfzıssıhha müesseseleri ve bakteriyoloji laboratuvarları ve alelümum hayati muayene ve

tahlillere mahsus müesseseler küşat ve idaresi.

12 – Mesleki tedrisat müesseseleri küşat ve idare veya mümasili müessesatı murakabe ve

bunlara müsaade itası.

13 – Mecnunlarla sair ruhi hastalıklara mahsus tedavihaneler veya malül veya herhangi bir

noksanii hilkate malik olanları kabul edecek yurt veya müesseseler tesis ve idare.

14 – Muhacrin sıhhat işleri.

15 – Hapisanelerin ahvali sıhhiyesine nezaret.

16 – Tıbbi istatistiklerin tanzimi.

17 – Sıhhi neşriyat ve propagandalar.

18 – Vesaiti münakale umuru sıhhiyesinin nezaret”

6.4. 4’üncü maddesinde: “Doğrudan doğruya şehir ve kasabalar, köyler hıfzıssıhhasına veya tıbbi ve içtimai muavenete mütaallik işlerin ifası belediyelere ve idarei hususiyelere ve sair mahalli idarelere tevdi edilir. Vekalet indelicap bu idarelere rehber olmak üzere bazı mahallerde nümune tesisatı vücude getirir.” 6.5. 5’inci maddesinde: “Sıhhat ve içtimai Muavenet Vekaleti 3 üncü maddede zikredilen hizmetleri ifa için hususi teşkilat kanununa tevfikan teşkil edilmiş fenni ve idari şubelerden mürekkeptir. Kanunu mahsusuna tevfikan mülhak bütçe ile idare olunan Hudutlar ve Sahiller

Sıhhat Umum Müdürlüğü, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine merbut olarak ifayı vazife eyler.” 7. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında

Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu, 29/05/2020 tarihli ve 2020/8 sayılı

Genelgesi’nde:

“COVID-19 salgını ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 13/03/2020 tarihli ve 31067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Görevlilerinin Yurt Dışına Çıkış İzni” konulu 2020/2 sayılı genelge ile 22/03/2020 tarihli ve 31076 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler” konulu 2020/4 sayılı Genelge 1/6/2020 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Ancak çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacaktır. İdari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacak; bunların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı kalacaktır. Bu personel amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağrıldıkları nada görevlerine döneceklerdir.

Kamu kurumu ve kuruluşlarınca bu süreçte tüm personelin maske kullanması, çalışma mekanları, yemekhane, servisler ve sosyal alanlarda gerekli mesafenin ayarlanması, bu mahaller ile kamuda kullanılan araçlarda dezenfekte işleminin yapılması hususunda gerekli tedbirler alınacaktır.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.” 8. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik

Tedbirler” konulu, 26/08/2020 tarihli ve 2020/11 sayılı Genelgesi’nde:

“COVID-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla, bu salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla;

Çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu yetki devredilebilir.

Bu kapsamda çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılır.

Bu Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idar izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılırlar. Uzaktan ve dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşittir. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile özlük hakları saklıdır.

İdari izinliler, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamazlar ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönmek zorundadır.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Yaklaşık 17 yıldır diyabet hastası olduğunu ve düzenli olarak raporlu ilaç kullandığını belirten başvuran, idari izinli sayılabilmesi için covid-19 kronik risk durumu raporunun e-Nabız sistemine işlenmesini talep etmektedir.

11. Cumhurbaşkanlığının 2020/8 ve 2020/11 sayılı Genelgeleri gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar, idari izinli sayılacak ve idari izinli sayılanlardan hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönecekler ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla, çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilecektir.

12. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan 2020/8 Sayılı Genelge kapsamında hazırlanan

Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazısında; 12.1. Çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı, idari izinli sayılanların bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacağı, mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarının saklı kalacağı, 12.2. Kamu çalışanlarından idari izne esas olmak üzere COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıkların; “halen immünsüpressif tedavi alanlar, metastatik ve/veya kemoterapi/radyoterapi alan kanser hastaları, kornea nakli hariç solid organ nakli, kemik iliği/kök hücre nakli yapılan hastalar, kronik obstrüktif veya destrüktif akciğer hastalığı veya status astmatikus hikayesi olan hastalar, insüline bağlı diyabet ve komplike (serebrovasküler, koroner, böbrek, polinöropati) insüline bağımlı olmayan diabetes mellitus hastaları, komplike hipertansiyon (serebrovasküler, böbrek, konjestif kalp yetmezliği), dekompanse kalp yetmezliği, akut koroner sendrom geçiren hastalar, kronik karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalar, serebrovasküler hastalık (inme, kanama) geçiren hastalar” şeklinde belirlendiği, 12.3. Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olan kamu çalışanlarına Bakanlık e-nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” üretileceği, 12.4. E-nabız sistemi üzerinden gerekli çalışmalar tamamlanmış olduğundan idari izinli sayılacak kamu çalışanlarının söz konusu belgeyi 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece enabız sistemi üzerinden temin edecekleri, 12.5. Ayrıca; 02/06/2020 tarihli ve E.1183 sayılı (E-nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas

COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi”ni alamayan kişilerin mevcut hastalık raporlarıyla kayıtlı olduğu aile hekimine müracaat ederek, durumu uygun görülenlere hastanın ibraz ettiği hastalık raporları ek yapılarak aile hekimi tarafından

“COVID-19 idari izin” tanısı ile durum bildirir tek hekim raporu düzenleneceğine ilişkin)

yazının yürürlükten kaldırıldığı ile konuya ilişkin işlemlerin 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazı kapsamında gerçekleştirileceği, açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.

13. Kurumumuza yapılan başvurular neticesinde, Sağlık Bakanlığından ayrıntılı açıklama talep edilmiş olup gelen cevabi yazılarda özetle; 13.1. 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında Sağlık Bakanlığınca “COVID-

19 Hastalığı için Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar”ın belirlendiği,

13.2. COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıkların; Sağlık Hizmetleri

Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet TEKİN, Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Fatih KARA, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Dr. M. Mahir ÜLGÜ, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür

Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet GÜNDÜZ, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr.

Muhammed Ertuğrul EĞİN, Kamu Hastaneleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet

KÖŞ, Hasta Hakları ve Tıbbi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Avşar ASLAN isimlerinden oluşan teknik komisyon; Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr.

Muhammet ÇÖMÇE’nin, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kronik Hastalıklar Dairesi

Başkanlığının, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Hukuk ve Mevzuat Dairesi Başkanı Av. Halil

ŞEN’in, kronik hastalıklarla ilgili uzmanlık derneklerinin ve ilgili branşlardaki akademik hocaların görüşleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Sağlık Uygulama

Tebliği’nin EK:1/A “Ayakta Tedavide Hekim Ve Diş Hekimi Muayenesi Katılım Payı

Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” ve EK:/4 “İlaç Listesi”nde yer alan tanılar esas alınarak belirlendiği ve 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazı ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarına iletildiği, 13.3. Sağlık Bakanlığının 05/06/2020 tarih ve E.1187 sayılı yazısında kamu çalışanlarına “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” verilebilmesi için; • Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olma, • Söz konusu belgenin 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-Nabız sistemi üzerinden temin edilmesi, şeklinde iki koşulun yer aldığı, 13.4. 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olma koşulunun kişiye geçmişte verilen tanının yanlışlıkla verilmesi, kişinin hiçbir kontrole gitmemesi ve salah (iyileşmiş) olabileceği gerekçesi ile son iki yıl içerisinde hem ilaçlar hem de tıbbi gerekçeler göz önüne alınarak belirlendiği, 13.5. Söz konusu belgenin 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-Nabız sistemi üzerinden temin edileceği koşulunun ise gerek kişilerin mağdur olmaması gerek ise sağlık çalışanlarımızın mağdur edilmemesi amacıyla getirildiği, bu koşula istisnalar getirildiğinde ve ilgili tıbbi branşlara sevk olduğunda kişilerin hekim üzerindeki baskısının arttıracağı ve hekime yapılan baskı sonucunda e-Nabız sistemi üzerinden idari izin alamayan ve idari izinli sayılamayacak kişiler için ayrı bir koridor oluşturulacağı, 13.6. Bu kapsamda, başvuranın COVİD-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar için belirtilen şartları taşımadığı ve e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” oluşturulamadığı, Anlaşılmıştır.

14. Mezkur Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile Sağlık Bakanlığına başvuruya konu işlemlerle ilgili takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. İdarelere tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekenleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisini verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlarda özel koşullar öngörülmüş ise bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.

15. Yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat ve dosya kapsamında Kurumuzca yapılan değerlendirmede; başvuranın, 24/09/2018 ve 03/10/2019 tarihli İlaç Kullanım

Raporlarında; “E.11.9 İnsüline Bağımlı Olmayan Diabetes Mellitüs, Komplikasyonları

Olmayan” tanısını aldığı, 03/10/2019 ve 24/08/2020 tarihli İlaç Kullanım Raporlarında ise; “E.11.8 İnsüline Bağımlı Olmayan Diabetes Mellitus, Tanımlanmamış Komplikasyonlarla

Birlikte” tansını aldığı, ancak Diyabet” hastalığı olarak bilinen hastalığın meydana geliş şekline ve hastada ortaya çıkan belirtilere göre tıbben 79 farklı tipinin bulunduğu, 2020/8 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında Sağlık Bakanlığınca COVID-19 hastalık riski belirlenen kronik hastalıklar listesinde “Diyabet” hastalığı olarak tanımlanan 79 tipten 46 tanesinin yer aldığı, başvuranın hastalığının ise belirlenen 46 tip arasında yer almadığı ve bu sebeple adına e-Nabız üzerinden idari izne esas belge düzenlenmediği anlaşılmış olup başvuranın “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” talebinin Sağlık Bakanlığı tarafından reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, dosya kapsamında ilgili idarelerin iyi yönetim ilkelerine uymayan herhangi eylem, işlem, tutum ya da davranışı tespit edilmemiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana ve Sağlık Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Sadettin KALKAN

Kamu Başdenetçisi V.