ÖZET: Bu karar, Covid-19 nedeniyle alınan hastalık izinleri ile ilgili yapılan kesintilerin hukuki durumunu incelemektedir. Başvuran, Covid-19 karantinası nedeniyle aldığı sağlık raporları sebebiyle maaşından kesinti yapıldığını ve bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia ederek kesintinin iadesini talep etmiştir. İlgili mevzuat gereği, hastalık izni süresinin 7 günü aşması durumunda kesinti yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, Covid-19 nedeniyle verilen raporların idari izin kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Kamu kurumları arasında uygulama farklılıkları olduğu ve bazı kurumların Covid-19 pozitif veya temaslı çalışanlardan rapor talep etmediği, bu durumun başvuranın mali haklarını etkilediği tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın zorunlu karantina süresinin idari izin kapsamında sayılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin kabul edilmesi ve yapılan kesintilerin iade edilmesi yönünde tavsiye kararı verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/13845-S.21.22196

BAŞVURU NO : 2021/11713

KARAR TARİHİ : 27/09/2021

TAVSİYE KARARI TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Başvuranın Covid-19 karantinası nedeniyle maaşından yapılan

BAŞVURUNUN KONUSU :

kesintinin iadesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/07/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Covid-19 karantinası nedeniyle 10/04/2020 – 24/04/2020 tarihli 14 günlük, 07/12/2020 – 17/12/2020 tarihli 10 günlük sağlık raporunu çalıştığı İstanbul

Vergi Dairesi Başkanlığına ibraz ettiğini, bu raporlardan dolayı 2021 yılı Mart ayı maaşından 200 TL kesinti yapıldığını, ayrıca 22.04.2021 tarihli tebligatla söz konusu sağlık raporlarından dolayı adına 125,60.TL borç tahakkuk ettirildiğini, Covid-19 karantinası için rapor ibraz etmeyenden kesinti yapılmazken karantinadan dolayı rapor ibraz edenden kesinti yapıldığını, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek; 2021 yılı Mart ayı maaşından yapılan kesintinin faiziyle geri ödenmesini ve

22.04.2021 tarihli 125,60 TL borç tahakkukunun iptal edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 02/08/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1. Başvurandan kesintinin 657 sayılı Kanun’un “Zam ve Tazminatlar” başlıklı 152 nci maddesi, 17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına

Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’ın “Hastalık İzni” başlıklı 8 inci maddesi, 160 Seri No’lu

Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinin “Uygulamaya İlişkin Ortak Açıklamalar” bölümünün 5 inci maddesi kapsamında yapıldığı,

2.2. Gelir İdaresi Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı’nın 19/04/2021 tarihli ve 53468 sayılı yazısında Covid-19 için verilen raporlar için kesinti yapılmasının bildirildiği,

2.3. Başvuranın 10-24/04/2020 tarihleri arasında 14 gün, 07-17/12/2020 tarihleri arasında 10 gün olmak üzere toplam 24 gün sıhhi izin kullandığı, mevzuatı gereği izin süresinin 7 günü aşan 17 günün 10 günü için 2021 yılı Mart ayı maaşından kesinti yapıldığı, kalan 7 gün için hesaplanan kesintinin ödenmesi için başvurana tebligat yapıldığı,

2.4. 16/12/2020 – 17/12/2020 tarihleri arasındaki 10 günlük rapor için 200 TL’lik kesintinin, başvuranın

15.12.2020 tarihli maaşı daha önce tahakkuk ettiğinden yapılamadığı, 657 sayılı Kanun uyarınca Mart 2021

maaşından yapıldığı, 125,60 TL’lik kesintinin kalan 7 gün için 2020 yılına ait zam ve tazminatlarından yapılması gerektiğinden, bu yıla ait oranlar üzerinden hesaplanarak tebligat yolu ile tahsilinin istendiği,

2.5. Karantinada olup rapor ibraz etmeyenler için mevcut mevzuat çerçevesinde kurumlarca yapılabilecek işlem bulunmadığı, zira bu durumda mevcut güncel mevzuat uyarınca karantinada bulunanlar için maaştan kesinti yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı,

Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

“

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete

uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

5.1. “Uygulamayı isteme hakkı” başlıklı 17 nci maddesi; “Devlet memurları, bu kanun ve bu kanuna dayanılarak yayınlanan tüzük ve yönetmeliklere göre tayin ve tespit olunup yürürlükte bulunan hükümlerin kendileri hakkında aynen uygulanmasını istemek hakkına sahiptirler.”

5.2. “Hastalık ve refakat izni” başlıklı 105 inci maddesi; “…Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.

Hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususlar, Sağlık, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları ile Sosyal Güvenlik

Kurumunun görüşleri alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir…”

5.3. “Zam ve tazminatlar” başlıklı 152 nci maddesi; “…Bu zam ve tazminatlara hak kazanmada ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır.

Ancak; a) Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri,

b) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri, c) Hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gördükleri tedavi süreleri, hariç olmak üzere bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenir.”

6. 29/10/2011 tarih ve 28099 sayılı Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin;

6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Yönetmeliğin amacı, hastalık raporlarının hangi hâllerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği, raporların süreleri ile hastalık ve refakat iznine ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.”

6.2. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesi; “Bu Yönetmelik, 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”

6.3. “Hastalık raporu ve izin süreleri” başlıklı 6 ncı maddesi; …Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.

Memurlara tek hekim raporu ile bir defada en çok on gün rapor verilebilir. Raporda kontrol muayenesi öngörülmüş ise kontrol muayenesi sonrasında tek hekim tarafından en çok on gün daha rapor verilebilir…”

6.4. “Hastalık izni verilmesi” başlıklı 7 nci maddesi; “Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir…

…Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usûl ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur…”

7. 26/08/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına

Yönelik İlave Tedbirler” konulu 2020/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi; “ Çalıştırma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar

Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu belirleme yetkisi devredilebilir

Bu kapsamda dönüşümlü çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılır.

Bu Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idari izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılırlar. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşittir. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklıdır.

İdari izinliler, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamazlar ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağrıldıkları anda görevlerine dönmek zorundadır.”

8. 05/05/2006 tarihli ve 26159 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve

Tazminatlara İlişkin Kararın “Hastalık izni” başlıklı 8 inci maddesi; “Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri ile kanser, verem, akıl hastalığı, şeker hastalığı ve açık kalp ameliyatı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri ve hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri tedavi süreleri hariç olmak üzere, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatlar %25 eksik ödenir.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin ret karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 10-24/04/2020 ile 07-17/12/2020 tarihleri arasında Covid-19 sebebiyle almış olduğu sıhhi izinlere ilişkin yapılan kesintinin ve tahakkuk edilen borcun iptal edilip yasal faiziyle ödenmesini talep etmektedir.

11. İlgili idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; Gelir İdaresi Başkanlığı

Personel Dairesi Başkanlığı’nın 19/04/2021 tarihli ve 53468 sayılı yazısında Covid-19 kapsamında verilen raporlar için kesinti yapılacağının bildirildiği, başvuranın 10-24/04/2020 tarihleri arasında 14 gün, 0717/12/2020 tarihleri arasında 10 gün olmak üzere toplam 24 gün sıhhi izin kullandığı, mevzuatı gereği izin süresinin 7 günü aşan 17 günün 10 günü için 2021 yılı Mart ayı maaşından kesinti yapıldığı, kalan 7 gün için hesaplanan kesintinin ödemesi için başvurana tebligat yapıldığı, 16/12/2020 – 17/12/2020 tarihleri arasındaki 10 günlük rapor için 200 TL’lik kesintinin, başvuranın 15/12/2020 tarihli maaşı daha önce tahakkuk ettiğinden yapılamadığı, 657 sayılı Kanun uyarınca Mart 2021 maaşından yapıldığı, 125,60

TL’lik kesintinin kalan 7 gün için 2020 yılına ait zam ve tazminatlarından yapılması gerektiğinden, bu yıla ait oranlar üzerinden hesaplanarak tebligat yolu ile tahsilinin istendiği, bu kapsamda Kurum personelinin almış olduğu hastalık raporlarının izne dönüştürülmesi işleminin mevzuata uygun olarak yapıldığı, ayrıca karantinada olup rapor ibraz etmeyenler için mevcut mevzuat çerçevesinde kurumlarca yapılabilecek işlem bulunmadığı hususları ifade edilmiştir.

12. Bu noktada uyuşmazlığın; başvuranın Covid-19 şüphelisi olarak 14 gün ve Covid-19 pozitif olarak 10 gün karantinada bulunduğu dönemde Sağlık Bakanlığınca tarafına verilen raporun, Covid

19 kapsamında alınan tedbirler çerçevesinde idari izin kapsamında değerlendirilmesi noktasında

düğümlendiği görülmektedir.

13. 29/05/2020 tarihli ve 31139 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/8 sayılı ‘COVID-

19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler’ konulu

Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde ve 26/08/2020 tarihli ve 31225 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/11 sayılı ‘COVID19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler’ konulu

Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde; Çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların

idari izinli sayılacağı, idari izinli sayılanların bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacağı, mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarının saklı kalacağı, bu personelin amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacağı ve hizmetine ihtiyaç duyulanların çağırıldıkları anda görevlerine dönecekleri düzenlenmiştir.

14. Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri gereği, kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli

İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılmış ve idari izinli sayılanlardan hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönecek olup, kamu hizmetlerini aksatmamak şartıyla, çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabileceği düzenlenmiştir. Her iki Genelgede de koronavirüse yakalanan veya temaslı olan kamu personelinin idari izinli sayılacağına ilişkin bir ifadeye yer verilmemiştir.

15. Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile idarelere bir takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. İdarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlarda özel koşullar öngörülmüşse bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.

16. 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek

Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 8 inci maddesinde, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatların %25 eksik ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 04/09/2020 tarihli ve 31234 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2931 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında “17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar ve eki cetvellerin uygulanmasına 2020 yılında da devam olunur” hükmüne, yine 10/04/2021 tarihli ve 31450 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanan 3809 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında “17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara

İlişkin Karar ve eki cetvellerin uygulanmasına 2021 yılında da devam olunur” hükmüne yer verilmiştir.

17. Dosya kapsamında yapılan incelemede; başvuranın sürekli öksürük şikâyeti nedeniyle 09/04/2021 tarihinde hastaneye başvurarak Covid-19 test numunesi verdiği, 10/04/2020 tarihinde 14 gün rapor aldığı, 13/04/2021 tarihinde test sonucunun negatif çıktığı, ancak şikâyetleri devam ettiğinden karantinaya devam ettiği, süreçle ilgili Kurumuna da bilgi verdiği, ardından baş ağrısı, halsizlik, öksürük şikâyetleri ile 06/12/2020 tarihinde Covid-19 test numunesi verdiği, test sonucunun pozitif çıktığı, 07/12/2020 tarihinde filyasyon ekipleri tarafından kendisine 10 günlük rapor yazıldığı, bu kapsamda başvuranın toplam 24 gün sıhhi izin kullandığı, İdare tarafından da yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereği izin süresinin 7 günü aşan 17 günlük kısmın 10 günü için 2021 yılı Mart ayı maaşından kesinti yapıldığı, kalan 7 gün için hesaplanan kesintinin de ayrıca ödenmesi için başvurana tebligat yapıldığı, başvuran tarafından Covid-19 karantinası için rapor ibraz etmeyen personelden kesinti yapılmazken karantinadan dolayı rapor ibraz edenlerden kesinti yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunun iddia edildiği, sonuç olarak başvuranın

2021 yılı Mart ayı maaşından yapılan kesintinin faiziyle geri ödenmesini ve 22.04.2021 tarihli 125,60 TL

borç tahakkukunun iptal edilmesini talep ettiği tespit edilmiştir.

18. Konu ile alakalı yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, kullanılan hastalık izni sürelerinin 7 günü aşması halinde ilgili personellere yapılacak ödemelerde kesinti yapılacağı noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Somut olayda ise salgın sebebiyle zorunlu olarak verilen raporun ihtiyari olarak alınan “hastalık/iş göremezlik raporu” ile aynı kapsamda sayılıp sayılmaması noktasında bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

19. Gaziantep Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Başkanlığı’nın aldığı 17/09/2020 tarihli ve 2020/86 numaralı İl Umumi Hıfzıssıhha Kurul Kararında “Filyasyon ekipleri tarafından, Covid-19 pozitif hastalarla temaslı olduğu tespit edilen kamu ve özel sektör çalışanlarının herhangi bir sağlık kuruluşlundan Sağlık Raporu almaksızın 14 gün süre ile idari izinli sayılmalarına oybirliği ile karar verilmiştir” ifadelerine yer verilmiştir.

20. 25/09/2020 tarihli ve 2020/9-32 sayılı Adıyaman Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu Kararında “Sağlık kurumlarında COVİD-19 hastalığı tespit edilen veya filyasyon ekiplerince COVİD-19 temaslısı olarak belirlenerek hakkında izolasyon/karantina tedbiri kararı alınan kamu kurum ve kuruluşları çalışanlarının, hekim raporuna ihtiyaç olmaksızın, 14 gün süre ile idari izinli sayılmalarına, Bilindiği üzere COVİD-19 hastası ya da temaslısı olan kişiler, Sağlık Bakanlığı’nın Hayat Eve Sığar (HES)

uygulaması üzerinden HES kodu sorgulaması yapıldığında, izolasyon süresince riskli olarak görülmektedir. Bu sebeple, kişilerin COVİD-19 hastası yada temaslısı olup olmadığının tespiti için herhangi bir belge istenilmemesine; idari izin talebinde/gerekliliğinde kişinin risk, dolayısıyla izolasyon durumunun ve süresinin, kişinin kurumu tarafından düzenli olarak HES kodu sorgulanarak tespit, kontrol ve denetimine… oybirliği ile karar verilmiştir” ifadelerine yer verilmiştir.

21. Yine Diyanet İşleri Başkanlığı’nın valiliklere ve tüm müftülüklere gönderdiği 07/12/2020 tarihli ve

E-60727077-903-05-02-863694 sayılı yazıda; “Bilindiği üzere COVID-19 salgınının Ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla çalışma biçimine bakılmaksızın tüm personele uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma ve esnek çalışma yöntemleri uygulanabilmesi, dönüşümlü çalışacak personelin fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli addedilmesi ve mesai saatlerinin düzenlenmesine yönelik

Cumhurbaşkanlığımızca bir dizi tedbirler alınmaktadır.

Diğer taraftan salgın hastalıklarla mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha

Kanunu’nun 57’nci maddesinde; kolera, veba gibi bazı hastalıklar sayılmakta, 72’nci maddesinde de 57’nci maddede zikredilen hastalıklardan birinin zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde diğer tedbirlerin yanında hasta olanların veya hasta olduğundan şüphe edilenlerin ve hastalığı neşrü tamim eylediği tetkikatı fenniye ile tebeyyün edenlerin fennen icap eden müddet zarfında ve sıhhat memurlarınca hanelerinde veya sıhhi ve fenni şartları haiz mahallerde tecrit ve müşahede altına alınacağı belirtilmektedir.

COVID-19 tanısı konulanlara salt tedavi uygulamasıyla yetinilmeyerek tecrit ve müşahede gibi ayrıca tedbirlere başvurulması, bunun ötesinde temaslıların dahi zorunlu izolasyona tabi tutulması gibi alınan bir dizi önlemler, söz konusu salgının toplum sağlığını ne denli etkilemekte olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu itibarla salgın nedeniyle düzenlenen istirahat/iş göremezlik raporlarının da normal sağlık raporu olarak değerlendirilmemesi, Sağlık Kurumlarınca COVID-19 teşhisi konulan veya temaslı olduğu gerekçesiyle karantina altına alınan ya da izolasyona tabi tutulan personelimizin bu durumlarını belgeyle ibraz etmeleri halinde idari izinli sayılmaları ve ibraz edilen belgelerin, ilgili personelin işlem dosyalarında hıfz edilmesiyle yetinilmesi, ayrıca izin belgesi tanzim edilmemesi hususlarında bilgilerini ve gereğini rica ederim.” denilmektedir.

22. Son üç paragrafta da örnekleri verilmek suretiyle, başvuru konusu olayla ilgili kamu kurumları arasında uygulama birliği bulunmadığı görülmektedir. Başvuru konusu olayda olduğu gibi bazı kurumlar Covid-19 pozitif veya temaslı personelinden hastalık raporu istemekte, bazı kurumlar ise kamu çalışanlarını herhangi bir sağlık raporu almaksızın 14 gün idari izinli kabul etmektedir. Sonuç itibarıyla bu durum mevzuatta da belirtildiği üzere Covid-19 temaslısı memurların mali haklarını etkilemektedir.

23. Hastalık Raporu; hekim tarafından bizzat yapılan muayene ve tetkikler sonucunda, tıbben istirahati lüzumlu görülenlere düzenlenen rapordur. Hastalık İzni ise; memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince, işçiler için ise Sosyal Güvenlik

Kurumu (SGK) tarafından verilen izindir. Kamu kurumlarınca tedavi ve takipleri evlerinde gerçekleştirilen hasta ve yakın temaslı kamu görevlilerinden mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarında kayıp yaşanmaması için hastalık izni ve dolayısıyla hastalık raporu talep edilmektedir.

24. Covid-19 pandemisinin, sadece Kurumlar için değil, tüm insanlık açısından olağanüstü bir durum olduğu ve olağanüstü süreçlerin ise olağan dönemlere göre daha özenli olarak değerlendirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, böylesi özel dönemlerde, çalışan ve ailesi, hatta yakın çevresi açısından ücret sürekliliğinin sağlanması son derece önemlidir. Bu nedenle konuyla ilgili mevzuatın mali ve sosyal haklar açısından daha geniş değerlendirilmesi gerektiği, Covid-19 kaynaklı karantina uygulamalarının zorlayıcı sebep olarak değil, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında düşünülmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Zira hem Covid-19 pozitif hem de temaslı kişiler bulundukları ortamda idari bir tedbir olarak karantinaya alınmaktadır.

25. Bu çerçevede yapılan incelemede; tüm dünyayı etkisi altına alan covid-19 pandemi döneminde olağan dönemlerin dışında birtakım düzenlemeler yapıldığı, olağan dönemlerde kişilerin hastalık izni alması kendi takdirlerinde iken pandemi döneminde kişilerin zorunlu karantina sürelerine tabi tutulduğu, bir diğer ifadeyle yapılan düzenlemeler uyarınca istirahat raporları düzenlendiği, diğer yandan bazı illerde alınan İl Hıfzıssıhha Kurulu Kararı veya doğrudan Kurumlar tarafından alınan kararlar ile COVID-19 teşhisi konulan veya temaslı kişilerin idari izinli sayılmalarının kararlaştırıldığı, ancak başvuranın bulunduğu ilde veya çalıştığı kurumda bu yönde alınmış bir karar da bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda hem mevzuatta açık bir düzenleme bulunmadığı hem de başvuranın bulunduğu ilde alınmış olan bir İl Hıfzıssıhha Kurulu Kararı olmadığından dolayı başvuranın mağduriyetinin söz konusu olduğu, ayrıca bu durumun farklı illerdeki covid-19 pozitif veya temaslı kişiler bakımından da uygulama farklılıklarına neden olduğu, bu nedenle de hem uygulama birliğinin sağlanması hem de olağan dönemlerden farklı zorlukları barındıran pandemi döneminde ayrıca bir de mali haklar bakımından mağduriyetin önlenmesi adına başvuranın idari izinli sayılması ve yapılan kesintilerin iade edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

26. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; hastalık raporuna binaen bu kişilerin raporlu hastalar gibi değerlendirilmesi ve raporlarının hastalık iznine dönüştürülerek maaşlarından ilgili mevzuat çerçevesinde kesinti yapılmasının hakkaniyete uygun olmadığı, bu sebeple başvuranın talebinin kabul edilerek zorunlu karantina altında geçirilen sürenin idari izin kapsamında sayılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Nitekim Kurumumuzun 2021/6059 başvuru nolu dosyasında da temaslı personelin idari izinli sayılması ve maaşından yapılan kesintinin iadesi yönünde tavsiye kararı verilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 27. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarenin başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

28. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın zorunlu karantina altında geçirdiği sürenin idari izin kapsamında sayılması konusunda GELİR

İDARESİ BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Covid-19 tedbirleri kapsamında kamu personelinin karantinada geçirdiği süreler hakkında kamu kurumlarının uygulamalarında yeknesaklık sağlanması için gerekli idari işlemleri takdir ve tayin etmek üzere kararın bir suretinin ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA

GÖNDERİLMESİNE,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, GELİR

İDARESİ BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA ve ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK

BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi