|
ÖZET: Başvuran, kronik şeker ve hipertansiyon hastası olmasına rağmen e-Nabız sisteminden COVID-19 kronik risk durumu raporu alamadığını belirterek idari izin talep etmiştir. Ancak, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen COVID-19 için yüksek riskli kronik hastalıklar listesinde başvuranın hastalıklarının yer almadığı tespit edilmiştir. 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca, yalnızca belirli kronik hastalıklara sahip olanlar için idari izin belgesi düzenlenebilmektedir. Başvuranın hipertansiyonunun “komplike hipertansiyon” tanımını taşımadığı ve diyabetinin de belirlenen 46 tip arasında yer almadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, başvuranın hastalığının COVID-19 hastalık riski belirlenen kronik hastalıklar listesinde yer almaması nedeniyle e-Nabız üzerinden idari izne esas belge düzenlenememiştir. İdarenin bu işlemi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuş ve başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, COVID-19 kapsamında idari izin uygulamalarının belirli kriterlere dayandığını ve bu kriterlerin dışındaki başvuruların kabul edilmediğini göstermektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/10243-S.21.16506
BAŞVURU NO : 2021/3065
KARAR TARİHİ : 09/07/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Başvuran, E-Nabız sisteminden “COVID-19 kronik risk durumu
BAŞVURUNUN KONUSU :
raporu” alamadığını belirterek, idari izinli sayılması için gerekenin yapılmasını talep etmiştir.
BAŞVURU TARİHİ : 09/02/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılmış olan şikayet başvurusunda özetle; 13 yıldır kronik şeker ve hipertansiyon hastası olduğunu ancak Covid-19 kapsamında idari izinli sayılabilmesi için e-nabız sisteminde rapor oluşturamadığını belirterek; mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 12/02/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sağlık Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Sağlık Bakanlığı
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 19/02/2021 tarih, sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu
2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı hüküm altına alındığı, söz konusu Genelge hükmü ile Bakanlığa verilen yetki gereğince Bakanlıkça “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar” belirlenmiş olup, “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesinin” sadece e-Nabız sisteminden alınması kararlaştırıldığı, /
2.2 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin yayınlanmasını müteakip Bakanlıkça ilgili uzmanlık
dernekleri, eğitim kliniği hocaları ve daha önce kurulmuş olan bilim komisyonları ile istişare edilerek; Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin ekindeki EK:1/A “Ayakta Tedavide Hekim ve Diş
Hekimi Muayenesi Katılım Payı Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” ve EK:/4 “İlaç Listesi”nde yer alan kronik hastalıklar değerlendirmeye alınmış ve EK:1/A listesinde yer alan 36 hastalık, Ek4/D listesindeki 2437 hastalık ve ICD10 tanı listesindeki 15.792 hastalık kodu içinden COVID-19 hastalığı nedeniyle risk oluşturma durumu bulunanlar seçilerek “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar listesi” oluşturulduğu, bununla birlikte; COVID-19 pandemisiyle mücadelede ön safta yer alan yaklaşık 1 milyon sağlık çalışanının 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı
Genelgesi’nde kapsam dışı tutulmuş olup COVID-19 hastalığı bakımından en yüksek risk grubunda olmalarına rağmen sağlık çalışanlarının kronik hastalığı olup olmadığına bakılmaksızın görev yapmaya devam ettiği, kamuoyu tarafından 2020/8 sayılı Genelge’nin kapsamı kronik hastalığı olan tüm kamu çalışanları olarak algılandığı için kronik hastalığı olan tüm kamu çalışanlarının e-nabız üzerinden belge alma talebiyle karşı karşıya kaldıklarını, Bakanlıkça yapılan düzenlemeyle anılan Genelge doğrultusunda sağlık çalışanları hariç olmak üzere COVID-19 için yüksek riskli kronik hastalığı bulunan kişilere belge düzenlenmesine imkan verildiği, bu nedenle belirlenmiş hastalık kodlarında kamu görevlilerinde “Son 2 yıl içinde en az 2 defa bu tanının (ana tanı, ek tanı veya ayırıcı tanı) alınmış olması veya son 2 yıl içinde ilaç/durum bildirir raporlarında bu tanının bulunması” koşulu tanımlandığı, COVID-19 için yüksek riskli olduğu bilinen kanser hastaları ve organ nakli olan kişiler için “Son 1 yıl içinde bu koddan işlem görülmüş olması” koşuluyla belge düzenlenmesine imkan tanındığı, hastalık tanılarından bağımsız olarak kanser ilaçları, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan kamu görevlilerine “Tanı koduna bakılmaksızın son
6 ay içinde ilaç kullanımı” durumu olması halinde e-nabız sistemi üzerinden idari izin belgesi almalarına
imkan tanındığı, zira halen pandemi nedeniyle yoğun bir yük altında çalışan sağlık kurumlarına listede yer alan tanı kodlarının yer aldığı rapor almak ya da ilaç yazdırmak amacıyla oluşacak yoğun müracaatın önlenmeye çalışıldığı, sağlık kuruluşlarının halen tüm imkânlarıyla pandemi yüküyle mücadele etmeye devam etmekte olup, ötelenebilir veya ertelenebilir sağlık hizmetlerinin verilmesinin ikinci planda yürütüldüğü,
2.3 Başvuranın “hipertansiyon” hastalığının “komplike hipertansiyon (serebrovasküler, böbrek,
konjestif kalp yetmezliği) hastalığı” şartlarını taşımadığı ve “Diyabet” hastalığı olarak bilinen hastalığın ise meydana geliş şekline ve hastada ortaya çıkan belirtilere göre tıbben 79 farklı tipi bulunduğu, 79 farklı tipte tanısı olan hastaların tamamının diyabet hastası olarak tanımlandığı, 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında Bakanlıkça COVID-19 hastalık riski belirlenen kronik hastalıklar listesinde Diyabet hastalığı olarak tanımlanan 79 tipten 46 tanesinin yer aldığı, başvurucunun hastalığının belirlenen bu 46 tip arasında yer almaması nedeniyle e-nabız üzerinden idari izne esas belge düzenlenemediği,
2.4 COVID-19 hastalığı açısından risk oluşturan kronik hastalıklar için Bakanlıkça belirlenmiş 344 hastalık
için “Son 1 yıl içinde bu koddan işlem görülmüş olması” koşulu, kanser ilaçları, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan kamu görevlilerine “Tanı koduna bakılmaksızın son 6 ay içinde ilaç kullanımı” koşulu, organ nakli, kemoterapi gibi 36 farklı işlem için “Son 1 yıl içinde bu koddan işlem görülmüş olması” koşulu getirilmiş olup, bu koşullar dışında istisnai bir uygulama bulunmadığı belirtilmiştir.
/
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,
3.1 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,
özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” ,
3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak
suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir…”,
3.3 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” , 4. 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Sağlık
Bakanlığı” başlıklı on ikinci bölümünün;
4.1 “Görevler” başlıklı 352. maddesinde; “(1) Herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik
hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:a)
Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak, b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek, ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek, d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasaya sunulması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi için çalışmalar yapmak, e)
İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak, f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak, g) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen diğer görevleri yapmak. (2) İlaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Bakanlığın teklifi üzerine
Cumhurbaşkanınca belirlenir.”
4.2 “Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü” başlıklı 361. maddesinde;
“(1) Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) Halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, b) Birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu amaçla birinci basamak sağlık kuruluşlarını kurmak ve işletmek, gerektiğinde bunları birleştirmek, ayırmak, nakletmek veya kapatmak, c) Bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme,
araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bunlarla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak. ç) Yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırarak toplumdaki tüm bireylerin sağlığını geliştirmek; hatalı beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve benzeri zararlı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, bu hususları izlemek, araştırmak, veri toplanmasını sağlamak ve değerlendirmek, d) Birey, toplum ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her tür etkeni incelemek, teşhis etmek, değerlendirmek ve kontrol etmek üzere gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak ve ulusal referans laboratuvarı kurmak ve işletmek, içme suları, biyosidal ürünler gibi görev alanına giren konularda tüketici güvenliği ile ilgili tedbirleri almak ve buna yönelik her türlü iş ve işlemi tesis etmek, e) Sağlık tehditlerine yönelik erken uyarı ve cevap geliştirilmesi amacıyla gerekli organizasyonu sağlamak, halk sağlığını tehdit eden konularda gereken tüm tedbirleri almak ve gerektiğinde müeyyide uygulamak, f) Biyolojik ürünler ve test materyali ile benzeri ürünlerle ilgili araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, bu ürünleri temin etmek veya edilmesini sağlamak, ürettirmek ve gerektiğinde üretmek, g) Görev ve sorumluluk alanıyla ilgili olarak hizmet standardizasyonunu sağlamak, meslek personelinin yetişmesi için ilgili kurumlarla işbirliği yaparak eğitim programları hazırlamak, eğitim ve yayın faaliyetinde bulunmak, ğ) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.” 5. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun “Sıhhi Teşkilat” başlıklı Birinci Babın “Devlet
Hidematı Sıhhiyesi ve Sıhhi Merciler (Kamu sağlık görevleri ve sağlık otoriteleri)” başlıklı Birinci
Fasılda;
5.1 1. maddesinde; “Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar
veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.”,
5.2 2. maddesinde; “Umumi sıhhat ve içtimai muavenet hizmetlerine ait Devlet vazaifi Sıhhat ve İçtimai
Muavenet Vekaleti tarafından ifa ve hususi idarelerle belediyelere ve sair mahalli idarelere bırakılan hizmetlerin sureti icrası murakabe olunur. Milli Müdafaa teşkilatına ait sıhhi işler müstesna olmak üzere bütün sıhhat ve içtimai muavenet işlerinin mercii ve murakıbı bu Vekalettir.”,
5.3 3. maddesinde; “Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti bütçeleriyle muayyen hatlar dahilinde olarak
aşağıda yazılı hizmetleri doğrudan doğruya ifa eder: 1 – Doğumu (……) teshil ve çocuk ölümünü tenkis edecek tedbirler. 2 – Validelerin doğumdan evvel ve doğumdan sonra sıhhatlerinin vikayesi.3 – Memlekete sari ve salgın hastalıkların hulülüne mümanaat. 4 – Dahilde her nevi intani, sari ve salgın hastalıklarla veya çok miktarda vefiatı intaç ettiği görülen sair muzır amillerle mücadele. 5 – Tababet ve şubeleri sanatlarının icrasına nezaret. 6 – (…) (1) ilaçları ve bütün zehirli müessir ve uyuşturucu maddelerle yalnız hayvanlar için serumlar ve aşıları murakabe hariç olmak üzere her nevi serum ve aşıları murakabe. 7 – Çocukluk ve gençlik hıfzıssıhhasına ait işlerle çocuk sıhhat ve bünye sinin muhafaza ve tekamülüne ait tesisatın murakabesi. 8 – Mektep hıfzıssıhhası. 9 – Mesai ve san’at hıfzıssıhhası işleri. 10 – Maden suları ile sair havassı şifaiyesi olan sulara nezaret. 11 – Hıfzıssıhha müesseseleri ve bakteriyoloji laboratuvarları ve alelümum hayati muayene ve tahlillere mahsus müesseseler küşat ve idaresi. 12 – Mesleki tedrisat müesseseleri küşat ve idare veya mümasili müessesatı murakabe ve bunlara müsaade itası. 13 – Mecnunlarla sair ruhi hastalıklara mahsus tedavihaneler veya malül veya herhangi bir noksanii hilkate malik olanları kabul edecek yurt veya müesseseler tesis ve idare. 14 – Muhacrin sıhhat işleri. 15 – /
Hapisanelerin ahvali sıhhiyesine nezaret. 16 – Tıbbi istatistiklerin tanzimi. 17 – Sıhhi neşriyat ve propagandalar. 18 – Vesaiti münakale umuru sıhhiyesinin nezaret”,
5.4 4. maddesinde; “Doğrudan doğruya şehir ve kasabalar, köyler hıfzıssıhhasına veya tıbbi ve içtimai
muavenete mütaallik işlerin ifası belediyelere ve idarei hususiyelere ve sair mahalli idarelere tevdi edilir.
Vekalet indelicap bu idarelere rehber olmak üzere bazı mahallerde nümune tesisatı vücude getirir.”
5.5 5. maddesinde; “Sıhhat ve içtimai Muavenet Vekaleti 3 üncü maddede zikredilen hizmetleri ifa için
hususi teşkilat kanununa tevfikan teşkil edilmiş fenni ve idari şubelerden mürekkeptir. Kanunu mahsusuna tevfikan mülhak bütçe ile idare olunan Hudutlar ve Sahiller Sıhhat Umum Müdürlüğü, Sıhhat ve İçtimai
Muavenet Vekaletine merbut olarak ifayı vazife eyler.”, 6. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve
Alınacak Tedbirler” konulu, 29/05/2020 tarihli ve 2020/8 sayılı Genelgesinde; “COVID-19 salgını ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 13/03/2020 tarihli ve 31067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
“Kamu Görevlilerinin Yurt Dışına Çıkış İzni” konulu 2020/2 sayılı genelge ile 22/03/2020 tarihli ve 31076 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik
İlave Tedbirler” konulu 2020/4 sayılı Genelge 1/6/2020 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat
Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacaktır. İdari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacak; bunların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı kalacaktır. Bu personel amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağrıldıklarında görevlerine döneceklerdir. Kamu kurumu ve kuruluşlarınca bu süreçte tüm personelin maske kullanması, çalışma mekanları, yemekhane, servisler ve sosyal alanlarda gerekli mesafenin ayarlanması, bu mahaller ile kamuda kullanılan araçlarda dezenfekte işleminin yapılması hususunda gerekli tedbirler alınacaktır. Bilgilerini ve gereğini rica ederim.” 7. Cumhurbaşkanlığının “COVID19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler” 26/08/2020 tarihli ve 2020/11 sayılı Genelgesinde; “COVID-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla, bu salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla; Çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu yetki devredilebilir. Bu kapsamda çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılır. Bu Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idari izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılırlar. Uzaktan ve dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşittir.
Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile özlük hakları saklıdır. İdari izinliler, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar amirlerinin izni dışında görev
mahallerinden ayrılamazlar ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönmek zorundadır. Bilgilerini ve gereğini rica ederim.” 8. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu, 01/03/2021 tarihli ve 2021/5 sayılı Genelgesinde; “02/03/2021 tarihi itibarıyla; COVID-19 salgını ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 26/08/2020 tarihli ve 31225 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara esnek çalışma yöntemlerinin uygulanmasına ilişkin “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler” konulu 2020/11 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmış olup bu tarih itibarıyla kamu kurum ve kuruluşları normal düzen ve mesai saatlerinde çalışmalarına başlayacaktır. Gerektiğinde illerde valilerce farklı mesai saatleri belirlenebilecektir. Ancak çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık
Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacaktır. İdari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacak; bunların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı kalacaktır. Bu personel amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine döneceklerdir. Kamu kurum ve kuruluşlarınca bu süreçte tüm personelin maske kullanması, çalışma mekanları, yemekhane, servisler ve sosyal alanlarda gerekli mesafenin ayarlanması, bu mahaller ile kamuda kullanılan araçlarda dezenfekte işleminin yapılması hususunda gerekli tedbirler alınacaktır.
Bilgilerini ve gereğini rica ederim.” 9. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu, 30/06/2021 tarihli ve 2021/13 sayılı Genelgesinde; “4/4/2021 tarihli ve 31454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik
Tedbirler” konulu 2021/8 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmış olup 1/7/2021 tarihi itibarıyla; kamu kurum ve kuruluşları normal düzen ve mesai saatlerinde çalışmalarını sürdürecektir. Sağlık Bakanlığı ile
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan; Sağlık
Bakanlığının belirlediği kronik rahatsızlığı bulunan 60 yaş ve üzeri çalışanlar (yönetici pozisyonundakiler hariç) ile gebeliğinin yirmi dördüncü haftasından otuz ikinci haftasına kadarki süre içerisinde bulunan çalışanlar idari izinli sayılmaya devam edilecektir. Bu Genelge kapsamında idari izinli sayılanlar göreve gelmedikleri süre zarfında istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılır. Söz konusu çalışanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı olup hizmetin yürütülmesi açısından sorumlulukları görev yerinde çalışanlar ile eşittir. Bu çalışanlar, amirlerinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar görevlerine dönecektir. Kamu kurum ve kuruluşlarınca bu süreçte ulusal veya uluslararası düzeyde kapalı alanlarda düzenlenecek her türlü toplantı veya aktivitenin gerekli güvenlik önlemleri alınmak suretiyle video/tele konferans gibi sesligörüntülü iletişim sistemleri vasıtasıyla uzaktan yapılmasına özen gösterilecek; tüm personelin maske kullanması, çalışma mekanları, yemekhane, servisler ve sosyal alanlarda gerekli mesafenin ayarlanması, bu mahaller ile kamuda kullanılan araçlarda dezenfekte işleminin yapılması gibi gerekli tedbirler devam ettirilecektir. Bilgilerini ve gereğini rica ederim.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
/
değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle; kronik şeker ve hipertansiyon rahatsızlığı bulunmasına rağmen e-Nabız sisteminden “COVID-19 kronik risk durumu raporu” alamadığını belirterek, idari izinli sayılması için gerekenin yapılmasını talep etmiştir.
12. Cumhurbaşkanlığının 2021/13 sayılı Genelgesi gereği, Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik rahatsızlığı bulunan 60 yaş ve üzeri çalışanlar (yönetici pozisyonundakiler hariç) ile gebeliğinin yirmi dördüncü haftasından otuz ikinci haftasına kadarki süre içerisinde bulunan çalışanlar idari izinli sayılmaya devam edilecektir.
13. 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin yayınlanmasını müteakip Bakanlıkça ilgili uzmanlık dernekleri, eğitim kliniği hocaları ve daha önce kurulmuş olan bilim komisyonları ile istişare edilerek; Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin ekindeki EK:1/A “Ayakta Tedavide Hekim ve Diş
Hekimi Muayenesi Katılım Payı Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” ve EK:/4 “İlaç Listesi”nde yer alan kronik hastalıklar değerlendirmeye alınmış ve EK:1/A listesinde yer alan 36 hastalık, Ek4/D listesindeki 2437 hastalık ve ICD10 tanı listesindeki 15.792 hastalık kodu içinden COVID-19 hastalığı nedeniyle risk oluşturma durumu bulunanlar seçilerek “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar listesi” oluşturulduğu, bakanlıkça yapılan düzenlemeyle anılan
Genelge doğrultusunda sağlık çalışanları hariç olmak üzere COVID-19 için yüksek riskli kronik hastalığı bulunan kişilere belge düzenlenmesine imkan verildiği, bu nedenle belirlenmiş hastalık kodlarında kamu görevlilerinde “Son 2 yıl içinde en az 2 defa bu tanının (ana tanı, ek tanı veya ayırıcı tanı) alınmış olması veya son 2 yıl içinde ilaç/durum bildirir raporlarında bu tanının bulunması” koşulu tanımlandığı, COVID-
19 için yüksek riskli olduğu bilinen kanser hastaları ve organ nakli olan kişiler için “Son 1 yıl içinde bu
koddan işlem görülmüş olması” koşuluyla belge düzenlenmesine imkan tanındığı, hastalık tanılarından bağımsız olarak kanser ilaçları, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan kamu görevlilerine “Tanı koduna bakılmaksızın son 6 ay içinde ilaç kullanımı” durumu olması halinde e-nabız sistemi üzerinden idari izin belgesi almalarına imkan tanındığı,
13.1 Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan 2020/8 sayılı genelgesi kapsamında işleme konulan Sağlık
Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 05/06/2020 tarihli ve sayılı yazısında; Kamu çalışanlarından idari izne esas olmak üzere COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıkların; “halen immünsüpressif tedavi alanlar, metastatik ve/veya kemoterapi/radyoterapi alan kanser hastaları, kornea nakli hariç solid organ nakli, kemik iliği/kök hücre nakli yapılan hastalar, kronik obstrüktif veya destrüktif akciğer hastalığı veya status astmatikus hikayesi olan hastalar, insüline bağlı diyabet ve komplike (serebrovasküler, koroner, böbrek, polinöropati) insüline bağımlı olmayan diabetes mellitus hastaları, komplike hipertansiyon (serebrovasküler, böbrek, konjestif kalp yetmezliği), dekompanse kalp yetmezliği, akut koroner sendrom geçiren hastalar, kronik karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalar, serebrovasküler hastalık (inme, kanama) geçiren hastalar” şeklinde belirlendiği anlaşılmıştır.
14. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
14.1 Başvuranın, kronik şeker ve hipertansiyon tanılı rahatsızlığı bulunduğu,
14.2 Başvuranın “hipertansiyon” hastalığının “komplike hipertansiyon (serebrovasküler, böbrek,
konjestif kalp yetmezliği) hastalığı” şartlarını taşımadığı,
14.3 “Diyabet” hastalığı olarak bilinen hastalığın ise meydana geliş şekline ve hastada ortaya çıkan
belirtilere göre tıbben 79 farklı tipi bulunduğu, 79 farklı tipte tanısı olan hastaların tamamının diyabet hastası olarak tanımlandığı, 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında
Bakanlıkça COVID-19 hastalık riski belirlenen kronik hastalıklar listesinde Diyabet hastalığı olarak tanımlanan 79 tipten 46 tanesinin yer aldığı, başvurucunun hastalığının belirlenen bu 46 tip arasında yer almaması nedeniyle e-nabız üzerinden idari izne esas belge düzenlenemediği görülmüştür.
15. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Başvuranın hastalığının 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı
Genelgesi kapsamında Bakanlıkça COVID-19 hastalık riski belirlenen kronik hastalıklar listesinde yer almaması nedeniyle e-nabız üzerinden idari izne esas belge düzenlenemediği dikkate alındığında idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Ankara
Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup ilgili İdarenin işlemine karşı
Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA VE SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/