|
ÖZET: Başvuran, COVID-19 nedeniyle risk grubunda yer alan kronik hastalığı olduğunu belirterek idari izin talep etmiştir. Ancak, idare, başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğu ve personel sayısının yetersiz olduğu gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. İdarenin, COVID-19 ile mücadele kapsamında belirlenen genelgelere dayanarak başvuranın idari izin talebini uygun görmemesi, personel sayısındaki azalma ve artan iş yükü gibi nedenlerle desteklenmiştir.
Danıştay, idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerini gözetmesi gerektiğini vurgulamış, ancak başvuranın durumunun, idarenin bu yetkisini keyfi bir şekilde kullanmadığını ortaya koyduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, başvuranın idari izin talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir. Bu durum, idarenin kararının geçerliliğini koruduğunu göstermektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/89009-S.20.97270
BAŞVURU NO : 2020/97761
KARAR TARİHİ : 03/12/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : COVID-19 tedbirleri kapsamında idari izinli sayılma taleplidir.
BAŞVURU TARİHİ : 01/10/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; 08/09/2020 tarihinden beri Ankara Altındağ Posta Dağıtım Müdürlüğünde
görev yapmakta olduğunu, daha önce görev yaptığı Kayseri PİDM Müdürlüğünde yüksek risk taşıması nedeniyle Mart ayından itibaren idari izinli sayıldığını, kronik kalp hastalığı (Z95)
olduğunu, e-nabız sisteminden alınmış belgesi olmasına rağmen Ankara’da çalıştığı birimde idari izinli sayılmadığını ve yaptığı iş gereği gerek içeriyle gerek dışarıyla sürekli temas halinde olduğundan COVID-19 bulaş riskinin yüksek olduğunu belirterek idari izninin devam ettirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 19/10/2020 tarihli ve sayılı bilgi ve belge talebine
istinaden Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Ankara PTT Başmüdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan 16/11/2020 tarihli ve sayılı yazıda özetle;
2.1) Şirkette dağıtım hizmetlerinin; 399 sayılı KHK kapsamında dağıtıcı personel, açıktan
atama yoluyla alınan idari hizmet sözleşmeli dağıtıcı personel ve hizmet alımı suretiyle taşeron firma personeli olarak görev yapan posta dağıtım elemanları eliyle yürütüldüğü,
2.2) idari hizmet sözleşmeli dağıtıcı personel alımının Genel Müdürlük tarafından yapıldığı, en
son 2018 yılı Ocak ayında dağıtıcı ataması yapıldığı, 2020 yılı içinde Başmüdürlükten 58 dağıtıcı (399-İHS), 95 posta dağıtım (firma) elemanının; nakil, emeklilik, istifa, sözleşme feshi gibi nedenlerle görevinden ayrıldığı, Ekim ayı sonu verilerine göre Ünitelerine bağlı PTT
Merkez ve Dağıtım Müdürlüklerinde 1757 normuna karşılık 777 dağıtıcı pozisyonu ile 998 posta dağıtım elemanı bulunduğu, ancak çeşitli nedenlerle 27 dağıtıcı personelin hizmetinden yararlanılamadığı, pandeminin başladığı günden beri dağıtım görevi yapan 130 personelde
COVID-19 vakasına rastlandığı, 269 dağıtım personelinin temaslı olduğundan karantinada kalması nedeniyle tedavi ve karantina süresince görevlerini ifa edemedikleri,
2.3) Başvuranın idari izin talepli başvurusuna cevap verildiği, ilgili Merkez Müdürlüğünün 97
dağıtım personelinden 9 unun çeşitli nedenlerle fiilen görev yapamadığı, ilgili Müdürlükte hastalık, COVID-19 hastası/temaslısı, emeklilik gibi nedenlerle personel sayısının yetersiz olması, e-nabız sisteminden alınmış kronik hastalık durum belgesi olan personel sayısının fazla olması, hizmette aksamalar yaşanmamasını teminen başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulması nedeniyle idari izin talebinin Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri çerçevesinde uygun görülmediği,
2.4) Pandemi nedeniyle vatandaşlara yapılan sosyal yardım ve maaş ödemelerinin Şirket
aracılığıyla yapılması, vatandaşların internet alışverişine yönelmesi nedeniyle artan e-ticaret hacmine bağlı olarak yurtiçi/yurt dışı gönderileri ile kargo-kurye, tebligat vb. gönderilerin dağıtım ve teslim işlemlerini yapmakla görevli olan dağıtıcı personelin iş yükünün bu dönemde daha da arttığı, ülke genelinde uygulanan sokağa çıkma yasağında dahi personellerinin olağanüstü gayret gösterdiği,
2.5) Pandeminin başladığı günden beri dağıtım görevi yapan 102 personelin kronik hastalığı
nedeniyle idari izin kullandığı, Başmüdürlüğün 10/07/2020 tarihli ve 28998 sayılı tebliği gereğince idari izinli personelin hizmetine ihtiyaç duyulduğundan görevine başladığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
5) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
6) Ankara PTT Başmüdürlüğü Altındağ Posta Dağıtım Müdürlüğünde dağıtıcı olarak çalışan
başvuran, e-nabız sisteminden alınmış COVID-19 hastalığı için risk grubunda kronik hastalığı olduğuna dair belgesine istinaden, idari izinli sayılmayı talep etmektedir (§1).
7) 29/05/2020 tarihli ve 31139 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/8 sayılı ve
‘COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler’ konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde;
7.1) COVID19 salgını ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan ‘Kamu Görevlilerinin
Yurtdışına Çıkış İzni’ konulu 2020/2 sayılı Genelge ile ‘COVID-19 Kapsamında Kamu
Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler’ konulu 2020/4 sayılı Genelgenin, 01/06/2020 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırıldığı,
7.2) Çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı
ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı, idari izinli sayılanların bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacağı, mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarının saklı kalacağı, bu personelin amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacağı ve hizmetine ihtiyaç duyulanların çağırıldıkları anda görevlerine dönecekleri düzenlenmiştir.
8) 26/08/2020 tarihli ve 31225 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/11 sayılı ve ‘COVID-
19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler’ konulu Cumhurbaşkanlığı
Genelgesinde; COVID-19 salgınıyla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla; çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabileceği; buna dair usul ve esasların bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirleneceği, idari izinliler ile uzaktan veya dönüşümlü çalışanların, amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamayacağı ve hizmetine ihtiyaç duyulanların çağırıldıkları anda görevlerine dönmek zorunda oldukları düzenlenmiştir.
9) 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi düzenlemesi ile Sağlık Bakanlığı tarafından
belirlenen kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı öngörülmüş olup Sağlık
Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazısında;
9.1) Kamu çalışanlarından idari izne esas olmak üzere COVID-19 hastalığı için risk grubunda
olan kronik hastalıkların; halen immünsüpressif tedavi alanlar, metastatik ve/veya kemoterapi/radyoterapi alan kanser hastaları, kornea nakli hariç solid organ nakli, kemik iliği/kök hücre nakli yapılan hastalar, kronik obstrüktif veya destrüktif akciğer hastalığı veya status astmatikus hikayesi olan hastalar, insüline bağlı diyabet ve komplike (serebrovasküler, koroner, böbrek, polinöropati) insüline bağımlı olmayan diabetes mellitus hastaları, komplike hipertansiyon (serebrovasküler, böbrek, konjestif kalp yetmezliği), dekompanse kalp yetmezliği, akut koroner sendrom geçiren hastalar, kronik karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalar, serebrovasküler hastalık (inme, kanama) geçiren hastalar şeklinde belirlendiği,
9.2) Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl
içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olan kamu çalışanlarına Bakanlık e-nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” üretileceği,
9.3) E-nabız sistemi üzerinden gerekli çalışmalar tamamlanmış olduğundan idari izinli
sayılacak kamu çalışanlarının söz konusu belgeyi 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-nabız sistemi üzerinden temin edecekleri açıklamalarına yer verilmiştir.
10) Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri gereği, kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacak ve idari izinli sayılanlardan hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönecekler ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla, çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilecektir.
11) Buna göre; Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile idarelere bir takdir yetkisi tanındığı
görülmektedir. İdarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlarda özel koşullar öngörülmüşse bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.
12) Başvuranın, e-nabız sisteminden alınmış 24/09/2020 tarihli ve belge numaralı kronik
hastalık durum belgesi bulunduğu ve dolayısıyla COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalığı olduğu açıktır. Bununla birlikte; hastalık, COVID-19 hastası/temaslısı, emeklilik gibi nedenlerle personel sayısının yetersiz olması, e-nabız sisteminden alınmış kronik hastalık durum belgesi olan personel sayısının fazla olması, hizmette aksamalar yaşanmamasını teminen başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulması nedeniyle idari izin talebinin
Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri çerçevesinde uygun görülmediği, pandemi nedeniyle iş yükünün artmış olduğu hususlarının idare tarafından ifade edilmiş (§2) olduğu dikkate alınarak konuya ilişkin düzenlemeler çerçevesinde işlem tesis edilmiş olduğu değerlendirilmiş olup takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair bir veriye dosya kapsamında rastlanılmamıştır.
13) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuruya konu edilmiş olan
başvuranın göreve başlatılması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderilmiş olduğu tespit edilmiş, ancak idarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede ve hangi mercie başvurulabileceği gösterilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespitiyle idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının
başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİNE tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi